252
Kullanım
16
Lemma
57
Türev
83
Anlam
16 lemma, 57 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
אוֹר Lemma | or | ışık, ışık, aydınlık, parlamak | İsim | 52 | ||
לָאוֹר | la-or | ışığa, ışık, aydınlık, yaşam | İsim | 21 | ||
בְּאוּר | be-ur | ateşte, ateş, ışık, alev | İsim | 8 | ||
Örnek Ayetler (5 / 8) Yeşaya 2:5 · Tevrat בֵּ֖ית יַעֲקֹ֑ב לְכ֥וּ וְנֵלְכָ֖ה בְּא֥וֹר יְהוָֽה Yakup evi, gelin ve Yahve'nin ışığında yürüyelim. Mika 2:1 · Tevrat ה֧וֹי חֹֽשְׁבֵי־אָ֛וֶן וּפֹ֥עֲלֵי רָ֖ע עַל־מִשְׁכְּבוֹתָ֑ם בְּא֤וֹר הַבֹּ֨קֶר֙ יַעֲשׂ֔וּהָ כִּ֥י יֶשׁ־לְאֵ֖ל יָדָֽם Vay yatakları üzerinde kötülük düşünenlere ve fenalık işleyenlere! Sabahın ışığında onu yaparlar, çünkü ellerinin gücü vardır. Mezmurlar 56:14 · Tevrat כִּ֤י הִצַּ֪לְתָּ נַפְשִׁ֡י מִמָּוֶת֮ הֲלֹ֥א רַגְלַ֗י מִ֫דֶּ֥חִי לְ֭הִֽתְהַלֵּךְ לִפְנֵ֣י אֱלֹהִ֑ים בְּ֝א֗וֹר הַֽחַיִּֽים Çünkü canımı ölümden kurtardın; yaşam ışığında Tanrı'nın önünde yürümek için ayaklarımı tökezlemekten kurtarmadın mı? Mezmurlar 78:14 · Tevrat וַיַּנְחֵ֣ם בֶּעָנָ֣ן יוֹמָ֑ם וְכָל־הַ֝לַּ֗יְלָה בְּא֣וֹר אֵֽשׁ Ve gündüzün bulutla, ve bütün gece ateş ışığıyla onlara yol gösterdi. Mezmurlar 89:16 · Tevrat אַשְׁרֵ֣י הָ֭עָם יוֹדְעֵ֣י תְרוּעָ֑ה יְ֝הוָ֗ה בְּֽאוֹר־פָּנֶ֥יךָ יְהַלֵּכֽוּן Sevinç çığlığını bilen halka ne mutlu; Yahve, yüzünün ışığında yürürler. | ||||||
וְאוֹר | ve-or | ve ışık, ışık, aydınlık, parıltı | İsim | 8 | ||
הָאוֹר | ha-or | ışık, ışık, aydınlık, parlaklık | İsim | 7 | ||
כָאוֹר | kha-or | ışık gibi, ışık, aydınlık | İsim | 5 | ||
אוֹרְךָ | orekha | ışığın, ışık, aydınlık, yaşam | Zamir | 4 | ||
אוֹרָם | oram | onların ışığı, ışık, aydınlık, parıltı | Zamir | 3 | ||
אוֹרֽוֹ | oro | onun ışığı, ışık, aydınlık, parıltı | Zamir | 3 | ||
וּכְאוֹר | ukhe'or | ve ışık gibi, ışık, aydınlık, parlaklık | İsim | 1 | ||
אוֹרוֹ | oro | onun ışığı, ışık, aydınlık, parlaklık | Zamir | 1 | ||
לְאוֹרוֹ | le'oro | onun ışığına, ışık, aydınlık, gündüz | Zamir | 1 | ||
אוֹרִים | orim | ışıklar, ışık, aydınlık, parlaklık | İsim | 1 | ||
מֵאוֹר | me'or | ışık kaynağından, ışık kaynağı, aydınlatıcı, lamba | İsim | 1 | ||
אוֹרֵֽהוּ | orehu | onun ışığı, ışık, aydınlık, gündüz | Zamir | 1 | ||
וְהָאוֹר | ve-ha'or | ve ışık, ışık, aydınlık | İsim | 1 | ||
לְאוֹרֵךְ | le'orekh | ışığına, ışık, aydınlık, parlaklık | Zamir | 1 | ||
וְאוֹרוֹ | ve-oro | ve onun ışığı, ışık, aydınlık, yaşam | Zamir | 1 | ||
אוּרִי | uri | ışığım, ışık, ateş, aydınlık | Zamir | 1 | ||
בְּאוֹרְךָ | be-orekha | senin ışığında, ışık, ateş, aydınlık | Zamir | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 52)
Hakimler 16:2
·
Tevrat
לַֽעַזָּתִ֣ים לֵאמֹ֗ר בָּ֤א שִׁמְשׁוֹן֙ הֵ֔נָּה וַיָּסֹ֛בּוּ וַיֶּאֶרְבוּ־ל֥וֹ כָל־הַלַּ֖יְלָה בְּשַׁ֣עַר הָעִ֑יר וַיִּתְחָרְשׁ֤וּ כָל־הַלַּ֨יְלָה֙ לֵאמֹ֔ר עַד־א֥וֹר הַבֹּ֖קֶר וַהֲרְגְנֻֽהוּ
Gazzelilere, 'Şimşon buraya geldi' diyerek bildirildi. Kuşattılar ve şehrin kapısında bütün gece ona pusu kurdular. Bütün gece sessiz kalıp dediler: 'Sabahın ışığına kadar, ve onu öldüreceğiz.'
Amos 5:18
·
Tevrat
ה֥וֹי הַמִּתְאַוִּ֖ים אֶת־י֣וֹם יְהוָ֑ה לָמָּה־זֶּ֥ה לָכֶ֛ם י֥וֹם יְהוָ֖ה הוּא־חֹ֥שֶׁךְ וְלֹא־אֽוֹר
Vay Yahve'nin gününü özleyenlere! Yahve'nin günü size ne diye? O karanlıktır ve ışık değil.
Amos 5:20
·
Tevrat
הֲלֹא־חֹ֛שֶׁךְ י֥וֹם יְהוָ֖ה וְלֹא־א֑וֹר וְאָפֵ֖ל וְלֹא־נֹ֥גַֽהּ לֽוֹ
Yahve'nin günü ışık değil karanlık, ve onda parıltı yok zifiri karanlık değil mi?
Amos 8:9
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה בַּיּ֣וֹם הַה֗וּא נְאֻם֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה וְהֵבֵאתִ֥י הַשֶּׁ֖מֶשׁ בַּֽצָּהֳרָ֑יִם וְהַחֲשַׁכְתִּ֥י לָאָ֖רֶץ בְּי֥וֹם אֽוֹר
O gün, Efendi Yahve'nin bildirisidir; güneşi öğleyin batıracağım ve aydınlık günde yeri karartacağım.
Hezekiel 32:8
·
Tevrat
כָּל־מְא֤וֹרֵי אוֹר֙ בַּשָּׁמַ֔יִם אַקְדִּירֵ֖ם עָלֶ֑יךָ וְנָתַ֤תִּי חֹ֨שֶׁךְ֙ עַֽל־אַרְצְךָ֔ נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Göklerdeki bütün ışık kaynaklarını senin üzerine karartacağım ve diyarının üzerine karanlık vereceğim, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Örnek Ayetler (4 / 21)
Yeremya 13:16
·
Tevrat
תְּנוּ֩ לַיהוָ֨ה אֱלֹהֵיכֶ֤ם כָּבוֹד֙ בְּטֶ֣רֶם יַחְשִׁ֔ךְ וּבְטֶ֛רֶם יִֽתְנַגְּפ֥וּ רַגְלֵיכֶ֖ם עַל־הָ֣רֵי נָ֑שֶׁף וְקִוִּיתֶ֤ם לְאוֹר֙ וְשָׂמָ֣הּ לְצַלְמָ֔וֶת וְשִׁ֖ית לַעֲרָפֶֽל
O karanlık yapmadan ve ayaklarınız alacakaranlık dağlarında sendelemeden önce Tanrınız Yahve'ye yücelik verin; ve siz ışık beklersiniz ve O onu ölüm gölgesine çevirir ve koyu karanlık yapar.
Yeremya 31:35
·
Tevrat
כֹּ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֗ה נֹתֵ֥ן שֶׁ֨מֶשׁ֙ לְא֣וֹר יוֹמָ֔ם חֻקֹּ֛ת יָרֵ֥חַ וְכוֹכָבִ֖ים לְא֣וֹר לָ֑יְלָה רֹגַ֤ע הַיָּם֙ וַיֶּהֱמ֣וּ גַלָּ֔יו יְהוָ֥ה צְבָא֖וֹת שְׁמֽוֹ
Gündüz ışık için güneşi, gece ışık için ayın ve yıldızların kurallarını veren, dalgaları gürlesin diye denizi çalkalayan Yahve şöyle dedi; O'nun adı Ordular Yahvesi'dir:
Yeşaya 5:20
·
Tevrat
ה֣וֹי הָאֹמְרִ֥ים לָרַ֛ע ט֖וֹב וְלַטּ֣וֹב רָ֑ע שָׂמִ֨ים חֹ֤שֶׁךְ לְאוֹר֙ וְא֣וֹר לְחֹ֔שֶׁךְ שָׂמִ֥ים מַ֛ר לְמָת֖וֹק וּמָת֥וֹק לְמָֽר
Vay kötüye iyi ve iyiye kötü diyenlere; karanlığı ışık yerine ve ışığı karanlık yerine koyanlara; acıyı tatlı yerine ve tatlıyı acı yerine koyanlara!
Yeşaya 42:6
·
Tevrat
אֲנִ֧י יְהוָ֛ה קְרָאתִ֥יךָֽ בְצֶ֖דֶק וְאַחְזֵ֣ק בְּיָדֶ֑ךָ וְאֶצָּרְךָ֗ וְאֶתֶּנְךָ֛ לִבְרִ֥ית עָ֖ם לְא֥וֹר גּוֹיִֽם
Ben Yahve, seni doğrulukla çağırdım ve elinden tutacağım; ve seni koruyacağım ve seni halkın antlaşması için, ulusların ışığı için vereceğim;
Örnek Ayetler (5 / 8)
Yeşaya 2:5
·
Tevrat
בֵּ֖ית יַעֲקֹ֑ב לְכ֥וּ וְנֵלְכָ֖ה בְּא֥וֹר יְהוָֽה
Yakup evi, gelin ve Yahve'nin ışığında yürüyelim.
Mika 2:1
·
Tevrat
ה֧וֹי חֹֽשְׁבֵי־אָ֛וֶן וּפֹ֥עֲלֵי רָ֖ע עַל־מִשְׁכְּבוֹתָ֑ם בְּא֤וֹר הַבֹּ֨קֶר֙ יַעֲשׂ֔וּהָ כִּ֥י יֶשׁ־לְאֵ֖ל יָדָֽם
Vay yatakları üzerinde kötülük düşünenlere ve fenalık işleyenlere! Sabahın ışığında onu yaparlar, çünkü ellerinin gücü vardır.
Mezmurlar 56:14
·
Tevrat
כִּ֤י הִצַּ֪לְתָּ נַפְשִׁ֡י מִמָּוֶת֮ הֲלֹ֥א רַגְלַ֗י מִ֫דֶּ֥חִי לְ֭הִֽתְהַלֵּךְ לִפְנֵ֣י אֱלֹהִ֑ים בְּ֝א֗וֹר הַֽחַיִּֽים
Çünkü canımı ölümden kurtardın; yaşam ışığında Tanrı'nın önünde yürümek için ayaklarımı tökezlemekten kurtarmadın mı?
Mezmurlar 78:14
·
Tevrat
וַיַּנְחֵ֣ם בֶּעָנָ֣ן יוֹמָ֑ם וְכָל־הַ֝לַּ֗יְלָה בְּא֣וֹר אֵֽשׁ
Ve gündüzün bulutla, ve bütün gece ateş ışığıyla onlara yol gösterdi.
Mezmurlar 89:16
·
Tevrat
אַשְׁרֵ֣י הָ֭עָם יוֹדְעֵ֣י תְרוּעָ֑ה יְ֝הוָ֗ה בְּֽאוֹר־פָּנֶ֥יךָ יְהַלֵּכֽוּן
Sevinç çığlığını bilen halka ne mutlu; Yahve, yüzünün ışığında yürürler.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Yeremya 25:10
·
Tevrat
וְהַאֲבַדְתִּ֣י מֵהֶ֗ם ק֤וֹל שָׂשׂוֹן֙ וְק֣וֹל שִׂמְחָ֔ה ק֥וֹל חָתָ֖ן וְק֣וֹל כַּלָּ֑ה ק֥וֹל רֵחַ֖יִם וְא֥וֹר נֵֽר
Ve onlardan coşku sesini ve sevinç sesini, damat sesini ve gelin sesini, değirmen sesini ve kandil ışığını yok edeceğim.
Yeşaya 5:20
·
Tevrat
ה֣וֹי הָאֹמְרִ֥ים לָרַ֛ע ט֖וֹב וְלַטּ֣וֹב רָ֑ע שָׂמִ֨ים חֹ֤שֶׁךְ לְאוֹר֙ וְא֣וֹר לְחֹ֔שֶׁךְ שָׂמִ֥ים מַ֛ר לְמָת֖וֹק וּמָת֥וֹק לְמָֽר
Vay kötüye iyi ve iyiye kötü diyenlere; karanlığı ışık yerine ve ışığı karanlık yerine koyanlara; acıyı tatlı yerine ve tatlıyı acı yerine koyanlara!
Yeşaya 5:30
·
Tevrat
וְיִנְהֹ֥ם עָלָ֛יו בַּיּ֥וֹם הַה֖וּא כְּנַהֲמַת־יָ֑ם וְנִבַּ֤ט לָאָ֨רֶץ֙ וְהִנֵּה־חֹ֔שֶׁךְ צַ֣ר וָא֔וֹר חָשַׁ֖ךְ בַּעֲרִיפֶֽיהָ
Ve o günde denizin uğultusu gibi onun üzerine hırlayacak; ve yere bakacak ve işte karanlık, sıkıntı; ve ışık onun bulutlarında karardı.
Yeşaya 30:26
·
Tevrat
וְהָיָ֤ה אֽוֹר־הַלְּבָנָה֙ כְּא֣וֹר הַֽחַמָּ֔ה וְא֤וֹר הַֽחַמָּה֙ יִהְיֶ֣ה שִׁבְעָתַ֔יִם כְּא֖וֹר שִׁבְעַ֣ת הַיָּמִ֑ים בְּי֗וֹם חֲבֹ֤שׁ יְהוָה֙ אֶת־שֶׁ֣בֶר עַמּ֔וֹ וּמַ֥חַץ מַכָּת֖וֹ יִרְפָּֽא
Ve Yahve'nin halkının kırığını sardığı ve vuruşunun yarasını iyileştirdiği günde, ayın ışığı güneşin ışığı gibi olacak ve güneşin ışığı yedi günün ışığı gibi yedi kat olacak.
Mezmurlar 38:11
·
Tevrat
לִבִּ֣י סְ֭חַרְחַר עֲזָבַ֣נִי כֹחִ֑י וְֽאוֹר־עֵינַ֥י גַּם־הֵ֝֗ם אֵ֣ין אִתִּֽי
Kalbim çarpıyor, gücüm beni terk etti; ve gözlerimin ışığı, onlar bile benimle değildir.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hakimler 19:26
·
Tevrat
וַתָּבֹ֥א הָאִשָּׁ֖ה לִפְנ֣וֹת הַבֹּ֑קֶר וַתִּפֹּ֞ל פֶּ֧תַח בֵּית־הָאִ֛ישׁ אֲשֶׁר־אֲדוֹנֶ֥יהָ שָּׁ֖ם עַד־הָאֽוֹר
Kadın sabaha karşı geldi ve ışığa kadar efendisinin orada olduğu adamın evinin kapısına düştü.
Nehemya 8:3
·
Tevrat
וַיִּקְרָא־בוֹ֩ לִפְנֵ֨י הָרְח֜וֹב אֲשֶׁ֣ר לִפְנֵ֣י שַֽׁעַר־הַמַּ֗יִם מִן־הָאוֹר֙ עַד־מַחֲצִ֣ית הַיּ֔וֹם נֶ֛גֶד הָאֲנָשִׁ֥ים וְהַנָּשִׁ֖ים וְהַמְּבִינִ֑ים וְאָזְנֵ֥י כָל־הָעָ֖ם אֶל־סֵ֥פֶר הַתּוֹרָֽה
Ve Su Kapısı'nın önündeki meydanın önünde, ışıktan günün yarısına kadar, erkeklerin, kadınların ve anlayabilenlerin karşısında ondan okudu; ve bütün halkın kulakları yasa kitabındaydı.
Vaiz 2:13
·
Tevrat
וְרָאִ֣יתִי אָ֔נִי שֶׁיֵּ֥שׁ יִתְר֛וֹן לַֽחָכְמָ֖ה מִן־הַסִּכְל֑וּת כִּֽיתְר֥וֹן הָא֖וֹר מִן־הַחֹֽשֶׁךְ
Ve ben gördüm ki, ışığın karanlıktan üstünlüğü gibi, bilgeliğin akılsızlıktan üstünlüğü vardır.
Vaiz 11:7
·
Tevrat
וּמָת֖וֹק הָא֑וֹר וְט֥וֹב לַֽעֵינַ֖יִם לִרְא֥וֹת אֶת־הַשָּֽׁמֶשׁ
Ve ışık tatlıdır, ve güneşi görmek gözler için iyidir.
Yaratılış 1:4
·
Tevrat
וַיַּ֧רְא אֱלֹהִ֛ים אֶת־הָא֖וֹר כִּי־ט֑וֹב וַיַּבְדֵּ֣ל אֱלֹהִ֔ים בֵּ֥ין הָא֖וֹר וּבֵ֥ין הַחֹֽשֶׁךְ
Ve Tanrı ışığı gördü ki iyidir; ve Tanrı ışıkla karanlığın arasını ayırdı.
Örnek Ayetler (4)
Yeşaya 30:26
·
Tevrat
וְהָיָ֤ה אֽוֹר־הַלְּבָנָה֙ כְּא֣וֹר הַֽחַמָּ֔ה וְא֤וֹר הַֽחַמָּה֙ יִהְיֶ֣ה שִׁבְעָתַ֔יִם כְּא֖וֹר שִׁבְעַ֣ת הַיָּמִ֑ים בְּי֗וֹם חֲבֹ֤שׁ יְהוָה֙ אֶת־שֶׁ֣בֶר עַמּ֔וֹ וּמַ֥חַץ מַכָּת֖וֹ יִרְפָּֽא
Ve Yahve'nin halkının kırığını sardığı ve vuruşunun yarasını iyileştirdiği günde, ayın ışığı güneşin ışığı gibi olacak ve güneşin ışığı yedi günün ışığı gibi yedi kat olacak.
Habakkuk 3:4
·
Tevrat
וְנֹ֨גַהּ֙ כָּא֣וֹר תִּֽהְיֶ֔ה קַרְנַ֥יִם מִיָּד֖וֹ ל֑וֹ וְשָׁ֖ם חֶבְי֥וֹן עֻזֹּֽה
Ve parıltı ışık gibi olacak, onun elinden ışınları vardır ve onun gücünün gizlendiği yer oradadır.
Mezmurlar 37:6
·
Tevrat
וְהוֹצִ֣יא כָא֣וֹר צִדְקֶ֑ךָ וּ֝מִשְׁפָּטֶ֗ךָ כַּֽצָּהֳרָֽיִם
Ve doğruluğunu ışık gibi ve hükmünü öğle vakti gibi çıkaracaktır.
Süleyman'ın Özdeyişleri 4:18
·
Tevrat
וְאֹ֣רַח צַ֭דִּיקִים כְּא֣וֹר נֹ֑גַהּ הוֹלֵ֥ךְ וָ֝א֗וֹר עַד־נְכ֥וֹן הַיּֽוֹם
Ve doğruların yolu parlayan ışık gibidir; günün tam olmasına kadar giderek aydınlanır.
Örnek Ayetler (4)
Yeşaya 58:8
·
Tevrat
אָ֣ז יִבָּקַ֤ע כַּשַּׁ֨חַר֙ אוֹרֶ֔ךָ וַאֲרֻכָתְךָ֖ מְהֵרָ֣ה תִצְמָ֑ח וְהָלַ֤ךְ לְפָנֶ֨יךָ֙ צִדְקֶ֔ךָ כְּב֥וֹד יְהוָ֖ה יַאַסְפֶֽךָ
O zaman ışığın şafak gibi yarılacak ve şifan hızla bitecek; doğruluğun önünden gidecek, Yahve'nin yüceliği seni toplayacak.
Yeşaya 58:10
·
Tevrat
וְתָפֵ֤ק לָֽרָעֵב֙ נַפְשֶׁ֔ךָ וְנֶ֥פֶשׁ נַעֲנָ֖ה תַּשְׂבִּ֑יעַ וְזָרַ֤ח בַּחֹ֨שֶׁךְ֙ אוֹרֶ֔ךָ וַאֲפֵלָתְךָ֖ כַּֽצָּהֳרָֽיִם
Ve canını aca sunarsan ve alçaltılmış canı doyurursan; ışığın karanlıkta doğacak ve karanlığın öğle gibi olacak.
Yeşaya 60:1
·
Tevrat
ק֥וּמִי א֖וֹרִי כִּ֣י בָ֣א אוֹרֵ֑ךְ וּכְב֥וֹד יְהוָ֖ה עָלַ֥יִךְ זָרָֽח
Kalk, parla, çünkü ışığın geldi ve Yahve'nin yüceliği senin üzerine doğdu.
Mezmurlar 43:3
·
Tevrat
שְׁלַח־אוֹרְךָ֣ וַ֭אֲמִתְּךָ הֵ֣מָּה יַנְח֑וּנִי יְבִיא֥וּנִי אֶל־הַֽר־קָ֝דְשְׁךָ֗ וְאֶל־מִשְׁכְּנוֹתֶֽיךָ
Işığını ve gerçeğini gönder, onlar bana yol göstersinler; beni kutsal dağına ve konutlarına getirsinler.
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 4:23
·
Tevrat
רָאִ֨יתִי֙ אֶת־הָאָ֔רֶץ וְהִנֵּה־תֹ֖הוּ וָבֹ֑הוּ וְאֶל־הַשָּׁמַ֖יִם וְאֵ֥ין אוֹרָֽם
Yere baktım ve işte şekilsiz ve boştu; ve göklere, ve onların ışığı yoktu.
Yeşaya 13:10
·
Tevrat
כִּֽי־כוֹכְבֵ֤י הַשָּׁמַ֨יִם֙ וּכְסִ֣ילֵיהֶ֔ם לֹ֥א יָהֵ֖לּוּ אוֹרָ֑ם חָשַׁ֤ךְ הַשֶּׁ֨מֶשׁ֙ בְּצֵאת֔וֹ וְיָרֵ֖חַ לֹֽא־יַגִּ֥יהַ אוֹרֽוֹ
Çünkü göklerin yıldızları ve onların takımyıldızları ışıklarını parlatmayacaklar; güneş çıkışında kararacak ve ay ışığını aydınlatmayacak.
Eyüp 38:15
·
Tevrat
וְיִמָּנַ֣ע אוֹרָ֑ם וּזְר֥וֹעַ רָ֝מָ֗ה תִּשָּׁבֵֽר
Ve onların ışığı esirgenir ve kalkan kol kırılır.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 32:7
·
Tevrat
וְכִסֵּיתִ֤י בְכַבּֽוֹתְךָ֙ שָׁמַ֔יִם וְהִקְדַּרְתִּ֖י אֶת־כֹּֽכְבֵיהֶ֑ם שֶׁ֚מֶשׁ בֶּעָנָ֣ן אֲכַסֶּ֔נּוּ וְיָרֵ֖חַ לֹא־יָאִ֥יר אוֹרֽוֹ
Sen söndüğünde gökleri örteceğim ve onların yıldızlarını karartacağım; güneşi bulutla örteceğim ve ay ışığını aydınlatmayacak.
Yeşaya 13:10
·
Tevrat
כִּֽי־כוֹכְבֵ֤י הַשָּׁמַ֨יִם֙ וּכְסִ֣ילֵיהֶ֔ם לֹ֥א יָהֵ֖לּוּ אוֹרָ֑ם חָשַׁ֤ךְ הַשֶּׁ֨מֶשׁ֙ בְּצֵאת֔וֹ וְיָרֵ֖חַ לֹֽא־יַגִּ֥יהַ אוֹרֽוֹ
Çünkü göklerin yıldızları ve onların takımyıldızları ışıklarını parlatmayacaklar; güneş çıkışında kararacak ve ay ışığını aydınlatmayacak.
Eyüp 37:11
·
Tevrat
אַף־בְּ֭רִי יַטְרִ֣יחַ עָ֑ב יָ֝פִ֗יץ עֲנַ֣ן אוֹרֽוֹ
Ayrıca bulutu nemle yükler; ışığının bulutunu dağıtır.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 23:4
·
Tevrat
וּכְא֥וֹר בֹּ֖קֶר יִזְרַח־שָׁ֑מֶשׁ בֹּ֚קֶר לֹ֣א עָב֔וֹת מִנֹּ֥גַהּ מִמָּטָ֖ר דֶּ֥שֶׁא מֵאָֽרֶץ
Ve güneş doğduğunda sabah ışığı gibidir, bulutlar olmayan sabah; yağmurdan sonra parıltıdan yerden taze ot gibidir.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 36:30
·
Tevrat
הֵן־פָּרַ֣שׂ עָלָ֣יו אוֹר֑וֹ וְשָׁרְשֵׁ֖י הַיָּ֣ם כִּסָּֽה
İşte ışığını onun üzerine yayar ve denizin köklerini örter.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 29:3
·
Tevrat
בְּהִלּ֣וֹ נֵ֭רוֹ עֲלֵ֣י רֹאשִׁ֑י לְ֝אוֹרוֹ אֵ֣לֶךְ חֹֽשֶׁךְ
Onun kandili başımın üzerinde parladığında, onun ışığıyla karanlıkta yürürdüm.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 136:7
·
Tevrat
לְ֭עֹשֵׂה אוֹרִ֣ים גְּדֹלִ֑ים כִּ֖י לְעוֹלָ֣ם חַסְדּֽוֹ
Büyük ışıklar yapana; çünkü sadakati sonsuzadır.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 18:18
·
Tevrat
יֶ֭הְדְּפֻהוּ מֵא֣וֹר אֶל־חֹ֑שֶׁךְ וּֽמִתֵּבֵ֥ל יְנִדֻּֽהוּ
Onu ışıktan karanlığa itecekler ve dünyadan onu sürecekler.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 25:3
·
Tevrat
הֲיֵ֣שׁ מִ֭סְפָּר לִגְדוּדָ֑יו וְעַל־מִ֝֗י לֹא־יָק֥וּם אוֹרֵֽהוּ
Onun birliklerinin sayısı var mıdır? Ve onun ışığı kimin üzerine doğmaz?
Örnek Ayetler (1)
Vaiz 12:2
·
Tevrat
עַ֠ד אֲשֶׁ֨ר לֹֽא־תֶחְשַׁ֤ךְ הַשֶּׁ֨מֶשׁ֙ וְהָא֔וֹר וְהַיָּרֵ֖חַ וְהַכּוֹכָבִ֑ים וְשָׁ֥בוּ הֶעָבִ֖ים אַחַ֥ר הַגָּֽשֶׁם
Güneş ve ışık ve ay ve yıldızlar kararmadan, ve yağmurdan sonra bulutlar dönmeden.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 60:3
·
Tevrat
וְהָלְכ֥וּ גוֹיִ֖ם לְאוֹרֵ֑ךְ וּמְלָכִ֖ים לְנֹ֥גַהּ זַרְחֵֽךְ
Ve uluslar senin ışığına ve krallar senin doğuşunun parlaklığına gidecekler.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 37:3
·
Tevrat
תַּֽחַת־כָּל־הַשָּׁמַ֥יִם יִשְׁרֵ֑הוּ וְ֝אוֹר֗וֹ עַל־כַּנְפ֥וֹת הָאָֽרֶץ
Onu bütün göklerin altına ve ışığını yerin köşelerine salıverir.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 27:1
·
Tevrat
לְדָוִ֨ד יְהוָ֤ה אוֹרִ֣י וְ֭יִשְׁעִי מִמִּ֣י אִירָ֑א יְהוָ֥ה מָֽעוֹז־חַ֝יַּ֗י מִמִּ֥י אֶפְחָֽד
Davut'a ait. Yahve ışığım ve kurtuluşumdur, kimden korkayım? Yahve yaşamımın kalesidir, kimden dehşete düşeyim?