21
Kullanım
3
Lemma
9
Türev
23
Anlam
3 lemma, 9 türev form
Örnek Ayetler (4)
İsra 17:77
·
Kuran-ı Kerim
سُنَّةَ مَن قَدۡ أَرۡسَلۡنَا قَبۡلَكَ مِن رُّسُلِنَاۖ وَلَا تَجِدُ لِسُنَّتِنَا تَحۡوِيلًا
Senden önce resullerimizden kesinlikle gönderdiğimiz kimselerin sünneti. Ve bizim sünnetimiz için bir değişiklik bulamazsın.
Ahzab 33:38
·
Kuran-ı Kerim
مَّا كَانَ عَلَى ٱلنَّبِيِّ مِنۡ حَرَجٖ فِيمَا فَرَضَ ٱللَّهُ لَهُۥۖ سُنَّةَ ٱللَّهِ فِي ٱلَّذِينَ خَلَوۡاْ مِن قَبۡلُۚ وَكَانَ أَمۡرُ ٱللَّهِ قَدَرٗا مَّقۡدُورًا
Allah'ın ona farz kıldığı şeyde nebinin üzerine hiçbir zorluk yoktur. Daha önce geçenlerdeki Allah'ın yasasıdır. Ve Allah'ın işi belirlenmiş bir ölçüdür.
Ahzab 33:62
·
Kuran-ı Kerim
سُنَّةَ ٱللَّهِ فِي ٱلَّذِينَ خَلَوۡاْ مِن قَبۡلُۖ وَلَن تَجِدَ لِسُنَّةِ ٱللَّهِ تَبۡدِيلٗا
Daha önce geçenlerdeki Allah'ın yasasıdır. Ve Allah'ın yasası için hiçbir değişiklik bulamazsın.
Fetih 48:23
·
Kuran-ı Kerim
سُنَّةَ ٱللَّهِ ٱلَّتِي قَدۡ خَلَتۡ مِن قَبۡلُۖ وَلَن تَجِدَ لِسُنَّةِ ٱللَّهِ تَبۡدِيلٗا
Önceden geçmiş olan Allah'ın uygulamasıdır. Ve Allah'ın uygulaması için kesinlikle bir değişiklik bulamazsın.
Örnek Ayetler (2)
Ahzab 33:62
·
Kuran-ı Kerim
سُنَّةَ ٱللَّهِ فِي ٱلَّذِينَ خَلَوۡاْ مِن قَبۡلُۖ وَلَن تَجِدَ لِسُنَّةِ ٱللَّهِ تَبۡدِيلٗا
Daha önce geçenlerdeki Allah'ın yasasıdır. Ve Allah'ın yasası için hiçbir değişiklik bulamazsın.
Fetih 48:23
·
Kuran-ı Kerim
سُنَّةَ ٱللَّهِ ٱلَّتِي قَدۡ خَلَتۡ مِن قَبۡلُۖ وَلَن تَجِدَ لِسُنَّةِ ٱللَّهِ تَبۡدِيلٗا
Önceden geçmiş olan Allah'ın uygulamasıdır. Ve Allah'ın uygulaması için kesinlikle bir değişiklik bulamazsın.
Örnek Ayetler (2)
Fatır 35:43
·
Kuran-ı Kerim
ٱسۡتِكۡبَارٗا فِي ٱلۡأَرۡضِ وَمَكۡرَ ٱلسَّيِّيِٕۚ وَلَا يَحِيقُ ٱلۡمَكۡرُ ٱلسَّيِّئُ إِلَّا بِأَهۡلِهِۦۚ فَهَلۡ يَنظُرُونَ إِلَّا سُنَّتَ ٱلۡأَوَّلِينَۚ فَلَن تَجِدَ لِسُنَّتِ ٱللَّهِ تَبۡدِيلٗاۖ وَلَن تَجِدَ لِسُنَّتِ ٱللَّهِ تَحۡوِيلًا
Yerde büyüklük taslayarak ve kötü tuzak kurarak. Ve kötü tuzak kendi sahibinden başkasını kuşatmaz. Bunun üzerine öncekilerin uygulamasından başkasını mı bekliyorlar? Bunun üzerine Allah'ın uygulaması için asla bir değişiklik bulamazsın ve Allah'ın uygulaması için asla bir dönüşüm bulamazsın.
Mü'min 40:85
·
Kuran-ı Kerim
فَلَمۡ يَكُ يَنفَعُهُمۡ إِيمَٰنُهُمۡ لَمَّا رَأَوۡاْ بَأۡسَنَاۖ سُنَّتَ ٱللَّهِ ٱلَّتِي قَدۡ خَلَتۡ فِي عِبَادِهِۦۖ وَخَسِرَ هُنَالِكَ ٱلۡكَٰفِرُونَ
Şiddetimizi gördüklerinde inançları onlara fayda veriyor olmadı. Allah'ın kulları içinde kesinlikle geçmiş olan uygulamasıdır. Ve örtenler orada hüsrana uğradı.
Örnek Ayetler (2)
Hicr 15:13
·
Kuran-ı Kerim
لَا يُؤۡمِنُونَ بِهِۦ وَقَدۡ خَلَتۡ سُنَّةُ ٱلۡأَوَّلِينَ
Ona inanmazlar ve andolsun öncekilerin uygulaması geçti.
Kehf 18:55
·
Kuran-ı Kerim
وَمَا مَنَعَ ٱلنَّاسَ أَن يُؤۡمِنُوٓاْ إِذۡ جَآءَهُمُ ٱلۡهُدَىٰ وَيَسۡتَغۡفِرُواْ رَبَّهُمۡ إِلَّآ أَن تَأۡتِيَهُمۡ سُنَّةُ ٱلۡأَوَّلِينَ أَوۡ يَأۡتِيَهُمُ ٱلۡعَذَابُ قُبُلٗا
Ve onlara yol gösterme geldiği zaman inanmalarını ve Rablerinden örtülme istemelerini, öncekilerin uygulamasının onlara gelmesi veya azabın karşıdan onlara gelmesi hariç engellemedi.
Örnek Ayetler (1)
Fatır 35:43
·
Kuran-ı Kerim
ٱسۡتِكۡبَارٗا فِي ٱلۡأَرۡضِ وَمَكۡرَ ٱلسَّيِّيِٕۚ وَلَا يَحِيقُ ٱلۡمَكۡرُ ٱلسَّيِّئُ إِلَّا بِأَهۡلِهِۦۚ فَهَلۡ يَنظُرُونَ إِلَّا سُنَّتَ ٱلۡأَوَّلِينَۚ فَلَن تَجِدَ لِسُنَّتِ ٱللَّهِ تَبۡدِيلٗاۖ وَلَن تَجِدَ لِسُنَّتِ ٱللَّهِ تَحۡوِيلًا
Yerde büyüklük taslayarak ve kötü tuzak kurarak. Ve kötü tuzak kendi sahibinden başkasını kuşatmaz. Bunun üzerine öncekilerin uygulamasından başkasını mı bekliyorlar? Bunun üzerine Allah'ın uygulaması için asla bir değişiklik bulamazsın ve Allah'ın uygulaması için asla bir dönüşüm bulamazsın.
Örnek Ayetler (1)
İsra 17:77
·
Kuran-ı Kerim
سُنَّةَ مَن قَدۡ أَرۡسَلۡنَا قَبۡلَكَ مِن رُّسُلِنَاۖ وَلَا تَجِدُ لِسُنَّتِنَا تَحۡوِيلًا
Senden önce resullerimizden kesinlikle gönderdiğimiz kimselerin sünneti. Ve bizim sünnetimiz için bir değişiklik bulamazsın.
Örnek Ayetler (1)
Ali İmran 3:137
·
Kuran-ı Kerim
قَدۡ خَلَتۡ مِن قَبۡلِكُمۡ سُنَنٞ فَسِيرُواْ فِي ٱلۡأَرۡضِ فَٱنظُرُواْ كَيۡفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلۡمُكَذِّبِينَ
Kesinlikle sizden önce yasalar geçmiştir. Bunun üzerine yeryüzünde yürüyün, bunun üzerine yalanlayanların sonu nasıl oldu bakın.
Örnek Ayetler (1)
Nisa 4:26
·
Kuran-ı Kerim
يُرِيدُ ٱللَّهُ لِيُبَيِّنَ لَكُمۡ وَيَهۡدِيَكُمۡ سُنَنَ ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِكُمۡ وَيَتُوبَ عَلَيۡكُمۡۗ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٞ
Allah size açıklamak, sizden önceki kimselerin yollarına size yol göstermek ve size dönmek ister. Ve Allah Bilen'dir, Hikmetli'dir.
Örnek Ayetler (1)
Enfal 8:38
·
Kuran-ı Kerim
قُل لِّلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ إِن يَنتَهُواْ يُغۡفَرۡ لَهُم مَّا قَدۡ سَلَفَ وَإِن يَعُودُواْ فَقَدۡ مَضَتۡ سُنَّتُ ٱلۡأَوَّلِينَ
Örtenlere de ki: 'Eğer son verirlerse, kesinlikle geçmiş olan onlardan örtülür. Ve eğer dönerlerse, kesinlikle öncekilerin sünneti geçmiştir.'
Örnek Ayetler (3)
Hicr 15:26
·
Kuran-ı Kerim
وَلَقَدۡ خَلَقۡنَا ٱلۡإِنسَٰنَ مِن صَلۡصَٰلٖ مِّنۡ حَمَإٖ مَّسۡنُونٖ
Ve andolsun, insanı şekillenmiş balçıktan kuru çamurdan yarattık.
Hicr 15:28
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذۡ قَالَ رَبُّكَ لِلۡمَلَـٰٓئِكَةِ إِنِّي خَٰلِقُۢ بَشَرٗا مِّن صَلۡصَٰلٖ مِّنۡ حَمَإٖ مَّسۡنُونٖ
Ve hani senin Rabbin meleklere demişti: 'Şüphesiz ben şekillenmiş balçıktan kuru çamurdan bir beşer yaratanım.'
Hicr 15:33
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ لَمۡ أَكُن لِّأَسۡجُدَ لِبَشَرٍ خَلَقۡتَهُۥ مِن صَلۡصَٰلٖ مِّنۡ حَمَإٖ مَّسۡنُونٖ
Dedi: 'Şekillenmiş balçıktan kuru çamurdan yarattığın bir beşer için secde edecek değildim.'
Örnek Ayetler (1)
Maide 5:45
·
Kuran-ı Kerim
وَكَتَبۡنَا عَلَيۡهِمۡ فِيهَآ أَنَّ ٱلنَّفۡسَ بِٱلنَّفۡسِ وَٱلۡعَيۡنَ بِٱلۡعَيۡنِ وَٱلۡأَنفَ بِٱلۡأَنفِ وَٱلۡأُذُنَ بِٱلۡأُذُنِ وَٱلسِّنَّ بِٱلسِّنِّ وَٱلۡجُرُوحَ قِصَاصٞۚ فَمَن تَصَدَّقَ بِهِۦ فَهُوَ كَفَّارَةٞ لَّهُۥۚ وَمَن لَّمۡ يَحۡكُم بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ فَأُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلظَّـٰلِمُونَ
Ve onda onlara yazdık: Şüphesiz nefs nefse karşılıktır, göz göze karşılıktır, burun buruna karşılıktır, kulak kulağa karşılıktır, diş dişe karşılıktır ve yaralar kısastır. O halde kim onu bağışlarsa, o halde o onun için bir örtmedir. Ve kim Allah'ın indirdiği şeyle hükmetmezse, o halde işte onlar zalimlerdir.
Örnek Ayetler (1)
Maide 5:45
·
Kuran-ı Kerim
وَكَتَبۡنَا عَلَيۡهِمۡ فِيهَآ أَنَّ ٱلنَّفۡسَ بِٱلنَّفۡسِ وَٱلۡعَيۡنَ بِٱلۡعَيۡنِ وَٱلۡأَنفَ بِٱلۡأَنفِ وَٱلۡأُذُنَ بِٱلۡأُذُنِ وَٱلسِّنَّ بِٱلسِّنِّ وَٱلۡجُرُوحَ قِصَاصٞۚ فَمَن تَصَدَّقَ بِهِۦ فَهُوَ كَفَّارَةٞ لَّهُۥۚ وَمَن لَّمۡ يَحۡكُم بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ فَأُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلظَّـٰلِمُونَ
Ve onda onlara yazdık: Şüphesiz nefs nefse karşılıktır, göz göze karşılıktır, burun buruna karşılıktır, kulak kulağa karşılıktır, diş dişe karşılıktır ve yaralar kısastır. O halde kim onu bağışlarsa, o halde o onun için bir örtmedir. Ve kim Allah'ın indirdiği şeyle hükmetmezse, o halde işte onlar zalimlerdir.