Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ك و ن

k-v-n — Kök Analizi

ك و ن

1390

Kullanım

3

Lemma

119

Türev

80

Anlam

3 lemma, 119 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

لِيَكُونَ

li-yekune

için olsun, olmak, var olmak, meydana gelmek

Fiil
3

يَكُنۡ

yekun

olur, olmak, var olmak, meydana gelmek

Fiil
3

لِتَكُونَ

li-tekune

durması için, durmak, var olmak, olmak

Fiil
3

أَكُن

ekun

olayım, olmak, var olmak, bulunmak

Fiil
3

وَيَكُونَ

ve-yekune

ve olur, olmak, var olmak, meydana gelmek

Fiil
3

وَّكَانُواْ

ve-kanu

ve durdular, durmak, var olmak, olmak

Fiil
3

Örnek Ayetler (3)

Bakara 2:61

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذۡ قُلۡتُمۡ يَٰمُوسَىٰ لَن نَّصۡبِرَ عَلَىٰ طَعَامٖ وَٰحِدٖ فَٱدۡعُ لَنَا رَبَّكَ يُخۡرِجۡ لَنَا مِمَّا تُنۢبِتُ ٱلۡأَرۡضُ مِنۢ بَقۡلِهَا وَقِثَّآئِهَا وَفُومِهَا وَعَدَسِهَا وَبَصَلِهَاۖ قَالَ أَتَسۡتَبۡدِلُونَ ٱلَّذِي هُوَ أَدۡنَىٰ بِٱلَّذِي هُوَ خَيۡرٌۚ ٱهۡبِطُواْ مِصۡرٗا فَإِنَّ لَكُم مَّا سَأَلۡتُمۡۗ وَضُرِبَتۡ عَلَيۡهِمُ ٱلذِّلَّةُ وَٱلۡمَسۡكَنَةُ وَبَآءُو بِغَضَبٖ مِّنَ ٱللَّهِۚ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ كَانُواْ يَكۡفُرُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَيَقۡتُلُونَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ بِغَيۡرِ ٱلۡحَقِّۚ ذَٰلِكَ بِمَا عَصَواْ وَّكَانُواْ يَعۡتَدُونَ

Ve demiştiniz: 'Ey Musa, tek bir yemeğin üzerine asla sabretmeyeceğiz. Öyleyse bizim için Rabbini çağır, yeryüzünün bitirdiği şeylerden; sebzesinden, acurundan, sarımsağından, mercimeğinden ve soğanından bize çıkarsın.' Demişti: 'Daha aşağı olanı daha hayırlı olanla mı değiştiriyorsunuz? Mısır'a inin, şüphesiz istediğiniz şey sizin içindir.' Ve onların üzerine alçaklık ve miskinlik vuruldu ve Allah'tan bir gazapla döndüler. Bu, onların Allah'ın ayetlerini örtmeleri ve nebileri hak olmaksızın katletmeleri sebebiyledir. Bu, isyan etmeleri ve haddi aşmaları sebebiyledir.

Ali İmran 3:112

·

Kuran-ı Kerim

ضُرِبَتۡ عَلَيۡهِمُ ٱلذِّلَّةُ أَيۡنَ مَا ثُقِفُوٓاْ إِلَّا بِحَبۡلٖ مِّنَ ٱللَّهِ وَحَبۡلٖ مِّنَ ٱلنَّاسِ وَبَآءُو بِغَضَبٖ مِّنَ ٱللَّهِ وَضُرِبَتۡ عَلَيۡهِمُ ٱلۡمَسۡكَنَةُۚ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ كَانُواْ يَكۡفُرُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَيَقۡتُلُونَ ٱلۡأَنۢبِيَآءَ بِغَيۡرِ حَقّٖۚ ذَٰلِكَ بِمَا عَصَواْ وَّكَانُواْ يَعۡتَدُونَ

Allah'tan bir ip ve insanlardan bir ip hariç, nerede bulunurlarsa bulunsunlar onların üzerine aşağılanma vuruldu. Ve Allah'tan bir gazapla döndüler ve onların üzerine çaresizlik vuruldu. Bu, onların Allah'ın ayetlerini örtmeleri ve nebileri haksız yere katletmeleri sebebiyledir. Bu, isyan etmeleri ve sınırı aşmaları sebebiyledir.

Maide 5:78

·

Kuran-ı Kerim

لُعِنَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ مِنۢ بَنِيٓ إِسۡرَـٰٓءِيلَ عَلَىٰ لِسَانِ دَاوُۥدَ وَعِيسَى ٱبۡنِ مَرۡيَمَۚ ذَٰلِكَ بِمَا عَصَواْ وَّكَانُواْ يَعۡتَدُونَ

İsrail oğullarından örten kimseler Davut ve Meryem oğlu İsa dili üzerinden lanetlendi. Bu, isyan ettikleri ve haddi aşıyor oldukları şey sebebiyledir.

كُنَّ

kunne

oldular, olmak, bulunmak, var olmak

Fiil
3

وَكَانَتِ

ve-kaneti

ve oldu, olmak, var olmak, gerçekleşmek

Fiil
3

كَانَتَا

kaneta

ikisi oldu, olmak, var olmak, gerçekleşmek

Fiil
3

فَتَكُونَا

fe-tekuna

ve olursunuz, olmak, var olmak, meydana gelmek

Fiil
2

وَكُنتَ

ve-kunte

ve oldun, olmak, bulunmak, var olmak

Fiil
2

لَكُنَّا

le-kunna

elbette olurduk, olmak, bulunmak, var olmak

Fiil
2

لَتَكُونَنَّ

le-tekunenne

elbette olacaksın, olmak, var olmak, meydana gelmek

Fiil
2

كُنتُنَّ

kuntunne

oldunuz, olmak, bulunmak, gerçekleşmek

Fiil
2

وَكُنتُ

ve-kuntu

ve oldum, olmak, var olmak, meydana gelmek

Fiil
2

تَكُونُوٓاْ

tekunu

olursunuz, olmak, var olmak, meydana gelmek

Fiil
2

لَكُنتُ

le-kuntu

elbette oldum, olmak, var olmak, meydana gelmek

Fiil
2

وَأَكُن

ve-ekun

ve olayım, olmak, var olmak, meydana gelmek

Fiil
2

كَانَا

kana

oldular, var olmak, olmak, meydana gelmek, bulunmak

Fiil
2

نَّكُونَ

nekune

oluruz, var olmak, olmak, meydana gelmek

Fiil
2

لِيَكُونَ

li-yekuneiçin olsun

3

يَكُنۡ

yekunolur

3

لِتَكُونَ

li-tekunedurması için

3

أَكُن

ekunolayım

3

وَيَكُونَ

ve-yekuneve olur

3

وَّكَانُواْ

ve-kanuve durdular

3

Örnek Ayetler (3)

Bakara 2:61

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذۡ قُلۡتُمۡ يَٰمُوسَىٰ لَن نَّصۡبِرَ عَلَىٰ طَعَامٖ وَٰحِدٖ فَٱدۡعُ لَنَا رَبَّكَ يُخۡرِجۡ لَنَا مِمَّا تُنۢبِتُ ٱلۡأَرۡضُ مِنۢ بَقۡلِهَا وَقِثَّآئِهَا وَفُومِهَا وَعَدَسِهَا وَبَصَلِهَاۖ قَالَ أَتَسۡتَبۡدِلُونَ ٱلَّذِي هُوَ أَدۡنَىٰ بِٱلَّذِي هُوَ خَيۡرٌۚ ٱهۡبِطُواْ مِصۡرٗا فَإِنَّ لَكُم مَّا سَأَلۡتُمۡۗ وَضُرِبَتۡ عَلَيۡهِمُ ٱلذِّلَّةُ وَٱلۡمَسۡكَنَةُ وَبَآءُو بِغَضَبٖ مِّنَ ٱللَّهِۚ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ كَانُواْ يَكۡفُرُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَيَقۡتُلُونَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ بِغَيۡرِ ٱلۡحَقِّۚ ذَٰلِكَ بِمَا عَصَواْ وَّكَانُواْ يَعۡتَدُونَ

Ve demiştiniz: 'Ey Musa, tek bir yemeğin üzerine asla sabretmeyeceğiz. Öyleyse bizim için Rabbini çağır, yeryüzünün bitirdiği şeylerden; sebzesinden, acurundan, sarımsağından, mercimeğinden ve soğanından bize çıkarsın.' Demişti: 'Daha aşağı olanı daha hayırlı olanla mı değiştiriyorsunuz? Mısır'a inin, şüphesiz istediğiniz şey sizin içindir.' Ve onların üzerine alçaklık ve miskinlik vuruldu ve Allah'tan bir gazapla döndüler. Bu, onların Allah'ın ayetlerini örtmeleri ve nebileri hak olmaksızın katletmeleri sebebiyledir. Bu, isyan etmeleri ve haddi aşmaları sebebiyledir.

Ali İmran 3:112

·

Kuran-ı Kerim

ضُرِبَتۡ عَلَيۡهِمُ ٱلذِّلَّةُ أَيۡنَ مَا ثُقِفُوٓاْ إِلَّا بِحَبۡلٖ مِّنَ ٱللَّهِ وَحَبۡلٖ مِّنَ ٱلنَّاسِ وَبَآءُو بِغَضَبٖ مِّنَ ٱللَّهِ وَضُرِبَتۡ عَلَيۡهِمُ ٱلۡمَسۡكَنَةُۚ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ كَانُواْ يَكۡفُرُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَيَقۡتُلُونَ ٱلۡأَنۢبِيَآءَ بِغَيۡرِ حَقّٖۚ ذَٰلِكَ بِمَا عَصَواْ وَّكَانُواْ يَعۡتَدُونَ

Allah'tan bir ip ve insanlardan bir ip hariç, nerede bulunurlarsa bulunsunlar onların üzerine aşağılanma vuruldu. Ve Allah'tan bir gazapla döndüler ve onların üzerine çaresizlik vuruldu. Bu, onların Allah'ın ayetlerini örtmeleri ve nebileri haksız yere katletmeleri sebebiyledir. Bu, isyan etmeleri ve sınırı aşmaları sebebiyledir.

Maide 5:78

·

Kuran-ı Kerim

لُعِنَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ مِنۢ بَنِيٓ إِسۡرَـٰٓءِيلَ عَلَىٰ لِسَانِ دَاوُۥدَ وَعِيسَى ٱبۡنِ مَرۡيَمَۚ ذَٰلِكَ بِمَا عَصَواْ وَّكَانُواْ يَعۡتَدُونَ

İsrail oğullarından örten kimseler Davut ve Meryem oğlu İsa dili üzerinden lanetlendi. Bu, isyan ettikleri ve haddi aşıyor oldukları şey sebebiyledir.

كُنَّ

kunneoldular

3

وَكَانَتِ

ve-kanetive oldu

3

كَانَتَا

kanetaikisi oldu

3

فَتَكُونَا

fe-tekunave olursunuz

2

وَكُنتَ

ve-kunteve oldun

2

لَكُنَّا

le-kunnaelbette olurduk

2

لَتَكُونَنَّ

le-tekunenneelbette olacaksın

2

كُنتُنَّ

kuntunneoldunuz

2

وَكُنتُ

ve-kuntuve oldum

2

تَكُونُوٓاْ

tekunuolursunuz

2

لَكُنتُ

le-kuntuelbette oldum

2

وَأَكُن

ve-ekunve olayım

2

كَانَا

kanaoldular

2

نَّكُونَ

nekuneoluruz

2