Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ك و ن

k-v-n — Kök Analizi

ك و ن

1390

Kullanım

3

Lemma

119

Türev

80

Anlam

3 lemma, 119 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

تَكُونَنَّ

tekunenne

olursun, olmak, meydana gelmek, bulunmak

Fiil
9

أَكُونَ

ekune

olurum, olmak, var olmak, meydana gelmek

Fiil
9

فَيَكُونُ

fe-yekunu

ve olur, olmak, meydana gelmek, bulunmak

Fiil
9

كُن

kun

ol, olmak, var olmak, meydana gelmek

Fiil
8

فَكَانَ

fe-kane

ve oldu, olmak, var olmak, meydana gelmek

Fiil
8

يَكُ

yeku

olur, olmak, var olmak, bulunmak

Fiil
8

Örnek Ayetler (5 / 8)

Enfal 8:53

·

Kuran-ı Kerim

ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ لَمۡ يَكُ مُغَيِّرٗا نِّعۡمَةً أَنۡعَمَهَا عَلَىٰ قَوۡمٍ حَتَّىٰ يُغَيِّرُواْ مَا بِأَنفُسِهِمۡ وَأَنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌ عَلِيمٞ

Bu, bir topluluk kendi nefslerindekini değiştirmedikçe Allah'ın onlara lütfettiği bir nimeti değiştirecek olmamasındandır. Ve şüphesiz Allah İşitendir, Bilendir.

Tevbe 9:74

·

Kuran-ı Kerim

يَحۡلِفُونَ بِٱللَّهِ مَا قَالُواْ وَلَقَدۡ قَالُواْ كَلِمَةَ ٱلۡكُفۡرِ وَكَفَرُواْ بَعۡدَ إِسۡلَٰمِهِمۡ وَهَمُّواْ بِمَا لَمۡ يَنَالُواْۚ وَمَا نَقَمُوٓاْ إِلَّآ أَنۡ أَغۡنَىٰهُمُ ٱللَّهُ وَرَسُولُهُۥ مِن فَضۡلِهِۦۚ فَإِن يَتُوبُواْ يَكُ خَيۡرٗا لَّهُمۡۖ وَإِن يَتَوَلَّوۡاْ يُعَذِّبۡهُمُ ٱللَّهُ عَذَابًا أَلِيمٗا فِي ٱلدُّنۡيَا وَٱلۡأٓخِرَةِۚ وَمَا لَهُمۡ فِي ٱلۡأَرۡضِ مِن وَلِيّٖ وَلَا نَصِيرٖ

Söylemediklerine Allah'a yemin ederler. Ve andolsun örtme kelimesini söylediler ve İslamlarından sonra örttüler ve ulaşamadıkları şeye yeltendiler. Ve Allah'ın ve O'nun resulünün kendi lütfundan onları zenginleştirmesinden başkası için öç almadılar. Bunun üzerine eğer dönerlerse onlar için hayır olur. Ve eğer dönerlerse Allah onlara dünyada ve ahirette acı verici azapla azap edecektir. Ve yeryüzünde onlar için ne koruyucu ne de yardımcı vardır.

Nahl 16:120

·

Kuran-ı Kerim

إِنَّ إِبۡرَٰهِيمَ كَانَ أُمَّةٗ قَانِتٗا لِّلَّهِ حَنِيفٗا وَلَمۡ يَكُ مِنَ ٱلۡمُشۡرِكِينَ

Şüphesiz İbrahim Allah'a gönülden boyun eğen, dosdoğru bir önderdi ve ortak koşanlardan olmadı.

Meryem 19:67

·

Kuran-ı Kerim

أَوَلَا يَذۡكُرُ ٱلۡإِنسَٰنُ أَنَّا خَلَقۡنَٰهُ مِن قَبۡلُ وَلَمۡ يَكُ شَيۡـٔٗا

İnsan, daha önce o hiçbir şey değilken şüphesiz bizim onu yarattığımızı hatırlamaz mı?

Mü'min 40:28

·

Kuran-ı Kerim

وَقَالَ رَجُلٞ مُّؤۡمِنٞ مِّنۡ ءَالِ فِرۡعَوۡنَ يَكۡتُمُ إِيمَٰنَهُۥٓ أَتَقۡتُلُونَ رَجُلًا أَن يَقُولَ رَبِّيَ ٱللَّهُ وَقَدۡ جَآءَكُم بِٱلۡبَيِّنَٰتِ مِن رَّبِّكُمۡۖ وَإِن يَكُ كَٰذِبٗا فَعَلَيۡهِ كَذِبُهُۥۖ وَإِن يَكُ صَادِقٗا يُصِبۡكُم بَعۡضُ ٱلَّذِي يَعِدُكُمۡۖ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهۡدِي مَنۡ هُوَ مُسۡرِفٞ كَذَّابٞ

Ve Firavun ailesinden inancını gizleyen inanan bir adam dedi: 'Rabbim Allah'tır demesi sebebiyle bir adamı katlediyor musunuz? Ve o size Rabbinizden açık kanıtlarla gelmiştir. Ve eğer yalancıysa, yalanı onun üzerinedir. Ve eğer doğru söyleyense, size vaat ettiğinin bir kısmı size isabet eder. Şüphesiz Allah, sınırı aşan, yalancı kimseye yol göstermez.'

Tüm 8 kullanımı gör

كُونُواْ

kunu

olun, olmak, var olmak

Fiil
8

وَكُنتُمۡ

ve-kuntum

ve oldunuz, olmak, bulunmak, var olmak

Fiil
7

تَكُ

teku

olur, olmak, var olmak, bulunmak

Fiil
7

لَكَانَ

le-kane

elbette oldu, olmak, var olmak, meydana gelmek

Fiil
6

فَتَكُونَ

fe-tekune

ve olur, olmak, var olmak, meydana gelmek

Fiil
6

فَكَانَتۡ

fe-kanet

ve oldu, olmak, var olmak, meydana gelmek

Fiil
5

فَكَانُواْ

fe-kanu

ve oldular, olmak, var olmak, meydana gelmek

Fiil
5

لَنَكُونَنَّ

le-nekunenne

elbette olacağız, var olmak, olmak, bulunmak

Fiil
4

نَكُن

nekun

oluruz, olmak, bulunmak, var olmak

Fiil
4

كَانَت

kanet

oldu, olmak, bulunmak, gerçekleşmek

Fiil
4

تَكُنۡ

tekun

olursun, olmak, bulunmak, var olmak

Fiil
4

يَكُنِ

yekuni

olur, olmak, var olmak, meydana gelmek

Fiil
4

وَكُن

ve-kun

ve ol, olmak, var olmak, gerçekleşmek

Fiil
3

وَنَكُونَ

ve-nekune

ve oluruz, olmak, var olmak, bulunmak

Fiil
3

تَكُونَنَّ

tekunenneolursun

9

أَكُونَ

ekuneolurum

9

فَيَكُونُ

fe-yekunuve olur

9

كُن

kunol

8

فَكَانَ

fe-kaneve oldu

8

يَكُ

yekuolur

8

Örnek Ayetler (5 / 8)

Enfal 8:53

·

Kuran-ı Kerim

ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ لَمۡ يَكُ مُغَيِّرٗا نِّعۡمَةً أَنۡعَمَهَا عَلَىٰ قَوۡمٍ حَتَّىٰ يُغَيِّرُواْ مَا بِأَنفُسِهِمۡ وَأَنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌ عَلِيمٞ

Bu, bir topluluk kendi nefslerindekini değiştirmedikçe Allah'ın onlara lütfettiği bir nimeti değiştirecek olmamasındandır. Ve şüphesiz Allah İşitendir, Bilendir.

Tevbe 9:74

·

Kuran-ı Kerim

يَحۡلِفُونَ بِٱللَّهِ مَا قَالُواْ وَلَقَدۡ قَالُواْ كَلِمَةَ ٱلۡكُفۡرِ وَكَفَرُواْ بَعۡدَ إِسۡلَٰمِهِمۡ وَهَمُّواْ بِمَا لَمۡ يَنَالُواْۚ وَمَا نَقَمُوٓاْ إِلَّآ أَنۡ أَغۡنَىٰهُمُ ٱللَّهُ وَرَسُولُهُۥ مِن فَضۡلِهِۦۚ فَإِن يَتُوبُواْ يَكُ خَيۡرٗا لَّهُمۡۖ وَإِن يَتَوَلَّوۡاْ يُعَذِّبۡهُمُ ٱللَّهُ عَذَابًا أَلِيمٗا فِي ٱلدُّنۡيَا وَٱلۡأٓخِرَةِۚ وَمَا لَهُمۡ فِي ٱلۡأَرۡضِ مِن وَلِيّٖ وَلَا نَصِيرٖ

Söylemediklerine Allah'a yemin ederler. Ve andolsun örtme kelimesini söylediler ve İslamlarından sonra örttüler ve ulaşamadıkları şeye yeltendiler. Ve Allah'ın ve O'nun resulünün kendi lütfundan onları zenginleştirmesinden başkası için öç almadılar. Bunun üzerine eğer dönerlerse onlar için hayır olur. Ve eğer dönerlerse Allah onlara dünyada ve ahirette acı verici azapla azap edecektir. Ve yeryüzünde onlar için ne koruyucu ne de yardımcı vardır.

Nahl 16:120

·

Kuran-ı Kerim

إِنَّ إِبۡرَٰهِيمَ كَانَ أُمَّةٗ قَانِتٗا لِّلَّهِ حَنِيفٗا وَلَمۡ يَكُ مِنَ ٱلۡمُشۡرِكِينَ

Şüphesiz İbrahim Allah'a gönülden boyun eğen, dosdoğru bir önderdi ve ortak koşanlardan olmadı.

Meryem 19:67

·

Kuran-ı Kerim

أَوَلَا يَذۡكُرُ ٱلۡإِنسَٰنُ أَنَّا خَلَقۡنَٰهُ مِن قَبۡلُ وَلَمۡ يَكُ شَيۡـٔٗا

İnsan, daha önce o hiçbir şey değilken şüphesiz bizim onu yarattığımızı hatırlamaz mı?

Mü'min 40:28

·

Kuran-ı Kerim

وَقَالَ رَجُلٞ مُّؤۡمِنٞ مِّنۡ ءَالِ فِرۡعَوۡنَ يَكۡتُمُ إِيمَٰنَهُۥٓ أَتَقۡتُلُونَ رَجُلًا أَن يَقُولَ رَبِّيَ ٱللَّهُ وَقَدۡ جَآءَكُم بِٱلۡبَيِّنَٰتِ مِن رَّبِّكُمۡۖ وَإِن يَكُ كَٰذِبٗا فَعَلَيۡهِ كَذِبُهُۥۖ وَإِن يَكُ صَادِقٗا يُصِبۡكُم بَعۡضُ ٱلَّذِي يَعِدُكُمۡۖ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهۡدِي مَنۡ هُوَ مُسۡرِفٞ كَذَّابٞ

Ve Firavun ailesinden inancını gizleyen inanan bir adam dedi: 'Rabbim Allah'tır demesi sebebiyle bir adamı katlediyor musunuz? Ve o size Rabbinizden açık kanıtlarla gelmiştir. Ve eğer yalancıysa, yalanı onun üzerinedir. Ve eğer doğru söyleyense, size vaat ettiğinin bir kısmı size isabet eder. Şüphesiz Allah, sınırı aşan, yalancı kimseye yol göstermez.'

Tüm 8 kullanımı gör

كُونُواْ

kunuolun

8

وَكُنتُمۡ

ve-kuntumve oldunuz

7

تَكُ

tekuolur

7

لَكَانَ

le-kaneelbette oldu

6

فَتَكُونَ

fe-tekuneve olur

6

فَكَانَتۡ

fe-kanetve oldu

5

فَكَانُواْ

fe-kanuve oldular

5

لَنَكُونَنَّ

le-nekunenneelbette olacağız

4

نَكُن

nekunoluruz

4

كَانَت

kanetoldu

4

تَكُنۡ

tekunolursun

4

يَكُنِ

yekuniolur

4

وَكُن

ve-kunve ol

3

وَنَكُونَ

ve-nekuneve oluruz

3