4
Kullanım
3
Lemma
5
Anlam
3 lemma, 0 türev form
Örnek Ayetler (2)
A'raf 7:22
·
Kuran-ı Kerim
فَدَلَّىٰهُمَا بِغُرُورٖۚ فَلَمَّا ذَاقَا ٱلشَّجَرَةَ بَدَتۡ لَهُمَا سَوۡءَٰتُهُمَا وَطَفِقَا يَخۡصِفَانِ عَلَيۡهِمَا مِن وَرَقِ ٱلۡجَنَّةِۖ وَنَادَىٰهُمَا رَبُّهُمَآ أَلَمۡ أَنۡهَكُمَا عَن تِلۡكُمَا ٱلشَّجَرَةِ وَأَقُل لَّكُمَآ إِنَّ ٱلشَّيۡطَٰنَ لَكُمَا عَدُوّٞ مُّبِينٞ
Böylece aldanışla ikisini düşürdü. İkisi ağacı tattığında ikisinin çirkinlikleri ikisine açığa çıktı ve bahçenin yapraklarından ikisinin üzerine örtmeye başladılar. İkisinin Rabbi ikisine seslendi: 'İkinizi o ağaçtan yasaklamadım mı ve ikinize şüphesiz şeytan ikiniz için açık bir düşmandır demedim mi?'
Taha 20:121
·
Kuran-ı Kerim
فَأَكَلَا مِنۡهَا فَبَدَتۡ لَهُمَا سَوۡءَٰتُهُمَا وَطَفِقَا يَخۡصِفَانِ عَلَيۡهِمَا مِن وَرَقِ ٱلۡجَنَّةِۚ وَعَصَىٰٓ ءَادَمُ رَبَّهُۥ فَغَوَىٰ
Böylece ikisi ondan yediler, bunun üzerine ikisinin çirkin yerleri ikisine göründü ve bahçe yapraklarından ikisinin üzerine örtmeye başladılar. Ve Adem Rabbine karşı geldi, böylece saptı.
Örnek Ayetler (1)
En'am 6:59
·
Kuran-ı Kerim
۞وَعِندَهُۥ مَفَاتِحُ ٱلۡغَيۡبِ لَا يَعۡلَمُهَآ إِلَّا هُوَۚ وَيَعۡلَمُ مَا فِي ٱلۡبَرِّ وَٱلۡبَحۡرِۚ وَمَا تَسۡقُطُ مِن وَرَقَةٍ إِلَّا يَعۡلَمُهَا وَلَا حَبَّةٖ فِي ظُلُمَٰتِ ٱلۡأَرۡضِ وَلَا رَطۡبٖ وَلَا يَابِسٍ إِلَّا فِي كِتَٰبٖ مُّبِينٖ
Ve görünmeyenin anahtarları O'nun yanındadır, onları O'ndan başkası bilmez. Karada ve denizde olanı bilir. O'nun bilmesi dışında hiçbir yaprak düşmez; yerin karanlıklarındaki bir tane, yaş ve kuru ne varsa açık bir kitaptadır.
Örnek Ayetler (1)
Kehf 18:19
·
Kuran-ı Kerim
وَكَذَٰلِكَ بَعَثۡنَٰهُمۡ لِيَتَسَآءَلُواْ بَيۡنَهُمۡۚ قَالَ قَآئِلٞ مِّنۡهُمۡ كَمۡ لَبِثۡتُمۡۖ قَالُواْ لَبِثۡنَا يَوۡمًا أَوۡ بَعۡضَ يَوۡمٖۚ قَالُواْ رَبُّكُمۡ أَعۡلَمُ بِمَا لَبِثۡتُمۡ فَٱبۡعَثُوٓاْ أَحَدَكُم بِوَرِقِكُمۡ هَٰذِهِۦٓ إِلَى ٱلۡمَدِينَةِ فَلۡيَنظُرۡ أَيُّهَآ أَزۡكَىٰ طَعَامٗا فَلۡيَأۡتِكُم بِرِزۡقٖ مِّنۡهُ وَلۡيَتَلَطَّفۡ وَلَا يُشۡعِرَنَّ بِكُمۡ أَحَدًا
Aralarında soruşmaları için onları böylece kaldırdık. Onlardan bir söyleyen dedi: 'Ne kadar kaldınız?' Dediler: 'Bir gün veya günün bir kısmı kaldık.' Dediler: 'Rabbiniz kaldığınız şeyi daha iyi bilendir; o halde birinizi bu gümüşünüzle şehre gönderin. Böylece hangisi yiyecek olarak daha temizdir baksın, böylece ondan size bir rızık getirsin. Nazik davransın ve sizi hiç kimseye kesinlikle hissettirmesin.'