346
Kullanım
4
Lemma
51
Türev
57
Anlam
4 lemma, 51 türev form
Örnek Ayetler (4)
Yeremya 44:30
·
Tevrat
כֹּ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֗ה הִנְנִ֣י נֹ֠תֵן אֶת־פַּרְעֹ֨ה חָפְרַ֤ע מֶֽלֶךְ־מִצְרַ֨יִם֙ בְּיַ֣ד אֹֽיְבָ֔יו וּבְיַ֖ד מְבַקְשֵׁ֣י נַפְשׁ֑וֹ כַּאֲשֶׁ֨ר נָתַ֜תִּי אֶת־צִדְקִיָּ֣הוּ מֶֽלֶךְ־יְהוּדָ֗ה בְּיַ֨ד נְבוּכַדְרֶאצַּ֧ר מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֛ל אֹיְב֖וֹ וּמְבַקֵּ֥שׁ נַפְשֽׁוֹ
Yahve şöyle dedi: İşte ben Mısır kralı Firavun Hofra'yı düşmanlarının eline ve canını arayanların eline veriyorum; tıpkı Yahuda kralı Sidkiya'yı düşmanı ve canını arayan Babil kralı Nebukadretsar'ın eline verdiğim gibi.
1. Samuel 24:20
·
Tevrat
וְכִֽי־יִמְצָ֥א אִישׁ֙ אֶת־אֹ֣יְב֔וֹ וְשִׁלְּח֖וֹ בְּדֶ֣רֶךְ טוֹבָ֑ה וַֽיהוָה֙ יְשַׁלֶּמְךָ֣ טוֹבָ֔ה תַּ֚חַת הַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה אֲשֶׁ֥ר עָשִׂ֖יתָה לִֽי
Çünkü bir adam düşmanını bulduğunda, onu iyi bir yola gönderir mi? Ve bugün bana yaptığın şeye karşılık Yahve sana iyilikle ödesin.
1. Krallar 8:37
·
Tevrat
רָעָ֞ב כִּֽי־יִהְיֶ֣ה בָאָ֗רֶץ דֶּ֣בֶר כִּֽי־יִ֠הְיֶה שִׁדָּפ֨וֹן יֵרָק֜וֹן אַרְבֶּ֤ה חָסִיל֙ כִּ֣י יִהְיֶ֔ה כִּ֧י יָֽצַר־ל֛וֹ אֹיְב֖וֹ בְּאֶ֣רֶץ שְׁעָרָ֑יו כָּל־נֶ֖גַע כָּֽל־מַחֲלָֽה
Yerde kıtlık olduğunda, salgın hastalık olduğunda, samyeli, küf, çekirge, tırtıl olduğunda, düşmanı kapılarının diyarında onu kuşattığında, her yara, her hastalık olduğunda;
1. Krallar 8:44
·
Tevrat
כִּי־יֵצֵ֨א עַמְּךָ֤ לַמִּלְחָמָה֙ עַל־אֹ֣יְב֔וֹ בַּדֶּ֖רֶךְ אֲשֶׁ֣ר תִּשְׁלָחֵ֑ם וְהִתְפַּֽלְל֣וּ אֶל־יְהוָ֗ה דֶּ֤רֶךְ הָעִיר֙ אֲשֶׁ֣ר בָּחַ֣רְתָּ בָּ֔הּ וְהַבַּ֖יִת אֲשֶׁר־בָּנִ֥תִי לִשְׁמֶֽךָ
Halkın onları göndereceğin yolda düşmanına karşı savaşa çıktığında, ve seçtiğin şehrin yoluna doğru ve adına inşa ettiğim eve doğru Yahve'ye dua ederlerse;
Örnek Ayetler (4)
Hezekiel 36:2
·
Tevrat
כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה יַ֣עַן אָמַ֧ר הָאוֹיֵ֛ב עֲלֵיכֶ֖ם הֶאָ֑ח וּבָמ֣וֹת עוֹלָ֔ם לְמֽוֹרָשָׁ֖ה הָ֥יְתָה לָּֽנוּ
Efendi Yahve şöyle dedi: Düşman sizin için, 'Aha! Eski yüksek yerler bize miras oldu' dediği için,
1. Krallar 8:46
·
Tevrat
כִּ֣י יֶֽחֶטְאוּ־לָ֗ךְ כִּ֣י אֵ֤ין אָדָם֙ אֲשֶׁ֣ר לֹא־יֶחֱטָ֔א וְאָנַפְתָּ֣ בָ֔ם וּנְתַתָּ֖ם לִפְנֵ֣י אוֹיֵ֑ב וְשָׁב֤וּם שֹֽׁבֵיהֶם֙ אֶל־אֶ֣רֶץ הָאוֹיֵ֔ב רְחוֹקָ֖ה א֥וֹ קְרוֹבָֽה
Sana günah işlerlerse, çünkü günah işlemeyen insan yoktur, ve onlara öfkelenirsen ve onları düşman önüne verirsen ve onları esir alanlar onları uzak veya yakın düşman diyarına esir alırlarsa;
Mezmurlar 9:7
·
Tevrat
הָֽאוֹיֵ֨ב תַּ֥מּוּ חֳרָב֗וֹת לָ֫נֶ֥צַח וְעָרִ֥ים נָתַ֑שְׁתָּ אָבַ֖ד זִכְרָ֣ם הֵֽמָּה
Düşman sonsuza dek yıkıntılarla tükendi ve şehirleri kökünden söktün; onların anısı yok oldu.
2. Tarihler 26:13
·
Tevrat
וְעַל־יָדָם֩ חֵ֨יל צָבָ֜א שְׁלֹ֧שׁ מֵא֣וֹת אֶ֗לֶף וְשִׁבְעַ֤ת אֲלָפִים֙ וַחֲמֵ֣שׁ מֵא֔וֹת עוֹשֵׂ֥י מִלְחָמָ֖ה בְּכֹ֣חַ חָ֑יִל לַעְזֹ֥ר לַמֶּ֖לֶךְ עַל־הָאוֹיֵֽב
Ve onların elinin altında, düşmana karşı krala yardım etmek için güç kuvvetiyle savaş yapan üç yüz yedi bin beş yüzlük ordu gücü vardı.
Örnek Ayetler (4)
Hakimler 16:23
·
Tevrat
וְסַרְנֵ֣י פְלִשְׁתִּ֗ים נֶֽאֱסְפוּ֙ לִזְבֹּ֧חַ זֶֽבַח־גָּד֛וֹל לְדָג֥וֹן אֱלֹהֵיהֶ֖ם וּלְשִׂמְחָ֑ה וַיֹּ֣אמְר֔וּ נָתַ֤ן אֱלֹהֵ֨ינוּ֙ בְּיָדֵ֔נוּ אֵ֖ת שִׁמְשׁ֥וֹן אוֹיְבֵֽינוּ
Filistlilerin beyleri ilahları Dagon'a büyük bir kurban kesmek ve sevinmek için toplandılar; ve dediler: 'İlahımız düşmanımız Şimşon'u elimize verdi.'
Nehemya 4:9
·
Tevrat
וַיְהִ֞י כַּֽאֲשֶׁר־שָׁמְע֤וּ אוֹיְבֵ֨ינוּ֙ כִּי־נ֣וֹדַֽע לָ֔נוּ וַיָּ֥פֶר הָאֱלֹהִ֖ים אֶת־עֲצָתָ֑ם וַנָּ֤שָׁב כֻּלָּ֨נוּ֙ אֶל־הַ֣חוֹמָ֔ה אִ֖ישׁ אֶל־מְלַאכְתּֽוֹ
Düşmanlarımız bize bilindiğini duyduklarında, Tanrı da onların öğüdünü bozdu; ve hepimiz duvara, her adam işine döndük.
Nehemya 5:9
·
Tevrat
וָאוֹמַ֕ר לֹא־ט֥וֹב הַדָּבָ֖ר אֲשֶׁר־אַתֶּ֣ם עֹשִׂ֑ים הֲל֞וֹא בְּיִרְאַ֤ת אֱלֹהֵ֨ינוּ֙ תֵּלֵ֔כוּ מֵחֶרְפַּ֖ת הַגּוֹיִ֥ם אוֹיְבֵֽינוּ
Sonra dedim: 'Sizin yaptığınız şey iyi değil; düşmanlarımız olan ulusların utancından dolayı Tanrımızın korkusunda yürümeniz gerekmez mi?'
Nehemya 6:16
·
Tevrat
וַיְהִ֗י כַּאֲשֶׁ֤ר שָֽׁמְעוּ֙ כָּל־א֣וֹיְבֵ֔ינוּ וַיִּֽרְא֗וּ כָּל־הַגּוֹיִם֙ אֲשֶׁ֣ר סְבִֽיבֹתֵ֔ינוּ וַיִּפְּל֥וּ מְאֹ֖ד בְּעֵינֵיהֶ֑ם וַיֵּ֣דְע֔וּ כִּ֚י מֵאֵ֣ת אֱלֹהֵ֔ינוּ נֶעֶשְׂתָ֖ה הַמְּלָאכָ֥ה הַזֹּֽאת
Bütün düşmanlarımız işittikleri zaman, çevremizdeki bütün uluslar gördüler ve kendi gözlerinde çok düştüler; ve bu işin Tanrımız tarafından yapıldığını bildiler.
Örnek Ayetler (4)
Yeşaya 63:10
·
Tevrat
וְהֵ֛מָּה מָר֥וּ וְעִצְּב֖וּ אֶת־ר֣וּחַ קָדְשׁ֑וֹ וַיֵּהָפֵ֥ךְ לָהֶ֛ם לְאוֹיֵ֖ב ה֥וּא נִלְחַם־בָּֽם
Ama onlar isyan ettiler ve onun kutsal ruhunu incittiler; böylece onlara düşmana dönüştü, o onlara karşı savaştı.
Mika 2:8
·
Tevrat
וְאֶתְמ֗וּל עַמִּי֙ לְאוֹיֵ֣ב יְקוֹמֵ֔ם מִמּ֣וּל שַׂלְמָ֔ה אֶ֖דֶר תַּפְשִׁט֑וּן מֵעֹבְרִ֣ים בֶּ֔טַח שׁוּבֵ֖י מִלְחָמָֽה
Ve dün halkım düşman olarak kalkıyor; savaştan dönenlerden, güvenle geçenlerden giysinin karşısından kaftanı soyuyorsunuz.
Eyüp 13:24
·
Tevrat
לָֽמָּה־פָנֶ֥יךָ תַסְתִּ֑יר וְתַחְשְׁבֵ֖נִי לְאוֹיֵ֣ב לָֽךְ
Neden yüzünü gizliyorsun ve beni sana düşman sayıyorsun?
Eyüp 33:10
·
Tevrat
הֵ֣ן תְּ֭נוּאוֹת עָלַ֣י יִמְצָ֑א יַחְשְׁבֵ֖נִי לְאוֹיֵ֣ב לֽוֹ
İşte bana karşı fırsatlar buluyor, beni kendisine düşman sayıyor.
Örnek Ayetler (3)
1. Samuel 26:8
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֲבִישַׁי֙ אֶל־דָּוִ֔ד סִגַּ֨ר אֱלֹהִ֥ים הַיּ֛וֹם אֶת־אוֹיִבְךָ֖ בְּיָדֶ֑ךָ וְעַתָּה֩ אַכֶּ֨נּוּ נָ֜א בַּחֲנִ֤ית וּבָאָ֨רֶץ֙ פַּ֣עַם אַחַ֔ת וְלֹ֥א אֶשְׁנֶ֖ה לֽוֹ
Avişay Davut'a dedi: 'Tanrı bugün düşmanını eline teslim etti. Ve şimdi lütfen onu mızrakla yere bir defa vurayım ve ona tekrarlamayacağım.'
1. Tarihler 21:12
·
Tevrat
אִם־שָׁל֨וֹשׁ שָׁנִ֜ים רָעָ֗ב וְאִם־שְׁלֹשָׁ֨ה חֳדָשִׁ֜ים נִסְפֶּ֥ה מִפְּנֵי־צָרֶיךָ֮ וְחֶ֣רֶב אוֹיְבֶ֣ךָ לְמַשֶּׂגֶת֒ וְאִם־שְׁלֹ֣שֶׁת יָ֠מִים חֶ֣רֶב יְהוָ֤ה וְדֶ֨בֶר֙ בָּאָ֔רֶץ וּמַלְאַ֣ךְ יְהוָ֔ה מַשְׁחִ֖ית בְּכָל־גְּב֣וּל יִשְׂרָאֵ֑ל וְעַתָּ֣ה רְאֵ֔ה מָֽה־אָשִׁ֥יב אֶת־שֹׁלְחִ֖י דָּבָֽר
Ya üç yıl kıtlık; ya düşmanlarının kılıcı sana yetişirken düşmanlarının önünde yok olacağın üç ay; ya da Yahve'nin kılıcı ve yerde salgın hastalık, Yahve'nin habercisi İsrail'in bütün sınırında yok ederken üç gün. Şimdi gör, beni gönderene ne söz döndüreyim.
Süleyman'ın Özdeyişleri 24:17
·
Tevrat
בִּנְפֹ֣ל אֽ֭וֹיִבְךָ אַל־תִּשְׂמָ֑ח וּ֝בִכָּשְׁל֗וֹ אַל־יָגֵ֥ל לִבֶּֽךָ
Düşmanın düştüğünde sevinme ve o tökezlediğinde kalbin coşmasın.
Örnek Ayetler (3)
Nahum 1:2
·
Tevrat
אֵ֣ל קַנּ֤וֹא וְנֹקֵם֙ יְהוָ֔ה נֹקֵ֥ם יְהוָ֖ה וּבַ֣עַל חֵמָ֑ה נֹקֵ֤ם יְהוָה֙ לְצָרָ֔יו וְנוֹטֵ֥ר ה֖וּא לְאֹיְבָֽיו
Yahve kıskanç ve öç alan Tanrı'dır; Yahve öç alandır ve öfke sahibidir; Yahve hasımlarından öç alandır ve düşmanlarına karşı öfke saklayandır.
Yeşaya 59:18
·
Tevrat
כְּעַ֤ל גְּמֻלוֹת֙ כְּעַ֣ל יְשַׁלֵּ֔ם חֵמָ֣ה לְצָרָ֔יו גְּמ֖וּל לְאֹֽיְבָ֑יו לָאִיִּ֖ים גְּמ֥וּל יְשַׁלֵּֽם
Eylemlere göre, öyle ödeyecek: hasımlarına öfke, düşmanlarına karşılık; adalara karşılık ödeyecek.
Yeşaya 66:6
·
Tevrat
ק֤וֹל שָׁאוֹן֙ מֵעִ֔יר ק֖וֹל מֵֽהֵיכָ֑ל ק֣וֹל יְהוָ֔ה מְשַׁלֵּ֥ם גְּמ֖וּל לְאֹיְבָֽיו
Şehirden gürültü sesi, tapınaktan ses, düşmanlarına karşılık ödeyen Yahve'nin sesi!
Örnek Ayetler (2)
Nahum 1:8
·
Tevrat
וּבְשֶׁ֣טֶף עֹבֵ֔ר כָּלָ֖ה יַעֲשֶׂ֣ה מְקוֹמָ֑הּ וְאֹיְבָ֖יו יְרַדֶּף־חֹֽשֶׁךְ
Ve geçen bir taşkınla onun yerinin tam bir sonunu yapacak; ve düşmanlarını karanlık kovalayacak.
Mezmurlar 72:9
·
Tevrat
לְ֭פָנָיו יִכְרְע֣וּ צִיִּ֑ים וְ֝אֹיְבָ֗יו עָפָ֥ר יְלַחֵֽכוּ
Onun önünde çöl sakinleri diz çökecekler; ve düşmanları tozu yalayacaklar.
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 18:25
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר שָׁא֜וּל כֹּֽה־תֹאמְר֣וּ לְדָוִ֗ד אֵֽין־חֵ֤פֶץ לַמֶּ֨לֶךְ֙ בְּמֹ֔הַר כִּ֗י בְּמֵאָה֙ עָרְל֣וֹת פְּלִשְׁתִּ֔ים לְהִנָּקֵ֖ם בְּאֹיְבֵ֣י הַמֶּ֑לֶךְ וְשָׁא֣וּל חָשַׁ֔ב לְהַפִּ֥יל אֶת־דָּוִ֖ד בְּיַד־פְּלִשְׁתִּֽים
Saul dedi: 'Davut'a şöyle diyeceksiniz: Kralın çeyizde isteği yoktur, ancak kralın düşmanlarından öç almak için yüz Filistli sünnet derisinde.' Fakat Saul Davut'u Filistlilerin eline düşürmeyi düşündü.
1. Samuel 29:8
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר דָּוִ֜ד אֶל־אָכִ֗ישׁ כִּ֣י מֶ֤ה עָשִׂ֨יתִי֙ וּמַה־מָּצָ֣אתָ בְעַבְדְּךָ֔ מִיּוֹם֙ אֲשֶׁ֣ר הָיִ֣יתִי לְפָנֶ֔יךָ עַ֖ד הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה כִּ֣י לֹ֤א אָבוֹא֙ וְנִלְחַ֔מְתִּי בְּאֹיְבֵ֖י אֲדֹנִ֥י הַמֶּֽלֶךְ
Davut Akiş'e dedi: 'Ama ne yaptım ve önünde olduğum günden bu güne kadar kulunda ne buldun ki, efendim kralın düşmanlarıyla savaşmaya gelmeyeyim?'
Örnek Ayetler (2)
Nahum 3:11
·
Tevrat
גַּם־אַ֣תְּ תִּשְׁכְּרִ֔י תְּהִ֖י נַֽעֲלָמָ֑ה גַּם־אַ֛תְּ תְּבַקְשִׁ֥י מָע֖וֹז מֵאוֹיֵֽב
Sen de sarhoş olacaksın, gizlenmiş olacaksın; sen de düşmandan sığınak arayacaksın.
Ezra 8:22
·
Tevrat
כִּ֣י בֹ֗שְׁתִּי לִשְׁא֤וֹל מִן־הַמֶּ֨לֶךְ֙ חַ֣יִל וּפָרָשִׁ֔ים לְעָזְרֵ֥נוּ מֵאוֹיֵ֖ב בַּדָּ֑רֶךְ כִּֽי־אָמַ֨רְנוּ לַמֶּ֜לֶךְ לֵאמֹ֗ר יַד־אֱלֹהֵ֤ינוּ עַל־כָּל־מְבַקְשָׁיו֙ לְטוֹבָ֔ה וְעֻזּ֣וֹ וְאַפּ֔וֹ עַ֖ל כָּל־עֹזְבָֽיו
Çünkü yolda düşmandan bize yardım etmeleri için kraldan ordu ve atlılar istemeye utandım; çünkü krala şöyle demiştik: 'Tanrımızın eli, O'nu arayan herkesin üzerinde iyilik içindir, ve O'nun gücü ve öfkesi O'nu bırakan herkesin üzerindedir.'
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 12:7
·
Tevrat
עָזַ֨בְתִּי֙ אֶת־בֵּיתִ֔י נָטַ֖שְׁתִּי אֶת־נַחֲלָתִ֑י נָתַ֛תִּי אֶת־יְדִד֥וּת נַפְשִׁ֖י בְּכַ֥ף אֹיְבֶֽיהָ
Evimi bıraktım, mirasımı terk ettim; canımın sevgilisini düşmanlarının avucuna verdim.
Ağıtlar 1:5
·
Tevrat
הָי֨וּ צָרֶ֤יהָ לְרֹאשׁ֙ אֹיְבֶ֣יהָ שָׁל֔וּ כִּֽי־יְהוָ֥ה הוֹגָ֖הּ עַ֣ל רֹב־פְּשָׁעֶ֑יהָ עוֹלָלֶ֛יהָ הָלְכ֥וּ שְׁבִ֖י לִפְנֵי־צָֽר
Onu sıkıştıranlar baş oldular, düşmanları rahat ettiler; çünkü Yahve isyanlarının çokluğu yüzünden ona acı verdi; çocukları sıkıştıranın önünde esarete gittiler.
Örnek Ayetler (2)
Ağıtlar 2:4
·
Tevrat
דָּרַ֨ךְ קַשְׁתּ֜וֹ כְּאוֹיֵ֗ב נִצָּ֤ב יְמִינוֹ֙ כְּצָ֔ר וַֽיַּהֲרֹ֔ג כֹּ֖ל מַחֲמַדֵּי־עָ֑יִן בְּאֹ֨הֶל֙ בַּת־צִיּ֔וֹן שָׁפַ֥ךְ כָּאֵ֖שׁ חֲמָתֽוֹ
Yayını düşman gibi gerdi, sağ eliyle sıkıştıran gibi durdu ve gözün tüm arzulananlarını öldürdü; Siyon kızının çadırında öfkesini ateş gibi döktü.
Ağıtlar 2:5
·
Tevrat
הָיָ֨ה אֲדֹנָ֤י כְּאוֹיֵב֙ בִּלַּ֣ע יִשְׂרָאֵ֔ל בִּלַּע֙ כָּל־אַרְמְנוֹתֶ֔יהָ שִׁחֵ֖ת מִבְצָרָ֑יו וַיֶּ֨רֶב֙ בְּבַת־יְהוּדָ֔ה תַּאֲנִיָּ֖ה וַאֲנִיָּֽה
Efendi düşman gibi oldu, İsrail'i yuttu; tüm saraylarını yuttu, kalelerini yok etti; ve Yahuda kızında inlemeyi ve sızlanmayı çoğalttı.
Örnek Ayetler (2)
Ester 7:6
·
Tevrat
וַתֹּ֣אמֶר־אֶסְתֵּ֔ר אִ֚ישׁ צַ֣ר וְאוֹיֵ֔ב הָמָ֥ן הָרָ֖ע הַזֶּ֑ה וְהָמָ֣ן נִבְעַ֔ת מִלִּפְנֵ֥י הַמֶּ֖לֶךְ וְהַמַּלְכָּֽה
Ester dedi: 'Düşman ve hasım adam, bu kötü Haman'dır.' Haman kralın ve kraliçenin önünde dehşete düştü.
Ağıtlar 4:12
·
Tevrat
לֹ֤א הֶאֱמִ֨ינוּ֙ מַלְכֵי־אֶ֔רֶץ כֹּ֖ל יֹשְׁבֵ֣י תֵבֵ֑ל כִּ֤י יָבֹא֙ צַ֣ר וְאוֹיֵ֔ב בְּשַׁעֲרֵ֖י יְרוּשָׁלִָֽם
Yerin kralları, dünyanın bütün oturanları, Yeruşalim'in kapılarına düşman ve hasım gireceğine inanmadılar.
Örnek Ayetler (2)
Mika 7:8
·
Tevrat
אַֽל־תִּשְׂמְחִ֤י אֹיַ֨בְתִּי֙ לִ֔י כִּ֥י נָפַ֖לְתִּי קָ֑מְתִּי כִּֽי־אֵשֵׁ֣ב בַּחֹ֔שֶׁךְ יְהוָ֖ה א֥וֹר לִֽי
Bana karşı sevinme ey düşmanım; çünkü düştüm, kalkacağım; çünkü karanlıkta otursam da Yahve bana ışıktır.
Mika 7:10
·
Tevrat
וְתֵרֶ֤א אֹיַ֨בְתִּי֙ וּתְכַסֶּ֣הָ בוּשָׁ֔ה הָאֹמְרָ֣ה אֵלַ֔י אַיּ֖וֹ יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֑יִךְ עֵינַי֙ תִּרְאֶ֣ינָּה בָּ֔הּ עַתָּ֛ה תִּֽהְיֶ֥ה לְמִרְמָ֖ס כְּטִ֥יט חוּצֽוֹת
Ve düşmanım görecek ve utanç onu örtecek; bana, 'Tanrın Yahve nerede?' diyen kişiyi; gözlerim ona bakacak, şimdi sokakların çamuru gibi çiğnenecek.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 80:7
·
Tevrat
תְּשִׂימֵ֣נוּ מָ֭דוֹן לִשְׁכֵנֵ֑ינוּ וְ֝אֹיְבֵ֗ינוּ יִלְעֲגוּ־לָֽמוֹ
Bizi komşularımıza çekişme konusu yapıyorsun ve düşmanlarımız kendi aralarında alay ediyorlar.
Yasa'nın Tekrarı 32:31
·
Tevrat
כִּ֛י לֹ֥א כְצוּרֵ֖נוּ צוּרָ֑ם וְאֹיְבֵ֖ינוּ פְּלִילִֽים
Çünkü onların kayası kayamız gibi değildir ve düşmanlarımız yargıçlardır.
Örnek Ayetler (2)
2. Tarihler 20:27
·
Tevrat
וַ֠יָּשֻׁבוּ כָּל־אִ֨ישׁ יְהוּדָ֤ה וִֽירוּשָׁלִַ֨ם֙ וִֽיהוֹשָׁפָ֣ט בְּרֹאשָׁ֔ם לָשׁ֥וּב אֶל־יְרוּשָׁלִַ֖ם בְּשִׂמְחָ֑ה כִּֽי־שִׂמְּחָ֥ם יְהוָ֖ה מֵֽאוֹיְבֵיהֶֽם
Ve Yahuda ve Yeruşalim'in her adamı ve başlarında Yehoşafat, sevinçle Yeruşalim'e dönmek için döndüler; çünkü Yahve onları düşmanlarından dolayı sevindirdi.
Ester 9:22
·
Tevrat
כַּיָּמִ֗ים אֲשֶׁר־נָ֨חוּ בָהֶ֤ם הַיְּהוּדִים֙ מֵא֣וֹיְבֵיהֶ֔ם וְהַחֹ֗דֶשׁ אֲשֶׁר֩ נֶהְפַּ֨ךְ לָהֶ֤ם מִיָּגוֹן֙ לְשִׂמְחָ֔ה וּמֵאֵ֖בֶל לְי֣וֹם ט֑וֹב לַעֲשׂ֣וֹת אוֹתָ֗ם יְמֵי֙ מִשְׁתֶּ֣ה וְשִׂמְחָ֔ה וּמִשְׁל֤וֹחַ מָנוֹת֙ אִ֣ישׁ לְרֵעֵ֔הוּ וּמַתָּנ֖וֹת לָֽאֶבְיוֹנִֽים
Yahudilerin düşmanlarından rahatladıkları günler gibi, ve onlara kederden sevince ve yastan iyi güne dönen ay gibi; onları ziyafet ve sevinç günleri, her adamın arkadaşına paylar ve yoksullara hediyeler gönderme günleri yapmak için.
Örnek Ayetler (2)
Ester 8:13
·
Tevrat
פַּתְשֶׁ֣גֶן הַכְּתָ֗ב לְהִנָּ֤תֵֽן דָּת֙ בְּכָל־מְדִינָ֣ה וּמְדִינָ֔ה גָּל֖וּי לְכָל־הָעַמִּ֑ים וְלִהְי֨וֹת הַיְּהוּדִ֤ים עֲתִידִים֙ לַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה לְהִנָּקֵ֖ם מֵאֹיְבֵיהֶֽם
Yazının kopyası her eyalette yasa olarak verilecek, tüm halklara açıklanacak ve Yahudiler o gün düşmanlarından öç almak için hazır olacaklardı.
Ester 9:16
·
Tevrat
וּשְׁאָ֣ר הַיְּהוּדִ֡ים אֲשֶׁר֩ בִּמְדִינ֨וֹת הַמֶּ֜לֶךְ נִקְהֲל֣וּ וְעָמֹ֣ד עַל־נַפְשָׁ֗ם וְנ֨וֹחַ֙ מֵאֹ֣יְבֵיהֶ֔ם וְהָרֹג֙ בְּשֹׂ֣נְאֵיהֶ֔ם חֲמִשָּׁ֥ה וְשִׁבְעִ֖ים אָ֑לֶף וּבַ֨בִּזָּ֔ה לֹ֥א שָֽׁלְח֖וּ אֶת־יָדָֽם
Kralın eyaletlerinde olan geri kalan Yahudiler toplandılar ve canları üzerine durdular ve düşmanlarından rahatladılar, onlardan nefret edenlerden yetmiş beş bin kişi öldürdüler; ama yağmaya ellerini uzatmadılar.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 6:25
·
Tevrat
אַל־תֵּֽצְאוּ֙ הַשָּׂדֶ֔ה וּבַדֶּ֖רֶךְ אַל־תֵּלֵ֑כוּ כִּ֚י חֶ֣רֶב לְאֹיֵ֔ב מָג֖וֹר מִסָּבִֽיב
Tarlaya çıkmayın ve yolda yürümeyin; çünkü düşmanın kılıcı, çevrede dehşet vardır.
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 11:36
·
Tevrat
וַתֹּ֣אמֶר אֵלָ֗יו אָבִי֙ פָּצִ֤יתָה אֶת־פִּ֨יךָ֙ אֶל־יְהוָ֔ה עֲשֵׂ֣ה לִ֔י כַּאֲשֶׁ֖ר יָצָ֣א מִפִּ֑יךָ אַחֲרֵ֡י אֲשֶׁ֣ר עָשָׂה֩ לְךָ֙ יְהוָ֧ה נְקָמ֛וֹת מֵאֹיְבֶ֖יךָ מִבְּנֵ֥י עַמּֽוֹן
Ve ona dedi: 'Babam, Yahve'ye ağzını açtın; Yahve düşmanlarından, Ammon oğullarından senin için öç aldıktan sonra, ağzından çıkan gibi bana yap.'
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 1:24
·
Tevrat
לָכֵ֗ן נְאֻ֤ם הָֽאָדוֹן֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת אֲבִ֖יר יִשְׂרָאֵ֑ל ה֚וֹי אֶנָּחֵ֣ם מִצָּרַ֔י וְאִנָּקְמָ֖ה מֵאוֹיְבָֽי
Bu yüzden Ordular Efendisi Yahve'nin, İsrail'in Güçlüsü'nün bildirisidir: 'Vay! Hasımlarımdan rahatlayacağım ve düşmanlarımdan öç alacağım.'
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 15:11
·
Tevrat
אָמַ֣ר יְהוָ֔ה אִם־לֹ֥א שֵֽׁרִיתִ֖יךָ לְט֑וֹב אִם־ל֣וֹא הִפְגַּ֣עְתִּֽי בְךָ֗ בְּעֵ֥ת־רָעָ֛ה וּבְעֵ֥ת צָרָ֖ה אֶת־הָאֹיֵֽב
Yahve dedi: 'Seni iyilik için serbest bırakmadım mı? Kötülük zamanında ve sıkıntı zamanında düşmanı sana yalvartmadım mı?'