1723
Kullanım
6
Lemma
144
Türev
112
Anlam
6 lemma, 144 türev form
Örnek Ayetler (2)
Maide 5:116
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذۡ قَالَ ٱللَّهُ يَٰعِيسَى ٱبۡنَ مَرۡيَمَ ءَأَنتَ قُلۡتَ لِلنَّاسِ ٱتَّخِذُونِي وَأُمِّيَ إِلَٰهَيۡنِ مِن دُونِ ٱللَّهِۖ قَالَ سُبۡحَٰنَكَ مَا يَكُونُ لِيٓ أَنۡ أَقُولَ مَا لَيۡسَ لِي بِحَقٍّۚ إِن كُنتُ قُلۡتُهُۥ فَقَدۡ عَلِمۡتَهُۥۚ تَعۡلَمُ مَا فِي نَفۡسِي وَلَآ أَعۡلَمُ مَا فِي نَفۡسِكَۚ إِنَّكَ أَنتَ عَلَّـٰمُ ٱلۡغُيُوبِ
Ve hani Allah demişti: 'Ey Meryem oğlu İsa! İnsanlara: Allah'ın dışında beni ve annemi iki ilah edinin, sen mi dedin?' Dedi: 'Sen uzaksın, benim için bir hak olmayan şeyi demem benim için olmaz. Eğer onu demiş idiysem, bunun üzerine kesinlikle Sen onu bilmişsindir. Sen benim nefsimin içindeki şeyi bilirsin ve ben Senin nefsinin içindeki şeyi bilmem. Şüphesiz Sen, görünmeyenleri Çok İyi Bilen'sin.'
A'raf 7:105
·
Kuran-ı Kerim
حَقِيقٌ عَلَىٰٓ أَن لَّآ أَقُولَ عَلَى ٱللَّهِ إِلَّا ٱلۡحَقَّۚ قَدۡ جِئۡتُكُم بِبَيِّنَةٖ مِّن رَّبِّكُمۡ فَأَرۡسِلۡ مَعِيَ بَنِيٓ إِسۡرَـٰٓءِيلَ
Allah'ın üzerine gerçekten başkasını söylememem üzerime gerçektir; kesinlikle Rabbinizden açık bir delille size geldim, böylece İsrail oğullarını benimle beraber gönder.
Örnek Ayetler (2)
Yusuf 12:31
·
Kuran-ı Kerim
فَلَمَّا سَمِعَتۡ بِمَكۡرِهِنَّ أَرۡسَلَتۡ إِلَيۡهِنَّ وَأَعۡتَدَتۡ لَهُنَّ مُتَّكَـٔٗا وَءَاتَتۡ كُلَّ وَٰحِدَةٖ مِّنۡهُنَّ سِكِّينٗا وَقَالَتِ ٱخۡرُجۡ عَلَيۡهِنَّۖ فَلَمَّا رَأَيۡنَهُۥٓ أَكۡبَرۡنَهُۥ وَقَطَّعۡنَ أَيۡدِيَهُنَّ وَقُلۡنَ حَٰشَ لِلَّهِ مَا هَٰذَا بَشَرًا إِنۡ هَٰذَآ إِلَّا مَلَكٞ كَرِيمٞ
Bunun üzerine onların düzenini işittiğinde onlara gönderdi ve onlar için yaslanacak bir yer hazırladı ve onlardan her birine bir bıçak verdi ve dedi: 'Onların karşısına çık.' Bunun üzerine onu gördüklerinde onu büyüttüler ve ellerini kestiler ve dediler: 'Allah uzaktır! Bu bir insan değildir. Bu, cömert bir melekten başkası değildir.'
Ahzab 33:32
·
Kuran-ı Kerim
يَٰنِسَآءَ ٱلنَّبِيِّ لَسۡتُنَّ كَأَحَدٖ مِّنَ ٱلنِّسَآءِ إِنِ ٱتَّقَيۡتُنَّۚ فَلَا تَخۡضَعۡنَ بِٱلۡقَوۡلِ فَيَطۡمَعَ ٱلَّذِي فِي قَلۡبِهِۦ مَرَضٞ وَقُلۡنَ قَوۡلٗا مَّعۡرُوفٗا
Ey nebinin kadınları, eğer sakınırsanız kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Söz ile yumuşaklık göstermeyin, yoksa kalbinde hastalık olan kimse tamah eder. Ve bilinen bir söz söyleyin.
Örnek Ayetler (2)
En'am 6:156
·
Kuran-ı Kerim
أَن تَقُولُوٓاْ إِنَّمَآ أُنزِلَ ٱلۡكِتَٰبُ عَلَىٰ طَآئِفَتَيۡنِ مِن قَبۡلِنَا وَإِن كُنَّا عَن دِرَاسَتِهِمۡ لَغَٰفِلِينَ
'Kitap ancak bizden önceki iki grubun üzerine indirildi ve şüphesiz biz onların okumasından kesinlikle habersizlerdik' dememeniz için.
A'raf 7:173
·
Kuran-ı Kerim
أَوۡ تَقُولُوٓاْ إِنَّمَآ أَشۡرَكَ ءَابَآؤُنَا مِن قَبۡلُ وَكُنَّا ذُرِّيَّةٗ مِّنۢ بَعۡدِهِمۡۖ أَفَتُهۡلِكُنَا بِمَا فَعَلَ ٱلۡمُبۡطِلُونَ
Veya: 'Ancak babalarımız önceden ortak koştu ve biz onlardan sonra gelen bir soyduk. Boş işler yapanların yaptıkları sebebiyle bizi helak mi edeceksin?' dememeniz için.
Örnek Ayetler (1)
Nahl 16:40
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّمَا قَوۡلُنَا لِشَيۡءٍ إِذَآ أَرَدۡنَٰهُ أَن نَّقُولَ لَهُۥ كُن فَيَكُونُ
Bir şeyi dilediğimizde ona sözümüz sadece ona 'Ol' dememizdir, böylece olur.
Örnek Ayetler (1)
Fussilet 41:11
·
Kuran-ı Kerim
ثُمَّ ٱسۡتَوَىٰٓ إِلَى ٱلسَّمَآءِ وَهِيَ دُخَانٞ فَقَالَ لَهَا وَلِلۡأَرۡضِ ٱئۡتِيَا طَوۡعًا أَوۡ كَرۡهٗا قَالَتَآ أَتَيۡنَا طَآئِعِينَ
Sonra o bir duman iken göğe yöneldi, ona ve yere dedi: 'İsteyerek veya zorla ikiniz gelin.' İkisi dediler: 'İsteyenler olarak geldik.'
Örnek Ayetler (1)
Kehf 18:88
·
Kuran-ı Kerim
وَأَمَّا مَنۡ ءَامَنَ وَعَمِلَ صَٰلِحٗا فَلَهُۥ جَزَآءً ٱلۡحُسۡنَىٰۖ وَسَنَقُولُ لَهُۥ مِنۡ أَمۡرِنَا يُسۡرٗا
Ve inanıp doğru olanı yapana gelince, onun için karşılık olarak en güzeli vardır; ve ona emrimizden bir kolaylık söyleyeceğiz.'
Örnek Ayetler (1)
Kaf 50:30
·
Kuran-ı Kerim
يَوۡمَ نَقُولُ لِجَهَنَّمَ هَلِ ٱمۡتَلَأۡتِ وَتَقُولُ هَلۡ مِن مَّزِيدٖ
O gün cehenneme 'Doldun mu?' deriz ve o 'Daha fazlası var mı?' der.
Örnek Ayetler (1)
Zümer 39:50
·
Kuran-ı Kerim
قَدۡ قَالَهَا ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِمۡ فَمَآ أَغۡنَىٰ عَنۡهُم مَّا كَانُواْ يَكۡسِبُونَ
Kesinlikle onlardan öncekiler de onu söylemişti. Fakat kazanmakta oldukları şeyler onlara fayda sağlamadı.
Örnek Ayetler (1)
Maide 5:117
·
Kuran-ı Kerim
مَا قُلۡتُ لَهُمۡ إِلَّا مَآ أَمَرۡتَنِي بِهِۦٓ أَنِ ٱعۡبُدُواْ ٱللَّهَ رَبِّي وَرَبَّكُمۡۚ وَكُنتُ عَلَيۡهِمۡ شَهِيدٗا مَّا دُمۡتُ فِيهِمۡۖ فَلَمَّا تَوَفَّيۡتَنِي كُنتَ أَنتَ ٱلرَّقِيبَ عَلَيۡهِمۡۚ وَأَنتَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ شَهِيدٌ
Ben onlara bana emrettiğin şeyden başkasını demedim: 'Benim Rabbim ve sizin Rabbiniz Allah'a kulluk edin' diye. Ve onların içinde kaldığım sürece onların üzerine bir tanık idim. Bunun üzerine ne zaman ki Sen beni vefat ettirdin, onların üzerine Gözetleyen Sen oldun. Ve Sen her şeyin üzerine bir tanıksın.
Örnek Ayetler (1)
Taha 20:40
·
Kuran-ı Kerim
إِذۡ تَمۡشِيٓ أُخۡتُكَ فَتَقُولُ هَلۡ أَدُلُّكُمۡ عَلَىٰ مَن يَكۡفُلُهُۥۖ فَرَجَعۡنَٰكَ إِلَىٰٓ أُمِّكَ كَيۡ تَقَرَّ عَيۡنُهَا وَلَا تَحۡزَنَۚ وَقَتَلۡتَ نَفۡسٗا فَنَجَّيۡنَٰكَ مِنَ ٱلۡغَمِّ وَفَتَنَّـٰكَ فُتُونٗاۚ فَلَبِثۡتَ سِنِينَ فِيٓ أَهۡلِ مَدۡيَنَ ثُمَّ جِئۡتَ عَلَىٰ قَدَرٖ يَٰمُوسَىٰ
Hani kız kardeşin yürüyordu ve diyordu: 'Ona bakacak kimseyi size göstereyim mi?' Bunun üzerine gözünün aydınlanması ve üzülmemesi için seni annene döndürmüştük. Ve bir nefsi katletmiştin, bunun üzerine seni kederden kurtarmıştık ve seni tamamen bir sınamayla sınamıştık. Bunun üzerine Medyen halkı içinde yıllarca kalmıştın, sonra bir ölçü üzerine geldin ey Musa.
Örnek Ayetler (1)
Enfal 8:31
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذَا تُتۡلَىٰ عَلَيۡهِمۡ ءَايَٰتُنَا قَالُواْ قَدۡ سَمِعۡنَا لَوۡ نَشَآءُ لَقُلۡنَا مِثۡلَ هَٰذَآ إِنۡ هَٰذَآ إِلَّآ أَسَٰطِيرُ ٱلۡأَوَّلِينَ
Ve onlara ayetlerimiz okunduğunda dediler: 'Kesinlikle işittik; eğer dileseydik kesinlikle bunun gibisini söylerdik. Şüphesiz bu, öncekilerin masallarından başkası değildir.'
Örnek Ayetler (1)
İsra 17:40
·
Kuran-ı Kerim
أَفَأَصۡفَىٰكُمۡ رَبُّكُم بِٱلۡبَنِينَ وَٱتَّخَذَ مِنَ ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةِ إِنَٰثًاۚ إِنَّكُمۡ لَتَقُولُونَ قَوۡلًا عَظِيمٗا
O halde sizin Rabbiniz sizi oğullarla seçkin mi kıldı ve meleklerden dişiler edindi? Şüphesiz siz elbette büyük bir söz söylüyorsunuz.
Örnek Ayetler (1)
Neml 27:49
·
Kuran-ı Kerim
قَالُواْ تَقَاسَمُواْ بِٱللَّهِ لَنُبَيِّتَنَّهُۥ وَأَهۡلَهُۥ ثُمَّ لَنَقُولَنَّ لِوَلِيِّهِۦ مَا شَهِدۡنَا مَهۡلِكَ أَهۡلِهِۦ وَإِنَّا لَصَٰدِقُونَ
Dediler ki: 'Allah'a yeminleşin, ona ve ailesine gece baskını yapacağız, sonra onun koruyucusuna diyeceğiz ki: Ailesinin yok edilişine tanık olmadık ve şüphesiz biz doğru söyleyenleriz.'
Örnek Ayetler (1)
Neml 27:15
·
Kuran-ı Kerim
وَلَقَدۡ ءَاتَيۡنَا دَاوُۥدَ وَسُلَيۡمَٰنَ عِلۡمٗاۖ وَقَالَا ٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِ ٱلَّذِي فَضَّلَنَا عَلَىٰ كَثِيرٖ مِّنۡ عِبَادِهِ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ
Ve kesinlikle Davut'a ve Süleyman'a bir bilgi verdik. Ve dediler: 'Övgü, bizi inanan kullarından birçoğuna üstün kılan Allah'adır.'
Örnek Ayetler (1)
Taha 20:44
·
Kuran-ı Kerim
فَقُولَا لَهُۥ قَوۡلٗا لَّيِّنٗا لَّعَلَّهُۥ يَتَذَكَّرُ أَوۡ يَخۡشَىٰ
Bunun üzerine ona yumuşak bir söz söyleyin, umulur ki o hatırlar veya korkar.
Örnek Ayetler (1)
A'raf 7:22
·
Kuran-ı Kerim
فَدَلَّىٰهُمَا بِغُرُورٖۚ فَلَمَّا ذَاقَا ٱلشَّجَرَةَ بَدَتۡ لَهُمَا سَوۡءَٰتُهُمَا وَطَفِقَا يَخۡصِفَانِ عَلَيۡهِمَا مِن وَرَقِ ٱلۡجَنَّةِۖ وَنَادَىٰهُمَا رَبُّهُمَآ أَلَمۡ أَنۡهَكُمَا عَن تِلۡكُمَا ٱلشَّجَرَةِ وَأَقُل لَّكُمَآ إِنَّ ٱلشَّيۡطَٰنَ لَكُمَا عَدُوّٞ مُّبِينٞ
Böylece aldanışla ikisini düşürdü. İkisi ağacı tattığında ikisinin çirkinlikleri ikisine açığa çıktı ve bahçenin yapraklarından ikisinin üzerine örtmeye başladılar. İkisinin Rabbi ikisine seslendi: 'İkinizi o ağaçtan yasaklamadım mı ve ikinize şüphesiz şeytan ikiniz için açık bir düşmandır demedim mi?'
Örnek Ayetler (1)
İsra 17:23
·
Kuran-ı Kerim
۞وَقَضَىٰ رَبُّكَ أَلَّا تَعۡبُدُوٓاْ إِلَّآ إِيَّاهُ وَبِٱلۡوَٰلِدَيۡنِ إِحۡسَٰنًاۚ إِمَّا يَبۡلُغَنَّ عِندَكَ ٱلۡكِبَرَ أَحَدُهُمَآ أَوۡ كِلَاهُمَا فَلَا تَقُل لَّهُمَآ أُفّٖ وَلَا تَنۡهَرۡهُمَا وَقُل لَّهُمَا قَوۡلٗا كَرِيمٗا
Ve senin Rabbin, O'ndan başkasına kulluk etmemenize ve anne babaya iyilik yapmanıza hükmetti. Eğer senin yanında onların ikisinden biri veya onların ikisi yaşlılığa ulaşırsa, o halde onların ikisine 'öf' deme ve onların ikisini azarlama ve onların ikisine değerli bir söz söyle.
Örnek Ayetler (1)
Taha 20:134
·
Kuran-ı Kerim
وَلَوۡ أَنَّآ أَهۡلَكۡنَٰهُم بِعَذَابٖ مِّن قَبۡلِهِۦ لَقَالُواْ رَبَّنَا لَوۡلَآ أَرۡسَلۡتَ إِلَيۡنَا رَسُولٗا فَنَتَّبِعَ ءَايَٰتِكَ مِن قَبۡلِ أَن نَّذِلَّ وَنَخۡزَىٰ
Ve eğer şüphesiz biz ondan önce onları bir azap ile yok etseydik, kesinlikle derlerdi: 'Rabbimiz, aşağılanmamız ve rezil olmamız öncesinden senin ayetlerine uymamız için niçin bize bir resul göndermedin?'
Örnek Ayetler (1)
Ali İmran 3:72
·
Kuran-ı Kerim
وَقَالَت طَّآئِفَةٞ مِّنۡ أَهۡلِ ٱلۡكِتَٰبِ ءَامِنُواْ بِٱلَّذِيٓ أُنزِلَ عَلَى ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَجۡهَ ٱلنَّهَارِ وَٱكۡفُرُوٓاْ ءَاخِرَهُۥ لَعَلَّهُمۡ يَرۡجِعُونَ
Ve kitap ehlinden bir grup dedi: 'İnanan kimselerin üzerine indirilene gündüzün başlangıcında inanın ve onun sonunda örtün; umulur ki dönerler.'
Örnek Ayetler (1)
En'am 6:53
·
Kuran-ı Kerim
وَكَذَٰلِكَ فَتَنَّا بَعۡضَهُم بِبَعۡضٖ لِّيَقُولُوٓاْ أَهَـٰٓؤُلَآءِ مَنَّ ٱللَّهُ عَلَيۡهِم مِّنۢ بَيۡنِنَآۗ أَلَيۡسَ ٱللَّهُ بِأَعۡلَمَ بِٱلشَّـٰكِرِينَ
Ve işte böyle, 'Allah bizim aramızdan bunların üzerine mi lütfetti?' desinler diye onların bazısını bazısıyla sınadık. Allah şükredenleri daha iyi bilen değil mi?