Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ق و ل

q-v-l — Kök Analizi

ق و ل

1723

Kullanım

6

Lemma

144

Türev

112

Anlam

6 lemma, 144 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

وَقَالَتۡ

ve-kalet

ve söyledi, söylemek, konuşmak, ifade etmek

Fiil
4

سَيَقُولُ

se-yekulu

söyleyecek, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
4

Örnek Ayetler (4)

Bakara 2:142

·

Kuran-ı Kerim

۞سَيَقُولُ ٱلسُّفَهَآءُ مِنَ ٱلنَّاسِ مَا وَلَّىٰهُمۡ عَن قِبۡلَتِهِمُ ٱلَّتِي كَانُواْ عَلَيۡهَاۚ قُل لِّلَّهِ ٱلۡمَشۡرِقُ وَٱلۡمَغۡرِبُۚ يَهۡدِي مَن يَشَآءُ إِلَىٰ صِرَٰطٖ مُّسۡتَقِيمٖ

İnsanlardan akılsızlar diyecek: 'Üzerinde oldukları kıblelerinden onları ne çevirdi?' De ki: 'Doğu ve batı Allah'ındır. Dilediği kimseye dosdoğru bir yola yol gösterir.'

En'am 6:148

·

Kuran-ı Kerim

سَيَقُولُ ٱلَّذِينَ أَشۡرَكُواْ لَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ مَآ أَشۡرَكۡنَا وَلَآ ءَابَآؤُنَا وَلَا حَرَّمۡنَا مِن شَيۡءٖۚ كَذَٰلِكَ كَذَّبَ ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِمۡ حَتَّىٰ ذَاقُواْ بَأۡسَنَاۗ قُلۡ هَلۡ عِندَكُم مِّنۡ عِلۡمٖ فَتُخۡرِجُوهُ لَنَآۖ إِن تَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ وَإِنۡ أَنتُمۡ إِلَّا تَخۡرُصُونَ

Ortak koşan kimseler diyecek: 'Eğer Allah dileseydi biz ve babalarımız ortak koşmazdık ve hiçbir şeyi yasaklamazdık.' Onlardan önceki kimseler de azabımızı tadana kadar böylece yalanladı. De ki: 'Yanınızda bize çıkaracağınız bir bilgi var mı? Siz zandan başkasına uymuyorsunuz ve siz tahmin edenlerden başkası değilsiniz.'

Fetih 48:11

·

Kuran-ı Kerim

سَيَقُولُ لَكَ ٱلۡمُخَلَّفُونَ مِنَ ٱلۡأَعۡرَابِ شَغَلَتۡنَآ أَمۡوَٰلُنَا وَأَهۡلُونَا فَٱسۡتَغۡفِرۡ لَنَاۚ يَقُولُونَ بِأَلۡسِنَتِهِم مَّا لَيۡسَ فِي قُلُوبِهِمۡۚ قُلۡ فَمَن يَمۡلِكُ لَكُم مِّنَ ٱللَّهِ شَيۡـًٔا إِنۡ أَرَادَ بِكُمۡ ضَرًّا أَوۡ أَرَادَ بِكُمۡ نَفۡعَۢاۚ بَلۡ كَانَ ٱللَّهُ بِمَا تَعۡمَلُونَ خَبِيرَۢا

Bedevilerden geri bırakılanlar sana diyecek: 'Mallarımız ve ailelerimiz bizi meşgul etti, böylece bizim için örtülme dile.' Kalplerinin içinde olmayan şeyi dilleriyle derler. De ki: 'Eğer size bir zarar dilerse veya size bir fayda dilerse, o halde kim sizin için Allah'a karşı hiçbir şeye sahip olabilir? Aksine Allah yaptığınız şeye Haberdar'dır.'

Fetih 48:15

·

Kuran-ı Kerim

سَيَقُولُ ٱلۡمُخَلَّفُونَ إِذَا ٱنطَلَقۡتُمۡ إِلَىٰ مَغَانِمَ لِتَأۡخُذُوهَا ذَرُونَا نَتَّبِعۡكُمۡۖ يُرِيدُونَ أَن يُبَدِّلُواْ كَلَٰمَ ٱللَّهِۚ قُل لَّن تَتَّبِعُونَا كَذَٰلِكُمۡ قَالَ ٱللَّهُ مِن قَبۡلُۖ فَسَيَقُولُونَ بَلۡ تَحۡسُدُونَنَاۚ بَلۡ كَانُواْ لَا يَفۡقَهُونَ إِلَّا قَلِيلٗا

Onları almanız için ganimetlere gittiğiniz zaman geri bırakılanlar diyecek: 'Bırakın bizi size tabi olalım.' Allah'ın sözünü değiştirmeyi isterler. De ki: 'Bize asla tabi olmayacaksınız, işte Allah önceden böyle dedi.' Bunun üzerine diyecekler: 'Aksine bizi kıskanıyorsunuz.' Aksine onlar azı hariç anlamazlardı.

أَقُل

ekul

söylerim, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
4

يَقُولَ

yekule

söylesin, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
4

قُلۡتَ

kulte

söyledin, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
4

فَسَيَقُولُونَ

fe-se-yekulune

ve yakında söyleyecekler, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
4

لَيَقُولُونَ

le-yekulune

elbette söylerler, söylemek, konuşmak, iddia etmek

Fiil
4

قَٰلَ

kale

söyledi, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
4

فَقُل

fe-kul

ve söyle, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
4

سَيَقُولُونَ

se-yekulune

yakında söyleyecekler, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
4

يُقَالُ

yukalu

ses çıkarılır, ses çıkarmak, söylemek, demek, adlandırmak

Fiil
3

أَتَقُولُونَ

e-tekulune

söylüyor musunuz, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
3

فَقُولُواْ

fe-kulu

öyleyse söyleyin, söylemek, demek, ifade etmek

Fiil
2

قَالَا

kala

ikisi söyledi, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
2

وَنَقُولُ

ve-nekulu

ve söyleriz, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
2

قُولُوٓاْ

kulu

söyleyin, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
2

فَيَقُولُواْ

fe-yekulu

ve söylerler, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
2

قُلۡتُم

kultum

söylediniz, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
2

فَقُولَآ

fe-kula

ve söyleyin, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
2

فَقُلِ

fe-kuli

ve söyle, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
2

وَقَالَتۡ

ve-kaletve söyledi

4

سَيَقُولُ

se-yekulusöyleyecek

4

Örnek Ayetler (4)

Bakara 2:142

·

Kuran-ı Kerim

۞سَيَقُولُ ٱلسُّفَهَآءُ مِنَ ٱلنَّاسِ مَا وَلَّىٰهُمۡ عَن قِبۡلَتِهِمُ ٱلَّتِي كَانُواْ عَلَيۡهَاۚ قُل لِّلَّهِ ٱلۡمَشۡرِقُ وَٱلۡمَغۡرِبُۚ يَهۡدِي مَن يَشَآءُ إِلَىٰ صِرَٰطٖ مُّسۡتَقِيمٖ

İnsanlardan akılsızlar diyecek: 'Üzerinde oldukları kıblelerinden onları ne çevirdi?' De ki: 'Doğu ve batı Allah'ındır. Dilediği kimseye dosdoğru bir yola yol gösterir.'

En'am 6:148

·

Kuran-ı Kerim

سَيَقُولُ ٱلَّذِينَ أَشۡرَكُواْ لَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ مَآ أَشۡرَكۡنَا وَلَآ ءَابَآؤُنَا وَلَا حَرَّمۡنَا مِن شَيۡءٖۚ كَذَٰلِكَ كَذَّبَ ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِمۡ حَتَّىٰ ذَاقُواْ بَأۡسَنَاۗ قُلۡ هَلۡ عِندَكُم مِّنۡ عِلۡمٖ فَتُخۡرِجُوهُ لَنَآۖ إِن تَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ وَإِنۡ أَنتُمۡ إِلَّا تَخۡرُصُونَ

Ortak koşan kimseler diyecek: 'Eğer Allah dileseydi biz ve babalarımız ortak koşmazdık ve hiçbir şeyi yasaklamazdık.' Onlardan önceki kimseler de azabımızı tadana kadar böylece yalanladı. De ki: 'Yanınızda bize çıkaracağınız bir bilgi var mı? Siz zandan başkasına uymuyorsunuz ve siz tahmin edenlerden başkası değilsiniz.'

Fetih 48:11

·

Kuran-ı Kerim

سَيَقُولُ لَكَ ٱلۡمُخَلَّفُونَ مِنَ ٱلۡأَعۡرَابِ شَغَلَتۡنَآ أَمۡوَٰلُنَا وَأَهۡلُونَا فَٱسۡتَغۡفِرۡ لَنَاۚ يَقُولُونَ بِأَلۡسِنَتِهِم مَّا لَيۡسَ فِي قُلُوبِهِمۡۚ قُلۡ فَمَن يَمۡلِكُ لَكُم مِّنَ ٱللَّهِ شَيۡـًٔا إِنۡ أَرَادَ بِكُمۡ ضَرًّا أَوۡ أَرَادَ بِكُمۡ نَفۡعَۢاۚ بَلۡ كَانَ ٱللَّهُ بِمَا تَعۡمَلُونَ خَبِيرَۢا

Bedevilerden geri bırakılanlar sana diyecek: 'Mallarımız ve ailelerimiz bizi meşgul etti, böylece bizim için örtülme dile.' Kalplerinin içinde olmayan şeyi dilleriyle derler. De ki: 'Eğer size bir zarar dilerse veya size bir fayda dilerse, o halde kim sizin için Allah'a karşı hiçbir şeye sahip olabilir? Aksine Allah yaptığınız şeye Haberdar'dır.'

Fetih 48:15

·

Kuran-ı Kerim

سَيَقُولُ ٱلۡمُخَلَّفُونَ إِذَا ٱنطَلَقۡتُمۡ إِلَىٰ مَغَانِمَ لِتَأۡخُذُوهَا ذَرُونَا نَتَّبِعۡكُمۡۖ يُرِيدُونَ أَن يُبَدِّلُواْ كَلَٰمَ ٱللَّهِۚ قُل لَّن تَتَّبِعُونَا كَذَٰلِكُمۡ قَالَ ٱللَّهُ مِن قَبۡلُۖ فَسَيَقُولُونَ بَلۡ تَحۡسُدُونَنَاۚ بَلۡ كَانُواْ لَا يَفۡقَهُونَ إِلَّا قَلِيلٗا

Onları almanız için ganimetlere gittiğiniz zaman geri bırakılanlar diyecek: 'Bırakın bizi size tabi olalım.' Allah'ın sözünü değiştirmeyi isterler. De ki: 'Bize asla tabi olmayacaksınız, işte Allah önceden böyle dedi.' Bunun üzerine diyecekler: 'Aksine bizi kıskanıyorsunuz.' Aksine onlar azı hariç anlamazlardı.

أَقُل

ekulsöylerim

4

يَقُولَ

yekulesöylesin

4

قُلۡتَ

kultesöyledin

4

فَسَيَقُولُونَ

fe-se-yekuluneve yakında söyleyecekler

4

لَيَقُولُونَ

le-yekuluneelbette söylerler

4

قَٰلَ

kalesöyledi

4

فَقُل

fe-kulve söyle

4

سَيَقُولُونَ

se-yekuluneyakında söyleyecekler

4

يُقَالُ

yukaluses çıkarılır

3

أَتَقُولُونَ

e-tekulunesöylüyor musunuz

3

فَقُولُواْ

fe-kuluöyleyse söyleyin

2

قَالَا

kalaikisi söyledi

2

وَنَقُولُ

ve-nekuluve söyleriz

2

قُولُوٓاْ

kulusöyleyin

2

فَيَقُولُواْ

fe-yekuluve söylerler

2

قُلۡتُم

kultumsöylediniz

2

فَقُولَآ

fe-kulave söyleyin

2

فَقُلِ

fe-kulive söyle

2