Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

و ج د

v-g-d — Kök Analizi

و ج د

107

Kullanım

2

Lemma

40

Türev

43

Anlam

2 lemma, 40 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

تَجِدَ

Lemma

tecide

bulursun, bulmak, karşılaşmak, elde etmek

Fiil
11

يَجِدُونَ

yecidune

bulurlar, bulmak, karşılaşmak, elde etmek

Fiil
10

وَجَدۡنَا

vecedna

bulduk, bulmak, rastlamak, elde etmek

Fiil
8

تَجِدُواْ

tecidu

bulursunuz, bulmak, rastlamak, elde etmek

Fiil
7

يَجِدۡ

yecid

bulsun, bulmak, karşılaşmak, fark etmek

Fiil
7

تَجِدُ

tecidu

bulursun, bulmak, var olmak, hissetmek

Fiil
6

وَجَدۡنَآ

ve-cedna

ve bulduk, bulmak, rastlamak, fark etmek

Fiil
5

يَجِدُواْ

yecidu

bulurlar, bulmak, rastlamak, elde etmek

Fiil
5

وَوَجَدَ

ve-vecede

ve buldu, bulmak, karşılaşmak, fark etmek

Fiil
3

سَتَجِدُنِيٓ

se-teciduni

yakında beni bulacaksın, bulmak, rastlamak, fark etmek

Fiil
3

أَجِدُ

ecidu

bulurum, bulmak, rastlamak, fark etmek

Fiil
3

وَجَدَ

vecede

buldu, bulmak, karşılaşmak, fark etmek

Fiil
3

وَوَجَدَكَ

ve-vecedeke

ve buldu, bulmak, rastlamak, fark etmek

Fiil
2

وَجَدتُّمُوهُمۡ

ve-cedtumuhum

ve buldunuz, bulmak, rastlamak

Fiil
2

فَوَجَدَا

fe-veceda

böylece buldular, bulmak, rastlamak, fark etmek

Fiil
2

Örnek Ayetler (2)

Kehf 18:65

·

Kuran-ı Kerim

فَوَجَدَا عَبۡدٗا مِّنۡ عِبَادِنَآ ءَاتَيۡنَٰهُ رَحۡمَةٗ مِّنۡ عِندِنَا وَعَلَّمۡنَٰهُ مِن لَّدُنَّا عِلۡمٗا

Böylece kullarımızdan bir kul buldular; ona katımızdan bir merhamet vermiştik ve ona tarafımızdan bir ilim öğretmiştik.

Kehf 18:77

·

Kuran-ı Kerim

فَٱنطَلَقَا حَتَّىٰٓ إِذَآ أَتَيَآ أَهۡلَ قَرۡيَةٍ ٱسۡتَطۡعَمَآ أَهۡلَهَا فَأَبَوۡاْ أَن يُضَيِّفُوهُمَا فَوَجَدَا فِيهَا جِدَارٗا يُرِيدُ أَن يَنقَضَّ فَأَقَامَهُۥۖ قَالَ لَوۡ شِئۡتَ لَتَّخَذۡتَ عَلَيۡهِ أَجۡرٗا

Bunun üzerine yola çıktılar; bir şehrin halkına geldiklerinde onun halkından yiyecek istediler, fakat onları misafir etmekten kaçındılar. Orada yıkılmak isteyen bir duvar buldular, onu doğrulttu. Dedi: 'Eğer dileseydin, onun üzerine bir ücret alırdın.'

وَجَدَهَا

ve-cedeha

ve onu buldu, bulmak, rastlamak, elde etmek

Fiil
2

تَجِدُوهُ

teciduhu

onu bulursunuz, bulmak, rastlamak, elde etmek

Fiil
2

لَوَجَدُواْ

le-vecedu

elbette bulurlardı, bulmak, rastlamak, fark etmek

Fiil
2

وَجَدۡنَٰهُ

ve-cednahu

ve onu bulduk, bulmak, rastlamak, elde etmek

Fiil
1

وَجَدتُّ

ve-cedtu

ve buldum, bulmak, rastlamak, fark etmek

Fiil
1

تَجِدَ

Lemma

tecidebulursun

11

يَجِدُونَ

yecidunebulurlar

10

وَجَدۡنَا

vecednabulduk

8

تَجِدُواْ

tecidubulursunuz

7

يَجِدۡ

yecidbulsun

7

تَجِدُ

tecidubulursun

6

وَجَدۡنَآ

ve-cednave bulduk

5

يَجِدُواْ

yecidubulurlar

5

وَوَجَدَ

ve-vecedeve buldu

3

سَتَجِدُنِيٓ

se-teciduniyakında beni bulacaksın

3

أَجِدُ

ecidubulurum

3

وَجَدَ

vecedebuldu

3

وَوَجَدَكَ

ve-vecedekeve buldu

2

وَجَدتُّمُوهُمۡ

ve-cedtumuhumve buldunuz

2

فَوَجَدَا

fe-vecedaböylece buldular

2

Örnek Ayetler (2)

Kehf 18:65

·

Kuran-ı Kerim

فَوَجَدَا عَبۡدٗا مِّنۡ عِبَادِنَآ ءَاتَيۡنَٰهُ رَحۡمَةٗ مِّنۡ عِندِنَا وَعَلَّمۡنَٰهُ مِن لَّدُنَّا عِلۡمٗا

Böylece kullarımızdan bir kul buldular; ona katımızdan bir merhamet vermiştik ve ona tarafımızdan bir ilim öğretmiştik.

Kehf 18:77

·

Kuran-ı Kerim

فَٱنطَلَقَا حَتَّىٰٓ إِذَآ أَتَيَآ أَهۡلَ قَرۡيَةٍ ٱسۡتَطۡعَمَآ أَهۡلَهَا فَأَبَوۡاْ أَن يُضَيِّفُوهُمَا فَوَجَدَا فِيهَا جِدَارٗا يُرِيدُ أَن يَنقَضَّ فَأَقَامَهُۥۖ قَالَ لَوۡ شِئۡتَ لَتَّخَذۡتَ عَلَيۡهِ أَجۡرٗا

Bunun üzerine yola çıktılar; bir şehrin halkına geldiklerinde onun halkından yiyecek istediler, fakat onları misafir etmekten kaçındılar. Orada yıkılmak isteyen bir duvar buldular, onu doğrulttu. Dedi: 'Eğer dileseydin, onun üzerine bir ücret alırdın.'

وَجَدَهَا

ve-cedehave onu buldu

2

تَجِدُوهُ

teciduhuonu bulursunuz

2

لَوَجَدُواْ

le-veceduelbette bulurlardı

2

وَجَدۡنَٰهُ

ve-cednahuve onu bulduk

1

وَجَدتُّ

ve-cedtuve buldum

1