519
Kullanım
2
Lemma
32
Türev
35
Anlam
2 lemma, 32 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
يَشَآءَ | yaşae | diler, dilemek, istemek, yönelmek | Fiil | 8 | ||
يَشَأۡ | yeşe' | dilerse, dilemek, istemek, irade etmek | Fiil | 8 | ||
Örnek Ayetler (5 / 8) Nisa 4:133 · Kuran-ı Kerim إِن يَشَأۡ يُذۡهِبۡكُمۡ أَيُّهَا ٱلنَّاسُ وَيَأۡتِ بِـَٔاخَرِينَۚ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلَىٰ ذَٰلِكَ قَدِيرٗا Eğer dilerse sizi giderir ey insanlar ve başkalarını getirir. Ve Allah bunun üzerine Güç Yetiren'dir. En'am 6:39 · Kuran-ı Kerim وَٱلَّذِينَ كَذَّبُواْ بِـَٔايَٰتِنَا صُمّٞ وَبُكۡمٞ فِي ٱلظُّلُمَٰتِۗ مَن يَشَإِ ٱللَّهُ يُضۡلِلۡهُ وَمَن يَشَأۡ يَجۡعَلۡهُ عَلَىٰ صِرَٰطٖ مُّسۡتَقِيمٖ Ve ayetlerimizi yalanlayanlar karanlıkların içinde sağırdırlar ve dilsizdirler. Allah kimi dilerse onu saptırır ve kimi dilerse onu dosdoğru yolun üzerinde kılar. En'am 6:133 · Kuran-ı Kerim وَرَبُّكَ ٱلۡغَنِيُّ ذُو ٱلرَّحۡمَةِۚ إِن يَشَأۡ يُذۡهِبۡكُمۡ وَيَسۡتَخۡلِفۡ مِنۢ بَعۡدِكُم مَّا يَشَآءُ كَمَآ أَنشَأَكُم مِّن ذُرِّيَّةِ قَوۡمٍ ءَاخَرِينَ Ve Rabbin Zengindir, merhamet sahibidir. Eğer dilerse sizi giderir ve sizi başka bir topluluğun soyundan inşa ettiği gibi, sizden sonra dilediği şeyi yerinize getirir. İbrahim 14:19 · Kuran-ı Kerim أَلَمۡ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ بِٱلۡحَقِّۚ إِن يَشَأۡ يُذۡهِبۡكُمۡ وَيَأۡتِ بِخَلۡقٖ جَدِيدٖ Şüphesiz Allah'ın gökleri ve yeri gerçek ile yarattığını görmedin mi? Eğer dilerse sizi giderir ve yeni yaratılış getirir. İsra 17:54 · Kuran-ı Kerim رَّبُّكُمۡ أَعۡلَمُ بِكُمۡۖ إِن يَشَأۡ يَرۡحَمۡكُمۡ أَوۡ إِن يَشَأۡ يُعَذِّبۡكُمۡۚ وَمَآ أَرۡسَلۡنَٰكَ عَلَيۡهِمۡ وَكِيلٗا Sizin Rabbiniz sizi daha iyi bilendir. Eğer dilerse size merhamet eder veya eğer dilerse size azap eder. Ve seni onların üzerine bir vekil olarak göndermedik. | ||||||
نَّشَآءُ | neşau | dileriz, dilemek, istek duymak, irade etmek | Fiil | 7 | ||
شِئۡنَا | şi'na | yöneldik, yönelmek, dilemek, istemek | Fiil | 5 | ||
يَشَآءُونَ | yeşaune | dilerler, dilemek, istemek, irade etmek | Fiil | 5 | ||
شِئۡتُمۡ | şi'tum | dilediniz, dilemek, istemek, irade etmek | Fiil | 4 | ||
نَّشَأۡ | neşe' | dileriz, dilemek, istemek | Fiil | 3 | ||
شِئۡتَ | şi'te | yöneldin, yönelmek, dilemek, istemek | Fiil | 3 | ||
شِئۡتُمَا | şi'tuma | dilediniz, dilemek, istemek, irade etmek | Fiil | 2 | ||
تَشَآءُونَ | teşaune | dilersiniz, dilemek, istemek, yönelmek | Fiil | 2 | ||
يَشَإِ | yeşa'i | yönelir, yönelmek, istemek, dilemek | Fiil | 2 | ||
أَشَآءُ | eşau | dilerim, yönelmek, istemek, dilemek | Fiil | 1 | ||
نَشَـٰٓؤُاْ | neşa'u | dileriz, dilemek, istek duymak, yönelmek | Fiil | 1 | ||
شِئۡتُم | şi'tum | dilediniz, dilemek, istemek, irade etmek | Fiil | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 8)
En'am 6:80
·
Kuran-ı Kerim
وَحَآجَّهُۥ قَوۡمُهُۥۚ قَالَ أَتُحَـٰٓجُّوٓنِّي فِي ٱللَّهِ وَقَدۡ هَدَىٰنِۚ وَلَآ أَخَافُ مَا تُشۡرِكُونَ بِهِۦٓ إِلَّآ أَن يَشَآءَ رَبِّي شَيۡـٔٗاۚ وَسِعَ رَبِّي كُلَّ شَيۡءٍ عِلۡمًاۚ أَفَلَا تَتَذَكَّرُونَ
Ve kavmi onunla tartıştı. Dedi ki: 'Bana kesinlikle yol göstermişken Allah hakkında benimle tartışıyor musunuz? Ve Rabbimin bir şey dilemesi dışında, O'na ortak koştuğunuz şeyden ben korkmam. Rabbim bilgi bakımından her şeyi kuşatmıştır; hala hatırlamıyor musunuz?'
En'am 6:111
·
Kuran-ı Kerim
۞وَلَوۡ أَنَّنَا نَزَّلۡنَآ إِلَيۡهِمُ ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةَ وَكَلَّمَهُمُ ٱلۡمَوۡتَىٰ وَحَشَرۡنَا عَلَيۡهِمۡ كُلَّ شَيۡءٖ قُبُلٗا مَّا كَانُواْ لِيُؤۡمِنُوٓاْ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ وَلَٰكِنَّ أَكۡثَرَهُمۡ يَجۡهَلُونَ
Eğer onlara melekleri indirseydik, ölüler onlarla konuşsaydı ve her şeyi karşı karşıya onların üzerine toplasaydık; Allah'ın dilemesi hariç inanacak değillerdi. Fakat onların çoğu bilmezler.
A'raf 7:89
·
Kuran-ı Kerim
قَدِ ٱفۡتَرَيۡنَا عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا إِنۡ عُدۡنَا فِي مِلَّتِكُم بَعۡدَ إِذۡ نَجَّىٰنَا ٱللَّهُ مِنۡهَاۚ وَمَا يَكُونُ لَنَآ أَن نَّعُودَ فِيهَآ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ رَبُّنَاۚ وَسِعَ رَبُّنَا كُلَّ شَيۡءٍ عِلۡمًاۚ عَلَى ٱللَّهِ تَوَكَّلۡنَاۚ رَبَّنَا ٱفۡتَحۡ بَيۡنَنَا وَبَيۡنَ قَوۡمِنَا بِٱلۡحَقِّ وَأَنتَ خَيۡرُ ٱلۡفَٰتِحِينَ
'Allah bizi ondan kurtardıktan sonra eğer dininize dönersek kesinlikle Allah'a karşı bir yalan uydurmuş oluruz. Rabbimiz Allah'ın dilemesi hariç ona dönmemiz bizim için olmaz. Rabbimiz bilgi bakımından her şeyi kuşatmıştır. Allah'a güvendik. Rabbimiz, aramızda ve kavmimizin arasında gerçek ile aç ve Sen açanların en iyisisin.'
Yusuf 12:76
·
Kuran-ı Kerim
فَبَدَأَ بِأَوۡعِيَتِهِمۡ قَبۡلَ وِعَآءِ أَخِيهِ ثُمَّ ٱسۡتَخۡرَجَهَا مِن وِعَآءِ أَخِيهِۚ كَذَٰلِكَ كِدۡنَا لِيُوسُفَۖ مَا كَانَ لِيَأۡخُذَ أَخَاهُ فِي دِينِ ٱلۡمَلِكِ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُۚ نَرۡفَعُ دَرَجَٰتٖ مَّن نَّشَآءُۗ وَفَوۡقَ كُلِّ ذِي عِلۡمٍ عَلِيمٞ
Bunun üzerine kardeşinin kabından önce onların kaplarından başladı. Sonra onu kardeşinin kabından çıkardı. Böylece Yusuf için plan yaptık. Allah'ın dilemesi hariç, kralın dininin içinde kardeşini alacak değildi. Dilediğimiz kimseyi derecelerle yükseltiriz. Ve her bilgi sahibinin üstünde bir Bilen vardır.
Kehf 18:24
·
Kuran-ı Kerim
إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُۚ وَٱذۡكُر رَّبَّكَ إِذَا نَسِيتَ وَقُلۡ عَسَىٰٓ أَن يَهۡدِيَنِ رَبِّي لِأَقۡرَبَ مِنۡ هَٰذَا رَشَدٗا
Allah'ın dilemesinden başka. Unuttuğun zaman Rabbini an ve de ki: 'Umulur ki Rabbim bana doğruluktan buna daha yakınına yol gösterir.'
Örnek Ayetler (5 / 8)
Nisa 4:133
·
Kuran-ı Kerim
إِن يَشَأۡ يُذۡهِبۡكُمۡ أَيُّهَا ٱلنَّاسُ وَيَأۡتِ بِـَٔاخَرِينَۚ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلَىٰ ذَٰلِكَ قَدِيرٗا
Eğer dilerse sizi giderir ey insanlar ve başkalarını getirir. Ve Allah bunun üzerine Güç Yetiren'dir.
En'am 6:39
·
Kuran-ı Kerim
وَٱلَّذِينَ كَذَّبُواْ بِـَٔايَٰتِنَا صُمّٞ وَبُكۡمٞ فِي ٱلظُّلُمَٰتِۗ مَن يَشَإِ ٱللَّهُ يُضۡلِلۡهُ وَمَن يَشَأۡ يَجۡعَلۡهُ عَلَىٰ صِرَٰطٖ مُّسۡتَقِيمٖ
Ve ayetlerimizi yalanlayanlar karanlıkların içinde sağırdırlar ve dilsizdirler. Allah kimi dilerse onu saptırır ve kimi dilerse onu dosdoğru yolun üzerinde kılar.
En'am 6:133
·
Kuran-ı Kerim
وَرَبُّكَ ٱلۡغَنِيُّ ذُو ٱلرَّحۡمَةِۚ إِن يَشَأۡ يُذۡهِبۡكُمۡ وَيَسۡتَخۡلِفۡ مِنۢ بَعۡدِكُم مَّا يَشَآءُ كَمَآ أَنشَأَكُم مِّن ذُرِّيَّةِ قَوۡمٍ ءَاخَرِينَ
Ve Rabbin Zengindir, merhamet sahibidir. Eğer dilerse sizi giderir ve sizi başka bir topluluğun soyundan inşa ettiği gibi, sizden sonra dilediği şeyi yerinize getirir.
İbrahim 14:19
·
Kuran-ı Kerim
أَلَمۡ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ بِٱلۡحَقِّۚ إِن يَشَأۡ يُذۡهِبۡكُمۡ وَيَأۡتِ بِخَلۡقٖ جَدِيدٖ
Şüphesiz Allah'ın gökleri ve yeri gerçek ile yarattığını görmedin mi? Eğer dilerse sizi giderir ve yeni yaratılış getirir.
İsra 17:54
·
Kuran-ı Kerim
رَّبُّكُمۡ أَعۡلَمُ بِكُمۡۖ إِن يَشَأۡ يَرۡحَمۡكُمۡ أَوۡ إِن يَشَأۡ يُعَذِّبۡكُمۡۚ وَمَآ أَرۡسَلۡنَٰكَ عَلَيۡهِمۡ وَكِيلٗا
Sizin Rabbiniz sizi daha iyi bilendir. Eğer dilerse size merhamet eder veya eğer dilerse size azap eder. Ve seni onların üzerine bir vekil olarak göndermedik.
Örnek Ayetler (5 / 7)
En'am 6:83
·
Kuran-ı Kerim
وَتِلۡكَ حُجَّتُنَآ ءَاتَيۡنَٰهَآ إِبۡرَٰهِيمَ عَلَىٰ قَوۡمِهِۦۚ نَرۡفَعُ دَرَجَٰتٖ مَّن نَّشَآءُۗ إِنَّ رَبَّكَ حَكِيمٌ عَلِيمٞ
Ve işte bu, kavmine karşı İbrahim'e verdiğimiz bizim delilimizdir; dilediğimiz kimseyi derecelerle yükseltiriz. Şüphesiz senin Rabbin Hikmetli olandır, Bilen olandır.
En'am 6:138
·
Kuran-ı Kerim
وَقَالُواْ هَٰذِهِۦٓ أَنۡعَٰمٞ وَحَرۡثٌ حِجۡرٞ لَّا يَطۡعَمُهَآ إِلَّا مَن نَّشَآءُ بِزَعۡمِهِمۡ وَأَنۡعَٰمٌ حُرِّمَتۡ ظُهُورُهَا وَأَنۡعَٰمٞ لَّا يَذۡكُرُونَ ٱسۡمَ ٱللَّهِ عَلَيۡهَا ٱفۡتِرَآءً عَلَيۡهِۚ سَيَجۡزِيهِم بِمَا كَانُواْ يَفۡتَرُونَ
Ve iddialarına göre dediler: 'Bunlar yasaklanmış hayvanlar ve ekindir, dilediğimiz kimseden başkası onu yemez; ve sırtları yasaklanmış hayvanlardır; ve O'na uydurarak üzerlerine Allah'ın adını anmadıkları hayvanlardır.' Uydurduklarıyla onlara karşılık verecektir.
Yusuf 12:56
·
Kuran-ı Kerim
وَكَذَٰلِكَ مَكَّنَّا لِيُوسُفَ فِي ٱلۡأَرۡضِ يَتَبَوَّأُ مِنۡهَا حَيۡثُ يَشَآءُۚ نُصِيبُ بِرَحۡمَتِنَا مَن نَّشَآءُۖ وَلَا نُضِيعُ أَجۡرَ ٱلۡمُحۡسِنِينَ
Ve böylece Yusuf'a yerin içinde imkan verdik, ondan dilediği yere yerleşiyordu. Merhametimizi dilediğimiz kimseye isabet ettiririz ve iyilik edenlerin ödülünü zayi etmeyiz.
Yusuf 12:76
·
Kuran-ı Kerim
فَبَدَأَ بِأَوۡعِيَتِهِمۡ قَبۡلَ وِعَآءِ أَخِيهِ ثُمَّ ٱسۡتَخۡرَجَهَا مِن وِعَآءِ أَخِيهِۚ كَذَٰلِكَ كِدۡنَا لِيُوسُفَۖ مَا كَانَ لِيَأۡخُذَ أَخَاهُ فِي دِينِ ٱلۡمَلِكِ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُۚ نَرۡفَعُ دَرَجَٰتٖ مَّن نَّشَآءُۗ وَفَوۡقَ كُلِّ ذِي عِلۡمٍ عَلِيمٞ
Bunun üzerine kardeşinin kabından önce onların kaplarından başladı. Sonra onu kardeşinin kabından çıkardı. Böylece Yusuf için plan yaptık. Allah'ın dilemesi hariç, kralın dininin içinde kardeşini alacak değildi. Dilediğimiz kimseyi derecelerle yükseltiriz. Ve her bilgi sahibinin üstünde bir Bilen vardır.
Yusuf 12:110
·
Kuran-ı Kerim
حَتَّىٰٓ إِذَا ٱسۡتَيۡـَٔسَ ٱلرُّسُلُ وَظَنُّوٓاْ أَنَّهُمۡ قَدۡ كُذِبُواْ جَآءَهُمۡ نَصۡرُنَا فَنُجِّيَ مَن نَّشَآءُۖ وَلَا يُرَدُّ بَأۡسُنَا عَنِ ٱلۡقَوۡمِ ٱلۡمُجۡرِمِينَ
Sonunda resuller umut kestiklerinde ve kesinlikle yalanlandıkları zannında bulunduklarında onlara yardımımız geldi, böylece dilediğimiz kimse kurtarıldı. Ve azabımız suçlu topluluktan geri çevrilmez.
Örnek Ayetler (5)
A'raf 7:176
·
Kuran-ı Kerim
وَلَوۡ شِئۡنَا لَرَفَعۡنَٰهُ بِهَا وَلَٰكِنَّهُۥٓ أَخۡلَدَ إِلَى ٱلۡأَرۡضِ وَٱتَّبَعَ هَوَىٰهُۚ فَمَثَلُهُۥ كَمَثَلِ ٱلۡكَلۡبِ إِن تَحۡمِلۡ عَلَيۡهِ يَلۡهَثۡ أَوۡ تَتۡرُكۡهُ يَلۡهَثۚ ذَّـٰلِكَ مَثَلُ ٱلۡقَوۡمِ ٱلَّذِينَ كَذَّبُواْ بِـَٔايَٰتِنَاۚ فَٱقۡصُصِ ٱلۡقَصَصَ لَعَلَّهُمۡ يَتَفَكَّرُونَ
Ve eğer dileseydik onu onlarla yükseltirdik fakat o yere saplandı ve hevesine uydu. Onun durumu köpeğin durumu gibidir: Üzerine varsan da dilini sarkıtıp solur veya onu bıraksan da dilini sarkıtıp solur. İşte bu, ayetlerimizi yalanlayan topluluğun durumudur. Bunun üzerine hikayeyi anlat, umulur ki düşünürler.
İsra 17:86
·
Kuran-ı Kerim
وَلَئِن شِئۡنَا لَنَذۡهَبَنَّ بِٱلَّذِيٓ أَوۡحَيۡنَآ إِلَيۡكَ ثُمَّ لَا تَجِدُ لَكَ بِهِۦ عَلَيۡنَا وَكِيلًا
Ve eğer dileseydik, sana vahiy ettiğimiz şeyi kesinlikle giderirdik. Sonra onunla bize karşı kendin için bir vekil bulamazdın.
Furkan 25:51
·
Kuran-ı Kerim
وَلَوۡ شِئۡنَا لَبَعَثۡنَا فِي كُلِّ قَرۡيَةٖ نَّذِيرٗا
Ve eğer dileseydik, her şehirde kesinlikle bir uyarıcı gönderirdik.
Secde 32:13
·
Kuran-ı Kerim
وَلَوۡ شِئۡنَا لَأٓتَيۡنَا كُلَّ نَفۡسٍ هُدَىٰهَا وَلَٰكِنۡ حَقَّ ٱلۡقَوۡلُ مِنِّي لَأَمۡلَأَنَّ جَهَنَّمَ مِنَ ٱلۡجِنَّةِ وَٱلنَّاسِ أَجۡمَعِينَ
Ve eğer dileseydik, kesinlikle her nefse onun yol göstermesini verirdik. Ve ancak benden söz gerçekleşti: 'Kesinlikle cehennemi topluca cinlerden ve insanlardan dolduracağım.'
İnsan 76:28
·
Kuran-ı Kerim
نَّحۡنُ خَلَقۡنَٰهُمۡ وَشَدَدۡنَآ أَسۡرَهُمۡۖ وَإِذَا شِئۡنَا بَدَّلۡنَآ أَمۡثَٰلَهُمۡ تَبۡدِيلًا
Onları biz yarattık ve onların bağlarını sağlamlaştırdık ve dilediğimiz zaman onları benzerleriyle tamamen değiştiririz.
Örnek Ayetler (5)
Nahl 16:31
·
Kuran-ı Kerim
جَنَّـٰتُ عَدۡنٖ يَدۡخُلُونَهَا تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُۖ لَهُمۡ فِيهَا مَا يَشَآءُونَۚ كَذَٰلِكَ يَجۡزِي ٱللَّهُ ٱلۡمُتَّقِينَ
Altından ırmaklar akan Adn bahçeleridir, oraya girerler. Orada onlar için diledikleri vardır. Allah sakınanları işte böyle karşılıklandırır.
Furkan 25:16
·
Kuran-ı Kerim
لَّهُمۡ فِيهَا مَا يَشَآءُونَ خَٰلِدِينَۚ كَانَ عَلَىٰ رَبِّكَ وَعۡدٗا مَّسۡـُٔولٗا
Orada sonsuz kalanlar olarak diledikleri şeyler onlarındır. Rabbinin üzerinde istenen bir söz olmuştur.
Zümer 39:34
·
Kuran-ı Kerim
لَهُم مَّا يَشَآءُونَ عِندَ رَبِّهِمۡۚ ذَٰلِكَ جَزَآءُ ٱلۡمُحۡسِنِينَ
Rablerinin katında diledikleri onlarındır. İşte bu, iyilik edenlerin karşılığıdır.
Şura 42:22
·
Kuran-ı Kerim
تَرَى ٱلظَّـٰلِمِينَ مُشۡفِقِينَ مِمَّا كَسَبُواْ وَهُوَ وَاقِعُۢ بِهِمۡۗ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ فِي رَوۡضَاتِ ٱلۡجَنَّاتِۖ لَهُم مَّا يَشَآءُونَ عِندَ رَبِّهِمۡۚ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلۡفَضۡلُ ٱلۡكَبِيرُ
Zalimleri kazandıkları şeyden korku içinde görürsün ve o onlara gerçekleşecektir. İnanan ve doğruları yapan kimseler cennetlerin bahçeleri içindedirler. Rablerinin katında diledikleri şey onlaradır. İşte bu, büyük lütuftur.
Kaf 50:35
·
Kuran-ı Kerim
لَهُم مَّا يَشَآءُونَ فِيهَا وَلَدَيۡنَا مَزِيدٞ
Orada diledikleri şey onlarındır ve bizim yanımızda fazlası vardır.
Örnek Ayetler (4)
Bakara 2:58
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذۡ قُلۡنَا ٱدۡخُلُواْ هَٰذِهِ ٱلۡقَرۡيَةَ فَكُلُواْ مِنۡهَا حَيۡثُ شِئۡتُمۡ رَغَدٗا وَٱدۡخُلُواْ ٱلۡبَابَ سُجَّدٗا وَقُولُواْ حِطَّةٞ نَّغۡفِرۡ لَكُمۡ خَطَٰيَٰكُمۡۚ وَسَنَزِيدُ ٱلۡمُحۡسِنِينَ
Ve demiştik: 'Bu şehre girin ve ondan dilediğiniz yerden bolca yiyin ve kapıdan secde ederek girin ve 'bağışlanma' deyin ki sizin için hatalarınızı örtelim. Ve iyilik edenleri artıracağız.'
Bakara 2:223
·
Kuran-ı Kerim
نِسَآؤُكُمۡ حَرۡثٞ لَّكُمۡ فَأۡتُواْ حَرۡثَكُمۡ أَنَّىٰ شِئۡتُمۡۖ وَقَدِّمُواْ لِأَنفُسِكُمۡۚ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَٱعۡلَمُوٓاْ أَنَّكُم مُّلَٰقُوهُۗ وَبَشِّرِ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ
Kadınlarınız sizin için bir üründür; ürününüze dilediğiniz gibi gelin ve kendiniz için önceden gönderin. Allah'tan sakının ve O'nunla karşılaşacağınızı bilin. İnananları müjdele.
A'raf 7:161
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذۡ قِيلَ لَهُمُ ٱسۡكُنُواْ هَٰذِهِ ٱلۡقَرۡيَةَ وَكُلُواْ مِنۡهَا حَيۡثُ شِئۡتُمۡ وَقُولُواْ حِطَّةٞ وَٱدۡخُلُواْ ٱلۡبَابَ سُجَّدٗا نَّغۡفِرۡ لَكُمۡ خَطِيٓـَٰٔتِكُمۡۚ سَنَزِيدُ ٱلۡمُحۡسِنِينَ
Ve hani onlara denilmişti: 'Bu şehirde oturun ve ondan dilediğiniz yerden yiyin ve bağışlanma deyin ve kapıdan kapanarak girin, sizin için hatalarınızı örteriz. İyilik edenleri artıracağız.'
Fussilet 41:40
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱلَّذِينَ يُلۡحِدُونَ فِيٓ ءَايَٰتِنَا لَا يَخۡفَوۡنَ عَلَيۡنَآۗ أَفَمَن يُلۡقَىٰ فِي ٱلنَّارِ خَيۡرٌ أَم مَّن يَأۡتِيٓ ءَامِنٗا يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِۚ ٱعۡمَلُواْ مَا شِئۡتُمۡ إِنَّهُۥ بِمَا تَعۡمَلُونَ بَصِيرٌ
Şüphesiz ayetlerimiz hakkında sapanlar bize gizli kalmazlar. Ateşe atılan kimse mi daha iyidir, yoksa kalkış günü güven içinde gelen kimse mi? Dilediğiniz şeyi yapın; şüphesiz O, yaptığınız şeyi Gören'dir.
Örnek Ayetler (3)
Şuara 26:4
·
Kuran-ı Kerim
إِن نَّشَأۡ نُنَزِّلۡ عَلَيۡهِم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ ءَايَةٗ فَظَلَّتۡ أَعۡنَٰقُهُمۡ لَهَا خَٰضِعِينَ
Eğer dilersek onların üzerine gökten bir ayet indiririz, böylece boyunları ona boyun eğenler olarak kalır.
Sebe 34:9
·
Kuran-ı Kerim
أَفَلَمۡ يَرَوۡاْ إِلَىٰ مَا بَيۡنَ أَيۡدِيهِمۡ وَمَا خَلۡفَهُم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ وَٱلۡأَرۡضِۚ إِن نَّشَأۡ نَخۡسِفۡ بِهِمُ ٱلۡأَرۡضَ أَوۡ نُسۡقِطۡ عَلَيۡهِمۡ كِسَفٗا مِّنَ ٱلسَّمَآءِۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَةٗ لِّكُلِّ عَبۡدٖ مُّنِيبٖ
Gökten ve yerden iki elleri arasındaki ve arkalarındaki şeye görmediler mi? Eğer dilersek onları yere batırırız veya gökten onların üzerine parçalar düşürürüz. Şüphesiz bunda dönen her kul için kesinlikle bir ayet vardır.
Yasin 36:43
·
Kuran-ı Kerim
وَإِن نَّشَأۡ نُغۡرِقۡهُمۡ فَلَا صَرِيخَ لَهُمۡ وَلَا هُمۡ يُنقَذُونَ
Ve eğer dilersek onları batırırız, bunun üzerine onlar için bir feryat eden yoktur ve onlar kurtarılmazlar.
Örnek Ayetler (3)
A'raf 7:155
·
Kuran-ı Kerim
وَٱخۡتَارَ مُوسَىٰ قَوۡمَهُۥ سَبۡعِينَ رَجُلٗا لِّمِيقَٰتِنَاۖ فَلَمَّآ أَخَذَتۡهُمُ ٱلرَّجۡفَةُ قَالَ رَبِّ لَوۡ شِئۡتَ أَهۡلَكۡتَهُم مِّن قَبۡلُ وَإِيَّـٰيَۖ أَتُهۡلِكُنَا بِمَا فَعَلَ ٱلسُّفَهَآءُ مِنَّآۖ إِنۡ هِيَ إِلَّا فِتۡنَتُكَ تُضِلُّ بِهَا مَن تَشَآءُ وَتَهۡدِي مَن تَشَآءُۖ أَنتَ وَلِيُّنَا فَٱغۡفِرۡ لَنَا وَٱرۡحَمۡنَاۖ وَأَنتَ خَيۡرُ ٱلۡغَٰفِرِينَ
Ve Musa süremiz için toplumundan yetmiş adam seçti. Fakat sarsıntı onları aldığında dedi: 'Rabbim, eğer dileseydin daha önce onları ve beni helak ederdin. Bizden akılsızların yaptığı şey sebebiyle bizi helak mi edeceksin? O, Senin sınaman dışında değildir; onunla dilediğin kimseyi saptırırsın ve dilediğin kimseye yol gösterirsin. Sen bizim Koruyucumuzsun, bunun üzerine bizim için ört ve bize merhamet et. Ve Sen örtenlerin en hayırlısısın.'
Kehf 18:77
·
Kuran-ı Kerim
فَٱنطَلَقَا حَتَّىٰٓ إِذَآ أَتَيَآ أَهۡلَ قَرۡيَةٍ ٱسۡتَطۡعَمَآ أَهۡلَهَا فَأَبَوۡاْ أَن يُضَيِّفُوهُمَا فَوَجَدَا فِيهَا جِدَارٗا يُرِيدُ أَن يَنقَضَّ فَأَقَامَهُۥۖ قَالَ لَوۡ شِئۡتَ لَتَّخَذۡتَ عَلَيۡهِ أَجۡرٗا
Bunun üzerine yola çıktılar; bir şehrin halkına geldiklerinde onun halkından yiyecek istediler, fakat onları misafir etmekten kaçındılar. Orada yıkılmak isteyen bir duvar buldular, onu doğrulttu. Dedi: 'Eğer dileseydin, onun üzerine bir ücret alırdın.'
Nur 24:62
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّمَا ٱلۡمُؤۡمِنُونَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَإِذَا كَانُواْ مَعَهُۥ عَلَىٰٓ أَمۡرٖ جَامِعٖ لَّمۡ يَذۡهَبُواْ حَتَّىٰ يَسۡتَـٔۡذِنُوهُۚ إِنَّ ٱلَّذِينَ يَسۡتَـٔۡذِنُونَكَ أُوْلَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ يُؤۡمِنُونَ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦۚ فَإِذَا ٱسۡتَـٔۡذَنُوكَ لِبَعۡضِ شَأۡنِهِمۡ فَأۡذَن لِّمَن شِئۡتَ مِنۡهُمۡ وَٱسۡتَغۡفِرۡ لَهُمُ ٱللَّهَۚ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٞ رَّحِيمٞ
İnananlar ancak Allah'a ve resulüne inananlardır. Ve toplayıcı bir işte onunla birlikte olduklarında, ondan izin isteyene kadar gitmezler. Şüphesiz senden izin isteyenler, işte onlar Allah'a ve resulüne inananlardır. Bazı işleri için senden izin istediklerinde, onlardan dilediğine izin ver ve onlar için Allah'tan örtme dile. Şüphesiz Allah Örten'dir, Merhameti Kesintisiz'dir.
Örnek Ayetler (2)
Bakara 2:35
·
Kuran-ı Kerim
وَقُلۡنَا يَـٰٓـَٔادَمُ ٱسۡكُنۡ أَنتَ وَزَوۡجُكَ ٱلۡجَنَّةَ وَكُلَا مِنۡهَا رَغَدًا حَيۡثُ شِئۡتُمَا وَلَا تَقۡرَبَا هَٰذِهِ ٱلشَّجَرَةَ فَتَكُونَا مِنَ ٱلظَّـٰلِمِينَ
Ve 'Ey Adem, sen ve eşin bahçeye yerleşin ve dilediğiniz yerden ondan bolca yiyin ve şu ağaca yaklaşmayın, bunun üzerine zalimlerden olursunuz' demiştik.
A'raf 7:19
·
Kuran-ı Kerim
وَيَـٰٓـَٔادَمُ ٱسۡكُنۡ أَنتَ وَزَوۡجُكَ ٱلۡجَنَّةَ فَكُلَا مِنۡ حَيۡثُ شِئۡتُمَا وَلَا تَقۡرَبَا هَٰذِهِ ٱلشَّجَرَةَ فَتَكُونَا مِنَ ٱلظَّـٰلِمِينَ
Ve ey Adem, sen ve eşin bahçeye yerleşin; böylece dilediğiniz yerden yiyin ve bu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz.
Örnek Ayetler (2)
İnsan 76:30
·
Kuran-ı Kerim
وَمَا تَشَآءُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُۚ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلِيمًا حَكِيمٗا
Ve Allah'ın dilemesi hariç siz dileyemezsiniz. Şüphesiz Allah Bilen'dir, Hikmetli'dir.
Tekvir 81:29
·
Kuran-ı Kerim
وَمَا تَشَآءُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ رَبُّ ٱلۡعَٰلَمِينَ
Ve alemlerin rabbi Allah'ın dilemesi dışında dileyemezsiniz.
Örnek Ayetler (2)
En'am 6:39
·
Kuran-ı Kerim
وَٱلَّذِينَ كَذَّبُواْ بِـَٔايَٰتِنَا صُمّٞ وَبُكۡمٞ فِي ٱلظُّلُمَٰتِۗ مَن يَشَإِ ٱللَّهُ يُضۡلِلۡهُ وَمَن يَشَأۡ يَجۡعَلۡهُ عَلَىٰ صِرَٰطٖ مُّسۡتَقِيمٖ
Ve ayetlerimizi yalanlayanlar karanlıkların içinde sağırdırlar ve dilsizdirler. Allah kimi dilerse onu saptırır ve kimi dilerse onu dosdoğru yolun üzerinde kılar.
Şura 42:24
·
Kuran-ı Kerim
أَمۡ يَقُولُونَ ٱفۡتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبٗاۖ فَإِن يَشَإِ ٱللَّهُ يَخۡتِمۡ عَلَىٰ قَلۡبِكَۗ وَيَمۡحُ ٱللَّهُ ٱلۡبَٰطِلَ وَيُحِقُّ ٱلۡحَقَّ بِكَلِمَٰتِهِۦٓۚ إِنَّهُۥ عَلِيمُۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ
Yoksa 'Allah'ın üzerine bir yalan uydurdu' mu derler? Bunun üzerine eğer Allah dilerse kalbinin üzerine mühürler. Ve Allah batılı siler ve kelimeleriyle gerçeği gerçekleştirir. Şüphesiz O, göğüslerin özünü Bilendir.
Örnek Ayetler (1)
A'raf 7:156
·
Kuran-ı Kerim
۞وَٱكۡتُبۡ لَنَا فِي هَٰذِهِ ٱلدُّنۡيَا حَسَنَةٗ وَفِي ٱلۡأٓخِرَةِ إِنَّا هُدۡنَآ إِلَيۡكَۚ قَالَ عَذَابِيٓ أُصِيبُ بِهِۦ مَنۡ أَشَآءُۖ وَرَحۡمَتِي وَسِعَتۡ كُلَّ شَيۡءٖۚ فَسَأَكۡتُبُهَا لِلَّذِينَ يَتَّقُونَ وَيُؤۡتُونَ ٱلزَّكَوٰةَ وَٱلَّذِينَ هُم بِـَٔايَٰتِنَا يُؤۡمِنُونَ
Ve bizim için bu dünyanın içinde iyilik ve ahiretin içinde iyilik yaz; şüphesiz biz Sana döndük. Dedi: 'Azabım, onu dilediğim kimseye isabet ettiririm ve merhametim her şeyi kuşatmıştır. Bunun üzerine onu sakınan, zekatı veren ve ayetlerimize inanan kimseler için yazacağım.'
Örnek Ayetler (1)
Hud 11:87
·
Kuran-ı Kerim
قَالُواْ يَٰشُعَيۡبُ أَصَلَوٰتُكَ تَأۡمُرُكَ أَن نَّتۡرُكَ مَا يَعۡبُدُ ءَابَآؤُنَآ أَوۡ أَن نَّفۡعَلَ فِيٓ أَمۡوَٰلِنَا مَا نَشَـٰٓؤُاْۖ إِنَّكَ لَأَنتَ ٱلۡحَلِيمُ ٱلرَّشِيدُ
Dediler ki: 'Ey Şuayb, babalarımızın kulluk ettiği şeyi terk etmemizi veya mallarımızın içinde dilediğimiz şeyi yapmamızı senin salatın mı sana emrediyor? Şüphesiz sen kesinlikle Yumuşak Başlı'sın, Doğruya Yönelten'sin.'
Örnek Ayetler (1)
Zümer 39:15
·
Kuran-ı Kerim
فَٱعۡبُدُواْ مَا شِئۡتُم مِّن دُونِهِۦۗ قُلۡ إِنَّ ٱلۡخَٰسِرِينَ ٱلَّذِينَ خَسِرُوٓاْ أَنفُسَهُمۡ وَأَهۡلِيهِمۡ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِۗ أَلَا ذَٰلِكَ هُوَ ٱلۡخُسۡرَانُ ٱلۡمُبِينُ
'Öyleyse O'nun astından dilediğiniz şeye kulluk edin. De ki: 'Şüphesiz hüsrana uğrayanlar, kalkış günü nefslerini ve ailelerini hüsrana uğratan kimselerdir.' Dikkat edin, işte bu apaçık hüsrandır.'