13
Kullanım
3
Lemma
3
Türev
15
Anlam
3 lemma, 3 türev form
Örnek Ayetler (4 / 6)
A'raf 7:85
·
Kuran-ı Kerim
وَإِلَىٰ مَدۡيَنَ أَخَاهُمۡ شُعَيۡبٗاۚ قَالَ يَٰقَوۡمِ ٱعۡبُدُواْ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنۡ إِلَٰهٍ غَيۡرُهُۥۖ قَدۡ جَآءَتۡكُم بَيِّنَةٞ مِّن رَّبِّكُمۡۖ فَأَوۡفُواْ ٱلۡكَيۡلَ وَٱلۡمِيزَانَ وَلَا تَبۡخَسُواْ ٱلنَّاسَ أَشۡيَآءَهُمۡ وَلَا تُفۡسِدُواْ فِي ٱلۡأَرۡضِ بَعۡدَ إِصۡلَٰحِهَاۚ ذَٰلِكُمۡ خَيۡرٞ لَّكُمۡ إِن كُنتُم مُّؤۡمِنِينَ
Ve Medyen'e kardeşleri Şuayb'ı. Dedi: 'Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Kesinlikle size Rabbinizden apaçık bir delil geldi. Öyleyse ölçüyü ve tartıyı tam ölçün ve insanlara eşyalarını eksiltmeyin ve düzeltilmesinden sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Eğer inananlar iseniz işte bu sizin için daha iyidir.'
A'raf 7:92
·
Kuran-ı Kerim
ٱلَّذِينَ كَذَّبُواْ شُعَيۡبٗا كَأَن لَّمۡ يَغۡنَوۡاْ فِيهَاۚ ٱلَّذِينَ كَذَّبُواْ شُعَيۡبٗا كَانُواْ هُمُ ٱلۡخَٰسِرِينَ
Şuayb'ı yalanlayanlar sanki orada yaşamamış gibi oldular; Şuayb'ı yalanlayanlar, kaybedenler onlar oldular.
Hud 11:84
·
Kuran-ı Kerim
۞وَإِلَىٰ مَدۡيَنَ أَخَاهُمۡ شُعَيۡبٗاۚ قَالَ يَٰقَوۡمِ ٱعۡبُدُواْ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنۡ إِلَٰهٍ غَيۡرُهُۥۖ وَلَا تَنقُصُواْ ٱلۡمِكۡيَالَ وَٱلۡمِيزَانَۖ إِنِّيٓ أَرَىٰكُم بِخَيۡرٖ وَإِنِّيٓ أَخَافُ عَلَيۡكُمۡ عَذَابَ يَوۡمٖ مُّحِيطٖ
Ve Medyen'e kardeşleri Şuayb'ı. Dedi ki: 'Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Ve ölçeği ve tartıyı eksiltmeyin. Şüphesiz ben sizi bir hayır ile görüyorum ve şüphesiz ben sizin üzerinize kuşatan bir günün azabından korkuyorum.'
Hud 11:94
·
Kuran-ı Kerim
وَلَمَّا جَآءَ أَمۡرُنَا نَجَّيۡنَا شُعَيۡبٗا وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ مَعَهُۥ بِرَحۡمَةٖ مِّنَّا وَأَخَذَتِ ٱلَّذِينَ ظَلَمُواْ ٱلصَّيۡحَةُ فَأَصۡبَحُواْ فِي دِيَٰرِهِمۡ جَٰثِمِينَ
Ve emrimiz geldiğinde, Şuayb'ı ve onunla beraber inananları bizden bir merhametle kurtardık. Ve zulmedenleri o çığlık aldı, böylece yurtlarında diz üstü çökmüş kimseler oldular.
Örnek Ayetler (3)
A'raf 7:88
·
Kuran-ı Kerim
۞قَالَ ٱلۡمَلَأُ ٱلَّذِينَ ٱسۡتَكۡبَرُواْ مِن قَوۡمِهِۦ لَنُخۡرِجَنَّكَ يَٰشُعَيۡبُ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ مَعَكَ مِن قَرۡيَتِنَآ أَوۡ لَتَعُودُنَّ فِي مِلَّتِنَاۚ قَالَ أَوَلَوۡ كُنَّا كَٰرِهِينَ
Kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler dedi: 'Ey Şuayb, kesinlikle seni ve seninle beraber inananları kentimizden çıkaracağız veya kesinlikle dinimize döneceksiniz.' Dedi: 'Biz istemeyenler olsak bile mi?'
Hud 11:87
·
Kuran-ı Kerim
قَالُواْ يَٰشُعَيۡبُ أَصَلَوٰتُكَ تَأۡمُرُكَ أَن نَّتۡرُكَ مَا يَعۡبُدُ ءَابَآؤُنَآ أَوۡ أَن نَّفۡعَلَ فِيٓ أَمۡوَٰلِنَا مَا نَشَـٰٓؤُاْۖ إِنَّكَ لَأَنتَ ٱلۡحَلِيمُ ٱلرَّشِيدُ
Dediler ki: 'Ey Şuayb, babalarımızın kulluk ettiği şeyi terk etmemizi veya mallarımızın içinde dilediğimiz şeyi yapmamızı senin salatın mı sana emrediyor? Şüphesiz sen kesinlikle Yumuşak Başlı'sın, Doğruya Yönelten'sin.'
Hud 11:91
·
Kuran-ı Kerim
قَالُواْ يَٰشُعَيۡبُ مَا نَفۡقَهُ كَثِيرٗا مِّمَّا تَقُولُ وَإِنَّا لَنَرَىٰكَ فِينَا ضَعِيفٗاۖ وَلَوۡلَا رَهۡطُكَ لَرَجَمۡنَٰكَۖ وَمَآ أَنتَ عَلَيۡنَا بِعَزِيزٖ
Dediler ki: 'Ey Şuayb, senin söylediğin şeylerin çoğunu biz anlamıyoruz ve şüphesiz biz kesinlikle seni içimizde zayıf görüyoruz. Ve eğer senin kabilen olmasaydı kesinlikle seni taşlardık. Ve sen bize karşı üstün değilsin.'
Örnek Ayetler (1)
A'raf 7:90
·
Kuran-ı Kerim
وَقَالَ ٱلۡمَلَأُ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ مِن قَوۡمِهِۦ لَئِنِ ٱتَّبَعۡتُمۡ شُعَيۡبًا إِنَّكُمۡ إِذٗا لَّخَٰسِرُونَ
Ve kavminden örten ileri gelenler dedi: 'Eğer Şuayb'a uyarsanız, şüphesiz siz o zaman kesinlikle hüsrana uğrayanlarsınız.'
Örnek Ayetler (1)
Şuara 26:177
·
Kuran-ı Kerim
إِذۡ قَالَ لَهُمۡ شُعَيۡبٌ أَلَا تَتَّقُونَ
Hani Şuayb onlara demişti: 'Sakınmaz mısınız?'
Örnek Ayetler (1)
Hucurat 49:13
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ إِنَّا خَلَقۡنَٰكُم مِّن ذَكَرٖ وَأُنثَىٰ وَجَعَلۡنَٰكُمۡ شُعُوبٗا وَقَبَآئِلَ لِتَعَارَفُوٓاْۚ إِنَّ أَكۡرَمَكُمۡ عِندَ ٱللَّهِ أَتۡقَىٰكُمۡۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمٌ خَبِيرٞ
Ey insanlar, şüphesiz Biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve tanışmanız için sizi halklar ve kabileler kıldık. Şüphesiz Allah'ın yanında sizin en değerliniz, sizin en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah Bilen'dir, Haberdar'dır.