Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ك و ن

k-v-n — Kök Analizi

ك و ن

1390

Kullanım

3

Lemma

119

Türev

80

Anlam

3 lemma, 119 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

تَكُونَنَّ

tekunenne

olursun, olmak, meydana gelmek, bulunmak

Fiil
9

أَكُونَ

ekune

olurum, olmak, var olmak, meydana gelmek

Fiil
9

فَيَكُونُ

fe-yekunu

ve olur, olmak, meydana gelmek, bulunmak

Fiil
9

كُن

kun

ol, olmak, var olmak, meydana gelmek

Fiil
8

فَكَانَ

fe-kane

ve oldu, olmak, var olmak, meydana gelmek

Fiil
8

Örnek Ayetler (5 / 8)

A'raf 7:175

·

Kuran-ı Kerim

وَٱتۡلُ عَلَيۡهِمۡ نَبَأَ ٱلَّذِيٓ ءَاتَيۡنَٰهُ ءَايَٰتِنَا فَٱنسَلَخَ مِنۡهَا فَأَتۡبَعَهُ ٱلشَّيۡطَٰنُ فَكَانَ مِنَ ٱلۡغَاوِينَ

Ve onlara ayetlerimizi verdiğimiz kimsenin haberini oku. Bunun üzerine onlardan sıyrılıp çıktı, bunun üzerine şeytan onu peşine taktı, böylece azgınlardan oldu.

Hud 11:43

·

Kuran-ı Kerim

قَالَ سَـَٔاوِيٓ إِلَىٰ جَبَلٖ يَعۡصِمُنِي مِنَ ٱلۡمَآءِۚ قَالَ لَا عَاصِمَ ٱلۡيَوۡمَ مِنۡ أَمۡرِ ٱللَّهِ إِلَّا مَن رَّحِمَۚ وَحَالَ بَيۡنَهُمَا ٱلۡمَوۡجُ فَكَانَ مِنَ ٱلۡمُغۡرَقِينَ

Dedi: 'Beni sudan koruyacak bir dağa sığınacağım.' Dedi: 'Bugün Allah'ın emrinden merhamet ettiği kimseden başka koruyucu yoktur.' Ve ikisinin arasına dalga girdi, böylece batırılanlardan oldu.

Kehf 18:80

·

Kuran-ı Kerim

وَأَمَّا ٱلۡغُلَٰمُ فَكَانَ أَبَوَاهُ مُؤۡمِنَيۡنِ فَخَشِينَآ أَن يُرۡهِقَهُمَا طُغۡيَٰنٗا وَكُفۡرٗا

Oğlana gelince, onun babası ve annesi inananlardı; onlara taşkınlık ve örtme yüklemesinden korktuk.

Kehf 18:82

·

Kuran-ı Kerim

وَأَمَّا ٱلۡجِدَارُ فَكَانَ لِغُلَٰمَيۡنِ يَتِيمَيۡنِ فِي ٱلۡمَدِينَةِ وَكَانَ تَحۡتَهُۥ كَنزٞ لَّهُمَا وَكَانَ أَبُوهُمَا صَٰلِحٗا فَأَرَادَ رَبُّكَ أَن يَبۡلُغَآ أَشُدَّهُمَا وَيَسۡتَخۡرِجَا كَنزَهُمَا رَحۡمَةٗ مِّن رَّبِّكَۚ وَمَا فَعَلۡتُهُۥ عَنۡ أَمۡرِيۚ ذَٰلِكَ تَأۡوِيلُ مَا لَمۡ تَسۡطِع عَّلَيۡهِ صَبۡرٗا

Duvara gelince, şehirdeki iki yetim oğlanındı ve onun altında onlara ait bir hazine vardı ve onların babası doğru bir kimseydi. Böylece Rabbin onların güçlerine ulaşmalarını ve Rabbinden bir merhamet olarak hazinelerini çıkarmalarını istedi. Ve onu kendi emrimden yapmadım. İşte bu, üzerine sabretmeye güç yetiremediğin şeyin yorumudur.

Şuara 26:63

·

Kuran-ı Kerim

فَأَوۡحَيۡنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنِ ٱضۡرِب بِّعَصَاكَ ٱلۡبَحۡرَۖ فَٱنفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرۡقٖ كَٱلطَّوۡدِ ٱلۡعَظِيمِ

Bunun üzerine Musa'ya vahyettik: 'Asanla denize vur.' Bunun üzerine yarıldı ve her parça büyük dağ gibi oldu.

Tüm 8 kullanımı gör

يَكُ

yeku

olur, olmak, var olmak, bulunmak

Fiil
8

كُونُواْ

kunu

olun, olmak, var olmak

Fiil
8

وَكُنتُمۡ

ve-kuntum

ve oldunuz, olmak, bulunmak, var olmak

Fiil
7

تَكُ

teku

olur, olmak, var olmak, bulunmak

Fiil
7

لَكَانَ

le-kane

elbette oldu, olmak, var olmak, meydana gelmek

Fiil
6

فَتَكُونَ

fe-tekune

ve olur, olmak, var olmak, meydana gelmek

Fiil
6

فَكَانَتۡ

fe-kanet

ve oldu, olmak, var olmak, meydana gelmek

Fiil
5

فَكَانُواْ

fe-kanu

ve oldular, olmak, var olmak, meydana gelmek

Fiil
5

لَنَكُونَنَّ

le-nekunenne

elbette olacağız, var olmak, olmak, bulunmak

Fiil
4

نَكُن

nekun

oluruz, olmak, bulunmak, var olmak

Fiil
4

كَانَت

kanet

oldu, olmak, bulunmak, gerçekleşmek

Fiil
4

تَكُنۡ

tekun

olursun, olmak, bulunmak, var olmak

Fiil
4

يَكُنِ

yekuni

olur, olmak, var olmak, meydana gelmek

Fiil
4

وَكُن

ve-kun

ve ol, olmak, var olmak, gerçekleşmek

Fiil
3

وَنَكُونَ

ve-nekune

ve oluruz, olmak, var olmak, bulunmak

Fiil
3

تَكُونَنَّ

tekunenneolursun

9

أَكُونَ

ekuneolurum

9

فَيَكُونُ

fe-yekunuve olur

9

كُن

kunol

8

فَكَانَ

fe-kaneve oldu

8

Örnek Ayetler (5 / 8)

A'raf 7:175

·

Kuran-ı Kerim

وَٱتۡلُ عَلَيۡهِمۡ نَبَأَ ٱلَّذِيٓ ءَاتَيۡنَٰهُ ءَايَٰتِنَا فَٱنسَلَخَ مِنۡهَا فَأَتۡبَعَهُ ٱلشَّيۡطَٰنُ فَكَانَ مِنَ ٱلۡغَاوِينَ

Ve onlara ayetlerimizi verdiğimiz kimsenin haberini oku. Bunun üzerine onlardan sıyrılıp çıktı, bunun üzerine şeytan onu peşine taktı, böylece azgınlardan oldu.

Hud 11:43

·

Kuran-ı Kerim

قَالَ سَـَٔاوِيٓ إِلَىٰ جَبَلٖ يَعۡصِمُنِي مِنَ ٱلۡمَآءِۚ قَالَ لَا عَاصِمَ ٱلۡيَوۡمَ مِنۡ أَمۡرِ ٱللَّهِ إِلَّا مَن رَّحِمَۚ وَحَالَ بَيۡنَهُمَا ٱلۡمَوۡجُ فَكَانَ مِنَ ٱلۡمُغۡرَقِينَ

Dedi: 'Beni sudan koruyacak bir dağa sığınacağım.' Dedi: 'Bugün Allah'ın emrinden merhamet ettiği kimseden başka koruyucu yoktur.' Ve ikisinin arasına dalga girdi, böylece batırılanlardan oldu.

Kehf 18:80

·

Kuran-ı Kerim

وَأَمَّا ٱلۡغُلَٰمُ فَكَانَ أَبَوَاهُ مُؤۡمِنَيۡنِ فَخَشِينَآ أَن يُرۡهِقَهُمَا طُغۡيَٰنٗا وَكُفۡرٗا

Oğlana gelince, onun babası ve annesi inananlardı; onlara taşkınlık ve örtme yüklemesinden korktuk.

Kehf 18:82

·

Kuran-ı Kerim

وَأَمَّا ٱلۡجِدَارُ فَكَانَ لِغُلَٰمَيۡنِ يَتِيمَيۡنِ فِي ٱلۡمَدِينَةِ وَكَانَ تَحۡتَهُۥ كَنزٞ لَّهُمَا وَكَانَ أَبُوهُمَا صَٰلِحٗا فَأَرَادَ رَبُّكَ أَن يَبۡلُغَآ أَشُدَّهُمَا وَيَسۡتَخۡرِجَا كَنزَهُمَا رَحۡمَةٗ مِّن رَّبِّكَۚ وَمَا فَعَلۡتُهُۥ عَنۡ أَمۡرِيۚ ذَٰلِكَ تَأۡوِيلُ مَا لَمۡ تَسۡطِع عَّلَيۡهِ صَبۡرٗا

Duvara gelince, şehirdeki iki yetim oğlanındı ve onun altında onlara ait bir hazine vardı ve onların babası doğru bir kimseydi. Böylece Rabbin onların güçlerine ulaşmalarını ve Rabbinden bir merhamet olarak hazinelerini çıkarmalarını istedi. Ve onu kendi emrimden yapmadım. İşte bu, üzerine sabretmeye güç yetiremediğin şeyin yorumudur.

Şuara 26:63

·

Kuran-ı Kerim

فَأَوۡحَيۡنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنِ ٱضۡرِب بِّعَصَاكَ ٱلۡبَحۡرَۖ فَٱنفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرۡقٖ كَٱلطَّوۡدِ ٱلۡعَظِيمِ

Bunun üzerine Musa'ya vahyettik: 'Asanla denize vur.' Bunun üzerine yarıldı ve her parça büyük dağ gibi oldu.

Tüm 8 kullanımı gör

يَكُ

yekuolur

8

كُونُواْ

kunuolun

8

وَكُنتُمۡ

ve-kuntumve oldunuz

7

تَكُ

tekuolur

7

لَكَانَ

le-kaneelbette oldu

6

فَتَكُونَ

fe-tekuneve olur

6

فَكَانَتۡ

fe-kanetve oldu

5

فَكَانُواْ

fe-kanuve oldular

5

لَنَكُونَنَّ

le-nekunenneelbette olacağız

4

نَكُن

nekunoluruz

4

كَانَت

kanetoldu

4

تَكُنۡ

tekunolursun

4

يَكُنِ

yekuniolur

4

وَكُن

ve-kunve ol

3

وَنَكُونَ

ve-nekuneve oluruz

3
ك و ن Kökü — Kelime Analizi | Vahiy.org