810
Kullanım
3
Lemma
27
Türev
35
Anlam
3 lemma, 27 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
מֵאַיִן Lemma | me-ayin | nereden, nereden, yokluktan | İlgeç/Harf | 11 | ||
וּמֵאַיִן | u-me-ayin | ve nereden, nerede, nereden, yokluk | İlgeç/Harf | 8 | ||
כְאַיִן Lemma | khe-ayin | hiç gibi, hiç, yok, olmayan | İsim | 6 | ||
אַיִן | ayin | yok, yok, hiç, değil | İlgeç/Harf | 382 | ||
וְאֵין | ve-eyn | ve yok, yok, değil, hiçlik | İlgeç/Harf | 240 | ||
אֵינֶנּוּ | eynennu | o yok, yok, değil, hiçlik | Zamir | 36 | ||
מֵאֵין | me-eyn | yokluktan, yok, hiç, olmayan | İlgeç/Harf | 25 | ||
וְאֵינֶנּוּ | ve-eynennu | ve o yok, yok, değil, hiçlik | Zamir | 12 | ||
בְּאֵין | be-eyn | yokluğunda, yokluk, hiçlik, olmayan | İlgeç/Harf | 9 | ||
אֵינָם | eynam | onlar yok, yok, değil, hiçlik | Zamir | 9 | ||
לְאֵין | le'eyn | yokluğa, yokluk, olmayan, hiçlik | İlgeç/Harf | 9 | ||
Örnek Ayetler (5 / 9) Yeşaya 40:23 · Tevrat הַנּוֹתֵ֥ן רוֹזְנִ֖ים לְאָ֑יִן שֹׁ֥פְטֵי אֶ֖רֶץ כַּתֹּ֥הוּ עָשָֽׂה Yöneticileri hiçliğe veren odur, yerin hakimlerini boşluk gibi yaptı. 1. Tarihler 22:4 · Tevrat וַעֲצֵ֥י אֲרָזִ֖ים לְאֵ֣ין מִסְפָּ֑ר כִּֽי הֵ֠בִיאוּ הַצִּֽידֹנִ֨ים וְהַצֹּרִ֜ים עֲצֵ֧י אֲרָזִ֛ים לָרֹ֖ב לְדָוִֽיד Sayısı olmayan sedir ağaçları hazırladı; çünkü Saydalılar ve Surlular Davut'a çokça sedir ağaçları getirdiler. Ezra 9:14 · Tevrat הֲנָשׁוּב֙ לְהָפֵ֣ר מִצְוֺתֶ֔יךָ וּ֨לְהִתְחַתֵּ֔ן בְּעַמֵּ֥י הַתֹּעֵב֖וֹת הָאֵ֑לֶּה הֲל֤וֹא תֶֽאֱנַף־בָּ֨נוּ֙ עַד־כַּלֵּ֔ה לְאֵ֥ין שְׁאֵרִ֖ית וּפְלֵיטָֽה Buyruklarını bozmaya ve bu iğrençliklerin halklarıyla evlenmeye geri mi dönelim? Kalan ve kurtulan olmayana kadar bizi tüketene dek bize öfkelenmez misin? Nehemya 8:10 · Tevrat וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֡ם לְכוּ֩ אִכְל֨וּ מַשְׁמַנִּ֜ים וּשְׁת֣וּ מַֽמְתַקִּ֗ים וְשִׁלְח֤וּ מָנוֹת֙ לְאֵ֣ין נָכ֣וֹן ל֔וֹ כִּֽי־קָד֥וֹשׁ הַיּ֖וֹם לַאֲדֹנֵ֑ינוּ וְאַל־תֵּ֣עָצֵ֔בוּ כִּֽי־חֶדְוַ֥ת יְהוָ֖ה הִ֥יא מָֽעֻזְּכֶֽם Onlara dedi: 'Gidin, yağlı şeyler yiyin ve tatlı şeyler için ve kendisi için hazırlanmış bir şeyi olmayana paylar gönderin; çünkü bugün Efendimize kutsaldır. Üzülmeyin, çünkü Yahve'nin sevinci gücünüzdür.' 2. Tarihler 14:10 · Tevrat וַיִּקְרָ֨א אָסָ֜א אֶל־יְהוָ֣ה אֱלֹהָיו֮ וַיֹּאמַר֒ יְהוָ֗ה אֵֽין־עִמְּךָ֤ לַעְזוֹר֙ בֵּ֥ין רַב֙ לְאֵ֣ין כֹּ֔חַ עָזְרֵ֜נוּ יְהוָ֤ה אֱלֹהֵ֨ינוּ֙ כִּֽי־עָלֶ֣יךָ נִשְׁעַ֔נּוּ וּבְשִׁמְךָ֣ בָ֔אנוּ עַל־הֶהָמ֖וֹן הַזֶּ֑ה יְהוָ֤ה אֱלֹהֵ֨ינוּ֙ אַ֔תָּה אַל־יַעְצֹ֥ר עִמְּךָ֖ אֱנֽוֹשׁ Asa Tanrısı Yahve'ye seslendi ve dedi ki: 'Yahve, çok olanla gücü olmayan arasında yardım edecek senden başkası yoktur. Bize yardım et, Tanrımız Yahve; çünkü sana dayandık ve bu kalabalığa karşı senin adınla geldik. Yahve, sen bizim Tanrımızsın; insan sana karşı üstün gelmesin.' | ||||||
אֵֽינְךָ | eynekha | yoksun, yok, değil, hiçlik | Zamir | 9 | ||
אֵינֶנִּי | eynenni | ben yokum, yok, değil, hiçlik | Zamir | 9 | ||
הַאֵין | ha-eyn | yokluk mu, yokluk, hiçlik, değil | İlgeç/Harf | 6 | ||
אֵֽינְכֶם | eynekhem | yoksunuz, yokluk, hiçlik, değil | Zamir | 6 | ||
אֵינֶנָּה | eynennah | onun yokluğu, yokluk, hiçlik, değil | Zamir | 6 | ||
וְאֵינָם | ve-eynam | ve onlar yok, yok, değil, hiçbiri | Zamir | 6 | ||
וְאֵינְךָ | ve-eynekha | ve yoksun, yokluk, hiçlik, olmamak | Zamir | 4 | ||
וְאֵינֶֽנִּי | ve-eynenni | ve ben yokum, yok, değil, hiçbiri | Zamir | 3 | ||
וּמֵאֵין | u-me-eyn | ve yokluktan, yokluk, hiçlik, olmayan | İlgeç/Harf | 3 | ||
Örnek Ayetler (5 / 11)
Hakimler 17:9
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר־ל֥וֹ מִיכָ֖ה מֵאַ֣יִן תָּב֑וֹא וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו לֵוִ֣י אָנֹ֗כִי מִבֵּ֥ית לֶ֨חֶם֙ יְהוּדָ֔ה וְאָנֹכִ֣י הֹלֵ֔ךְ לָג֖וּר בַּאֲשֶׁ֥ר אֶמְצָֽא
Mika ona dedi: 'Nereden geliyorsun?' Ve ona dedi: 'Ben Yahuda'nın Beytlehem'inden bir Leviliyim ve bulacağım yerde garip olmak için gidiyorum.'
2. Krallar 6:27
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ אַל־יוֹשִׁעֵ֣ךְ יְהוָ֔ה מֵאַ֖יִן אֽוֹשִׁיעֵ֑ךְ הֲמִן־הַגֹּ֖רֶן א֥וֹ מִן־הַיָּֽקֶב
Dedi ki: 'Yahve seni kurtarmasın; seni nereden kurtarayım? Harmandan mı yoksa şarap cenderesinden mi?'
Nahum 3:7
·
Tevrat
וְהָיָ֤ה כָל־רֹאַ֨יִךְ֙ יִדּ֣וֹד מִמֵּ֔ךְ וְאָמַר֙ שָׁדְּדָ֣ה נִֽינְוֵ֔ה מִ֖י יָנ֣וּד לָ֑הּ מֵאַ֛יִן אֲבַקֵּ֥שׁ מְנַחֲמִ֖ים לָֽךְ
Ve olacak ki seni her gören senden kaçacak ve diyecek: 'Ninova harap oldu, ona kim acıyacak? Senin için nereden teselli ediciler arayacağım?'
Yeşu 2:4
·
Tevrat
וַתִּקַּ֧ח הָֽאִשָּׁ֛ה אֶת־שְׁנֵ֥י הָאֲנָשִׁ֖ים וַֽתִּצְפְּנ֑וֹ וַתֹּ֣אמֶר כֵּ֗ן בָּ֤אוּ אֵלַי֙ הָֽאֲנָשִׁ֔ים וְלֹ֥א יָדַ֖עְתִּי מֵאַ֥יִן הֵֽמָּה
Kadın iki adamı aldı ve onları sakladı; ve dedi: 'Doğru, adamlar bana geldiler, ama onların nereden olduklarını bilmedim.
Mezmurlar 121:1
·
Tevrat
שִׁ֗יר לַֽמַּ֫עֲל֥וֹת אֶשָּׂ֣א עֵ֭ינַי אֶל־הֶהָרִ֑ים מֵ֝אַ֗יִן יָבֹ֥א עֶזְרִֽי
Çıkışlar için şarkı. Gözlerimi dağlara kaldırırım; yardımım nereden gelecek?
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hakimler 19:17
·
Tevrat
וַיִּשָּׂ֣א עֵינָ֗יו וַיַּ֛רְא אֶת־הָאִ֥ישׁ הָאֹרֵ֖חַ בִּרְחֹ֣ב הָעִ֑יר וַיֹּ֨אמֶר הָאִ֧ישׁ הַזָּקֵ֛ן אָ֥נָה תֵלֵ֖ךְ וּמֵאַ֥יִן תָּבֽוֹא
Gözlerini kaldırdı ve şehrin meydanında yolcu adamı gördü; ve yaşlı adam dedi ki: 'Nereye gidiyorsun ve nereden geliyorsun?'
2. Krallar 20:14
·
Tevrat
וַיָּבֹא֙ יְשַֽׁעְיָ֣הוּ הַנָּבִ֔יא אֶל־הַמֶּ֖לֶךְ חִזְקִיָּ֑הוּ וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו מָ֥ה אָמְר֣וּ הָאֲנָשִׁ֣ים הָאֵ֗לֶּה וּמֵאַ֨יִן֙ יָבֹ֣אוּ אֵלֶ֔יךָ וַיֹּ֨אמֶר֙ חִזְקִיָּ֔הוּ מֵאֶ֧רֶץ רְחוֹקָ֛ה בָּ֖אוּ מִבָּבֶֽל
Bunun üzerine peygamber Yeşaya kral Hizkiya'ya geldi ve ona dedi: 'Bu adamlar ne dediler ve sana nereden geldiler?' Ve Hizkiya dedi: 'Uzak bir diyardan, Babil'den geldiler.'
Yeşaya 39:3
·
Tevrat
וַיָּבֹא֙ יְשַׁעְיָ֣הוּ הַנָּבִ֔יא אֶל־הַמֶּ֖לֶךְ חִזְקִיָּ֑הוּ וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו מָ֥ה אָמְר֣וּ הָאֲנָשִׁ֣ים הָאֵ֗לֶּה וּמֵאַ֨יִן֙ יָבֹ֣אוּ אֵלֶ֔יךָ וַיֹּ֨אמֶר֙ חִזְקִיָּ֔הוּ מֵאֶ֧רֶץ רְחוֹקָ֛ה בָּ֥אוּ אֵלַ֖י מִבָּבֶֽל
Ve peygamber Yeşaya kral Hizkiya'ya geldi ve ona dedi: 'Bu adamlar ne dediler? Ve sana nereden geldiler?' Ve Hizkiya dedi: 'Uzak bir diyardan, Babil'den bana geldiler.'
Yunus 1:8
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֣וּ אֵלָ֔יו הַגִּידָה־נָּ֣א לָ֔נוּ בַּאֲשֶׁ֛ר לְמִי־הָרָעָ֥ה הַזֹּ֖את לָ֑נוּ מַה־מְּלַאכְתְּךָ֙ וּמֵאַ֣יִן תָּב֔וֹא מָ֣ה אַרְצֶ֔ךָ וְאֵֽי־מִזֶּ֥ה עַ֖ם אָֽתָּה
Ona dediler: 'Lütfen bize bildir, bu kötülük kimin yüzünden bizedir? İşin nedir ve nereden geliyorsun? Ülken nedir ve sen hangi halktansın?'
Yeşu 9:8
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֥וּ אֶל־יְהוֹשֻׁ֖עַ עֲבָדֶ֣יךָ אֲנָ֑חְנוּ וַיֹּ֨אמֶר אֲלֵהֶ֧ם יְהוֹשֻׁ֛עַ מִ֥י אַתֶּ֖ם וּמֵאַ֥יִן תָּבֹֽאוּ
Yeşu'ya dediler: 'Biz senin kullarınız.' Ve Yeşu onlara dedi: 'Siz kimsiniz ve nereden geliyorsunuz?'
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hagay 2:3
·
Tevrat
מִ֤י בָכֶם֙ הַנִּשְׁאָ֔ר אֲשֶׁ֤ר רָאָה֙ אֶת־הַבַּ֣יִת הַזֶּ֔ה בִּכְבוֹד֖וֹ הָרִאשׁ֑וֹן וּמָ֨ה אַתֶּ֜ם רֹאִ֤ים אֹתוֹ֙ עַ֔תָּה הֲל֥וֹא כָמֹ֛הוּ כְּאַ֖יִן בְּעֵינֵיכֶֽם
Aranızda kalan kimdir ki bu evi ilk yüceliğiyle gördü? Ve şimdi onu ne görüyorsunuz? Gözlerinizde onun gibi hiçlik gibi değil mi?
Yeşaya 40:17
·
Tevrat
כָּל־הַגּוֹיִ֖ם כְּאַ֣יִן נֶגְדּ֑וֹ מֵאֶ֥פֶס וָתֹ֖הוּ נֶחְשְׁבוּ־לֽוֹ
Bütün uluslar onun karşısında hiçlik gibidir; onun için yokluktan ve boşluktan sayıldılar.
Yeşaya 41:11
·
Tevrat
הֵ֤ן יֵבֹ֨שׁוּ֙ וְיִכָּ֣לְמ֔וּ כֹּ֖ל הַנֶּחֱרִ֣ים בָּ֑ךְ יִֽהְי֥וּ כְאַ֛יִן וְיֹאבְד֖וּ אַנְשֵׁ֥י רִיבֶֽךָ
İşte sana öfkelenenlerin bütünü utanacaklar ve rezil olacaklar; senin çekişmenin adamları hiçlik gibi olacaklar ve yok olacaklar.
Yeşaya 41:12
·
Tevrat
תְּבַקְשֵׁם֙ וְלֹ֣א תִמְצָאֵ֔ם אַנְשֵׁ֖י מַצֻּתֶ֑ךָ יִהְי֥וּ כְאַ֛יִן וּכְאֶ֖פֶס אַנְשֵׁ֥י מִלְחַמְתֶּֽךָ
Onları arayacaksın ve onları bulmayacaksın, senin kavganın adamlarını; senin savaşının adamları hiçlik gibi ve yokluk gibi olacaklar.
Mezmurlar 39:6
·
Tevrat
הִנֵּ֤ה טְפָח֨וֹת נָ֘תַ֤תָּה יָמַ֗י וְחֶלְדִּ֣י כְאַ֣יִן נֶגְדֶּ֑ךָ אַ֥ךְ כָּֽל־הֶ֥בֶל כָּל־אָ֝דָ֗ם נִצָּ֥ב סֶֽלָה
İşte günlerimi karışlar kadar verdin ve ömrüm karşında hiçlik gibidir; ancak duran her insan tamamen boşluktur. Sela.
Örnek Ayetler (5 / 382)
Hakimler 4:20
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלֶ֔יהָ עֲמֹ֖ד פֶּ֣תַח הָאֹ֑הֶל וְהָיָה֩ אִם־אִ֨ישׁ יָב֜וֹא וּשְׁאֵלֵ֗ךְ וְאָמַ֛ר הֲיֵֽשׁ־פֹּ֥ה אִ֖ישׁ וְאָמַ֥רְתְּ אָֽיִן
Ona dedi: 'Çadırın girişinde dur; ve olacak ki, eğer bir adam gelirse ve sana sorarsa ve derse: Burada bir adam var mı? diyeceksin: Yok.'
Hakimler 6:5
·
Tevrat
כִּ֡י הֵם֩ וּמִקְנֵיהֶ֨ם יַעֲל֜וּ וְאָהֳלֵיהֶ֗ם וּבָ֤אוּ כְדֵֽי־אַרְבֶּה֙ לָרֹ֔ב וְלָהֶ֥ם וְלִגְמַלֵּיהֶ֖ם אֵ֣ין מִסְפָּ֑ר וַיָּבֹ֥אוּ בָאָ֖רֶץ לְשַׁחֲתָֽהּ
Çünkü onlar, sürüleri ve çadırlarıyla çıkarlardı ve çoklukta çekirge gibi gelirlerdi; onların ve develerinin sayısı yoktu, yeri harap etmek için gelirlerdi.
Hakimler 7:12
·
Tevrat
וּמִדְיָ֨ן וַעֲמָלֵ֤ק וְכָל־בְּנֵי־קֶ֨דֶם֙ נֹפְלִ֣ים בָּעֵ֔מֶק כָּאַרְבֶּ֖ה לָרֹ֑ב וְלִגְמַלֵּיהֶם֙ אֵ֣ין מִסְפָּ֔ר כַּח֛וֹל שֶׁעַל־שְׂפַ֥ת הַיָּ֖ם לָרֹֽב
Midyan, Amalek ve bütün doğu oğulları çoklukta çekirge gibi vadide yayılmışlardı; develerinin sayısı yoktu, çoklukta denizin kıyısında olan kum gibiydi.
Hakimler 7:14
·
Tevrat
וַיַּ֨עַן רֵעֵ֤הוּ וַיֹּ֨אמֶר֙ אֵ֣ין זֹ֔את בִּלְתִּ֗י אִם־חֶ֛רֶב גִּדְע֥וֹן בֶּן־יוֹאָ֖שׁ אִ֣ישׁ יִשְׂרָאֵ֑ל נָתַ֤ן הָֽאֱלֹהִים֙ בְּיָד֔וֹ אֶת־מִדְיָ֖ן וְאֶת־כָּל־הַֽמַּחֲנֶֽה
Arkadaşı cevap verdi ve dedi: "Bu, İsrail adamı Yoaş oğlu Gideon'un kılıcından başka bir şey değildir; Tanrı, Midyan'ı ve bütün ordugahı onun eline verdi."
Hakimler 9:15
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר הָאָטָד֮ אֶל־הָעֵצִים֒ אִ֡ם בֶּאֱמֶ֣ת אַתֶּם֩ מֹשְׁחִ֨ים אֹתִ֤י לְמֶ֨לֶךְ֙ עֲלֵיכֶ֔ם בֹּ֖אוּ חֲס֣וּ בְצִלִּ֑י וְאִם־אַ֕יִן תֵּ֤צֵא אֵשׁ֙ מִן־הָ֣אָטָ֔ד וְתֹאכַ֖ל אֶת־אַרְזֵ֥י הַלְּבָנֽוֹן
Karaçalı ağaçlara dedi: 'Eğer beni gerçekten üzerinize kral olarak meshediyorsanız, gelin gölgeme sığının; ama eğer değilse, karaçalıdan ateş çıksın ve Lübnan sedirlerini yiyip bitirsin.'
Örnek Ayetler (5 / 240)
Hakimler 18:7
·
Tevrat
וַיֵּלְכוּ֙ חֲמֵ֣שֶׁת הָאֲנָשִׁ֔ים וַיָּבֹ֖אוּ לָ֑יְשָׁה וַיִּרְא֣וּ אֶת־הָעָ֣ם אֲשֶׁר־בְּקִרְבָּ֣הּ יוֹשֶֽׁבֶת־לָ֠בֶטַח כְּמִשְׁפַּ֨ט צִדֹנִ֜ים שֹׁקֵ֣ט וּבֹטֵ֗חַ וְאֵין־מַכְלִ֨ים דָּבָ֤ר בָּאָ֨רֶץ֙ יוֹרֵ֣שׁ עֶ֔צֶר וּרְחֹקִ֥ים הֵ֨מָּה֙ מִצִּ֣דֹנִ֔ים וְדָבָ֥ר אֵין־לָהֶ֖ם עִם־אָדָֽם
Beş adam gittiler ve Layiş'e geldiler. Ve içindeki halkın Saydalıların adeti gibi güvenlikte, sakin ve güvende oturduğunu gördüler; ve yerde egemenlik miras alarak hiçbir şeyde utandıran yoktu. Ve onlar Saydalılardan uzaktılar ve hiçbir adamla işleri yoktu.
Hakimler 18:28
·
Tevrat
וְאֵ֨ין מַצִּ֜יל כִּ֧י רְֽחוֹקָה־הִ֣יא מִצִּיד֗וֹן וְדָבָ֤ר אֵין־לָהֶם֙ עִם־אָדָ֔ם וְהִ֕יא בָּעֵ֖מֶק אֲשֶׁ֣ר לְבֵית־רְח֑וֹב וַיִּבְנ֥וּ אֶת־הָעִ֖יר וַיֵּ֥שְׁבוּ בָֽהּ
Ve kurtaran yoktu, çünkü o Sayda'dan uzaktı ve onların hiçbir adamla sözü yoktu; ve o, Beyt-Rehov'a ait olan vadideydi. Ve şehri inşa ettiler ve orada oturdular.
Hakimler 19:15
·
Tevrat
וַיָּסֻ֣רוּ שָׁ֔ם לָב֖וֹא לָל֣וּן בַּגִּבְעָ֑ה וַיָּבֹ֗א וַיֵּ֨שֶׁב֙ בִּרְח֣וֹב הָעִ֔יר וְאֵ֥ין אִ֛ישׁ מְאַסֵּֽף־אוֹתָ֥ם הַבַּ֖יְתָה לָלֽוּן
Giva'da gecelemek üzere girmek için oraya saptılar; ve o geldi ve şehrin meydanında oturdu, ve gecelemek için onları eve toplayan hiçbir adam yoktu.
Hakimler 19:18
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלָ֗יו עֹבְרִ֨ים אֲנַ֜חְנוּ מִבֵּֽית־לֶ֣חֶם יְהוּדָה֮ עַד־יַרְכְּתֵ֣י הַר־אֶפְרַיִם֒ מִשָּׁ֣ם אָנֹ֔כִי וָאֵלֵ֕ךְ עַד־בֵּ֥ית לֶ֖חֶם יְהוּדָ֑ה וְאֶת־בֵּ֤ית יְהוָה֙ אֲנִ֣י הֹלֵ֔ךְ וְאֵ֣ין אִ֔ישׁ מְאַסֵּ֥ף אוֹתִ֖י הַבָּֽיְתָה
Ve ona dedi ki: 'Biz Yahuda'nın Beytlehem'inden Efrayim dağının uçlarına kadar geçiyoruz; ben oradanım, ve Yahuda'nın Beytlehem'ine kadar gittim; ve ben Yahve'nin evine gidiyorum, ve beni eve toplayan hiçbir adam yok.'
Hakimler 19:28
·
Tevrat
וַיֹּ֧אמֶר אֵלֶ֛יהָ ק֥וּמִי וְנֵלֵ֖כָה וְאֵ֣ין עֹנֶ֑ה וַיִּקָּחֶ֨הָ֙ עַֽל־הַחֲמ֔וֹר וַיָּ֣קָם הָאִ֔ישׁ וַיֵּ֖לֶךְ לִמְקֹמֽוֹ
Ona dedi: 'Kalk ve gidelim'; ama cevap veren yoktu. Bunun üzerine onu eşeğin üzerine aldı, adam kalktı ve yerine gitti.
Örnek Ayetler (5 / 36)
Hakimler 3:25
·
Tevrat
וַיָּחִ֣ילוּ עַד־בּ֔וֹשׁ וְהְנֵּ֛ה אֵינֶ֥נּוּ פֹתֵ֖חַ דַּלְת֣וֹת הָֽעֲלִיָּ֑ה וַיִּקְח֤וּ אֶת־הַמַּפְתֵּ֨חַ֙ וַיִּפְתָּ֔חוּ וְהִנֵּה֙ אֲדֹ֣נֵיהֶ֔ם נֹפֵ֥ל אַ֖רְצָה מֵֽת
Utanıncaya kadar beklediler; ve işte, üst odanın kapılarını açmıyordu. Anahtarı alıp açtılar; ve işte, efendileri yere ölü düşmüştü.
2. Samuel 3:22
·
Tevrat
וְהִנֵּה֩ עַבְדֵ֨י דָוִ֤ד וְיוֹאָב֙ בָּ֣א מֵֽהַגְּד֔וּד וְשָׁלָ֥ל רָ֖ב עִמָּ֣ם הֵבִ֑יאוּ וְאַבְנֵ֗ר אֵינֶ֤נּוּ עִם־דָּוִד֙ בְּחֶבְר֔וֹן כִּ֥י שִׁלְּח֖וֹ וַיֵּ֥לֶךְ בְּשָׁלֽוֹם
Ve işte, Davut'un kulları ve Yoav akından geldiler ve yanlarında çok ganimet getirdiler. Avner ise Hevron'da Davut'la değildi, çünkü onu göndermişti ve o esenlikle gitmişti.
Yeremya 31:15
·
Tevrat
כֹּ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֗ה ק֣וֹל בְּרָמָ֤ה נִשְׁמָע֙ נְהִי֙ בְּכִ֣י תַמְרוּרִ֔ים רָחֵ֖ל מְבַכָּ֣ה עַל־בָּנֶ֑יהָ מֵאֲנָ֛ה לְהִנָּחֵ֥ם עַל־בָּנֶ֖יהָ כִּ֥י אֵינֶֽנּוּ
Yahve şöyle dedi: Rama'da ses duyuluyor, ağıt, acı ağlayış; Rahel kendi oğulları için ağlıyor, kendi oğulları için teselli edilmeyi reddediyor, çünkü yokturlar.
Yeremya 38:4
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֨וּ הַשָּׂרִ֜ים אֶל־הַמֶּ֗לֶךְ י֣וּמַת נָא֮ אֶת־הָאִ֣ישׁ הַזֶּה֒ כִּֽי־עַל־כֵּ֡ן הֽוּא־מְרַפֵּ֡א אֶת־יְדֵי֩ אַנְשֵׁ֨י הַמִּלְחָמָ֜ה הַֽנִּשְׁאָרִ֣ים בָּעִ֣יר הַזֹּ֗את וְאֵת֙ יְדֵ֣י כָל־הָעָ֔ם לְדַבֵּ֣ר אֲלֵיהֶ֔ם כַּדְּבָרִ֖ים הָאֵ֑לֶּה כִּ֣י הָאִ֣ישׁ הַזֶּ֗ה אֵינֶ֨נּוּ דֹרֵ֧שׁ לְשָׁל֛וֹם לָעָ֥ם הַזֶּ֖ה כִּ֥י אִם־לְרָעָֽה
Bunun üzerine önderler krala dediler: 'Lütfen bu adam öldürülsün; çünkü o, onlara bu sözler gibi konuşarak bu şehirde kalan savaş adamlarının ellerini ve bütün halkın ellerini gevşetiyor. Çünkü bu adam bu halka esenlik değil, ancak kötülük arıyor.'
Yeremya 44:16
·
Tevrat
הַדָּבָ֛ר אֲשֶׁר־דִּבַּ֥רְתָּ אֵלֵ֖ינוּ בְּשֵׁ֣ם יְהוָ֑ה אֵינֶ֥נּוּ שֹׁמְעִ֖ים אֵלֶֽיךָ
Yahve'nin adıyla bize konuştuğun sözü, biz seni dinlemiyoruz.
Örnek Ayetler (5 / 25)
Hezekiel 33:28
·
Tevrat
וְנָתַתִּ֤י אֶת־הָאָ֨רֶץ֙ שְׁמָמָ֣ה וּמְשַׁמָּ֔ה וְנִשְׁבַּ֖ת גְּא֣וֹן עֻזָּ֑הּ וְשָֽׁמְמ֛וּ הָרֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל מֵאֵ֥ין עוֹבֵֽר
Ve yeri ıssız ve viran yapacağım, onun gücünün gururu kesilecek; ve İsrail dağları geçen kimse olmadan ıssız kalacak.
Hezekiel 34:8
·
Tevrat
חַי־אָ֜נִי נְאֻ֣ם אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה אִם־לֹ֣א יַ֣עַן הֱיֽוֹת־צֹאנִ֣י לָבַ֡ז וַתִּֽהְיֶינָה֩ צֹאנִ֨י לְאָכְלָ֜ה לְכָל־חַיַּ֤ת הַשָּׂדֶה֙ מֵאֵ֣ין רֹעֶ֔ה וְלֹֽא־דָרְשׁ֥וּ רֹעַ֖י אֶת־צֹאנִ֑י וַיִּרְע֤וּ הָֽרֹעִים֙ אוֹתָ֔ם וְאֶת־צֹאנִ֖י לֹ֥א רָעֽוּ
Ben yaşıyorum, Efendi Yahve'nin bildirisidir; kesinlikle sürüm yağma olduğu için, çoban olmadığı için sürüm kırın her hayvanına yiyecek olduğu için, çobanlarım sürümü aramadığı için, çobanlar kendilerini güdüp sürümü gütmedikleri için,
Yeremya 4:7
·
Tevrat
עָלָ֤ה אַרְיֵה֙ מִֽסֻּבְּכ֔וֹ וּמַשְׁחִ֣ית גּוֹיִ֔ם נָסַ֖ע יָצָ֣א מִמְּקֹמ֑וֹ לָשׂ֤וּם אַרְצֵךְ֙ לְשַׁמָּ֔ה עָרַ֥יִךְ תִּצֶּ֖ינָה מֵאֵ֥ין יוֹשֵֽׁב
Aslan çalılığından çıktı ve ulusları yok eden yola koyuldu, yerini viraneye çevirmek için yerinden çıktı; şehirlerin yıkılacak, oturan kalmayacak.
Yeremya 7:32
·
Tevrat
לָכֵ֞ן הִנֵּֽה־יָמִ֤ים בָּאִים֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה וְלֹא־יֵאָמֵ֨ר ע֤וֹד הַתֹּ֨פֶת֙ וְגֵ֣יא בֶן־הִנֹּ֔ם כִּ֖י אִם־גֵּ֣יא הַהֲרֵגָ֑ה וְקָבְר֥וּ בְתֹ֖פֶת מֵאֵ֥ין מָקֽוֹם
Bu yüzden işte günler geliyor, Yahve'nin bildirisidir; ve artık Tofet ve Hinnom Oğlu Vadisi denmeyecek, ancak Katliam Vadisi denecek; ve yer kalmadığından Tofet'te gömecekler.
Yeremya 10:6
·
Tevrat
מֵאֵ֥ין כָּמ֖וֹךָ יְהוָ֑ה גָּד֥וֹל אַתָּ֛ה וְגָד֥וֹל שִׁמְךָ֖ בִּגְבוּרָֽה
Senin gibisi yoktur, ey Yahve; sen büyüksün ve adın yiğitlikte büyüktür.
Örnek Ayetler (5 / 12)
Yeremya 49:10
·
Tevrat
כִּֽי־אֲנִ֞י חָשַׂ֣פְתִּי אֶת־עֵשָׂ֗ו גִּלֵּ֨יתִי֙ אֶת־מִסְתָּרָ֔יו וְנֶחְבָּ֖ה לֹ֣א יוּכָ֑ל שֻׁדַּ֥ד זַרְע֛וֹ וְאֶחָ֥יו וּשְׁכֵנָ֖יו וְאֵינֶֽנּוּ
Çünkü ben Esav'ı soydum, onun gizli yerlerini açığa çıkardım ve gizlenmeye gücü yetmeyecek; onun soyu, kardeşleri ve komşuları yıkıldı ve o yoktur.
Yeremya 50:20
·
Tevrat
בַּיָּמִ֣ים הָהֵם֩ וּבָעֵ֨ת הַהִ֜יא נְאֻם־יְהוָ֗ה יְבֻקַּ֞שׁ אֶת־עֲוֺ֤ן יִשְׂרָאֵל֙ וְאֵינֶ֔נּוּ וְאֶת־חַטֹּ֥את יְהוּדָ֖ה וְלֹ֣א תִמָּצֶ֑אינָה כִּ֥י אֶסְלַ֖ח לַאֲשֶׁ֥ר אַשְׁאִֽיר
O günlerde ve o zamanda, Yahve'nin bildirisidir, İsrail'in suçu aranacak ve o olmayacak; ve Yahuda'nın günahları aranacak ve bulunmayacak; çünkü artakalan bıraktıklarımı bağışlayacağım.
Yeşaya 19:7
·
Tevrat
עָר֥וֹת עַל־יְא֖וֹר עַל־פִּ֣י יְא֑וֹר וְכֹל֙ מִזְרַ֣ע יְא֔וֹר יִיבַ֥שׁ נִדַּ֖ף וְאֵינֶֽנּוּ
Irmak üzerinde, ırmağın ağzında çıplak yerler olacak; ve ırmağın bütün ekili yerleri kuruyacak, savrulacak ve yok olacak.
Mezmurlar 37:10
·
Tevrat
וְע֣וֹד מְ֭עַט וְאֵ֣ין רָשָׁ֑ע וְהִתְבּוֹנַ֖נְתָּ עַל־מְקוֹמ֣וֹ וְאֵינֶֽנּוּ
Ve biraz daha, ve kötü yoktur; ve onun yerine dikkatle bakacaksın ve o yoktur.
Mezmurlar 103:16
·
Tevrat
כִּ֤י ר֣וּחַ עָֽבְרָה־בּ֣וֹ וְאֵינֶ֑נּוּ וְלֹא־יַכִּירֶ֖נּוּ ע֣וֹד מְקוֹמֽוֹ
Çünkü rüzgar ondan geçer ve o yoktur; ve onun yeri artık onu tanımaz.
Örnek Ayetler (4 / 9)
Hezekiel 38:11
·
Tevrat
וְאָמַרְתָּ֗ אֶֽעֱלֶה֙ עַל־אֶ֣רֶץ פְּרָז֔וֹת אָבוֹא֙ הַשֹּׁ֣קְטִ֔ים יֹשְׁבֵ֖י לָבֶ֑טַח כֻּלָּ֗ם יֹֽשְׁבִים֙ בְּאֵ֣ין חוֹמָ֔ה וּבְרִ֥יחַ וּדְלָתַ֖יִם אֵ֥ין לָהֶֽם
Ve diyeceksin: Sursuz köyler diyarı üzerine çıkacağım, güvenlikte oturan sakinlere geleceğim; hepsi sur olmadan oturuyorlar, ve onlara sürgü ve kapılar yok.
Yeşaya 57:1
·
Tevrat
הַצַּדִּ֣יק אָבָ֔ד וְאֵ֥ין אִ֖ישׁ שָׂ֣ם עַל־לֵ֑ב וְאַנְשֵׁי־חֶ֤סֶד נֶֽאֱסָפִים֙ בְּאֵ֣ין מֵבִ֔ין כִּֽי־מִפְּנֵ֥י הָרָעָ֖ה נֶאֱסַ֥ף הַצַּדִּֽיק
Doğru kişi yok oldu ve kalbine koyan hiçbir adam yoktur; ve sadakat adamları toplanıyorlar, anlayan yoktur; çünkü doğru kişi kötülüğün yüzünden toplandı.
Süleyman'ın Özdeyişleri 5:23
·
Tevrat
ה֗וּא יָ֭מוּת בְּאֵ֣ין מוּסָ֑ר וּבְרֹ֖ב אִוַּלְתּ֣וֹ יִשְׁגֶּֽה
O, disiplin yokluğunda ölecek ve ahmaklığının çokluğunda yoldan sapacaktır.
Süleyman'ın Özdeyişleri 8:24
·
Tevrat
בְּאֵין־תְּהֹמ֥וֹת חוֹלָ֑לְתִּי בְּאֵ֥ין מַ֝עְיָנ֗וֹת נִכְבַּדֵּי־מָֽיִם
Enginler yokken, bol sular pınarları yokken doğdum.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hezekiel 3:7
·
Tevrat
וּבֵ֣ית יִשְׂרָאֵ֗ל לֹ֤א יֹאבוּ֙ לִשְׁמֹ֣עַ אֵלֶ֔יךָ כִּֽי־אֵינָ֥ם אֹבִ֖ים לִשְׁמֹ֣עַ אֵלָ֑י כִּ֚י כָּל־בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל חִזְקֵי־מֵ֥צַח וּקְשֵׁי־לֵ֖ב הֵֽמָּה
Ve İsrail evi seni dinlemek istemeyecek, çünkü onlar beni dinlemek istemiyorlar; çünkü bütün İsrail evi sert alınlı ve katı kalplidir.
Hezekiel 33:32
·
Tevrat
וְהִנְּךָ֤ לָהֶם֙ כְּשִׁ֣יר עֲגָבִ֔ים יְפֵ֥ה ק֖וֹל וּמֵטִ֣ב נַגֵּ֑ן וְשָֽׁמְעוּ֙ אֶת־דְּבָרֶ֔יךָ וְעֹשִׂ֥ים אֵינָ֖ם אוֹתָֽם
Ve işte sen onlar için güzel sesli ve iyi çalan bir aşk şarkısı gibisin; senin sözlerini işitecekler ama onları yapan değillerdir.
2. Krallar 17:26
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֗וּ לְמֶ֣לֶךְ אַשּׁוּר֮ לֵאמֹר֒ הַגּוֹיִ֗ם אֲשֶׁ֤ר הִגְלִ֨יתָ֙ וַתּ֨וֹשֶׁב֙ בְּעָרֵ֣י שֹׁמְר֔וֹן לֹ֣א יָֽדְע֔וּ אֶת־מִשְׁפַּ֖ט אֱלֹהֵ֣י הָאָ֑רֶץ וַיְשַׁלַּח־בָּ֣ם אֶת־הָאֲרָי֗וֹת וְהִנָּם֙ מְמִיתִ֣ים אוֹתָ֔ם כַּאֲשֶׁר֙ אֵינָ֣ם יֹדְעִ֔ים אֶת־מִשְׁפַּ֖ט אֱלֹהֵ֥י הָאָֽרֶץ
Asur kralına dediler: 'Sürdüğün ve Samiriye şehirlerinde oturttuğun uluslar yerin Tanrısı'nın kuralını bilmiyorlar; O da onların arasına aslanlar gönderdi ve işte, yerin Tanrısı'nın kuralını bilmedikleri için onları öldürüyorlar.'
2. Krallar 17:34
·
Tevrat
עַ֣ד הַיּ֤וֹם הַזֶּה֙ הֵ֣ם עֹשִׂ֔ים כַּמִּשְׁפָּטִ֖ים הָרִֽאשֹׁנִ֑ים אֵינָ֤ם יְרֵאִים֙ אֶת־יְהוָ֔ה וְאֵינָ֣ם עֹשִׂ֗ים כְּחֻקֹּתָם֙ וּכְמִשְׁפָּטָ֔ם וְכַתּוֹרָ֣ה וְכַמִּצְוָ֗ה אֲשֶׁ֨ר צִוָּ֤ה יְהוָה֙ אֶת־בְּנֵ֣י יַעֲקֹ֔ב אֲשֶׁר־שָׂ֥ם שְׁמ֖וֹ יִשְׂרָאֵֽל
Bu güne kadar onlar önceki kurallara göre yapıyorlar; Yahve'den korkmuyorlar ve kendi kurallarına, kendi hükümlerine, yasaya ve Yahve'nin adını İsrail koyduğu Yakup oğullarına buyurduğu buyruğa göre yapmıyorlar.
Mezmurlar 104:35
·
Tevrat
יִתַּ֤מּוּ חַטָּאִ֨ים מִן־הָאָ֡רֶץ וּרְשָׁעִ֤ים ע֤וֹד אֵינָ֗ם בָּרֲכִ֣י נַ֭פְשִׁי אֶת־יְהוָ֗ה הַֽלְלוּ־יָֽהּ
Günahkarlar yerden tükensin ve kötüler artık olmasınlar. Canım, Yahve'yi bereketle. Yah'ı övün.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Yeşaya 40:23
·
Tevrat
הַנּוֹתֵ֥ן רוֹזְנִ֖ים לְאָ֑יִן שֹׁ֥פְטֵי אֶ֖רֶץ כַּתֹּ֥הוּ עָשָֽׂה
Yöneticileri hiçliğe veren odur, yerin hakimlerini boşluk gibi yaptı.
1. Tarihler 22:4
·
Tevrat
וַעֲצֵ֥י אֲרָזִ֖ים לְאֵ֣ין מִסְפָּ֑ר כִּֽי הֵ֠בִיאוּ הַצִּֽידֹנִ֨ים וְהַצֹּרִ֜ים עֲצֵ֧י אֲרָזִ֛ים לָרֹ֖ב לְדָוִֽיד
Sayısı olmayan sedir ağaçları hazırladı; çünkü Saydalılar ve Surlular Davut'a çokça sedir ağaçları getirdiler.
Ezra 9:14
·
Tevrat
הֲנָשׁוּב֙ לְהָפֵ֣ר מִצְוֺתֶ֔יךָ וּ֨לְהִתְחַתֵּ֔ן בְּעַמֵּ֥י הַתֹּעֵב֖וֹת הָאֵ֑לֶּה הֲל֤וֹא תֶֽאֱנַף־בָּ֨נוּ֙ עַד־כַּלֵּ֔ה לְאֵ֥ין שְׁאֵרִ֖ית וּפְלֵיטָֽה
Buyruklarını bozmaya ve bu iğrençliklerin halklarıyla evlenmeye geri mi dönelim? Kalan ve kurtulan olmayana kadar bizi tüketene dek bize öfkelenmez misin?
Nehemya 8:10
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֡ם לְכוּ֩ אִכְל֨וּ מַשְׁמַנִּ֜ים וּשְׁת֣וּ מַֽמְתַקִּ֗ים וְשִׁלְח֤וּ מָנוֹת֙ לְאֵ֣ין נָכ֣וֹן ל֔וֹ כִּֽי־קָד֥וֹשׁ הַיּ֖וֹם לַאֲדֹנֵ֑ינוּ וְאַל־תֵּ֣עָצֵ֔בוּ כִּֽי־חֶדְוַ֥ת יְהוָ֖ה הִ֥יא מָֽעֻזְּכֶֽם
Onlara dedi: 'Gidin, yağlı şeyler yiyin ve tatlı şeyler için ve kendisi için hazırlanmış bir şeyi olmayana paylar gönderin; çünkü bugün Efendimize kutsaldır. Üzülmeyin, çünkü Yahve'nin sevinci gücünüzdür.'
2. Tarihler 14:10
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֨א אָסָ֜א אֶל־יְהוָ֣ה אֱלֹהָיו֮ וַיֹּאמַר֒ יְהוָ֗ה אֵֽין־עִמְּךָ֤ לַעְזוֹר֙ בֵּ֥ין רַב֙ לְאֵ֣ין כֹּ֔חַ עָזְרֵ֜נוּ יְהוָ֤ה אֱלֹהֵ֨ינוּ֙ כִּֽי־עָלֶ֣יךָ נִשְׁעַ֔נּוּ וּבְשִׁמְךָ֣ בָ֔אנוּ עַל־הֶהָמ֖וֹן הַזֶּ֑ה יְהוָ֤ה אֱלֹהֵ֨ינוּ֙ אַ֔תָּה אַל־יַעְצֹ֥ר עִמְּךָ֖ אֱנֽוֹשׁ
Asa Tanrısı Yahve'ye seslendi ve dedi ki: 'Yahve, çok olanla gücü olmayan arasında yardım edecek senden başkası yoktur. Bize yardım et, Tanrımız Yahve; çünkü sana dayandık ve bu kalabalığa karşı senin adınla geldik. Yahve, sen bizim Tanrımızsın; insan sana karşı üstün gelmesin.'
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hakimler 12:3
·
Tevrat
וָֽאֶרְאֶ֞ה כִּֽי־אֵינְךָ֣ מוֹשִׁ֗יע וָאָשִׂ֨ימָה נַפְשִׁ֤י בְכַפִּי֙ וָֽאֶעְבְּרָה֙ אֶל־בְּנֵ֣י עַמּ֔וֹן וַיִּתְּנֵ֥ם יְהוָ֖ה בְּיָדִ֑י וְלָמָ֞ה עֲלִיתֶ֥ם אֵלַ֛י הַיּ֥וֹם הַזֶּ֖ה לְהִלָּ֥חֶם בִּֽי
Ve kurtarıcı olmadığını gördüm ve canımı avucuma koydum ve Ammon oğullarına geçtim ve Yahve onları elime verdi. Ve bugün benimle savaşmak için neden bana çıktınız?'
2. Samuel 19:8
·
Tevrat
וְעַתָּה֙ ק֣וּם צֵ֔א וְדַבֵּ֖ר עַל־לֵ֣ב עֲבָדֶ֑יךָ כִּי֩ בַיהוָ֨ה נִשְׁבַּ֜עְתִּי כִּי־אֵינְךָ֣ יוֹצֵ֗א אִם־יָלִ֨ין אִ֤ישׁ אִתְּךָ֙ הַלַּ֔יְלָה וְרָעָ֧ה לְךָ֣ זֹ֗את מִכָּל־הָרָעָה֙ אֲשֶׁר־בָּ֣אָה עָלֶ֔יךָ מִנְּעֻרֶ֖יךָ עַד־עָֽתָּה
Ve şimdi kalk, çık ve kullarının kalbine konuş; çünkü Yahve üzerine yemin ettim ki, eğer çıkmazsan, bu gece seninle bir adam bile gecelemez; ve bu sana, gençliğinden şimdiye kadar üzerine gelen bütün kötülükten daha kötü olur.
1. Samuel 19:11
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַח֩ שָׁא֨וּל מַלְאָכִ֜ים אֶל־בֵּ֤ית דָּוִד֙ לְשָׁמְר֔וֹ וְלַהֲמִית֖וֹ בַּבֹּ֑קֶר וַתַּגֵּ֣ד לְדָוִ֗ד מִיכַ֤ל אִשְׁתּוֹ֙ לֵאמֹ֔ר אִם־אֵ֨ינְךָ֜ מְמַלֵּ֤ט אֶֽת־נַפְשְׁךָ֙ הַלַּ֔יְלָה מָחָ֖ר אַתָּ֥ה מוּמָֽת
Saul Davut'un evine onu beklemek ve sabahta onu öldürmek için haberciler gönderdi. Karısı Mikal Davut'a diyerek bildirdi: 'Eğer gecede canını kurtaran değilsen, yarın sen öldürüleceksin.'
Nehemya 2:2
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ לִ֨י הַמֶּ֜לֶךְ מַדּ֣וּעַ פָּנֶ֣יךָ רָעִ֗ים וְאַתָּה֙ אֵֽינְךָ֣ חוֹלֶ֔ה אֵ֣ין זֶ֔ה כִּי־אִ֖ם רֹ֣עַֽ לֵ֑ב וָאִירָ֖א הַרְבֵּ֥ה מְאֹֽד
Kral bana dedi: 'Sen hasta olmadığın halde neden yüzün kötü? Bu kalp kötülüğünden başka bir şey değildir.' Ve çok fazla korktum.
Vaiz 11:5
·
Tevrat
כַּאֲשֶׁ֨ר אֵֽינְךָ֤ יוֹדֵ֨עַ֙ מַה־דֶּ֣רֶךְ הָר֔וּחַ כַּעֲצָמִ֖ים בְּבֶ֣טֶן הַמְּלֵאָ֑ה כָּ֗כָה לֹ֤א תֵדַע֙ אֶת־מַעֲשֵׂ֣ה הָֽאֱלֹהִ֔ים אֲשֶׁ֥ר יַעֲשֶׂ֖ה אֶת־הַכֹּֽל
Nasıl ki rüzgarın yolunu, hamile olanın rahminde kemikler gibi bilmezsin; böylece her şeyi yapan Tanrı'nın işini bilmezsin.
Örnek Ayetler (4 / 9)
Yeremya 7:16
·
Tevrat
וְאַתָּ֞ה אַל־תִּתְפַּלֵּ֣ל בְּעַד־הָעָ֣ם הַזֶּ֗ה וְאַל־תִּשָּׂ֧א בַעֲדָ֛ם רִנָּ֥ה וּתְפִלָּ֖ה וְאַל־תִּפְגַּע־בִּ֑י כִּי־אֵינֶ֥נִּי שֹׁמֵ֖עַ אֹתָֽךְ
Ve sen bu halk için dua etme ve onlar için yakarış ve dua yükseltme ve bana yalvarma; çünkü ben seni dinlemeyeceğim.
Yeremya 11:14
·
Tevrat
וְאַתָּ֗ה אַל־תִּתְפַּלֵּל֙ בְּעַד־הָעָ֣ם הַזֶּ֔ה וְאַל־תִּשָּׂ֥א בַעֲדָ֖ם רִנָּ֣ה וּתְפִלָּ֑ה כִּ֣י אֵינֶ֣נִּי שֹׁמֵ֗עַ בְּעֵ֛ת קָרְאָ֥ם אֵלַ֖י בְּעַ֥ד רָעָתָֽם
Ve sen bu halk için dua etme, onlar için yakarış ve dua yükseltme; çünkü kötülükleri yüzünden bana çağırdıkları zamanda işitmeyeceğim.
Yeremya 14:12
·
Tevrat
כִּ֣י יָצֻ֗מוּ אֵינֶ֤נִּי שֹׁמֵ֨עַ֙ אֶל־רִנָּתָ֔ם וְכִ֧י יַעֲל֛וּ עֹלָ֥ה וּמִנְחָ֖ה אֵינֶ֣נִּי רֹצָ֑ם כִּ֗י בַּחֶ֨רֶב֙ וּבָרָעָ֣ב וּבַדֶּ֔בֶר אָנֹכִ֖י מְכַלֶּ֥ה אוֹתָֽם
Çünkü oruç tuttuklarında, onların feryadını işitmiyorum; ve yakmalık sunu ve tahıl sunusu sunduklarında, onlardan razı olmuyorum; çünkü kılıçla, kıtlıkla ve salgın hastalıkla ben onları tüketiyorum.
Yeremya 37:14
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יִרְמְיָ֜הוּ שֶׁ֗קֶר אֵינֶ֤נִּי נֹפֵל֙ עַל־הַכַּשְׂדִּ֔ים וְלֹ֥א שָׁמַ֖ע אֵלָ֑יו וַיִּתְפֹּ֤שׂ יִרְאִיָּיה֙ בְּיִרְמְיָ֔הוּ וַיְבִאֵ֖הוּ אֶל־הַשָּׂרִֽים
Yeremya dedi: 'Yalan! Ben Kildanilere düşmüyorum.' Fakat onu dinlemedi; Yiriya Yeremya'yı yakaladı ve onu önderlere getirdi.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hakimler 14:3
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר ל֜וֹ אָבִ֣יו וְאִמּ֗וֹ הַאֵין֩ בִּבְנ֨וֹת אַחֶ֤יךָ וּבְכָל־עַמִּי֙ אִשָּׁ֔ה כִּֽי־אַתָּ֤ה הוֹלֵךְ֙ לָקַ֣חַת אִשָּׁ֔ה מִפְּלִשְׁתִּ֖ים הָעֲרֵלִ֑ים וַיֹּ֨אמֶר שִׁמְשׁ֤וֹן אֶל־אָבִיו֙ אוֹתָ֣הּ קַֽח־לִ֔י כִּֽי־הִ֖יא יָשְׁרָ֥ה בְעֵינָֽי
Sonra babası ve annesi ona dedi: 'Kardeşlerinin kızları arasında ve bütün halkımın arasında bir kadın yok mu ki sen sünnetsiz Filistlilerden bir kadın almaya gidiyorsun?' Ve Şimşon babasına dedi: 'Onu bana al, çünkü o gözlerimde doğrudur.'
Yeremya 49:7
·
Tevrat
לֶאֱד֗וֹם כֹּ֤ה אָמַר֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת הַאֵ֥ין ע֛וֹד חָכְמָ֖ה בְּתֵימָ֑ן אָבְדָ֤ה עֵצָה֙ מִבָּנִ֔ים נִסְרְחָ֖ה חָכְמָתָֽם
Edom'a Ordular Yahve şöyle dedi: Teman'da artık bilgelik yok mu? Anlayışlılardan öğüt yok mu oldu? Onların bilgeliği çürüdü mü?
2. Krallar 3:11
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יְהוֹשָׁפָ֗ט הַאֵ֨ין פֹּ֤ה נָבִיא֙ לַֽיהוָ֔ה וְנִדְרְשָׁ֥ה אֶת־יְהוָ֖ה מֵאוֹת֑וֹ וַ֠יַּעַן אֶחָ֞ד מֵעַבְדֵ֤י מֶֽלֶךְ־יִשְׂרָאֵל֙ וַיֹּ֔אמֶר פֹּ֚ה אֱלִישָׁ֣ע בֶּן־שָׁפָ֔ט אֲשֶׁר־יָ֥צַק מַ֖יִם עַל־יְדֵ֥י אֵלִיָּֽהוּ
Yehoşafat dedi: 'Burada Yahve'nin bir peygamberi yok mu ki, onun aracılığıyla Yahve'ye danışalım?' İsrail kralının kullarından biri cevap verip dedi: 'İlyas'ın ellerine su döken Şafat oğlu Elişa buradadır.'
1. Krallar 22:7
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ יְה֣וֹשָׁפָ֔ט הַאֵ֨ין פֹּ֥ה נָבִ֛יא לַיהוָ֖ה ע֑וֹד וְנִדְרְשָׁ֖ה מֵאוֹתֽוֹ
Yehoşafat dedi: 'Burada Yahve'nin başka bir peygamberi yok mu ki ondan arayalım?'
2. Tarihler 18:6
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ יְה֣וֹשָׁפָ֔ט הַאֵ֨ין פֹּ֥ה נָבִ֛יא לַיהוָ֖ה ע֑וֹד וְנִדְרְשָׁ֖ה מֵאֹתֽוֹ
Yehoşafat dedi: 'Burada Yahve'nin başka peygamberi yok mu, ondan arayalım?'
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hezekiel 20:39
·
Tevrat
וְאַתֶּ֨ם בֵּֽית־יִשְׂרָאֵ֜ל כֹּֽה־אָמַ֣ר אֲדֹנָ֣י יְהֹוִ֗ה אִ֤ישׁ גִּלּוּלָיו֙ לְכ֣וּ עֲבֹ֔דוּ וְאַחַ֕ר אִם־אֵינְכֶ֖ם שֹׁמְעִ֣ים אֵלָ֑י וְאֶת־שֵׁ֤ם קָדְשִׁי֙ לֹ֣א תְחַלְּלוּ־ע֔וֹד בְּמַתְּנֽוֹתֵיכֶ֖ם וּבְגִלּוּלֵיכֶֽם
Ve siz, İsrail evi, Efendi Yahve şöyle dedi: Gidin, her adam putlarına hizmet etsin; ve sonra eğer beni dinlemiyorsanız, armağanlarınızla ve putlarınızla kutsal adımı bir daha kirletmeyeceksiniz.
2. Krallar 12:8
·
Tevrat
וַיִּקְרָא֩ הַמֶּ֨לֶךְ יְהוֹאָ֜שׁ לִיהוֹיָדָ֤ע הַכֹּהֵן֙ וְלַכֹּ֣הֲנִ֔ים וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵהֶ֔ם מַדּ֛וּעַ אֵינְכֶ֥ם מְחַזְּקִ֖ים אֶת־בֶּ֣דֶק הַבָּ֑יִת וְעַתָּ֗ה אַל־תִּקְחוּ־כֶ֨סֶף֙ מֵאֵ֣ת מַכָּֽרֵיכֶ֔ם כִּֽי־לְבֶ֥דֶק הַבַּ֖יִת תִּתְּנֻֽהוּ
Bunun üzerine Kral Yehoaş kâhin Yehoyada'yı ve kâhinleri çağırdı ve onlara dedi: 'Neden evin onarımını yapmıyorsunuz? Ve şimdi tanıdıklarınızdan gümüş almayın, çünkü onu evin onarımı için vereceksiniz.'
Malaki 2:2
·
Tevrat
אִם־לֹ֣א תִשְׁמְע֡וּ וְאִם־לֹא֩ תָשִׂ֨ימוּ עַל־לֵ֜ב לָתֵ֧ת כָּב֣וֹד לִשְׁמִ֗י אָמַר֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת וְשִׁלַּחְתִּ֤י בָכֶם֙ אֶת־הַמְּאֵרָ֔ה וְאָרוֹתִ֖י אֶת־בִּרְכֽוֹתֵיכֶ֑ם וְגַם֙ אָרוֹתִ֔יהָ כִּ֥י אֵינְכֶ֖ם שָׂמִ֥ים עַל־לֵֽב
Eğer işitmezseniz ve adıma yücelik vermek için kalbe koymazsanız, Ordular Yahve dedi, size laneti göndereceğim ve bereketlerinizi lanetleyeceğim; ve ayrıca onu lanetledim, çünkü kalbe koyanlar değilsiniz.
Malaki 2:9
·
Tevrat
וְגַם־אֲנִ֞י נָתַ֧תִּי אֶתְכֶ֛ם נִבְזִ֥ים וּשְׁפָלִ֖ים לְכָל־הָעָ֑ם כְּפִ֗י אֲשֶׁ֤ר אֵֽינְכֶם֙ שֹׁמְרִ֣ים אֶת־דְּרָכַ֔י וְנֹשְׂאִ֥ים פָּנִ֖ים בַּתּוֹרָֽה
Ve ben de yollarımı koruyanlar olmadığınız ve yasada yüz kaldıranlar olduğunuz için sizi bütün halka hor görülmüş ve alçaltılmış verdim.
Yasa'nın Tekrarı 1:32
·
Tevrat
וּבַדָּבָ֖ר הַזֶּ֑ה אֵֽינְכֶם֙ מַאֲמִינִ֔ם בַּיהוָ֖ה אֱלֹהֵיכֶֽם
Ve bu sözde Tanrınız Yahve'ye inanmıyorsunuz.
Örnek Ayetler (4 / 6)
Zekeriya 8:10
·
Tevrat
כִּ֗י לִפְנֵי֙ הַיָּמִ֣ים הָהֵ֔ם שְׂכַ֤ר הָֽאָדָם֙ לֹ֣א נִֽהְיָ֔ה וּשְׂכַ֥ר הַבְּהֵמָ֖ה אֵינֶ֑נָּה וְלַיּוֹצֵ֨א וְלַבָּ֤א אֵין־שָׁלוֹם֙ מִן־הַצָּ֔ר וַאֲשַׁלַּ֥ח אֶת־כָּל־הָאָדָ֖ם אִ֥ישׁ בְּרֵעֵֽהוּ
Çünkü o günlerden önce insanın ücreti olmadı ve hayvanın ücreti yoktu; ve düşmandan çıkana ve girene barış yoktu. Ve bütün insanı, adam komşusuna gönderdim.
Yaratılış 7:8
·
Tevrat
מִן־הַבְּהֵמָה֙ הַטְּהוֹרָ֔ה וּמִן־הַ֨בְּהֵמָ֔ה אֲשֶׁ֥ר אֵינֶ֖נָּה טְהֹרָ֑ה וּמִ֨ן־הָע֔וֹף וְכֹ֥ל אֲשֶׁר־רֹמֵ֖שׂ עַל־הָֽאֲדָמָֽה
Temiz hayvandan, temiz olmayan hayvandan, kuştan ve toprak üzerinde sürünen her şeyden,
Levililer 11:26
·
Tevrat
לְֽכָל־הַבְּהֵמָ֡ה אֲשֶׁ֣ר הִוא֩ מַפְרֶ֨סֶת פַּרְסָ֜ה וְשֶׁ֣סַע אֵינֶ֣נָּה שֹׁסַ֗עַת וְגֵרָה֙ אֵינֶ֣נָּה מַעֲלָ֔ה טְמֵאִ֥ים הֵ֖ם לָכֶ֑ם כָּל־הַנֹּגֵ֥עַ בָּהֶ֖ם יִטְמָֽא
Tırnağı bölen ve yarık yarmayan ve geviş getirmeyen her hayvan sizin için kirlidir; onlara dokunan herkes kirlenecektir.
Levililer 13:21
·
Tevrat
וְאִ֣ם יִרְאֶ֣נָּה הַכֹּהֵ֗ן וְהִנֵּ֤ה אֵֽין־בָּהּ֙ שֵׂעָ֣ר לָבָ֔ן וּשְׁפָלָ֥ה אֵינֶ֛נָּה מִן־הָע֖וֹר וְהִ֣יא כֵהָ֑ה וְהִסְגִּיר֥וֹ הַכֹּהֵ֖ן שִׁבְעַ֥ת יָמִֽים
Ve eğer kâhin onu görürse, ve işte onda beyaz kıl yoksa ve deriden derin değilse ve o soluksa, kâhin onu yedi gün kapatacaktır.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Yeremya 10:20
·
Tevrat
אָהֳלִ֣י שֻׁדָּ֔ד וְכָל־מֵיתָרַ֖י נִתָּ֑קוּ בָּנַ֤י יְצָאֻ֨נִי֙ וְאֵינָ֔ם אֵין־נֹטֶ֥ה עוֹד֙ אָהֳלִ֔י וּמֵקִ֖ים יְרִיעוֹתָֽי
Çadırım yağmalandı ve bütün iplerim koptu; oğullarım benden çıktılar ve yoklar, artık çadırımı geren ve çadır bezlerimi diken kimse yok.
Yeremya 32:33
·
Tevrat
וַיִּפְנ֥וּ אֵלַ֛י עֹ֖רֶף וְלֹ֣א פָנִ֑ים וְלַמֵּ֤ד אֹתָם֙ הַשְׁכֵּ֣ם וְלַמֵּ֔ד וְאֵינָ֥ם שֹׁמְעִ֖ים לָקַ֥חַת מוּסָֽר
Ve bana yüzlerini değil, enselerini döndüler; onlara erkenden kalkıp öğrettiğim halde, onlar terbiye almak için dinlemiyorlar.
2. Krallar 17:34
·
Tevrat
עַ֣ד הַיּ֤וֹם הַזֶּה֙ הֵ֣ם עֹשִׂ֔ים כַּמִּשְׁפָּטִ֖ים הָרִֽאשֹׁנִ֑ים אֵינָ֤ם יְרֵאִים֙ אֶת־יְהוָ֔ה וְאֵינָ֣ם עֹשִׂ֗ים כְּחֻקֹּתָם֙ וּכְמִשְׁפָּטָ֔ם וְכַתּוֹרָ֣ה וְכַמִּצְוָ֗ה אֲשֶׁ֨ר צִוָּ֤ה יְהוָה֙ אֶת־בְּנֵ֣י יַעֲקֹ֔ב אֲשֶׁר־שָׂ֥ם שְׁמ֖וֹ יִשְׂרָאֵֽל
Bu güne kadar onlar önceki kurallara göre yapıyorlar; Yahve'den korkmuyorlar ve kendi kurallarına, kendi hükümlerine, yasaya ve Yahve'nin adını İsrail koyduğu Yakup oğullarına buyurduğu buyruğa göre yapmıyorlar.
Nehemya 13:24
·
Tevrat
וּבְנֵיהֶ֗ם חֲצִי֙ מְדַבֵּ֣ר אַשְׁדּוֹדִ֔ית וְאֵינָ֥ם מַכִּירִ֖ים לְדַבֵּ֣ר יְהוּדִ֑ית וְכִלְשׁ֖וֹן עַ֥ם וָעָֽם
Ve oğullarının yarısı Aşdotça konuşuyordu ve Yahudice konuşmayı bilmiyorlardı; ve her halkın diline göre.
Süleyman'ın Özdeyişleri 12:7
·
Tevrat
הָפ֣וֹךְ רְשָׁעִ֣ים וְאֵינָ֑ם וּבֵ֖ית צַדִּיקִ֣ים יַעֲמֹֽד
Kötüler yıkılır ve yok olurlar; doğruların evi ise ayakta kalır.
Örnek Ayetler (4)
Hezekiel 26:21
·
Tevrat
בַּלָּה֥וֹת אֶתְּנֵ֖ךְ וְאֵינֵ֑ךְ וּֽתְבֻקְשִׁ֗י וְלֹֽא־תִמָּצְאִ֥י עוֹד֙ לְעוֹלָ֔ם נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהֹוִֽה
Seni dehşetlere vereceğim ve olmayacaksın; aranacaksın ama sonsuza dek bir daha bulunmayacaksın, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Hezekiel 27:36
·
Tevrat
סֹֽחֲרִים֙ בָּ֣עַמִּ֔ים שָׁרְק֖וּ עָלָ֑יִךְ בַּלָּה֣וֹת הָיִ֔ית וְאֵינֵ֖ךְ עַד־עוֹלָֽם
Halklar arasındaki tüccarlar senin üzerine ıslık çaldılar; dehşetler oldun ve sonsuza dek olmayacaksın.
Hezekiel 28:19
·
Tevrat
כָּל־יוֹדְעֶ֨יךָ֙ בָּֽעַמִּ֔ים שָׁמְמ֖וּ עָלֶ֑יךָ בַּלָּה֣וֹת הָיִ֔יתָ וְאֵינְךָ֖ עַד־עוֹלָֽם
Halklar arasında seni bilen herkes senin üzerine dehşete düştüler; dehşetler oldun ve sonsuza kadar yoksun.
1. Krallar 21:5
·
Tevrat
וַתָּבֹ֥א אֵלָ֖יו אִיזֶ֣בֶל אִשְׁתּ֑וֹ וַתְּדַבֵּ֣ר אֵלָ֗יו מַה־זֶּה֙ רוּחֲךָ֣ סָרָ֔ה וְאֵינְךָ֖ אֹכֵ֥ל לָֽחֶם
Ve karısı İzebel ona geldi ve ona konuştu: 'Nedir bu ruhun somurtkan ve sen ekmek yemiyorsun?'
Örnek Ayetler (3)
Mezmurlar 39:14
·
Tevrat
הָשַׁ֣ע מִמֶּ֣נִּי וְאַבְלִ֑יגָה בְּטֶ֖רֶם אֵלֵ֣ךְ וְאֵינֶֽנִּי
Gitmemden ve yok olmamdan önce benden bakışını çevir ve ferahlayayım.
Eyüp 7:8
·
Tevrat
לֹֽא־תְ֭שׁוּרֵנִי עֵ֣ין רֹ֑אִי עֵינֶ֖יךָ בִּ֣י וְאֵינֶֽנִּי
Beni görenin gözü beni görmeyecek; gözlerin bendedir ve ben yokum.
Eyüp 7:21
·
Tevrat
וּמֶ֤ה לֹא־תִשָּׂ֣א פִשְׁעִי֮ וְתַעֲבִ֪יר אֶת־עֲוֺ֫נִ֥י כִּֽי־עַ֭תָּה לֶעָפָ֣ר אֶשְׁכָּ֑ב וְשִׁ֖חֲרְתַּ֣נִי וְאֵינֶֽנִּי
Ve neden isyanımı kaldırmıyorsun ve suçumu geçirmiyorsun? Çünkü şimdi toprağa yatacağım; ve beni arayacaksın ve ben yokum.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 33:10
·
Tevrat
כֹּ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֗ה עוֹד֮ יִשָּׁמַ֣ע בַּמָּקוֹם־הַזֶּה֒ אֲשֶׁר֙ אַתֶּ֣ם אֹֽמְרִ֔ים חָרֵ֣ב ה֔וּא מֵאֵ֥ין אָדָ֖ם וּמֵאֵ֣ין בְּהֵמָ֑ה בְּעָרֵ֤י יְהוּדָה֙ וּבְחֻצ֣וֹת יְרוּשָׁלִַ֔ם הַֽנְשַׁמּ֗וֹת מֵאֵ֥ין אָדָ֛ם וּמֵאֵ֥ין יוֹשֵׁ֖ב וּמֵאֵ֥ין בְּהֵמָֽה
Yahve şöyle dedi: Sizin 'O, insandan ve hayvandan yoksun bir viranedir' dediğiniz bu yerde, insandan, oturanlardan ve hayvandan yoksun ıssız kalmış Yahuda şehirlerinde ve Yeruşalim sokaklarında yine işitilecek: