389
Kullanım
9
Lemma
46
Türev
67
Anlam
9 lemma, 46 türev form
Örnek Ayetler (4 / 124)
Hakimler 4:17
·
Tevrat
וְסִֽיסְרָא֙ נָ֣ס בְּרַגְלָ֔יו אֶל־אֹ֣הֶל יָעֵ֔ל אֵ֖שֶּׁת חֶ֣בֶר הַקֵּינִ֑י כִּ֣י שָׁל֗וֹם בֵּ֚ין יָבִ֣ין מֶֽלֶךְ־חָצ֔וֹר וּבֵ֕ין בֵּ֖ית חֶ֥בֶר הַקֵּינִֽי
Sisera ise ayaklarıyla Kenli Hever'in karısı Yael'in çadırına kaçtı; çünkü Hatsor kralı Yavin ile Kenli Hever'in evi arasında barış vardı.
1. Samuel 2:22
·
Tevrat
וְעֵלִ֖י זָקֵ֣ן מְאֹ֑ד וְשָׁמַ֗ע אֵת֩ כָּל־אֲשֶׁ֨ר יַעֲשׂ֤וּן בָּנָיו֙ לְכָל־יִשְׂרָאֵ֔ל וְאֵ֤ת אֲשֶֽׁר־יִשְׁכְּבוּן֙ אֶת־הַנָּשִׁ֔ים הַצֹּ֣בְא֔וֹת פֶּ֖תַח אֹ֥הֶל מוֹעֵֽד
Eli çok yaşlıydı; oğullarının tüm İsrail'e yaptığı her şeyi ve buluşma çadırının girişinde toplanan kadınlarla yattıklarını duydu.
2. Krallar 7:8
·
Tevrat
וַיָּבֹאוּ֩ הַֽמְצֹרָעִ֨ים הָאֵ֜לֶּה עַד־קְצֵ֣ה הַֽמַּחֲנֶ֗ה וַיָּבֹ֜אוּ אֶל־אֹ֤הֶל אֶחָד֙ וַיֹּאכְל֣וּ וַיִּשְׁתּ֔וּ וַיִּשְׂא֣וּ מִשָּׁ֗ם כֶּ֤סֶף וְזָהָב֙ וּבְגָדִ֔ים וַיֵּלְכ֖וּ וַיַּטְמִ֑נוּ וַיָּשֻׁ֗בוּ וַיָּבֹ֨אוּ֙ אֶל־אֹ֣הֶל אַחֵ֔ר וַיִּשְׂא֣וּ מִשָּׁ֔ם וַיֵּלְכ֖וּ וַיַּטְמִֽנוּ
Bu cüzzamlılar ordugahın ucuna kadar geldiler; bir çadıra girdiler, yediler ve içtiler. Oradan gümüş, altın ve giysiler taşıdılar; gittiler ve sakladılar. Döndüler ve başka bir çadıra girdiler; oradan da taşıdılar, gittiler ve sakladılar.
Yeşaya 33:20
·
Tevrat
חֲזֵ֣ה צִיּ֔וֹן קִרְיַ֖ת מֽוֹעֲדֵ֑נוּ עֵינֶיךָ֩ תִרְאֶ֨ינָה יְרוּשָׁלִַ֜ם נָוֶ֣ה שַׁאֲנָ֗ן אֹ֤הֶל בַּל־יִצְעָן֙ בַּל־יִסַּ֤ע יְתֵֽדֹתָיו֙ לָנֶ֔צַח וְכָל־חֲבָלָ֖יו בַּל־יִנָּתֵֽקוּ
Buluşmalarımızın şehri Siyon'a bak; gözlerin Yeruşalim'i, rahat yurdu, sökülmeyecek çadırı görecek; kazıkları sonsuza dek çıkarılmayacak ve hiçbir ipi koparılmayacak.
Örnek Ayetler (5 / 47)
Hakimler 5:24
·
Tevrat
תְּבֹרַךְ֙ מִנָּשִׁ֔ים יָעֵ֕ל אֵ֖שֶׁת חֶ֣בֶר הַקֵּינִ֑י מִנָּשִׁ֥ים בָּאֹ֖הֶל תְּבֹרָֽךְ
Kenli Hever'in karısı Yael kadınlardan bereketli olsun; çadırdaki kadınlardan bereketli olsun.
2. Samuel 7:6
·
Tevrat
כִּ֣י לֹ֤א יָשַׁ֨בְתִּי֙ בְּבַ֔יִת לְ֠מִיּוֹם הַעֲלֹתִ֞י אֶת־בְּנֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ מִמִּצְרַ֔יִם וְעַ֖ד הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה וָאֶֽהְיֶה֙ מִתְהַלֵּ֔ךְ בְּאֹ֖הֶל וּבְמִשְׁכָּֽן
'Çünkü İsrailoğulları'nı Mısır'dan çıkardığım günden bu güne kadar bir evde oturmadım; bir çadırda ve bir konutta dolaşıyordum.'
Yeşaya 16:5
·
Tevrat
וְהוּכַ֤ן בַּחֶ֨סֶד֙ כִּסֵּ֔א וְיָשַׁ֥ב עָלָ֛יו בֶּאֱמֶ֖ת בְּאֹ֣הֶל דָּוִ֑ד שֹׁפֵ֛ט וְדֹרֵ֥שׁ מִשְׁפָּ֖ט וּמְהִ֥ר צֶֽדֶק
Ve sadakatle taht kurulacak, ve Davut'un çadırında onun üzerinde gerçekle oturacak; yargılayan ve adalet arayan ve doğrulukta çabuk olan.
1. Krallar 8:4
·
Tevrat
וַֽיַּעֲל֞וּ אֶת־אֲר֤וֹן יְהוָה֙ וְאֶת־אֹ֣הֶל מוֹעֵ֔ד וְאֶֽת־כָּל־כְּלֵ֥י הַקֹּ֖דֶשׁ אֲשֶׁ֣ר בָּאֹ֑הֶל וַיַּעֲל֣וּ אֹתָ֔ם הַכֹּהֲנִ֖ים וְהַלְוִיִּֽם
Ve Yahve'nin sandığını, ve buluşma çadırını, ve çadırdaki bütün kutsal eşyaları çıkardılar; ve kâhinler ve Levililer onları çıkardılar.
Mezmurlar 78:67
·
Tevrat
וַ֭יִּמְאַס בְּאֹ֣הֶל יוֹסֵ֑ף וּֽבְשֵׁ֥בֶט אֶ֝פְרַ֗יִם לֹ֣א בָחָֽר
Ve Yusuf'un çadırını reddetti ve Efrayim oymağını seçmedi.
Örnek Ayetler (4 / 41)
Hakimler 4:20
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלֶ֔יהָ עֲמֹ֖ד פֶּ֣תַח הָאֹ֑הֶל וְהָיָה֩ אִם־אִ֨ישׁ יָב֜וֹא וּשְׁאֵלֵ֗ךְ וְאָמַ֛ר הֲיֵֽשׁ־פֹּ֥ה אִ֖ישׁ וְאָמַ֥רְתְּ אָֽיִן
Ona dedi: 'Çadırın girişinde dur; ve olacak ki, eğer bir adam gelirse ve sana sorarsa ve derse: Burada bir adam var mı? diyeceksin: Yok.'
Hakimler 4:21
·
Tevrat
וַתִּקַּ֣ח יָעֵ֣ל אֵֽשֶׁת־חֶ֠בֶר אֶת־יְתַ֨ד הָאֹ֜הֶל וַתָּ֧שֶׂם אֶת־הַמַּקֶּ֣בֶת בְּיָדָ֗הּ וַתָּב֤וֹא אֵלָיו֙ בַּלָּ֔אט וַתִּתְקַ֤ע אֶת־הַיָּתֵד֙ בְּרַקָּת֔וֹ וַתִּצְנַ֖ח בָּאָ֑רֶץ וְהֽוּא־נִרְדָּ֥ם וַיָּ֖עַף וַיָּמֹֽת
Hever'in karısı Yael çadırın kazığını aldı, çekici eline koydu, gizlice ona geldi ve kazığı şakağına çaktı, yere battı; o derin uykudaydı ve bitkindi, böylece öldü.
Hakimler 7:13
·
Tevrat
וַיָּבֹ֣א גִדְע֔וֹן וְהִ֨נֵּה־אִ֔ישׁ מְסַפֵּ֥ר לְרֵעֵ֖הוּ חֲל֑וֹם וַיֹּ֜אמֶר הִנֵּ֧ה חֲל֣וֹם חָלַ֗מְתִּי וְהִנֵּ֨ה צְלִ֜יל לֶ֤חֶם שְׂעֹרִים֙ מִתְהַפֵּךְ֙ בְּמַחֲנֵ֣ה מִדְיָ֔ן וַיָּבֹ֣א עַד־הָ֠אֹהֶל וַיַּכֵּ֧הוּ וַיִּפֹּ֛ל וַיַּהַפְכֵ֥הוּ לְמַ֖עְלָה וְנָפַ֥ל הָאֹֽהֶל
Gideon geldi ve işte bir adam arkadaşına bir rüya anlatıyordu. Dedi ki: 'İşte bir rüya gördüm ve işte arpa ekmeği somunu Midyan ordusunda yuvarlanıyordu; çadıra kadar geldi, ona vurdu ve düştü, onu yukarıya çevirdi ve çadır düştü.'
Hezekiel 41:1
·
Tevrat
וַיְבִיאֵ֖נִי אֶל־הַהֵיכָ֑ל וַיָּ֣מָד אֶת־הָאֵילִ֗ים שֵׁשׁ־אַמּ֨וֹת רֹ֧חַב־מִפּ֛וֹ וְשֵׁשׁ־אַמּֽוֹת־רֹ֥חַב מִפּ֖וֹ רֹ֥חַב הָאֹֽהֶל
Sonra beni tapınağa getirdi ve yan direkleri ölçtü, buradan altı kubit (~270 cm) genişlik ve buradan altı kubit (~270 cm) genişlik, çadırın genişliği.
Örnek Ayetler (4 / 14)
Yeremya 4:20
·
Tevrat
שֶׁ֤בֶר עַל־שֶׁ֨בֶר֙ נִקְרָ֔א כִּ֥י שֻׁדְּדָ֖ה כָּל־הָאָ֑רֶץ פִּתְאֹם֙ שֻׁדְּד֣וּ אֹהָלַ֔י רֶ֖גַע יְרִיעֹתָֽי
Yıkım üzerine yıkım çağrılıyor, çünkü bütün yer yıkıma uğradı; aniden çadırlarım, bir anda çadır bezlerim yıkıma uğradı.
Yeremya 10:20
·
Tevrat
אָהֳלִ֣י שֻׁדָּ֔ד וְכָל־מֵיתָרַ֖י נִתָּ֑קוּ בָּנַ֤י יְצָאֻ֨נִי֙ וְאֵינָ֔ם אֵין־נֹטֶ֥ה עוֹד֙ אָהֳלִ֔י וּמֵקִ֖ים יְרִיעוֹתָֽי
Çadırım yağmalandı ve bütün iplerim koptu; oğullarım benden çıktılar ve yoklar, artık çadırımı geren ve çadır bezlerimi diken kimse yok.
Yeremya 30:18
·
Tevrat
כֹּ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֗ה הִנְנִי־שָׁב֙ שְׁבוּת֙ אָהֳלֵ֣י יַֽעֲק֔וֹב וּמִשְׁכְּנֹתָ֖יו אֲרַחֵ֑ם וְנִבְנְתָ֥ה עִיר֙ עַל־תִּלָּ֔הּ וְאַרְמ֖וֹן עַל־מִשְׁפָּט֥וֹ יֵשֵֽׁב
Yahve şöyle dedi: İşte ben Yakup'un çadırlarının sürgününü döndürüyorum ve onun meskenlerine merhamet edeceğim; şehir kendi höyüğünün üzerine inşa edilecek ve saray kendi yerine oturacak.
Zekeriya 12:7
·
Tevrat
וְהוֹשִׁ֧יעַ יְהוָ֛ה אֶת־אָהֳלֵ֥י יְהוּדָ֖ה בָּרִֽאשֹׁנָ֑ה לְמַ֨עַן לֹֽא־תִגְדַּ֜ל תִּפְאֶ֣רֶת בֵּית־דָּוִ֗יד וְתִפְאֶ֛רֶת יֹשֵׁ֥ב יְרוּשָׁלִַ֖ם עַל־יְהוּדָֽה
Davut evinin yüceliği ve Yeruşalim'de oturanın yüceliği Yahuda üzerinde büyümesin diye, Yahve ilk olarak Yahuda çadırlarını kurtaracak.
Örnek Ayetler (5 / 12)
1. Tarihler 9:19
·
Tevrat
וְשַׁלּ֣וּם בֶּן־ק֠וֹרֵא בֶּן־אֶבְיָסָ֨ף בֶּן־קֹ֜רַח וְֽאֶחָ֧יו לְבֵית־אָבִ֣יו הַקָּרְחִ֗ים עַ֚ל מְלֶ֣אכֶת הָעֲבוֹדָ֔ה שֹׁמְרֵ֥י הַסִּפִּ֖ים לָאֹ֑הֶל וַאֲבֹֽתֵיהֶם֙ עַל־מַחֲנֵ֣ה יְהוָ֔ה שֹׁמְרֵ֖י הַמָּבֽוֹא
Ve Korah oğlu, Evyasaf oğlu, Kore oğlu Şallum ve babasının evinden kardeşleri Korahlılar, çadır için eşiklerin bekçileri olarak hizmetin işi üzerindeydiler; ve babaları girişin bekçileri olarak Yahve'nin ordugâhı üzerindeydiler.
1. Tarihler 9:21
·
Tevrat
זְכַרְיָה֙ בֶּ֣ן מְשֶֽׁלֶמְיָ֔ה שֹׁעֵ֥ר פֶּ֖תַח לְאֹ֥הֶל מוֹעֵֽד
Meşelemya oğlu Zekeriya buluşma çadırının girişinde kapı nöbetçisiydi.
2. Tarihler 1:6
·
Tevrat
וַיַּעַל֩ שְׁלֹמֹ֨ה שָׁ֜ם עַל־מִזְבַּ֤ח הַנְּחֹ֨שֶׁת֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה אֲשֶׁ֖ר לְאֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד וַיַּ֧עַל עָלָ֛יו עֹל֖וֹת אָֽלֶף
Süleyman orada, buluşma çadırına ait olan Yahve'nin önündeki tunç sunağın üzerine çıktı; onun üzerinde bin yakmalık sunu sundu.
2. Tarihler 24:6
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֣א הַמֶּלֶךְ֮ לִֽיהוֹיָדָ֣ע הָרֹאשׁ֒ וַיֹּ֣אמֶר ל֗וֹ מַדּ֨וּעַ֙ לֹֽא־דָרַ֣שְׁתָּ עַל־הַלְוִיִּ֔ם לְהָבִ֞יא מִֽיהוּדָ֣ה וּמִֽירוּשָׁלִַ֗ם אֶת־מַשְׂאַת֙ מֹשֶׁ֣ה עֶֽבֶד־יְהוָ֔ה וְהַקָּהָ֖ל לְיִשְׂרָאֵ֑ל לְאֹ֖הֶל הָעֵדֽוּת
Kral, baş Yehoyada'yı çağırdı ve ona dedi ki: 'Neden Levililerden, Yahve'nin kulu Musa'nın ve İsrail topluluğunun Tanıklık Çadırı için olan vergisini Yahuda'dan ve Yeruşalim'den getirmelerini istemedin?'
Levililer 16:16
·
Tevrat
וְכִפֶּ֣ר עַל־הַקֹּ֗דֶשׁ מִטֻּמְאֹת֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וּמִפִּשְׁעֵיהֶ֖ם לְכָל־חַטֹּאתָ֑ם וְכֵ֤ן יַעֲשֶׂה֙ לְאֹ֣הֶל מוֹעֵ֔ד הַשֹּׁכֵ֣ן אִתָּ֔ם בְּת֖וֹךְ טֻמְאֹתָֽם
İsrail oğullarının kirliliklerinden dolayı ve bütün günahları için olan isyanlarından dolayı kutsal yer için de kefaret edecek; ve kirliliklerinin içinde onlarla konaklayan buluşma çadırı için de böyle yapacak.
Örnek Ayetler (5 / 12)
Hakimler 7:8
·
Tevrat
וַיִּקְח֣וּ אֶת־צֵדָה֩ הָעָ֨ם בְּיָדָ֜ם וְאֵ֣ת שׁוֹפְרֹֽתֵיהֶ֗ם וְאֵ֨ת כָּל־אִ֤ישׁ יִשְׂרָאֵל֙ שִׁלַּח֙ אִ֣ישׁ לְאֹֽהָלָ֔יו וּבִשְׁלֹשׁ־מֵא֥וֹת הָאִ֖ישׁ הֶֽחֱזִ֑יק וּמַחֲנֵ֣ה מִדְיָ֔ן הָ֥יָה ל֖וֹ מִתַּ֥חַת בָּעֵֽמֶק
Böylece halkın erzağını ve borularını ellerine aldılar; ve İsrail'in bütün adamlarını, her adamı kendi çadırlarına gönderdi ve üç yüz adamı tuttu. Midyan ordusu ise vadide onun altındaydı.
2. Samuel 18:17
·
Tevrat
וַיִּקְח֣וּ אֶת־אַבְשָׁל֗וֹם וַיַּשְׁלִ֨יכוּ אֹת֤וֹ בַיַּ֨עַר֙ אֶל־הַפַּ֣חַת הַגָּד֔וֹל וַיַּצִּ֧בוּ עָלָ֛יו גַּל־אֲבָנִ֖ים גָּד֣וֹל מְאֹ֑ד וְכָל־יִשְׂרָאֵ֔ל נָ֖סוּ אִ֥ישׁ לְאֹהָלָֽיו
Avşalom'u aldılar ve onu ormanda büyük çukura attılar ve üzerine çok büyük bir taş yığını diktiler; ve bütün İsrail, her adam kendi çadırlarına kaçtı.
2. Samuel 19:9
·
Tevrat
וַיָּ֥קָם הַמֶּ֖לֶךְ וַיֵּ֣שֶׁב בַּשָּׁ֑עַר וּֽלְכָל־הָעָ֞ם הִגִּ֣ידוּ לֵאמֹ֗ר הִנֵּ֤ה הַמֶּ֨לֶךְ֙ יוֹשֵׁ֣ב בַּשַּׁ֔עַר וַיָּבֹ֤א כָל־הָעָם֙ לִפְנֵ֣י הַמֶּ֔לֶךְ וְיִשְׂרָאֵ֔ל נָ֖ס אִ֥ישׁ לְאֹהָלָֽיו
Kral kalktı ve kapıda oturdu; ve bütün halka bildirip dediler: 'İşte, kral kapıda oturuyor.' Bütün halk kralın önüne geldi; İsrail ise her adam kendi çadırlarına kaçmıştı.
2. Samuel 20:1
·
Tevrat
וְשָׁ֨ם נִקְרָ֜א אִ֣ישׁ בְּלִיַּ֗עַל וּשְׁמ֛וֹ שֶׁ֥בַע בֶּן־בִּכְרִ֖י אִ֣ישׁ יְמִינִ֑י וַיִּתְקַ֣ע בַּשֹּׁפָ֗ר וַ֠יֹּאמֶר אֵֽין־לָ֨נוּ חֵ֜לֶק בְּדָוִ֗ד וְלֹ֤א נַֽחֲלָה־לָ֨נוּ֙ בְּבֶן־יִשַׁ֔י אִ֥ישׁ לְאֹהָלָ֖יו יִשְׂרָאֵֽל
Orada adı Bikri oğlu Şeva olan Benyaminli değersiz bir adam bulunuyordu; o şofarı çaldı ve dedi: 'Davut'ta payımız yok ve İşay oğlunda mirasımız yok; her adam çadırlarına, ey İsrail!'
2. Samuel 20:22
·
Tevrat
וַתָּבוֹא֩ הָאִשָּׁ֨ה אֶל־כָּל־הָעָ֜ם בְּחָכְמָתָ֗הּ וַֽיִּכְרְת֞וּ אֶת־רֹ֨אשׁ שֶׁ֤בַע בֶּן־בִּכְרִי֙ וַיַּשְׁלִ֣כוּ אֶל־יוֹאָ֔ב וַיִּתְקַע֙ בַּשּׁוֹפָ֔ר וַיָּפֻ֥צוּ מֵֽעַל־הָעִ֖יר אִ֣ישׁ לְאֹהָלָ֑יו וְיוֹאָ֛ב שָׁ֥ב יְרוּשָׁלִַ֖ם אֶל־הַמֶּֽלֶךְ
Kadın bilgeliğiyle bütün halka gitti. Bikri oğlu Şeva'nın başını kestiler ve Yoav'a attılar. O boruyu çaldı ve şehirden dağıldılar, her adam çadırlarına gitti. Yoav da Yeruşalim'e, krala döndü.
Örnek Ayetler (5 / 11)
Hakimler 4:11
·
Tevrat
וְחֶ֤בֶר הַקֵּינִי֙ נִפְרָ֣ד מִקַּ֔יִן מִבְּנֵ֥י חֹבָ֖ב חֹתֵ֣ן מֹשֶׁ֑ה וַיֵּ֣ט אָהֳל֔וֹ עַד־אֵל֥וֹן בְּצַעֲנַנִּ֖ים אֲשֶׁ֥ר אֶת־קֶֽדֶשׁ
Ve Kenli Hever, Musa'nın kayınbabası Hovav'ın oğullarından, Kayin'den ayrılmıştı; ve çadırını Kedeş'teki Tsaanannim meşesine kadar kurmuştu.
Yeşu 7:24
·
Tevrat
וַיִּקַּ֣ח יְהוֹשֻׁ֣עַ אֶת־עָכָ֣ן בֶּן־זֶ֡רַח וְאֶת־הַכֶּ֣סֶף וְאֶת־הָאַדֶּ֣רֶת וְֽאֶת־לְשׁ֣וֹן הַזָּהָ֡ב וְֽאֶת־בָּנָ֡יו וְֽאֶת־בְּנֹתָ֡יו וְאֶת־שׁוֹרוֹ֩ וְאֶת־חֲמֹר֨וֹ וְאֶת־צֹאנ֤וֹ וְאֶֽת־אָהֳלוֹ֙ וְאֶת־כָּל־אֲשֶׁר־ל֔וֹ וְכָל־יִשְׂרָאֵ֖ל עִמּ֑וֹ וַיַּעֲל֥וּ אֹתָ֖ם עֵ֥מֶק עָכֽוֹר
Yeşu Zerah oğlu Akan'ı, gümüşü, cüppeyi, altın dili, oğullarını, kızlarını, öküzünü, eşeğini, sürüsünü, çadırını ve ona ait olan her şeyi aldı; bütün İsrail de onunlaydı ve onları Akor vadisine çıkardılar.
Mezmurlar 27:5
·
Tevrat
כִּ֤י יִצְפְּנֵ֨נִי בְּסֻכֹּה֮ בְּי֪וֹם רָ֫עָ֥ה יַ֭סְתִּרֵנִי בְּסֵ֣תֶר אָהֳל֑וֹ בְּ֝צ֗וּר יְרוֹמְמֵֽנִי
Çünkü kötülük gününde beni çardağında gizleyecek, çadırının gizliliğinde beni saklayacak; kayada beni yükseltecek.
Yaratılış 13:3
·
Tevrat
וַיֵּ֨לֶךְ֙ לְמַסָּעָ֔יו מִנֶּ֖גֶב וְעַד־בֵּֽית־אֵ֑ל עַד־הַמָּק֗וֹם אֲשֶׁר־הָ֨יָה שָׁ֤ם אָֽהֳלוֹ֙ בַּתְּחִלָּ֔ה בֵּ֥ין בֵּֽית־אֵ֖ל וּבֵ֥ין הָעָֽי
Necef'ten Beytel'e kadar, başlangıçta çadırının orada olduğu yere kadar, Beytel ile Ay arasına, yolculuklarına gitti.
Yaratılış 26:25
·
Tevrat
וַיִּ֧בֶן שָׁ֣ם מִזְבֵּ֗חַ וַיִּקְרָא֙ בְּשֵׁ֣ם יְהוָ֔ה וַיֶּט־שָׁ֖ם אָהֳל֑וֹ וַיִּכְרוּ־שָׁ֥ם עַבְדֵי־יִצְחָ֖ק בְּאֵֽר
Ve orada bir sunak yaptı ve Yahve'nin adıyla çağırdı ve orada çadırını kurdu; ve İshak'ın kulları orada bir kuyu kazdılar.
Örnek Ayetler (3 / 8)
Yaratılış 9:21
·
Tevrat
וַיֵּ֥שְׁתְּ מִן־הַיַּ֖יִן וַיִּשְׁכָּ֑ר וַיִּתְגַּ֖ל בְּת֥וֹךְ אָהֳלֹֽה
Ve şaraptan içti ve sarhoş oldu; ve çadırının içinde açıldı.
Yaratılış 12:8
·
Tevrat
וַיַּעְתֵּ֨ק מִשָּׁ֜ם הָהָ֗רָה מִקֶּ֛דֶם לְבֵֽית־אֵ֖ל וַיֵּ֣ט אָהֳלֹ֑ה בֵּֽית־אֵ֤ל מִיָּם֙ וְהָעַ֣י מִקֶּ֔דֶם וַיִּֽבֶן־שָׁ֤ם מִזְבֵּ֨חַ֙ לַֽיהוָ֔ה וַיִּקְרָ֖א בְּשֵׁ֥ם יְהוָֽה
Oradan Beytel'in doğusundaki dağa geçti ve çadırını kurdu; Beytel batıda ve Ay doğudaydı, orada Yahve'ye sunak yaptı ve Yahve'nin adıyla çağırdı.
Yaratılış 35:21
·
Tevrat
וַיִּסַּ֖ע יִשְׂרָאֵ֑ל וַיֵּ֣ט אָֽהֳלֹ֔ה מֵהָ֖לְאָה לְמִגְדַּל־עֵֽדֶר
İsrail yola çıktı ve çadırını Migdal-Eder'in ötesine kurdu.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hakimler 4:18
·
Tevrat
וַתֵּצֵ֣א יָעֵל֮ לִקְרַ֣את סִֽיסְרָא֒ וַתֹּ֣אמֶר אֵלָ֗יו סוּרָ֧ה אֲדֹנִ֛י סוּרָ֥ה אֵלַ֖י אַל־תִּירָ֑א וַיָּ֤סַר אֵלֶ֨יהָ֙ הָאֹ֔הֱלָה וַתְּכַסֵּ֖הוּ בַּשְּׂמִיכָֽה
Yael Sisera'yı karşılamaya çıktı ve ona dedi: 'Sap efendim, bana sap, korkma.' Bunun üzerine ona, çadıra saptı ve o onu örtüyle örttü.
Yeşu 7:22
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֤ח יְהוֹשֻׁ֨עַ֙ מַלְאָכִ֔ים וַיָּרֻ֖צוּ הָאֹ֑הֱלָה וְהִנֵּ֧ה טְמוּנָ֛ה בְּאָהֳל֖וֹ וְהַכֶּ֥סֶף תַּחְתֶּֽיהָ
Yeşu haberciler gönderdi ve çadıra koştular; ve işte çadırında gizlenmişti ve gümüş onun altındaydı.
Yaratılış 18:6
·
Tevrat
וַיְמַהֵ֧ר אַבְרָהָ֛ם הָאֹ֖הֱלָה אֶל־שָׂרָ֑ה וַיֹּ֗אמֶר מַהֲרִ֞י שְׁלֹ֤שׁ סְאִים֙ קֶ֣מַח סֹ֔לֶת ל֖וּשִׁי וַעֲשִׂ֥י עֻגֽוֹת
Bunun üzerine İbrahim çadıra Sara'ya acele etti ve dedi: 'Acele et, üç sea (~22 litre) ince un yoğur ve pideler yap.'
Yaratılış 24:67
·
Tevrat
וַיְבִאֶ֣הָ יִצְחָ֗ק הָאֹ֨הֱלָה֙ שָׂרָ֣ה אִמּ֔וֹ וַיִּקַּ֧ח אֶת־רִבְקָ֛ה וַתְּהִי־ל֥וֹ לְאִשָּׁ֖ה וַיֶּאֱהָבֶ֑הָ וַיִּנָּחֵ֥ם יִצְחָ֖ק אַחֲרֵ֥י אִמּֽוֹ
İshak onu annesi Sara'nın çadırına getirdi; Rebeka'yı aldı ve o ona eş oldu ve onu sevdi; İshak annesinden sonra teselli buldu.
Çölde Sayım 11:26
·
Tevrat
וַיִּשָּׁאֲר֣וּ שְׁנֵֽי־אֲנָשִׁ֣ים בַּֽמַּחֲנֶ֡ה שֵׁ֣ם הָאֶחָ֣ד אֶלְדָּ֡ד וְשֵׁם֩ הַשֵּׁנִ֨י מֵידָ֜ד וַתָּ֧נַח עֲלֵיהֶ֣ם הָר֗וּחַ וְהֵ֨מָּה֙ בַּכְּתֻבִ֔ים וְלֹ֥א יָצְא֖וּ הָאֹ֑הֱלָה וַיִּֽתְנַבְּא֖וּ בַּֽמַּחֲנֶֽה
Ordugahta iki adam kalmıştı, birinin adı Eldad ve ikincisinin adı Medad'dı; ruh onların üzerine kondu ve onlar yazılı olanlar arasındaydı ve çadıra çıkmadılar ve ordugahta peygamberlik ettiler.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Yeremya 37:10
·
Tevrat
כִּ֣י אִם־הִכִּיתֶ֞ם כָּל־חֵ֤יל כַּשְׂדִּים֙ הַנִּלְחָמִ֣ים אִתְּכֶ֔ם וְנִ֨שְׁאֲרוּ בָ֔ם אֲנָשִׁ֖ים מְדֻקָּרִ֑ים אִ֤ישׁ בְּאָהֳלוֹ֙ יָק֔וּמוּ וְשָֽׂרְפ֛וּ אֶת־הָעִ֥יר הַזֹּ֖את בָּאֵֽשׁ
Çünkü sizinle savaşan bütün Kildani ordusunu vursanız ve onlarda sadece yaralı adamlar kalsa bile, her adam çadırında kalkar ve bu şehri ateşte yakarlar.'
1. Samuel 17:54
·
Tevrat
וַיִּקַּ֤ח דָּוִד֙ אֶת־רֹ֣אשׁ הַפְּלִשְׁתִּ֔י וַיְבִאֵ֖הוּ יְרוּשָׁלִָ֑ם וְאֶת־כֵּלָ֖יו שָׂ֥ם בְּאָהֳלֽוֹ
Davut Filistli'nin başını aldı ve onu Yeruşalim'e getirdi; ve onun silahlarını çadırına koydu.
Yeşu 7:22
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֤ח יְהוֹשֻׁ֨עַ֙ מַלְאָכִ֔ים וַיָּרֻ֖צוּ הָאֹ֑הֱלָה וְהִנֵּ֧ה טְמוּנָ֛ה בְּאָהֳל֖וֹ וְהַכֶּ֥סֶף תַּחְתֶּֽיהָ
Yeşu haberciler gönderdi ve çadıra koştular; ve işte çadırında gizlenmişti ve gümüş onun altındaydı.
Mezmurlar 27:6
·
Tevrat
וְעַתָּ֨ה יָר֪וּם רֹאשִׁ֡י עַ֤ל אֹֽיְבַ֬י סְֽבִיבוֹתַ֗י וְאֶזְבְּחָ֣ה בְ֭אָהֳלוֹ זִבְחֵ֣י תְרוּעָ֑ה אָשִׁ֥ירָה וַ֝אֲזַמְּרָ֗ה לַיהוָֽה
Ve şimdi başım çevremdeki düşmanlarımın üzerine yükselecek ve onun çadırında sevinç çığlığı kurbanlarını kurban edeceğim; Yahve'ye şarkı söyleyeceğim ve ilahi söyleyeceğim.
Eyüp 18:6
·
Tevrat
א֭וֹר חָשַׁ֣ךְ בְּאָהֳל֑וֹ וְ֝נֵר֗וֹ עָלָ֥יו יִדְעָֽךְ
Çadırında ışık karardı ve üzerindeki kandili sönecek.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Yeremya 49:29
·
Tevrat
אָהֳלֵיהֶ֤ם וְצֹאנָם֙ יִקָּ֔חוּ יְרִיעוֹתֵיהֶ֧ם וְכָל־כְּלֵיהֶ֛ם וּגְמַלֵּיהֶ֖ם יִשְׂא֣וּ לָהֶ֑ם וְקָרְא֧וּ עֲלֵיהֶ֛ם מָג֖וֹר מִסָּבִֽיב
Çadırlarını ve sürülerini alacaklar; çadır bezlerini, bütün eşyalarını ve develerini kendileri için taşıyacaklar ve onlara, 'Çevrede dehşet var!' diye bağıracaklar.
2. Krallar 7:7
·
Tevrat
וַיָּקוּמוּ֮ וַיָּנ֣וּסוּ בַנֶּשֶׁף֒ וַיַּעַזְב֣וּ אֶת־אָהֳלֵיהֶ֗ם וְאֶת־סֽוּסֵיהֶם֙ וְאֶת־חֲמֹ֣רֵיהֶ֔ם הַֽמַּחֲנֶ֖ה כַּאֲשֶׁר־הִ֑יא וַיָּנֻ֖סוּ אֶל־נַפְשָֽׁם
Kalktılar ve alacakaranlıkta kaçtılar; çadırlarını, atlarını ve eşeklerini, ordugahı olduğu gibi bıraktılar ve canları için kaçtılar.
Yeşu 22:6
·
Tevrat
וַֽיְבָרְכֵ֖ם יְהוֹשֻׁ֑עַ וַֽיְשַׁלְּחֵ֔ם וַיֵּלְכ֖וּ אֶל־אָהֳלֵיהֶֽם
Ve Yeşu onları bereketledi ve onları gönderdi; ve çadırlarına gittiler.
Yeşu 22:7
·
Tevrat
וְלַחֲצִ֣י שֵׁ֣בֶט הַֽמְנַשֶּׁ֗ה נָתַ֣ן מֹשֶׁה֮ בַּבָּשָׁן֒ וּלְחֶצְי֗וֹ נָתַ֤ן יְהוֹשֻׁ֨עַ֙ עִם־אֲחֵיהֶ֔ם בְּעֵ֥בֶר הַיַּרְדֵּ֖ן יָ֑מָּה וְ֠גַם כִּ֣י שִׁלְּחָ֧ם יְהוֹשֻׁ֛עַ אֶל־אָהֳלֵיהֶ֖ם וַיְבָרֲכֵֽם
Ve Manaşe'nin yarım oymağına Musa Başan'da vermişti; ve onun yarısına Yeşu kardeşleriyle birlikte Yarden'in ötesinde batıya doğru verdi; ve ayrıca Yeşu onları çadırlarına gönderdiği zaman onları bereketledi.
1. Tarihler 4:41
·
Tevrat
וַיָּבֹ֡אוּ אֵלֶּה֩ הַכְּתוּבִ֨ים בְּשֵׁמ֜וֹת בִּימֵ֣י יְחִזְקִיָּ֣הוּ מֶֽלֶךְ־יְהוּדָ֗ה וַיַּכּ֨וּ אֶת־אָהֳלֵיהֶ֜ם וְאֶת־הַמְּעוּנִ֨ים אֲשֶׁ֤ר נִמְצְאוּ־שָׁ֨מָּה֙ וַיַּחֲרִימֻם֙ עַד־הַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה וַיֵּשְׁב֖וּ תַּחְתֵּיהֶ֑ם כִּֽי־מִרְעֶ֥ה לְצֹאנָ֖ם שָֽׁם
Ve isimlerle yazılı olan bunlar Yahuda kralı Hizkiya'nın günlerinde geldiler; ve onların çadırlarını ve orada bulunan Meunimleri vurdular ve bu güne kadar onları tamamen yok ettiler ve onların yerine oturdular; çünkü sürüleri için otlak oradaydı.
Örnek Ayetler (2 / 7)
Yeşaya 54:2
·
Tevrat
הַרְחִ֣יבִי מְק֣וֹם אָהֳלֵ֗ךְ וִירִיע֧וֹת מִשְׁכְּנוֹתַ֛יִךְ יַטּ֖וּ אַל־תַּחְשֹׂ֑כִי הַאֲרִ֨יכִי֙ מֵֽיתָרַ֔יִךְ וִיתֵדֹתַ֖יִךְ חַזֵּֽקִי
Çadırının yerini genişlet ve konutlarının perdelerini gersinler, esirgeme; iplerini uzat ve kazıklarını güçlendir.
Eyüp 5:24
·
Tevrat
וְֽ֭יָדַעְתָּ כִּי־שָׁל֣וֹם אָהֳלֶ֑ךָ וּֽפָקַדְתָּ֥ נָ֝וְךָ וְלֹ֣א תֶחֱטָֽא
Ve çadırının barışta olduğunu bileceksin ve meskenini yoklayacaksın ve hata etmeyeceksin.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hoşea 9:6
·
Tevrat
כִּֽי־הִנֵּ֤ה הָֽלְכוּ֙ מִשֹּׁ֔ד מִצְרַ֥יִם תְּקַבְּצֵ֖ם מֹ֣ף תְּקַבְּרֵ֑ם מַחְמַ֣ד לְכַסְפָּ֗ם קִמּוֹשׂ֙ יִֽירָשֵׁ֔ם ח֖וֹחַ בְּאָהֳלֵיהֶֽם
Çünkü işte, yıkımdan gittiler; Mısır onları toplayacak, Memfis onları gömecek; gümüşlerinin değerli eşyalarını ısırgan otları miras alacak, çadırlarında dikenler olacak.
2. Krallar 13:5
·
Tevrat
וַיִּתֵּ֨ן יְהוָ֤ה לְיִשְׂרָאֵל֙ מוֹשִׁ֔יעַ וַיֵּ֣צְא֔וּ מִתַּ֖חַת יַד־אֲרָ֑ם וַיֵּשְׁב֧וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֛ל בְּאָהֳלֵיהֶ֖ם כִּתְמ֥וֹל שִׁלְשֽׁוֹם
Ve Yahve İsrail'e bir kurtarıcı verdi ve Aram'ın elinin altından çıktılar; ve İsrail oğulları dün ve önceki gün olduğu gibi çadırlarında oturdular.
1. Tarihler 5:10
·
Tevrat
וּבִימֵ֣י שָׁא֗וּל עָשׂ֤וּ מִלְחָמָה֙ עִם־הַֽהַגְרִאִ֔ים וַֽיִּפְּל֖וּ בְּיָדָ֑ם וַיֵּשְׁבוּ֙ בְּאָ֣הֳלֵיהֶ֔ם עַֽל־כָּל־פְּנֵ֖י מִזְרָ֥ח לַגִּלְעָֽד
Ve Saul'un günlerinde Hagrililerle savaş yaptılar ve onların eline düştüler; ve Gileat'ın doğusunun bütün yüzü üzerinde onların çadırlarında oturdular.
Mezmurlar 69:26
·
Tevrat
תְּהִי־טִֽירָתָ֥ם נְשַׁמָּ֑ה בְּ֝אָהֳלֵיהֶ֗ם אַל־יְהִ֥י יֹשֵֽׁב
Kampları ıssız olsun; çadırlarında oturan olmasın.
Mezmurlar 78:55
·
Tevrat
וַיְגָ֤רֶשׁ מִפְּנֵיהֶ֨ם גּוֹיִ֗ם וַֽ֭יַּפִּילֵם בְּחֶ֣בֶל נַחֲלָ֑ה וַיַּשְׁכֵּ֥ן בְּ֝אָהֳלֵיהֶ֗ם שִׁבְטֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Ve onların önünden ulusları kovdu, miras payı olarak onlara paylaştırdı ve İsrail'in oymaklarını onların çadırlarına yerleştirdi.
Örnek Ayetler (4)
Hakimler 8:11
·
Tevrat
וַיַּ֣עַל גִּדְע֗וֹן דֶּ֚רֶךְ הַשְּׁכוּנֵ֣י בָֽאֳהָלִ֔ים מִקֶּ֥דֶם לְנֹ֖בַח וְיָגְבֳּהָ֑ה וַיַּךְ֙ אֶת־הַֽמַּחֲנֶ֔ה וְהַֽמַּחֲנֶ֖ה הָ֥יָה בֶֽטַח
Gideon Novah'ın ve Yogbeha'nın doğusundan çadırlarda oturanların yolundan çıktı ve ordugahı vurdu; ve ordugah güvendeydi.
Yeremya 35:7
·
Tevrat
וּבַ֣יִת לֹֽא־תִבְנ֗וּ וְזֶ֤רַע לֹֽא־תִזְרָ֨עוּ֙ וְכֶ֣רֶם לֹֽא־תִטָּ֔עוּ וְלֹ֥א יִֽהְיֶ֖ה לָכֶ֑ם כִּ֠י בָּאֳהָלִ֤ים תֵּֽשְׁבוּ֙ כָּל־יְמֵיכֶ֔ם לְמַ֨עַן תִּֽחְי֜וּ יָמִ֤ים רַבִּים֙ עַל־פְּנֵ֣י הָאֲדָמָ֔ה אֲשֶׁ֥ר אַתֶּ֖ם גָּרִ֥ים שָֽׁם
Ev inşa etmeyeceksiniz, tohum ekmeyeceksiniz, bağ dikmeyeceksiniz ve bunlara sahip olmayacaksınız; ancak bütün günlerinizde çadırlarda oturacaksınız, öyle ki yabancı olarak kaldığınız toprağın yüzünde çok günler yaşayasınız.
Yeremya 35:10
·
Tevrat
וַנֵּ֖שֶׁב בָּֽאֳהָלִ֑ים וַנִּשְׁמַ֣ע וַנַּ֔עַשׂ כְּכֹ֥ל אֲשֶׁר־צִוָּ֖נוּ יוֹנָדָ֥ב אָבִֽינוּ
Çadırlarda oturduk; atamız Yonadav'ın bize buyurduğu her şeye göre dinledik ve yaptık.
Hoşea 12:10
·
Tevrat
וְאָנֹכִ֛י יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם עֹ֛ד אוֹשִֽׁיבְךָ֥ בָאֳהָלִ֖ים כִּימֵ֥י מוֹעֵֽד
Ve ben Mısır diyarından senin Tanrın Yahve'yim; buluşma günleri gibi seni yine çadırlarda oturtacağım.
Örnek Ayetler (4)
Mezmurlar 78:51
·
Tevrat
וַיַּ֣ךְ כָּל־בְּכ֣וֹר בְּמִצְרָ֑יִם רֵאשִׁ֥ית א֝וֹנִ֗ים בְּאָהֳלֵי־חָֽם
Ve Mısır'da her ilk doğanı, Ham'ın çadırlarında gücün ilkini vurdu.
Mezmurlar 84:11
·
Tevrat
כִּ֤י טֽוֹב־י֥וֹם בַּחֲצֵרֶ֗יךָ מֵ֫אָ֥לֶף בָּחַ֗רְתִּי הִ֭סְתּוֹפֵף בְּבֵ֣ית אֱלֹהַ֑י מִ֝דּ֗וּר בְּאָהֳלֵי־רֶֽשַׁע
Çünkü senin avlularında bir gün binden iyidir; kötülüğün çadırlarında oturmaktan Tanrımın evinde eşikte durmayı seçtim.
Mezmurlar 118:15
·
Tevrat
ק֤וֹל רִנָּ֬ה וִֽישׁוּעָ֗ה בְּאָהֳלֵ֥י צַדִּיקִ֑ים יְמִ֥ין יְ֝הוָה עֹ֣שָׂה חָֽיִל
Doğruların çadırlarında sevinç çığlığı ve kurtuluşun sesi vardır; Yahweh'in sağ eli güç gösterir.
Yaratılış 9:27
·
Tevrat
יַ֤פְתְּ אֱלֹהִים֙ לְיֶ֔פֶת וְיִשְׁכֹּ֖ן בְּאָֽהֳלֵי־שֵׁ֑ם וִיהִ֥י כְנַ֖עַן עֶ֥בֶד לָֽמוֹ
"Tanrı Yafet'e genişlik versin ve Sem'in çadırlarında otursun; ve Kenan onlara kul olsun."
Örnek Ayetler (4)
1. Tarihler 17:5
·
Tevrat
כִּ֣י לֹ֤א יָשַׁ֨בְתִּי֙ בְּבַ֔יִת מִן־הַיּ֗וֹם אֲשֶׁ֤ר הֶעֱלֵ֨יתִי֙ אֶת־יִשְׂרָאֵ֔ל עַ֖ד הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה וָֽאֶהְיֶ֛ה מֵאֹ֥הֶל אֶל־אֹ֖הֶל וּמִמִּשְׁכָּֽן
Çünkü İsrail'i çıkardığım günden bu güne kadar evde oturmadım; çadırdan çadıra ve konuttan konuta bulundum.
Mezmurlar 52:7
·
Tevrat
גַּם־אֵל֮ יִתָּצְךָ֪ לָ֫נֶ֥צַח יַחְתְּךָ֣ וְיִסָּחֲךָ֣ מֵאֹ֑הֶל וְשֵֽׁרֶשְׁךָ֨ מֵאֶ֖רֶץ חַיִּ֣ים סֶֽלָה
Tanrı da seni sonsuza dek yıkacak; seni kapacak ve çadırdan koparacak, kökünü de yaşam diyarından. Sela.
Yaratılış 31:33
·
Tevrat
וַיָּבֹ֨א לָבָ֜ן בְּאֹ֥הֶל יַעֲקֹ֣ב וּבְאֹ֣הֶל לֵאָ֗ה וּבְאֹ֛הֶל שְׁתֵּ֥י הָאֲמָהֹ֖ת וְלֹ֣א מָצָ֑א וַיֵּצֵא֙ מֵאֹ֣הֶל לֵאָ֔ה וַיָּבֹ֖א בְּאֹ֥הֶל רָחֵֽל
Laban Yakup'un çadırına, Lea'nın çadırına ve iki cariyenin çadırına girdi ve bulamadı. Lea'nın çadırından çıktı ve Rahel'in çadırına girdi.
Levililer 1:1
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֖א אֶל־מֹשֶׁ֑ה וַיְדַבֵּ֤ר יְהוָה֙ אֵלָ֔יו מֵאֹ֥הֶל מוֹעֵ֖ד לֵאמֹֽר
Ve Yahve Musa'yı çağırdı ve Buluşma Çadırı'ndan ona şöyle diyerek konuştu:
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 6:3
·
Tevrat
אֵלֶ֛יהָ יָבֹ֥אוּ רֹעִ֖ים וְעֶדְרֵיהֶ֑ם תָּקְע֨וּ עָלֶ֤יהָ אֹהָלִים֙ סָבִ֔יב רָע֖וּ אִ֥ישׁ אֶת־יָדֽוֹ
Ona çobanlar ve sürüleri gelecekler; çevresinde ona karşı çadırlar kurdular, her adam kendi yanını otlattı.
Eyüp 12:6
·
Tevrat
יִשְׁלָ֤יוּ אֹֽהָלִ֨ים לְשֹׁ֥דְדִ֗ים וּֽ֭בַטֻּחוֹת לְמַרְגִּ֣יזֵי אֵ֑ל לַאֲשֶׁ֤ר הֵבִ֖יא אֱל֣וֹהַּ בְּיָדֽוֹ
Soyguncuların çadırları rahattır ve Tanrı'yı kışkırtanlar için güvenlikler vardır; ki Tanrı onun eline getirdi.
Yaratılış 25:27
·
Tevrat
וַֽיִּגְדְּלוּ֙ הַנְּעָרִ֔ים וַיְהִ֣י עֵשָׂ֗ו אִ֛ישׁ יֹדֵ֥עַ צַ֖יִד אִ֣ישׁ שָׂדֶ֑ה וְיַעֲקֹב֙ אִ֣ישׁ תָּ֔ם יֹשֵׁ֖ב אֹהָלִֽים
Gençler büyüdü; Esav avı bilen bir adam, kır adamı oldu; Yakup ise çadırlarda oturan kusursuz bir adamdı.
Örnek Ayetler (3)
1. Krallar 12:16
·
Tevrat
וַיַּ֣רְא כָּל־יִשְׂרָאֵ֗ל כִּ֠י לֹֽא־שָׁמַ֣ע הַמֶּלֶךְ֮ אֲלֵיהֶם֒ וַיָּשִׁ֣בוּ הָעָ֣ם אֶת־הַמֶּ֣לֶךְ דָּבָ֣ר לֵאמֹ֡ר מַה־לָּנוּ֩ חֵ֨לֶק בְּדָוִ֜ד וְלֹֽא־נַחֲלָ֣ה בְּבֶן־יִשַׁ֗י לְאֹהָלֶ֨יךָ֙ יִשְׂרָאֵ֔ל עַתָּ֕ה רְאֵ֥ה בֵיתְךָ֖ דָּוִ֑ד וַיֵּ֥לֶךְ יִשְׂרָאֵ֖ל לְאֹהָלָֽיו
Bütün İsrail kralın onları dinlemediğini gördü ve halk krala söz döndürüp dedi: 'Davut'ta bize ne pay var? İşay oğlunda miras yok. Çadırlarına, ey İsrail! Şimdi kendi evine bak, ey Davut!' Bunun üzerine İsrail çadırlarına gitti.
2. Tarihler 10:16
·
Tevrat
וְכָל־יִשְׂרָאֵ֗ל כִּ֠י לֹא־שָׁמַ֣ע הַמֶּלֶךְ֮ לָהֶם֒ וַיָּשִׁ֣יבוּ הָעָ֣ם אֶת־הַמֶּ֣לֶךְ לֵאמֹ֡ר מַה־לָּנוּ֩ חֵ֨לֶק בְּדָוִ֜יד וְלֹֽא־נַחֲלָ֣ה בְּבֶן־יִשַׁ֗י אִ֤ישׁ לְאֹהָלֶ֨יךָ֙ יִשְׂרָאֵ֔ל עַתָּ֕ה רְאֵ֥ה בֵיתְךָ֖ דָּוִ֑יד וַיֵּ֥לֶךְ כָּל־יִשְׂרָאֵ֖ל לְאֹהָלָֽיו
Ve bütün İsrail, kral onları dinlemediği için, halk krala söz döndürerek dedi: 'Davut'ta bize ne pay var? Ve İşay oğlunda miras yok. Ey İsrail, her adam çadırlarına! Şimdi kendi evini gör, ey Davut!' Ve bütün İsrail çadırlarına gitti.
Yasa'nın Tekrarı 16:7
·
Tevrat
וּבִשַּׁלְתָּ֙ וְאָ֣כַלְתָּ֔ בַּמָּק֕וֹם אֲשֶׁ֥ר יִבְחַ֛ר יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ בּ֑וֹ וּפָנִ֣יתָ בַבֹּ֔קֶר וְהָלַכְתָּ֖ לְאֹהָלֶֽיךָ
Ve Tanrın Yahve'nin seçeceği yerde onu pişireceksin ve yiyeceksin; ve sabah döneceksin ve çadırlarına gideceksin.
Örnek Ayetler (3)
Mezmurlar 15:1
·
Tevrat
מִזְמ֗וֹר לְדָ֫וִ֥ד יְ֭הֹוָה מִי־יָג֣וּר בְּאָהֳלֶ֑ךָ מִֽי־יִ֝שְׁכֹּ֗ן בְּהַ֣ר קָדְשֶֽׁךָ
Davut'un mezmuru. Yahve, senin çadırında kim konaklayacak? Senin kutsal dağında kim oturacak?
Mezmurlar 61:5
·
Tevrat
אָג֣וּרָה בְ֭אָהָלְךָ עוֹלָמִ֑ים אֶֽחֱסֶ֨ה בְסֵ֖תֶר כְּנָפֶ֣יךָ סֶּֽלָה
Sonsuza dek çadırında konaklayacağım; kanatlarının örtüsüne sığınacağım. Sela.
Mezmurlar 91:10
·
Tevrat
לֹֽא־תְאֻנֶּ֣ה אֵלֶ֣יךָ רָעָ֑ה וְ֝נֶ֗גַע לֹא־יִקְרַ֥ב בְּאָהֳלֶֽךָ
Sana kötülük gelmez ve senin çadırına felaket yaklaşmaz.
Örnek Ayetler (2)
Yeşu 22:4
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה הֵנִ֨יחַ יְהוָ֤ה אֱלֹֽהֵיכֶם֙ לַֽאֲחֵיכֶ֔ם כַּאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּ֣ר לָהֶ֑ם וְעַתָּ֡ה פְּנוּ֩ וּלְכ֨וּ לָכֶ֜ם לְאָהֳלֵיכֶ֗ם אֶל־אֶ֨רֶץ֙ אֲחֻזַּתְכֶ֔ם אֲשֶׁ֣ר נָתַ֣ן לָכֶ֗ם מֹשֶׁה֙ עֶ֣בֶד יְהוָ֔ה בְּעֵ֖בֶר הַיַּרְדֵּֽן
Ve şimdi Tanrınız Yahve onlara konuştuğu gibi kardeşlerinizi rahatlattı; ve şimdi dönün ve Yahve'nin kulu Musa'nın Yarden'in ötesinde size verdiği mülkünüzün diyarına, çadırlarınıza gidin.
Yasa'nın Tekrarı 5:30
·
Tevrat
לֵ֖ךְ אֱמֹ֣ר לָהֶ֑ם שׁ֥וּבוּ לָכֶ֖ם לְאָהֳלֵיכֶֽם
Git, onlara söyle: 'Çadırlarınıza dönün.'