65
Kullanım
3
Lemma
35
Türev
31
Anlam
3 lemma, 35 türev form
Örnek Ayetler (5 / 6)
Bakara 2:60
·
Kuran-ı Kerim
۞وَإِذِ ٱسۡتَسۡقَىٰ مُوسَىٰ لِقَوۡمِهِۦ فَقُلۡنَا ٱضۡرِب بِّعَصَاكَ ٱلۡحَجَرَۖ فَٱنفَجَرَتۡ مِنۡهُ ٱثۡنَتَا عَشۡرَةَ عَيۡنٗاۖ قَدۡ عَلِمَ كُلُّ أُنَاسٖ مَّشۡرَبَهُمۡۖ كُلُواْ وَٱشۡرَبُواْ مِن رِّزۡقِ ٱللَّهِ وَلَا تَعۡثَوۡاْ فِي ٱلۡأَرۡضِ مُفۡسِدِينَ
Ve Musa kavmi için su istemişti, bunun üzerine demiştik: 'Asanla taşa vur.' Bunun üzerine ondan on iki pınar fışkırmıştı. Kesinlikle her insan grubu içeceği yeri bilmişti. 'Allah'ın rızkından yiyin ve için ve yeryüzünde bozguncular olarak taşkınlık yapmayın.'
A'raf 7:160
·
Kuran-ı Kerim
وَقَطَّعۡنَٰهُمُ ٱثۡنَتَيۡ عَشۡرَةَ أَسۡبَاطًا أُمَمٗاۚ وَأَوۡحَيۡنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ إِذِ ٱسۡتَسۡقَىٰهُ قَوۡمُهُۥٓ أَنِ ٱضۡرِب بِّعَصَاكَ ٱلۡحَجَرَۖ فَٱنۢبَجَسَتۡ مِنۡهُ ٱثۡنَتَا عَشۡرَةَ عَيۡنٗاۖ قَدۡ عَلِمَ كُلُّ أُنَاسٖ مَّشۡرَبَهُمۡۚ وَظَلَّلۡنَا عَلَيۡهِمُ ٱلۡغَمَٰمَ وَأَنزَلۡنَا عَلَيۡهِمُ ٱلۡمَنَّ وَٱلسَّلۡوَىٰۖ كُلُواْ مِن طَيِّبَٰتِ مَا رَزَقۡنَٰكُمۡۚ وَمَا ظَلَمُونَا وَلَٰكِن كَانُوٓاْ أَنفُسَهُمۡ يَظۡلِمُونَ
Ve onları topluluklar olarak on iki boya böldük. Ve toplumu ondan su istediğinde Musa'ya: 'Asanla taşa vur' diye vahyetmiştik. Bunun üzerine ondan on iki pınar fışkırdı; her insanlar içecekleri yeri kesinlikle bildi. Ve onların üzerine bulutu gölgelendirdik ve onların üzerine man ve bıldırcın indirdik: 'Sizi rızıklandırdığımız şeyin temizlerinden yiyin.' Ve bize zulmetmediler, fakat kendi nefslerine zulmediyor idiler.
Meryem 19:26
·
Kuran-ı Kerim
فَكُلِي وَٱشۡرَبِي وَقَرِّي عَيۡنٗاۖ فَإِمَّا تَرَيِنَّ مِنَ ٱلۡبَشَرِ أَحَدٗا فَقُولِيٓ إِنِّي نَذَرۡتُ لِلرَّحۡمَٰنِ صَوۡمٗا فَلَنۡ أُكَلِّمَ ٱلۡيَوۡمَ إِنسِيّٗا
'Böylece ye ve iç ve gözünü aydınlat. Böylece eğer insanlardan birini görürsen de ki: Şüphesiz ben Merhameti Bol Olana bir oruç adadım, böylece bugün bir insanla kesinlikle konuşmayacağım.'
İnsan 76:6
·
Kuran-ı Kerim
عَيۡنٗا يَشۡرَبُ بِهَا عِبَادُ ٱللَّهِ يُفَجِّرُونَهَا تَفۡجِيرٗا
Allah'ın kullarının ondan içtiği bir pınar; onu tamamen fışkırtırlar.
İnsan 76:18
·
Kuran-ı Kerim
عَيۡنٗا فِيهَا تُسَمَّىٰ سَلۡسَبِيلٗا
Orada selsebil olarak isimlendirilen bir pınar.
Örnek Ayetler (5)
Şuara 26:57
·
Kuran-ı Kerim
فَأَخۡرَجۡنَٰهُم مِّن جَنَّـٰتٖ وَعُيُونٖ
Böylece onları bahçelerden ve pınarlardan çıkardık.
Şuara 26:147
·
Kuran-ı Kerim
فِي جَنَّـٰتٖ وَعُيُونٖ
Bahçelerde ve pınarlarda.
Duhan 44:25
·
Kuran-ı Kerim
كَمۡ تَرَكُواْ مِن جَنَّـٰتٖ وَعُيُونٖ
Bahçelerden ve pınarlardan nicesini bıraktılar.
Duhan 44:52
·
Kuran-ı Kerim
فِي جَنَّـٰتٖ وَعُيُونٖ
Bahçelerde ve pınarlarda.
Mürselat 77:41
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱلۡمُتَّقِينَ فِي ظِلَٰلٖ وَعُيُونٖ
Şüphesiz sakınanlar gölgeler ve pınarlar içindedir.
Örnek Ayetler (4)
Hud 11:37
·
Kuran-ı Kerim
وَٱصۡنَعِ ٱلۡفُلۡكَ بِأَعۡيُنِنَا وَوَحۡيِنَا وَلَا تُخَٰطِبۡنِي فِي ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓاْ إِنَّهُم مُّغۡرَقُونَ
'Ve bizim gözlerimizle ve bizim vahyimizle gemiyi yap. Ve zulmeden kimseler hakkında bana hitap etme. Şüphesiz onlar batırılacaklardır.'
Mü'minun 23:27
·
Kuran-ı Kerim
فَأَوۡحَيۡنَآ إِلَيۡهِ أَنِ ٱصۡنَعِ ٱلۡفُلۡكَ بِأَعۡيُنِنَا وَوَحۡيِنَا فَإِذَا جَآءَ أَمۡرُنَا وَفَارَ ٱلتَّنُّورُ فَٱسۡلُكۡ فِيهَا مِن كُلّٖ زَوۡجَيۡنِ ٱثۡنَيۡنِ وَأَهۡلَكَ إِلَّا مَن سَبَقَ عَلَيۡهِ ٱلۡقَوۡلُ مِنۡهُمۡۖ وَلَا تُخَٰطِبۡنِي فِي ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓاْ إِنَّهُم مُّغۡرَقُونَ
Bunun üzerine ona vahyettik: 'Gözlerimizle ve vahyimizle gemiyi yap. Bunun üzerine emrimiz geldiği ve fırın kaynadığı zaman, her iki eşten ikisini ve onlardan aleyhine söz geçmiş kimse hariç aileni onun içine koy. Ve zulmeden kimseler hakkında bana hitap etme, şüphesiz onlar batırılacaklardır.'
Tur 52:48
·
Kuran-ı Kerim
وَٱصۡبِرۡ لِحُكۡمِ رَبِّكَ فَإِنَّكَ بِأَعۡيُنِنَاۖ وَسَبِّحۡ بِحَمۡدِ رَبِّكَ حِينَ تَقُومُ
Ve senin Rabbinin hükmüne sabret, çünkü şüphesiz sen bizim gözlerimizlesin; ve kalktığın zaman senin Rabbinin övgüsüyle O'nu uzak tut.
Kamer 54:14
·
Kuran-ı Kerim
تَجۡرِي بِأَعۡيُنِنَا جَزَآءٗ لِّمَن كَانَ كُفِرَ
Örtülmüş olan kimseye bir karşılık olarak gözlerimizle yüzer.
Örnek Ayetler (3)
Hicr 15:45
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱلۡمُتَّقِينَ فِي جَنَّـٰتٖ وَعُيُونٍ
Şüphesiz sakınanlar, bahçeler ve pınarlar içindedir.
Şuara 26:134
·
Kuran-ı Kerim
وَجَنَّـٰتٖ وَعُيُونٍ
Ve bahçelerle ve pınarlarla.
Zariyat 51:15
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱلۡمُتَّقِينَ فِي جَنَّـٰتٖ وَعُيُونٍ
Şüphesiz sakınanlar bahçeler ve pınarlar içindedir.
Örnek Ayetler (2)
Maide 5:83
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذَا سَمِعُواْ مَآ أُنزِلَ إِلَى ٱلرَّسُولِ تَرَىٰٓ أَعۡيُنَهُمۡ تَفِيضُ مِنَ ٱلدَّمۡعِ مِمَّا عَرَفُواْ مِنَ ٱلۡحَقِّۖ يَقُولُونَ رَبَّنَآ ءَامَنَّا فَٱكۡتُبۡنَا مَعَ ٱلشَّـٰهِدِينَ
Ve resule indirileni işittikleri zaman, gerçekten tanıdıkları şeyden gözlerinin gözyaşı taşıyor görürsün. Derler: 'Rabbimiz, inandık, bunun üzerine bizi tanıklar ile beraber yaz.'
Kamer 54:37
·
Kuran-ı Kerim
وَلَقَدۡ رَٰوَدُوهُ عَن ضَيۡفِهِۦ فَطَمَسۡنَآ أَعۡيُنَهُمۡ فَذُوقُواْ عَذَابِي وَنُذُرِ
Ve kesinlikle onun misafirleri hakkında ondan istediler. Bunun üzerine onların gözlerini sildik. Öyleyse azabımı ve uyarılarımı tadın.
Örnek Ayetler (2)
A'raf 7:179
·
Kuran-ı Kerim
وَلَقَدۡ ذَرَأۡنَا لِجَهَنَّمَ كَثِيرٗا مِّنَ ٱلۡجِنِّ وَٱلۡإِنسِۖ لَهُمۡ قُلُوبٞ لَّا يَفۡقَهُونَ بِهَا وَلَهُمۡ أَعۡيُنٞ لَّا يُبۡصِرُونَ بِهَا وَلَهُمۡ ءَاذَانٞ لَّا يَسۡمَعُونَ بِهَآۚ أُوْلَـٰٓئِكَ كَٱلۡأَنۡعَٰمِ بَلۡ هُمۡ أَضَلُّۚ أُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡغَٰفِلُونَ
Ve kesinlikle cinlerden ve insanlardan birçoğunu cehennem için çoğalttık. Onların kalpleri vardır, onlarla anlamazlar; gözleri vardır, onlarla görmezler ve kulakları vardır, onlarla işitmezler. İşte onlar hayvanlar gibidir, hatta onlar daha sapkındır. İşte onlar habersiz olanlardır.
A'raf 7:195
·
Kuran-ı Kerim
أَلَهُمۡ أَرۡجُلٞ يَمۡشُونَ بِهَآۖ أَمۡ لَهُمۡ أَيۡدٖ يَبۡطِشُونَ بِهَآۖ أَمۡ لَهُمۡ أَعۡيُنٞ يُبۡصِرُونَ بِهَآۖ أَمۡ لَهُمۡ ءَاذَانٞ يَسۡمَعُونَ بِهَاۗ قُلِ ٱدۡعُواْ شُرَكَآءَكُمۡ ثُمَّ كِيدُونِ فَلَا تُنظِرُونِ
Onların onlarla yürüyecekleri ayakları mı var? Yoksa onların onlarla tutacakları elleri mi var? Yoksa onların onlarla görecekleri gözleri mi var? Yoksa onların onlarla işitecekleri kulakları mı var? De ki: 'Ortaklarınızı çağırın, sonra bana tuzak kurun ve bana süre vermeyin.'
Örnek Ayetler (2)
Enfal 8:44
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذۡ يُرِيكُمُوهُمۡ إِذِ ٱلۡتَقَيۡتُمۡ فِيٓ أَعۡيُنِكُمۡ قَلِيلٗا وَيُقَلِّلُكُمۡ فِيٓ أَعۡيُنِهِمۡ لِيَقۡضِيَ ٱللَّهُ أَمۡرٗا كَانَ مَفۡعُولٗاۗ وَإِلَى ٱللَّهِ تُرۡجَعُ ٱلۡأُمُورُ
Ve hani karşılaştığınız zaman, Allah'ın yapılmış olan bir işi yerine getirmesi için onları sizin gözlerinizde az gösteriyordu ve sizi onların gözlerinde azaltıyordu. Ve işler Allah'a döndürülür.
Yasin 36:66
·
Kuran-ı Kerim
وَلَوۡ نَشَآءُ لَطَمَسۡنَا عَلَىٰٓ أَعۡيُنِهِمۡ فَٱسۡتَبَقُواْ ٱلصِّرَٰطَ فَأَنَّىٰ يُبۡصِرُونَ
Ve eğer dileseydik gözlerinin üzerini kesinlikle silerdik, bunun üzerine yola koşuşurlardı; böylece nasıl görürler?
Örnek Ayetler (2)
Kehf 18:86
·
Kuran-ı Kerim
حَتَّىٰٓ إِذَا بَلَغَ مَغۡرِبَ ٱلشَّمۡسِ وَجَدَهَا تَغۡرُبُ فِي عَيۡنٍ حَمِئَةٖ وَوَجَدَ عِندَهَا قَوۡمٗاۖ قُلۡنَا يَٰذَا ٱلۡقَرۡنَيۡنِ إِمَّآ أَن تُعَذِّبَ وَإِمَّآ أَن تَتَّخِذَ فِيهِمۡ حُسۡنٗا
Güneşin battığı yere ulaştığında, onu çamurlu bir pınarda batarken buldu ve onun yanında bir topluluk buldu. Dedik: 'Ey Zülkarneyn, ya azap edersin ya da onlarda bir güzellik tutarsın.'
Gaşiye 88:5
·
Kuran-ı Kerim
تُسۡقَىٰ مِنۡ عَيۡنٍ ءَانِيَةٖ
Kaynar bir pınardan içirilir.
Örnek Ayetler (2)
Rahman 55:50
·
Kuran-ı Kerim
فِيهِمَا عَيۡنَانِ تَجۡرِيَانِ
İkisinin içinde akan iki pınar vardır.
Rahman 55:66
·
Kuran-ı Kerim
فِيهِمَا عَيۡنَانِ نَضَّاخَتَانِ
İkisinde fışkıran iki pınar vardır.
Örnek Ayetler (2)
Hicr 15:88
·
Kuran-ı Kerim
لَا تَمُدَّنَّ عَيۡنَيۡكَ إِلَىٰ مَا مَتَّعۡنَا بِهِۦٓ أَزۡوَٰجٗا مِّنۡهُمۡ وَلَا تَحۡزَنۡ عَلَيۡهِمۡ وَٱخۡفِضۡ جَنَاحَكَ لِلۡمُؤۡمِنِينَ
Onlardan sınıfları kendisiyle faydalandırdığımız şeye iki gözünü kesinlikle uzatma ve onlara üzülme ve inananlara kanadını indir.
Taha 20:131
·
Kuran-ı Kerim
وَلَا تَمُدَّنَّ عَيۡنَيۡكَ إِلَىٰ مَا مَتَّعۡنَا بِهِۦٓ أَزۡوَٰجٗا مِّنۡهُمۡ زَهۡرَةَ ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَا لِنَفۡتِنَهُمۡ فِيهِۚ وَرِزۡقُ رَبِّكَ خَيۡرٞ وَأَبۡقَىٰ
Ve onun içinde onları sınamamız için onlardan sınıfları dünya hayatının süsü olarak kendisiyle faydalandırdığımız şeye iki gözünü kesinlikle uzatma. Ve Rabbinin rızkı daha hayırlıdır ve daha kalıcıdır.
Örnek Ayetler (2)
Taha 20:40
·
Kuran-ı Kerim
إِذۡ تَمۡشِيٓ أُخۡتُكَ فَتَقُولُ هَلۡ أَدُلُّكُمۡ عَلَىٰ مَن يَكۡفُلُهُۥۖ فَرَجَعۡنَٰكَ إِلَىٰٓ أُمِّكَ كَيۡ تَقَرَّ عَيۡنُهَا وَلَا تَحۡزَنَۚ وَقَتَلۡتَ نَفۡسٗا فَنَجَّيۡنَٰكَ مِنَ ٱلۡغَمِّ وَفَتَنَّـٰكَ فُتُونٗاۚ فَلَبِثۡتَ سِنِينَ فِيٓ أَهۡلِ مَدۡيَنَ ثُمَّ جِئۡتَ عَلَىٰ قَدَرٖ يَٰمُوسَىٰ
Hani kız kardeşin yürüyordu ve diyordu: 'Ona bakacak kimseyi size göstereyim mi?' Bunun üzerine gözünün aydınlanması ve üzülmemesi için seni annene döndürmüştük. Ve bir nefsi katletmiştin, bunun üzerine seni kederden kurtarmıştık ve seni tamamen bir sınamayla sınamıştık. Bunun üzerine Medyen halkı içinde yıllarca kalmıştın, sonra bir ölçü üzerine geldin ey Musa.
Kasas 28:13
·
Kuran-ı Kerim
فَرَدَدۡنَٰهُ إِلَىٰٓ أُمِّهِۦ كَيۡ تَقَرَّ عَيۡنُهَا وَلَا تَحۡزَنَ وَلِتَعۡلَمَ أَنَّ وَعۡدَ ٱللَّهِ حَقّٞ وَلَٰكِنَّ أَكۡثَرَهُمۡ لَا يَعۡلَمُونَ
Böylece gözü aydınlansın, üzülmesin ve Allah'ın sözünün gerçek olduğunu bilsin diye onu annesine döndürdük. Fakat onların çoğu bilmezler.
Örnek Ayetler (2)
Kehf 18:101
·
Kuran-ı Kerim
ٱلَّذِينَ كَانَتۡ أَعۡيُنُهُمۡ فِي غِطَآءٍ عَن ذِكۡرِي وَكَانُواْ لَا يَسۡتَطِيعُونَ سَمۡعًا
Onlar ki, gözleri benim anmamdan bir örtü içindeydi ve işitmeye güç yetiremiyorlardı.
Ahzab 33:19
·
Kuran-ı Kerim
أَشِحَّةً عَلَيۡكُمۡۖ فَإِذَا جَآءَ ٱلۡخَوۡفُ رَأَيۡتَهُمۡ يَنظُرُونَ إِلَيۡكَ تَدُورُ أَعۡيُنُهُمۡ كَٱلَّذِي يُغۡشَىٰ عَلَيۡهِ مِنَ ٱلۡمَوۡتِۖ فَإِذَا ذَهَبَ ٱلۡخَوۡفُ سَلَقُوكُم بِأَلۡسِنَةٍ حِدَادٍ أَشِحَّةً عَلَى ٱلۡخَيۡرِۚ أُوْلَـٰٓئِكَ لَمۡ يُؤۡمِنُواْ فَأَحۡبَطَ ٱللَّهُ أَعۡمَٰلَهُمۡۚ وَكَانَ ذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ يَسِيرٗا
Size karşı cimridirler. Korku geldiğinde, ölümden üzerine baygınlık geçiren kimse gibi gözleri dönerek sana baktıklarını görürsün. Korku gittiğinde ise, hayra karşı cimri olarak keskin dillerle sizi incitirler. İşte onlar inanmadılar; bunun üzerine Allah onların işlerini boşa çıkardı. Ve bu Allah'a kolaydır.
Örnek Ayetler (2)
Sebe 34:12
·
Kuran-ı Kerim
وَلِسُلَيۡمَٰنَ ٱلرِّيحَ غُدُوُّهَا شَهۡرٞ وَرَوَاحُهَا شَهۡرٞۖ وَأَسَلۡنَا لَهُۥ عَيۡنَ ٱلۡقِطۡرِۖ وَمِنَ ٱلۡجِنِّ مَن يَعۡمَلُ بَيۡنَ يَدَيۡهِ بِإِذۡنِ رَبِّهِۦۖ وَمَن يَزِغۡ مِنۡهُمۡ عَنۡ أَمۡرِنَا نُذِقۡهُ مِنۡ عَذَابِ ٱلسَّعِيرِ
Ve Süleyman'a rüzgarı; onun sabah gidişi bir aydır ve onun akşam dönüşü bir aydır. Ve onun için erimiş bakır pınarını akıttık. Ve cinlerden Rabbinin izniyle onun iki elleri arasında yapan kimse vardır. Ve onlardan kim emrimizden saparsa ona alevli ateş azabından tattırırız.
Tekasür 102:7
·
Kuran-ı Kerim
ثُمَّ لَتَرَوُنَّهَا عَيۡنَ ٱلۡيَقِينِ
Sonra onu kesinliğin gözüyle kesinlikle göreceksiniz.
Örnek Ayetler (2)
Furkan 25:74
·
Kuran-ı Kerim
وَٱلَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا هَبۡ لَنَا مِنۡ أَزۡوَٰجِنَا وَذُرِّيَّـٰتِنَا قُرَّةَ أَعۡيُنٖ وَٱجۡعَلۡنَا لِلۡمُتَّقِينَ إِمَامًا
Ve onlar derler: 'Rabbimiz, bize eşlerimizden ve soylarımızdan gözler aydınlığı hibe et ve bizi sakınanlar için önder yap.'
Secde 32:17
·
Kuran-ı Kerim
فَلَا تَعۡلَمُ نَفۡسٞ مَّآ أُخۡفِيَ لَهُم مِّن قُرَّةِ أَعۡيُنٖ جَزَآءَۢ بِمَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ
Bunun üzerine hiçbir nefs, yapıyor oldukları şeye bir karşılık olarak onlar için gözler aydınlığından gizlenen şeyi bilmez.
Örnek Ayetler (1)
Zuhruf 43:71
·
Kuran-ı Kerim
يُطَافُ عَلَيۡهِم بِصِحَافٖ مِّن ذَهَبٖ وَأَكۡوَابٖۖ وَفِيهَا مَا تَشۡتَهِيهِ ٱلۡأَنفُسُ وَتَلَذُّ ٱلۡأَعۡيُنُۖ وَأَنتُمۡ فِيهَا خَٰلِدُونَ
Onların etrafında altından tepsilerle ve kadehlerle dolaştırılır; ve onun içinde nefslerin arzuladığı ve gözlerin lezzet aldığı şeyler vardır; ve siz onun içinde kalıcılarsınız.
Örnek Ayetler (1)
Taha 20:39
·
Kuran-ı Kerim
أَنِ ٱقۡذِفِيهِ فِي ٱلتَّابُوتِ فَٱقۡذِفِيهِ فِي ٱلۡيَمِّ فَلۡيُلۡقِهِ ٱلۡيَمُّ بِٱلسَّاحِلِ يَأۡخُذۡهُ عَدُوّٞ لِّي وَعَدُوّٞ لَّهُۥۚ وَأَلۡقَيۡتُ عَلَيۡكَ مَحَبَّةٗ مِّنِّي وَلِتُصۡنَعَ عَلَىٰ عَيۡنِيٓ
'Onu sandığın içine at, sonra onu denizin içine at, bunun üzerine deniz onu sahile atsın, benim düşmanım ve onun düşmanı onu alsın.' Ve benden senin üzerine bir sevgi bıraktım ve gözümün üzerinde yetiştirilmen için.
Örnek Ayetler (1)
Hud 11:31
·
Kuran-ı Kerim
وَلَآ أَقُولُ لَكُمۡ عِندِي خَزَآئِنُ ٱللَّهِ وَلَآ أَعۡلَمُ ٱلۡغَيۡبَ وَلَآ أَقُولُ إِنِّي مَلَكٞ وَلَآ أَقُولُ لِلَّذِينَ تَزۡدَرِيٓ أَعۡيُنُكُمۡ لَن يُؤۡتِيَهُمُ ٱللَّهُ خَيۡرًاۖ ٱللَّهُ أَعۡلَمُ بِمَا فِيٓ أَنفُسِهِمۡ إِنِّيٓ إِذٗا لَّمِنَ ٱلظَّـٰلِمِينَ
'Ve size Allah'ın hazineleri benim yanımdadır demiyorum ve görünmeyeni bilmiyorum. Ve Şüphesiz ben bir meleğim demiyorum. Ve gözlerinizin küçümsediği kimseler için Allah onlara asla bir hayır vermeyecektir demiyorum. Allah onların nefslerinin içindekini en iyi bilendir. Şüphesiz ben o zaman zalimlerden olurum.'
Örnek Ayetler (1)
Beled 90:8
·
Kuran-ı Kerim
أَلَمۡ نَجۡعَل لَّهُۥ عَيۡنَيۡنِ
Ona iki göz yapmadık mı?
Örnek Ayetler (1)
Kamer 54:12
·
Kuran-ı Kerim
وَفَجَّرۡنَا ٱلۡأَرۡضَ عُيُونٗا فَٱلۡتَقَى ٱلۡمَآءُ عَلَىٰٓ أَمۡرٖ قَدۡ قُدِرَ
Ve yeri pınarlar olarak fışkırttık. Böylece su, kesinlikle ölçülmüş bir iş üzerine buluştu.
Örnek Ayetler (1)
Ali İmran 3:13
·
Kuran-ı Kerim
قَدۡ كَانَ لَكُمۡ ءَايَةٞ فِي فِئَتَيۡنِ ٱلۡتَقَتَاۖ فِئَةٞ تُقَٰتِلُ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ وَأُخۡرَىٰ كَافِرَةٞ يَرَوۡنَهُم مِّثۡلَيۡهِمۡ رَأۡيَ ٱلۡعَيۡنِۚ وَٱللَّهُ يُؤَيِّدُ بِنَصۡرِهِۦ مَن يَشَآءُۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَعِبۡرَةٗ لِّأُوْلِي ٱلۡأَبۡصَٰرِ
Karşılaşan iki grupta sizin için kesinlikle bir ayet vardı. Bir grup Allah yolunda savaşıyordu ve diğeri örtendi; onları göz görüşüyle kendilerinin iki katı görüyorlardı. Ve Allah dilediğini yardımıyla destekler. Şüphesiz bunda görüş sahipleri için kesinlikle bir ibret vardır.