και εγενετο οτε ετελεσεν ο ιησους διατασσων τοις δωδεκα μαθηταις αυτου μετεβη εκειθεν του διδασκειν και κηρυσσειν εν ταις πολεσιν αυτων
İsa on iki öğrencisine talimat vermeyi bitirince, oradan onların kentlerinde öğretmek ve duyuruda bulunmak üzere ayrıldı.
kai egeneto hote etelesen ho isa diatasson tois dodeka mathetais avtu metebe ekeithen tu didaskein kai kerussein en tais polesin avton
ο δε ιωαννης ακουσας εν τω δεσμωτηριω τα εργα του χριστου πεμψας δυο των μαθητων αυτου
Yuhanna hapishanede Mesih'in işlerini duyunca, öğrencilerinden ikisini gönderdi.
ho de yohanna akusas en to desmoterio ta erga tu hristu pempsas dio ton matheton autu
ειπεν αυτω συ ει ο ερχομενος η ετερον προσδοκωμεν
Ona, 'Gelecek olan sen misin, yoksa bir başkasını mı bekleyelim?' dedi.
eipen avto si ei ho erhomenos e heteron prosdokomen
και αποκριθεις ο ιησους ειπεν αυτοις πορευθεντες απαγγειλατε ιωαννη α ακουετε και βλεπετε
İsa onlara cevap verip şöyle dedi: Gidip Yuhanna'ya duyduklarınızı ve gördüklerinizi bildirin.
kai apokriteis ho iesous eipen autois poreutentes apangeilate ioanne ha akuete kai blepete
τυφλοι αναβλεπουσιν και χωλοι περιπατουσιν λεπροι καθαριζονται και κωφοι ακουουσιν νεκροι εγειρονται και πτωχοι ευαγγελιζονται
Körlerin gözleri açılıyor, kötürümler yürüyor, cüzamlılar temizleniyor, sağırlar işitiyor, ölüler diriliyor ve yoksullara müjde veriliyor.
tifloi anavlepousin kai holoi peripatousin leproi katharizontai kai kofoi akuousin nekroi egirontai kai ptohoi evangelizontai
και μακαριος εστιν ος εαν μη σκανδαλισθη εν εμοι
Benden ötürü sendeleyip düşmeyen kişi mutludur.
kai makarios estin hos ean me skandalisthe en emoi
τουτων δε πορευομενων ηρξατο ο ιησους λεγειν τοις οχλοις περι ιωαννου τι εξηλθετε εις την ερημον θεασασθαι καλαμον υπο ανεμου σαλευομενον
Onlar giderken İsa kalabalıklara Yuhanna hakkında konuşmaya başladı: Çöle ne görmeye çıktınız? Rüzgarda sallanan bir kamış mı?
tuton de porevomenon erksato ho isa legein tois ohlois peri yuhanna ti ekselthete eis ten eremon theasasthe kalamon hipo anemou salevomenon
αλλα τι εξηλθετε ιδειν ανθρωπον εν μαλακοις ιματιοις ημφιεσμενον ιδου οι τα μαλακα φορουντες εν τοις οικοις των βασιλεων εισιν
Ama ne görmeye çıktınız? Yumuşak giysiler kuşanmış bir adam mı? İşte, yumuşak giysiler giyenler kralların saraylarındadır.
alla ti ekselthete idin anthropon en malakis imatiis emfiesmenon idu i ta malaka foruntes en tis ikis ton basileon isin
αλλα τι εξηλθετε ιδειν προφητην ναι λεγω υμιν και περισσοτερον προφητου
Ama ne görmeye çıktınız? Bir haber veren mi? Evet, size derim ki, bir haber verenden de üstün olanı.
alla ti exelthete idein profeten nai lego himin kai perissoteron profetu
ουτος γαρ εστιν περι ου γεγραπται ιδου εγω αποστελλω τον αγγελον μου προ προσωπου σου ος κατασκευασει την οδον σου εμπροσθεν σου
Hakkında, 'İşte, senin önünden habercimi gönderiyorum; o, senin yolunu senin önünde hazırlayacaktır' diye yazılmış olan budur.
hutos gar estin peri hu gegraptai idu ego apostello ton angelon mu pro prosopu su hos kataskevasei ten odon su emprosthen su
αμην λεγω υμιν ουκ εγηγερται εν γεννητοις γυναικων μειζων ιωαννου του βαπτιστου ο δε μικροτερος εν τη βασιλεια των ουρανων μειζων αυτου εστιν
Size doğrusunu söylüyorum, kadınlardan doğanlar arasında Vaftizci Yuhanna'dan daha büyüğü çıkmamıştır; ama Göklerin Egemenliği'nde en küçük olan ondan daha büyüktür.
amin lego himin uk egegertai en gennetois ginekon meizon ioannu tu baptistu o de mikroteros en te basileia ton uranon meizon autu estin
απο δε των ημερων ιωαννου του βαπτιστου εως αρτι η βασιλεια των ουρανων βιαζεται και βιασται αρπαζουσιν αυτην
Vaftizci Yuhanna'nın günlerinden şimdiye dek göklerin egemenliği zorlanıyor ve zorlular onu zorla ele geçiriyor.
apo de ton hemeron ioannu tu baptistu heos arti he basileia ton uranon biazetai kai biastai harpazusin auten
παντες γαρ οι προφηται και ο νομος εως ιωαννου προεφητευσαν
Çünkü tüm haber verenler ve yasa, Yuhanna'ya dek haber verdiler.
pantes gar i profite ke ho nomos eos ioannu proefitevsan
και ει θελετε δεξασθαι αυτος εστιν ηλιας ο μελλων ερχεσθαι
Ve eğer kabul etmek isterseniz, gelecek olan İlyas odur.
kai ei thelete deksasthai autos estin ilias ho mellon erhesthai
ο εχων ωτα ακουειν ακουετω
İşitecek kulağı olan işitsin.
o ehon ota akuein akueto
τινι δε ομοιωσω την γενεαν ταυτην ομοια εστιν παιδαριοις εν αγοραις καθημενοις και προσφωνουσιν τοις εταιροις αυτων
Bu kuşağı kime benzeteyim? Çarşılarda oturan ve arkadaşlarına seslenen çocuklara benzer.
tini de omoioso ten genean tauten omoia estin paidariois en agorais kathemenois kai prosphonousin tois etairois auton
και λεγουσιν ηυλησαμεν υμιν και ουκ ωρχησασθε εθρηνησαμεν υμιν και ουκ εκοψασθε
Şöyle diyorlar: 'Size kaval çaldık ama oynamadınız; size ağıt yaktık ama dövünmediniz.'
ke legusin iulisamen imin ke uk orhisasthe ethrinisamen imin ke uk ekopsasthe
ηλθεν γαρ ιωαννης μητε εσθιων μητε πινων και λεγουσιν δαιμονιον εχει
Çünkü Yuhanna geldi; ne yiyor ne de içiyordu. 'Onda cin var' diyorlar.
elthen gar ioannes mete esthion mete pinon kai legousin daimonion ehei
ηλθεν ο υιος του ανθρωπου εσθιων και πινων και λεγουσιν ιδου ανθρωπος φαγος και οινοποτης τελωνων φιλος και αμαρτωλων και εδικαιωθη η σοφια απο των τεκνων αυτης
İnsanoğlu yiyip içerek geldi; 'İşte obur ve şarap düşkünü bir adam, vergi görevlilerinin ve günahkarların dostu' diyorlar. Ama bilgelik, kendi çocukları tarafından doğrulandı.
elthen ho huios tou anthropou esthion kai pinon kai legousin idou anthropos phagos kai oinopotes telonon philos kai hamartolon kai edikaiothe he sophia apo ton teknon autes
τοτε ηρξατο ονειδιζειν τας πολεις εν αις εγενοντο αι πλεισται δυναμεις αυτου οτι ου μετενοησαν
O zaman, en çok mucizelerinin gerçekleştiği şehirleri, tövbe etmedikleri için azarlamaya başladı.
tote erksato onidizin tas polis en ais egenonto ai plistai dinamis avtu oti u metenoesan