1180
Kullanım
16
Lemma
96
Türev
106
Anlam
16 lemma, 96 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
לְאָחֳרָן | le'ohoran | arkaya, arka, geri, sonra | Sıfat | 1 | ||
אַחֲרֵי Lemma | aharey | arkasından, arka, sonra, ardından | Edat | 2 | ||
אַחֲרֵיהוֹן | ahareyhon | onların arkasından, arka, sonra, başka | Zamir | 1 | ||
בְּאַחֲרִית Lemma | be-aharit | sonunda, son, gelecek, arka kısım | İsim | 1 | ||
אֲחַרְחֵל Lemma | aharhel | Aharhel, Aharhel, arkadaki siper | İsim | 1 | ||
בְּאַחֲרֵי Lemma | be-aharey | arkasında, arka, sonra, başka | İsim | 1 | ||
אַֽחֲרֵי | aharey | arkası, arka, sonra, ardından | Edat | 305 | ||
אַחֲרָֽיו | aharav | onun arkasından, arka, sonra, arkasında | Zamir | 81 | ||
אַחַר | ahar | arkasında, arka, sonra, başka | Edat | 51 | ||
אַחֲרֵיהֶֽם | ahareyhem | onların arkasından, arka, sonra, başka | Zamir | 50 | ||
וְאַחֲרֵי | ve-aharey | ve arkasından, arka, sonra, ardından | Edat | 48 | ||
וְאַחַר | ve'ahar | ve arkasından, arka, sonra, ardından | Zarf | 46 | ||
מֵאַחֲרֵי | me-aharey | arkasından, arka, sonra, başka | Edat | 34 | ||
אַחֲרֶיךָ | ahareykha | arkandan, arka, sonra, peşinden | Zamir | 33 | ||
Örnek Ayetler (5 / 33) Hakimler 5:14 · Tevrat מִנִּ֣י אֶפְרַ֗יִם שָׁרְשָׁם֙ בַּעֲמָלֵ֔ק אַחֲרֶ֥יךָ בִנְיָמִ֖ין בַּֽעֲמָמֶ֑יךָ מִנִּ֣י מָכִ֗יר יָֽרְדוּ֙ מְחֹ֣קְקִ֔ים וּמִ֨זְּבוּלֻ֔ן מֹשְׁכִ֖ים בְּשֵׁ֥בֶט סֹפֵֽר Efrayim'den kökleri Amalek'te olanlar, senin arkandan halkların arasında Binyamin; Mahir'den yasa koyucular indiler, ve Zevulun'dan yazıcının asasını çekenler. 2. Samuel 7:12 · Tevrat כִּ֣י יִמְלְא֣וּ יָמֶ֗יךָ וְשָֽׁכַבְתָּ֙ אֶת־אֲבֹתֶ֔יךָ וַהֲקִימֹתִ֤י אֶֽת־זַרְעֲךָ֙ אַחֲרֶ֔יךָ אֲשֶׁ֥ר יֵצֵ֖א מִמֵּעֶ֑יךָ וַהֲכִינֹתִ֖י אֶת־מַמְלַכְתּֽוֹ 'Günlerin dolup atalarınla yattığında, senden sonra içinden çıkacak olan soyunu ayağa kaldıracağım ve onun egemenliğini pekiştireceğim.' Yeremya 12:6 · Tevrat כִּ֧י גַם־אַחֶ֣יךָ וּבֵית־אָבִ֗יךָ גַּם־הֵ֨מָּה֙ בָּ֣גְדוּ בָ֔ךְ גַּם־הֵ֛מָּה קָרְא֥וּ אַחֲרֶ֖יךָ מָלֵ֑א אַל־תַּאֲמֵ֣ן בָּ֔ם כִּֽי־יְדַבְּר֥וּ אֵלֶ֖יךָ טוֹבֽוֹת Çünkü kardeşlerin ve babanın evi, onlar da sana hainlik ettiler; onlar da arkandan yüksek sesle çağırdılar. Sana iyilikler konuşacaklar diye onlara inanma. Yeremya 17:16 · Tevrat וַאֲנִ֞י לֹא־אַ֣צְתִּי מֵרֹעֶ֣ה אַחֲרֶ֗יךָ וְי֥וֹם אָנ֛וּשׁ לֹ֥א הִתְאַוֵּ֖יתִי אַתָּ֣ה יָדָ֑עְתָּ מוֹצָ֣א שְׂפָתַ֔י נֹ֥כַח פָּנֶ֖יךָ הָיָֽה Ve ben senin ardınca çoban olmaktan aceleyle kaçmadım ve şifa bulmaz günü arzulamadım, sen bildin; dudaklarımdan çıkan senin yüzünün önündeydi. Yeremya 48:2 · Tevrat אֵ֣ין עוֹד֮ תְּהִלַּ֣ת מוֹאָב֒ בְּחֶשְׁבּ֗וֹן חָשְׁב֤וּ עָלֶ֨יהָ֙ רָעָ֔ה לְכ֖וּ וְנַכְרִיתֶ֣נָּה מִגּ֑וֹי גַּם־מַדְמֵ֣ן תִּדֹּ֔מִּי אַחֲרַ֖יִךְ תֵּ֥לֶךְ חָֽרֶב Moav'ın övgüsü artık yok; Heşbon'da onun hakkında kötülük düşündüler: Gelin ve onu ulus olmaktan kesip atalım. Sen de ey Madmen susacaksın, arkandan kılıç gidecek. | ||||||
וְאַחֲרָיו | ve-aharayv | ve arkasından, arka, sonra, peşinden | Zamir | 19 | ||
מֵאַחֲרָיו | me-aharav | arkasından, arka, sonra, başka | Zamir | 12 | ||
אַחֲרֶיהָ | ahareha | onun arkasından, arkasında, sonra, ardından | Zamir | 12 | ||
אַֽחֲרֵיכֶֽם | ahareykhem | sizin arkanızdan, arkasında, sonra, ardından | Zamir | 7 | ||
מֵאַחֲרֵיהֶם | me'ahareyhem | arkalarından, arka, sonra, peş | Zamir | 7 | ||
אַחֲרֵיהֶן | ahareyhen | onların arkasından, arka, sonra, peşinden | Zamir | 6 | ||
Örnek Ayetler (1)
Daniel 5:17
·
Tevrat
בֵּאדַ֜יִן עָנֵ֣ה דָנִיֵּ֗אל וְאָמַר֙ קֳדָ֣ם מַלְכָּ֔א מַתְּנָתָךְ֙ לָ֣ךְ לֶֽהֶוְיָ֔ן וּנְבָ֥זְבְּיָתָ֖ךְ לְאָחֳרָ֣ן הַ֑ב בְּרַ֗ם כְּתָבָא֙ אֶקְרֵ֣א לְמַלְכָּ֔א וּפִשְׁרָ֖א אֲהוֹדְעִנֵּֽהּ
O zaman Daniel yanıt verdi ve kralın önünde dedi: 'Armağanların senin olsun ve ödüllerini başkasına ver; ancak yazıyı krala okuyacağım ve yorumunu ona bildireceğim.'
Örnek Ayetler (2)
Daniel 2:29
·
Tevrat
אַ֣נְתְּה מַלְכָּ֗א רַעְיוֹנָךְ֙ עַל־מִשְׁכְּבָ֣ךְ סְלִ֔קוּ מָ֛ה דִּ֥י לֶהֱוֵ֖א אַחֲרֵ֣י דְנָ֑ה וְגָלֵ֧א רָזַיָּ֛א הוֹדְעָ֖ךְ מָה־דִ֥י לֶהֱוֵֽא
Sen, ey kral, yatağındayken bundan sonra ne olacağına dair düşüncelerin yükseldi; ve sırları açığa çıkaran, ne olacağını sana bildirdi.
Daniel 2:45
·
Tevrat
כָּל־קֳבֵ֣ל דִּֽי־חֲזַ֡יְתָ דִּ֣י מִטּוּרָא֩ אִתְגְּזֶ֨רֶת אֶ֜בֶן דִּי־לָ֣א בִידַ֗יִן וְ֠הַדֶּקֶת פַּרְזְלָ֨א נְחָשָׁ֤א חַסְפָּא֙ כַּסְפָּ֣א וְדַהֲבָ֔א אֱלָ֥הּ רַב֙ הוֹדַ֣ע לְמַלְכָּ֔א מָ֛ה דִּ֥י לֶהֱוֵ֖א אַחֲרֵ֣י דְנָ֑ה וְיַצִּ֥יב חֶלְמָ֖א וּמְהֵימַ֥ן פִּשְׁרֵֽהּ
Dağdan eller olmadan bir taşın kesildiğini ve demiri, tuncu, kili, gümüşü ve altını ezdiğini gördüğün gibi, büyük Tanrı bundan sonra ne olacağını krala bildirdi; ve rüya kesindir ve onun yorumu güvenilirdir.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 7:24
·
Tevrat
וְקַרְנַיָּ֣א עֲשַׂ֔ר מִנַּהּ֙ מַלְכוּתָ֔ה עַשְׂרָ֥ה מַלְכִ֖ין יְקֻמ֑וּן וְאָחֳרָ֞ן יְק֣וּם אַחֲרֵיה֗וֹן וְה֤וּא יִשְׁנֵא֙ מִן־קַדְמָיֵ֔א וּתְלָתָ֥ה מַלְכִ֖ין יְהַשְׁפִּֽל
Ve o krallıktan olan on boynuz, kalkacak on kraldır; onlardan sonra başka biri kalkacak, o öncekilerden farklı olacak ve üç kralı alçaltacak.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 2:28
·
Tevrat
בְּרַ֡ם אִיתַ֞י אֱלָ֤הּ בִּשְׁמַיָּא֙ גָּלֵ֣א רָזִ֔ין וְהוֹדַ֗ע לְמַלְכָּא֙ נְבֽוּכַדְנֶצַּ֔ר מָ֛ה דִּ֥י לֶהֱוֵ֖א בְּאַחֲרִ֣ית יוֹמַיָּ֑א חֶלְמָ֨ךְ וְחֶזְוֵ֥י רֵאשָׁ֛ךְ עַֽל־מִשְׁכְּבָ֖ךְ דְּנָ֥ה הֽוּא
Ancak göklerde sırları açığa çıkaran bir Tanrı vardır ve günlerin sonunda ne olacağını kral Nebukadnessar'a bildirmiştir. Yatağında gördüğün rüyan ve başının görümleri şunlardır:
Örnek Ayetler (1)
1. Tarihler 4:8
·
Tevrat
וְק֣וֹץ הוֹלִ֔יד אֶת־עָנ֖וּב וְאֶת־הַצֹּבֵבָ֑ה וּמִשְׁפְּח֥וֹת אֲחַרְחֵ֖ל בֶּן־הָרֽוּם
Ve Kots, Anuv'un ve Hatsoveva'nın ve Harum'un oğlu Aharhel'in ailelerinin babasıydı.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 2:23
·
Tevrat
וַיְמָאֵ֣ן לָס֗וּר וַיַּכֵּ֣הוּ אַבְנֵר֩ בְּאַחֲרֵ֨י הַחֲנִ֜ית אֶל־הַחֹ֗מֶשׁ וַתֵּצֵ֤א הַֽחֲנִית֙ מֵאַחֲרָ֔יו וַיִּפָּל־שָׁ֖ם וַיָּ֣מָת תַּחְתָּ֑יו וַיְהִ֡י כָּל־הַבָּ֣א אֶֽל־הַמָּקוֹם֩ אֲשֶׁר־נָ֨פַל שָׁ֧ם עֲשָׂהאֵ֛ל וַיָּמֹ֖ת וַֽיַּעֲמֹֽדוּ
Fakat ayrılmayı reddetti; bunun üzerine Avner mızrağın arkasıyla onu karnına vurdu ve mızrak arkasından çıktı. Orada düştü ve olduğu yerde öldü; ve Asahel'in orada düşüp öldüğü yere her gelen durdu.
Örnek Ayetler (5 / 305)
Hakimler 2:7
·
Tevrat
וַיַּעַבְד֤וּ הָעָם֙ אֶת־יְהוָ֔ה כֹּ֖ל יְמֵ֣י יְהוֹשֻׁ֑עַ וְכֹ֣ל יְמֵ֣י הַזְּקֵנִ֗ים אֲשֶׁ֨ר הֶאֱרִ֤יכוּ יָמִים֙ אַחֲרֵ֣י יְהוֹשׁ֔וּעַ אֲשֶׁ֣ר רָא֗וּ אֵ֣ת כָּל־מַעֲשֵׂ֤ה יְהוָה֙ הַגָּד֔וֹל אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה לְיִשְׂרָאֵֽל
Halk Yeşu'nun bütün günleri boyunca ve Yeşu'dan sonra günleri uzayan, Yahve'nin İsrail için yaptığı bütün büyük işini gören ihtiyarların bütün günleri boyunca Yahve'ye kulluk etti.
Hakimler 2:12
·
Tevrat
וַיַּעַזְב֞וּ אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֣י אֲבוֹתָ֗ם הַמּוֹצִ֣יא אוֹתָם֮ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַיִם֒ וַיֵּלְכ֞וּ אַחֲרֵ֣י אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֗ים מֵאֱלֹהֵ֤י הָֽעַמִּים֙ אֲשֶׁר֙ סְבִיב֣וֹתֵיהֶ֔ם וַיִּֽשְׁתַּחֲו֖וּ לָהֶ֑ם וַיַּכְעִ֖סוּ אֶת־יְהוָֽה
Onları Mısır diyarından çıkaran babalarının Tanrısı Yahve'yi bıraktılar ve çevrelerindeki halkların ilahlarından başka ilahların ardınca gittiler ve onlara secde ettiler; böylece Yahve'yi öfkelendirdiler.
Hakimler 2:17
·
Tevrat
וְגַ֤ם אֶל־שֹֽׁפְטֵיהֶם֙ לֹ֣א שָׁמֵ֔עוּ כִּ֣י זָנ֗וּ אַֽחֲרֵי֙ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים וַיִּֽשְׁתַּחֲו֖וּ לָהֶ֑ם סָ֣רוּ מַהֵ֗ר מִן־הַדֶּ֜רֶךְ אֲשֶׁ֨ר הָלְכ֧וּ אֲבוֹתָ֛ם לִשְׁמֹ֥עַ מִצְוֺת־יְהוָ֖ה לֹא־עָ֥שׂוּ כֵֽן
Ancak hakimlerini de dinlemediler, çünkü başka ilahların ardınca fahişelik ettiler ve onlara secde ettiler; babalarının Yahve'nin buyruklarını dinleyerek yürüdükleri yoldan çabucak saptılar, onlar böyle yapmadılar.
Hakimler 2:19
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה בְּמ֣וֹת הַשּׁוֹפֵ֗ט יָשֻׁ֨בוּ֙ וְהִשְׁחִ֣יתוּ מֵֽאֲבוֹתָ֔ם לָלֶ֗כֶת אַֽחֲרֵי֙ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים לְעָבְדָ֖ם וּלְהִשְׁתַּחֲוֺ֣ת לָהֶ֑ם לֹ֤א הִפִּ֨ילוּ֙ מִמַּ֣עַלְלֵיהֶ֔ם וּמִדַּרְכָּ֖ם הַקָּשָֽׁה
Hakim öldüğünde dönerlerdi ve başka ilahların ardınca gitmek, onlara kulluk etmek ve onlara secde etmek için babalarından daha çok bozarlardı; işlerinden ve inatçı yollarından vazgeçmediler.
Hakimler 3:28
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵהֶם֙ רִדְפ֣וּ אַחֲרַ֔י כִּֽי־נָתַ֨ן יְהוָ֧ה אֶת־אֹיְבֵיכֶ֛ם אֶת־מוֹאָ֖ב בְּיֶדְכֶ֑ם וַיֵּרְד֣וּ אַחֲרָ֗יו וַֽיִּלְכְּד֞וּ אֶת־מַעְבְּר֤וֹת הַיַּרְדֵּן֙ לְמוֹאָ֔ב וְלֹֽא־נָתְנ֥וּ אִ֖ישׁ לַעֲבֹֽר
Ve onlara dedi: 'Ardımdan kovalayın, çünkü Yahve düşmanlarınızı, Moab'ı elinize verdi.' Ve onun ardından indiler ve Moab'a giden Şeria geçitlerini ele geçirdiler; ve kimsenin geçmesine izin vermediler.
Örnek Ayetler (5 / 81)
Hakimler 1:6
·
Tevrat
וַיָּ֨נָס֙ אֲדֹ֣נִי בֶ֔זֶק וַֽיִּרְדְּפ֖וּ אַחֲרָ֑יו וַיֹּאחֲז֣וּ אֹת֔וֹ וַֽיְקַצְּצ֔וּ אֶת־בְּהֹנ֥וֹת יָדָ֖יו וְרַגְלָֽיו
Adoni-Bezek kaçtı, ama arkasından kovaladılar; onu yakaladılar ve ellerinin ve ayaklarının başparmaklarını kestiler.
Hakimler 3:28
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵהֶם֙ רִדְפ֣וּ אַחֲרַ֔י כִּֽי־נָתַ֨ן יְהוָ֧ה אֶת־אֹיְבֵיכֶ֛ם אֶת־מוֹאָ֖ב בְּיֶדְכֶ֑ם וַיֵּרְד֣וּ אַחֲרָ֗יו וַֽיִּלְכְּד֞וּ אֶת־מַעְבְּר֤וֹת הַיַּרְדֵּן֙ לְמוֹאָ֔ב וְלֹֽא־נָתְנ֥וּ אִ֖ישׁ לַעֲבֹֽר
Ve onlara dedi: 'Ardımdan kovalayın, çünkü Yahve düşmanlarınızı, Moab'ı elinize verdi.' Ve onun ardından indiler ve Moab'a giden Şeria geçitlerini ele geçirdiler; ve kimsenin geçmesine izin vermediler.
Hakimler 4:14
·
Tevrat
וַתֹּאמֶר֩ דְּבֹרָ֨ה אֶל־בָּרָ֜ק ק֗וּם כִּ֣י זֶ֤ה הַיּוֹם֙ אֲשֶׁר֩ נָתַ֨ן יְהוָ֤ה אֶת־סִֽיסְרָא֙ בְּיָדֶ֔ךָ הֲלֹ֥א יְהוָ֖ה יָצָ֣א לְפָנֶ֑יךָ וַיֵּ֤רֶד בָּרָק֙ מֵהַ֣ר תָּב֔וֹר וַעֲשֶׂ֧רֶת אֲלָפִ֛ים אִ֖ישׁ אַחֲרָֽיו
Ve Debora Barak'a dedi: 'Kalk, çünkü Yahve'nin Sisera'yı senin eline verdiği gün bugündür. Yahve senin önünden çıkmadı mı?' Ve Barak Tavor dağından indi ve on bin adam onun ardındaydı.
Hakimler 6:34
·
Tevrat
וְר֣וּחַ יְהוָ֔ה לָבְשָׁ֖ה אֶת־גִּדְע֑וֹן וַיִּתְקַע֙ בַּשּׁוֹפָ֔ר וַיִזָּעֵ֥ק אֲבִיעֶ֖זֶר אַחֲרָֽיו
Yahve'nin Ruhu Gideon'u kapladı; o boruyu çaldı ve Aviezer onun ardına çağrıldı.
Hakimler 6:35
·
Tevrat
וּמַלְאָכִים֙ שָׁלַ֣ח בְּכָל־מְנַשֶּׁ֔ה וַיִזָּעֵ֥ק גַּם־ה֖וּא אַחֲרָ֑יו וּמַלְאָכִ֣ים שָׁלַ֗ח בְּאָשֵׁ֤ר וּבִזְבֻלוּן֙ וּבְנַפְתָּלִ֔י וַֽיַּעֲל֖וּ לִקְרָאתָֽם
Bütün Manaşe'ye haberciler gönderdi ve o da onun ardına çağrıldı. Aşer'e, Zevulun'a ve Naftali'ye haberciler gönderdi ve onları karşılamaya çıktılar.
Örnek Ayetler (5 / 51)
Hakimler 3:22
·
Tevrat
וַיָּבֹ֨א גַֽם־הַנִּצָּ֜ב אַחַ֣ר הַלַּ֗הַב וַיִּסְגֹּ֤ר הַחֵ֨לֶב֙ בְּעַ֣ד הַלַּ֔הַב כִּ֣י לֹ֥א שָׁלַ֛ף הַחֶ֖רֶב מִבִּטְנ֑וֹ וַיֵּצֵ֖א הַֽפַּרְשְׁדֹֽנָה
Ve namlunun ardından kabza da girdi ve yağ namlunun üzerini kapattı; çünkü kılıcı onun karnından çekmedi ve o arkadan çıktı.
Amos 7:1
·
Tevrat
כֹּ֤ה הִרְאַ֨נִי֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה וְהִנֵּה֙ יוֹצֵ֣ר גֹּבַ֔י בִּתְחִלַּ֖ת עֲל֣וֹת הַלָּ֑קֶשׁ וְהִ֨נֵּה־לֶ֔קֶשׁ אַחַ֖ר גִּזֵּ֥י הַמֶּֽלֶךְ
Efendi Yahve bana şöyle gösterdi: Ve işte, son ekinin çıkmasının başlangıcında çekirgeler oluşturuyordu; ve işte, kralın biçiminden sonraki son ekindi.
Hezekiel 13:3
·
Tevrat
כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה ה֖וֹי עַל־הַנְּבִיאִ֣ים הַנְּבָלִ֑ים אֲשֶׁ֥ר הֹלְכִ֛ים אַחַ֥ר רוּחָ֖ם וּלְבִלְתִּ֥י רָאֽוּ
Efendi Yahve şöyle dedi: Kendi ruhlarının ardınca giden ve hiçbir şey görmeyen akılsız peygamberlerin vay haline!
Hezekiel 40:1
·
Tevrat
בְּעֶשְׂרִ֣ים וְחָמֵ֣שׁ שָׁנָ֣ה לְ֠גָלוּתֵנוּ בְּרֹ֨אשׁ הַשָּׁנָ֜ה בֶּעָשׂ֣וֹר לַחֹ֗דֶשׁ בְּאַרְבַּ֤ע עֶשְׂרֵה֙ שָׁנָ֔ה אַחַ֕ר אֲשֶׁ֥ר הֻכְּתָ֖ה הָעִ֑יר בְּעֶ֣צֶם הַיּ֣וֹם הַזֶּ֗ה הָיְתָ֤ה עָלַי֙ יַד־יְהוָ֔ה וַיָּבֵ֥א אֹתִ֖י שָֽׁמָּה
Sürgünümüzün yirmi beşinci yılında, yılın başında, ayın onuncu gününde, şehir vurulduktan on dört yıl sonra, tam bu günde Yahve'nin eli üzerimde oldu ve beni oraya getirdi.
Yeremya 40:1
·
Tevrat
הַדָּבָ֞ר אֲשֶׁר־הָיָ֤ה אֶֽל־יִרְמְיָ֨הוּ֙ מֵאֵ֣ת יְהוָ֔ה אַחַ֣ר שַׁלַּ֣ח אֹת֗וֹ נְבוּזַרְאֲדָ֛ן רַב־טַבָּחִ֖ים מִן־הָֽרָמָ֑ה בְּקַחְתּ֣וֹ אֹת֗וֹ וְהֽוּא־אָס֤וּר בָּֽאזִקִּים֙ בְּת֨וֹךְ כָּל־גָּל֤וּת יְרוּשָׁלִַ֨ם֙ וִֽיהוּדָ֔ה הַמֻּגְלִ֖ים בָּבֶֽלָה
Muhafız komutanı Nebuzaradan onu Rama'dan gönderdikten sonra Yahve'den Yeremya'ya olan söz; onu aldığında, o, Babil'e sürülen bütün Yeruşalim ve Yahuda sürgününün ortasında prangalarla bağlıydı.
Örnek Ayetler (5 / 50)
Hakimler 2:10
·
Tevrat
וְגַם֙ כָּל־הַדּ֣וֹר הַה֔וּא נֶאֶסְפ֖וּ אֶל־אֲבוֹתָ֑יו וַיָּקָם֩ דּ֨וֹר אַחֵ֜ר אַחֲרֵיהֶ֗ם אֲשֶׁ֤ר לֹא־יָֽדְעוּ֙ אֶת־יְהוָ֔ה וְגַם֙ אֶת־הַֽמַּעֲשֶׂ֔ה אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה לְיִשְׂרָאֵֽל
O neslin hepsi de babalarına toplandı; onlardan sonra Yahve'yi ve İsrail için yaptığı işi bilmeyen başka bir nesil kalktı.
Hakimler 8:12
·
Tevrat
וַיָּנ֗וּסוּ זֶ֚בַח וְצַלְמֻנָּ֔ע וַיִּרְדֹּ֖ף אַחֲרֵיהֶ֑ם וַיִּלְכֹּ֞ד אֶת־שְׁנֵ֣י מַלְכֵ֣י מִדְיָ֗ן אֶת־זֶ֨בַח֙ וְאֶת־צַלְמֻנָּ֔ע וְכָל־הַֽמַּחֲנֶ֖ה הֶחֱרִֽיד
Zevah ve Tsalmunna kaçtılar, o da ardalarından kovaladı; Midyan'ın iki kralını, Zevah'ı ve Tsalmunna'yı ele geçirdi ve bütün ordugahı dehşete düşürdü.
Amos 2:4
·
Tevrat
כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה עַל־שְׁלֹשָׁה֙ פִּשְׁעֵ֣י יְהוּדָ֔ה וְעַל־אַרְבָּעָ֖ה לֹ֣א אֲשִׁיבֶ֑נּוּ עַֽל־מָאֳסָ֞ם אֶת־תּוֹרַ֣ת יְהוָ֗ה וְחֻקָּיו֙ לֹ֣א שָׁמָ֔רוּ וַיַּתְעוּם֙ כִּזְבֵיהֶ֔ם אֲשֶׁר־הָלְכ֥וּ אֲבוֹתָ֖ם אַחֲרֵיהֶֽם
Yahve şöyle dedi: 'Yahuda'nın üç isyanı için ve dört isyanı için onu geri çevirmeyeceğim; çünkü Yahve'nin yasasını reddettiler ve kurallarını tutmadılar, ve babalarının arkalarından gittikleri yalanları onları saptırdı.'
Hezekiel 5:2
·
Tevrat
שְׁלִשִׁ֗ית בָּא֤וּר תַּבְעִיר֙ בְּת֣וֹךְ הָעִ֔יר כִּמְלֹ֖את יְמֵ֣י הַמָּצ֑וֹר וְלָֽקַחְתָּ֣ אֶת־הַשְּׁלִשִׁ֗ית תַּכֶּ֤ה בַחֶ֨רֶב֙ סְבִ֣יבוֹתֶ֔יהָ וְהַשְּׁלִשִׁית֙ תִּזְרֶ֣ה לָר֔וּחַ וְחֶ֖רֶב אָרִ֥יק אַחֲרֵיהֶֽם
Kuşatmanın günleri dolduğunda, üçte birini şehrin içinde ateşte yakacaksın; ve üçte birini alacaksın, onun etrafında kılıçla vuracaksın; ve üçte birini rüzgara savuracaksın ve arkalarından kılıç çekeceğim.
Hezekiel 5:12
·
Tevrat
שְׁלִשִׁתֵ֞יךְ בַּדֶּ֣בֶר יָמ֗וּתוּ וּבָֽרָעָב֙ יִכְל֣וּ בְתוֹכֵ֔ךְ וְהַ֨שְּׁלִשִׁ֔ית בַּחֶ֖רֶב יִפְּל֣וּ סְבִיבוֹתָ֑יִךְ וְהַשְּׁלִישִׁית֙ לְכָל־ר֣וּחַ אֱזָרֶ֔ה וְחֶ֖רֶב אָרִ֥יק אַחֲרֵיהֶֽם
Üçte birin salgın hastalıkla ölecekler ve senin içinde kıtlıkla tükenecekler; ve üçte biri etrafında kılıçla düşecekler; ve üçte birini her rüzgara savuracağım ve arkalarından kılıç çekeceğim.
Örnek Ayetler (5 / 48)
Hakimler 4:16
·
Tevrat
וּבָרָ֗ק רָדַ֞ף אַחֲרֵ֤י הָרֶ֨כֶב֙ וְאַחֲרֵ֣י הַֽמַּחֲנֶ֔ה עַ֖ד חֲרֹ֣שֶׁת הַגּוֹיִ֑ם וַיִּפֹּ֞ל כָּל־מַחֲנֵ֤ה סִֽיסְרָא֙ לְפִי־חֶ֔רֶב לֹ֥א נִשְׁאַ֖ר עַד־אֶחָֽד
Barak savaş arabalarının ve ordugahın peşinden Haroşet-Hagoyim'e kadar kovaladı; Sisera'nın bütün ordugahı kılıcın ağzıyla düştü, bir kişi bile kalmadı.
Hezekiel 20:24
·
Tevrat
יַ֜עַן מִשְׁפָּטַ֤י לֹֽא־עָשׂוּ֙ וְחֻקּוֹתַ֣י מָאָ֔סוּ וְאֶת־שַׁבְּתוֹתַ֖י חִלֵּ֑לוּ וְאַחֲרֵי֙ גִּלּוּלֵ֣י אֲבוֹתָ֔ם הָי֖וּ עֵינֵיהֶֽם
Çünkü hükümlerimi yapmadılar ve kurallarımı reddettiler ve Şabatlarımı bozdular ve onların gözleri onların babalarının putlarının ardından oldu.
Hezekiel 20:30
·
Tevrat
לָכֵ֞ן אֱמֹ֣ר אֶל־בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֗ל כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה הַבְּדֶ֥רֶךְ אֲבֽוֹתֵיכֶ֖ם אַתֶּ֣ם נִטְמְאִ֑ים וְאַחֲרֵ֥י שִׁקּוּצֵיהֶ֖ם אַתֶּ֥ם זֹנִֽים
Bu yüzden İsrail evine de: Efendi Yahve şöyle dedi: Babalarınızın yolunda mı siz kirleniyorsunuz ve onların iğrenç şeylerinin ardınca siz fahişelik ediyorsunuz?
Hezekiel 44:26
·
Tevrat
וְאַחֲרֵ֖י טָֽהֳרָת֑וֹ שִׁבְעַ֥ת יָמִ֖ים יִסְפְּרוּ־לֽוֹ
Ve onun temizlenmesinden sonra, onun için yedi gün sayacaklar.
Yeremya 2:8
·
Tevrat
הַכֹּהֲנִ֗ים לֹ֤א אָֽמְרוּ֙ אַיֵּ֣ה יְהוָ֔ה וְתֹפְשֵׂ֤י הַתּוֹרָה֙ לֹ֣א יְדָע֔וּנִי וְהָרֹעִ֖ים פָּ֣שְׁעוּ בִ֑י וְהַנְּבִיאִים֙ נִבְּא֣וּ בַבַּ֔עַל וְאַחֲרֵ֥י לֹֽא־יוֹעִ֖לוּ הָלָֽכוּ
Kâhinler 'Yahve nerede?' demediler, yasayı tutanlar beni bilmediler, çobanlar bana isyan ettiler, peygamberler Baal ile peygamberlik ettiler ve yarar sağlamayanların ardınca gittiler.
Örnek Ayetler (5 / 46)
Hakimler 1:9
·
Tevrat
וְאַחַ֗ר יָֽרְדוּ֙ בְּנֵ֣י יְהוּדָ֔ה לְהִלָּחֵ֖ם בַּֽכְּנַעֲנִ֑י יוֹשֵׁ֣ב הָהָ֔ר וְהַנֶּ֖גֶב וְהַשְּׁפֵלָֽה
Sonra Yahuda oğulları dağda, Necef'te ve Şefela'da oturan Kenanlılar'la savaşmak için indiler.
Hakimler 7:11
·
Tevrat
וְשָֽׁמַעְתָּ֙ מַה־יְדַבֵּ֔רוּ וְאַחַר֙ תֶּחֱזַ֣קְנָה יָדֶ֔יךָ וְיָרַדְתָּ֖ בַּֽמַּחֲנֶ֑ה וַיֵּ֤רֶד הוּא֙ וּפֻרָ֣ה נַעֲר֔וֹ אֶל־קְצֵ֥ה הַחֲמֻשִׁ֖ים אֲשֶׁ֥ר בַּֽמַּחֲנֶֽה
Ne konuştuklarını duyacaksın ve sonra ellerin güçlenecek ve orduya ineceksin.' Bunun üzerine o ve hizmetkârı Pura, orduda olan silahlıların ucuna indiler.
Hakimler 15:7
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר לָהֶם֙ שִׁמְשׁ֔וֹן אִֽם־תַּעֲשׂ֖וּן כָּזֹ֑את כִּ֛י אִם־נִקַּ֥מְתִּי בָכֶ֖ם וְאַחַ֥ר אֶחְדָּֽל
Şimşon onlara dedi: 'Eğer böyle yaparsanız, kesinlikle sizden öcümü alacağım ve sonra duracağım.'
Hakimler 19:5
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ בַּיּ֣וֹם הָרְבִיעִ֔י וַיַּשְׁכִּ֥ימוּ בַבֹּ֖קֶר וַיָּ֣קָם לָלֶ֑כֶת וַיֹּאמֶר֩ אֲבִ֨י הַֽנַּעֲרָ֜ה אֶל־חֲתָנ֗וֹ סְעָ֧ד לִבְּךָ֛ פַּת־לֶ֖חֶם וְאַחַ֥ר תֵּלֵֽכוּ
Dördüncü günde sabah erkenden kalktılar, ve o gitmek için kalktı; ve genç kadının babası damadına dedi ki: 'Bir lokma ekmekle kalbini destekle, ve sonra gidersiniz.'
Hezekiel 20:39
·
Tevrat
וְאַתֶּ֨ם בֵּֽית־יִשְׂרָאֵ֜ל כֹּֽה־אָמַ֣ר אֲדֹנָ֣י יְהֹוִ֗ה אִ֤ישׁ גִּלּוּלָיו֙ לְכ֣וּ עֲבֹ֔דוּ וְאַחַ֕ר אִם־אֵינְכֶ֖ם שֹׁמְעִ֣ים אֵלָ֑י וְאֶת־שֵׁ֤ם קָדְשִׁי֙ לֹ֣א תְחַלְּלוּ־ע֔וֹד בְּמַתְּנֽוֹתֵיכֶ֖ם וּבְגִלּוּלֵיכֶֽם
Ve siz, İsrail evi, Efendi Yahve şöyle dedi: Gidin, her adam putlarına hizmet etsin; ve sonra eğer beni dinlemiyorsanız, armağanlarınızla ve putlarınızla kutsal adımı bir daha kirletmeyeceksiniz.
Örnek Ayetler (5 / 34)
Amos 7:15
·
Tevrat
וַיִּקָּחֵ֣נִי יְהוָ֔ה מֵאַחֲרֵ֖י הַצֹּ֑אן וַיֹּ֤אמֶר אֵלַי֙ יְהוָ֔ה לֵ֥ךְ הִנָּבֵ֖א אֶל־עַמִּ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Ve Yahve beni sürünün arkasından aldı; ve Yahve bana dedi: 'Git, halkım İsrail'e peygamberlik et.'
Hezekiel 14:7
·
Tevrat
כִּי֩ אִ֨ישׁ אִ֜ישׁ מִבֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֗ל וּמֵהַגֵּר֮ אֲשֶׁר־יָג֣וּר בְּיִשְׂרָאֵל֒ וְיִנָּזֵ֣ר מֵֽאַחֲרַ֗י וְיַ֤עַל גִּלּוּלָיו֙ אֶל־לִבּ֔וֹ וּמִכְשׁ֣וֹל עֲוֺנ֔וֹ יָשִׂ֖ים נֹ֣כַח פָּנָ֑יו וּבָ֤א אֶל־הַנָּבִיא֙ לִדְרָשׁ־ל֣וֹ בִ֔י אֲנִ֣י יְהוָ֔ה נַֽעֲנֶה־לּ֖וֹ בִּֽי
Çünkü İsrail evinden ve İsrail'de garip olan garipten arkamdan ayrılan ve putlarını kalbine çıkaran ve suçunun tökezini yüzünün karşısına koyan ve beni aramak için peygambere gelen herhangi bir adama, ben Yahve, kendimle ona cevap vereceğim.
Hezekiel 14:11
·
Tevrat
לְ֠מַעַן לֹֽא־יִתְע֨וּ ע֤וֹד בֵּֽית־יִשְׂרָאֵל֙ מֵאַֽחֲרַ֔י וְלֹֽא־יִטַּמְּא֥וּ ע֖וֹד בְּכָל־פִּשְׁעֵיהֶ֑ם וְהָ֥יוּ לִ֣י לְעָ֗ם וַֽאֲנִי֙ אֶהְיֶ֤ה לָהֶם֙ לֵֽאלֹהִ֔ים נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
İsrail evinin artık arkamdan sapmamaları ve bütün isyanlarıyla artık kirlenmemeleri amacıyla; ve bana halk olacaklar ve ben onlara Tanrı olacağım, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
2. Samuel 2:19
·
Tevrat
וַיִּרְדֹּ֥ף עֲשָׂהאֵ֖ל אַחֲרֵ֣י אַבְנֵ֑ר וְלֹֽא־נָטָ֣ה לָלֶ֗כֶת עַל־הַיָּמִין֙ וְעַֽל־הַשְּׂמֹ֔אול מֵאַחֲרֵ֖י אַבְנֵֽר
Asahel Avner'in ardından kovaladı; ve Avner'in ardından sağa ve sola gitmek için sapmadı.
2. Samuel 2:22
·
Tevrat
וַיֹּ֧סֶף ע֣וֹד אַבְנֵ֗ר לֵאמֹר֙ אֶל־עֲשָׂהאֵ֔ל ס֥וּר לְךָ֖ מֵאַֽחֲרָ֑י לָ֤מָּה אַכֶּ֨כָּה֙ אַ֔רְצָה וְאֵיךְ֙ אֶשָּׂ֣א פָנַ֔י אֶל־יוֹאָ֖ב אָחִֽיךָ
Avner Asahel'e diyerek tekrar etti: 'Ardımdan ayrıl; neden seni yere vurayım? Kardeşin Yoav'a yüzümü nasıl kaldırayım?'
Örnek Ayetler (5 / 33)
Hakimler 5:14
·
Tevrat
מִנִּ֣י אֶפְרַ֗יִם שָׁרְשָׁם֙ בַּעֲמָלֵ֔ק אַחֲרֶ֥יךָ בִנְיָמִ֖ין בַּֽעֲמָמֶ֑יךָ מִנִּ֣י מָכִ֗יר יָֽרְדוּ֙ מְחֹ֣קְקִ֔ים וּמִ֨זְּבוּלֻ֔ן מֹשְׁכִ֖ים בְּשֵׁ֥בֶט סֹפֵֽר
Efrayim'den kökleri Amalek'te olanlar, senin arkandan halkların arasında Binyamin; Mahir'den yasa koyucular indiler, ve Zevulun'dan yazıcının asasını çekenler.
2. Samuel 7:12
·
Tevrat
כִּ֣י יִמְלְא֣וּ יָמֶ֗יךָ וְשָֽׁכַבְתָּ֙ אֶת־אֲבֹתֶ֔יךָ וַהֲקִימֹתִ֤י אֶֽת־זַרְעֲךָ֙ אַחֲרֶ֔יךָ אֲשֶׁ֥ר יֵצֵ֖א מִמֵּעֶ֑יךָ וַהֲכִינֹתִ֖י אֶת־מַמְלַכְתּֽוֹ
'Günlerin dolup atalarınla yattığında, senden sonra içinden çıkacak olan soyunu ayağa kaldıracağım ve onun egemenliğini pekiştireceğim.'
Yeremya 12:6
·
Tevrat
כִּ֧י גַם־אַחֶ֣יךָ וּבֵית־אָבִ֗יךָ גַּם־הֵ֨מָּה֙ בָּ֣גְדוּ בָ֔ךְ גַּם־הֵ֛מָּה קָרְא֥וּ אַחֲרֶ֖יךָ מָלֵ֑א אַל־תַּאֲמֵ֣ן בָּ֔ם כִּֽי־יְדַבְּר֥וּ אֵלֶ֖יךָ טוֹבֽוֹת
Çünkü kardeşlerin ve babanın evi, onlar da sana hainlik ettiler; onlar da arkandan yüksek sesle çağırdılar. Sana iyilikler konuşacaklar diye onlara inanma.
Yeremya 17:16
·
Tevrat
וַאֲנִ֞י לֹא־אַ֣צְתִּי מֵרֹעֶ֣ה אַחֲרֶ֗יךָ וְי֥וֹם אָנ֛וּשׁ לֹ֥א הִתְאַוֵּ֖יתִי אַתָּ֣ה יָדָ֑עְתָּ מוֹצָ֣א שְׂפָתַ֔י נֹ֥כַח פָּנֶ֖יךָ הָיָֽה
Ve ben senin ardınca çoban olmaktan aceleyle kaçmadım ve şifa bulmaz günü arzulamadım, sen bildin; dudaklarımdan çıkan senin yüzünün önündeydi.
Yeremya 48:2
·
Tevrat
אֵ֣ין עוֹד֮ תְּהִלַּ֣ת מוֹאָב֒ בְּחֶשְׁבּ֗וֹן חָשְׁב֤וּ עָלֶ֨יהָ֙ רָעָ֔ה לְכ֖וּ וְנַכְרִיתֶ֣נָּה מִגּ֑וֹי גַּם־מַדְמֵ֣ן תִּדֹּ֔מִּי אַחֲרַ֖יִךְ תֵּ֥לֶךְ חָֽרֶב
Moav'ın övgüsü artık yok; Heşbon'da onun hakkında kötülük düşündüler: Gelin ve onu ulus olmaktan kesip atalım. Sen de ey Madmen susacaksın, arkandan kılıç gidecek.
Örnek Ayetler (5 / 19)
Hakimler 3:31
·
Tevrat
וְאַחֲרָ֤יו הָיָה֙ שַׁמְגַּ֣ר בֶּן־עֲנָ֔ת וַיַּ֤ךְ אֶת־פְּלִשְׁתִּים֙ שֵֽׁשׁ־מֵא֣וֹת אִ֔ישׁ בְּמַלְמַ֖ד הַבָּקָ֑ר וַיֹּ֥שַׁע גַּם־ה֖וּא אֶת־יִשְׂרָאֵֽל
Ve onun ardından Anat oğlu Şamgar vardı; ve sığır üvendiresiyle Filistlilerden altı yüz adam vurdu; ve o da İsrail'i kurtardı.
2. Samuel 23:9
·
Tevrat
וְאַחֲרָ֛יו אֶלְעָזָ֥ר בֶּן־דֹּד֖וֹ בֶּן־אֲחֹחִ֑י בִּשְׁלֹשָׁ֨ה הַגִּבֹּרִ֜ים עִם־דָּוִ֗ד בְּחָֽרְפָ֤ם בַּפְּלִשְׁתִּים נֶאֶסְפוּ־שָׁ֣ם לַמִּלְחָמָ֔ה וַֽיַּעֲל֖וּ אִ֥ישׁ יִשְׂרָאֵֽל
Ve ondan sonra Ahohlu oğlu Dodo oğlu Elazar, Filistlilere meydan okuduklarında Davut ile üç yiğitler arasındaydı; savaşa orada toplandıklarında ve İsrail adamı çıktılar.
2. Samuel 23:11
·
Tevrat
וְאַחֲרָ֛יו שַׁמָּ֥א בֶן־אָגֵ֖א הָרָרִ֑י וַיֵּאָסְפ֨וּ פְלִשְׁתִּ֜ים לַחַיָּ֗ה וַתְּהִי־שָׁ֞ם חֶלְקַ֤ת הַשָּׂדֶה֙ מְלֵאָ֣ה עֲדָשִׁ֔ים וְהָעָ֥ם נָ֖ס מִפְּנֵ֥י פְלִשְׁתִּֽים
Ve ondan sonra Hararlı Age oğlu Şamma vardı; ve Filistliler birliğe toplandılar ve orada mercimek dolu tarlanın parçası vardı ve halk Filistlilerin yüzünden kaçtı.
Yeremya 51:46
·
Tevrat
וּפֶן־יֵרַ֤ךְ לְבַבְכֶם֙ וְתִֽירְא֔וּ בַּשְּׁמוּעָ֖ה הַנִּשְׁמַ֣עַת בָּאָ֑רֶץ וּבָ֧א בַשָּׁנָ֣ה הַשְּׁמוּעָ֗ה וְאַחֲרָ֤יו בַּשָּׁנָה֙ הַשְּׁמוּעָ֔ה וְחָמָ֣ס בָּאָ֔רֶץ וּמֹשֵׁ֖ל עַל־מֹשֵֽׁל
Ve kalbiniz yumuşamasın ve yerde duyulan haberden korkmayın; ve bir yılda haber gelir ve ondan sonra bir yılda haber, ve yerde şiddet ve yöneticiye karşı yönetici.
2. Krallar 18:5
·
Tevrat
בַּיהוָ֥ה אֱלֹהֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל בָּטָ֑ח וְאַחֲרָ֞יו לֹא־הָיָ֣ה כָמֹ֗הוּ בְּכֹל֙ מַלְכֵ֣י יְהוּדָ֔ה וַאֲשֶׁ֥ר הָי֖וּ לְפָנָֽיו
İsrail'in Tanrısı Yahve'ye güvendi; ve ondan sonra bütün Yahuda kralları arasında ve ondan önce olanlar arasında onun gibi olmadı.
Örnek Ayetler (5 / 12)
2. Samuel 2:21
·
Tevrat
וַיֹּ֧אמֶר ל֣וֹ אַבְנֵ֗ר נְטֵ֤ה לְךָ֙ עַל־יְמִֽינְךָ֙ א֣וֹ עַל־שְׂמֹאלֶ֔ךָ וֶאֱחֹ֣ז לְךָ֗ אֶחָד֙ מֵֽהַנְּעָרִ֔ים וְקַח־לְךָ֖ אֶת־חֲלִצָת֑וֹ וְלֹֽא־אָבָ֣ה עֲשָׂהאֵ֔ל לָס֖וּר מֵאַחֲרָֽיו
Avner ona dedi: 'Sağına veya soluna sap ve gençlerden birini kendine tut ve onun zırhını kendine al.' Fakat Asahel onun ardından ayrılmak istemedi.
2. Samuel 2:23
·
Tevrat
וַיְמָאֵ֣ן לָס֗וּר וַיַּכֵּ֣הוּ אַבְנֵר֩ בְּאַחֲרֵ֨י הַחֲנִ֜ית אֶל־הַחֹ֗מֶשׁ וַתֵּצֵ֤א הַֽחֲנִית֙ מֵאַחֲרָ֔יו וַיִּפָּל־שָׁ֖ם וַיָּ֣מָת תַּחְתָּ֑יו וַיְהִ֡י כָּל־הַבָּ֣א אֶֽל־הַמָּקוֹם֩ אֲשֶׁר־נָ֨פַל שָׁ֧ם עֲשָׂהאֵ֛ל וַיָּמֹ֖ת וַֽיַּעֲמֹֽדוּ
Fakat ayrılmayı reddetti; bunun üzerine Avner mızrağın arkasıyla onu karnına vurdu ve mızrak arkasından çıktı. Orada düştü ve olduğu yerde öldü; ve Asahel'in orada düşüp öldüğü yere her gelen durdu.
2. Samuel 11:15
·
Tevrat
וַיִּכְתֹּ֥ב בַּסֵּ֖פֶר לֵאמֹ֑ר הָב֣וּ אֶת־אֽוּרִיָּ֗ה אֶל־מוּל֙ פְּנֵ֤י הַמִּלְחָמָה֙ הַֽחֲזָקָ֔ה וְשַׁבְתֶּ֥ם מֵאַחֲרָ֖יו וְנִכָּ֥ה וָמֵֽת
Kitapta diyerek yazdı: 'Uriya'yı güçlü savaşın yüzünün karşısına verin; arkasından dönün ki vurulsun ve ölsün.'
2. Krallar 18:6
·
Tevrat
וַיִּדְבַּק֙ בַּֽיהוָ֔ה לֹא־סָ֖ר מֵאַֽחֲרָ֑יו וַיִּשְׁמֹר֙ מִצְוֺתָ֔יו אֲשֶׁר־צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה
Ve Yahve'ye yapıştı, O'nun ardından ayrılmadı; ve Yahve'nin Musa'ya buyurduğu O'nun buyruklarını tuttu.
1. Krallar 10:19
·
Tevrat
שֵׁ֧שׁ מַעֲל֣וֹת לַכִּסֵּ֗ה וְרֹאשׁ־עָגֹ֤ל לַכִּסֵּה֙ מֵאַֽחֲרָ֔יו וְיָדֹ֛ת מִזֶּ֥ה וּמִזֶּ֖ה אֶל־מְק֣וֹם הַשָּׁ֑בֶת וּשְׁנַ֣יִם אֲרָי֔וֹת עֹמְדִ֖ים אֵ֥צֶל הַיָּדֽוֹת
Tahtın altı basamağı vardı ve tahtın arkadan yuvarlak bir başı vardı; oturma yerinin bu yanında ve şu yanında kollar vardı ve kolların yanında duran iki aslan vardı.
Örnek Ayetler (5 / 12)
Hakimler 19:3
·
Tevrat
וַיָּ֨קָם אִישָׁ֜הּ וַיֵּ֣לֶךְ אַחֲרֶ֗יהָ לְדַבֵּ֤ר עַל־לִבָּהּ֙ לַהֲשִׁיבָ֔הּ וְנַעֲר֥וֹ עִמּ֖וֹ וְצֶ֣מֶד חֲמֹרִ֑ים וַתְּבִיאֵ֨הוּ֙ בֵּ֣ית אָבִ֔יהָ וַיִּרְאֵ֨הוּ֙ אֲבִ֣י הַֽנַּעֲרָ֔ה וַיִּשְׂמַ֖ח לִקְרָאתֽוֹ
Kocası kalktı ve onu geri getirmek için kalbine konuşmak üzere onun ardına gitti, ve uşağı onunla birlikteydi ve bir çift eşek vardı; ve kadın onu babasının evine getirdi, ve genç kadının babası onu gördü ve onu karşılamaya sevindi.
Hezekiel 41:15
·
Tevrat
וּמָדַ֣ד אֹֽרֶךְ־הַ֠בִּנְיָן אֶל־פְּנֵ֨י הַגִּזְרָ֜ה אֲשֶׁ֨ר עַל־אַחֲרֶ֧יהָ וְאַתִּיקֶ֛יהָא מִפּ֥וֹ וּמִפּ֖וֹ מֵאָ֣ה אַמָּ֑ה וְהַֽהֵיכָל֙ הַפְּנִימִ֔י וְאֻֽלַמֵּ֖י הֶחָצֵֽר
Ardından onun arkasındaki ayrılmış yerin önüne binanın uzunluğunu ve buradan ve buradan onun galerilerini yüz kubit (~45 m) ölçtü; ve iç tapınağı ve avlunun eyvanlarını.
2. Samuel 3:16
·
Tevrat
וַיֵּ֨לֶךְ אִתָּ֜הּ אִישָׁ֗הּ הָל֧וֹךְ וּבָכֹ֛ה אַחֲרֶ֖יהָ עַד־בַּֽחֻרִ֑ים וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֥יו אַבְנֵ֛ר לֵ֥ךְ שׁ֖וּב וַיָּשֹֽׁב
Kocası onunla gitti, Bahurim'e kadar arkasından giderek ve ağlayarak yürüdü. Sonra Avner ona dedi: 'Git, dön.' Ve o döndü.
2. Samuel 13:17
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֗א אֶֽת־נַעֲרוֹ֙ מְשָׁ֣רְת֔וֹ וַיֹּ֕אמֶר שִׁלְחוּ־נָ֥א אֶת־זֹ֛את מֵעָלַ֖י הַח֑וּצָה וּנְעֹ֥ל הַדֶּ֖לֶת אַחֲרֶֽיהָ
Hizmet eden gencini çağırdı ve dedi: 'Lütfen bunu yanımdan dışarıya gönderin ve arkasından kapıyı sürgüle.'
2. Samuel 13:18
·
Tevrat
וְעָלֶ֨יהָ֙ כְּתֹ֣נֶת פַּסִּ֔ים כִּי֩ כֵ֨ן תִּלְבַּ֧שְׁןָ בְנוֹת־הַמֶּ֛לֶךְ הַבְּתוּלֹ֖ת מְעִילִ֑ים וַיֹּצֵ֨א אוֹתָ֤הּ מְשָֽׁרְתוֹ֙ הַח֔וּץ וְנָעַ֥ל הַדֶּ֖לֶת אַחֲרֶֽיהָ
Onun üzerinde uzun kollu bir giysi vardı; çünkü bakire olan kral kızları böyle cübbeler giyerlerdi. Hizmetçisi onu dışarıya çıkardı ve arkasından kapıyı sürgüledi.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Yeremya 42:16
·
Tevrat
וְהָיְתָ֣ה הַחֶ֗רֶב אֲשֶׁ֤ר אַתֶּם֙ יְרֵאִ֣ים מִמֶּ֔נָּה שָׁ֛ם תַּשִּׂ֥יג אֶתְכֶ֖ם בְּאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם וְהָרָעָ֞ב אֲשֶׁר־אַתֶּ֣ם דֹּאֲגִ֣ים מִמֶּ֗נּוּ שָׁ֣ם יִדְבַּ֧ק אַחֲרֵיכֶ֛ם מִצְרַ֖יִם וְשָׁ֥ם תָּמֻֽתוּ
Ve olacak ki, ondan korktuğunuz kılıç orada, Mısır diyarında size yetişecek; ve ondan kaygılandığınız kıtlık orada, Mısır'da arkanızdan yapışacak ve orada öleceksiniz.
1. Samuel 25:19
·
Tevrat
וַתֹּ֤אמֶר לִנְעָרֶ֨יהָ֙ עִבְר֣וּ לְפָנַ֔י הִנְנִ֖י אַחֲרֵיכֶ֣ם בָּאָ֑ה וּלְאִישָׁ֥הּ נָבָ֖ל לֹ֥א הִגִּֽידָה
Gençlerine dedi: 'Önümden geçin, işte ben ardınızdan geliyorum.' Kocası Nabal'a ise bildirmedi.
1. Tarihler 28:8
·
Tevrat
וְ֠עַתָּה לְעֵינֵ֨י כָל־יִשְׂרָאֵ֤ל קְהַל־יְהוָה֙ וּבְאָזְנֵ֣י אֱלֹהֵ֔ינוּ שִׁמְר֣וּ וְדִרְשׁ֔וּ כָּל־מִצְוֺ֖ת יְהוָ֣ה אֱלֹהֵיכֶ֑ם לְמַ֤עַן תִּֽירְשׁוּ֙ אֶת־הָאָ֣רֶץ הַטּוֹבָ֔ה וְהִנְחַלְתֶּ֛ם לִבְנֵיכֶ֥ם אַחֲרֵיכֶ֖ם עַד־עוֹלָֽם
Ve şimdi, bütün İsrail'in, Yahve'nin topluluğunun gözleri önünde ve Tanrımızın kulaklarında: İyi yeri miras alasınız ve sizden sonra sonsuza dek oğullarınıza miras bırakasınız diye Tanrınız Yahve'nin bütün buyruklarını tutun ve arayın.
Yaratılış 9:9
·
Tevrat
וַאֲנִ֕י הִנְנִ֥י מֵקִ֛ים אֶת־בְּרִיתִ֖י אִתְּכֶ֑ם וְאֶֽת־זַרְעֲכֶ֖ם אַֽחֲרֵיכֶֽם
"Ve ben, işte ben antlaşmamı sizinle ve sizden sonra soyunuzla kuruyorum;
Yasa'nın Tekrarı 11:4
·
Tevrat
וַאֲשֶׁ֣ר עָשָׂה֩ לְחֵ֨יל מִצְרַ֜יִם לְסוּסָ֣יו וּלְרִכְבּ֗וֹ אֲשֶׁ֨ר הֵצִ֜יף אֶת־מֵ֤י יַם־סוּף֙ עַל־פְּנֵיהֶ֔ם בְּרָדְפָ֖ם אַחֲרֵיכֶ֑ם וַיְאַבְּדֵ֣ם יְהוָ֔ה עַ֖ד הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
ve Mısır ordusuna, atlarına ve arabalarına yaptığını; arkanızdan kovaladıklarında Kamış Denizi'nin sularını onların yüzleri üzerine taşırdığını ve Yahve'nin onları bu güne kadar yok ettiğini;
Örnek Ayetler (4 / 7)
Yeremya 32:40
·
Tevrat
וְכָרַתִּ֤י לָהֶם֙ בְּרִ֣ית עוֹלָ֔ם אֲשֶׁ֤ר לֹֽא־אָשׁוּב֙ מֵאַ֣חֲרֵיהֶ֔ם לְהֵיטִיבִ֖י אוֹתָ֑ם וְאֶת־יִרְאָתִי֙ אֶתֵּ֣ן בִּלְבָבָ֔ם לְבִלְתִּ֖י ס֥וּר מֵעָלָֽי
Ve onlara iyilik yapmaktan geri dönmeyeceğime dair onlarla sonsuz bir antlaşma yapacağım; ve benden ayrılmamaları için korkumu kalplerine vereceğim.
1. Samuel 6:7
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה קְח֨וּ וַעֲשׂ֜וּ עֲגָלָ֤ה חֲדָשָׁה֙ אֶחָ֔ת וּשְׁתֵּ֤י פָרוֹת֙ עָל֔וֹת אֲשֶׁ֛ר לֹא־עָלָ֥ה עֲלֵיהֶ֖ם עֹ֑ל וַאֲסַרְתֶּ֤ם אֶת־הַפָּרוֹת֙ בָּעֲגָלָ֔ה וַהֲשֵׁיבֹתֶ֧ם בְּנֵיהֶ֛ם מֵאַחֲרֵיהֶ֖ם הַבָּֽיְתָה
'Şimdi alın ve yeni bir araba ile üzerlerine boyunduruk çıkmamış iki emzikli inek hazırlayın. İnekleri arabaya bağlayın ve yavrularını arkalarından eve geri götürün.'
2. Krallar 10:29
·
Tevrat
רַ֠ק חֲטָאֵ֞י יָרָבְעָ֤ם בֶּן־נְבָט֙ אֲשֶׁ֣ר הֶחֱטִ֣יא אֶת־יִשְׂרָאֵ֔ל לֹֽא־סָ֥ר יֵה֖וּא מֵאַֽחֲרֵיהֶ֑ם עֶגְלֵי֙ הַזָּהָ֔ב אֲשֶׁ֥ר בֵּֽית־אֵ֖ל וַאֲשֶׁ֥ר בְּדָֽן
Ancak İsrail'i günaha sürükleyen Nevat oğlu Yarovam'ın günahlarından, Beytel'de ve Dan'da olan altın buzağılardan Yehu onların ardından ayrılmadı.
2. Tarihler 13:13
·
Tevrat
וְיָֽרָבְעָ֗ם הֵסֵב֙ אֶת־הַמַּאְרָ֔ב לָב֖וֹא מֵֽאַחֲרֵיהֶ֑ם וַיִּֽהְיוּ֙ לִפְנֵ֣י יְהוּדָ֔ה וְהַמַּאְרָ֖ב מֵאַחֲרֵיהֶֽם
Fakat Yarovam onların arkasından gelmek için bir pusu çevirdi; böylece onlar Yahuda'nın önündeydiler ve pusu da arkalarındaydı.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Rut 2:9
·
Tevrat
עֵינַ֜יִךְ בַּשָּׂדֶ֤ה אֲשֶׁר־יִקְצֹרוּן֙ וְהָלַ֣כְתִּ אַחֲרֵיהֶ֔ן הֲל֥וֹא צִוִּ֛יתִי אֶת־הַנְּעָרִ֖ים לְבִלְתִּ֣י נָגְעֵ֑ךְ וְצָמִ֗ת וְהָלַכְתְּ֙ אֶל־הַכֵּלִ֔ים וְשָׁתִ֕ית מֵאֲשֶׁ֥ר יִשְׁאֲב֖וּן הַנְּעָרִֽים
Gözlerin biçecekleri tarlada olsun ve onların arkasından gideceksin; sana dokunmamaları için genç adamlara buyurmadım mı? Ve susadığında kaplara gideceksin ve genç adamların çekeceklerinden içeceksin.
Yaratılış 41:3
·
Tevrat
וְהִנֵּ֞ה שֶׁ֧בַע פָּר֣וֹת אֲחֵר֗וֹת עֹל֤וֹת אַחֲרֵיהֶן֙ מִן־הַיְאֹ֔ר רָע֥וֹת מַרְאֶ֖ה וְדַקּ֣וֹת בָּשָׂ֑ר וַֽתַּעֲמֹ֛דְנָה אֵ֥צֶל הַפָּר֖וֹת עַל־שְׂפַ֥ת הַיְאֹֽר
Ve işte onların ardından Irmaktan kötü görünümlü ve cılız etli başka yedi inek çıkıyordu; ve Irmağın kıyısında ineklerin yanında durdular.
Yaratılış 41:6
·
Tevrat
וְהִנֵּה֙ שֶׁ֣בַע שִׁבֳּלִ֔ים דַּקּ֖וֹת וּשְׁדוּפֹ֣ת קָדִ֑ים צֹמְח֖וֹת אַחֲרֵיהֶֽן
Ve işte onların ardından cılız ve doğu rüzgarıyla kavrulmuş yedi başak büyüyordu.
Yaratılış 41:19
·
Tevrat
וְהִנֵּ֞ה שֶֽׁבַע־פָּר֤וֹת אֲחֵרוֹת֙ עֹל֣וֹת אַחֲרֵיהֶ֔ן דַּלּ֨וֹת וְרָע֥וֹת תֹּ֛אַר מְאֹ֖ד וְרַקּ֣וֹת בָּשָׂ֑ר לֹֽא־רָאִ֧יתִי כָהֵ֛נָּה בְּכָל־אֶ֥רֶץ מִצְרַ֖יִם לָרֹֽעַ
Ve işte onların ardından çok zayıf, kötü görünümlü ve cılız etli başka yedi inek çıkıyordu; kötülükte onlar gibisini bütün Mısır diyarında görmedim.
Yaratılış 41:27
·
Tevrat
וְשֶׁ֣בַע הַ֠פָּרוֹת הָֽרַקּ֨וֹת וְהָרָעֹ֜ת הָעֹלֹ֣ת אַחֲרֵיהֶ֗ן שֶׁ֤בַע שָׁנִים֙ הֵ֔נָּה וְשֶׁ֤בַע הַֽשִׁבֳּלִים֙ הָרֵק֔וֹת שְׁדֻפ֖וֹת הַקָּדִ֑ים יִהְי֕וּ שֶׁ֖בַע שְׁנֵ֥י רָעָֽב
Onların ardından çıkan yedi cılız ve kötü inek yedi yıldır; ve doğu rüzgarıyla kavrulmuş yedi boş başak yedi kıtlık yılı olacaktır.