Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ق و ل

q-v-l — Kök Analizi

ق و ل

1723

Kullanım

6

Lemma

144

Türev

112

Anlam

6 lemma, 144 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

أَقُولَ

ekule

söylerim, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
2

وَقُلۡنَ

ve-kulne

ve söylediler, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
2

Örnek Ayetler (2)

Yusuf 12:31

·

Kuran-ı Kerim

فَلَمَّا سَمِعَتۡ بِمَكۡرِهِنَّ أَرۡسَلَتۡ إِلَيۡهِنَّ وَأَعۡتَدَتۡ لَهُنَّ مُتَّكَـٔٗا وَءَاتَتۡ كُلَّ وَٰحِدَةٖ مِّنۡهُنَّ سِكِّينٗا وَقَالَتِ ٱخۡرُجۡ عَلَيۡهِنَّۖ فَلَمَّا رَأَيۡنَهُۥٓ أَكۡبَرۡنَهُۥ وَقَطَّعۡنَ أَيۡدِيَهُنَّ وَقُلۡنَ حَٰشَ لِلَّهِ مَا هَٰذَا بَشَرًا إِنۡ هَٰذَآ إِلَّا مَلَكٞ كَرِيمٞ

Bunun üzerine onların düzenini işittiğinde onlara gönderdi ve onlar için yaslanacak bir yer hazırladı ve onlardan her birine bir bıçak verdi ve dedi: 'Onların karşısına çık.' Bunun üzerine onu gördüklerinde onu büyüttüler ve ellerini kestiler ve dediler: 'Allah uzaktır! Bu bir insan değildir. Bu, cömert bir melekten başkası değildir.'

Ahzab 33:32

·

Kuran-ı Kerim

يَٰنِسَآءَ ٱلنَّبِيِّ لَسۡتُنَّ كَأَحَدٖ مِّنَ ٱلنِّسَآءِ إِنِ ٱتَّقَيۡتُنَّۚ فَلَا تَخۡضَعۡنَ بِٱلۡقَوۡلِ فَيَطۡمَعَ ٱلَّذِي فِي قَلۡبِهِۦ مَرَضٞ وَقُلۡنَ قَوۡلٗا مَّعۡرُوفٗا

Ey nebinin kadınları, eğer sakınırsanız kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Söz ile yumuşaklık göstermeyin, yoksa kalbinde hastalık olan kimse tamah eder. Ve bilinen bir söz söyleyin.

تَقُولُوٓاْ

tekulu

ses çıkarırsınız, ses çıkarmak, söylemek, konuşmak

Fiil
2

نَّقُولَ

nekule

söyleriz, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
1

قَالَتَآ

kaleta

ikisi söyledi, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
1

وَسَنَقُولُ

ve-se-nekulu

ve söyleyeceğiz, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
1

وَتَقُولُ

ve-tekulu

ve söylersin, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
1

قَالَهَا

kaleha

onu söyledi, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
1

قُلۡتُ

kultu

söyledim, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
1

فَتَقُولُ

fe-tekulu

ve söylersin, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
1

لَقُلۡنَا

le-kulna

elbette söyledik, fiziksel ses çıkarmak, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
1

لَتَقُولُونَ

le-tekulune

elbette söylersiniz, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
1

لَنَقُولَنَّ

le-nekulenne

elbette söyleriz, söylemek, konuşmak, seslenmek

Fiil
1

وَقَالَا

ve-kala

ve ikisi söylediler, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
1

فَقُولَا

fe-kula

ve söyleyin, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
1

وَأَقُل

ve-ekul

ve söylerim, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
1

تَقُل

tekul

söylersin, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
1

لَقَالُواْ

le-kalu

elbette söylediler, söylemek, konuşmak, seslenmek

Fiil
1

وَقَالَت

ve-kalet

ve söyledi, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
1

لِّيَقُولُوٓاْ

li-yekulu

söylesinler diye, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
1

أَقُولَ

ekulesöylerim

2

وَقُلۡنَ

ve-kulneve söylediler

2

Örnek Ayetler (2)

Yusuf 12:31

·

Kuran-ı Kerim

فَلَمَّا سَمِعَتۡ بِمَكۡرِهِنَّ أَرۡسَلَتۡ إِلَيۡهِنَّ وَأَعۡتَدَتۡ لَهُنَّ مُتَّكَـٔٗا وَءَاتَتۡ كُلَّ وَٰحِدَةٖ مِّنۡهُنَّ سِكِّينٗا وَقَالَتِ ٱخۡرُجۡ عَلَيۡهِنَّۖ فَلَمَّا رَأَيۡنَهُۥٓ أَكۡبَرۡنَهُۥ وَقَطَّعۡنَ أَيۡدِيَهُنَّ وَقُلۡنَ حَٰشَ لِلَّهِ مَا هَٰذَا بَشَرًا إِنۡ هَٰذَآ إِلَّا مَلَكٞ كَرِيمٞ

Bunun üzerine onların düzenini işittiğinde onlara gönderdi ve onlar için yaslanacak bir yer hazırladı ve onlardan her birine bir bıçak verdi ve dedi: 'Onların karşısına çık.' Bunun üzerine onu gördüklerinde onu büyüttüler ve ellerini kestiler ve dediler: 'Allah uzaktır! Bu bir insan değildir. Bu, cömert bir melekten başkası değildir.'

Ahzab 33:32

·

Kuran-ı Kerim

يَٰنِسَآءَ ٱلنَّبِيِّ لَسۡتُنَّ كَأَحَدٖ مِّنَ ٱلنِّسَآءِ إِنِ ٱتَّقَيۡتُنَّۚ فَلَا تَخۡضَعۡنَ بِٱلۡقَوۡلِ فَيَطۡمَعَ ٱلَّذِي فِي قَلۡبِهِۦ مَرَضٞ وَقُلۡنَ قَوۡلٗا مَّعۡرُوفٗا

Ey nebinin kadınları, eğer sakınırsanız kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Söz ile yumuşaklık göstermeyin, yoksa kalbinde hastalık olan kimse tamah eder. Ve bilinen bir söz söyleyin.

تَقُولُوٓاْ

tekuluses çıkarırsınız

2

نَّقُولَ

nekulesöyleriz

1

قَالَتَآ

kaletaikisi söyledi

1

وَسَنَقُولُ

ve-se-nekuluve söyleyeceğiz

1

وَتَقُولُ

ve-tekuluve söylersin

1

قَالَهَا

kalehaonu söyledi

1

قُلۡتُ

kultusöyledim

1

فَتَقُولُ

fe-tekuluve söylersin

1

لَقُلۡنَا

le-kulnaelbette söyledik

1

لَتَقُولُونَ

le-tekuluneelbette söylersiniz

1

لَنَقُولَنَّ

le-nekulenneelbette söyleriz

1

وَقَالَا

ve-kalave ikisi söylediler

1

فَقُولَا

fe-kulave söyleyin

1

وَأَقُل

ve-ekulve söylerim

1

تَقُل

tekulsöylersin

1

لَقَالُواْ

le-kaluelbette söylediler

1

وَقَالَت

ve-kaletve söyledi

1

لِّيَقُولُوٓاْ

li-yekulusöylesinler diye

1