346
Kullanım
4
Lemma
51
Türev
57
Anlam
4 lemma, 51 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
אִיּוֹב Lemma | iyyov | Eyüp, Eyüp, düşmanlık edilen, düşman | İsim | 50 | ||
וְאִיּוֹב | ve-iyyov | ve Eyüp, Eyüp, düşmanlık edilen, zulüm gören | İsim | 4 | ||
לְאִיּוֹב | le-iyyov | Eyüp'e, Eyüp, düşmanlık edilen | İsim | 2 | ||
כְּאִיּוֹב | ke-iyyov | Eyüp gibi, Eyüp, düşmanlık edilen | İsim | 1 | ||
בְּאִיּוֹב | be-iyyov | Eyüp'te, Eyüp, düşmanlık edilen | İsim | 1 | ||
אוֹיֵֽב Lemma | oyev | düşman, düşman, hasım | Fiil | 38 | ||
אֹיְבֶיךָ | oyveykha | düşmanların, düşman, hasım | Zamir | 32 | ||
Örnek Ayetler (5 / 32) 2. Samuel 7:9 · Tevrat וָאֶהְיֶ֣ה עִמְּךָ֗ בְּכֹל֙ אֲשֶׁ֣ר הָלַ֔כְתָּ וָאַכְרִ֥תָה אֶת־כָּל־אֹיְבֶ֖יךָ מִפָּנֶ֑יךָ וְעָשִׂ֤תִֽי לְךָ֙ שֵׁ֣ם גָּד֔וֹל כְּשֵׁ֥ם הַגְּדֹלִ֖ים אֲשֶׁ֥ר בָּאָֽרֶץ 'Gittiğin her yerde seninleydim ve bütün düşmanlarını senin önünden kesip attım; sana yerdeki büyüklerin adı gibi büyük bir ad yapacağım.' 2. Samuel 7:11 · Tevrat וּלְמִן־הַיּ֗וֹם אֲשֶׁ֨ר צִוִּ֤יתִי שֹֽׁפְטִים֙ עַל־עַמִּ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וַהֲנִיחֹ֥תִי לְךָ֖ מִכָּל־אֹיְבֶ֑יךָ וְהִגִּ֤יד לְךָ֙ יְהוָ֔ה כִּי־בַ֖יִת יַעֲשֶׂה־לְּךָ֥ יְהוָֽה 'Ve halkım İsrail üzerine hakimler buyurduğum günden beri. Seni bütün düşmanlarından rahata kavuşturacağım; Yahve sana bildiriyor ki, Yahve sana bir ev yapacaktır.' Yeremya 15:14 · Tevrat וְהַֽעֲבַרְתִּי֙ אֶת־אֹ֣יְבֶ֔יךָ בְּאֶ֖רֶץ לֹ֣א יָדָ֑עְתָּ כִּֽי־אֵ֛שׁ קָדְחָ֥ה בְאַפִּ֖י עֲלֵיכֶ֥ם תּוּקָֽד Ve düşmanlarınla birlikte bilmediğin bir diyarda geçireceğim; çünkü öfkemde bir ateş tutuştu, üzerinizde yanacak. Yeremya 17:4 · Tevrat וְשָׁמַטְתָּ֗ה וּבְךָ֙ מִנַּחֲלָֽתְךָ֙ אֲשֶׁ֣ר נָתַ֣תִּי לָ֔ךְ וְהַעֲבַדְתִּ֨יךָ֙ אֶת־אֹ֣יְבֶ֔יךָ בָּאָ֖רֶץ אֲשֶׁ֣ר לֹֽא־יָדָ֑עְתָּ כִּֽי־אֵ֛שׁ קְדַחְתֶּ֥ם בְּאַפִּ֖י עַד־עוֹלָ֥ם תּוּקָֽד Ve sana verdiğim mirasından kendi elinle vazgeçeceksin; ve bilmediğin yerde düşmanlarına seni kulluk ettireceğim; çünkü öfkemde bir ateş yaktınız, sonsuza dek yanacaktır. 1. Samuel 25:26 · Tevrat וְעַתָּ֣ה אֲדֹנִ֗י חַי־יְהוָ֤ה וְחֵֽי־נַפְשְׁךָ֙ אֲשֶׁ֨ר מְנָעֲךָ֤ יְהוָה֙ מִבּ֣וֹא בְדָמִ֔ים וְהוֹשֵׁ֥עַ יָדְךָ֖ לָ֑ךְ וְעַתָּ֗ה יִֽהְי֤וּ כְנָבָל֙ אֹיְבֶ֔יךָ וְהַֽמְבַקְשִׁ֥ים אֶל־אֲדֹנִ֖י רָעָֽה Ve şimdi efendim, Yahve yaşıyor ve canın yaşıyor ki Yahve seni kanlara girmekten ve kendi elinle kendini kurtarmaktan alıkoydu; ve şimdi düşmanların ve efendime kötülük arayanlar Nabal gibi olsunlar. | ||||||
אֹיְבַי | oyevay | düşmanlarım, düşman, hasım, düşmanlık eden | Zamir | 32 | ||
אֹיְבֵיהֶם | oyveyhem | düşmanları, düşman, hasım | Zamir | 27 | ||
אֹיְבֵיכֶם | oyveykhem | düşmanlarınız, düşman, hasım | Zamir | 20 | ||
אֹיְבָֽיו | oyevav | düşmanları, düşman, hasım, karşıt | Zamir | 17 | ||
אוֹיְבַי | oyevay | düşmanlarım, düşman, hasım | Zamir | 12 | ||
מֵאֹיְבַי | me-oyevay | düşmanlarımdan, düşman, hasım | Zamir | 8 | ||
אֹֽיִבְךָ | oyivkha | senin düşmanın, düşman, hasım | Zamir | 7 | ||
אוֹיְבֶיךָ | oyeveykha | düşmanların, düşman, hasım | Zamir | 7 | ||
אוֹיְבָיו | oyevav | düşmanları, düşman, hasım | Zamir | 7 | ||
אֽוֹיְבֵיהֶם | oyveyhem | onların düşmanları, düşman, hasım | Zamir | 5 | ||
וְאֹיְבַי | veoyevay | ve düşmanlarım, düşman, hasım | Zamir | 5 | ||
אֹיְבֵֽינוּ | oyveynu | düşmanlık edenlerimiz, düşmanlık etmek, hasım olmak, düşman | Zamir | 5 | ||
לְאֹיְבֶיךָ | le'oyveykha | ve düşmanlarına, düşman, hasım | Zamir | 4 | ||
Örnek Ayetler (3 / 50)
Eyüp 1:1
·
Tevrat
אִ֛ישׁ הָיָ֥ה בְאֶֽרֶץ־ע֖וּץ אִיּ֣וֹב שְׁמ֑וֹ וְהָיָ֣ה הָאִ֣ישׁ הַה֗וּא תָּ֧ם וְיָשָׁ֛ר וִירֵ֥א אֱלֹהִ֖ים וְסָ֥ר מֵרָֽע
Uts diyarında bir adam vardı, onun adı Eyyup'tu; ve o adam kusursuz ve doğruydu, Tanrı'dan korkan ve kötülükten sapandı.
Eyüp 1:5
·
Tevrat
וַיְהִ֡י כִּ֣י הִקִּיפֽוּ֩ יְמֵ֨י הַמִּשְׁתֶּ֜ה וַיִּשְׁלַ֧ח אִיּ֣וֹב וַֽיְקַדְּשֵׁ֗ם וְהִשְׁכִּ֣ים בַּבֹּקֶר֮ וְהֶעֱלָ֣ה עֹלוֹת֮ מִסְפַּ֣ר כֻּלָּם֒ כִּ֚י אָמַ֣ר אִיּ֔וֹב אוּלַי֙ חָטְא֣וּ בָנַ֔י וּבֵרֲכ֥וּ אֱלֹהִ֖ים בִּלְבָבָ֑ם כָּ֛כָה יַעֲשֶׂ֥ה אִיּ֖וֹב כָּל־הַיָּמִֽים
Ziyafet günleri tamamlandığında Eyyup gönderirdi ve onları kutsal kılardı, sabahtan erken kalkardı ve hepsinin sayısınca yakmalık sunular sunardı; çünkü Eyyup derdi: 'Belki oğullarım günah işlediler ve kalplerinde Tanrı'yı bereketlediler.' Eyyup bütün günler böyle yapardı.
Eyüp 1:8
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־הַשָּׂטָ֔ן הֲשַׂ֥מְתָּ לִבְּךָ֖ עַל־עַבְדִּ֣י אִיּ֑וֹב כִּ֣י אֵ֤ין כָּמֹ֨הוּ֙ בָּאָ֔רֶץ אִ֣ישׁ תָּ֧ם וְיָשָׁ֛ר יְרֵ֥א אֱלֹהִ֖ים וְסָ֥ר מֵרָֽע
Yahve Şeytan'a dedi: 'Kalbini kulum Eyyup'un üzerine koydun mu? Çünkü yerde onun gibi kusursuz ve doğru, Tanrı'dan korkan ve kötülükten sapan bir adam yoktur.'
Örnek Ayetler (4)
Hezekiel 14:14
·
Tevrat
וְ֠הָיוּ שְׁלֹ֨שֶׁת הָאֲנָשִׁ֤ים הָאֵ֨לֶּה֙ בְּתוֹכָ֔הּ נֹ֖חַ דָּנִיֵּ֣אל וְאִיּ֑וֹב הֵ֤מָּה בְצִדְקָתָם֙ יְנַצְּל֣וּ נַפְשָׁ֔ם נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Ve bu üç adam, Nuh, Daniel ve Eyyup onun içinde olsaydı, onlar doğruluklarıyla canlarını kurtarırlardı, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Hezekiel 14:20
·
Tevrat
וְנֹ֨חַ דָּנִיֵּ֣אל וְאִיּוֹב֮ בְּתוֹכָהּ֒ חַי־אָ֗נִי נְאֻם֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה אִם־בֵּ֥ן אִם־בַּ֖ת יַצִּ֑ילוּ הֵ֥מָּה בְצִדְקָתָ֖ם יַצִּ֥ילוּ נַפְשָֽׁם
Ve Nuh, Daniel ve Eyyup onun içinde olsaydı, varlığım hakkı için, Efendi Yahve'nin bildirisidir, ne oğul ne de kız kurtarırlardı; onlar doğruluklarıyla canlarını kurtarırlardı.
Eyüp 35:16
·
Tevrat
וְ֭אִיּוֹב הֶ֣בֶל יִפְצֶה־פִּ֑יהוּ בִּבְלִי־דַ֝֗עַת מִלִּ֥ין יַכְבִּֽר
Ve Eyyup boşlukla ağzını açar; bilgisizce sözleri çoğaltır.
Eyüp 42:8
·
Tevrat
וְעַתָּ֡ה קְחֽוּ־לָכֶ֣ם שִׁבְעָֽה־פָרִים֩ וְשִׁבְעָ֨ה אֵילִ֜ים וּלְכ֣וּ אֶל־עַבְדִּ֣י אִיּ֗וֹב וְהַעֲלִיתֶ֤ם עוֹלָה֙ בַּֽעַדְכֶ֔ם וְאִיּ֣וֹב עַבְדִּ֔י יִתְפַּלֵּ֖ל עֲלֵיכֶ֑ם כִּ֧י אִם־פָּנָ֣יו אֶשָּׂ֗א לְבִלְתִּ֞י עֲשׂ֤וֹת עִמָּכֶם֙ נְבָלָ֔ה כִּ֠י לֹ֣א דִבַּרְתֶּ֥ם אֵלַ֛י נְכוֹנָ֖ה כְּעַבְדִּ֥י אִיּֽוֹב
Ve şimdi kendinize yedi boğa ve yedi koç alın ve kulum Eyyup'a gidin ve kendiniz için yakmalık sunu sunun; ve kulum Eyyup sizin için dua edecektir. Çünkü onun yüzünü kabul edeceğim ki size akılsızca davranmayayım; çünkü kulum Eyyup gibi bana doğruyu konuşmadınız.
Örnek Ayetler (2)
Eyüp 32:12
·
Tevrat
וְעָֽדֵיכֶ֗ם אֶתְבּ֫וֹנָ֥ן וְהִנֵּ֤ה אֵ֣ין לְאִיּ֣וֹב מוֹכִ֑יחַ עוֹנֶ֖ה אֲמָרָ֣יו מִכֶּֽם
Ve size dikkat ettim, ve işte içinizden Eyyup'u çürüten, onun sözlerine cevap veren yok.
Eyüp 42:10
·
Tevrat
וַֽיהוָ֗ה שָׁ֚ב אֶת־שְׁב֣וּת אִיּ֔וֹב בְּהִֽתְפַּֽלְל֖וֹ בְּעַ֣ד רֵעֵ֑הוּ וַ֧יֹּסֶף יְהוָ֛ה אֶת־כָּל־אֲשֶׁ֥ר לְאִיּ֖וֹב לְמִשְׁנֶֽה
Ve Eyyup dostları için dua ettiğinde, Yahve Eyyup'un esaretini geri döndürdü; ve Yahve Eyyup'a ait olan her şeyi iki katına çıkardı.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 34:7
·
Tevrat
מִי־גֶ֥בֶר כְּאִיּ֑וֹב יִֽשְׁתֶּה־לַּ֥עַג כַּמָּֽיִם
Hangi adam Eyyup gibidir, alayı su gibi içer?
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 32:2
·
Tevrat
וַיִּ֤חַר אַ֨ף אֱלִיה֣וּא בֶן־בַּרַכְאֵ֣ל הַבּוּזִי֮ מִמִּשְׁפַּ֪חַ֫ת רָ֥ם בְּ֭אִיּוֹב חָרָ֣ה אַפּ֑וֹ עַֽל־צַדְּק֥וֹ נַ֝פְשׁ֗וֹ מֵאֱלֹהִֽים
Ve Ram ailesinden Buzlu Barakel oğlu Elihu'nun öfkesi alevlendi; Eyyup'a öfkesi alevlendi, kendini Tanrı'dan doğru çıkarması yüzünden.
Örnek Ayetler (5 / 38)
Yeremya 18:17
·
Tevrat
כְּרֽוּחַ־קָדִ֥ים אֲפִיצֵ֖ם לִפְנֵ֣י אוֹיֵ֑ב עֹ֧רֶף וְלֹֽא־פָנִ֛ים אֶרְאֵ֖ם בְּי֥וֹם אֵידָֽם
Doğu rüzgarı gibi onları düşmanın önünde dağıtacağım; onların felaket gününde onlara yüz değil, ense göstereceğim.
Yeremya 30:14
·
Tevrat
כָּל־מְאַהֲבַ֣יִךְ שְׁכֵח֔וּךְ אוֹתָ֖ךְ לֹ֣א יִדְרֹ֑שׁוּ כִּי֩ מַכַּ֨ת אוֹיֵ֤ב הִכִּיתִיךְ֙ מוּסַ֣ר אַכְזָרִ֔י עַ֚ל רֹ֣ב עֲוֺנֵ֔ךְ עָצְמ֖וּ חַטֹּאתָֽיִךְ
Bütün aşıkların seni unuttular, seni aramayacaklar; çünkü düşman yarasıyla, acımasız terbiyesiyle seni vurdum; senin suçunun çokluğu yüzünden senin günahların çoğaldı.
Yeremya 31:16
·
Tevrat
כֹּ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֗ה מִנְעִ֤י קוֹלֵךְ֙ מִבֶּ֔כִי וְעֵינַ֖יִךְ מִדִּמְעָ֑ה כִּי֩ יֵ֨שׁ שָׂכָ֤ר לִפְעֻלָּתֵךְ֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה וְשָׁ֖בוּ מֵאֶ֥רֶץ אוֹיֵֽב
Yahve şöyle dedi: Sesini ağlamaktan ve gözlerini gözyaşından tut; çünkü senin işin için ödül var, Yahve'nin bildirisidir; düşman diyarından dönecekler.
Hoşea 8:3
·
Tevrat
זָנַ֥ח יִשְׂרָאֵ֖ל ט֑וֹב אוֹיֵ֖ב יִרְדְּֽפוֹ
İsrail iyiyi reddetti; düşman onu kovalayacak.
1. Krallar 8:33
·
Tevrat
בְּֽהִנָּגֵ֞ף עַמְּךָ֧ יִשְׂרָאֵ֛ל לִפְנֵ֥י אוֹיֵ֖ב אֲשֶׁ֣ר יֶחֶטְאוּ־לָ֑ךְ וְשָׁ֤בוּ אֵלֶ֨יךָ֙ וְהוֹד֣וּ אֶת־שְׁמֶ֔ךָ וְהִֽתְפַּֽלְל֧וּ וְהִֽתְחַנְּנ֛וּ אֵלֶ֖יךָ בַּבַּ֥יִת הַזֶּֽה
Halkın İsrail sana günah işledikleri için düşman önünde yenildiğinde, ve sana dönerlerse ve adını ikrar ederlerse ve bu evde sana dua ederlerse ve yakarırlarsa;
Örnek Ayetler (5 / 32)
2. Samuel 7:9
·
Tevrat
וָאֶהְיֶ֣ה עִמְּךָ֗ בְּכֹל֙ אֲשֶׁ֣ר הָלַ֔כְתָּ וָאַכְרִ֥תָה אֶת־כָּל־אֹיְבֶ֖יךָ מִפָּנֶ֑יךָ וְעָשִׂ֤תִֽי לְךָ֙ שֵׁ֣ם גָּד֔וֹל כְּשֵׁ֥ם הַגְּדֹלִ֖ים אֲשֶׁ֥ר בָּאָֽרֶץ
'Gittiğin her yerde seninleydim ve bütün düşmanlarını senin önünden kesip attım; sana yerdeki büyüklerin adı gibi büyük bir ad yapacağım.'
2. Samuel 7:11
·
Tevrat
וּלְמִן־הַיּ֗וֹם אֲשֶׁ֨ר צִוִּ֤יתִי שֹֽׁפְטִים֙ עַל־עַמִּ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וַהֲנִיחֹ֥תִי לְךָ֖ מִכָּל־אֹיְבֶ֑יךָ וְהִגִּ֤יד לְךָ֙ יְהוָ֔ה כִּי־בַ֖יִת יַעֲשֶׂה־לְּךָ֥ יְהוָֽה
'Ve halkım İsrail üzerine hakimler buyurduğum günden beri. Seni bütün düşmanlarından rahata kavuşturacağım; Yahve sana bildiriyor ki, Yahve sana bir ev yapacaktır.'
Yeremya 15:14
·
Tevrat
וְהַֽעֲבַרְתִּי֙ אֶת־אֹ֣יְבֶ֔יךָ בְּאֶ֖רֶץ לֹ֣א יָדָ֑עְתָּ כִּֽי־אֵ֛שׁ קָדְחָ֥ה בְאַפִּ֖י עֲלֵיכֶ֥ם תּוּקָֽד
Ve düşmanlarınla birlikte bilmediğin bir diyarda geçireceğim; çünkü öfkemde bir ateş tutuştu, üzerinizde yanacak.
Yeremya 17:4
·
Tevrat
וְשָׁמַטְתָּ֗ה וּבְךָ֙ מִנַּחֲלָֽתְךָ֙ אֲשֶׁ֣ר נָתַ֣תִּי לָ֔ךְ וְהַעֲבַדְתִּ֨יךָ֙ אֶת־אֹ֣יְבֶ֔יךָ בָּאָ֖רֶץ אֲשֶׁ֣ר לֹֽא־יָדָ֑עְתָּ כִּֽי־אֵ֛שׁ קְדַחְתֶּ֥ם בְּאַפִּ֖י עַד־עוֹלָ֥ם תּוּקָֽד
Ve sana verdiğim mirasından kendi elinle vazgeçeceksin; ve bilmediğin yerde düşmanlarına seni kulluk ettireceğim; çünkü öfkemde bir ateş yaktınız, sonsuza dek yanacaktır.
1. Samuel 25:26
·
Tevrat
וְעַתָּ֣ה אֲדֹנִ֗י חַי־יְהוָ֤ה וְחֵֽי־נַפְשְׁךָ֙ אֲשֶׁ֨ר מְנָעֲךָ֤ יְהוָה֙ מִבּ֣וֹא בְדָמִ֔ים וְהוֹשֵׁ֥עַ יָדְךָ֖ לָ֑ךְ וְעַתָּ֗ה יִֽהְי֤וּ כְנָבָל֙ אֹיְבֶ֔יךָ וְהַֽמְבַקְשִׁ֥ים אֶל־אֲדֹנִ֖י רָעָֽה
Ve şimdi efendim, Yahve yaşıyor ve canın yaşıyor ki Yahve seni kanlara girmekten ve kendi elinle kendini kurtarmaktan alıkoydu; ve şimdi düşmanların ve efendime kötülük arayanlar Nabal gibi olsunlar.
Örnek Ayetler (5 / 32)
2. Samuel 5:20
·
Tevrat
וַיָּבֹ֨א דָוִ֥ד בְּבַֽעַל־פְּרָצִים֮ וַיַּכֵּ֣ם שָׁ֣ם דָּוִד֒ וַיֹּ֕אמֶר פָּרַ֨ץ יְהוָ֧ה אֶת־אֹיְבַ֛י לְפָנַ֖י כְּפֶ֣רֶץ מָ֑יִם עַל־כֵּ֗ן קָרָ֛א שֵֽׁם־הַמָּק֥וֹם הַה֖וּא בַּ֥עַל פְּרָצִֽים
Davut Baal-Peratsim'e geldi ve Davut onları orada vurdu; dedi: 'Yahve suların yarığı gibi yüzümün önünde düşmanlarımı yardı.' Bu yüzden o yerin adını Baal-Peratsim çağırdı.
2. Samuel 12:14
·
Tevrat
אֶ֗פֶס כִּֽי־נִאֵ֤ץ נִאַ֨צְתָּ֙ אֶת־אֹיְבֵ֣י יְהוָ֔ה בַּדָּבָ֖ר הַזֶּ֑ה גַּ֗ם הַבֵּ֛ן הַיִּלּ֥וֹד לְךָ֖ מ֥וֹת יָמֽוּת
Ancak bu şeyle Yahve'nin düşmanlarını kesinlikle hor gördüğün için, sana doğan oğul da kesinlikle ölecektir.'
2. Samuel 18:32
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר הַמֶּ֨לֶךְ֙ אֶל־הַכּוּשִׁ֔י הֲשָׁל֥וֹם לַנַּ֖עַר לְאַבְשָׁל֑וֹם וַיֹּ֣אמֶר הַכּוּשִׁ֗י יִהְי֤וּ כַנַּ֨עַר֙ אֹֽיְבֵי֙ אֲדֹנִ֣י הַמֶּ֔לֶךְ וְכֹ֛ל אֲשֶׁר־קָ֥מוּ עָלֶ֖יךָ לְרָעָֽה
Kral Kuşlu'ya dedi: 'Genç Avşalom'a esenlik var mı?' Kuşlu dedi: 'Efendim kralın düşmanları ve sana kötülük için kalkanların hepsi o genç gibi olsun.'
2. Samuel 22:38
·
Tevrat
אֶרְדְּפָ֥ה אֹיְבַ֖י וָאַשְׁמִידֵ֑ם וְלֹ֥א אָשׁ֖וּב עַד־כַּלּוֹתָֽם
Düşmanlarımı kovaladım ve onları yok ettim; onlar tükenene kadar geri dönmedim.
1. Samuel 19:17
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר שָׁא֜וּל אֶל־מִיכַ֗ל לָ֤מָּה כָּ֨כָה֙ רִמִּיתִ֔נִי וַתְּשַׁלְּחִ֥י אֶת־אֹיְבִ֖י וַיִּמָּלֵ֑ט וַתֹּ֤אמֶר מִיכַל֙ אֶל־שָׁא֔וּל הוּא־אָמַ֥ר אֵלַ֛י שַׁלְּחִ֖נִי לָמָ֥ה אֲמִיתֵֽךְ
Saul Mikal'e dedi: 'Neden beni böyle aldattın, düşmanımı gönderdin ve kurtuldu?' Mikal Saul'a dedi: 'O bana dedi: Beni gönder, neden seni öldüreyim?'
Örnek Ayetler (5 / 27)
Hakimler 2:18
·
Tevrat
וְכִֽי־הֵקִ֨ים יְהוָ֥ה לָהֶם֮ שֹֽׁפְטִים֒ וְהָיָ֤ה יְהוָה֙ עִם־הַשֹּׁפֵ֔ט וְהֽוֹשִׁיעָם֙ מִיַּ֣ד אֹֽיְבֵיהֶ֔ם כֹּ֖ל יְמֵ֣י הַשּׁוֹפֵ֑ט כִּֽי־יִנָּחֵ֤ם יְהוָה֙ מִנַּֽאֲקָתָ֔ם מִפְּנֵ֥י לֹחֲצֵיהֶ֖ם וְדֹחֲקֵיהֶֽם
Yahve onlara hakimler kaldırdığında, Yahve hakimle olurdu ve hakimin bütün günleri boyunca onları düşmanlarının elinden kurtarırdı; çünkü Yahve onları sıkıştıranların ve onlara baskı yapanların yüzünden inlemelerine acırdı.
Hakimler 8:34
·
Tevrat
וְלֹ֤א זָֽכְרוּ֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אֶת־יְהוָ֖ה אֱלֹהֵיהֶ֑ם הַמַּצִּ֥יל אוֹתָ֛ם מִיַּ֥ד כָּל־אֹיְבֵיהֶ֖ם מִסָּבִֽיב
İsrail oğulları, kendilerini çevredeki tüm düşmanlarının elinden kurtaran Tanrıları Yahve'yi hatırlamadılar.
Amos 9:4
·
Tevrat
וְאִם־יֵלְכ֤וּ בַשְּׁבִי֙ לִפְנֵ֣י אֹֽיבֵיהֶ֔ם מִשָּׁ֛ם אֲצַוֶּ֥ה אֶת־הַחֶ֖רֶב וַהֲרָגָ֑תַם וְשַׂמְתִּ֨י עֵינִ֧י עֲלֵיהֶ֛ם לְרָעָ֖ה וְלֹ֥א לְטוֹבָֽה
Ve eğer düşmanlarının önünde sürgüne giderlerse, oradan kılıca buyuracağım ve onları öldürecek; ve gözlerimi onların üzerine iyilik için değil, kötülük için koyacağım.
Hezekiel 39:27
·
Tevrat
בְּשׁוֹבְבִ֤י אוֹתָם֙ מִן־הָ֣עַמִּ֔ים וְקִבַּצְתִּ֣י אֹתָ֔ם מֵֽאַרְצ֖וֹת אֹֽיְבֵיהֶ֑ם וְנִקְדַּ֣שְׁתִּי בָ֔ם לְעֵינֵ֖י הַגּוֹיִ֥ם רַבִּֽים
Onları halklardan geri çevirdiğimde ve onları düşmanlarının ülkelerinden topladığımda ve çok ulusların gözleri önünde onlarda kutsal kılındığımda;
2. Samuel 3:18
·
Tevrat
וְעַתָּ֖ה עֲשׂ֑וּ כִּ֣י יְהוָ֗ה אָמַ֤ר אֶל־דָּוִד֙ לֵאמֹ֔ר בְּיַ֣ד דָּוִ֣ד עַבְדִּ֗י הוֹשִׁ֜יעַ אֶת־עַמִּ֤י יִשְׂרָאֵל֙ מִיַּ֣ד פְּלִשְׁתִּ֔ים וּמִיַּ֖ד כָּל־אֹיְבֵיהֶֽם
Şimdi yapın; çünkü Yahve Davut'a şöyle dedi: Kulum Davut'un eliyle halkım İsrail'i Filistlilerin elinden ve bütün düşmanlarının elinden kurtaracağım.'
Örnek Ayetler (5 / 20)
Hakimler 3:28
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵהֶם֙ רִדְפ֣וּ אַחֲרַ֔י כִּֽי־נָתַ֨ן יְהוָ֧ה אֶת־אֹיְבֵיכֶ֛ם אֶת־מוֹאָ֖ב בְּיֶדְכֶ֑ם וַיֵּרְד֣וּ אַחֲרָ֗יו וַֽיִּלְכְּד֞וּ אֶת־מַעְבְּר֤וֹת הַיַּרְדֵּן֙ לְמוֹאָ֔ב וְלֹֽא־נָתְנ֥וּ אִ֖ישׁ לַעֲבֹֽר
Ve onlara dedi: 'Ardımdan kovalayın, çünkü Yahve düşmanlarınızı, Moab'ı elinize verdi.' Ve onun ardından indiler ve Moab'a giden Şeria geçitlerini ele geçirdiler; ve kimsenin geçmesine izin vermediler.
1. Samuel 12:11
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֤ח יְהוָה֙ אֶת־יְרֻבַּ֣עַל וְאֶת־בְּדָ֔ן וְאֶת־יִפְתָּ֖ח וְאֶת־שְׁמוּאֵ֑ל וַיַּצֵּ֨ל אֶתְכֶ֜ם מִיַּ֤ד אֹֽיְבֵיכֶם֙ מִסָּבִ֔יב וַתֵּשְׁב֖וּ בֶּֽטַח
Yahve Yerubbaal'ı, Bedan'ı, Yiftah'ı ve Samuel'i gönderdi; sizi çevrenizdeki düşmanlarınızın elinden kurtardı ve güvenlik içinde oturdunuz.
2. Krallar 17:39
·
Tevrat
כִּ֛י אִֽם־אֶת־יְהוָ֥ה אֱלֹהֵיכֶ֖ם תִּירָ֑אוּ וְהוּא֙ יַצִּ֣יל אֶתְכֶ֔ם מִיַּ֖ד כָּל־אֹיְבֵיכֶֽם
Ancak Tanrınız Yahve'den korkacaksınız; ve O sizi bütün düşmanlarınızın elinden kurtaracak.
Yeşu 10:19
·
Tevrat
וְאַתֶּם֙ אַֽל־תַּעֲמֹ֔דוּ רִדְפוּ֙ אַחֲרֵ֣י אֹֽיְבֵיכֶ֔ם וְזִנַּבְתֶּ֖ם אוֹתָ֑ם אַֽל־תִּתְּנ֗וּם לָבוֹא֙ אֶל־עָ֣רֵיהֶ֔ם כִּ֧י נְתָנָ֛ם יְהוָ֥ה אֱלֹהֵיכֶ֖ם בְּיֶדְכֶֽם
'Ve siz durmayın, düşmanlarınızın ardınca kovalayın ve onları arkalarından vurun; onların şehirlerine girmelerine izin vermeyin, çünkü Tanrınız Yahve onları elinize verdi.'
Yeşu 10:25
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵיהֶם֙ יְהוֹשֻׁ֔עַ אַל־תִּֽירְא֖וּ וְאַל־תֵּחָ֑תּוּ חִזְק֣וּ וְאִמְצ֔וּ כִּ֣י כָ֗כָה יַעֲשֶׂ֤ה יְהוָה֙ לְכָל־אֹ֣יְבֵיכֶ֔ם אֲשֶׁ֥ר אַתֶּ֖ם נִלְחָמִ֥ים אוֹתָֽם
Yeşu onlara dedi: 'Korkmayın ve dehşete düşmeyin; güçlü ve cesur olun, çünkü Yahve savaştığınız bütün düşmanlarınıza böyle yapacaktır.'
Örnek Ayetler (5 / 17)
2. Samuel 7:1
·
Tevrat
וַיְהִ֕י כִּי־יָשַׁ֥ב הַמֶּ֖לֶךְ בְּבֵית֑וֹ וַיהוָ֛ה הֵנִֽיחַ־ל֥וֹ מִסָּבִ֖יב מִכָּל־אֹיְבָֽיו
Kral evinde otururken ve Yahve onu çevresindeki bütün düşmanlarından rahata kavuşturduğunda,
2. Samuel 18:19
·
Tevrat
וַאֲחִימַ֤עַץ בֶּן־צָדוֹק֙ אָמַ֔ר אָר֣וּצָה נָּ֔א וַאֲבַשְּׂרָ֖ה אֶת־הַמֶּ֑לֶךְ כִּי־שְׁפָט֥וֹ יְהוָ֖ה מִיַּ֥ד אֹיְבָֽיו
Sadok oğlu Ahimaats dedi: 'Lütfen koşayım ve krala iyi haber vereyim; çünkü Yahve onu düşmanlarının elinden yargıladı.'
2. Samuel 22:1
·
Tevrat
וַיְדַבֵּ֤ר דָּוִד֙ לַֽיהוָ֔ה אֶת־דִּבְרֵ֖י הַשִּׁירָ֣ה הַזֹּ֑את בְּיוֹם֩ הִצִּ֨יל יְהוָ֥ה אֹת֛וֹ מִכַּ֥ף כָּל־אֹיְבָ֖יו וּמִכַּ֥ף שָׁאֽוּל
Yahve onu bütün düşmanlarının elinden ve Şaul'un elinden kurtardığı gün Davut bu ilahinin sözlerini Yahve'ye söyledi.
Yeremya 44:30
·
Tevrat
כֹּ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֗ה הִנְנִ֣י נֹ֠תֵן אֶת־פַּרְעֹ֨ה חָפְרַ֤ע מֶֽלֶךְ־מִצְרַ֨יִם֙ בְּיַ֣ד אֹֽיְבָ֔יו וּבְיַ֖ד מְבַקְשֵׁ֣י נַפְשׁ֑וֹ כַּאֲשֶׁ֨ר נָתַ֜תִּי אֶת־צִדְקִיָּ֣הוּ מֶֽלֶךְ־יְהוּדָ֗ה בְּיַ֨ד נְבוּכַדְרֶאצַּ֧ר מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֛ל אֹיְב֖וֹ וּמְבַקֵּ֥שׁ נַפְשֽׁוֹ
Yahve şöyle dedi: İşte ben Mısır kralı Firavun Hofra'yı düşmanlarının eline ve canını arayanların eline veriyorum; tıpkı Yahuda kralı Sidkiya'yı düşmanı ve canını arayan Babil kralı Nebukadretsar'ın eline verdiğim gibi.
1. Samuel 14:30
·
Tevrat
אַ֗ף כִּ֡י לוּא֩ אָכֹ֨ל אָכַ֤ל הַיּוֹם֙ הָעָ֔ם מִשְּׁלַ֥ל אֹיְבָ֖יו אֲשֶׁ֣ר מָצָ֑א כִּ֥י עַתָּ֛ה לֹֽא־רָבְתָ֥ה מַכָּ֖ה בַּפְּלִשְׁתִּֽים
Kaldı ki halk bugün bulduğu düşmanlarının ganimetinden kesinlikle yemiş olsaydı; çünkü şimdi Filistlilerdeki vuruş çoğalmadı.
Örnek Ayetler (5 / 12)
1. Samuel 2:1
·
Tevrat
וַתִּתְפַּלֵּ֤ל חַנָּה֙ וַתֹּאמַ֔ר עָלַ֤ץ לִבִּי֙ בַּֽיהוָ֔ה רָ֥מָה קַרְנִ֖י בַּֽיהוָ֑ה רָ֤חַב פִּי֙ עַל־א֣וֹיְבַ֔י כִּ֥י שָׂמַ֖חְתִּי בִּישׁוּעָתֶֽךָ
Hanna dua etti ve dedi: 'Kalbim Yahve'de coştu, boynuzum Yahve'de yükseldi; ağzım düşmanlarımın üzerine genişledi, çünkü senin kurtarışınla sevindim.
1. Tarihler 14:11
·
Tevrat
וַיַּעֲל֥וּ בְּבַֽעַל־פְּרָצִים֮ וַיַּכֵּ֣ם שָׁ֣ם דָּוִיד֒ וַיֹּ֣אמֶר דָּוִ֔יד פָּרַ֨ץ הָֽאֱלֹהִ֧ים אֶת־אוֹיְבַ֛י בְּיָדִ֖י כְּפֶ֣רֶץ מָ֑יִם עַל־כֵּ֗ן קָֽרְא֛וּ שֵֽׁם־הַמָּק֥וֹם הַה֖וּא בַּ֥עַל פְּרָצִֽים
Baal-Peratsim'e çıktılar ve Davut orada onları vurdu. Davut dedi: 'Tanrı suların yarığı gibi elimle düşmanlarımı yardı.' Bu yüzden o yerin adını Baal-Peratsim çağırdılar.
Mezmurlar 9:4
·
Tevrat
בְּשׁוּב־אוֹיְבַ֥י אָח֑וֹר יִכָּשְׁל֥וּ וְ֝יֹאבְד֗וּ מִפָּנֶֽיךָ
Düşmanlarım geriye döndüğünde, senin yüzünden tökezleyecekler ve yok olacaklar.
Mezmurlar 18:38
·
Tevrat
אֶרְדּ֣וֹף א֭וֹיְבַי וְאַשִּׂיגֵ֑ם וְלֹֽא־אָ֝שׁוּב עַד־כַּלּוֹתָֽם
Düşmanlarımı kovalayacağım ve onlara yetişeceğim; onları bitirene kadar dönmeyeceğim.
Mezmurlar 25:19
·
Tevrat
רְאֵֽה־אוֹיְבַ֥י כִּי־רָ֑בּוּ וְשִׂנְאַ֖ת חָמָ֣ס שְׂנֵאֽוּנִי
Düşmanlarımı gör, çünkü çoğaldılar; ve şiddet nefretiyle benden nefret ettiler.
Örnek Ayetler (5 / 8)
2. Samuel 22:18
·
Tevrat
יַצִּילֵ֕נִי מֵאֹיְבִ֖י עָ֑ז מִשֹּׂ֣נְאַ֔י כִּ֥י אָמְצ֖וּ מִמֶּֽנִּי
Beni güçlü düşmanımdan, benden nefret edenlerden kurtardı; çünkü benden daha güçlüydüler.
2. Samuel 22:49
·
Tevrat
וּמוֹצִיאִ֖י מֵאֹֽיְבָ֑י וּמִקָּמַי֙ תְּר֣וֹמְמֵ֔נִי מֵאִ֥ישׁ חֲמָסִ֖ים תַּצִּילֵֽנִי
Ve beni düşmanlarımdan çıkarandır; ve bana kalkanlardan beni yüceltirsin, şiddet adamından beni kurtarırsın.
1. Samuel 14:24
·
Tevrat
וְאִֽישׁ־יִשְׂרָאֵ֥ל נִגַּ֖שׂ בַּיּ֣וֹם הַה֑וּא וַיֹּאֶל֩ שָׁא֨וּל אֶת־הָעָ֜ם לֵאמֹ֗ר אָר֣וּר הָ֠אִישׁ אֲשֶׁר־יֹ֨אכַל לֶ֜חֶם עַד־הָעֶ֗רֶב וְנִקַּמְתִּי֙ מֵאֹ֣יְבַ֔י וְלֹֽא טָעַ֥ם כָּל־הָעָ֖ם לָֽחֶם
İsrail adamları o gün sıkıştırılmıştı; Saul halka yemin ettirip dedi: 'Akşama kadar, düşmanlarımdan öcümü alana kadar ekmek yiyen adam lanetli olsun.' Ve bütün halk ekmek tatmadı.
Mezmurlar 18:18
·
Tevrat
יַצִּילֵ֗נִי מֵאֹיְבִ֥י עָ֑ז וּ֝מִשֹּׂנְאַ֗י כִּֽי־אָמְצ֥וּ מִמֶּֽנִּי
Beni güçlü düşmanımdan ve benden nefret edenlerden kurtardı, çünkü benden güçlüydüler.
Mezmurlar 18:49
·
Tevrat
מְפַלְּטִ֗י מֵאֹ֫יְבָ֥י אַ֣ף מִן־קָ֭מַי תְּרוֹמְמֵ֑נִי מֵאִ֥ישׁ חָ֝מָ֗ס תַּצִּילֵֽנִי
Beni düşmanlarımdan kurtarandır; ayrıca bana kalkanlardan beni yüceltirsin; beni şiddet adamından kurtarırsın.
Örnek Ayetler (5 / 7)
2. Samuel 4:8
·
Tevrat
וַ֠יָּבִאוּ אֶת־רֹ֨אשׁ אִֽישׁ־בֹּ֥שֶׁת אֶל־דָּוִד֮ חֶבְרוֹן֒ וַיֹּֽאמְרוּ֙ אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ הִנֵּֽה־רֹ֣אשׁ אִֽישׁ־בֹּ֗שֶׁת בֶּן־שָׁאוּל֙ אֹֽיִבְךָ֔ אֲשֶׁ֥ר בִּקֵּ֖שׁ אֶת־נַפְשֶׁ֑ךָ וַיִּתֵּ֣ן יְ֠הוָה לַֽאדֹנִ֨י הַמֶּ֤לֶךְ נְקָמוֹת֙ הַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה מִשָּׁא֖וּל וּמִזַּרְעֽוֹ
İşboşet'in başını Hevron'a, Davut'a getirdiler ve krala dediler: 'İşte canını arayan düşmanın Şaul'un oğlu İşboşet'in başı; Yahve bugün efendim krala Şaul'dan ve soyundan öçler verdi.'
1. Samuel 24:5
·
Tevrat
וַיֹּאמְרוּ֩ אַנְשֵׁ֨י דָוִ֜ד אֵלָ֗יו הִנֵּ֨ה הַיּ֜וֹם אֲֽשֶׁר־אָמַ֧ר יְהוָ֣ה אֵלֶ֗יךָ הִנֵּ֨ה אָנֹכִ֜י נֹתֵ֤ן אֶת־אֹֽיִבְךָ֙ בְּיָדֶ֔ךָ וְעָשִׂ֣יתָ לּ֔וֹ כַּאֲשֶׁ֖ר יִטַ֣ב בְּעֵינֶ֑יךָ וַיָּ֣קָם דָּוִ֗ד וַיִּכְרֹ֛ת אֶת־כְּנַֽף־הַמְּעִ֥יל אֲשֶׁר־לְשָׁא֖וּל בַּלָּֽט
Davut'un adamları ona dediler: 'İşte Yahve'nin sana dediği gün: İşte ben düşmanını senin eline veriyorum ve gözünde iyi olduğu gibi ona yapacaksın.' Ve Davut kalktı ve Saul'un cübbesinin eteğini gizlice kesti.
Sefanya 3:15
·
Tevrat
הֵסִ֤יר יְהוָה֙ מִשְׁפָּטַ֔יִךְ פִּנָּ֖ה אֹֽיְבֵ֑ךְ מֶ֣לֶךְ יִשְׂרָאֵ֤ל יְהוָה֙ בְּקִרְבֵּ֔ךְ לֹא־תִֽירְאִ֥י רָ֖ע עֽוֹד
Yahve senin hükümlerini kaldırdı, düşmanlarını uzaklaştırdı; İsrail'in Kralı Yahve senin içindedir, artık kötülükten korkmayacaksın.
Yasa'nın Tekrarı 28:53
·
Tevrat
וְאָכַלְתָּ֣ פְרִֽי־בִטְנְךָ֗ בְּשַׂ֤ר בָּנֶ֨יךָ֙ וּבְנֹתֶ֔יךָ אֲשֶׁ֥ר נָֽתַן־לְךָ֖ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑יךָ בְּמָצוֹר֙ וּבְמָצ֔וֹק אֲשֶׁר־יָצִ֥יק לְךָ֖ אֹיְבֶֽךָ
Ve düşmanının seni sıkıştıracağı kuşatmada ve sıkıntıda, Tanrın Yahve'nin sana verdiği oğullarının ve kızlarının etini, rahminin meyvesini yiyeceksin.
Yasa'nın Tekrarı 28:55
·
Tevrat
מִתֵּ֣ת לְאַחַ֣ד מֵהֶ֗ם מִבְּשַׂ֤ר בָּנָיו֙ אֲשֶׁ֣ר יֹאכֵ֔ל מִבְּלִ֥י הִשְׁאִֽיר־ל֖וֹ כֹּ֑ל בְּמָצוֹר֙ וּבְמָצ֔וֹק אֲשֶׁ֨ר יָצִ֥יק לְךָ֛ אֹיִבְךָ֖ בְּכָל־שְׁעָרֶֽיךָ
Bütün kapılarında düşmanının seni sıkıştıracağı kuşatmada ve sıkıntıda ona hiçbir şey bırakılmamış olmasından, yiyeceği oğullarının etinden onlardan birine vermekten.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hakimler 5:31
·
Tevrat
כֵּ֠ן יֹאבְד֤וּ כָל־אוֹיְבֶ֨יךָ֙ יְהוָ֔ה וְאֹ֣הֲבָ֔יו כְּצֵ֥את הַשֶּׁ֖מֶשׁ בִּגְבֻרָת֑וֹ וַתִּשְׁקֹ֥ט הָאָ֖רֶץ אַרְבָּעִ֥ים שָׁנָֽה
Bütün düşmanların böylece yok olsun Yahve; ve onu sevenler güneşin gücüyle çıkışı gibi olsun. Ve yer kırk yıl sakinleşti.
1. Tarihler 17:8
·
Tevrat
וָֽאֶהְיֶ֣ה עִמְּךָ֗ בְּכֹל֙ אֲשֶׁ֣ר הָלַ֔כְתָּ וָאַכְרִ֥ית אֶת־כָּל־אוֹיְבֶ֖יךָ מִפָּנֶ֑יךָ וְעָשִׂ֤יתִֽי לְךָ֙ שֵׁ֔ם כְּשֵׁ֥ם הַגְּדוֹלִ֖ים אֲשֶׁ֥ר בָּאָֽרֶץ
Gittiğin her yerde seninle oldum ve bütün düşmanlarını senin önünden kesip attım; ve yerdeki büyüklerin ismi gibi sana bir isim yapacağım.
1. Tarihler 17:10
·
Tevrat
וּלְמִיָּמִ֗ים אֲשֶׁ֨ר צִוִּ֤יתִי שֹֽׁפְטִים֙ עַל־עַמִּ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וְהִכְנַ֖עְתִּי אֶת־כָּל־אוֹיְבֶ֑יךָ וָאַגִּ֣ד לָ֔ךְ וּבַ֖יִת יִֽבְנֶה־לְּךָ֥ יְהוָֽה
Halkım İsrail üzerine hakimler buyurduğum günlerden beri olduğu gibi; ve bütün düşmanlarına boyun eğdireceğim. Ve sana bildiriyorum: Yahve sana bir ev inşa edecek.
Mezmurlar 83:3
·
Tevrat
כִּֽי־הִנֵּ֣ה א֭וֹיְבֶיךָ יֶהֱמָי֑וּן וּ֝מְשַׂנְאֶ֗יךָ נָ֣שְׂאוּ רֹֽאשׁ
Çünkü işte düşmanların gürlüyorlar ve senden nefret edenler baş kaldırdılar.
Mezmurlar 89:11
·
Tevrat
אַתָּ֤ה דִכִּ֣אתָ כֶחָלָ֣ל רָ֑הַב בִּזְר֥וֹעַ עֻ֝זְּךָ֗ פִּזַּ֥רְתָּ אוֹיְבֶֽיךָ
Sen Rahav'ı öldürülmüş gibi ezdin; gücünün koluyla düşmanlarını dağıttın.
Örnek Ayetler (5 / 7)
1. Tarihler 22:9
·
Tevrat
הִנֵּה־בֵ֞ן נוֹלָ֣ד לָ֗ךְ ה֤וּא יִהְיֶה֙ אִ֣ישׁ מְנוּחָ֔ה וַהֲנִח֥וֹתִי ל֛וֹ מִכָּל־אוֹיְבָ֖יו מִסָּבִ֑יב כִּ֤י שְׁלֹמֹה֙ יִהְיֶ֣ה שְׁמ֔וֹ וְשָׁל֥וֹם וָשֶׁ֛קֶט אֶתֵּ֥ן עַל־יִשְׂרָאֵ֖ל בְּיָמָֽיו
İşte, sana bir oğul doğacak, o dinlenme adamı olacak; onu çevresindeki bütün düşmanlarından dinlendireceğim; çünkü onun adı Süleyman olacak, onun günlerinde İsrail'in üzerine barış ve sessizlik vereceğim.
Mezmurlar 68:2
·
Tevrat
יָק֣וּם אֱ֭לֹהִים יָפ֣וּצוּ אוֹיְבָ֑יו וְיָנ֥וּסוּ מְ֝שַׂנְאָ֗יו מִפָּנָֽיו
Tanrı kalksın, düşmanları dağılsın ve O'ndan nefret edenler yüzünün önünden kaçsın.
Mezmurlar 89:43
·
Tevrat
הֲ֭רִימוֹתָ יְמִ֣ין צָרָ֑יו הִ֝שְׂמַ֗חְתָּ כָּל־אוֹיְבָֽיו
Onu sıkıştıranların sağ elini yükselttin; onun bütün düşmanlarını sevindirdin.
Mezmurlar 132:18
·
Tevrat
א֭וֹיְבָיו אַלְבִּ֣ישׁ בֹּ֑שֶׁת וְ֝עָלָ֗יו יָצִ֥יץ נִזְרֽוֹ
Onun düşmanlarına utanç giydireceğim; ve onun üzerinde tacı parlayacaktır.
Süleyman'ın Özdeyişleri 16:7
·
Tevrat
בִּרְצ֣וֹת יְ֭הוָה דַּרְכֵי־אִ֑ישׁ גַּם־א֝וֹיְבָ֗יו יַשְׁלִ֥ם אִתּֽוֹ
Adamın yolları Yahve'yi hoşnut ettiğinde, düşmanlarını bile onunla barıştırır.
Örnek Ayetler (4)
Hakimler 2:14
·
Tevrat
וַיִּֽחַר־אַ֤ף יְהוָה֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל וַֽיִּתְּנֵם֙ בְּיַד־שֹׁסִ֔ים וַיָּשֹׁ֖סּוּ אוֹתָ֑ם וַֽיִּמְכְּרֵ֞ם בְּיַ֤ד אֽוֹיְבֵיהֶם֙ מִסָּבִ֔יב וְלֹֽא־יָכְל֣וּ ע֔וֹד לַעֲמֹ֖ד לִפְנֵ֥י אוֹיְבֵיהֶֽם
Yahve'nin öfkesi İsrail'e alevlendi ve onları yağmacıların eline verdi, onlar da onları yağmaladılar; onları çevredeki düşmanlarının eline sattı ve artık düşmanlarının önünde duramadılar.
Mezmurlar 78:53
·
Tevrat
וַיַּנְחֵ֣ם לָ֭בֶטַח וְלֹ֣א פָחָ֑דוּ וְאֶת־א֝וֹיְבֵיהֶ֗ם כִּסָּ֥ה הַיָּֽם
Ve onlara güvenle yol gösterdi ve korkmadılar; ve onların düşmanlarını deniz örttü.
Mezmurlar 81:15
·
Tevrat
כִּ֭מְעַט אוֹיְבֵיהֶ֣ם אַכְנִ֑יעַ וְעַ֥ל צָ֝רֵיהֶ֗ם אָשִׁ֥יב יָדִֽי
Kısa sürede düşmanlarına boyun eğdirirdim ve elimi hasımlarının üzerine çevirirdim.
Mezmurlar 106:42
·
Tevrat
וַיִּלְחָצ֥וּם אוֹיְבֵיהֶ֑ם וַ֝יִּכָּנְע֗וּ תַּ֣חַת יָדָֽם
Ve düşmanları onları sıkıştırdı; ve onların elinin altında boyun eğdirildiler.
Örnek Ayetler (5)
2. Samuel 22:41
·
Tevrat
וְאֹ֣יְבַ֔י תַּ֥תָּה לִּ֖י עֹ֑רֶף מְשַׂנְאַ֖י וָאַצְמִיתֵֽם
Düşmanlarımın sırtını bana verdin ve benden nefret edenleri yok ettim.
Mezmurlar 18:41
·
Tevrat
וְֽאֹיְבַ֗י נָתַ֣תָּה לִּ֣י עֹ֑רֶף וּ֝מְשַׂנְאַ֗י אַצְמִיתֵֽם
Ve düşmanlarımın ensesini bana verdin; benden nefret edenleri yok edeceğim.
Mezmurlar 27:2
·
Tevrat
בִּקְרֹ֤ב עָלַ֨י מְרֵעִים֮ לֶאֱכֹ֪ל אֶת־בְּשָׂ֫רִ֥י צָרַ֣י וְאֹיְבַ֣י לִ֑י הֵ֖מָּה כָשְׁל֣וּ וְנָפָֽלוּ
Kötülük yapanlar etimi yemek için üzerime yaklaştığında, hasımlarım ve düşmanlarım, onlar tökezlediler ve düştüler.
Mezmurlar 37:20
·
Tevrat
כִּ֤י רְשָׁעִ֨ים יֹאבֵ֗דוּ וְאֹיְבֵ֣י יְ֭הוָה כִּיקַ֣ר כָּרִ֑ים כָּל֖וּ בֶעָשָׁ֣ן כָּֽלוּ
Çünkü kötüler yok olacak ve Yahve'nin düşmanları otlakların güzelliği gibi tükenecekler, duman içinde tükenecekler.
Mezmurlar 38:20
·
Tevrat
וְֽ֭אֹיְבַי חַיִּ֣ים עָצֵ֑מוּ וְרַבּ֖וּ שֹׂנְאַ֣י שָֽׁקֶר
Ve düşmanlarım canlıdır, güçlendiler ve benden yalan yere nefret edenler çoğaldılar.
Örnek Ayetler (5)
2. Samuel 19:10
·
Tevrat
וַיְהִ֤י כָל־הָעָם֙ נָד֔וֹן בְּכָל־שִׁבְטֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל לֵאמֹ֑ר הַמֶּ֜לֶךְ הִצִּילָ֣נוּ מִכַּ֣ף אֹיְבֵ֗ינוּ וְה֤וּא מִלְּטָ֨נוּ֙ מִכַּ֣ף פְּלִשְׁתִּ֔ים וְעַתָּ֛ה בָּרַ֥ח מִן־הָאָ֖רֶץ מֵעַ֥ל אַבְשָׁלֽוֹם
Bütün halk İsrail'in bütün oymaklarında tartışıyordu ve diyordu: 'Kral bizi düşmanlarımızın avucundan kurtardı ve o bizi Filistlilerin avucundan kurtardı; ve şimdi Avşalom yüzünden diyardan kaçtı.
1. Samuel 4:3
·
Tevrat
וַיָּבֹ֣א הָעָם֮ אֶל־הַֽמַּחֲנֶה֒ וַיֹּֽאמְרוּ֙ זִקְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל לָ֣מָּה נְגָפָ֧נוּ יְהוָ֛ה הַיּ֖וֹם לִפְנֵ֣י פְלִשְׁתִּ֑ים נִקְחָ֧ה אֵלֵ֣ינוּ מִשִּׁלֹ֗ה אֶת־אֲרוֹן֙ בְּרִ֣ית יְהוָ֔ה וְיָבֹ֣א בְקִרְבֵּ֔נוּ וְיֹשִׁעֵ֖נוּ מִכַּ֥ף אֹיְבֵֽינוּ
Halk ordugaha geldiğinde İsrail'in ileri gelenleri dediler: 'Yahve bugün Filistlilerin önünde bizi neden bozguna uğrattı? Yahve'nin antlaşma sandığını Şilo'dan yanımıza alalım; aramıza gelsin ve bizi düşmanlarımızın avucundan kurtarsın.'
1. Samuel 12:10
·
Tevrat
וַיִּזְעֲק֤וּ אֶל־יְהוָה֙ וַיֹּאמְר֣וּ חָטָ֔אנוּ כִּ֤י עָזַ֨בְנוּ֙ אֶת־יְהוָ֔ה וַנַּעֲבֹ֥ד אֶת־הַבְּעָלִ֖ים וְאֶת־הָעַשְׁתָּר֑וֹת וְעַתָּ֗ה הַצִּילֵ֛נוּ מִיַּ֥ד אֹיְבֵ֖ינוּ וְנַעַבְדֶֽךָּ
Yahve'ye feryat ettiler ve dediler ki: 'Günah işledik, çünkü Yahve'yi bıraktık, Baallara ve Aştoretlere kulluk ettik; şimdi bizi düşmanlarımızın elinden kurtar ve sana kulluk edelim.'
Nehemya 6:1
·
Tevrat
וַיְהִ֣י כַאֲשֶׁ֣ר נִשְׁמַ֣ע לְסַנְבַלַּ֣ט וְ֠טוֹבִיָּה וּלְגֶ֨שֶׁם הָֽעַרְבִ֜י וּלְיֶ֣תֶר אֹֽיְבֵ֗ינוּ כִּ֤י בָנִ֨יתִי֙ אֶת־הַ֣חוֹמָ֔ה וְלֹא־נ֥וֹתַר בָּ֖הּ פָּ֑רֶץ גַּ֚ם עַד־הָעֵ֣ת הַהִ֔יא דְּלָת֖וֹת לֹא־הֶעֱמַ֥דְתִּי בַשְּׁעָרִֽים
Sanballat'a, Toviya'ya, Arap Geşem'e ve düşmanlarımızın geri kalanına duvarı inşa ettiğim ve onda gedik kalmadığı işitildiği zaman, ayrıca o zamana kadar kapılarda kapıları dikmemiştim,
Ağıtlar 3:46
·
Tevrat
פָּצ֥וּ עָלֵ֛ינוּ פִּיהֶ֖ם כָּל־אֹיְבֵֽינוּ
Bütün düşmanlarımız bize karşı ağızlarını açtılar.
Örnek Ayetler (4)
Nahum 3:13
·
Tevrat
הִנֵּ֨ה עַמֵּ֤ךְ נָשִׁים֙ בְּקִרְבֵּ֔ךְ לְאֹ֣יְבַ֔יִךְ פָּת֥וֹחַ נִפְתְּח֖וּ שַׁעֲרֵ֣י אַרְצֵ֑ךְ אָכְלָ֥ה אֵ֖שׁ בְּרִיחָֽיִך
İşte senin içinde senin halkın kadınlardır; senin yerinin kapıları senin düşmanlarına açılarak açıldı, ateş senin sürgülerini yedi.
Yeşaya 62:8
·
Tevrat
נִשְׁבַּ֧ע יְהוָ֛ה בִּֽימִינ֖וֹ וּבִזְר֣וֹעַ עֻזּ֑וֹ אִם־אֶתֵּן֩ אֶת־דְּגָנֵ֨ךְ ע֤וֹד מַֽאֲכָל֙ לְאֹ֣יְבַ֔יִךְ וְאִם־יִשְׁתּ֤וּ בְנֵֽי־נֵכָר֙ תִּֽירוֹשֵׁ֔ךְ אֲשֶׁ֥ר יָגַ֖עַתְּ בּֽוֹ
Yahve sağ eliyle ve gücünün koluyla yemin etti: Eğer tahılını artık düşmanlarına yiyecek verirsem ve eğer yabancı oğulları onda emek verdiğin yeni şarabını içerlerse!
Yasa'nın Tekrarı 28:31
·
Tevrat
שׁוֹרְךָ֞ טָב֣וּחַ לְעֵינֶ֗יךָ וְלֹ֣א תֹאכַל֮ מִמֶּנּוּ֒ חֲמֹֽרְךָ֙ גָּז֣וּל מִלְּפָנֶ֔יךָ וְלֹ֥א יָשׁ֖וּב לָ֑ךְ צֹֽאנְךָ֙ נְתֻנ֣וֹת לְאֹיְבֶ֔יךָ וְאֵ֥ין לְךָ֖ מוֹשִֽׁיעַ
Sığırın gözlerinin önünde kesilmiş olacak ama ondan yemeyeceksin; eşeğin önünden gasp edilmiş olacak ve sana dönmeyecektir; koyunların düşmanlarına verilmiş olacak ve senin için kurtaran olmayacaktır.
Yasa'nın Tekrarı 28:68
·
Tevrat
וֶֽהֱשִֽׁיבְךָ֨ יְהוָ֥ה מִצְרַיִם֮ בָּאֳנִיּוֹת֒ בַּדֶּ֨רֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר אָמַ֣רְתִּֽי לְךָ֔ לֹא־תֹסִ֥יף ע֖וֹד לִרְאֹתָ֑הּ וְהִתְמַכַּרְתֶּ֨ם שָׁ֧ם לְאֹיְבֶ֛יךָ לַעֲבָדִ֥ים וְלִשְׁפָח֖וֹת וְאֵ֥ין קֹנֶֽה
Ve Yahve seni, sana 'Onu bir daha görmeyi tekrar etmeyeceksin' dediğim yolda gemilerle Mısır'a geri getirecek; ve orada düşmanlarına kullar ve hizmetçiler olarak satılacaksınız ve satın alan yok.