Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ظ ن ن

z-n-n — Kök Analizi

ظ ن ن

69

Kullanım

3

Lemma

31

Türev

44

Anlam

3 lemma, 31 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

ٱلظَّنَّ

Lemma

ez-zanne

sanıyı, sanı, zannetme, şüphe

İsim
7

ظَنَّ

zanne

sandı, sanmak, zannetmek, düşünmek

İsim
6

ٱلظَّنِّ

ez-zanni

sanı, sanı, zaman, şüphe

İsim
3

ظَنُّ

zannu

sanı, sanı, tahmin, kesin inanç

İsim
2

ٱلظُّنُونَا۠

ez-zununa

sanıları, sanı, tahmin, şüphe, kesin olmayan bilgi

İsim
1

ظَنُّكُمُ

zannukumu

sizin sanınız, sanı, zannetme, şüphe

İsim
1

ظَنّٗا

zannen

sanıyı, sanı, zannetme, şüphe

İsim
1

ظَنًّا

zannen

sanıyı, sanı, tahmin, şüphe

İsim
1

ظَنُّكُم

zannukum

sanınız, sanı, tahmin, zaman

İsim
1

ظَنَّهُۥ

zannehu

onun sanısı, sanı, tahmin, zaman

İsim
1

وَظَنُّوٓاْ

Lemma

ve-zannu

ve sandılar, sanmak, zannetmek, düşünmek

Fiil
6

يَظُنُّونَ

yezunnune

sanırlar, sanmak, zannetmek, düşünmek

Fiil
5

ظَنَنتُمۡ

zanentum

sandınız, sanmak, zannetmek, düşünmek

Fiil
4

Örnek Ayetler (4)

Fussilet 41:22

·

Kuran-ı Kerim

وَمَا كُنتُمۡ تَسۡتَتِرُونَ أَن يَشۡهَدَ عَلَيۡكُمۡ سَمۡعُكُمۡ وَلَآ أَبۡصَٰرُكُمۡ وَلَا جُلُودُكُمۡ وَلَٰكِن ظَنَنتُمۡ أَنَّ ٱللَّهَ لَا يَعۡلَمُ كَثِيرٗا مِّمَّا تَعۡمَلُونَ

İşitmenizin, ne görüşlerinizin ne de derilerinizin aleyhinize tanıklık edeceğinden gizlenmiyordunuz; lakin Allah'ın yapıyor olduğunuz şeylerin çoğunu bilmediği zannında bulundunuz.

Fetih 48:12

·

Kuran-ı Kerim

بَلۡ ظَنَنتُمۡ أَن لَّن يَنقَلِبَ ٱلرَّسُولُ وَٱلۡمُؤۡمِنُونَ إِلَىٰٓ أَهۡلِيهِمۡ أَبَدٗا وَزُيِّنَ ذَٰلِكَ فِي قُلُوبِكُمۡ وَظَنَنتُمۡ ظَنَّ ٱلسَّوۡءِ وَكُنتُمۡ قَوۡمَۢا بُورٗا

Aksine resulün ve inananların ailelerine ebediyen asla dönmeyeceğini zannında bulundunuz ve bu kalplerinizin içinde süslü gösterildi ve kötülük zannında bulundunuz ve yok olan bir topluluk oldunuz.

Haşr 59:2

·

Kuran-ı Kerim

هُوَ ٱلَّذِيٓ أَخۡرَجَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ مِنۡ أَهۡلِ ٱلۡكِتَٰبِ مِن دِيَٰرِهِمۡ لِأَوَّلِ ٱلۡحَشۡرِۚ مَا ظَنَنتُمۡ أَن يَخۡرُجُواْۖ وَظَنُّوٓاْ أَنَّهُم مَّانِعَتُهُمۡ حُصُونُهُم مِّنَ ٱللَّهِ فَأَتَىٰهُمُ ٱللَّهُ مِنۡ حَيۡثُ لَمۡ يَحۡتَسِبُواْۖ وَقَذَفَ فِي قُلُوبِهِمُ ٱلرُّعۡبَۚ يُخۡرِبُونَ بُيُوتَهُم بِأَيۡدِيهِمۡ وَأَيۡدِي ٱلۡمُؤۡمِنِينَ فَٱعۡتَبِرُواْ يَـٰٓأُوْلِي ٱلۡأَبۡصَٰرِ

O, kitap ehlinden örtenleri ilk toplanma için yurtlarından çıkarandır. Onların çıkacakları zannında bulunmadınız. Ve onlar da kalelerinin kendilerini Allah'tan koruyacağı zannında bulundular. Bunun üzerine Allah onlara hesap etmedikleri yerden geldi. Ve kalplerine korku attı. Evlerini kendi elleriyle ve inananların elleriyle yıkıyorlar. O halde ibret alın ey görüş sahipleri.

Cin 72:7

·

Kuran-ı Kerim

وَأَنَّهُمۡ ظَنُّواْ كَمَا ظَنَنتُمۡ أَن لَّن يَبۡعَثَ ٱللَّهُ أَحَدٗا

Ve şüphesiz onlar, sizin zannında bulunduğunuz gibi, Allah'ın hiç kimseyi diriltmeyeceği zannında bulundular.

أَظُنُّ

ezunnu

sanıyorum, sanmak, zannetmek, düşünmek

Fiil
3

وَظَنَّ

ve-zanne

ve sandı, sanmak, zannetmek, kesin bilmek

Fiil
3

ظَنَنَّآ

zanenna

sandık, sanmak, zannetmek, düşünmek

Fiil
2

لَأَظُنُّهُۥ

le-ezunnuhu

elbette onu sanırım, sanmak, zannetmek, kesin bilmek

Fiil
2

وَتَظُنُّونَ

ve-tezunnune

ve sanıyorsunuz, sanmak, zannetmek, tahmin etmek, şüphelenmek

Fiil
2

لَأَظُنُّكَ

le-ezunnuke

elbette sanırım seni, sanmak, zannetmek, düşünmek

Fiil
2

يَظُنُّ

yezunnu

sanarlar, sanmak, zannetmek, düşünmek

Fiil
2

ٱلظَّنَّ

Lemma

ez-zannesanıyı

7

ظَنَّ

zannesandı

6

ٱلظَّنِّ

ez-zannisanı

3

ظَنُّ

zannusanı

2

ٱلظُّنُونَا۠

ez-zununasanıları

1

ظَنُّكُمُ

zannukumusizin sanınız

1

ظَنّٗا

zannensanıyı

1

ظَنًّا

zannensanıyı

1

ظَنُّكُم

zannukumsanınız

1

ظَنَّهُۥ

zannehuonun sanısı

1

وَظَنُّوٓاْ

Lemma

ve-zannuve sandılar

6

يَظُنُّونَ

yezunnunesanırlar

5

ظَنَنتُمۡ

zanentumsandınız

4

Örnek Ayetler (4)

Fussilet 41:22

·

Kuran-ı Kerim

وَمَا كُنتُمۡ تَسۡتَتِرُونَ أَن يَشۡهَدَ عَلَيۡكُمۡ سَمۡعُكُمۡ وَلَآ أَبۡصَٰرُكُمۡ وَلَا جُلُودُكُمۡ وَلَٰكِن ظَنَنتُمۡ أَنَّ ٱللَّهَ لَا يَعۡلَمُ كَثِيرٗا مِّمَّا تَعۡمَلُونَ

İşitmenizin, ne görüşlerinizin ne de derilerinizin aleyhinize tanıklık edeceğinden gizlenmiyordunuz; lakin Allah'ın yapıyor olduğunuz şeylerin çoğunu bilmediği zannında bulundunuz.

Fetih 48:12

·

Kuran-ı Kerim

بَلۡ ظَنَنتُمۡ أَن لَّن يَنقَلِبَ ٱلرَّسُولُ وَٱلۡمُؤۡمِنُونَ إِلَىٰٓ أَهۡلِيهِمۡ أَبَدٗا وَزُيِّنَ ذَٰلِكَ فِي قُلُوبِكُمۡ وَظَنَنتُمۡ ظَنَّ ٱلسَّوۡءِ وَكُنتُمۡ قَوۡمَۢا بُورٗا

Aksine resulün ve inananların ailelerine ebediyen asla dönmeyeceğini zannında bulundunuz ve bu kalplerinizin içinde süslü gösterildi ve kötülük zannında bulundunuz ve yok olan bir topluluk oldunuz.

Haşr 59:2

·

Kuran-ı Kerim

هُوَ ٱلَّذِيٓ أَخۡرَجَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ مِنۡ أَهۡلِ ٱلۡكِتَٰبِ مِن دِيَٰرِهِمۡ لِأَوَّلِ ٱلۡحَشۡرِۚ مَا ظَنَنتُمۡ أَن يَخۡرُجُواْۖ وَظَنُّوٓاْ أَنَّهُم مَّانِعَتُهُمۡ حُصُونُهُم مِّنَ ٱللَّهِ فَأَتَىٰهُمُ ٱللَّهُ مِنۡ حَيۡثُ لَمۡ يَحۡتَسِبُواْۖ وَقَذَفَ فِي قُلُوبِهِمُ ٱلرُّعۡبَۚ يُخۡرِبُونَ بُيُوتَهُم بِأَيۡدِيهِمۡ وَأَيۡدِي ٱلۡمُؤۡمِنِينَ فَٱعۡتَبِرُواْ يَـٰٓأُوْلِي ٱلۡأَبۡصَٰرِ

O, kitap ehlinden örtenleri ilk toplanma için yurtlarından çıkarandır. Onların çıkacakları zannında bulunmadınız. Ve onlar da kalelerinin kendilerini Allah'tan koruyacağı zannında bulundular. Bunun üzerine Allah onlara hesap etmedikleri yerden geldi. Ve kalplerine korku attı. Evlerini kendi elleriyle ve inananların elleriyle yıkıyorlar. O halde ibret alın ey görüş sahipleri.

Cin 72:7

·

Kuran-ı Kerim

وَأَنَّهُمۡ ظَنُّواْ كَمَا ظَنَنتُمۡ أَن لَّن يَبۡعَثَ ٱللَّهُ أَحَدٗا

Ve şüphesiz onlar, sizin zannında bulunduğunuz gibi, Allah'ın hiç kimseyi diriltmeyeceği zannında bulundular.

أَظُنُّ

ezunnusanıyorum

3

وَظَنَّ

ve-zanneve sandı

3

ظَنَنَّآ

zanennasandık

2

لَأَظُنُّهُۥ

le-ezunnuhuelbette onu sanırım

2

وَتَظُنُّونَ

ve-tezunnuneve sanıyorsunuz

2

لَأَظُنُّكَ

le-ezunnukeelbette sanırım seni

2

يَظُنُّ

yezunnusanarlar

2