Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ظ ن ن

z-n-n — Kök Analizi

ظ ن ن

69

Kullanım

3

Lemma

31

Türev

44

Anlam

3 lemma, 31 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

ٱلظَّنَّ

Lemma

ez-zanne

sanıyı, sanı, zannetme, şüphe

İsim
7

ظَنَّ

zanne

sandı, sanmak, zannetmek, düşünmek

İsim
6

ٱلظَّنِّ

ez-zanni

sanı, sanı, zaman, şüphe

İsim
3

ظَنُّ

zannu

sanı, sanı, tahmin, kesin inanç

İsim
2

ٱلظُّنُونَا۠

ez-zununa

sanıları, sanı, tahmin, şüphe, kesin olmayan bilgi

İsim
1

ظَنُّكُمُ

zannukumu

sizin sanınız, sanı, zannetme, şüphe

İsim
1

ظَنّٗا

zannen

sanıyı, sanı, zannetme, şüphe

İsim
1

ظَنًّا

zannen

sanıyı, sanı, tahmin, şüphe

İsim
1

ظَنُّكُم

zannukum

sanınız, sanı, tahmin, zaman

İsim
1

ظَنَّهُۥ

zannehu

onun sanısı, sanı, tahmin, zaman

İsim
1

وَظَنُّوٓاْ

Lemma

ve-zannu

ve sandılar, sanmak, zannetmek, düşünmek

Fiil
6

يَظُنُّونَ

yezunnune

sanırlar, sanmak, zannetmek, düşünmek

Fiil
5

ظَنَنتُمۡ

zanentum

sandınız, sanmak, zannetmek, düşünmek

Fiil
4

أَظُنُّ

ezunnu

sanıyorum, sanmak, zannetmek, düşünmek

Fiil
3

وَظَنَّ

ve-zanne

ve sandı, sanmak, zannetmek, kesin bilmek

Fiil
3

Örnek Ayetler (3)

Yunus 10:24

·

Kuran-ı Kerim

إِنَّمَا مَثَلُ ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَا كَمَآءٍ أَنزَلۡنَٰهُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ فَٱخۡتَلَطَ بِهِۦ نَبَاتُ ٱلۡأَرۡضِ مِمَّا يَأۡكُلُ ٱلنَّاسُ وَٱلۡأَنۡعَٰمُ حَتَّىٰٓ إِذَآ أَخَذَتِ ٱلۡأَرۡضُ زُخۡرُفَهَا وَٱزَّيَّنَتۡ وَظَنَّ أَهۡلُهَآ أَنَّهُمۡ قَٰدِرُونَ عَلَيۡهَآ أَتَىٰهَآ أَمۡرُنَا لَيۡلًا أَوۡ نَهَارٗا فَجَعَلۡنَٰهَا حَصِيدٗا كَأَن لَّمۡ تَغۡنَ بِٱلۡأَمۡسِۚ كَذَٰلِكَ نُفَصِّلُ ٱلۡأٓيَٰتِ لِقَوۡمٖ يَتَفَكَّرُونَ

Dünya hayatının örneği ancak gökten indirdiğimiz bir su gibidir; bunun üzerine insanların ve hayvanların yediği şeyden yerin bitkisi onunla karıştı. Yer onun süsünü aldığı ve süslendiği ve onun halkı onun üzerine güç yetirenler oldukları zannında bulunduğu zaman, gece veya gündüz ona emrimiz geldi; bunun üzerine sanki dün bulunmamış gibi onu biçilmiş kıldık. Böylece düşünen bir topluluk için ayetleri ayrıntılı açıklarız.

Sad 38:24

·

Kuran-ı Kerim

قَالَ لَقَدۡ ظَلَمَكَ بِسُؤَالِ نَعۡجَتِكَ إِلَىٰ نِعَاجِهِۦۖ وَإِنَّ كَثِيرٗا مِّنَ ٱلۡخُلَطَآءِ لَيَبۡغِي بَعۡضُهُمۡ عَلَىٰ بَعۡضٍ إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ وَقَلِيلٞ مَّا هُمۡۗ وَظَنَّ دَاوُۥدُ أَنَّمَا فَتَنَّـٰهُ فَٱسۡتَغۡفَرَ رَبَّهُۥ وَخَرَّۤ رَاكِعٗاۤ وَأَنَابَ۩

Dedi: 'Kesinlikle senin koyununu kendi koyunlarına katarak istemekle sana zulmetmiştir. Ve şüphesiz ortakların çoğu, inanan ve düzelticilik yapan kimseler hariç, kesinlikle bazısı bazısının üzerine azgınlık eder; onlar ne kadar azdır.' Ve Davut onu sınadığımız zannında bulundu, bunun üzerine Rabbinden örtülme diledi, eğilerek kapandı ve döndü.

Kıyamet 75:28

·

Kuran-ı Kerim

وَظَنَّ أَنَّهُ ٱلۡفِرَاقُ

Ve şüphesiz onun ayrılık olduğu zannında bulundu.

ظَنَنَّآ

zanenna

sandık, sanmak, zannetmek, düşünmek

Fiil
2

لَأَظُنُّهُۥ

le-ezunnuhu

elbette onu sanırım, sanmak, zannetmek, kesin bilmek

Fiil
2

وَتَظُنُّونَ

ve-tezunnune

ve sanıyorsunuz, sanmak, zannetmek, tahmin etmek, şüphelenmek

Fiil
2

لَأَظُنُّكَ

le-ezunnuke

elbette sanırım seni, sanmak, zannetmek, düşünmek

Fiil
2

يَظُنُّ

yezunnu

sanarlar, sanmak, zannetmek, düşünmek

Fiil
2

ٱلظَّنَّ

Lemma

ez-zannesanıyı

7

ظَنَّ

zannesandı

6

ٱلظَّنِّ

ez-zannisanı

3

ظَنُّ

zannusanı

2

ٱلظُّنُونَا۠

ez-zununasanıları

1

ظَنُّكُمُ

zannukumusizin sanınız

1

ظَنّٗا

zannensanıyı

1

ظَنًّا

zannensanıyı

1

ظَنُّكُم

zannukumsanınız

1

ظَنَّهُۥ

zannehuonun sanısı

1

وَظَنُّوٓاْ

Lemma

ve-zannuve sandılar

6

يَظُنُّونَ

yezunnunesanırlar

5

ظَنَنتُمۡ

zanentumsandınız

4

أَظُنُّ

ezunnusanıyorum

3

وَظَنَّ

ve-zanneve sandı

3

Örnek Ayetler (3)

Yunus 10:24

·

Kuran-ı Kerim

إِنَّمَا مَثَلُ ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَا كَمَآءٍ أَنزَلۡنَٰهُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ فَٱخۡتَلَطَ بِهِۦ نَبَاتُ ٱلۡأَرۡضِ مِمَّا يَأۡكُلُ ٱلنَّاسُ وَٱلۡأَنۡعَٰمُ حَتَّىٰٓ إِذَآ أَخَذَتِ ٱلۡأَرۡضُ زُخۡرُفَهَا وَٱزَّيَّنَتۡ وَظَنَّ أَهۡلُهَآ أَنَّهُمۡ قَٰدِرُونَ عَلَيۡهَآ أَتَىٰهَآ أَمۡرُنَا لَيۡلًا أَوۡ نَهَارٗا فَجَعَلۡنَٰهَا حَصِيدٗا كَأَن لَّمۡ تَغۡنَ بِٱلۡأَمۡسِۚ كَذَٰلِكَ نُفَصِّلُ ٱلۡأٓيَٰتِ لِقَوۡمٖ يَتَفَكَّرُونَ

Dünya hayatının örneği ancak gökten indirdiğimiz bir su gibidir; bunun üzerine insanların ve hayvanların yediği şeyden yerin bitkisi onunla karıştı. Yer onun süsünü aldığı ve süslendiği ve onun halkı onun üzerine güç yetirenler oldukları zannında bulunduğu zaman, gece veya gündüz ona emrimiz geldi; bunun üzerine sanki dün bulunmamış gibi onu biçilmiş kıldık. Böylece düşünen bir topluluk için ayetleri ayrıntılı açıklarız.

Sad 38:24

·

Kuran-ı Kerim

قَالَ لَقَدۡ ظَلَمَكَ بِسُؤَالِ نَعۡجَتِكَ إِلَىٰ نِعَاجِهِۦۖ وَإِنَّ كَثِيرٗا مِّنَ ٱلۡخُلَطَآءِ لَيَبۡغِي بَعۡضُهُمۡ عَلَىٰ بَعۡضٍ إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ وَقَلِيلٞ مَّا هُمۡۗ وَظَنَّ دَاوُۥدُ أَنَّمَا فَتَنَّـٰهُ فَٱسۡتَغۡفَرَ رَبَّهُۥ وَخَرَّۤ رَاكِعٗاۤ وَأَنَابَ۩

Dedi: 'Kesinlikle senin koyununu kendi koyunlarına katarak istemekle sana zulmetmiştir. Ve şüphesiz ortakların çoğu, inanan ve düzelticilik yapan kimseler hariç, kesinlikle bazısı bazısının üzerine azgınlık eder; onlar ne kadar azdır.' Ve Davut onu sınadığımız zannında bulundu, bunun üzerine Rabbinden örtülme diledi, eğilerek kapandı ve döndü.

Kıyamet 75:28

·

Kuran-ı Kerim

وَظَنَّ أَنَّهُ ٱلۡفِرَاقُ

Ve şüphesiz onun ayrılık olduğu zannında bulundu.

ظَنَنَّآ

zanennasandık

2

لَأَظُنُّهُۥ

le-ezunnuhuelbette onu sanırım

2

وَتَظُنُّونَ

ve-tezunnuneve sanıyorsunuz

2

لَأَظُنُّكَ

le-ezunnukeelbette sanırım seni

2

يَظُنُّ

yezunnusanarlar

2