259
Kullanım
14
Lemma
42
Türev
71
Anlam
14 lemma, 42 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
בְּאָזְנֵי Lemma | be'ozney | kulaklarında, kulak, işitme, dinleme | İsim | 49 | ||
אֹזֶן | ozen | kulak, kulak, işitme, dinleme | İsim | 26 | ||
אֲזֵנֶךָ | azenekha | kulağın, kulak, işitme organı | Zamir | 22 | ||
Örnek Ayetler (5 / 22) 1. Samuel 20:12 · Tevrat וַיֹּ֨אמֶר יְהוֹנָתָ֜ן אֶל־דָּוִ֗ד יְהוָ֞ה אֱלֹהֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ כִּֽי־אֶחְקֹ֣ר אֶת־אָבִ֗י כָּעֵ֤ת מָחָר֙ הַשְּׁלִשִׁ֔ית וְהִנֵּה־ט֖וֹב אֶל־דָּוִ֑ד וְלֹֽא־אָז֙ אֶשְׁלַ֣ח אֵלֶ֔יךָ וְגָלִ֖יתִי אֶת־אָזְנֶֽךָ Yonatan Davut'a dedi: 'İsrail'in Tanrısı Yahve! Yarın veya üçüncü gün bu vakit babamı araştıracağım; ve işte Davut'a karşı iyiyse, o zaman sana gönderip kulağını açmaz mıyım?' 1. Samuel 20:13 · Tevrat כֹּֽה־יַעֲשֶׂה֩ יְהוָ֨ה לִֽיהוֹנָתָ֜ן וְכֹ֣ה יֹסִ֗יף כִּֽי־יֵיטִ֨ב אֶל־אָבִ֤י אֶת־הָֽרָעָה֙ עָלֶ֔יךָ וְגָלִ֨יתִי֙ אֶת־אָזְנֶ֔ךָ וְשִׁלַּחְתִּ֖יךָ וְהָלַכְתָּ֣ לְשָׁל֑וֹם וִיהִ֤י יְהוָה֙ עִמָּ֔ךְ כַּאֲשֶׁ֥ר הָיָ֖ה עִם־אָבִֽי Eğer babam sana kötülük etmeyi uygun görürse, Yahve Yonatan'a böyle yapsın ve böyle eklesin; kulağını açacağım, seni göndereceğim ve esenlikle gideceksin. Babamla olduğu gibi Yahve seninle olsun. 2. Krallar 19:16 · Tevrat הַטֵּ֨ה יְהוָ֤ה אָזְנְךָ֙ וּֽשֲׁמָ֔ע פְּקַ֧ח יְהוָ֛ה עֵינֶ֖יךָ וּרְאֵ֑ה וּשְׁמַ֗ע אֵ֚ת דִּבְרֵ֣י סַנְחֵרִ֔יב אֲשֶׁ֣ר שְׁלָח֔וֹ לְחָרֵ֖ף אֱלֹהִ֥ים חָֽי Ey Yahve, kulağını eğ ve işit; ey Yahve, gözlerini aç ve gör; ve yaşayan Tanrı'yı aşağılamak için onu gönderen Sanheriv'in sözlerini işit. Yeşaya 37:17 · Tevrat הַטֵּ֨ה יְהוָ֤ה אָזְנְךָ֙ וּֽשְׁמָ֔ע פְּקַ֧ח יְהוָ֛ה עֵינֶ֖ךָ וּרְאֵ֑ה וּשְׁמַ֗ע אֵ֚ת כָּל־דִּבְרֵ֣י סַנְחֵרִ֔יב אֲשֶׁ֣ר שָׁלַ֔ח לְחָרֵ֖ף אֱלֹהִ֥ים חָֽי Ey Yahve, kulağını eğ ve duy; ey Yahve, gözünü aç ve gör; Sanheriv'in yaşayan Tanrı'ya hakaret etmek için gönderdiği bütün sözleri duy. Yeşaya 48:8 · Tevrat גַּ֣ם לֹֽא־שָׁמַ֗עְתָּ גַּ֚ם לֹ֣א יָדַ֔עְתָּ גַּ֕ם מֵאָ֖ז לֹא־פִתְּחָ֣ה אָזְנֶ֑ךָ כִּ֤י יָדַ֨עְתִּי֙ בָּג֣וֹד תִּבְגּ֔וֹד וּפֹשֵׁ֥עַ מִבֶּ֖טֶן קֹ֥רָא לָֽךְ İşitmedin de, bilmedin de, o zamandan kulağın açılmadı da; çünkü hainlik ederek hainlik edeceğini ve rahimden sana isyancı çağrıldığını bildim. | ||||||
אָזְנָם | oznam | onların kulağı, kulak, işitme | Zamir | 10 | ||
אָזְנִי | ozni | kulağım, kulak, işitme | Zamir | 9 | ||
בְּאָזְנֵיהֶם | be'ozneyhem | kulaklarında, kulak, işitme | Zamir | 8 | ||
אָזְנוֹ | ozno | kulağı, kulak, işitme organı | Zamir | 7 | ||
אָזְנַיִם | oznayim | kulaklar, kulak, işitme, duyma | İsim | 7 | ||
בְּאָזְנֵֽינוּ | be'ozneynu | kulaklarımızda, kulak, işitme organı | Zamir | 6 | ||
אָזְנְכֶם | oznekhem | kulağınız, kulak, işitme, terazi | Zamir | 5 | ||
אָזְנָֽיו | oznav | onun kulakları, kulak, işitme, dikkat | Zamir | 4 | ||
וְאָזְנַי | ve-oznay | ve kulaklarım, kulak, işitme organı | Zamir | 4 | ||
בְּאָזְנֵיכֶם | be-ozneykhem | kulaklarınızda, kulak, işitme | Zamir | 4 | ||
וּבְאָזְנֶיךָ | uve'ozneykha | ve kulaklarında, kulak, işitme organı, duyma | Zamir | 3 | ||
בְּאָזְנָֽיו | be-oznav | onun kulaklarında, kulak, işitme organı, duyma | Zamir | 3 | ||
וְאָזְנֶיךָ | ve'ozneykha | ve kulakların, kulak, işitme organı | Zamir | 3 | ||
בְּאָזְנֶיךָ | be-ozneykha | kulaklarında, kulak, işitme organı | Zamir | 3 | ||
וּבְאָזְנֵי | u-ve-'ozney | ve kulaklarında, kulak, işitme organı | İsim | 3 | ||
אָזְנֶיךָ | ozneykha | kulakların, kulak, işitme organı | Zamir | 2 | ||
וְאֹזֶן | ve-ozen | ve kulak, kulak, işitme organı, dinleme | İsim | 2 | ||
Örnek Ayetler (5 / 49)
Hakimler 7:3
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה קְרָ֨א נָ֜א בְּאָזְנֵ֤י הָעָם֙ לֵאמֹ֔ר מִֽי־יָרֵ֣א וְחָרֵ֔ד יָשֹׁ֥ב וְיִצְפֹּ֖ר מֵהַ֣ר הַגִּלְעָ֑ד וַיָּ֣שָׁב מִן־הָעָ֗ם עֶשְׂרִ֤ים וּשְׁנַ֨יִם֙ אֶ֔לֶף וַעֲשֶׂ֥רֶת אֲלָפִ֖ים נִשְׁאָֽרוּ
Ve şimdi lütfen halkın kulaklarına seslen ve de ki: Kim korkuyor ve titriyorsa dönsün ve Gileat dağından ayrılsın.' Bunun üzerine halktan yirmi iki bin kişi döndü ve on bin kişi kaldı.
Hakimler 9:2
·
Tevrat
דַּבְּרוּ־נָ֞א בְּאָזְנֵ֨י כָל־בַּעֲלֵ֣י שְׁכֶם֮ מַה־טּ֣וֹב לָכֶם֒ הַמְשֹׁ֨ל בָּכֶ֜ם שִׁבְעִ֣ים אִ֗ישׁ כֹּ֚ל בְּנֵ֣י יְרֻבַּ֔עַל אִם־מְשֹׁ֥ל בָּכֶ֖ם אִ֣ישׁ אֶחָ֑ד וּזְכַרְתֶּ֕ם כִּֽי־עַצְמֵכֶם וּבְשַׂרְכֶ֖ם אָנִֽי
Lütfen Şekem'in tüm sahiplerinin kulaklarına konuşun: 'Sizin için hangisi iyidir? Yerubbaal'ın tüm oğulları olan yetmiş kişinin size egemen olması mı, yoksa bir kişinin size egemen olması mı? Ve hatırlayın ki ben sizin kemiğiniz ve etinizim.'
Hakimler 9:3
·
Tevrat
וַיְדַבְּר֨וּ אֲחֵֽי־אִמּ֜וֹ עָלָ֗יו בְּאָזְנֵי֙ כָּל־בַּעֲלֵ֣י שְׁכֶ֔ם אֵ֥ת כָּל־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵ֑לֶּה וַיֵּ֤ט לִבָּם֙ אַחֲרֵ֣י אֲבִימֶ֔לֶךְ כִּ֥י אָמְר֖וּ אָחִ֥ינוּ הֽוּא
Annesinin kardeşleri onun hakkında Şekem'in tüm sahiplerinin kulaklarına tüm bu sözleri konuştular; ve kalpleri Abimelek'in ardınca eğildi, çünkü dediler: 'O bizim kardeşimizdir.'
Hakimler 17:2
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר לְאִמּ֡וֹ אֶלֶף֩ וּמֵאָ֨ה הַכֶּ֜סֶף אֲשֶׁ֣ר לֻֽקַּֽח־לָ֗ךְ וְאַ֤תְּ אָלִית֙ וְגַם֙ אָמַ֣רְתְּ בְּאָזְנַ֔י הִנֵּֽה־הַכֶּ֥סֶף אִתִּ֖י אֲנִ֣י לְקַחְתִּ֑יו וַתֹּ֣אמֶר אִמּ֔וֹ בָּר֥וּךְ בְּנִ֖י לַיהוָֽה
Annesine dedi: 'Senden alınan bin yüz gümüş, ki sen lanet ettin ve ayrıca kulaklarıma dedin: İşte gümüş benimledir, onu ben aldım.' Annesi dedi: 'Oğlum Yahve'ye bereketli olsun.'
Hezekiel 8:18
·
Tevrat
וְגַם־אֲנִי֙ אֶעֱשֶׂ֣ה בְחֵמָ֔ה לֹֽא־תָח֥וֹס עֵינִ֖י וְלֹ֣א אֶחְמֹ֑ל וְקָרְא֤וּ בְאָזְנַי֙ ק֣וֹל גָּד֔וֹל וְלֹ֥א אֶשְׁמַ֖ע אוֹתָֽם
Ve ayrıca ben öfkeyle yapacağım; gözüm acımayacak ve esirgemeyeceğim; ve kulaklarıma büyük sesle çağıracaklar ve onları işitmeyeceğim.
Örnek Ayetler (5 / 26)
Amos 3:12
·
Tevrat
כֹּה֮ אָמַ֣ר יְהוָה֒ כַּאֲשֶׁר֩ יַצִּ֨יל הָרֹעֶ֜ה מִפִּ֧י הָאֲרִ֛י שְׁתֵּ֥י כְרָעַ֖יִם א֣וֹ בְדַל־אֹ֑זֶן כֵּ֣ן יִנָּצְל֞וּ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל הַיֹּֽשְׁבִים֙ בְּשֹׁ֣מְר֔וֹן בִּפְאַ֥ת מִטָּ֖ה וּבִדְמֶ֥שֶׁק עָֽרֶשׂ
Yahve şöyle dedi: 'Çoban aslanın ağzından iki bacak veya bir kulak parçası nasıl kurtarırsa, Samiriye'de yatağın köşesinde ve Şam'da divanda oturan İsrail oğulları da öyle kurtulacak.'
2. Samuel 7:27
·
Tevrat
כִּֽי־אַתָּה֩ יְהוָ֨ה צְבָא֜וֹת אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל גָּלִ֜יתָה אֶת־אֹ֤זֶן עַבְדְּךָ֙ לֵאמֹ֔ר בַּ֖יִת אֶבְנֶה־לָּ֑ךְ עַל־כֵּ֗ן מָצָ֤א עַבְדְּךָ֙ אֶת־לִבּ֔וֹ לְהִתְפַּלֵּ֣ל אֵלֶ֔יךָ אֶת־הַתְּפִלָּ֖ה הַזֹּֽאת
Çünkü sen, İsrail'in Tanrısı Ordular Yahvesi, 'Sana ev inşa edeceğim' diyerek kulunun kulağını açtın; bu yüzden kulun sana bu duayı dua etmek için kalbini buldu.
2. Samuel 22:45
·
Tevrat
בְּנֵ֥י נֵכָ֖ר יִתְכַּֽחֲשׁוּ־לִ֑י לִשְׁמ֥וֹעַ אֹ֖זֶן יִשָּׁ֥מְעוּ לִֽי
Yabancı oğulları bana boyun eğecekler; kulağın duymasıyla beni dinleyecekler.
1. Samuel 9:15
·
Tevrat
וַֽיהוָ֔ה גָּלָ֖ה אֶת־אֹ֣זֶן שְׁמוּאֵ֑ל י֣וֹם אֶחָ֔ד לִפְנֵ֥י בֽוֹא־שָׁא֖וּל לֵאמֹֽר
Ve Yahve Şaul'un gelmesinden bir gün önce Samuel'in kulağını açmıştı diyerek:
Yeşaya 50:4
·
Tevrat
אֲדֹנָ֣י יְהֹוִ֗ה נָ֤תַן לִי֙ לְשׁ֣וֹן לִמּוּדִ֔ים לָדַ֛עַת לָע֥וּת אֶת־יָעֵ֖ף דָּבָ֑ר יָעִ֣יר בַּבֹּ֣קֶר בַּבֹּ֗קֶר יָעִ֥יר לִי֙ אֹ֔זֶן לִשְׁמֹ֖עַ כַּלִּמּוּדִֽים
Efendi Yahve yorgunu sözle desteklemeyi bilmem için bana öğrencilerin dilini verdi; sabah sabah uyandırır, öğrenciler gibi işitmem için kulağımı uyandırır.
Örnek Ayetler (5 / 22)
1. Samuel 20:12
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוֹנָתָ֜ן אֶל־דָּוִ֗ד יְהוָ֞ה אֱלֹהֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ כִּֽי־אֶחְקֹ֣ר אֶת־אָבִ֗י כָּעֵ֤ת מָחָר֙ הַשְּׁלִשִׁ֔ית וְהִנֵּה־ט֖וֹב אֶל־דָּוִ֑ד וְלֹֽא־אָז֙ אֶשְׁלַ֣ח אֵלֶ֔יךָ וְגָלִ֖יתִי אֶת־אָזְנֶֽךָ
Yonatan Davut'a dedi: 'İsrail'in Tanrısı Yahve! Yarın veya üçüncü gün bu vakit babamı araştıracağım; ve işte Davut'a karşı iyiyse, o zaman sana gönderip kulağını açmaz mıyım?'
1. Samuel 20:13
·
Tevrat
כֹּֽה־יַעֲשֶׂה֩ יְהוָ֨ה לִֽיהוֹנָתָ֜ן וְכֹ֣ה יֹסִ֗יף כִּֽי־יֵיטִ֨ב אֶל־אָבִ֤י אֶת־הָֽרָעָה֙ עָלֶ֔יךָ וְגָלִ֨יתִי֙ אֶת־אָזְנֶ֔ךָ וְשִׁלַּחְתִּ֖יךָ וְהָלַכְתָּ֣ לְשָׁל֑וֹם וִיהִ֤י יְהוָה֙ עִמָּ֔ךְ כַּאֲשֶׁ֥ר הָיָ֖ה עִם־אָבִֽי
Eğer babam sana kötülük etmeyi uygun görürse, Yahve Yonatan'a böyle yapsın ve böyle eklesin; kulağını açacağım, seni göndereceğim ve esenlikle gideceksin. Babamla olduğu gibi Yahve seninle olsun.
2. Krallar 19:16
·
Tevrat
הַטֵּ֨ה יְהוָ֤ה אָזְנְךָ֙ וּֽשֲׁמָ֔ע פְּקַ֧ח יְהוָ֛ה עֵינֶ֖יךָ וּרְאֵ֑ה וּשְׁמַ֗ע אֵ֚ת דִּבְרֵ֣י סַנְחֵרִ֔יב אֲשֶׁ֣ר שְׁלָח֔וֹ לְחָרֵ֖ף אֱלֹהִ֥ים חָֽי
Ey Yahve, kulağını eğ ve işit; ey Yahve, gözlerini aç ve gör; ve yaşayan Tanrı'yı aşağılamak için onu gönderen Sanheriv'in sözlerini işit.
Yeşaya 37:17
·
Tevrat
הַטֵּ֨ה יְהוָ֤ה אָזְנְךָ֙ וּֽשְׁמָ֔ע פְּקַ֧ח יְהוָ֛ה עֵינֶ֖ךָ וּרְאֵ֑ה וּשְׁמַ֗ע אֵ֚ת כָּל־דִּבְרֵ֣י סַנְחֵרִ֔יב אֲשֶׁ֣ר שָׁלַ֔ח לְחָרֵ֖ף אֱלֹהִ֥ים חָֽי
Ey Yahve, kulağını eğ ve duy; ey Yahve, gözünü aç ve gör; Sanheriv'in yaşayan Tanrı'ya hakaret etmek için gönderdiği bütün sözleri duy.
Yeşaya 48:8
·
Tevrat
גַּ֣ם לֹֽא־שָׁמַ֗עְתָּ גַּ֚ם לֹ֣א יָדַ֔עְתָּ גַּ֕ם מֵאָ֖ז לֹא־פִתְּחָ֣ה אָזְנֶ֑ךָ כִּ֤י יָדַ֨עְתִּי֙ בָּג֣וֹד תִּבְגּ֔וֹד וּפֹשֵׁ֥עַ מִבֶּ֖טֶן קֹ֥רָא לָֽךְ
İşitmedin de, bilmedin de, o zamandan kulağın açılmadı da; çünkü hainlik ederek hainlik edeceğini ve rahimden sana isyancı çağrıldığını bildim.
Örnek Ayetler (5 / 10)
Yeremya 6:10
·
Tevrat
עַל־מִ֨י אֲדַבְּרָ֤ה וְאָעִ֨ידָה֙ וְיִשְׁמָ֔עוּ הִנֵּה֙ עֲרֵלָ֣ה אָזְנָ֔ם וְלֹ֥א יוּכְל֖וּ לְהַקְשִׁ֑יב הִנֵּ֣ה דְבַר־יְהוָ֗ה הָיָ֥ה לָהֶ֛ם לְחֶרְפָּ֖ה לֹ֥א יַחְפְּצוּ־בֽוֹ
Kime konuşayım ve tanıklık edeyim ve işitsinler? İşte onların kulağı sünnetsizdir ve dikkat etmeye güçleri yetmez; işte Yahve'nin sözü onlara utanç oldu, ondan zevk almazlar.
Yeremya 7:24
·
Tevrat
וְלֹ֤א שָֽׁמְעוּ֙ וְלֹֽא־הִטּ֣וּ אֶת־אָזְנָ֔ם וַיֵּֽלְכוּ֙ בְּמֹ֣עֵצ֔וֹת בִּשְׁרִר֖וּת לִבָּ֣ם הָרָ֑ע וַיִּהְי֥וּ לְאָח֖וֹר וְלֹ֥א לְפָנִֽים
Ve dinlemediler ve kulaklarını eğmediler ve kendi kötü kalplerinin inatçılığındaki öğütlerde yürüdüler; ve ileri değil, geri gittiler.
Yeremya 7:26
·
Tevrat
וְל֤וֹא שָׁמְעוּ֙ אֵלַ֔י וְלֹ֥א הִטּ֖וּ אֶת־אָזְנָ֑ם וַיַּקְשׁוּ֙ אֶת־עָרְפָּ֔ם הֵרֵ֖עוּ מֵאֲבוֹתָֽם
Ve beni dinlemediler ve kulaklarını eğmediler ve enselerini sertleştirdiler; atalarından daha çok kötülük yaptılar.
Yeremya 11:8
·
Tevrat
וְלֹ֤א שָֽׁמְעוּ֙ וְלֹֽא־הִטּ֣וּ אֶת־אָזְנָ֔ם וַיֵּ֣לְכ֔וּ אִ֕ישׁ בִּשְׁרִיר֖וּת לִבָּ֣ם הָרָ֑ע וָאָבִ֨יא עֲלֵיהֶ֜ם אֶֽת־כָּל־דִּבְרֵ֧י הַבְּרִית־הַזֹּ֛את אֲשֶׁר־צִוִּ֥יתִי לַעֲשׂ֖וֹת וְלֹ֥א עָשֽׂוּ
Ama işitmediler ve kulaklarını eğmediler ve her adam kötü kalbinin inatçılığında yürüdü; bu yüzden yapmalarını buyurduğum ama yapmadıkları bu antlaşmanın bütün sözlerini onların üzerine getirdim.
Yeremya 17:23
·
Tevrat
וְלֹ֣א שָֽׁמְע֔וּ וְלֹ֥א הִטּ֖וּ אֶת־אָזְנָ֑ם וַיַּקְשׁוּ֙ אֶת־עָרְפָּ֔ם לְבִלְתִּ֣י שְׁמ֔וֹעַ וּלְבִלְתִּ֖י קַ֥חַת מוּסָֽר
Ama dinlemediler ve kulaklarını eğmediler; dinlememek ve terbiye almamak için enselerini sertleştirdiler.
Örnek Ayetler (4 / 9)
1. Samuel 20:2
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר ל֣וֹ חָלִילָה֮ לֹ֣א תָמוּת֒ הִנֵּ֡ה־לֹֽא־יַעֲשֶׂ֨ה אָבִ֜י דָּבָ֣ר גָּד֗וֹל א֚וֹ דָּבָ֣ר קָטֹ֔ן וְלֹ֥א יִגְלֶ֖ה אֶת־אָזְנִ֑י וּמַדּוּעַ֩ יַסְתִּ֨יר אָבִ֥י מִמֶּ֛נִּי אֶת־הַדָּבָ֥ר הַזֶּ֖ה אֵ֥ין זֹֽאת
Ona dedi: 'Uzak olsun, ölmeyeceksin. İşte babam kulağımı açmadan büyük şey veya küçük şey yapmaz; ve babam bu şeyi benden neden gizlesin? Bu yoktur.'
1. Samuel 22:8
·
Tevrat
כִּי֩ קְשַׁרְתֶּ֨ם כֻּלְּכֶ֜ם עָלַ֗י וְאֵין־גֹּלֶ֤ה אֶת־אָזְנִי֙ בִּכְרָת־בְּנִ֣י עִם־בֶּן־יִשַׁ֔י וְאֵין־חֹלֶ֥ה מִכֶּ֛ם עָלַ֖י וְגֹלֶ֣ה אֶת־אָזְנִ֑י כִּ֣י הֵקִים֩ בְּנִ֨י אֶת־עַבְדִּ֥י עָלַ֛י לְאֹרֵ֖ב כַּיּ֥וֹם הַזֶּֽה
'Çünkü hepiniz bana karşı komplo kurdunuz; oğlum İşay oğluyla antlaşma yaptığında kulağımı açan yok, sizden bana acıyan ve kulağımı açan yok; ki oğlum bugün olduğu gibi bana karşı pusu kurması için kulumu kaldırdı.'
1. Samuel 22:17
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר הַמֶּ֡לֶךְ לָרָצִים֩ הַנִּצָּבִ֨ים עָלָ֜יו סֹ֥בּוּ וְהָמִ֣יתוּ כֹּהֲנֵ֣י יְהוָ֗ה כִּ֤י גַם־יָדָם֙ עִם־דָּוִ֔ד וְכִ֤י יָֽדְעוּ֙ כִּֽי־בֹרֵ֣חַ ה֔וּא וְלֹ֥א גָל֖וּ אֶת־אָזְנִ֑י וְלֹֽא־אָב֞וּ עַבְדֵ֤י הַמֶּ֨לֶךְ֙ לִשְׁלֹ֣חַ אֶת־יָדָ֔ם לִפְגֹ֖עַ בְּכֹהֲנֵ֥י יְהוָֽה
Kral yanında duran muhafızlara dedi: 'Dönün ve Yahve'nin kâhinlerini öldürün; çünkü onların da eli Davut'ladır ve onun kaçtığını biliyorlardı ama kulağımı açmadılar.' Fakat kralın kulları Yahve'nin kâhinlerini vurmak için ellerini uzatmak istemediler.
Mezmurlar 49:5
·
Tevrat
אַטֶּ֣ה לְמָשָׁ֣ל אָזְנִ֑י אֶפְתַּ֥ח בְּ֝כִנּ֗וֹר חִידָתִֽי
Kulağımı özdeyişe eğeceğim, bilmecemi lirle açacağım.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Yeremya 36:15
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֣וּ אֵלָ֔יו שֵׁ֣ב נָ֔א וּקְרָאֶ֖נָּה בְּאָזְנֵ֑ינוּ וַיִּקְרָ֥א בָר֖וּךְ בְּאָזְנֵיהֶֽם
Ve ona dediler: Lütfen otur ve onu kulaklarımıza oku. Ve Baruk onların kulaklarına okudu.
2. Krallar 23:2
·
Tevrat
וַיַּ֣עַל הַמֶּ֣לֶךְ בֵּית־יְהוָ֡ה וְכָל־אִ֣ישׁ יְהוּדָה֩ וְכָל־יֹשְׁבֵ֨י יְרוּשָׁלִַ֜ם אִתּ֗וֹ וְהַכֹּֽהֲנִים֙ וְהַנְּבִיאִ֔ים וְכָל־הָעָ֖ם לְמִקָּטֹ֣ן וְעַד־גָּד֑וֹל וַיִּקְרָ֣א בְאָזְנֵיהֶ֗ם אֶת־כָּל־דִּבְרֵי֙ סֵ֣פֶר הַבְּרִ֔ית הַנִּמְצָ֖א בְּבֵ֥ית יְהוָֽה
Kral, bütün Yahuda adamları, Yeruşalim'in bütün oturanları, kâhinler, peygamberler ve küçükten büyüğe kadar bütün halk onunla birlikte Yahve'nin evine çıktı; ve Yahve'nin evinde bulunan antlaşma kitabının bütün sözlerini onların kulaklarına okudu.
2. Tarihler 34:30
·
Tevrat
וַיַּ֣עַל הַמֶּ֣לֶךְ בֵּית־יְ֠הוָה וְכָל־אִ֨ישׁ יְהוּדָ֜ה וְיֹשְׁבֵ֣י יְרוּשָׁלִַ֗ם וְהַכֹּֽהֲנִים֙ וְהַלְוִיִּ֔ם וְכָל־הָעָ֖ם מִגָּד֣וֹל וְעַד־קָטָ֑ן וַיִּקְרָ֣א בְאָזְנֵיהֶ֗ם אֶת־כָּל־דִּבְרֵי֙ סֵ֣פֶר הַבְּרִ֔ית הַנִּמְצָ֖א בֵּ֥ית יְהוָֽה
Kral, bütün Yahuda adamları, Yeruşalim sakinleri, kâhinler, Levililer ve büyükten küçüğe kadar bütün halk Yahve'nin evine çıktı. Yahve'nin evinde bulunan antlaşma kitabının bütün sözlerini onların kulaklarına okudu.
Yaratılış 20:8
·
Tevrat
וַיַּשְׁכֵּ֨ם אֲבִימֶ֜לֶךְ בַּבֹּ֗קֶר וַיִּקְרָא֙ לְכָל־עֲבָדָ֔יו וַיְדַבֵּ֛ר אֶת־כָּל־הַדְּבָרִ֥ים הָאֵ֖לֶּה בְּאָזְנֵיהֶ֑ם וַיִּֽירְא֥וּ הָאֲנָשִׁ֖ים מְאֹֽד
Abimelek sabah erkenden kalktı, bütün kullarını çağırdı ve bütün bu sözleri onların kulaklarına söyledi; adamlar çok korktular.
Yaratılış 35:4
·
Tevrat
וַיִּתְּנ֣וּ אֶֽל־יַעֲקֹ֗ב אֵ֣ת כָּל־אֱלֹהֵ֤י הַנֵּכָר֙ אֲשֶׁ֣ר בְּיָדָ֔ם וְאֶת־הַנְּזָמִ֖ים אֲשֶׁ֣ר בְּאָזְנֵיהֶ֑ם וַיִּטְמֹ֤ן אֹתָם֙ יַעֲקֹ֔ב תַּ֥חַת הָאֵלָ֖ה אֲשֶׁ֥ר עִם־שְׁכֶֽם
Ellerindeki bütün yabancı ilahları ve kulaklarındaki küpeleri Yakup'a verdiler; Yakup onları Şekem'in yanındaki meşe ağacının altına gömdü.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Yeşaya 33:15
·
Tevrat
הֹלֵ֣ךְ צְדָק֔וֹת וְדֹבֵ֖ר מֵֽישָׁרִ֑ים מֹאֵ֞ס בְּבֶ֣צַע מַעֲשַׁקּ֗וֹת נֹעֵ֤ר כַּפָּיו֙ מִתְּמֹ֣ךְ בַּשֹּׁ֔חַד אֹטֵ֤ם אָזְנוֹ֙ מִשְּׁמֹ֣עַ דָּמִ֔ים וְעֹצֵ֥ם עֵינָ֖יו מֵרְא֥וֹת בְּרָֽע
Doğrulukla yürüyen ve dürüstlükle konuşan, baskı kazancını reddeden, rüşvet tutmaktan ellerini silkeleyen, kan duymaktan kulağını tıkayan ve kötülük görmekten gözlerini yuman;
Yeşaya 59:1
·
Tevrat
הֵ֛ן לֹֽא־קָצְרָ֥ה יַד־יְהוָ֖ה מֵֽהוֹשִׁ֑יעַ וְלֹא־כָבְדָ֥ה אָזְנ֖וֹ מִשְּׁמֽוֹעַ
İşte Yahve'nin eli kurtarmaktan kısalmadı ve onun kulağı işitmekten ağırlaşmadı.
Mezmurlar 58:5
·
Tevrat
חֲמַת־לָ֗מוֹ כִּדְמ֥וּת חֲמַת־נָחָ֑שׁ כְּמוֹ־פֶ֥תֶן חֵ֝רֵ֗שׁ יַאְטֵ֥ם אָזְנֽוֹ
Onların zehri yılanın zehrine benzer; kulağını tıkayan sağır kobra gibidir.
Mezmurlar 116:2
·
Tevrat
כִּֽי־הִטָּ֣ה אָזְנ֣וֹ לִ֑י וּבְיָמַ֥י אֶקְרָֽא
Çünkü kulağını bana eğdi, ve günlerimde çağıracağım.
Süleyman'ın Özdeyişleri 21:13
·
Tevrat
אֹטֵ֣ם אָ֭זְנוֹ מִזַּעֲקַת־דָּ֑ל גַּֽם־ה֥וּא יִ֝קְרָ֗א וְלֹ֣א יֵעָנֶֽה
Yoksulun feryadından kulağını tıkayan, o da çağırır ve cevaplanmaz.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hezekiel 12:2
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֕ם בְּת֥וֹךְ בֵּית־הַמֶּ֖רִי אַתָּ֣ה יֹשֵׁ֑ב אֲשֶׁ֣ר עֵינַיִם֩ לָהֶ֨ם לִרְא֜וֹת וְלֹ֣א רָא֗וּ אָזְנַ֨יִם לָהֶ֤ם לִשְׁמֹ֨עַ֙ וְלֹ֣א שָׁמֵ֔עוּ כִּ֛י בֵּ֥ית מְרִ֖י הֵֽם
İnsanoğlu, sen isyan evinin ortasında oturuyorsun; onların görmek için gözleri var ve görmediler, işitmek için kulakları var ve işitmediler; çünkü onlar isyan evidir.
Hezekiel 24:26
·
Tevrat
בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא יָב֥וֹא הַפָּלִ֖יט אֵלֶ֑יךָ לְהַשְׁמָע֖וּת אָזְנָֽיִם
O gün kaçıp kurtulan biri kulaklara duyurmak için sana gelecek.
Yeremya 5:21
·
Tevrat
שִׁמְעוּ־נָ֣א זֹ֔את עַ֥ם סָכָ֖ל וְאֵ֣ין לֵ֑ב עֵינַ֤יִם לָהֶם֙ וְלֹ֣א יִרְא֔וּ אָזְנַ֥יִם לָהֶ֖ם וְלֹ֥א יִשְׁמָֽעוּ
Lütfen bunu işitin, akılsız ve kalbi olmayan halk; gözleri var ve görmezler, kulakları var ve işitmezler.
Yeşaya 42:20
·
Tevrat
רָא֥וֹת רַבּ֖וֹת וְלֹ֣א תִשְׁמֹ֑ר פָּק֥וֹחַ אָזְנַ֖יִם וְלֹ֥א יִשְׁמָֽע
Çok şeyler görüyorsun ve tutmuyorsun; kulaklar açıktır ve işitmiyor.
Mezmurlar 40:7
·
Tevrat
זֶ֤בַח וּמִנְחָ֨ה לֹֽא־חָפַ֗צְתָּ אָ֭זְנַיִם כָּרִ֣יתָ לִּ֑י עוֹלָ֥ה וַ֝חֲטָאָ֗ה לֹ֣א שָׁאָֽלְתָּ
Kurban ve sunu istemedin, bana kulaklar açtın; yakmalık sunu ve günah sunusu istemedin.
Örnek Ayetler (5 / 6)
2. Samuel 7:22
·
Tevrat
עַל־כֵּ֥ן גָּדַ֖לְתָּ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה כִּֽי־אֵ֣ין כָּמ֗וֹךָ וְאֵ֤ין אֱלֹהִים֙ זֽוּלָתֶ֔ךָ בְּכֹ֥ל אֲשֶׁר־שָׁמַ֖עְנוּ בְּאָזְנֵֽינוּ
'Bu yüzden büyüksün, ey Efendi Yahve; çünkü kulaklarımızla işittiğimiz her şeye göre, senin gibisi yoktur ve senden başka Tanrı yoktur.'
2. Samuel 18:12
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר הָאִישׁ֙ אֶל־יוֹאָ֔ב וְל֨וּא אָנֹכִ֜י שֹׁקֵ֤ל עַל־כַּפַּי֙ אֶ֣לֶף כֶּ֔סֶף לֹֽא־אֶשְׁלַ֥ח יָדִ֖י אֶל־בֶּן־הַמֶּ֑לֶךְ כִּ֣י בְאָזְנֵ֜ינוּ צִוָּ֣ה הַמֶּ֗לֶךְ אֹ֠תְךָ וְאֶת־אֲבִישַׁ֤י וְאֶת־אִתַּי֙ לֵאמֹ֔ר שִׁמְרוּ־מִ֕י בַּנַּ֖עַר בְּאַבְשָׁלֽוֹם
Adam Yoav'a dedi: 'Avuçlarımda bin gümüş tartsaydım bile, elimi kralın oğluna uzatmazdım; çünkü kral kulaklarımızda sana, Avişay'a ve İttay'a buyurdu ve dedi: Kim olursa olsun genç Avşalom'u koruyun.'
Yeremya 36:15
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֣וּ אֵלָ֔יו שֵׁ֣ב נָ֔א וּקְרָאֶ֖נָּה בְּאָזְנֵ֑ינוּ וַיִּקְרָ֥א בָר֖וּךְ בְּאָזְנֵיהֶֽם
Ve ona dediler: Lütfen otur ve onu kulaklarımıza oku. Ve Baruk onların kulaklarına okudu.
1. Tarihler 17:20
·
Tevrat
יְהוָה֙ אֵ֣ין כָּמ֔וֹךָ וְאֵ֥ין אֱלֹהִ֖ים זוּלָתֶ֑ךָ בְּכֹ֥ל אֲשֶׁר־שָׁמַ֖עְנוּ בְּאָזְנֵֽינוּ
Ey Yahve, kulaklarımızla işittiğimiz her şeye göre, senin gibi yoktur ve senden başka Tanrı yoktur.
Mezmurlar 44:2
·
Tevrat
אֱלֹהִ֤ים בְּאָזְנֵ֬ינוּ שָׁמַ֗עְנוּ אֲבוֹתֵ֥ינוּ סִפְּרוּ־לָ֑נוּ פֹּ֥עַל פָּעַ֥לְתָּ בִֽ֝ימֵיהֶ֗ם בִּ֣ימֵי קֶֽדֶם
Tanrı, kulaklarımızla duyduk, babalarımız bize anlattılar; onların günlerinde, eski günlerde yaptığın işi.
Örnek Ayetler (5)
Yeremya 9:19
·
Tevrat
כִּֽי־שְׁמַ֤עְנָה נָשִׁים֙ דְּבַר־יְהוָ֔ה וְתִקַּ֥ח אָזְנְכֶ֖ם דְּבַר־פִּ֑יו וְלַמֵּ֤דְנָה בְנֽוֹתֵיכֶם֙ נֶ֔הִי וְאִשָּׁ֥ה רְעוּתָ֖הּ קִינָֽה
Çünkü ey kadınlar, Yahve'nin sözünü işitin ve kulağınız O'nun ağzının sözünü alsın; kızlarınıza ağıt ve her kadın komşusuna yas şarkısı öğretin.
Yeremya 25:4
·
Tevrat
וְשָׁלַח֩ יְהוָ֨ה אֲלֵיכֶ֜ם אֶֽת־כָּל־עֲבָדָ֧יו הַנְּבִאִ֛ים הַשְׁכֵּ֥ם וְשָׁלֹ֖חַ וְלֹ֣א שְׁמַעְתֶּ֑ם וְלֹֽא־הִטִּיתֶ֥ם אֶֽת־אָזְנְכֶ֖ם לִשְׁמֹֽעַ
Ve Yahve erkenden kalkarak ve göndererek bütün kulları peygamberleri size gönderdi, ama dinlemediniz ve dinlemek için kulağınızı eğmediniz.
Yeremya 35:15
·
Tevrat
וָאֶשְׁלַ֣ח אֲלֵיכֶ֣ם אֶת־כָּל־עֲבָדַ֣י הַנְּבִאִ֣ים הַשְׁכֵּ֣ים וְשָׁלֹ֣חַ לֵאמֹ֡ר שֻׁבוּ־נָ֡א אִישׁ֩ מִדַּרְכּ֨וֹ הָרָעָ֜ה וְהֵיטִ֣יבוּ מַֽעַלְלֵיכֶ֗ם וְאַל־תֵּ֨לְכ֜וּ אַחֲרֵ֨י אֱלֹהִ֤ים אֲחֵרִים֙ לְעָבְדָ֔ם וּשְׁבוּ֙ אֶל־הָ֣אֲדָמָ֔ה אֲשֶׁר־נָתַ֥תִּי לָכֶ֖ם וְלַאֲבֹֽתֵיכֶ֑ם וְלֹ֤א הִטִּיתֶם֙ אֶֽת־אָזְנְכֶ֔ם וְלֹ֥א שְׁמַעְתֶּ֖ם אֵלָֽי
Ve bütün kullarım peygamberleri size erkenden kalkıp göndererek gönderdim ve dedim: Lütfen her adam kötü yolundan dönsün ve işlerinizi iyileştirin ve onlara kulluk etmek için başka ilahların ardınca gitmeyin; ve size ve babalarınıza verdiğim toprakta oturun. Fakat kulağınızı eğmediniz ve beni dinlemediniz.
Yeşaya 55:3
·
Tevrat
הַטּ֤וּ אָזְנְכֶם֙ וּלְכ֣וּ אֵלַ֔י שִׁמְע֖וּ וּתְחִ֣י נַפְשְׁכֶ֑ם וְאֶכְרְתָ֤ה לָכֶם֙ בְּרִ֣ית עוֹלָ֔ם חַֽסְדֵ֥י דָוִ֖ד הַנֶּאֱמָנִֽים
Kulağınızı eğin ve bana gelin; dinleyin ve canınız yaşasın; ve sizinle sonsuz bir antlaşma, Davut'un güvenilir sadakatlerini yapacağım.
Mezmurlar 78:1
·
Tevrat
מַשְׂכִּ֗יל לְאָ֫סָ֥ף הַאֲזִ֣ינָה עַ֭מִּי תּוֹרָתִ֑י הַטּ֥וּ אָ֝זְנְכֶ֗ם לְאִמְרֵי־פִֽי
Asaf'ın maskili. Ey halkım, yasama kulak ver; kulağınızı ağzımın sözlerine eğin.
Örnek Ayetler (4)
Yeremya 19:3
·
Tevrat
וְאָֽמַרְתָּ֙ שִׁמְע֣וּ דְבַר־יְהוָ֔ה מַלְכֵ֣י יְהוּדָ֔ה וְיֹשְׁבֵ֖י יְרֽוּשָׁלִָ֑ם כֹּֽה־אָמַר֩ יְהוָ֨ה צְבָא֜וֹת אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל הִנְנִ֨י מֵבִ֤יא רָעָה֙ עַל־הַמָּק֣וֹם הַזֶּ֔ה אֲשֶׁ֥ר כָּל־שֹׁמְעָ֖הּ תִּצַּ֥לְנָה אָזְנָֽיו
Ve de ki: 'Yahve'nin sözünü işitin, Yahuda kralları ve Yeruşalim'de oturanlar; İsrail'in Tanrısı Ordular Yahvesi şöyle dedi: İşte ben bu yerin üzerine bir kötülük getiriyorum ki, onu her işitenin kulakları çınlayacak.'
1. Samuel 3:11
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־שְׁמוּאֵ֔ל הִנֵּ֧ה אָנֹכִ֛י עֹשֶׂ֥ה דָבָ֖ר בְּיִשְׂרָאֵ֑ל אֲשֶׁר֙ כָּל־שֹׁ֣מְע֔וֹ תְּצִלֶּ֖ינָה שְׁתֵּ֥י אָזְנָֽיו
Yahve Samuel'e dedi: 'İşte ben İsrail'de öyle bir şey yapıyorum ki, onu her duyanın iki kulağı çınlayacak.
2. Krallar 21:12
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּֽה־אָמַ֤ר יְהוָה֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל הִנְנִי֙ מֵבִ֣יא רָעָ֔ה עַל־יְרוּשָׁלִַ֖ם וִֽיהוּדָ֑ה אֲשֶׁר֙ כָּל־שֹׁ֣מְעָ֔הּ תִּצַּ֖לְנָה שְׁתֵּ֥י אָזְנָֽיו
Bu yüzden İsrail'in Tanrısı Yahve şöyle diyor: İşte, Yeruşalim'in ve Yahuda'nın üzerine öyle bir kötülük getiriyorum ki, onu her duyanın iki kulağı çınlayacak.
Yeşaya 11:3
·
Tevrat
וַהֲרִיח֖וֹ בְּיִרְאַ֣ת יְהוָ֑ה וְלֹֽא־לְמַרְאֵ֤ה עֵינָיו֙ יִשְׁפּ֔וֹט וְלֹֽא־לְמִשְׁמַ֥ע אָזְנָ֖יו יוֹכִֽיחַ
Onun kokusu Yahve korkusunda olacak; gözlerinin gördüğüne göre yargılamayacak ve kulaklarının işittiğine göre karar vermeyecek.
Örnek Ayetler (4)
Yeşaya 32:3
·
Tevrat
וְלֹ֥א תִשְׁעֶ֖ינָה עֵינֵ֣י רֹאִ֑ים וְאָזְנֵ֥י שֹׁמְעִ֖ים תִּקְשַֽׁבְנָה
Ve görenlerin gözleri kapanmayacak ve duyanların kulakları dinleyecek.
Yeşaya 35:5
·
Tevrat
אָ֥ז תִּפָּקַ֖חְנָה עֵינֵ֣י עִוְרִ֑ים וְאָזְנֵ֥י חֵרְשִׁ֖ים תִּפָּתַֽחְנָה
O zaman körlerin gözleri açılacak ve sağırların kulakları açılacak.
Nehemya 8:3
·
Tevrat
וַיִּקְרָא־בוֹ֩ לִפְנֵ֨י הָרְח֜וֹב אֲשֶׁ֣ר לִפְנֵ֣י שַֽׁעַר־הַמַּ֗יִם מִן־הָאוֹר֙ עַד־מַחֲצִ֣ית הַיּ֔וֹם נֶ֛גֶד הָאֲנָשִׁ֥ים וְהַנָּשִׁ֖ים וְהַמְּבִינִ֑ים וְאָזְנֵ֥י כָל־הָעָ֖ם אֶל־סֵ֥פֶר הַתּוֹרָֽה
Ve Su Kapısı'nın önündeki meydanın önünde, ışıktan günün yarısına kadar, erkeklerin, kadınların ve anlayabilenlerin karşısında ondan okudu; ve bütün halkın kulakları yasa kitabındaydı.
2. Tarihler 7:15
·
Tevrat
עַתָּ֗ה עֵינַי֙ יִהְי֣וּ פְתֻח֔וֹת וְאָזְנַ֖י קַשֻּׁב֑וֹת לִתְפִלַּ֖ת הַמָּק֥וֹם הַזֶּֽה
Şimdi gözlerim açık ve kulaklarım bu yerin duasına dikkatli olacak.
Örnek Ayetler (4)
Yeremya 26:11
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמְר֜וּ הַכֹּהֲנִ֤ים וְהַנְּבִאִים֙ אֶל־הַשָּׂרִ֔ים וְאֶל־כָּל־הָעָ֖ם לֵאמֹ֑ר מִשְׁפַּט־מָ֨וֶת֙ לָאִ֣ישׁ הַזֶּ֔ה כִּ֤י נִבָּא֙ אֶל־הָעִ֣יר הַזֹּ֔את כַּאֲשֶׁ֥ר שְׁמַעְתֶּ֖ם בְּאָזְנֵיכֶֽם
Kâhinler ve peygamberler önderlere ve bütün halka dediler: Bu adam için ölüm hükmü vardır, çünkü kulaklarınızla duyduğunuz gibi bu şehre karşı peygamberlik etti.
Yeremya 26:15
·
Tevrat
אַ֣ךְ יָדֹ֣עַ תֵּדְע֗וּ כִּ֣י אִם־מְמִתִ֣ים אַתֶּם֮ אֹתִי֒ כִּי־דָ֣ם נָקִ֗י אַתֶּם֙ נֹתְנִ֣ים עֲלֵיכֶ֔ם וְאֶל־הָעִ֥יר הַזֹּ֖את וְאֶל־יֹשְׁבֶ֑יהָ כִּ֣י בֶאֱמֶ֗ת שְׁלָחַ֤נִי יְהוָה֙ עֲלֵיכֶ֔ם לְדַבֵּר֙ בְּאָזְנֵיכֶ֔ם אֵ֥ת כָּל־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵֽלֶּה
Ancak kesinlikle bilin ki, eğer beni öldürürseniz, kendi üzerinize, bu şehre ve onun oturanlarına suçsuz kan getireceksiniz; çünkü bütün bu sözleri kulaklarınıza söylemem için Yahve beni gerçekten size gönderdi.
Eyüp 13:17
·
Tevrat
שִׁמְע֣וּ שָׁ֭מוֹעַ מִלָּתִ֑י וְ֝אַֽחֲוָתִ֗י בְּאָזְנֵיכֶֽם
Sözümü kesinlikle dinleyin ve bildirim kulaklarınızda olsun.
Yasa'nın Tekrarı 5:1
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֣א מֹשֶׁה֮ אֶל־כָּל־יִשְׂרָאֵל֒ וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵהֶ֗ם שְׁמַ֤ע יִשְׂרָאֵל֙ אֶת־הַחֻקִּ֣ים וְאֶת־הַמִּשְׁפָּטִ֔ים אֲשֶׁ֧ר אָנֹכִ֛י דֹּבֵ֥ר בְּאָזְנֵיכֶ֖ם הַיּ֑וֹם וּלְמַדְתֶּ֣ם אֹתָ֔ם וּשְׁמַרְתֶּ֖ם לַעֲשֹׂתָֽם
Ve Musa bütün İsrail'i çağırdı ve onlara dedi: 'Dinle ey İsrail, bugün kulaklarınıza konuştuğum kuralları ve hükümleri; onları öğreneceksiniz ve onları yapmak için tutacaksınız.'
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 3:10
·
Tevrat
וַיֹּ֖אמֶר אֵלָ֑י בֶּן־אָדָ֕ם אֶת־כָּל־דְּבָרַי֙ אֲשֶׁ֣ר אֲדַבֵּ֣ר אֵלֶ֔יךָ קַ֥ח בִּֽלְבָבְךָ֖ וּבְאָזְנֶ֥יךָ שְׁמָֽע
Ve bana dedi: 'İnsanoğlu, sana söyleyeceğim bütün sözlerimi kalbine al ve kulaklarınla dinle.
Hezekiel 40:4
·
Tevrat
וַיְדַבֵּ֨ר אֵלַ֜י הָאִ֗ישׁ בֶּן־אָדָ֡ם רְאֵ֣ה בְעֵינֶיךָ֩ וּבְאָזְנֶ֨יךָ שְּׁמָ֜ע וְשִׂ֣ים לִבְּךָ֗ לְכֹ֤ל אֲשֶׁר־אֲנִי֙ מַרְאֶ֣ה אוֹתָ֔ךְ כִּ֛י לְמַ֥עַן הַרְאוֹתְכָ֖ה הֻבָ֣אתָה הֵ֑נָּה הַגֵּ֛ד אֶת־כָּל־אֲשֶׁר־אַתָּ֥ה רֹאֶ֖ה לְבֵ֥ית יִשְׂרָאֵֽל
Adam bana konuştu: 'İnsanoğlu, gözlerinle gör ve kulaklarınla işit ve sana gösterdiğim her şeye kalbini koy; çünkü sana göstermek için buraya getirildin. Gördüğün her şeyi İsrail evine bildir.'
Hezekiel 44:5
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלַ֜י יְהֹוָ֗ה בֶּן־אָדָ֡ם שִׂ֣ים לִבְּךָ֩ וּרְאֵ֨ה בְעֵינֶ֜יךָ וּבְאָזְנֶ֣יךָ שְּׁמָ֗ע אֵ֣ת כָּל־אֲשֶׁ֤ר אֲנִי֙ מְדַבֵּ֣ר אֹתָ֔ךְ לְכָל־חֻקּ֥וֹת בֵּית־יְהוָ֖ה וּלְכָל־תּֽוֹרֹתָ֑יו וְשַׂמְתָּ֤ לִבְּךָ֙ לִמְב֣וֹא הַבַּ֔יִת בְּכֹ֖ל מוֹצָאֵ֥י הַמִּקְדָּֽשׁ
Yahve bana dedi ki: 'Adem oğlu, kalbini koy ve gözlerinle gör ve kulaklarınla işit, Yahve'nin evinin bütün kuralları ve bütün yasaları hakkında seninle konuştuğum her şeyi; ve evin girişine, kutsal yerin bütün çıkışlarıyla birlikte kalbini koy.'
Örnek Ayetler (3)
2. Samuel 22:7
·
Tevrat
בַּצַּר־לִי֙ אֶקְרָ֣א יְהוָ֔ה וְאֶל־אֱלֹהַ֖י אֶקְרָ֑א וַיִּשְׁמַ֤ע מֵהֵֽיכָלוֹ֙ קוֹלִ֔י וְשַׁוְעָתִ֖י בְּאָזְנָֽיו
Sıkıntımda Yahve'yi çağırdım ve Tanrı'ma seslendim; tapınağından sesimi duydu ve feryadım onun kulaklarındaydı.
Mezmurlar 18:7
·
Tevrat
בַּצַּר־לִ֤י אֶֽקְרָ֣א יְהוָה֮ וְאֶל־אֱלֹהַ֪י אֲשַׁ֫וֵּ֥עַ יִשְׁמַ֣ע מֵהֵיכָל֣וֹ קוֹלִ֑י וְ֝שַׁוְעָתִ֗י לְפָנָ֤יו תָּב֬וֹא בְאָזְנָֽיו
Sıkıntımda Yahve'yi çağırırım ve Tanrıma feryat ederim; tapınağından sesimi işitir ve onun önündeki feryadım kulaklarına gelir.
Eyüp 15:21
·
Tevrat
קוֹל־פְּחָדִ֥ים בְּאָזְנָ֑יו בַּ֝שָּׁל֗וֹם שׁוֹדֵ֥ד יְבוֹאֶֽנּוּ
Dehşetlerin sesi kulaklarındadır; barışta yok edici ona gelir.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 23:25
·
Tevrat
וְנָתַתִּ֨י קִנְאָתִ֜י בָּ֗ךְ וְעָשׂ֤וּ אוֹתָךְ֙ בְּחֵמָ֔ה אַפֵּ֤ךְ וְאָזְנַ֨יִךְ֙ יָסִ֔ירוּ וְאַחֲרִיתֵ֖ךְ בַּחֶ֣רֶב תִּפּ֑וֹל הֵ֗מָּה בָּנַ֤יִךְ וּבְנוֹתַ֨יִךְ֙ יִקָּ֔חוּ וְאַחֲרִיתֵ֖ךְ תֵּאָכֵ֥ל בָּאֵֽשׁ
Ve sana kıskançlığımı vereceğim ve sana öfkeyle yapacaklar; senin burnunu ve senin kulaklarını kesecekler ve senin sonun kılıçla düşecek; onlar senin oğullarını ve senin kızlarını alacaklar ve senin sonun ateşle yenecek.
Yeşaya 30:21
·
Tevrat
וְאָזְנֶ֨יךָ֙ תִּשְׁמַ֣עְנָה דָבָ֔ר מֵֽאַחֲרֶ֖יךָ לֵאמֹ֑ר זֶ֤ה הַדֶּ֨רֶךְ֙ לְכ֣וּ ב֔וֹ כִּ֥י תַאֲמִ֖ינוּ וְכִ֥י תַשְׂמְאִֽילוּ
Ve kulakların arkandan, 'Bu yoldur, onda yürüyün' diyerek bir söz duyacak; sağa saptığınızda ve sola saptığınızda.
2. Tarihler 6:40
·
Tevrat
עַתָּ֣ה אֱלֹהַ֗י יִֽהְיוּ־נָ֤א עֵינֶ֨יךָ֙ פְּתֻח֔וֹת וְאָזְנֶ֖יךָ קַשֻּׁב֑וֹת לִתְפִלַּ֖ת הַמָּק֥וֹם הַזֶּֽה
Şimdi, ey Tanrım, lütfen gözlerin açık ve kulakların bu yerin duasına dikkatli olsun.
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 28:7
·
Tevrat
אַךְ־שְׁמַֽע־נָא֙ הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֔ה אֲשֶׁ֥ר אָנֹכִ֖י דֹּבֵ֣ר בְּאָזְנֶ֑יךָ וּבְאָזְנֵ֖י כָּל־הָעָֽם
Ancak senin kulaklarına ve bütün halkın kulaklarına konuştuğum bu sözü lütfen dinle:
1. Samuel 25:24
·
Tevrat
וַתִּפֹּל֙ עַל־רַגְלָ֔יו וַתֹּ֕אמֶר בִּי־אֲנִ֥י אֲדֹנִ֖י הֶֽעָוֺ֑ן וּֽתְדַבֶּר־נָ֤א אֲמָֽתְךָ֙ בְּאָזְנֶ֔יךָ וּשְׁמַ֕ע אֵ֖ת דִּבְרֵ֥י אֲמָתֶֽךָ
Ayaklarına düştü ve dedi: 'Suç benim üzerimdedir efendim; lütfen kulun kulaklarına konuşsun ve kulunun sözlerini dinle.'
Yeşaya 49:20
·
Tevrat
ע֚וֹד יֹאמְר֣וּ בְאָזְנַ֔יִךְ בְּנֵ֖י שִׁכֻּלָ֑יִךְ צַר־לִ֥י הַמָּק֖וֹם גְּשָׁה־לִּ֥י וְאֵשֵֽׁבָה
Senin çocuksuzluğunun oğulları kulaklarına daha diyecekler: Yer bana dardır, bana yaklaş ve oturayım.
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 28:7
·
Tevrat
אַךְ־שְׁמַֽע־נָא֙ הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֔ה אֲשֶׁ֥ר אָנֹכִ֖י דֹּבֵ֣ר בְּאָזְנֶ֑יךָ וּבְאָזְנֵ֖י כָּל־הָעָֽם
Ancak senin kulaklarına ve bütün halkın kulaklarına konuştuğum bu sözü lütfen dinle:
Yeremya 36:21
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֨ח הַמֶּ֜לֶךְ אֶת־יְהוּדִ֗י לָקַ֨חַת֙ אֶת־הַמְּגִלָּ֔ה וַיִּ֨קָּחֶ֔הָ מִלִּשְׁכַּ֖ת אֱלִישָׁמָ֣ע הַסֹּפֵ֑ר וַיִּקְרָאֶ֤הָ יְהוּדִי֙ בְּאָזְנֵ֣י הַמֶּ֔לֶךְ וּבְאָזְנֵי֙ כָּל־הַשָּׂרִ֔ים הָעֹמְדִ֖ים מֵעַ֥ל הַמֶּֽלֶךְ
Bunun üzerine kral tomarı alması için Yehudi'yi gönderdi ve onu yazman Elişama'nın odasından aldı; ve Yehudi onu kralın kulaklarına ve kralın yanında duran bütün önderlerin kulaklarına okudu.
1. Tarihler 28:8
·
Tevrat
וְ֠עַתָּה לְעֵינֵ֨י כָל־יִשְׂרָאֵ֤ל קְהַל־יְהוָה֙ וּבְאָזְנֵ֣י אֱלֹהֵ֔ינוּ שִׁמְר֣וּ וְדִרְשׁ֔וּ כָּל־מִצְוֺ֖ת יְהוָ֣ה אֱלֹהֵיכֶ֑ם לְמַ֤עַן תִּֽירְשׁוּ֙ אֶת־הָאָ֣רֶץ הַטּוֹבָ֔ה וְהִנְחַלְתֶּ֛ם לִבְנֵיכֶ֥ם אַחֲרֵיכֶ֖ם עַד־עוֹלָֽם
Ve şimdi, bütün İsrail'in, Yahve'nin topluluğunun gözleri önünde ve Tanrımızın kulaklarında: İyi yeri miras alasınız ve sizden sonra sonsuza dek oğullarınıza miras bırakasınız diye Tanrınız Yahve'nin bütün buyruklarını tutun ve arayın.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 16:12
·
Tevrat
וָאֶתֵּ֥ן נֶ֨זֶם֙ עַל־אַפֵּ֔ךְ וַעֲגִילִ֖ים עַל־אָזְנָ֑יִךְ וַעֲטֶ֥רֶת תִּפְאֶ֖רֶת בְּרֹאשֵֽׁךְ
Ve burnuna halka ve kulaklarına küpeler ve başına güzellik tacı koydum.
Mezmurlar 130:2
·
Tevrat
אֲדֹנָי֮ שִׁמְעָ֪ה בְק֫וֹלִ֥י תִּהְיֶ֣ינָה אָ֭זְנֶיךָ קַשֻּׁב֑וֹת לְ֝ק֗וֹל תַּחֲנוּנָֽי
Efendi, sesimi işit; kulakların yalvarışlarımın sesine dikkatli olsun.