Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ق و ل

q-v-l — Kök Analizi

ق و ل

1723

Kullanım

6

Lemma

144

Türev

112

Anlam

6 lemma, 144 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

وَّقَالُواْ

ve-kalu

ve söylediler, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
1

وَلِيَقُولُواْ

ve-li-yekulu

ve söylesinler diye, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
1

أَقُلۡ

ekul

söyleyeyim, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
1

لَقَالَ

le-kale

elbette söyledi, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
1

يَقُلۡ

yekul

söylesin, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
1

فَيَقُولُونَ

fe-yekulune

ve söylerler, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
1

قُلۡنَآ

kulna

söyledik, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
1

نَّقُولُ

nekulu

söyleriz, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
1

لَّيَقُولَنَّ

le-yekulenne

elbette söyleyecek, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
1

قَالَت

kalet

söyledi, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
1

وَتَقُولُواْ

ve-tekulu

ve söylersiniz, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
1

لَّقَالُواْ

le-kalu

elbette söylediler, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
1

Örnek Ayetler (1)

Fussilet 41:44

·

Kuran-ı Kerim

وَلَوۡ جَعَلۡنَٰهُ قُرۡءَانًا أَعۡجَمِيّٗا لَّقَالُواْ لَوۡلَا فُصِّلَتۡ ءَايَٰتُهُۥٓۖ ءَا۬عۡجَمِيّٞ وَعَرَبِيّٞۗ قُلۡ هُوَ لِلَّذِينَ ءَامَنُواْ هُدٗى وَشِفَآءٞۚ وَٱلَّذِينَ لَا يُؤۡمِنُونَ فِيٓ ءَاذَانِهِمۡ وَقۡرٞ وَهُوَ عَلَيۡهِمۡ عَمًىۚ أُوْلَـٰٓئِكَ يُنَادَوۡنَ مِن مَّكَانِۭ بَعِيدٖ

Ve eğer onu yabancı bir kuran yapsaydık, kesinlikle derlerdi: 'Onun ayetlerinin ayrıntılı açıklanması gerekmez miydi? Yabancı mı ve Arap mı?' De ki: 'O, inanan kimseler için bir yol gösterme ve bir şifadır.' İnanmayan kimselerin kulaklarında bir ağırlık vardır ve o, onların üzerine bir körlüktür. İşte onlar uzak bir yerden çağrılırlar.

لَّيَقُولُنَّ

le-yekulunne

elbette söyleyecekler, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
1

لَقَالُوٓاْ

le-kalu

elbette söylediler, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
1

وَقُولُوٓاْ

ve-kulu

ve söyleyin, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
1

يَقُولُوٓاْ

yekulu

söylerler, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
1

قُلۡتُهُۥ

kultuhu

söyledim onu, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
1

وَلۡيَقُولُواْ

ve'l-yekulu

ve söylesinler, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
1

فَقُلۡتُ

fe-kultu

ve söyledim, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
1

فَقُولِيٓ

fe-kuli

ve söyle, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
1

وَّقَالُواْ

ve-kaluve söylediler

1

وَلِيَقُولُواْ

ve-li-yekuluve söylesinler diye

1

أَقُلۡ

ekulsöyleyeyim

1

لَقَالَ

le-kaleelbette söyledi

1

يَقُلۡ

yekulsöylesin

1

فَيَقُولُونَ

fe-yekuluneve söylerler

1

قُلۡنَآ

kulnasöyledik

1

نَّقُولُ

nekulusöyleriz

1

لَّيَقُولَنَّ

le-yekulenneelbette söyleyecek

1

قَالَت

kaletsöyledi

1

وَتَقُولُواْ

ve-tekuluve söylersiniz

1

لَّقَالُواْ

le-kaluelbette söylediler

1

Örnek Ayetler (1)

Fussilet 41:44

·

Kuran-ı Kerim

وَلَوۡ جَعَلۡنَٰهُ قُرۡءَانًا أَعۡجَمِيّٗا لَّقَالُواْ لَوۡلَا فُصِّلَتۡ ءَايَٰتُهُۥٓۖ ءَا۬عۡجَمِيّٞ وَعَرَبِيّٞۗ قُلۡ هُوَ لِلَّذِينَ ءَامَنُواْ هُدٗى وَشِفَآءٞۚ وَٱلَّذِينَ لَا يُؤۡمِنُونَ فِيٓ ءَاذَانِهِمۡ وَقۡرٞ وَهُوَ عَلَيۡهِمۡ عَمًىۚ أُوْلَـٰٓئِكَ يُنَادَوۡنَ مِن مَّكَانِۭ بَعِيدٖ

Ve eğer onu yabancı bir kuran yapsaydık, kesinlikle derlerdi: 'Onun ayetlerinin ayrıntılı açıklanması gerekmez miydi? Yabancı mı ve Arap mı?' De ki: 'O, inanan kimseler için bir yol gösterme ve bir şifadır.' İnanmayan kimselerin kulaklarında bir ağırlık vardır ve o, onların üzerine bir körlüktür. İşte onlar uzak bir yerden çağrılırlar.

لَّيَقُولُنَّ

le-yekulunneelbette söyleyecekler

1

لَقَالُوٓاْ

le-kaluelbette söylediler

1

وَقُولُوٓاْ

ve-kuluve söyleyin

1

يَقُولُوٓاْ

yekulusöylerler

1

قُلۡتُهُۥ

kultuhusöyledim onu

1

وَلۡيَقُولُواْ

ve'l-yekuluve söylesinler

1

فَقُلۡتُ

fe-kultuve söyledim

1

فَقُولِيٓ

fe-kulive söyle

1