Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ن ص ف

n-s-f — Kök Analizi

ن ص ف

7

Kullanım

1

Lemma

4

Türev

5

Anlam

1 lemma, 4 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

نِصۡفُ

Lemma

nısfu

yarısı, yarı, orta, adalet

İsim
3

Örnek Ayetler (3)

Nisa 4:12

·

Kuran-ı Kerim

۞وَلَكُمۡ نِصۡفُ مَا تَرَكَ أَزۡوَٰجُكُمۡ إِن لَّمۡ يَكُن لَّهُنَّ وَلَدٞۚ فَإِن كَانَ لَهُنَّ وَلَدٞ فَلَكُمُ ٱلرُّبُعُ مِمَّا تَرَكۡنَۚ مِنۢ بَعۡدِ وَصِيَّةٖ يُوصِينَ بِهَآ أَوۡ دَيۡنٖۚ وَلَهُنَّ ٱلرُّبُعُ مِمَّا تَرَكۡتُمۡ إِن لَّمۡ يَكُن لَّكُمۡ وَلَدٞۚ فَإِن كَانَ لَكُمۡ وَلَدٞ فَلَهُنَّ ٱلثُّمُنُ مِمَّا تَرَكۡتُمۚ مِّنۢ بَعۡدِ وَصِيَّةٖ تُوصُونَ بِهَآ أَوۡ دَيۡنٖۗ وَإِن كَانَ رَجُلٞ يُورَثُ كَلَٰلَةً أَوِ ٱمۡرَأَةٞ وَلَهُۥٓ أَخٌ أَوۡ أُخۡتٞ فَلِكُلِّ وَٰحِدٖ مِّنۡهُمَا ٱلسُّدُسُۚ فَإِن كَانُوٓاْ أَكۡثَرَ مِن ذَٰلِكَ فَهُمۡ شُرَكَآءُ فِي ٱلثُّلُثِۚ مِنۢ بَعۡدِ وَصِيَّةٖ يُوصَىٰ بِهَآ أَوۡ دَيۡنٍ غَيۡرَ مُضَآرّٖۚ وَصِيَّةٗ مِّنَ ٱللَّهِۗ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَلِيمٞ

Ve eğer onların bir çocuğu yoksa, eşlerinizin bıraktığı şeyin yarısı sizin içindir. Fakat eğer onların bir çocuğu varsa, vasiyet ettikleri bir vasiyetten veya bir borçtan sonra bıraktıkları şeyden dörtte bir sizin içindir. Ve eğer sizin bir çocuğunuz yoksa, bıraktığınız şeyden dörtte bir onlar içindir. Fakat eğer sizin bir çocuğunuz varsa, vasiyet ettiğiniz bir vasiyetten veya bir borçtan sonra bıraktığınız şeyden sekizde bir onlar içindir. Ve eğer miras bırakılan bir adam veya bir kadın kelale ise ve onun bir erkek kardeşi veya bir kız kardeşi varsa, ikisinden her biri için altıda bir vardır. Fakat eğer bundan daha çok iseler, zarar verici olmayan vasiyet edilen bir vasiyetten veya bir borçtan sonra üçte birin içinde ortaklardır. Allah'tan bir vasiyet olarak. Ve Allah Bilen'dir, Yumuşak Başlı'dır.

Nisa 4:25

·

Kuran-ı Kerim

وَمَن لَّمۡ يَسۡتَطِعۡ مِنكُمۡ طَوۡلًا أَن يَنكِحَ ٱلۡمُحۡصَنَٰتِ ٱلۡمُؤۡمِنَٰتِ فَمِن مَّا مَلَكَتۡ أَيۡمَٰنُكُم مِّن فَتَيَٰتِكُمُ ٱلۡمُؤۡمِنَٰتِۚ وَٱللَّهُ أَعۡلَمُ بِإِيمَٰنِكُمۚ بَعۡضُكُم مِّنۢ بَعۡضٖۚ فَٱنكِحُوهُنَّ بِإِذۡنِ أَهۡلِهِنَّ وَءَاتُوهُنَّ أُجُورَهُنَّ بِٱلۡمَعۡرُوفِ مُحۡصَنَٰتٍ غَيۡرَ مُسَٰفِحَٰتٖ وَلَا مُتَّخِذَٰتِ أَخۡدَانٖۚ فَإِذَآ أُحۡصِنَّ فَإِنۡ أَتَيۡنَ بِفَٰحِشَةٖ فَعَلَيۡهِنَّ نِصۡفُ مَا عَلَى ٱلۡمُحۡصَنَٰتِ مِنَ ٱلۡعَذَابِۚ ذَٰلِكَ لِمَنۡ خَشِيَ ٱلۡعَنَتَ مِنكُمۡۚ وَأَن تَصۡبِرُواْ خَيۡرٞ لَّكُمۡۗ وَٱللَّهُ غَفُورٞ رَّحِيمٞ

Ve sizden kim inanan hür kadınları nikahlamaya bir zenginliğe güç yetiremezse, bunun üzerine sağ ellerinizin sahip olduğu inanan genç kızlarınızdandır. Ve Allah inancınızı daha iyi bilendir. Bazınız bazınızdandır. Bunun üzerine onları sahiplerinin izniyle nikahlayın ve onlara ücretlerini bilinenle verin; korunanlar olarak, fuhuş yapanlar ve gizli dostlar edinenler olmayan. Bunun üzerine evlendikleri zaman, fakat eğer bir fuhuş yaparlarsa, bunun üzerine hür kadınların üzerindeki azabın yarısı onların üzerinedir. İşte bu, sizden sıkıntıdan korkan kimse içindir. Ve sabretmeniz sizin için daha hayırlıdır. Ve Allah Örten'dir, Merhameti Kesintisiz'dir.

Nisa 4:176

·

Kuran-ı Kerim

يَسۡتَفۡتُونَكَ قُلِ ٱللَّهُ يُفۡتِيكُمۡ فِي ٱلۡكَلَٰلَةِۚ إِنِ ٱمۡرُؤٌاْ هَلَكَ لَيۡسَ لَهُۥ وَلَدٞ وَلَهُۥٓ أُخۡتٞ فَلَهَا نِصۡفُ مَا تَرَكَۚ وَهُوَ يَرِثُهَآ إِن لَّمۡ يَكُن لَّهَا وَلَدٞۚ فَإِن كَانَتَا ٱثۡنَتَيۡنِ فَلَهُمَا ٱلثُّلُثَانِ مِمَّا تَرَكَۚ وَإِن كَانُوٓاْ إِخۡوَةٗ رِّجَالٗا وَنِسَآءٗ فَلِلذَّكَرِ مِثۡلُ حَظِّ ٱلۡأُنثَيَيۡنِۗ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمۡ أَن تَضِلُّواْۗ وَٱللَّهُ بِكُلِّ شَيۡءٍ عَلِيمُۢ

Senden fetva istiyorlar. De ki: 'Allah kelale hakkında size fetva veriyor. Eğer bir kişi helak olursa, onun bir çocuğu yoktur ve onun bir kız kardeşi vardır; böylece bıraktığı şeyin yarısı onundur. Ve eğer onun bir çocuğu yoksa o ona mirasçı olur. Böylece eğer onlar iki iseler, böylece bıraktığı şeyden üçte ikisi onlarındır. Ve eğer onlar erkekler ve kadınlar kardeşler iseler, böylece erkek için iki dişinin payının misli vardır.' Sapmamanız için Allah size açıklıyor. Ve Allah her şeyi Bilen'dir.

فَنِصۡفُ

fe-nısfu

ve yarısı, yarı, orta, adalet

İsim
1

وَنِصۡفَهُۥ

ve-nısfehu

ve yarısı, yarı, orta, adalet

Zarf
1

نِّصۡفَهُۥٓ

nısfehu

yarısı, yarı, orta, adalet

İsim
1

ٱلنِّصۡفُ

en-nısfu

yarısı, yarı, orta, adalet

İsim
1

نِصۡفُ

Lemma

nısfuyarısı

3

Örnek Ayetler (3)

Nisa 4:12

·

Kuran-ı Kerim

۞وَلَكُمۡ نِصۡفُ مَا تَرَكَ أَزۡوَٰجُكُمۡ إِن لَّمۡ يَكُن لَّهُنَّ وَلَدٞۚ فَإِن كَانَ لَهُنَّ وَلَدٞ فَلَكُمُ ٱلرُّبُعُ مِمَّا تَرَكۡنَۚ مِنۢ بَعۡدِ وَصِيَّةٖ يُوصِينَ بِهَآ أَوۡ دَيۡنٖۚ وَلَهُنَّ ٱلرُّبُعُ مِمَّا تَرَكۡتُمۡ إِن لَّمۡ يَكُن لَّكُمۡ وَلَدٞۚ فَإِن كَانَ لَكُمۡ وَلَدٞ فَلَهُنَّ ٱلثُّمُنُ مِمَّا تَرَكۡتُمۚ مِّنۢ بَعۡدِ وَصِيَّةٖ تُوصُونَ بِهَآ أَوۡ دَيۡنٖۗ وَإِن كَانَ رَجُلٞ يُورَثُ كَلَٰلَةً أَوِ ٱمۡرَأَةٞ وَلَهُۥٓ أَخٌ أَوۡ أُخۡتٞ فَلِكُلِّ وَٰحِدٖ مِّنۡهُمَا ٱلسُّدُسُۚ فَإِن كَانُوٓاْ أَكۡثَرَ مِن ذَٰلِكَ فَهُمۡ شُرَكَآءُ فِي ٱلثُّلُثِۚ مِنۢ بَعۡدِ وَصِيَّةٖ يُوصَىٰ بِهَآ أَوۡ دَيۡنٍ غَيۡرَ مُضَآرّٖۚ وَصِيَّةٗ مِّنَ ٱللَّهِۗ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَلِيمٞ

Ve eğer onların bir çocuğu yoksa, eşlerinizin bıraktığı şeyin yarısı sizin içindir. Fakat eğer onların bir çocuğu varsa, vasiyet ettikleri bir vasiyetten veya bir borçtan sonra bıraktıkları şeyden dörtte bir sizin içindir. Ve eğer sizin bir çocuğunuz yoksa, bıraktığınız şeyden dörtte bir onlar içindir. Fakat eğer sizin bir çocuğunuz varsa, vasiyet ettiğiniz bir vasiyetten veya bir borçtan sonra bıraktığınız şeyden sekizde bir onlar içindir. Ve eğer miras bırakılan bir adam veya bir kadın kelale ise ve onun bir erkek kardeşi veya bir kız kardeşi varsa, ikisinden her biri için altıda bir vardır. Fakat eğer bundan daha çok iseler, zarar verici olmayan vasiyet edilen bir vasiyetten veya bir borçtan sonra üçte birin içinde ortaklardır. Allah'tan bir vasiyet olarak. Ve Allah Bilen'dir, Yumuşak Başlı'dır.

Nisa 4:25

·

Kuran-ı Kerim

وَمَن لَّمۡ يَسۡتَطِعۡ مِنكُمۡ طَوۡلًا أَن يَنكِحَ ٱلۡمُحۡصَنَٰتِ ٱلۡمُؤۡمِنَٰتِ فَمِن مَّا مَلَكَتۡ أَيۡمَٰنُكُم مِّن فَتَيَٰتِكُمُ ٱلۡمُؤۡمِنَٰتِۚ وَٱللَّهُ أَعۡلَمُ بِإِيمَٰنِكُمۚ بَعۡضُكُم مِّنۢ بَعۡضٖۚ فَٱنكِحُوهُنَّ بِإِذۡنِ أَهۡلِهِنَّ وَءَاتُوهُنَّ أُجُورَهُنَّ بِٱلۡمَعۡرُوفِ مُحۡصَنَٰتٍ غَيۡرَ مُسَٰفِحَٰتٖ وَلَا مُتَّخِذَٰتِ أَخۡدَانٖۚ فَإِذَآ أُحۡصِنَّ فَإِنۡ أَتَيۡنَ بِفَٰحِشَةٖ فَعَلَيۡهِنَّ نِصۡفُ مَا عَلَى ٱلۡمُحۡصَنَٰتِ مِنَ ٱلۡعَذَابِۚ ذَٰلِكَ لِمَنۡ خَشِيَ ٱلۡعَنَتَ مِنكُمۡۚ وَأَن تَصۡبِرُواْ خَيۡرٞ لَّكُمۡۗ وَٱللَّهُ غَفُورٞ رَّحِيمٞ

Ve sizden kim inanan hür kadınları nikahlamaya bir zenginliğe güç yetiremezse, bunun üzerine sağ ellerinizin sahip olduğu inanan genç kızlarınızdandır. Ve Allah inancınızı daha iyi bilendir. Bazınız bazınızdandır. Bunun üzerine onları sahiplerinin izniyle nikahlayın ve onlara ücretlerini bilinenle verin; korunanlar olarak, fuhuş yapanlar ve gizli dostlar edinenler olmayan. Bunun üzerine evlendikleri zaman, fakat eğer bir fuhuş yaparlarsa, bunun üzerine hür kadınların üzerindeki azabın yarısı onların üzerinedir. İşte bu, sizden sıkıntıdan korkan kimse içindir. Ve sabretmeniz sizin için daha hayırlıdır. Ve Allah Örten'dir, Merhameti Kesintisiz'dir.

Nisa 4:176

·

Kuran-ı Kerim

يَسۡتَفۡتُونَكَ قُلِ ٱللَّهُ يُفۡتِيكُمۡ فِي ٱلۡكَلَٰلَةِۚ إِنِ ٱمۡرُؤٌاْ هَلَكَ لَيۡسَ لَهُۥ وَلَدٞ وَلَهُۥٓ أُخۡتٞ فَلَهَا نِصۡفُ مَا تَرَكَۚ وَهُوَ يَرِثُهَآ إِن لَّمۡ يَكُن لَّهَا وَلَدٞۚ فَإِن كَانَتَا ٱثۡنَتَيۡنِ فَلَهُمَا ٱلثُّلُثَانِ مِمَّا تَرَكَۚ وَإِن كَانُوٓاْ إِخۡوَةٗ رِّجَالٗا وَنِسَآءٗ فَلِلذَّكَرِ مِثۡلُ حَظِّ ٱلۡأُنثَيَيۡنِۗ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمۡ أَن تَضِلُّواْۗ وَٱللَّهُ بِكُلِّ شَيۡءٍ عَلِيمُۢ

Senden fetva istiyorlar. De ki: 'Allah kelale hakkında size fetva veriyor. Eğer bir kişi helak olursa, onun bir çocuğu yoktur ve onun bir kız kardeşi vardır; böylece bıraktığı şeyin yarısı onundur. Ve eğer onun bir çocuğu yoksa o ona mirasçı olur. Böylece eğer onlar iki iseler, böylece bıraktığı şeyden üçte ikisi onlarındır. Ve eğer onlar erkekler ve kadınlar kardeşler iseler, böylece erkek için iki dişinin payının misli vardır.' Sapmamanız için Allah size açıklıyor. Ve Allah her şeyi Bilen'dir.

فَنِصۡفُ

fe-nısfuve yarısı

1

وَنِصۡفَهُۥ

ve-nısfehuve yarısı

1

نِّصۡفَهُۥٓ

nısfehuyarısı

1

ٱلنِّصۡفُ

en-nısfuyarısı

1