7
Kullanım
2
Lemma
1
Türev
9
Anlam
2 lemma, 1 türev form
Örnek Ayetler (4)
Maide 5:52
·
Kuran-ı Kerim
فَتَرَى ٱلَّذِينَ فِي قُلُوبِهِم مَّرَضٞ يُسَٰرِعُونَ فِيهِمۡ يَقُولُونَ نَخۡشَىٰٓ أَن تُصِيبَنَا دَآئِرَةٞۚ فَعَسَى ٱللَّهُ أَن يَأۡتِيَ بِٱلۡفَتۡحِ أَوۡ أَمۡرٖ مِّنۡ عِندِهِۦ فَيُصۡبِحُواْ عَلَىٰ مَآ أَسَرُّواْ فِيٓ أَنفُسِهِمۡ نَٰدِمِينَ
Böylece kalplerinde bir hastalık olan kimseleri görürsün, onların içinde acele ederler. Derler: 'Bize bir felaket isabet etmesinden korkarız.' O halde umulur ki Allah fethi veya kendi katından bir işi getirir, böylece nefslerinde gizledikleri şeye pişman olanlar olurlar.
Mü'minun 23:40
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ عَمَّا قَلِيلٖ لَّيُصۡبِحُنَّ نَٰدِمِينَ
Dedi: 'Az bir zaman sonra kesinlikle pişman olanlar olacaklardır.'
Şuara 26:157
·
Kuran-ı Kerim
فَعَقَرُوهَا فَأَصۡبَحُواْ نَٰدِمِينَ
Bunun üzerine onu kestiler, bunun üzerine pişman olanlar oldular.
Hucurat 49:6
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِن جَآءَكُمۡ فَاسِقُۢ بِنَبَإٖ فَتَبَيَّنُوٓاْ أَن تُصِيبُواْ قَوۡمَۢا بِجَهَٰلَةٖ فَتُصۡبِحُواْ عَلَىٰ مَا فَعَلۡتُمۡ نَٰدِمِينَ
Ey inanan kimseler, eğer yoldan çıkan biri size bir haberle gelirse, bunun üzerine onu açığa çıkarın; bilgisizlikle bir topluluğa isabet ettirmenizden, böylece yaptığınız şeye pişman olanlar olmanızdan.
Örnek Ayetler (1)
Maide 5:31
·
Kuran-ı Kerim
فَبَعَثَ ٱللَّهُ غُرَابٗا يَبۡحَثُ فِي ٱلۡأَرۡضِ لِيُرِيَهُۥ كَيۡفَ يُوَٰرِي سَوۡءَةَ أَخِيهِۚ قَالَ يَٰوَيۡلَتَىٰٓ أَعَجَزۡتُ أَنۡ أَكُونَ مِثۡلَ هَٰذَا ٱلۡغُرَابِ فَأُوَٰرِيَ سَوۡءَةَ أَخِيۖ فَأَصۡبَحَ مِنَ ٱلنَّـٰدِمِينَ
Böylece Allah, kardeşinin cesedini nasıl örteceğini ona göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. Dedi: 'Ey vah bana, bu karga gibi olmaktan, böylece kardeşimin cesedini örtmekten aciz mi oldum?' Böylece pişman olanlardan oldu.
Örnek Ayetler (2)
Yunus 10:54
·
Kuran-ı Kerim
وَلَوۡ أَنَّ لِكُلِّ نَفۡسٖ ظَلَمَتۡ مَا فِي ٱلۡأَرۡضِ لَٱفۡتَدَتۡ بِهِۦۗ وَأَسَرُّواْ ٱلنَّدَامَةَ لَمَّا رَأَوُاْ ٱلۡعَذَابَۖ وَقُضِيَ بَيۡنَهُم بِٱلۡقِسۡطِ وَهُمۡ لَا يُظۡلَمُونَ
Ve eğer zulmeden her nefs için yerdekiler olsaydı kesinlikle onu fidye verirdi. Ve azabı gördükleri zaman pişmanlığı gizlediler. Aralarında adaletle hükmedildi ve onlar zulme uğratılmazlar.
Sebe 34:33
·
Kuran-ı Kerim
وَقَالَ ٱلَّذِينَ ٱسۡتُضۡعِفُواْ لِلَّذِينَ ٱسۡتَكۡبَرُواْ بَلۡ مَكۡرُ ٱلَّيۡلِ وَٱلنَّهَارِ إِذۡ تَأۡمُرُونَنَآ أَن نَّكۡفُرَ بِٱللَّهِ وَنَجۡعَلَ لَهُۥٓ أَندَادٗاۚ وَأَسَرُّواْ ٱلنَّدَامَةَ لَمَّا رَأَوُاْ ٱلۡعَذَابَۚ وَجَعَلۡنَا ٱلۡأَغۡلَٰلَ فِيٓ أَعۡنَاقِ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْۖ هَلۡ يُجۡزَوۡنَ إِلَّا مَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ
Ve zayıf bırakılan kimseler büyüklük taslayan kimselere dedi: 'Aksine, Allah'ı örtmemizi ve O'na denkler kılmamızı bize emrettiğiniz zaman gecenin ve gündüzün tuzağıdır.' Ve azabı gördükleri zaman pişmanlığı gizlediler. Ve örten kimselerin boyunlarının içinde boyundurukları kıldık. Yapıyor oldukları şey hariç karşılık verilirler mi?