Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ك و ن

k-v-n — Kök Analizi

ك و ن

1390

Kullanım

3

Lemma

119

Türev

80

Anlam

3 lemma, 119 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

تَكُونَنَّ

tekunenne

olursun, olmak, meydana gelmek, bulunmak

Fiil
9

أَكُونَ

ekune

olurum, olmak, var olmak, meydana gelmek

Fiil
9

فَيَكُونُ

fe-yekunu

ve olur, olmak, meydana gelmek, bulunmak

Fiil
9

كُن

kun

ol, olmak, var olmak, meydana gelmek

Fiil
8

فَكَانَ

fe-kane

ve oldu, olmak, var olmak, meydana gelmek

Fiil
8

يَكُ

yeku

olur, olmak, var olmak, bulunmak

Fiil
8

كُونُواْ

kunu

olun, olmak, var olmak

Fiil
8

وَكُنتُمۡ

ve-kuntum

ve oldunuz, olmak, bulunmak, var olmak

Fiil
7

تَكُ

teku

olur, olmak, var olmak, bulunmak

Fiil
7

Örnek Ayetler (5 / 7)

Nisa 4:40

·

Kuran-ı Kerim

إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَظۡلِمُ مِثۡقَالَ ذَرَّةٖۖ وَإِن تَكُ حَسَنَةٗ يُضَٰعِفۡهَا وَيُؤۡتِ مِن لَّدُنۡهُ أَجۡرًا عَظِيمٗا

Şüphesiz Allah bir zerre ağırlığınca zulmetmez. Ve eğer bir iyilik olursa onu katlar ve kendi katından büyük bir ödül verir.

Hud 11:17

·

Kuran-ı Kerim

أَفَمَن كَانَ عَلَىٰ بَيِّنَةٖ مِّن رَّبِّهِۦ وَيَتۡلُوهُ شَاهِدٞ مِّنۡهُ وَمِن قَبۡلِهِۦ كِتَٰبُ مُوسَىٰٓ إِمَامٗا وَرَحۡمَةًۚ أُوْلَـٰٓئِكَ يُؤۡمِنُونَ بِهِۦۚ وَمَن يَكۡفُرۡ بِهِۦ مِنَ ٱلۡأَحۡزَابِ فَٱلنَّارُ مَوۡعِدُهُۥۚ فَلَا تَكُ فِي مِرۡيَةٖ مِّنۡهُۚ إِنَّهُ ٱلۡحَقُّ مِن رَّبِّكَ وَلَٰكِنَّ أَكۡثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يُؤۡمِنُونَ

Öyleyse Rabbinden bir açık delil üzerinde olan, O'ndan bir tanığın onu izlediği ve ondan önce bir önder ve bir merhamet olarak Musa'nın kitabının bulunduğu kimse mi? İşte onlar ona inanırlar. Ve gruplardan kim onu örterse, öyleyse ateş onun vaat edilen yeridir. Öyleyse ondan bir şüphe içinde olma. Şüphesiz o Rabbinden gerçektir fakat insanların çoğu inanmazlar.

Hud 11:109

·

Kuran-ı Kerim

فَلَا تَكُ فِي مِرۡيَةٖ مِّمَّا يَعۡبُدُ هَـٰٓؤُلَآءِۚ مَا يَعۡبُدُونَ إِلَّا كَمَا يَعۡبُدُ ءَابَآؤُهُم مِّن قَبۡلُۚ وَإِنَّا لَمُوَفُّوهُمۡ نَصِيبَهُمۡ غَيۡرَ مَنقُوصٖ

Böylece bunların kulluk ettikleri şeylerden bir şüphe içinde olma. Onlar sadece daha önce babalarının kulluk ettiği gibi kulluk ediyorlar. Ve şüphesiz biz onların paylarını eksiltmeden onlara tam olarak vereceğiz.

Nahl 16:127

·

Kuran-ı Kerim

وَٱصۡبِرۡ وَمَا صَبۡرُكَ إِلَّا بِٱللَّهِۚ وَلَا تَحۡزَنۡ عَلَيۡهِمۡ وَلَا تَكُ فِي ضَيۡقٖ مِّمَّا يَمۡكُرُونَ

Ve sabret ve senin sabrın Allah ile olandan başkası değildir. Ve onlara üzülme ve tuzak kurdukları şeyden bir sıkıntı içinde olma.

Meryem 19:9

·

Kuran-ı Kerim

قَالَ كَذَٰلِكَ قَالَ رَبُّكَ هُوَ عَلَيَّ هَيِّنٞ وَقَدۡ خَلَقۡتُكَ مِن قَبۡلُ وَلَمۡ تَكُ شَيۡـٔٗا

Demişti: 'İşte böyle, Rabbin dedi: O bana kolaydır. Ve önceden sen bir şey değilken kesinlikle seni yarattım.'

Tüm 7 kullanımı gör

لَكَانَ

le-kane

elbette oldu, olmak, var olmak, meydana gelmek

Fiil
6

فَتَكُونَ

fe-tekune

ve olur, olmak, var olmak, meydana gelmek

Fiil
6

فَكَانَتۡ

fe-kanet

ve oldu, olmak, var olmak, meydana gelmek

Fiil
5

فَكَانُواْ

fe-kanu

ve oldular, olmak, var olmak, meydana gelmek

Fiil
5

لَنَكُونَنَّ

le-nekunenne

elbette olacağız, var olmak, olmak, bulunmak

Fiil
4

نَكُن

nekun

oluruz, olmak, bulunmak, var olmak

Fiil
4

كَانَت

kanet

oldu, olmak, bulunmak, gerçekleşmek

Fiil
4

تَكُنۡ

tekun

olursun, olmak, bulunmak, var olmak

Fiil
4

يَكُنِ

yekuni

olur, olmak, var olmak, meydana gelmek

Fiil
4

وَكُن

ve-kun

ve ol, olmak, var olmak, gerçekleşmek

Fiil
3

وَنَكُونَ

ve-nekune

ve oluruz, olmak, var olmak, bulunmak

Fiil
3

تَكُونَنَّ

tekunenneolursun

9

أَكُونَ

ekuneolurum

9

فَيَكُونُ

fe-yekunuve olur

9

كُن

kunol

8

فَكَانَ

fe-kaneve oldu

8

يَكُ

yekuolur

8

كُونُواْ

kunuolun

8

وَكُنتُمۡ

ve-kuntumve oldunuz

7

تَكُ

tekuolur

7

Örnek Ayetler (5 / 7)

Nisa 4:40

·

Kuran-ı Kerim

إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَظۡلِمُ مِثۡقَالَ ذَرَّةٖۖ وَإِن تَكُ حَسَنَةٗ يُضَٰعِفۡهَا وَيُؤۡتِ مِن لَّدُنۡهُ أَجۡرًا عَظِيمٗا

Şüphesiz Allah bir zerre ağırlığınca zulmetmez. Ve eğer bir iyilik olursa onu katlar ve kendi katından büyük bir ödül verir.

Hud 11:17

·

Kuran-ı Kerim

أَفَمَن كَانَ عَلَىٰ بَيِّنَةٖ مِّن رَّبِّهِۦ وَيَتۡلُوهُ شَاهِدٞ مِّنۡهُ وَمِن قَبۡلِهِۦ كِتَٰبُ مُوسَىٰٓ إِمَامٗا وَرَحۡمَةًۚ أُوْلَـٰٓئِكَ يُؤۡمِنُونَ بِهِۦۚ وَمَن يَكۡفُرۡ بِهِۦ مِنَ ٱلۡأَحۡزَابِ فَٱلنَّارُ مَوۡعِدُهُۥۚ فَلَا تَكُ فِي مِرۡيَةٖ مِّنۡهُۚ إِنَّهُ ٱلۡحَقُّ مِن رَّبِّكَ وَلَٰكِنَّ أَكۡثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يُؤۡمِنُونَ

Öyleyse Rabbinden bir açık delil üzerinde olan, O'ndan bir tanığın onu izlediği ve ondan önce bir önder ve bir merhamet olarak Musa'nın kitabının bulunduğu kimse mi? İşte onlar ona inanırlar. Ve gruplardan kim onu örterse, öyleyse ateş onun vaat edilen yeridir. Öyleyse ondan bir şüphe içinde olma. Şüphesiz o Rabbinden gerçektir fakat insanların çoğu inanmazlar.

Hud 11:109

·

Kuran-ı Kerim

فَلَا تَكُ فِي مِرۡيَةٖ مِّمَّا يَعۡبُدُ هَـٰٓؤُلَآءِۚ مَا يَعۡبُدُونَ إِلَّا كَمَا يَعۡبُدُ ءَابَآؤُهُم مِّن قَبۡلُۚ وَإِنَّا لَمُوَفُّوهُمۡ نَصِيبَهُمۡ غَيۡرَ مَنقُوصٖ

Böylece bunların kulluk ettikleri şeylerden bir şüphe içinde olma. Onlar sadece daha önce babalarının kulluk ettiği gibi kulluk ediyorlar. Ve şüphesiz biz onların paylarını eksiltmeden onlara tam olarak vereceğiz.

Nahl 16:127

·

Kuran-ı Kerim

وَٱصۡبِرۡ وَمَا صَبۡرُكَ إِلَّا بِٱللَّهِۚ وَلَا تَحۡزَنۡ عَلَيۡهِمۡ وَلَا تَكُ فِي ضَيۡقٖ مِّمَّا يَمۡكُرُونَ

Ve sabret ve senin sabrın Allah ile olandan başkası değildir. Ve onlara üzülme ve tuzak kurdukları şeyden bir sıkıntı içinde olma.

Meryem 19:9

·

Kuran-ı Kerim

قَالَ كَذَٰلِكَ قَالَ رَبُّكَ هُوَ عَلَيَّ هَيِّنٞ وَقَدۡ خَلَقۡتُكَ مِن قَبۡلُ وَلَمۡ تَكُ شَيۡـٔٗا

Demişti: 'İşte böyle, Rabbin dedi: O bana kolaydır. Ve önceden sen bir şey değilken kesinlikle seni yarattım.'

Tüm 7 kullanımı gör

لَكَانَ

le-kaneelbette oldu

6

فَتَكُونَ

fe-tekuneve olur

6

فَكَانَتۡ

fe-kanetve oldu

5

فَكَانُواْ

fe-kanuve oldular

5

لَنَكُونَنَّ

le-nekunenneelbette olacağız

4

نَكُن

nekunoluruz

4

كَانَت

kanetoldu

4

تَكُنۡ

tekunolursun

4

يَكُنِ

yekuniolur

4

وَكُن

ve-kunve ol

3

وَنَكُونَ

ve-nekuneve oluruz

3