5
Kullanım
1
Lemma
1
Türev
5
Anlam
1 lemma, 1 türev form
Örnek Ayetler (4)
Ali İmran 3:151
·
Kuran-ı Kerim
سَنُلۡقِي فِي قُلُوبِ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ ٱلرُّعۡبَ بِمَآ أَشۡرَكُواْ بِٱللَّهِ مَا لَمۡ يُنَزِّلۡ بِهِۦ سُلۡطَٰنٗاۖ وَمَأۡوَىٰهُمُ ٱلنَّارُۖ وَبِئۡسَ مَثۡوَى ٱلظَّـٰلِمِينَ
Hakkında hiçbir delil indirmediği şeyi Allah'a ortak koşmaları sebebiyle örtenlerin kalplerine korku atacağız. Ve onların barınağı ateştir ve zalimlerin kalacağı yer ne kötüdür.
Enfal 8:12
·
Kuran-ı Kerim
إِذۡ يُوحِي رَبُّكَ إِلَى ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةِ أَنِّي مَعَكُمۡ فَثَبِّتُواْ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْۚ سَأُلۡقِي فِي قُلُوبِ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ ٱلرُّعۡبَ فَٱضۡرِبُواْ فَوۡقَ ٱلۡأَعۡنَاقِ وَٱضۡرِبُواْ مِنۡهُمۡ كُلَّ بَنَانٖ
Hani Rabbin meleklere vahyetmişti: 'Şüphesiz ben sizinleyim, inananları sağlamlaştırın. Örtenlerin kalplerine korku atacağım; boyunların üzerine vurun ve onların her parmağına vurun.'
Ahzab 33:26
·
Kuran-ı Kerim
وَأَنزَلَ ٱلَّذِينَ ظَٰهَرُوهُم مِّنۡ أَهۡلِ ٱلۡكِتَٰبِ مِن صَيَاصِيهِمۡ وَقَذَفَ فِي قُلُوبِهِمُ ٱلرُّعۡبَ فَرِيقٗا تَقۡتُلُونَ وَتَأۡسِرُونَ فَرِيقٗا
Ve kitap halkından onlara arka çıkan kimseleri kalelerinden indirdi ve kalplerinin içine korku attı; bir grubu katlediyorsunuz ve bir grubu esir alıyorsunuz.
Haşr 59:2
·
Kuran-ı Kerim
هُوَ ٱلَّذِيٓ أَخۡرَجَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ مِنۡ أَهۡلِ ٱلۡكِتَٰبِ مِن دِيَٰرِهِمۡ لِأَوَّلِ ٱلۡحَشۡرِۚ مَا ظَنَنتُمۡ أَن يَخۡرُجُواْۖ وَظَنُّوٓاْ أَنَّهُم مَّانِعَتُهُمۡ حُصُونُهُم مِّنَ ٱللَّهِ فَأَتَىٰهُمُ ٱللَّهُ مِنۡ حَيۡثُ لَمۡ يَحۡتَسِبُواْۖ وَقَذَفَ فِي قُلُوبِهِمُ ٱلرُّعۡبَۚ يُخۡرِبُونَ بُيُوتَهُم بِأَيۡدِيهِمۡ وَأَيۡدِي ٱلۡمُؤۡمِنِينَ فَٱعۡتَبِرُواْ يَـٰٓأُوْلِي ٱلۡأَبۡصَٰرِ
O, kitap ehlinden örtenleri ilk toplanma için yurtlarından çıkarandır. Onların çıkacakları zannında bulunmadınız. Ve onlar da kalelerinin kendilerini Allah'tan koruyacağı zannında bulundular. Bunun üzerine Allah onlara hesap etmedikleri yerden geldi. Ve kalplerine korku attı. Evlerini kendi elleriyle ve inananların elleriyle yıkıyorlar. O halde ibret alın ey görüş sahipleri.
Örnek Ayetler (1)
Kehf 18:18
·
Kuran-ı Kerim
وَتَحۡسَبُهُمۡ أَيۡقَاظٗا وَهُمۡ رُقُودٞۚ وَنُقَلِّبُهُمۡ ذَاتَ ٱلۡيَمِينِ وَذَاتَ ٱلشِّمَالِۖ وَكَلۡبُهُم بَٰسِطٞ ذِرَاعَيۡهِ بِٱلۡوَصِيدِۚ لَوِ ٱطَّلَعۡتَ عَلَيۡهِمۡ لَوَلَّيۡتَ مِنۡهُمۡ فِرَارٗا وَلَمُلِئۡتَ مِنۡهُمۡ رُعۡبٗا
Oysa onlar uyuyanlardır, onları uyanıklar hesap edersin. Onları sağ tarafına ve sol tarafına çeviririz. Onların köpeği eşikte iki kolunu uzatandır. Eğer onlara baksaydın, onlardan kaçarak kesinlikle dönerdin ve onlardan korkuyla kesinlikle dolardın.