68
Kullanım
4
Lemma
13
Türev
11
Anlam
4 lemma, 13 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
وَٰحِدَةٗ Lemma | vahideten | bir, bir, tek, yalnız | Sıfat | 18 | ||
Örnek Ayetler (5 / 18) Bakara 2:213 · Kuran-ı Kerim كَانَ ٱلنَّاسُ أُمَّةٗ وَٰحِدَةٗ فَبَعَثَ ٱللَّهُ ٱلنَّبِيِّـۧنَ مُبَشِّرِينَ وَمُنذِرِينَ وَأَنزَلَ مَعَهُمُ ٱلۡكِتَٰبَ بِٱلۡحَقِّ لِيَحۡكُمَ بَيۡنَ ٱلنَّاسِ فِيمَا ٱخۡتَلَفُواْ فِيهِۚ وَمَا ٱخۡتَلَفَ فِيهِ إِلَّا ٱلَّذِينَ أُوتُوهُ مِنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَتۡهُمُ ٱلۡبَيِّنَٰتُ بَغۡيَۢا بَيۡنَهُمۡۖ فَهَدَى ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لِمَا ٱخۡتَلَفُواْ فِيهِ مِنَ ٱلۡحَقِّ بِإِذۡنِهِۦۗ وَٱللَّهُ يَهۡدِي مَن يَشَآءُ إِلَىٰ صِرَٰطٖ مُّسۡتَقِيمٍ İnsanlar tek bir topluluktu. Allah nebileri müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak gönderdi; insanların ayrılığa düştükleri konularda aralarında hükmetmek için onlarla birlikte gerçeği içeren kitabı indirdi. Kendilerine apaçık kanıtlar geldikten sonra, aralarındaki azgınlıktan dolayı onda ayrılığa düşenler, ancak o verilenlerdir. Bunun üzerine Allah, inananları kendi izniyle ayrılığa düştükleri gerçeğe iletti. Allah dilediğini doğru yola iletir. Nisa 4:11 · Kuran-ı Kerim يُوصِيكُمُ ٱللَّهُ فِيٓ أَوۡلَٰدِكُمۡۖ لِلذَّكَرِ مِثۡلُ حَظِّ ٱلۡأُنثَيَيۡنِۚ فَإِن كُنَّ نِسَآءٗ فَوۡقَ ٱثۡنَتَيۡنِ فَلَهُنَّ ثُلُثَا مَا تَرَكَۖ وَإِن كَانَتۡ وَٰحِدَةٗ فَلَهَا ٱلنِّصۡفُۚ وَلِأَبَوَيۡهِ لِكُلِّ وَٰحِدٖ مِّنۡهُمَا ٱلسُّدُسُ مِمَّا تَرَكَ إِن كَانَ لَهُۥ وَلَدٞۚ فَإِن لَّمۡ يَكُن لَّهُۥ وَلَدٞ وَوَرِثَهُۥٓ أَبَوَاهُ فَلِأُمِّهِ ٱلثُّلُثُۚ فَإِن كَانَ لَهُۥٓ إِخۡوَةٞ فَلِأُمِّهِ ٱلسُّدُسُۚ مِنۢ بَعۡدِ وَصِيَّةٖ يُوصِي بِهَآ أَوۡ دَيۡنٍۗ ءَابَآؤُكُمۡ وَأَبۡنَآؤُكُمۡ لَا تَدۡرُونَ أَيُّهُمۡ أَقۡرَبُ لَكُمۡ نَفۡعٗاۚ فَرِيضَةٗ مِّنَ ٱللَّهِۗ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلِيمًا حَكِيمٗا Allah çocuklarınız hakkında size emreder: Erkek için iki dişinin payının misli vardır. Fakat eğer ikinin üzerinde kadınlar iseler, bıraktığı şeyin üçte ikisi onlar içindir. Ve eğer bir tane ise, yarısı onun içindir. Ve eğer onun bir çocuğu varsa, bıraktığı şeyden onun ana babası için, ikisinden her biri için altıda bir vardır. Fakat eğer onun bir çocuğu yoksa ve onun ana babası ona mirasçı olmuşsa, onun anası için üçte bir vardır. Fakat eğer onun kardeşleri varsa, vasiyet ettiği bir vasiyetten veya bir borçtan sonra onun anası için altıda bir vardır. Babalarınız ve oğullarınız, fayda bakımından hangisi size daha yakındır siz bilmezsiniz. Allah'tan bir farz olarak. Şüphesiz Allah Bilen'dir, Hikmetli'dir. Nisa 4:102 · Kuran-ı Kerim وَإِذَا كُنتَ فِيهِمۡ فَأَقَمۡتَ لَهُمُ ٱلصَّلَوٰةَ فَلۡتَقُمۡ طَآئِفَةٞ مِّنۡهُم مَّعَكَ وَلۡيَأۡخُذُوٓاْ أَسۡلِحَتَهُمۡۖ فَإِذَا سَجَدُواْ فَلۡيَكُونُواْ مِن وَرَآئِكُمۡ وَلۡتَأۡتِ طَآئِفَةٌ أُخۡرَىٰ لَمۡ يُصَلُّواْ فَلۡيُصَلُّواْ مَعَكَ وَلۡيَأۡخُذُواْ حِذۡرَهُمۡ وَأَسۡلِحَتَهُمۡۗ وَدَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ لَوۡ تَغۡفُلُونَ عَنۡ أَسۡلِحَتِكُمۡ وَأَمۡتِعَتِكُمۡ فَيَمِيلُونَ عَلَيۡكُم مَّيۡلَةٗ وَٰحِدَةٗۚ وَلَا جُنَاحَ عَلَيۡكُمۡ إِن كَانَ بِكُمۡ أَذٗى مِّن مَّطَرٍ أَوۡ كُنتُم مَّرۡضَىٰٓ أَن تَضَعُوٓاْ أَسۡلِحَتَكُمۡۖ وَخُذُواْ حِذۡرَكُمۡۗ إِنَّ ٱللَّهَ أَعَدَّ لِلۡكَٰفِرِينَ عَذَابٗا مُّهِينٗا Ve onların içinde olup onlar için salatı ayağa kaldırdığında, onlardan bir grup seninle beraber dursun ve silahlarını alsınlar. Secde ettiklerinde sizin arkanızda olsunlar. Ve salat etmemiş olan diğer bir grup gelsin, seninle beraber salat etsinler, tedbirlerini ve silahlarını alsınlar. Örtenler silahlarınızdan ve eşyalarınızdan gafil olmanızı, böylece tek bir baskınla sizin üzerinize baskın yapmayı istediler. Eğer yağmurdan sizde bir eziyet olursa veya hasta olursanız silahlarınızı bırakmanızda sizin üzerinize günah yoktur. Ve tedbirinizi alın. Şüphesiz Allah örtenler için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır. Maide 5:48 · Kuran-ı Kerim وَأَنزَلۡنَآ إِلَيۡكَ ٱلۡكِتَٰبَ بِٱلۡحَقِّ مُصَدِّقٗا لِّمَا بَيۡنَ يَدَيۡهِ مِنَ ٱلۡكِتَٰبِ وَمُهَيۡمِنًا عَلَيۡهِۖ فَٱحۡكُم بَيۡنَهُم بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُۖ وَلَا تَتَّبِعۡ أَهۡوَآءَهُمۡ عَمَّا جَآءَكَ مِنَ ٱلۡحَقِّۚ لِكُلّٖ جَعَلۡنَا مِنكُمۡ شِرۡعَةٗ وَمِنۡهَاجٗاۚ وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ لَجَعَلَكُمۡ أُمَّةٗ وَٰحِدَةٗ وَلَٰكِن لِّيَبۡلُوَكُمۡ فِي مَآ ءَاتَىٰكُمۡۖ فَٱسۡتَبِقُواْ ٱلۡخَيۡرَٰتِۚ إِلَى ٱللَّهِ مَرۡجِعُكُمۡ جَمِيعٗا فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمۡ فِيهِ تَخۡتَلِفُونَ Ve sana kitab'ı, iki ellerinin arasındaki kitab'tan olan şeyi doğrulayıcı olarak ve onun üzerine koruyup gözeten olarak gerçekle indirdik. O halde aralarında Allah'ın indirdiği şeyle hükmet ve sana gelen gerçekten onların arzularına uyma. Sizden her biri için bir yol ve bir yöntem kıldık. Ve eğer Allah dileseydi kesinlikle sizi tek bir ümmet kılardı ve lakin size verdiği şey içinde sizi sınamak içindir. O halde iyiliklerde yarışın. Dönüşünüz tamamen Allah'adır, böylece onda ayrılığa düştüğünüz şeyi size haber verir. Yunus 10:19 · Kuran-ı Kerim وَمَا كَانَ ٱلنَّاسُ إِلَّآ أُمَّةٗ وَٰحِدَةٗ فَٱخۡتَلَفُواْۚ وَلَوۡلَا كَلِمَةٞ سَبَقَتۡ مِن رَّبِّكَ لَقُضِيَ بَيۡنَهُمۡ فِيمَا فِيهِ يَخۡتَلِفُونَ Ve insanlar tek bir ümmetten başkası değildi, bunun üzerine ayrılığa düştüler. Ve eğer rabbinden geçmiş olan bir söz olmasaydı, içinde ayrılığa düştükleri şeyde onların arasında kesinlikle hükmedilirdi. | ||||||
وَٰحِدَةٞ | vahidetun | bir, bir, tek, yalnız | İsim | 5 | ||
وَٰحِدَةٖ | vahidetin | bir, bir, tek, yalnız | Sıfat | 5 | ||
وَٰحِدَةٍ | vahidetin | bir, bir, tek, yegane | İsim | 1 | ||
بِوَٰحِدَةٍ | bi-vahidetin | bir ile, bir, tek, yegane | İsim | 1 | ||
فَوَٰحِدَةً | fe-vahideten | o halde bir, bir, tek, yegane | İsim | 1 | ||
وَٰحِدٞ Lemma | vahidun | bir, bir, tek, yegane | Sıfat | 12 | ||
وَٰحِدٖ | vahidin | birin, bir, tek, yalnız | Sıfat | 6 | ||
وَٰحِدٗا | vahiden | bir, bir, tek, yalnız | Sıfat | 4 | ||
ٱلۡوَٰحِدُ | el-vahidu | tek, tek, bir, eşsiz | Sıfat | 4 | ||
ٱلۡوَٰحِدِ | el-vahidi | birin, bir, tek, yalnız | Sıfat | 2 | ||
لَوَٰحِدٞ | le-vahidun | elbette bir, bir, tek, yalnız | İsim | 1 | ||
وَٰحِدًا | vahiden | bir, bir, tek, yalnız | Sıfat | 1 | ||
وَحۡدَهُۥ Lemma | vahdehu | tekini, tek, yalnız, bir | İsim | 4 | ||
وَحۡدَهُۥٓ | vahdehu | tek başına, tek, bir, yalnız | İsim | 1 | ||
وَحۡدَهُ | vahdehu | tek başına, tek, yalnız, bir | İsim | 1 | ||
وَحِيدٗا Lemma | vahiden | tek, tek, bir, yalnız | İsim | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 18)
Bakara 2:213
·
Kuran-ı Kerim
كَانَ ٱلنَّاسُ أُمَّةٗ وَٰحِدَةٗ فَبَعَثَ ٱللَّهُ ٱلنَّبِيِّـۧنَ مُبَشِّرِينَ وَمُنذِرِينَ وَأَنزَلَ مَعَهُمُ ٱلۡكِتَٰبَ بِٱلۡحَقِّ لِيَحۡكُمَ بَيۡنَ ٱلنَّاسِ فِيمَا ٱخۡتَلَفُواْ فِيهِۚ وَمَا ٱخۡتَلَفَ فِيهِ إِلَّا ٱلَّذِينَ أُوتُوهُ مِنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَتۡهُمُ ٱلۡبَيِّنَٰتُ بَغۡيَۢا بَيۡنَهُمۡۖ فَهَدَى ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لِمَا ٱخۡتَلَفُواْ فِيهِ مِنَ ٱلۡحَقِّ بِإِذۡنِهِۦۗ وَٱللَّهُ يَهۡدِي مَن يَشَآءُ إِلَىٰ صِرَٰطٖ مُّسۡتَقِيمٍ
İnsanlar tek bir topluluktu. Allah nebileri müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak gönderdi; insanların ayrılığa düştükleri konularda aralarında hükmetmek için onlarla birlikte gerçeği içeren kitabı indirdi. Kendilerine apaçık kanıtlar geldikten sonra, aralarındaki azgınlıktan dolayı onda ayrılığa düşenler, ancak o verilenlerdir. Bunun üzerine Allah, inananları kendi izniyle ayrılığa düştükleri gerçeğe iletti. Allah dilediğini doğru yola iletir.
Nisa 4:11
·
Kuran-ı Kerim
يُوصِيكُمُ ٱللَّهُ فِيٓ أَوۡلَٰدِكُمۡۖ لِلذَّكَرِ مِثۡلُ حَظِّ ٱلۡأُنثَيَيۡنِۚ فَإِن كُنَّ نِسَآءٗ فَوۡقَ ٱثۡنَتَيۡنِ فَلَهُنَّ ثُلُثَا مَا تَرَكَۖ وَإِن كَانَتۡ وَٰحِدَةٗ فَلَهَا ٱلنِّصۡفُۚ وَلِأَبَوَيۡهِ لِكُلِّ وَٰحِدٖ مِّنۡهُمَا ٱلسُّدُسُ مِمَّا تَرَكَ إِن كَانَ لَهُۥ وَلَدٞۚ فَإِن لَّمۡ يَكُن لَّهُۥ وَلَدٞ وَوَرِثَهُۥٓ أَبَوَاهُ فَلِأُمِّهِ ٱلثُّلُثُۚ فَإِن كَانَ لَهُۥٓ إِخۡوَةٞ فَلِأُمِّهِ ٱلسُّدُسُۚ مِنۢ بَعۡدِ وَصِيَّةٖ يُوصِي بِهَآ أَوۡ دَيۡنٍۗ ءَابَآؤُكُمۡ وَأَبۡنَآؤُكُمۡ لَا تَدۡرُونَ أَيُّهُمۡ أَقۡرَبُ لَكُمۡ نَفۡعٗاۚ فَرِيضَةٗ مِّنَ ٱللَّهِۗ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلِيمًا حَكِيمٗا
Allah çocuklarınız hakkında size emreder: Erkek için iki dişinin payının misli vardır. Fakat eğer ikinin üzerinde kadınlar iseler, bıraktığı şeyin üçte ikisi onlar içindir. Ve eğer bir tane ise, yarısı onun içindir. Ve eğer onun bir çocuğu varsa, bıraktığı şeyden onun ana babası için, ikisinden her biri için altıda bir vardır. Fakat eğer onun bir çocuğu yoksa ve onun ana babası ona mirasçı olmuşsa, onun anası için üçte bir vardır. Fakat eğer onun kardeşleri varsa, vasiyet ettiği bir vasiyetten veya bir borçtan sonra onun anası için altıda bir vardır. Babalarınız ve oğullarınız, fayda bakımından hangisi size daha yakındır siz bilmezsiniz. Allah'tan bir farz olarak. Şüphesiz Allah Bilen'dir, Hikmetli'dir.
Nisa 4:102
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذَا كُنتَ فِيهِمۡ فَأَقَمۡتَ لَهُمُ ٱلصَّلَوٰةَ فَلۡتَقُمۡ طَآئِفَةٞ مِّنۡهُم مَّعَكَ وَلۡيَأۡخُذُوٓاْ أَسۡلِحَتَهُمۡۖ فَإِذَا سَجَدُواْ فَلۡيَكُونُواْ مِن وَرَآئِكُمۡ وَلۡتَأۡتِ طَآئِفَةٌ أُخۡرَىٰ لَمۡ يُصَلُّواْ فَلۡيُصَلُّواْ مَعَكَ وَلۡيَأۡخُذُواْ حِذۡرَهُمۡ وَأَسۡلِحَتَهُمۡۗ وَدَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ لَوۡ تَغۡفُلُونَ عَنۡ أَسۡلِحَتِكُمۡ وَأَمۡتِعَتِكُمۡ فَيَمِيلُونَ عَلَيۡكُم مَّيۡلَةٗ وَٰحِدَةٗۚ وَلَا جُنَاحَ عَلَيۡكُمۡ إِن كَانَ بِكُمۡ أَذٗى مِّن مَّطَرٍ أَوۡ كُنتُم مَّرۡضَىٰٓ أَن تَضَعُوٓاْ أَسۡلِحَتَكُمۡۖ وَخُذُواْ حِذۡرَكُمۡۗ إِنَّ ٱللَّهَ أَعَدَّ لِلۡكَٰفِرِينَ عَذَابٗا مُّهِينٗا
Ve onların içinde olup onlar için salatı ayağa kaldırdığında, onlardan bir grup seninle beraber dursun ve silahlarını alsınlar. Secde ettiklerinde sizin arkanızda olsunlar. Ve salat etmemiş olan diğer bir grup gelsin, seninle beraber salat etsinler, tedbirlerini ve silahlarını alsınlar. Örtenler silahlarınızdan ve eşyalarınızdan gafil olmanızı, böylece tek bir baskınla sizin üzerinize baskın yapmayı istediler. Eğer yağmurdan sizde bir eziyet olursa veya hasta olursanız silahlarınızı bırakmanızda sizin üzerinize günah yoktur. Ve tedbirinizi alın. Şüphesiz Allah örtenler için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.
Maide 5:48
·
Kuran-ı Kerim
وَأَنزَلۡنَآ إِلَيۡكَ ٱلۡكِتَٰبَ بِٱلۡحَقِّ مُصَدِّقٗا لِّمَا بَيۡنَ يَدَيۡهِ مِنَ ٱلۡكِتَٰبِ وَمُهَيۡمِنًا عَلَيۡهِۖ فَٱحۡكُم بَيۡنَهُم بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُۖ وَلَا تَتَّبِعۡ أَهۡوَآءَهُمۡ عَمَّا جَآءَكَ مِنَ ٱلۡحَقِّۚ لِكُلّٖ جَعَلۡنَا مِنكُمۡ شِرۡعَةٗ وَمِنۡهَاجٗاۚ وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ لَجَعَلَكُمۡ أُمَّةٗ وَٰحِدَةٗ وَلَٰكِن لِّيَبۡلُوَكُمۡ فِي مَآ ءَاتَىٰكُمۡۖ فَٱسۡتَبِقُواْ ٱلۡخَيۡرَٰتِۚ إِلَى ٱللَّهِ مَرۡجِعُكُمۡ جَمِيعٗا فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمۡ فِيهِ تَخۡتَلِفُونَ
Ve sana kitab'ı, iki ellerinin arasındaki kitab'tan olan şeyi doğrulayıcı olarak ve onun üzerine koruyup gözeten olarak gerçekle indirdik. O halde aralarında Allah'ın indirdiği şeyle hükmet ve sana gelen gerçekten onların arzularına uyma. Sizden her biri için bir yol ve bir yöntem kıldık. Ve eğer Allah dileseydi kesinlikle sizi tek bir ümmet kılardı ve lakin size verdiği şey içinde sizi sınamak içindir. O halde iyiliklerde yarışın. Dönüşünüz tamamen Allah'adır, böylece onda ayrılığa düştüğünüz şeyi size haber verir.
Yunus 10:19
·
Kuran-ı Kerim
وَمَا كَانَ ٱلنَّاسُ إِلَّآ أُمَّةٗ وَٰحِدَةٗ فَٱخۡتَلَفُواْۚ وَلَوۡلَا كَلِمَةٞ سَبَقَتۡ مِن رَّبِّكَ لَقُضِيَ بَيۡنَهُمۡ فِيمَا فِيهِ يَخۡتَلِفُونَ
Ve insanlar tek bir ümmetten başkası değildi, bunun üzerine ayrılığa düştüler. Ve eğer rabbinden geçmiş olan bir söz olmasaydı, içinde ayrılığa düştükleri şeyde onların arasında kesinlikle hükmedilirdi.
Örnek Ayetler (5)
Saffat 37:19
·
Kuran-ı Kerim
فَإِنَّمَا هِيَ زَجۡرَةٞ وَٰحِدَةٞ فَإِذَا هُمۡ يَنظُرُونَ
O ancak tek bir çığlıktır, bunun üzerine onlar bakarlar.
Sad 38:23
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ هَٰذَآ أَخِي لَهُۥ تِسۡعٞ وَتِسۡعُونَ نَعۡجَةٗ وَلِيَ نَعۡجَةٞ وَٰحِدَةٞ فَقَالَ أَكۡفِلۡنِيهَا وَعَزَّنِي فِي ٱلۡخِطَابِ
Şüphesiz bu benim kardeşimdir; onun doksan dokuz koyunu vardır, benim ise bir tek koyunum vardır. Bunun üzerine 'Onu bana ver' dedi ve söz içinde bana üstün geldi.
Kamer 54:50
·
Kuran-ı Kerim
وَمَآ أَمۡرُنَآ إِلَّا وَٰحِدَةٞ كَلَمۡحِۭ بِٱلۡبَصَرِ
Ve bizim emrimiz gözle bir bakış gibi tek olandan başka değildir.
Hakka 69:13
·
Kuran-ı Kerim
فَإِذَا نُفِخَ فِي ٱلصُّورِ نَفۡخَةٞ وَٰحِدَةٞ
Sura tek bir üfleyiş üflendiğinde;
Naziat 79:13
·
Kuran-ı Kerim
فَإِنَّمَا هِيَ زَجۡرَةٞ وَٰحِدَةٞ
Şüphesiz o, sadece tek bir haykırıştır.
Örnek Ayetler (5)
Nisa 4:1
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ ٱتَّقُواْ رَبَّكُمُ ٱلَّذِي خَلَقَكُم مِّن نَّفۡسٖ وَٰحِدَةٖ وَخَلَقَ مِنۡهَا زَوۡجَهَا وَبَثَّ مِنۡهُمَا رِجَالٗا كَثِيرٗا وَنِسَآءٗۚ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ ٱلَّذِي تَسَآءَلُونَ بِهِۦ وَٱلۡأَرۡحَامَۚ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلَيۡكُمۡ رَقِيبٗا
Ey insanlar, sizi tek bir nefsten yaratan, ondan eşini yaratan ve ikisinden birçok erkekler ve kadınlar yayan Rabbinizden sakının. Ve kendisiyle birbirinizden istekte bulunduğunuz Allah'tan ve rahimlerden sakının. Şüphesiz Allah, sizin üzerinizde gözetleyendir.
En'am 6:98
·
Kuran-ı Kerim
وَهُوَ ٱلَّذِيٓ أَنشَأَكُم مِّن نَّفۡسٖ وَٰحِدَةٖ فَمُسۡتَقَرّٞ وَمُسۡتَوۡدَعٞۗ قَدۡ فَصَّلۡنَا ٱلۡأٓيَٰتِ لِقَوۡمٖ يَفۡقَهُونَ
Sizi tek bir nefsten inşa eden O'dur. Böylece bir karar yeri ve bir emanet yeri vardır. Kesinlikle ayetleri kavrayan bir topluluk için ayrıntılı açıkladık.
A'raf 7:189
·
Kuran-ı Kerim
۞هُوَ ٱلَّذِي خَلَقَكُم مِّن نَّفۡسٖ وَٰحِدَةٖ وَجَعَلَ مِنۡهَا زَوۡجَهَا لِيَسۡكُنَ إِلَيۡهَاۖ فَلَمَّا تَغَشَّىٰهَا حَمَلَتۡ حَمۡلًا خَفِيفٗا فَمَرَّتۡ بِهِۦۖ فَلَمَّآ أَثۡقَلَت دَّعَوَا ٱللَّهَ رَبَّهُمَا لَئِنۡ ءَاتَيۡتَنَا صَٰلِحٗا لَّنَكُونَنَّ مِنَ ٱلشَّـٰكِرِينَ
Sizi tek bir nefsden yaratan ve ona sükunet bulması için ondan eşini yapan O'dur. Bunun üzerine onu örtünce hafif bir yük yüklendi, bunun üzerine onunla dolaştı. Bunun üzerine ağırlaşınca ikisi Rableri olan Allah'a seslendiler: 'Eğer bize iyi birini verirsen kesinlikle şükredenlerden olacağız.'
Yusuf 12:31
·
Kuran-ı Kerim
فَلَمَّا سَمِعَتۡ بِمَكۡرِهِنَّ أَرۡسَلَتۡ إِلَيۡهِنَّ وَأَعۡتَدَتۡ لَهُنَّ مُتَّكَـٔٗا وَءَاتَتۡ كُلَّ وَٰحِدَةٖ مِّنۡهُنَّ سِكِّينٗا وَقَالَتِ ٱخۡرُجۡ عَلَيۡهِنَّۖ فَلَمَّا رَأَيۡنَهُۥٓ أَكۡبَرۡنَهُۥ وَقَطَّعۡنَ أَيۡدِيَهُنَّ وَقُلۡنَ حَٰشَ لِلَّهِ مَا هَٰذَا بَشَرًا إِنۡ هَٰذَآ إِلَّا مَلَكٞ كَرِيمٞ
Bunun üzerine onların düzenini işittiğinde onlara gönderdi ve onlar için yaslanacak bir yer hazırladı ve onlardan her birine bir bıçak verdi ve dedi: 'Onların karşısına çık.' Bunun üzerine onu gördüklerinde onu büyüttüler ve ellerini kestiler ve dediler: 'Allah uzaktır! Bu bir insan değildir. Bu, cömert bir melekten başkası değildir.'
Zümer 39:6
·
Kuran-ı Kerim
خَلَقَكُم مِّن نَّفۡسٖ وَٰحِدَةٖ ثُمَّ جَعَلَ مِنۡهَا زَوۡجَهَا وَأَنزَلَ لَكُم مِّنَ ٱلۡأَنۡعَٰمِ ثَمَٰنِيَةَ أَزۡوَٰجٖۚ يَخۡلُقُكُمۡ فِي بُطُونِ أُمَّهَٰتِكُمۡ خَلۡقٗا مِّنۢ بَعۡدِ خَلۡقٖ فِي ظُلُمَٰتٖ ثَلَٰثٖۚ ذَٰلِكُمُ ٱللَّهُ رَبُّكُمۡ لَهُ ٱلۡمُلۡكُۖ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَۖ فَأَنَّىٰ تُصۡرَفُونَ
'Sizi bir nefsten yarattı, sonra ondan onun eşini kıldı ve sizin için hayvanlardan sekiz eş indirdi. Sizi annelerinizin karınları içinde, üç karanlık içinde bir yaratılıştan sonra bir yaratılışla yaratır. İşte bu sizin Rabbiniz Allah'tır; egemenlik O'nundur. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur; öyleyse nasıl çevriliyorsunuz?'
Örnek Ayetler (1)
Lokman 31:28
·
Kuran-ı Kerim
مَّا خَلۡقُكُمۡ وَلَا بَعۡثُكُمۡ إِلَّا كَنَفۡسٖ وَٰحِدَةٍۚ إِنَّ ٱللَّهَ سَمِيعُۢ بَصِيرٌ
Sizin yaratılmanız ve sizin diriltilmeniz, tek bir nefs gibi olmaktan başkası değildir. Şüphesiz Allah İşiten'dir, Gören'dir.
Örnek Ayetler (1)
Sebe 34:46
·
Kuran-ı Kerim
۞قُلۡ إِنَّمَآ أَعِظُكُم بِوَٰحِدَةٍۖ أَن تَقُومُواْ لِلَّهِ مَثۡنَىٰ وَفُرَٰدَىٰ ثُمَّ تَتَفَكَّرُواْۚ مَا بِصَاحِبِكُم مِّن جِنَّةٍۚ إِنۡ هُوَ إِلَّا نَذِيرٞ لَّكُم بَيۡنَ يَدَيۡ عَذَابٖ شَدِيدٖ
De ki: 'Size sadece bir tek şey öğütlüyorum: Allah için ikişer ve teker teker kalkmanız, sonra düşünmenizdir. Arkadaşınızda bir delilik yoktur. O, şiddetli bir azabın iki elleri arasında sizin için bir uyarıcıdan başkası değildir.'
Örnek Ayetler (1)
Nisa 4:3
·
Kuran-ı Kerim
وَإِنۡ خِفۡتُمۡ أَلَّا تُقۡسِطُواْ فِي ٱلۡيَتَٰمَىٰ فَٱنكِحُواْ مَا طَابَ لَكُم مِّنَ ٱلنِّسَآءِ مَثۡنَىٰ وَثُلَٰثَ وَرُبَٰعَۖ فَإِنۡ خِفۡتُمۡ أَلَّا تَعۡدِلُواْ فَوَٰحِدَةً أَوۡ مَا مَلَكَتۡ أَيۡمَٰنُكُمۡۚ ذَٰلِكَ أَدۡنَىٰٓ أَلَّا تَعُولُواْ
Ve eğer yetimler hakkında adaletli davranmamaktan korkarsanız, bunun üzerine kadınlardan hoşunuza gidenleri ikişer, üçer ve dörder nikahlayın. Fakat eğer adalet yapmamaktan korkarsanız, bunun üzerine bir tane veya sağ ellerinizin sahip olduğu şeyi nikahlayın. İşte bu, haksızlık etmemenize daha yakındır.
Örnek Ayetler (5 / 12)
Bakara 2:163
·
Kuran-ı Kerim
وَإِلَٰهُكُمۡ إِلَٰهٞ وَٰحِدٞۖ لَّآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ٱلرَّحۡمَٰنُ ٱلرَّحِيمُ
Ve ilahınız bir tek ilahtır. O'ndan başka ilah yoktur; Merhameti Bol Olandır, Merhameti Kesintisiz Olandır.
Nisa 4:171
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَهۡلَ ٱلۡكِتَٰبِ لَا تَغۡلُواْ فِي دِينِكُمۡ وَلَا تَقُولُواْ عَلَى ٱللَّهِ إِلَّا ٱلۡحَقَّۚ إِنَّمَا ٱلۡمَسِيحُ عِيسَى ٱبۡنُ مَرۡيَمَ رَسُولُ ٱللَّهِ وَكَلِمَتُهُۥٓ أَلۡقَىٰهَآ إِلَىٰ مَرۡيَمَ وَرُوحٞ مِّنۡهُۖ فَـَٔامِنُواْ بِٱللَّهِ وَرُسُلِهِۦۖ وَلَا تَقُولُواْ ثَلَٰثَةٌۚ ٱنتَهُواْ خَيۡرٗا لَّكُمۡۚ إِنَّمَا ٱللَّهُ إِلَٰهٞ وَٰحِدٞۖ سُبۡحَٰنَهُۥٓ أَن يَكُونَ لَهُۥ وَلَدٞۘ لَّهُۥ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِي ٱلۡأَرۡضِۗ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ وَكِيلٗا
Ey kitap ehli, dininizin içinde aşırı gitmeyin ve Allah hakkında gerçek hariç söylemeyin. Meryem oğlu Mesih İsa ancak Allah'ın resulüdür, Meryem'e bıraktığı O'nun kelimesidir ve O'ndan bir ruhtur. Böylece Allah'a ve O'nun resullerine inanın ve 'Üçtür' demeyin. Son verin, sizin için hayırlıdır. Allah ancak tek bir ilahtır. O'nun bir çocuğu olmasından O uzaktır. Göklerin içindekiler ve yerin içindekiler O'nundur. Ve vekil olarak Allah yeter.
Maide 5:73
·
Kuran-ı Kerim
لَّقَدۡ كَفَرَ ٱلَّذِينَ قَالُوٓاْ إِنَّ ٱللَّهَ ثَالِثُ ثَلَٰثَةٖۘ وَمَا مِنۡ إِلَٰهٍ إِلَّآ إِلَٰهٞ وَٰحِدٞۚ وَإِن لَّمۡ يَنتَهُواْ عَمَّا يَقُولُونَ لَيَمَسَّنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ مِنۡهُمۡ عَذَابٌ أَلِيمٌ
Kesinlikle 'Şüphesiz Allah üçün üçüncüsüdür' diyen kimseler örttü. Ve tek bir ilahtan başka hiçbir ilah yoktur. Ve eğer diyor oldukları şeyden vazgeçmezlerse, onlardan örten kimselere kesinlikle acı verici bir azap dokunacaktır.
En'am 6:19
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ أَيُّ شَيۡءٍ أَكۡبَرُ شَهَٰدَةٗۖ قُلِ ٱللَّهُۖ شَهِيدُۢ بَيۡنِي وَبَيۡنَكُمۡۚ وَأُوحِيَ إِلَيَّ هَٰذَا ٱلۡقُرۡءَانُ لِأُنذِرَكُم بِهِۦ وَمَنۢ بَلَغَۚ أَئِنَّكُمۡ لَتَشۡهَدُونَ أَنَّ مَعَ ٱللَّهِ ءَالِهَةً أُخۡرَىٰۚ قُل لَّآ أَشۡهَدُۚ قُلۡ إِنَّمَا هُوَ إِلَٰهٞ وَٰحِدٞ وَإِنَّنِي بَرِيٓءٞ مِّمَّا تُشۡرِكُونَ
De ki: 'Tanıklık bakımından hangi şey daha büyüktür?' De ki: 'Benimle sizin aranızda Allah tanıktır. Ve bu Kuran, onunla sizi ve kime ulaşırsa onu uyarmam için bana vahyedildi. Allah ile beraber başka ilahlar olduğuna gerçekten siz mi tanıklık ediyorsunuz?' De ki: 'Tanıklık etmem.' De ki: 'O ancak bir ilahtır ve şüphesiz ben ortak koştuklarınızdan uzağım.'
İbrahim 14:52
·
Kuran-ı Kerim
هَٰذَا بَلَٰغٞ لِّلنَّاسِ وَلِيُنذَرُواْ بِهِۦ وَلِيَعۡلَمُوٓاْ أَنَّمَا هُوَ إِلَٰهٞ وَٰحِدٞ وَلِيَذَّكَّرَ أُوْلُواْ ٱلۡأَلۡبَٰبِ
Bu insanlar için bir bildirimdir; ve onunla uyarılmaları için ve şüphesiz O'nun ancak bir ilah olduğunu bilmeleri için ve temiz akıl sahiplerinin hatırlamaları için.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Bakara 2:61
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذۡ قُلۡتُمۡ يَٰمُوسَىٰ لَن نَّصۡبِرَ عَلَىٰ طَعَامٖ وَٰحِدٖ فَٱدۡعُ لَنَا رَبَّكَ يُخۡرِجۡ لَنَا مِمَّا تُنۢبِتُ ٱلۡأَرۡضُ مِنۢ بَقۡلِهَا وَقِثَّآئِهَا وَفُومِهَا وَعَدَسِهَا وَبَصَلِهَاۖ قَالَ أَتَسۡتَبۡدِلُونَ ٱلَّذِي هُوَ أَدۡنَىٰ بِٱلَّذِي هُوَ خَيۡرٌۚ ٱهۡبِطُواْ مِصۡرٗا فَإِنَّ لَكُم مَّا سَأَلۡتُمۡۗ وَضُرِبَتۡ عَلَيۡهِمُ ٱلذِّلَّةُ وَٱلۡمَسۡكَنَةُ وَبَآءُو بِغَضَبٖ مِّنَ ٱللَّهِۚ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ كَانُواْ يَكۡفُرُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَيَقۡتُلُونَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ بِغَيۡرِ ٱلۡحَقِّۚ ذَٰلِكَ بِمَا عَصَواْ وَّكَانُواْ يَعۡتَدُونَ
Ve demiştiniz: 'Ey Musa, tek bir yemeğin üzerine asla sabretmeyeceğiz. Öyleyse bizim için Rabbini çağır, yeryüzünün bitirdiği şeylerden; sebzesinden, acurundan, sarımsağından, mercimeğinden ve soğanından bize çıkarsın.' Demişti: 'Daha aşağı olanı daha hayırlı olanla mı değiştiriyorsunuz? Mısır'a inin, şüphesiz istediğiniz şey sizin içindir.' Ve onların üzerine alçaklık ve miskinlik vuruldu ve Allah'tan bir gazapla döndüler. Bu, onların Allah'ın ayetlerini örtmeleri ve nebileri hak olmaksızın katletmeleri sebebiyledir. Bu, isyan etmeleri ve haddi aşmaları sebebiyledir.
Nisa 4:11
·
Kuran-ı Kerim
يُوصِيكُمُ ٱللَّهُ فِيٓ أَوۡلَٰدِكُمۡۖ لِلذَّكَرِ مِثۡلُ حَظِّ ٱلۡأُنثَيَيۡنِۚ فَإِن كُنَّ نِسَآءٗ فَوۡقَ ٱثۡنَتَيۡنِ فَلَهُنَّ ثُلُثَا مَا تَرَكَۖ وَإِن كَانَتۡ وَٰحِدَةٗ فَلَهَا ٱلنِّصۡفُۚ وَلِأَبَوَيۡهِ لِكُلِّ وَٰحِدٖ مِّنۡهُمَا ٱلسُّدُسُ مِمَّا تَرَكَ إِن كَانَ لَهُۥ وَلَدٞۚ فَإِن لَّمۡ يَكُن لَّهُۥ وَلَدٞ وَوَرِثَهُۥٓ أَبَوَاهُ فَلِأُمِّهِ ٱلثُّلُثُۚ فَإِن كَانَ لَهُۥٓ إِخۡوَةٞ فَلِأُمِّهِ ٱلسُّدُسُۚ مِنۢ بَعۡدِ وَصِيَّةٖ يُوصِي بِهَآ أَوۡ دَيۡنٍۗ ءَابَآؤُكُمۡ وَأَبۡنَآؤُكُمۡ لَا تَدۡرُونَ أَيُّهُمۡ أَقۡرَبُ لَكُمۡ نَفۡعٗاۚ فَرِيضَةٗ مِّنَ ٱللَّهِۗ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلِيمًا حَكِيمٗا
Allah çocuklarınız hakkında size emreder: Erkek için iki dişinin payının misli vardır. Fakat eğer ikinin üzerinde kadınlar iseler, bıraktığı şeyin üçte ikisi onlar içindir. Ve eğer bir tane ise, yarısı onun içindir. Ve eğer onun bir çocuğu varsa, bıraktığı şeyden onun ana babası için, ikisinden her biri için altıda bir vardır. Fakat eğer onun bir çocuğu yoksa ve onun ana babası ona mirasçı olmuşsa, onun anası için üçte bir vardır. Fakat eğer onun kardeşleri varsa, vasiyet ettiği bir vasiyetten veya bir borçtan sonra onun anası için altıda bir vardır. Babalarınız ve oğullarınız, fayda bakımından hangisi size daha yakındır siz bilmezsiniz. Allah'tan bir farz olarak. Şüphesiz Allah Bilen'dir, Hikmetli'dir.
Nisa 4:12
·
Kuran-ı Kerim
۞وَلَكُمۡ نِصۡفُ مَا تَرَكَ أَزۡوَٰجُكُمۡ إِن لَّمۡ يَكُن لَّهُنَّ وَلَدٞۚ فَإِن كَانَ لَهُنَّ وَلَدٞ فَلَكُمُ ٱلرُّبُعُ مِمَّا تَرَكۡنَۚ مِنۢ بَعۡدِ وَصِيَّةٖ يُوصِينَ بِهَآ أَوۡ دَيۡنٖۚ وَلَهُنَّ ٱلرُّبُعُ مِمَّا تَرَكۡتُمۡ إِن لَّمۡ يَكُن لَّكُمۡ وَلَدٞۚ فَإِن كَانَ لَكُمۡ وَلَدٞ فَلَهُنَّ ٱلثُّمُنُ مِمَّا تَرَكۡتُمۚ مِّنۢ بَعۡدِ وَصِيَّةٖ تُوصُونَ بِهَآ أَوۡ دَيۡنٖۗ وَإِن كَانَ رَجُلٞ يُورَثُ كَلَٰلَةً أَوِ ٱمۡرَأَةٞ وَلَهُۥٓ أَخٌ أَوۡ أُخۡتٞ فَلِكُلِّ وَٰحِدٖ مِّنۡهُمَا ٱلسُّدُسُۚ فَإِن كَانُوٓاْ أَكۡثَرَ مِن ذَٰلِكَ فَهُمۡ شُرَكَآءُ فِي ٱلثُّلُثِۚ مِنۢ بَعۡدِ وَصِيَّةٖ يُوصَىٰ بِهَآ أَوۡ دَيۡنٍ غَيۡرَ مُضَآرّٖۚ وَصِيَّةٗ مِّنَ ٱللَّهِۗ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَلِيمٞ
Ve eğer onların bir çocuğu yoksa, eşlerinizin bıraktığı şeyin yarısı sizin içindir. Fakat eğer onların bir çocuğu varsa, vasiyet ettikleri bir vasiyetten veya bir borçtan sonra bıraktıkları şeyden dörtte bir sizin içindir. Ve eğer sizin bir çocuğunuz yoksa, bıraktığınız şeyden dörtte bir onlar içindir. Fakat eğer sizin bir çocuğunuz varsa, vasiyet ettiğiniz bir vasiyetten veya bir borçtan sonra bıraktığınız şeyden sekizde bir onlar içindir. Ve eğer miras bırakılan bir adam veya bir kadın kelale ise ve onun bir erkek kardeşi veya bir kız kardeşi varsa, ikisinden her biri için altıda bir vardır. Fakat eğer bundan daha çok iseler, zarar verici olmayan vasiyet edilen bir vasiyetten veya bir borçtan sonra üçte birin içinde ortaklardır. Allah'tan bir vasiyet olarak. Ve Allah Bilen'dir, Yumuşak Başlı'dır.
Yusuf 12:67
·
Kuran-ı Kerim
وَقَالَ يَٰبَنِيَّ لَا تَدۡخُلُواْ مِنۢ بَابٖ وَٰحِدٖ وَٱدۡخُلُواْ مِنۡ أَبۡوَٰبٖ مُّتَفَرِّقَةٖۖ وَمَآ أُغۡنِي عَنكُم مِّنَ ٱللَّهِ مِن شَيۡءٍۖ إِنِ ٱلۡحُكۡمُ إِلَّا لِلَّهِۖ عَلَيۡهِ تَوَكَّلۡتُۖ وَعَلَيۡهِ فَلۡيَتَوَكَّلِ ٱلۡمُتَوَكِّلُونَ
Ve dedi: 'Ey oğullarım, tek bir kapıdan girmeyin ve ayrı ayrı kapılardan girin. Ve Allah'a karşı size hiçbir şey fayda sağlayacak değilim. Hüküm Allah'tan başkasına ait değildir. O'na güvendim ve güvenenler O'na güvensinler.'
Ra'd 13:4
·
Kuran-ı Kerim
وَفِي ٱلۡأَرۡضِ قِطَعٞ مُّتَجَٰوِرَٰتٞ وَجَنَّـٰتٞ مِّنۡ أَعۡنَٰبٖ وَزَرۡعٞ وَنَخِيلٞ صِنۡوَانٞ وَغَيۡرُ صِنۡوَانٖ يُسۡقَىٰ بِمَآءٖ وَٰحِدٖ وَنُفَضِّلُ بَعۡضَهَا عَلَىٰ بَعۡضٖ فِي ٱلۡأُكُلِۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَٰتٖ لِّقَوۡمٖ يَعۡقِلُونَ
Ve yeryüzünde birbirine komşu parçalar, üzümlerden bahçeler, ekinler, çatallı ve çatalsız hurma ağaçları vardır; tek bir suyla sulanır. Ve yiyecekte onların bazısını bazısına üstün kılarız. Şüphesiz bunda akıl eden bir topluluk için ayetler vardır.
Örnek Ayetler (4)
Bakara 2:133
·
Kuran-ı Kerim
أَمۡ كُنتُمۡ شُهَدَآءَ إِذۡ حَضَرَ يَعۡقُوبَ ٱلۡمَوۡتُ إِذۡ قَالَ لِبَنِيهِ مَا تَعۡبُدُونَ مِنۢ بَعۡدِيۖ قَالُواْ نَعۡبُدُ إِلَٰهَكَ وَإِلَٰهَ ءَابَآئِكَ إِبۡرَٰهِـۧمَ وَإِسۡمَٰعِيلَ وَإِسۡحَٰقَ إِلَٰهٗا وَٰحِدٗا وَنَحۡنُ لَهُۥ مُسۡلِمُونَ
Yoksa Yakup'a ölüm geldiğinde, hani kendi oğullarına: 'Benden sonra neye kulluk edeceksiniz?' dediğinde siz tanıklar mıydınız? Dediler: 'Senin ilahına ve senin babaların İbrahim, İsmail ve İshak'ın ilahına, tek bir ilaha kulluk edeceğiz ve biz ona Müslümanlarız.'
Tevbe 9:31
·
Kuran-ı Kerim
ٱتَّخَذُوٓاْ أَحۡبَارَهُمۡ وَرُهۡبَٰنَهُمۡ أَرۡبَابٗا مِّن دُونِ ٱللَّهِ وَٱلۡمَسِيحَ ٱبۡنَ مَرۡيَمَ وَمَآ أُمِرُوٓاْ إِلَّا لِيَعۡبُدُوٓاْ إِلَٰهٗا وَٰحِدٗاۖ لَّآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَۚ سُبۡحَٰنَهُۥ عَمَّا يُشۡرِكُونَ
Onların bilginlerini, onların rahiplerini ve Meryem oğlunu Mesih'i Allah'ın dışında rabler edindiler. Ve tek bir ilaha kulluk etmeleri dışında emrolunmadılar. O'ndan başka bir ilah yoktur. O, ortak koştukları şeyden uzaktır.
Furkan 25:14
·
Kuran-ı Kerim
لَّا تَدۡعُواْ ٱلۡيَوۡمَ ثُبُورٗا وَٰحِدٗا وَٱدۡعُواْ ثُبُورٗا كَثِيرٗا
Bugün bir tek yok oluşu çağırmayın ve çok yok oluşu çağırın.
Kamer 54:24
·
Kuran-ı Kerim
فَقَالُوٓاْ أَبَشَرٗا مِّنَّا وَٰحِدٗا نَّتَّبِعُهُۥٓ إِنَّآ إِذٗا لَّفِي ضَلَٰلٖ وَسُعُرٍ
Bunun üzerine dediler: 'Bizden bir tek beşere mi uyacağız? Şüphesiz biz o zaman kesinlikle bir sapkınlık ve delilik içindeyiz.'
Örnek Ayetler (4)
Yusuf 12:39
·
Kuran-ı Kerim
يَٰصَٰحِبَيِ ٱلسِّجۡنِ ءَأَرۡبَابٞ مُّتَفَرِّقُونَ خَيۡرٌ أَمِ ٱللَّهُ ٱلۡوَٰحِدُ ٱلۡقَهَّارُ
Ey zindan arkadaşlarım! Ayrı ayrı Rabler mi daha iyidir, yoksa Bir olan, Boyun Eğdiren Allah mı?
Ra'd 13:16
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ مَن رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ قُلِ ٱللَّهُۚ قُلۡ أَفَٱتَّخَذۡتُم مِّن دُونِهِۦٓ أَوۡلِيَآءَ لَا يَمۡلِكُونَ لِأَنفُسِهِمۡ نَفۡعٗا وَلَا ضَرّٗاۚ قُلۡ هَلۡ يَسۡتَوِي ٱلۡأَعۡمَىٰ وَٱلۡبَصِيرُ أَمۡ هَلۡ تَسۡتَوِي ٱلظُّلُمَٰتُ وَٱلنُّورُۗ أَمۡ جَعَلُواْ لِلَّهِ شُرَكَآءَ خَلَقُواْ كَخَلۡقِهِۦ فَتَشَٰبَهَ ٱلۡخَلۡقُ عَلَيۡهِمۡۚ قُلِ ٱللَّهُ خَٰلِقُ كُلِّ شَيۡءٖ وَهُوَ ٱلۡوَٰحِدُ ٱلۡقَهَّـٰرُ
De ki: 'Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?' De ki: 'Allah'tır.' De ki: 'O'ndan başka nefsleri için bir faydaya ve bir zarara sahip olmayan koruyucular mı edindiniz?' De ki: 'Kör ve gören eşit olur mu? Veya karanlıklar ve ışık eşit olur mu? Yoksa Allah'a, O'nun yaratması gibi yaratan ortaklar kıldılar da yaratılış onlara benzer mi göründü?' De ki: 'Allah her şeyin Yaratanıdır. Ve O, Bir'dir, Ezen'dir.'
Sad 38:65
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ إِنَّمَآ أَنَا۠ مُنذِرٞۖ وَمَا مِنۡ إِلَٰهٍ إِلَّا ٱللَّهُ ٱلۡوَٰحِدُ ٱلۡقَهَّارُ
De ki: 'Ben ancak bir uyarıcıyım. Bir olan, Boyun Eğdiren Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur.'
Zümer 39:4
·
Kuran-ı Kerim
لَّوۡ أَرَادَ ٱللَّهُ أَن يَتَّخِذَ وَلَدٗا لَّٱصۡطَفَىٰ مِمَّا يَخۡلُقُ مَا يَشَآءُۚ سُبۡحَٰنَهُۥۖ هُوَ ٱللَّهُ ٱلۡوَٰحِدُ ٱلۡقَهَّارُ
'Eğer Allah bir çocuk edinmek isteseydi, yarattığı şeyden dilediğini kesinlikle seçerdi. O uzaktır; O, Bir olan, Boyun Eğdiren Allah'tır.'
Örnek Ayetler (2)
İbrahim 14:48
·
Kuran-ı Kerim
يَوۡمَ تُبَدَّلُ ٱلۡأَرۡضُ غَيۡرَ ٱلۡأَرۡضِ وَٱلسَّمَٰوَٰتُۖ وَبَرَزُواْ لِلَّهِ ٱلۡوَٰحِدِ ٱلۡقَهَّارِ
Yerin yerden başkasına ve göklerin değiştirildiği gününde; ve Bir olan, Ezen Allah'a ortaya çıktılar.
Mü'min 40:16
·
Kuran-ı Kerim
يَوۡمَ هُم بَٰرِزُونَۖ لَا يَخۡفَىٰ عَلَى ٱللَّهِ مِنۡهُمۡ شَيۡءٞۚ لِّمَنِ ٱلۡمُلۡكُ ٱلۡيَوۡمَۖ لِلَّهِ ٱلۡوَٰحِدِ ٱلۡقَهَّارِ
O gün onlar ortaya çıkarlar. Onlardan hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz. 'Bugün egemenlik kimindir?' 'Bir, Ezen Allah'ındır.'
Örnek Ayetler (1)
Saffat 37:4
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ إِلَٰهَكُمۡ لَوَٰحِدٞ
Şüphesiz sizin ilahınız kesinlikle birdir.
Örnek Ayetler (1)
Sad 38:5
·
Kuran-ı Kerim
أَجَعَلَ ٱلۡأٓلِهَةَ إِلَٰهٗا وَٰحِدًاۖ إِنَّ هَٰذَا لَشَيۡءٌ عُجَابٞ
İlahları bir tek ilah mı yaptı? Şüphesiz bu kesinlikle şaşılacak bir şeydir.
Örnek Ayetler (4)
A'raf 7:70
·
Kuran-ı Kerim
قَالُوٓاْ أَجِئۡتَنَا لِنَعۡبُدَ ٱللَّهَ وَحۡدَهُۥ وَنَذَرَ مَا كَانَ يَعۡبُدُ ءَابَآؤُنَا فَأۡتِنَا بِمَا تَعِدُنَآ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِينَ
Dediler: 'Yalnızca Allah'a kulluk etmemiz ve babalarımızın kulluk ediyor olduklarını bırakmamız için mi bize geldin? Öyleyse eğer doğrulardan isen bize vaat ettiğini getir.'
İsra 17:46
·
Kuran-ı Kerim
وَجَعَلۡنَا عَلَىٰ قُلُوبِهِمۡ أَكِنَّةً أَن يَفۡقَهُوهُ وَفِيٓ ءَاذَانِهِمۡ وَقۡرٗاۚ وَإِذَا ذَكَرۡتَ رَبَّكَ فِي ٱلۡقُرۡءَانِ وَحۡدَهُۥ وَلَّوۡاْ عَلَىٰٓ أَدۡبَٰرِهِمۡ نُفُورٗا
Ve onu anlamamaları için onların kalplerinin üzerine örtüler ve onların kulaklarının içinde bir ağırlık kıldık. Ve kuranın içinde senin Rabbini tek olarak andığın zaman, bir kaçışla onların arkalarının üzerine döndüler.
Mü'min 40:12
·
Kuran-ı Kerim
ذَٰلِكُم بِأَنَّهُۥٓ إِذَا دُعِيَ ٱللَّهُ وَحۡدَهُۥ كَفَرۡتُمۡ وَإِن يُشۡرَكۡ بِهِۦ تُؤۡمِنُواْۚ فَٱلۡحُكۡمُ لِلَّهِ ٱلۡعَلِيِّ ٱلۡكَبِيرِ
İşte bu, tek başına Allah çağrıldığında örtmeniz sebebiyledir. Ve O'na ortak koşulursa inanırsınız. Öyleyse hüküm Yüce, Büyük Allah'ındır.
Mü'min 40:84
·
Kuran-ı Kerim
فَلَمَّا رَأَوۡاْ بَأۡسَنَا قَالُوٓاْ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ وَحۡدَهُۥ وَكَفَرۡنَا بِمَا كُنَّا بِهِۦ مُشۡرِكِينَ
Şiddetimizi gördüklerinde dediler: 'Yalnız Allah'a inandık ve O'na ortak koştuğumuz şeyleri örttük.'
Örnek Ayetler (1)
Mümtehine 60:4
·
Kuran-ı Kerim
قَدۡ كَانَتۡ لَكُمۡ أُسۡوَةٌ حَسَنَةٞ فِيٓ إِبۡرَٰهِيمَ وَٱلَّذِينَ مَعَهُۥٓ إِذۡ قَالُواْ لِقَوۡمِهِمۡ إِنَّا بُرَءَـٰٓؤُاْ مِنكُمۡ وَمِمَّا تَعۡبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ كَفَرۡنَا بِكُمۡ وَبَدَا بَيۡنَنَا وَبَيۡنَكُمُ ٱلۡعَدَٰوَةُ وَٱلۡبَغۡضَآءُ أَبَدًا حَتَّىٰ تُؤۡمِنُواْ بِٱللَّهِ وَحۡدَهُۥٓ إِلَّا قَوۡلَ إِبۡرَٰهِيمَ لِأَبِيهِ لَأَسۡتَغۡفِرَنَّ لَكَ وَمَآ أَمۡلِكُ لَكَ مِنَ ٱللَّهِ مِن شَيۡءٖۖ رَّبَّنَا عَلَيۡكَ تَوَكَّلۡنَا وَإِلَيۡكَ أَنَبۡنَا وَإِلَيۡكَ ٱلۡمَصِيرُ
Gerçekten İbrahim'de ve onunla beraber olanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani topluluklarına demişlerdi ki: 'Şüphesiz biz sizden ve Allah'ın astından kulluk ettiklerinizden uzağız. Sizi örttük. Ve siz yalnız Allah'a inanana kadar, bizimle sizin aranızda ebediyen düşmanlık ve kin belirdi.' İbrahim'in babasına sözü hariç: 'Kesinlikle senin için örtülme dileyeceğim. Ve Allah'tan sana hiçbir şeye sahip değilim.' 'Rabbimiz, sana güvendik ve sana yöneldik ve dönüş sanadır.'
Örnek Ayetler (1)
Zümer 39:45
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذَا ذُكِرَ ٱللَّهُ وَحۡدَهُ ٱشۡمَأَزَّتۡ قُلُوبُ ٱلَّذِينَ لَا يُؤۡمِنُونَ بِٱلۡأٓخِرَةِۖ وَإِذَا ذُكِرَ ٱلَّذِينَ مِن دُونِهِۦٓ إِذَا هُمۡ يَسۡتَبۡشِرُونَ
Ve Allah tek başına anıldığında, ahirete inanmayanların kalpleri daraldı. Ve O'nun dışındakiler anıldığında, hemen onlar sevinirler.