Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ق و ل

q-v-l — Kök Analizi

ق و ل

1723

Kullanım

6

Lemma

144

Türev

112

Anlam

6 lemma, 144 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

فَقَالُواْ

fe-kalu

ve söylediler, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
11

وَيَقُولُ

ve-yekulu

ve söyler, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
11

وَقَالُوٓاْ

ve-kalu

ve söylediler, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
11

يَقُولُواْ

yekulu

söylerler, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
10

لَيَقُولُنَّ

le-yekulunne

kesinlikle söyleyecekler, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
9

وَقَالَتِ

ve-kaleti

ve söyledi, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
8

وَقُولُواْ

ve-kulu

ve söyleyin, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
7

أَقُولُ

ekulu

söylerim, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
7

فَقَالُوٓاْ

fe-kalu

böylece söylediler, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
7

قُلۡتُمۡ

kultum

söylediniz, söylemek, konuşmak, ifade etmek

Fiil
7

تَقُولَ

tekule

söylersin, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
6

نَقُولُ

nekulu

söyleriz, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
6

فَقُلۡنَا

fe-kulna

ve söyledik, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
6

وَقُلۡنَا

ve-kulna

ve ses çıkardık, ses çıkarmak, söylemek, konuşmak

Fiil
6

Örnek Ayetler (4 / 6)

Bakara 2:35

·

Kuran-ı Kerim

وَقُلۡنَا يَـٰٓـَٔادَمُ ٱسۡكُنۡ أَنتَ وَزَوۡجُكَ ٱلۡجَنَّةَ وَكُلَا مِنۡهَا رَغَدًا حَيۡثُ شِئۡتُمَا وَلَا تَقۡرَبَا هَٰذِهِ ٱلشَّجَرَةَ فَتَكُونَا مِنَ ٱلظَّـٰلِمِينَ

Ve 'Ey Adem, sen ve eşin bahçeye yerleşin ve dilediğiniz yerden ondan bolca yiyin ve şu ağaca yaklaşmayın, bunun üzerine zalimlerden olursunuz' demiştik.

Bakara 2:36

·

Kuran-ı Kerim

فَأَزَلَّهُمَا ٱلشَّيۡطَٰنُ عَنۡهَا فَأَخۡرَجَهُمَا مِمَّا كَانَا فِيهِۖ وَقُلۡنَا ٱهۡبِطُواْ بَعۡضُكُمۡ لِبَعۡضٍ عَدُوّٞۖ وَلَكُمۡ فِي ٱلۡأَرۡضِ مُسۡتَقَرّٞ وَمَتَٰعٌ إِلَىٰ حِينٖ

Bunun üzerine şeytan o ikisini ondan kaydırdı, bunun üzerine o ikisini içinde oldukları şeyden çıkardı. Ve 'Bazınız bazınıza bir düşman olarak inin; ve yeryüzünde sizin için bir yerleşim yeri ve bir süreye kadar bir geçimlik vardır' demiştik.

Nisa 4:154

·

Kuran-ı Kerim

وَرَفَعۡنَا فَوۡقَهُمُ ٱلطُّورَ بِمِيثَٰقِهِمۡ وَقُلۡنَا لَهُمُ ٱدۡخُلُواْ ٱلۡبَابَ سُجَّدٗا وَقُلۡنَا لَهُمۡ لَا تَعۡدُواْ فِي ٱلسَّبۡتِ وَأَخَذۡنَا مِنۡهُم مِّيثَٰقًا غَلِيظٗا

Ve sözleşmeleri sebebiyle dağı onların üzerine kaldırdık ve onlara 'Kapıdan secde ederek girin' dedik. Ve onlara 'Şabat hakkında sınırı aşmayın' dedik ve onlardan ağır bir sözleşme aldık.

İsra 17:104

·

Kuran-ı Kerim

وَقُلۡنَا مِنۢ بَعۡدِهِۦ لِبَنِيٓ إِسۡرَـٰٓءِيلَ ٱسۡكُنُواْ ٱلۡأَرۡضَ فَإِذَا جَآءَ وَعۡدُ ٱلۡأٓخِرَةِ جِئۡنَا بِكُمۡ لَفِيفٗا

Onun ardından İsrail oğullarına dedik: 'Yerde oturun; ahiret sözü geldiği zaman sizi toplanmış olarak getiririz.'

Tüm 6 kullanımı gör

تَقُولُونَ

tekulune

ses çıkarırsınız, ses çıkarmak, söylemek, konuşmak

Fiil
6

وَقُلۡ

ve-kul

ve söyle, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
5

قَالَتِ

kaleti

ses çıkardı, ses çıkarmak, söylemek, demek

Fiil
5

وَقُلِ

ve-kuli

ve söyle, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
4

تَقُولُ

tekulu

söyler, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
4

لَيَقُولَنَّ

le-yekulenne

elbette söyleyecekler, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
4

فَقَالُواْ

fe-kaluve söylediler

11

وَيَقُولُ

ve-yekuluve söyler

11

وَقَالُوٓاْ

ve-kaluve söylediler

11

يَقُولُواْ

yekulusöylerler

10

لَيَقُولُنَّ

le-yekulunnekesinlikle söyleyecekler

9

وَقَالَتِ

ve-kaletive söyledi

8

وَقُولُواْ

ve-kuluve söyleyin

7

أَقُولُ

ekulusöylerim

7

فَقَالُوٓاْ

fe-kaluböylece söylediler

7

قُلۡتُمۡ

kultumsöylediniz

7

تَقُولَ

tekulesöylersin

6

نَقُولُ

nekulusöyleriz

6

فَقُلۡنَا

fe-kulnave söyledik

6

وَقُلۡنَا

ve-kulnave ses çıkardık

6

Örnek Ayetler (4 / 6)

Bakara 2:35

·

Kuran-ı Kerim

وَقُلۡنَا يَـٰٓـَٔادَمُ ٱسۡكُنۡ أَنتَ وَزَوۡجُكَ ٱلۡجَنَّةَ وَكُلَا مِنۡهَا رَغَدًا حَيۡثُ شِئۡتُمَا وَلَا تَقۡرَبَا هَٰذِهِ ٱلشَّجَرَةَ فَتَكُونَا مِنَ ٱلظَّـٰلِمِينَ

Ve 'Ey Adem, sen ve eşin bahçeye yerleşin ve dilediğiniz yerden ondan bolca yiyin ve şu ağaca yaklaşmayın, bunun üzerine zalimlerden olursunuz' demiştik.

Bakara 2:36

·

Kuran-ı Kerim

فَأَزَلَّهُمَا ٱلشَّيۡطَٰنُ عَنۡهَا فَأَخۡرَجَهُمَا مِمَّا كَانَا فِيهِۖ وَقُلۡنَا ٱهۡبِطُواْ بَعۡضُكُمۡ لِبَعۡضٍ عَدُوّٞۖ وَلَكُمۡ فِي ٱلۡأَرۡضِ مُسۡتَقَرّٞ وَمَتَٰعٌ إِلَىٰ حِينٖ

Bunun üzerine şeytan o ikisini ondan kaydırdı, bunun üzerine o ikisini içinde oldukları şeyden çıkardı. Ve 'Bazınız bazınıza bir düşman olarak inin; ve yeryüzünde sizin için bir yerleşim yeri ve bir süreye kadar bir geçimlik vardır' demiştik.

Nisa 4:154

·

Kuran-ı Kerim

وَرَفَعۡنَا فَوۡقَهُمُ ٱلطُّورَ بِمِيثَٰقِهِمۡ وَقُلۡنَا لَهُمُ ٱدۡخُلُواْ ٱلۡبَابَ سُجَّدٗا وَقُلۡنَا لَهُمۡ لَا تَعۡدُواْ فِي ٱلسَّبۡتِ وَأَخَذۡنَا مِنۡهُم مِّيثَٰقًا غَلِيظٗا

Ve sözleşmeleri sebebiyle dağı onların üzerine kaldırdık ve onlara 'Kapıdan secde ederek girin' dedik. Ve onlara 'Şabat hakkında sınırı aşmayın' dedik ve onlardan ağır bir sözleşme aldık.

İsra 17:104

·

Kuran-ı Kerim

وَقُلۡنَا مِنۢ بَعۡدِهِۦ لِبَنِيٓ إِسۡرَـٰٓءِيلَ ٱسۡكُنُواْ ٱلۡأَرۡضَ فَإِذَا جَآءَ وَعۡدُ ٱلۡأٓخِرَةِ جِئۡنَا بِكُمۡ لَفِيفٗا

Onun ardından İsrail oğullarına dedik: 'Yerde oturun; ahiret sözü geldiği zaman sizi toplanmış olarak getiririz.'

Tüm 6 kullanımı gör

تَقُولُونَ

tekuluneses çıkarırsınız

6

وَقُلۡ

ve-kulve söyle

5

قَالَتِ

kaletises çıkardı

5

وَقُلِ

ve-kulive söyle

4

تَقُولُ

tekulusöyler

4

لَيَقُولَنَّ

le-yekulenneelbette söyleyecekler

4