1180
Kullanım
16
Lemma
96
Türev
106
Anlam
16 lemma, 96 türev form
Örnek Ayetler (1)
Vaiz 4:16
·
Tevrat
אֵֽין־קֵ֣ץ לְכָל־הָעָ֗ם לְכֹ֤ל אֲשֶׁר־הָיָה֙ לִפְנֵיהֶ֔ם גַּ֥ם הָאַחֲרוֹנִ֖ים לֹ֣א יִשְׂמְחוּ־ב֑וֹ כִּֽי־גַם־זֶ֥ה הֶ֖בֶל וְרַעְי֥וֹן רֽוּחַ
Bütün halkın, onlardan önce olanların hepsinin sonu yoktur; ayrıca sonrakiler de onunla sevinmeyecekler; çünkü bu da boştur ve rüzgarı gütmektir.
Örnek Ayetler (1)
Vaiz 1:11
·
Tevrat
אֵ֥ין זִכְר֖וֹן לָרִאשֹׁנִ֑ים וְגַ֨ם לָאַחֲרֹנִ֜ים שֶׁיִּהְי֗וּ לֹֽא־יִהְיֶ֤ה לָהֶם֙ זִכָּר֔וֹן עִ֥ם שֶׁיִּהְי֖וּ לָאַחֲרֹנָֽה
Öncekilerin hatırası yok; ve olacak sonrakilerin de, en sonda olacaklar ile hatırası olmayacak.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 11:29
·
Tevrat
לַמּוֹעֵ֥ד יָשׁ֖וּב וּבָ֣א בַנֶּ֑גֶב וְלֹֽא־תִהְיֶ֥ה כָרִאשֹׁנָ֖ה וְכָאַחֲרֹנָֽה
Belirlenen zamanda dönecek ve Güneye gelecek; ama birincisi gibi ve sonuncusu gibi olmayacak.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 2:26
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֨א אַבְנֵ֜ר אֶל־יוֹאָ֗ב וַיֹּ֨אמֶר֙ הֲלָנֶ֨צַח֙ תֹּ֣אכַל חֶ֔רֶב הֲל֣וֹא יָדַ֔עְתָּה כִּֽי־מָרָ֥ה תִהְיֶ֖ה בָּאַחֲרוֹנָ֑ה וְעַד־מָתַי֙ לֹֽא־תֹאמַ֣ר לָעָ֔ם לָשׁ֖וּב מֵאַחֲרֵ֥י אֲחֵיהֶֽם
Avner Yoav'a seslendi ve dedi: 'Kılıç sonsuza dek mi yiyecek? Sonunda acı olacağını bilmiyor musun? Halka kardeşlerinin ardından dönmelerini ne zamana kadar söylemeyeceksin?'
Örnek Ayetler (5 / 7)
Yeşaya 46:13
·
Tevrat
קֵרַ֤בְתִּי צִדְקָתִי֙ לֹ֣א תִרְחָ֔ק וּתְשׁוּעָתִ֖י לֹ֣א תְאַחֵ֑ר וְנָתַתִּ֤י בְצִיּוֹן֙ תְּשׁוּעָ֔ה לְיִשְׂרָאֵ֖ל תִּפְאַרְתִּֽי
Doğruluğumu yaklaştırdım, uzaklaşmaz ve kurtuluşum gecikmez; ve Siyon'da kurtuluş, İsrail'e görkemimi vereceğim.
Mezmurlar 40:18
·
Tevrat
וַאֲנִ֤י עָנִ֣י וְאֶבְיוֹן֮ אֲדֹנָ֪י יַחֲשָׁ֫ב לִ֥י עֶזְרָתִ֣י וּמְפַלְטִ֣י אַ֑תָּה אֱ֝לֹהַ֗י אַל־תְּאַחַֽר
Ve ben düşkünüm ve yoksulum; Efendi beni düşünür. Yardımcım ve kurtarıcım sensin; Tanrım, gecikme.
Mezmurlar 70:6
·
Tevrat
וַאֲנִ֤י עָנִ֣י וְאֶבְיוֹן֮ אֱלֹהִ֪ים חֽוּשָׁ֫ה־לִּ֥י עֶזְרִ֣י וּמְפַלְטִ֣י אַ֑תָּה יְ֝הוָ֗ה אַל־תְּאַחַֽר
Ve ben mazlumum ve yoksulum; ey Tanrı, bana acele et; yardımcım ve kurtarıcım sensin; Yahve, gecikme.
Daniel 9:19
·
Tevrat
אֲדֹנָ֤י שְׁמָ֨עָה֙ אֲדֹנָ֣י סְלָ֔חָה אֲדֹנָ֛י הַֽקֲשִׁ֥יבָה וַעֲשֵׂ֖ה אַל־תְּאַחַ֑ר לְמַֽעֲנְךָ֣ אֱלֹהַ֔י כִּֽי־שִׁמְךָ֣ נִקְרָ֔א עַל־עִירְךָ֖ וְעַל־עַמֶּֽךָ
Efendi, dinle; Efendi, bağışla; Efendi, dikkat et ve yap; gecikme, senin uğruna Tanrım; çünkü senin adın şehrinin üzerine ve halkının üzerine çağrılır.
Vaiz 5:3
·
Tevrat
כַּאֲשֶׁר֩ תִּדֹּ֨ר נֶ֜דֶר לֵֽאלֹהִ֗ים אַל־תְּאַחֵר֙ לְשַׁלְּמ֔וֹ כִּ֛י אֵ֥ין חֵ֖פֶץ בַּכְּסִילִ֑ים אֵ֥ת אֲשֶׁר־תִּדֹּ֖ר שַׁלֵּֽם
Tanrı'ya bir adak adadığında, onu ödemekte gecikme; çünkü akılsızlardan hoşnutluk yoktur; adadığın şeyi öde.
Örnek Ayetler (2)
Habakkuk 2:3
·
Tevrat
כִּ֣י ע֤וֹד חָזוֹן֙ לַמּוֹעֵ֔ד וְיָפֵ֥חַ לַקֵּ֖ץ וְלֹ֣א יְכַזֵּ֑ב אִם־יִתְמַהְמָהּ֙ חַכֵּה־ל֔וֹ כִּֽי־בֹ֥א יָבֹ֖א לֹ֥א יְאַחֵֽר
Çünkü görü henüz belirlenmiş zaman içindir ve sona doğru solur ve yalan söylemeyecektir; eğer gecikirse, onu bekle, çünkü kesinlikle gelecektir, gecikmeyecektir.
Yasa'nın Tekrarı 7:10
·
Tevrat
וּמְשַׁלֵּ֧ם לְשֹׂנְאָ֛יו אֶל־פָּנָ֖יו לְהַאֲבִיד֑וֹ לֹ֤א יְאַחֵר֙ לְשֹׂ֣נְא֔וֹ אֶל־פָּנָ֖יו יְשַׁלֶּם־לֽוֹ
Ve ondan nefret edenlere, onu yok etmek için yüzüne karşı karşılık verir; ondan nefret edene gecikmez, yüzüne karşı ona karşılık verir.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 5:11
·
Tevrat
ה֛וֹי מַשְׁכִּימֵ֥י בַבֹּ֖קֶר שֵׁכָ֣ר יִרְדֹּ֑פוּ מְאַחֲרֵ֣י בַנֶּ֔שֶׁף יַ֖יִן יַדְלִיקֵֽם
Vay sabah erkenden kalkıp içki kovalayanlara, alacakaranlıkta gecikip şarabın onları alevlendirdiği kimselere!
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 24:56
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵהֶם֙ אַל־תְּאַחֲר֣וּ אֹתִ֔י וַֽיהוָ֖ה הִצְלִ֣יחַ דַּרְכִּ֑י שַׁלְּח֕וּנִי וְאֵלְכָ֖ה לַֽאדֹנִֽי
Onlara dedi: 'Beni geciktirmeyin, ve Yahve yolumu başarılı kıldı; beni gönderin ve efendime gideyim.'
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 23:30
·
Tevrat
לַֽמְאַחֲרִ֥ים עַל־הַיָּ֑יִן לַ֝בָּאִ֗ים לַחְקֹ֥ר מִמְסָֽךְ
Şarabın başında oyalananlaradır, karışık şarabı aramaya gidenleredir.
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 5:28
·
Tevrat
בְּעַד֩ הַחַלּ֨וֹן נִשְׁקְפָ֧ה וַתְּיַבֵּ֛ב אֵ֥ם סִֽיסְרָ֖א בְּעַ֣ד הָֽאֶשְׁנָ֑ב מַדּ֗וּעַ בֹּשֵׁ֤שׁ רִכְבּוֹ֙ לָב֔וֹא מַדּ֣וּעַ אֶֽחֱר֔וּ פַּעֲמֵ֖י מַרְכְּבוֹתָֽיו
Sisera'nın annesi pencerenin içinden baktı ve kafesin içinden feryat etti: 'Savaş arabası gelmekte neden gecikti? Savaş arabalarının adımları neden gecikti?'
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 127:2
·
Tevrat
שָׁ֤וְא לָכֶ֨ם מַשְׁכִּ֪ימֵי ק֡וּם מְאַֽחֲרֵי־שֶׁ֗בֶת אֹ֭כְלֵי לֶ֣חֶם הָעֲצָבִ֑ים כֵּ֤ן יִתֵּ֖ן לִֽידִיד֣וֹ שֵׁנָֽא
Erken kalkmanız, geç oturmanız, acılar ekmeğini yemeniz sizin için boşunadır; böylece O, sevdiğine uyku verir.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 32:5
·
Tevrat
וַיְצַ֤ו אֹתָם֙ לֵאמֹ֔ר כֹּ֣ה תֹאמְר֔וּן לַֽאדֹנִ֖י לְעֵשָׂ֑ו כֹּ֤ה אָמַר֙ עַבְדְּךָ֣ יַעֲקֹ֔ב עִם־לָבָ֣ן גַּ֔רְתִּי וָאֵחַ֖ר עַד־עָֽתָּה
Onlara buyurarak dedi ki: "Efendim Esav'a şöyle diyeceksiniz: 'Kulun Yakup şöyle dedi: Lavan ile birlikte misafir oldum ve şimdiye kadar geciktim.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 20:5
·
Tevrat
וַיֵּ֥לֶךְ עֲמָשָׂ֖א לְהַזְעִ֣יק אֶת־יְהוּדָ֑ה וַיּ֕וֹחֶר מִן־הַמּוֹעֵ֖ד אֲשֶׁ֥ר יְעָדֽוֹ
Amasa Yahuda'yı çağırmaya gitti; ama onun belirlediği buluşma zamanından gecikti.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 34:19
·
Tevrat
וְלֹֽא־אֵחַ֤ר הַנַּ֨עַר֙ לַעֲשׂ֣וֹת הַדָּבָ֔ר כִּ֥י חָפֵ֖ץ בְּבַֽת־יַעֲקֹ֑ב וְה֣וּא נִכְבָּ֔ד מִכֹּ֖ל בֵּ֥ית אָבִֽיו
Genç şeyi yapmakta gecikmedi, çünkü Yakup'un kızına istekliydi; ve o babasının bütün evinden saygındı.
Örnek Ayetler (5 / 7)
1. Samuel 4:18
·
Tevrat
וַיְהִ֞י כְּהַזְכִּיר֣וֹ אֶת־אֲר֣וֹן הָאֱלֹהִ֗ים וַיִּפֹּ֣ל מֵֽעַל־הַ֠כִּסֵּא אֲחֹ֨רַנִּ֜ית בְּעַ֣ד יַ֣ד הַשַּׁ֗עַר וַתִּשָּׁבֵ֤ר מַפְרַקְתּוֹ֙ וַיָּמֹ֔ת כִּֽי־זָקֵ֥ן הָאִ֖ישׁ וְכָבֵ֑ד וְה֛וּא שָׁפַ֥ט אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל אַרְבָּעִ֥ים שָׁנָֽה
Tanrı'nın sandığını anar anmaz, kapı kenarındaki sandalyeden geriye düştü, boynu kırıldı ve öldü; çünkü adam yaşlı ve ağırdı. O, İsrail'i kırk yıl yargılamıştı.
2. Krallar 20:10
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ יְחִזְקִיָּ֔הוּ נָקֵ֣ל לַצֵּ֔ל לִנְט֖וֹת עֶ֣שֶׂר מַעֲל֑וֹת לֹ֣א כִ֔י יָשׁ֥וּב הַצֵּ֛ל אֲחֹרַנִּ֖ית עֶ֥שֶׂר מַעֲלֽוֹת
Ve Hizkiya dedi: 'Gölge için on basamak uzamak kolaydır; hayır, aksine gölge on basamak geriye dönsün.'
2. Krallar 20:11
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֛א יְשַׁעְיָ֥הוּ הַנָּבִ֖יא אֶל־יְהוָ֑ה וַיָּ֣שֶׁב אֶת־הַצֵּ֗ל בַּֽ֠מַּעֲלוֹת אֲשֶׁ֨ר יָרְדָ֜ה בְּמַעֲל֥וֹת אָחָ֛ז אֲחֹֽרַנִּ֖ית עֶ֥שֶׂר מַעֲלֽוֹת
Bunun üzerine peygamber Yeşaya Yahve'ye çağırdı; ve Ahaz'ın basamaklarında inmiş olan gölgeyi basamaklarda on basamak geriye döndürdü.
Yeşaya 38:8
·
Tevrat
הִנְנִ֣י מֵשִׁ֣יב אֶת־צֵ֣ל הַֽמַּעֲל֡וֹת אֲשֶׁ֣ר יָרְדָה֩ בְמַעֲל֨וֹת אָחָ֥ז בַּשֶּׁ֛מֶשׁ אֲחֹרַנִּ֖ית עֶ֣שֶׂר מַעֲל֑וֹת וַתָּ֤שָׁב הַשֶּׁ֨מֶשׁ֙ עֶ֣שֶׂר מַעֲל֔וֹת בַּֽמַּעֲל֖וֹת אֲשֶׁ֥ר יָרָֽדָה
İşte güneşte Ahaz'ın basamaklarında inen basamakların gölgesini geriye doğru on basamak döndürüyorum." Ve güneş indiği basamaklarda on basamak döndü.
1. Krallar 18:37
·
Tevrat
עֲנֵ֤נִי יְהוָה֙ עֲנֵ֔נִי וְיֵֽדְעוּ֙ הָעָ֣ם הַזֶּ֔ה כִּֽי־אַתָּ֥ה יְהוָ֖ה הָאֱלֹהִ֑ים וְאַתָּ֛ה הֲסִבֹּ֥תָ אֶת־לִבָּ֖ם אֲחֹרַנִּֽית
Bana cevap ver, ey Yahve, bana cevap ver; ve bu halk bilsin ki Sen, ey Yahve, Tanrı'sın; ve onların kalbini geriye Sen döndürdün.
Örnek Ayetler (3)
Daniel 2:39
·
Tevrat
וּבָתְרָ֗ךְ תְּק֛וּם מַלְכ֥וּ אָחֳרִ֖י אֲרַע מִנָּ֑ךְ וּמַלְכ֨וּ תְלִיתָאָ֤ה אָחֳרִי֙ דִּ֣י נְחָשָׁ֔א דִּ֥י תִשְׁלַ֖ט בְּכָל־אַרְעָֽא
Ve senden sonra senden aşağı başka bir krallık kalkacak; ve bütün yere egemen olacak tunçtan olan üçüncü başka bir krallık.
Daniel 7:5
·
Tevrat
וַאֲר֣וּ חֵיוָה֩ אָחֳרִ֨י תִנְיָנָ֜ה דָּמְיָ֣ה לְדֹ֗ב וְלִשְׂטַר־חַד֙ הֳקִמַ֔ת וּתְלָ֥ת עִלְעִ֛ין בְּפֻמַּ֖הּ בֵּ֣ין שִׁנַּ֑הּ וְכֵן֙ אָמְרִ֣ין לַ֔הּ ק֥וּמִֽי אֲכֻ֖לִי בְּשַׂ֥ר שַׂגִּֽיא
Ve işte ayıya benzeyen ikinci başka bir canlı; ve bir tarafa durdu ve ağzında dişlerinin arasında üç kaburga vardı ve ona böyle diyorlardı: 'Kalk, çok et ye.'
Daniel 7:8
·
Tevrat
מִשְׂתַּכַּ֨ל הֲוֵ֜ית בְּקַרְנַיָּ֗א וַ֠אֲלוּ קֶ֣רֶן אָחֳרִ֤י זְעֵירָה֙ סִלְקָ֣ת בֵּֽינֵיהֵ֔ן וּתְלָ֗ת מִן־קַרְנַיָּא֙ קַדְמָ֣יָתָ֔א אֶתְעֲקַ֖רָה מִן־קֳדָמַ֑הּ וַאֲל֨וּ עַיְנִ֜ין כְּעַיְנֵ֤י אֲנָשָׁא֙ בְּקַרְנָא־דָ֔א וּפֻ֖ם מְמַלִּ֥ל רַבְרְבָֽן
Boynuzları düşünüyordum ve işte aralarından küçük başka bir boynuz çıktı ve önceki boynuzlardan üçü onun önünden söküldü; ve işte bu boynuzda insanın gözleri gibi gözler ve büyük şeyler konuşan bir ağız vardı.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 7:6
·
Tevrat
בָּאתַ֨ר דְּנָ֜ה חָזֵ֣ה הֲוֵ֗ית וַאֲר֤וּ אָֽחֳרִי֙ כִּנְמַ֔ר וְלַ֨הּ גַּפִּ֥ין אַרְבַּ֛ע דִּי־ע֖וֹף עַל־גַּבַּ֑הּ וְאַרְבְּעָ֤ה רֵאשִׁין֙ לְחֵ֣יוְתָ֔א וְשָׁלְטָ֖ן יְהִ֥יב לַֽהּ
Bundan sonra görüyordum ve işte pars gibi başka biri; ve sırtında kuşun dört kanatları vardı ve canlıya dört baş ve ona egemenlik verildi.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 7:20
·
Tevrat
וְעַל־קַרְנַיָּ֤א עֲשַׂר֙ דִּ֣י בְרֵאשַׁ֔הּ וְאָחֳרִי֙ דִּ֣י סִלְקַ֔ת וּנְפַ֥לָה מִן־קֳדָמַ֖הּ תְּלָ֑ת וְקַרְנָ֨א דִכֵּ֜ן וְעַיְנִ֣ין לַ֗הּ וְפֻם֙ מְמַלִּ֣ל רַבְרְבָ֔ן וְחֶזְוַ֖הּ רַ֥ב מִן־חַבְרָתַֽהּ
Ve onun başındaki on boynuzlar üzerine ve çıkan ve onun önünden üçü düşen başka boynuz üzerine; ve o boynuzun gözleri ve büyük şeyler konuşan ağzı vardı ve onun görünüşü arkadaşlarından büyüktü.
Örnek Ayetler (2)
Daniel 2:11
·
Tevrat
וּמִלְּתָ֨א דִֽי־מַלְכָּ֤ה שָׁאֵל֙ יַקִּירָ֔ה וְאָחֳרָן֙ לָ֣א אִיתַ֔י דִּ֥י יְחַוִּנַּ֖הּ קֳדָ֣ם מַלְכָּ֑א לָהֵ֣ן אֱלָהִ֔ין דִּ֚י מְדָ֣רְה֔וֹן עִם־בִּשְׂרָ֖א לָ֥א אִיתֽוֹהִי
Ve kralın sorduğu söz ağırdır ve onu kralın önünde bildirecek başka kimse yoktur; meskenleri beşerle olmayan ilahlar hariç.'
Daniel 7:24
·
Tevrat
וְקַרְנַיָּ֣א עֲשַׂ֔ר מִנַּהּ֙ מַלְכוּתָ֔ה עַשְׂרָ֥ה מַלְכִ֖ין יְקֻמ֑וּן וְאָחֳרָ֞ן יְק֣וּם אַחֲרֵיה֗וֹן וְה֤וּא יִשְׁנֵא֙ מִן־קַדְמָיֵ֔א וּתְלָתָ֥ה מַלְכִ֖ין יְהַשְׁפִּֽל
Ve o krallıktan olan on boynuz, kalkacak on kraldır; onlardan sonra başka biri kalkacak, o öncekilerden farklı olacak ve üç kralı alçaltacak.
Örnek Ayetler (2)
Daniel 2:44
·
Tevrat
וּֽבְיוֹמֵיה֞וֹן דִּ֧י מַלְכַיָּ֣א אִנּ֗וּן יְקִים֩ אֱלָ֨הּ שְׁמַיָּ֤א מַלְכוּ֙ דִּ֤י לְעָלְמִין֙ לָ֣א תִתְחַבַּ֔ל וּמַ֨לְכוּתָ֔ה לְעַ֥ם אָחֳרָ֖ן לָ֣א תִשְׁתְּבִ֑ק תַּדִּ֤ק וְתָסֵיף֙ כָּל־אִלֵּ֣ין מַלְכְוָתָ֔א וְהִ֖יא תְּק֥וּם לְעָלְמַיָּֽא
Ve o kralların günlerinde göklerin Tanrısı sonsuza dek bozulmayacak bir krallık kuracak; ve onun krallığı başka bir halka bırakılmayacak; bütün bu krallıkları ezecek ve bitirecek, ve o sonsuza dek duracak.
Daniel 3:29
·
Tevrat
וּמִנִּי֮ שִׂ֣ים טְעֵם֒ דִּי֩ כָל־עַ֨ם אֻמָּ֜ה וְלִשָּׁ֗ן דִּֽי־יֵאמַ֤ר שָׁלוּ֙ עַ֣ל אֱלָהֲה֗וֹן דִּֽי־שַׁדְרַ֤ךְ מֵישַׁךְ֙ וַעֲבֵ֣ד נְג֔וֹא הַדָּמִ֣ין יִתְעֲבֵ֔ד וּבַיְתֵ֖הּ נְוָלִ֣י יִשְׁתַּוֵּ֑ה כָּל־קֳבֵ֗ל דִּ֣י לָ֤א אִיתַי֙ אֱלָ֣ה אָחֳרָ֔ן דִּֽי־יִכֻּ֥ל לְהַצָּלָ֖ה כִּדְנָֽה
Ve benden bir buyruk konuluyor ki Şadrak'ın, Meşak'ın ve Aved-Nego'nun Tanrısına karşı yanlış söyleyecek her halk, ulus ve dil parçalar yapılacaktır, ve onun evi çöplük yapılacaktır; çünkü bunun gibi kurtarabilen başka bir ilah yoktur.