980
Kullanım
4
Lemma
113
Türev
81
Anlam
4 lemma, 113 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
رَبِّكُمۡ | rabbikum | efendiniz, efendi, sahip, yetiştiren | İsim | 13 | ||
رَبِّنَا | rabbina | efendimizin, efendi, sahip, yetiştiren | İsim | 12 | ||
رَّبِّهِۦ | rabbihi | efendisi, efendi, sahip, yetiştiren | İsim | 12 | ||
رَبَّهُمۡ | rabbehum | efendilerini, efendi, sahip, yetiştiren, terbiye eden | İsim | 9 | ||
وَرَبُّكَ | ve-rabbuke | ve efendin, efendi, sahip, yetiştiren, terbiye eden | İsim | 9 | ||
بِرَبِّهِمۡ | bi-rabbihim | efendilerine, efendi, sahip, yetiştiren | İsim | 9 | ||
رَبَّهُم | rabbehum | efendilerini, efendi, sahip, yetiştiren | İsim | 8 | ||
رَبُّهُۥ | rabbuhu | onun efendisi, efendi, sahip, yetiştiren | İsim | 8 | ||
Örnek Ayetler (4 / 8) Bakara 2:124 · Kuran-ı Kerim ۞وَإِذِ ٱبۡتَلَىٰٓ إِبۡرَٰهِـۧمَ رَبُّهُۥ بِكَلِمَٰتٖ فَأَتَمَّهُنَّۖ قَالَ إِنِّي جَاعِلُكَ لِلنَّاسِ إِمَامٗاۖ قَالَ وَمِن ذُرِّيَّتِيۖ قَالَ لَا يَنَالُ عَهۡدِي ٱلظَّـٰلِمِينَ Ve hani Rabbi İbrahim'i kelimelerle sınamıştı, bunun üzerine o onları tamamlamıştı. Dedi: 'Şüphesiz ben seni insanlar için bir önder yapacağım.' Dedi: 'Ve benim soyumdan da.' Dedi: 'Benim sözüm zalimlere ulaşmaz.' A'raf 7:143 · Kuran-ı Kerim وَلَمَّا جَآءَ مُوسَىٰ لِمِيقَٰتِنَا وَكَلَّمَهُۥ رَبُّهُۥ قَالَ رَبِّ أَرِنِيٓ أَنظُرۡ إِلَيۡكَۚ قَالَ لَن تَرَىٰنِي وَلَٰكِنِ ٱنظُرۡ إِلَى ٱلۡجَبَلِ فَإِنِ ٱسۡتَقَرَّ مَكَانَهُۥ فَسَوۡفَ تَرَىٰنِيۚ فَلَمَّا تَجَلَّىٰ رَبُّهُۥ لِلۡجَبَلِ جَعَلَهُۥ دَكّٗا وَخَرَّ مُوسَىٰ صَعِقٗاۚ فَلَمَّآ أَفَاقَ قَالَ سُبۡحَٰنَكَ تُبۡتُ إِلَيۡكَ وَأَنَا۠ أَوَّلُ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ Ve Musa süremize geldiğinde ve Rabbi onunla konuştuğunda dedi: 'Rabbim, bana göster, Sana bakayım.' Dedi: 'Beni kesinlikle göremezsin, fakat dağa bak; eğer yerinde durursa o zaman beni göreceksin.' Fakat Rabbi dağa açığa çıktığında onu paramparça yaptı ve Musa baygın düştü. Fakat ayıldığında dedi: 'Sen uzaksın, Sana döndüm ve ben inananların ilkiyim.' Yusuf 12:34 · Kuran-ı Kerim فَٱسۡتَجَابَ لَهُۥ رَبُّهُۥ فَصَرَفَ عَنۡهُ كَيۡدَهُنَّۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلۡعَلِيمُ Bunun üzerine Rabbi ona karşılık verdi, böylece onların tuzağını ondan uzaklaştırdı. Şüphesiz O, İşitendir, Bilendir. Taha 20:122 · Kuran-ı Kerim ثُمَّ ٱجۡتَبَٰهُ رَبُّهُۥ فَتَابَ عَلَيۡهِ وَهَدَىٰ Sonra Rabbi onu seçti, böylece onun dönüşünü kabul etti ve yol gösterdi. | ||||||
بِرَبِّ | bi-rabbi | efendisine, efendi, sahip, yetiştiren | İsim | 8 | ||
رَبُّهُمۡ | rabbuhum | efendi, efendi, sahip, yetiştiren | İsim | 8 | ||
رَّبِّي | rabbi | efendim, efendi, sahip, yetiştiren | İsim | 7 | ||
رَبِّهِۦٓ | rabbihi | onun efendisi, efendi, sahip, yetiştiren, rab | İsim | 6 | ||
رَبِّهَا | rabbiha | onun efendisi, efendi, sahip, yetiştiren, rab | İsim | 6 | ||
رَبُّكُم | rabbukum | efendiniz, efendi, sahip, yetiştiren | İsim | 5 | ||
رَّبُّ | rabbu | efendi, efendi, sahip, yetiştiren | İsim | 5 | ||
وَرَبُّ | ve-rabbu | ve efendi, efendi, sahip, yetiştiren | İsim | 5 | ||
رَبَّهُۥٓ | rabbehu | efendisini, efendi, sahip, yetiştiren, rab | İsim | 5 | ||
رَبَّ | rabbe | efendiyi, efendi, sahip, yetiştiren | İsim | 5 | ||
وَرَبُّكُمۡ | ve-rabbukum | ve efendiniz, efendi, sahip, yetiştiren, rab | İsim | 5 | ||
رَبَّكُمُ | rabbekumu | efendiniz, efendi, sahip, yetiştiren, rab | İsim | 5 | ||
Örnek Ayetler (5 / 13)
Bakara 2:76
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذَا لَقُواْ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ قَالُوٓاْ ءَامَنَّا وَإِذَا خَلَا بَعۡضُهُمۡ إِلَىٰ بَعۡضٖ قَالُوٓاْ أَتُحَدِّثُونَهُم بِمَا فَتَحَ ٱللَّهُ عَلَيۡكُمۡ لِيُحَآجُّوكُم بِهِۦ عِندَ رَبِّكُمۡۚ أَفَلَا تَعۡقِلُونَ
Ve inananlarla karşılaştıkları zaman 'İnandık' derler. Ve onların bir kısmı bir kısmıyla baş başa kaldıkları zaman derler: 'Rabbinizin katında onunla sizinle tartışmaları için Allah'ın size açtığı şeyi onlara anlatıyor musunuz? Hala akletmez misiniz?'
Ali İmran 3:73
·
Kuran-ı Kerim
وَلَا تُؤۡمِنُوٓاْ إِلَّا لِمَن تَبِعَ دِينَكُمۡ قُلۡ إِنَّ ٱلۡهُدَىٰ هُدَى ٱللَّهِ أَن يُؤۡتَىٰٓ أَحَدٞ مِّثۡلَ مَآ أُوتِيتُمۡ أَوۡ يُحَآجُّوكُمۡ عِندَ رَبِّكُمۡۗ قُلۡ إِنَّ ٱلۡفَضۡلَ بِيَدِ ٱللَّهِ يُؤۡتِيهِ مَن يَشَآءُۗ وَٱللَّهُ وَٰسِعٌ عَلِيمٞ
Ve dininize uyan kimseden başkasına güvenmeyin. De ki: 'Şüphesiz yol gösterme Allah'ın yol göstermesidir.' Size verilenin benzerinin bir kimseye verilmesine veya Rabbinizin katında sizinle tartışmalarına. De ki: 'Şüphesiz lütuf Allah'ın elindedir, onu dilediği kimseye verir. Ve Allah Geniş'tir, Bilen'dir.'
A'raf 7:150
·
Kuran-ı Kerim
وَلَمَّا رَجَعَ مُوسَىٰٓ إِلَىٰ قَوۡمِهِۦ غَضۡبَٰنَ أَسِفٗا قَالَ بِئۡسَمَا خَلَفۡتُمُونِي مِنۢ بَعۡدِيٓۖ أَعَجِلۡتُمۡ أَمۡرَ رَبِّكُمۡۖ وَأَلۡقَى ٱلۡأَلۡوَاحَ وَأَخَذَ بِرَأۡسِ أَخِيهِ يَجُرُّهُۥٓ إِلَيۡهِۚ قَالَ ٱبۡنَ أُمَّ إِنَّ ٱلۡقَوۡمَ ٱسۡتَضۡعَفُونِي وَكَادُواْ يَقۡتُلُونَنِي فَلَا تُشۡمِتۡ بِيَ ٱلۡأَعۡدَآءَ وَلَا تَجۡعَلۡنِي مَعَ ٱلۡقَوۡمِ ٱلظَّـٰلِمِينَ
Ve Musa kızgın, üzgün toplumuna döndüğünde dedi: 'Benden sonra benim yerime ne kötü geçtiniz! Rabbinizin emrine acele mi ettiniz?' Ve levhaları attı ve kardeşinin başından tuttu, onu kendisine çekerek. Dedi: 'Annemin oğlu, şüphesiz toplum beni zayıf bıraktı ve neredeyse beni katlediyorlardı. Bunun üzerine düşmanları benimle sevindirme ve beni zalim toplumla beraber yapma.'
A'raf 7:164
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذۡ قَالَتۡ أُمَّةٞ مِّنۡهُمۡ لِمَ تَعِظُونَ قَوۡمًا ٱللَّهُ مُهۡلِكُهُمۡ أَوۡ مُعَذِّبُهُمۡ عَذَابٗا شَدِيدٗاۖ قَالُواْ مَعۡذِرَةً إِلَىٰ رَبِّكُمۡ وَلَعَلَّهُمۡ يَتَّقُونَ
Ve hani onlardan bir topluluk demişti: 'Allah'ın onları helak edeceği veya onlara şiddetli bir azapla azap edeceği bir topluma niçin öğüt veriyorsunuz?' Dediler: 'Rabbinize doğru bir mazeret olsun diye ve umulur ki onlar sakınırlar.'
Ra'd 13:2
·
Kuran-ı Kerim
ٱللَّهُ ٱلَّذِي رَفَعَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ بِغَيۡرِ عَمَدٖ تَرَوۡنَهَاۖ ثُمَّ ٱسۡتَوَىٰ عَلَى ٱلۡعَرۡشِۖ وَسَخَّرَ ٱلشَّمۡسَ وَٱلۡقَمَرَۖ كُلّٞ يَجۡرِي لِأَجَلٖ مُّسَمّٗىۚ يُدَبِّرُ ٱلۡأَمۡرَ يُفَصِّلُ ٱلۡأٓيَٰتِ لَعَلَّكُم بِلِقَآءِ رَبِّكُمۡ تُوقِنُونَ
Allah, gökleri gördüğünüz direkler olmaksızın yükselten, sonra arşın üzerine kurulan, güneşi ve ayı boyun eğdirendir. Her biri belirlenmiş bir süreye kadar akar. İşi düzenler, ayetleri ayrıntılı açıklar; umulur ki Rabbinizle karşılaşmaya kesin olarak inanırsınız.
Örnek Ayetler (5 / 12)
Ali İmran 3:7
·
Kuran-ı Kerim
هُوَ ٱلَّذِيٓ أَنزَلَ عَلَيۡكَ ٱلۡكِتَٰبَ مِنۡهُ ءَايَٰتٞ مُّحۡكَمَٰتٌ هُنَّ أُمُّ ٱلۡكِتَٰبِ وَأُخَرُ مُتَشَٰبِهَٰتٞۖ فَأَمَّا ٱلَّذِينَ فِي قُلُوبِهِمۡ زَيۡغٞ فَيَتَّبِعُونَ مَا تَشَٰبَهَ مِنۡهُ ٱبۡتِغَآءَ ٱلۡفِتۡنَةِ وَٱبۡتِغَآءَ تَأۡوِيلِهِۦۖ وَمَا يَعۡلَمُ تَأۡوِيلَهُۥٓ إِلَّا ٱللَّهُۗ وَٱلرَّـٰسِخُونَ فِي ٱلۡعِلۡمِ يَقُولُونَ ءَامَنَّا بِهِۦ كُلّٞ مِّنۡ عِندِ رَبِّنَاۗ وَمَا يَذَّكَّرُ إِلَّآ أُوْلُواْ ٱلۡأَلۡبَٰبِ
Kitabı sana indiren O'dur. Ondan bir kısmı sağlamlaştırılmış ayetlerdir, onlar kitabın anasıdır ve diğerleri benzeşenlerdir. Kalplerinde sapma olanlar, sınama arayışıyla ve onun yorumunun arayışıyla ondan benzeşenlere uyarlar. Ve onun yorumunu Allah'tan başkası bilmez. Ve ilimde derinleşenler derler: 'Ona inandık, hepsi Rabbimizin katındandır.' Ve temiz akıl sahiplerinden başkası hatırlamaz.
En'am 6:23
·
Kuran-ı Kerim
ثُمَّ لَمۡ تَكُن فِتۡنَتُهُمۡ إِلَّآ أَن قَالُواْ وَٱللَّهِ رَبِّنَا مَا كُنَّا مُشۡرِكِينَ
Sonra onların sınanması, 'Rabbimiz Allah'a andolsun, biz ortak koşanlar değildik' demelerinden başka olmadı.
En'am 6:27
·
Kuran-ı Kerim
وَلَوۡ تَرَىٰٓ إِذۡ وُقِفُواْ عَلَى ٱلنَّارِ فَقَالُواْ يَٰلَيۡتَنَا نُرَدُّ وَلَا نُكَذِّبَ بِـَٔايَٰتِ رَبِّنَا وَنَكُونَ مِنَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ
Ve ateşin üzerinde durduruldukları zaman görseydin; dediler: 'Keşke biz geri döndürülsek, Rabbimizin ayetlerini yalanlamasak ve inananlardan olsak.'
A'raf 7:43
·
Kuran-ı Kerim
وَنَزَعۡنَا مَا فِي صُدُورِهِم مِّنۡ غِلّٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهِمُ ٱلۡأَنۡهَٰرُۖ وَقَالُواْ ٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِ ٱلَّذِي هَدَىٰنَا لِهَٰذَا وَمَا كُنَّا لِنَهۡتَدِيَ لَوۡلَآ أَنۡ هَدَىٰنَا ٱللَّهُۖ لَقَدۡ جَآءَتۡ رُسُلُ رَبِّنَا بِٱلۡحَقِّۖ وَنُودُوٓاْ أَن تِلۡكُمُ ٱلۡجَنَّةُ أُورِثۡتُمُوهَا بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ
Ve onların göğüsleri içinde kinden ne varsa çıkardık, onların altından ırmaklar akar; ve dediler: 'Övgü, bize buna yol gösteren Allah'adır; ve Allah bize yol göstermeseydi biz yol gösterilenler olmazdık. Kesinlikle Rabbimizin elçileri gerçekle geldi.' Ve onlara seslenildi: 'İşte bu bahçe, yaptığınız şey sebebiyle size miras bırakıldı.'
A'raf 7:53
·
Kuran-ı Kerim
هَلۡ يَنظُرُونَ إِلَّا تَأۡوِيلَهُۥۚ يَوۡمَ يَأۡتِي تَأۡوِيلُهُۥ يَقُولُ ٱلَّذِينَ نَسُوهُ مِن قَبۡلُ قَدۡ جَآءَتۡ رُسُلُ رَبِّنَا بِٱلۡحَقِّ فَهَل لَّنَا مِن شُفَعَآءَ فَيَشۡفَعُواْ لَنَآ أَوۡ نُرَدُّ فَنَعۡمَلَ غَيۡرَ ٱلَّذِي كُنَّا نَعۡمَلُۚ قَدۡ خَسِرُوٓاْ أَنفُسَهُمۡ وَضَلَّ عَنۡهُم مَّا كَانُواْ يَفۡتَرُونَ
Onun sonucundan başkasını mı bekliyorlar? Onun sonucunun geldiği gün, önceden onu unutanlar der: 'Kesinlikle Rabbimizin resulleri gerçek ile gelmişti. Bizim için aracılardan var mı ki bize aracılık etsinler veya geri döndürülür müyüz ki yapıyor olduğumuzdan başkasını yapalım?' Kesinlikle nefslerini hüsrana uğrattılar ve uyduruyor oldukları şeyler onlardan kaybolup gitti.
Örnek Ayetler (5 / 12)
Bakara 2:37
·
Kuran-ı Kerim
فَتَلَقَّىٰٓ ءَادَمُ مِن رَّبِّهِۦ كَلِمَٰتٖ فَتَابَ عَلَيۡهِۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلتَّوَّابُ ٱلرَّحِيمُ
Bunun üzerine Adem Rabbinden gelen kelimeler aldı, bunun üzerine onun dönüşünü kabul etti. Şüphesiz O Dönüşü Kabul Eden'dir, Merhameti Kesintisiz'dir.
Bakara 2:275
·
Kuran-ı Kerim
ٱلَّذِينَ يَأۡكُلُونَ ٱلرِّبَوٰاْ لَا يَقُومُونَ إِلَّا كَمَا يَقُومُ ٱلَّذِي يَتَخَبَّطُهُ ٱلشَّيۡطَٰنُ مِنَ ٱلۡمَسِّۚ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ قَالُوٓاْ إِنَّمَا ٱلۡبَيۡعُ مِثۡلُ ٱلرِّبَوٰاْۗ وَأَحَلَّ ٱللَّهُ ٱلۡبَيۡعَ وَحَرَّمَ ٱلرِّبَوٰاْۚ فَمَن جَآءَهُۥ مَوۡعِظَةٞ مِّن رَّبِّهِۦ فَٱنتَهَىٰ فَلَهُۥ مَا سَلَفَ وَأَمۡرُهُۥٓ إِلَى ٱللَّهِۖ وَمَنۡ عَادَ فَأُوْلَـٰٓئِكَ أَصۡحَٰبُ ٱلنَّارِۖ هُمۡ فِيهَا خَٰلِدُونَ
Faizi yiyen kimseler, şeytanın dokunmadan onu çarptığı kimsenin kalktığı gibi hariç kalkmazlar. Bu, şüphesiz onların 'Alışveriş ancak faiz gibidir' demeleriyledir. Ve Allah alışverişi helal kıldı ve faizi haram kıldı. Böylece kime Rabbinden bir öğüt gelirse, böylece son verirse, geçmişteki şey onundur ve onun işi Allah'adır. Ve kim dönerse işte onlar ateşin arkadaşlarıdır, onlar onun içinde kalıcıdırlar.
Bakara 2:285
·
Kuran-ı Kerim
ءَامَنَ ٱلرَّسُولُ بِمَآ أُنزِلَ إِلَيۡهِ مِن رَّبِّهِۦ وَٱلۡمُؤۡمِنُونَۚ كُلٌّ ءَامَنَ بِٱللَّهِ وَمَلَـٰٓئِكَتِهِۦ وَكُتُبِهِۦ وَرُسُلِهِۦ لَا نُفَرِّقُ بَيۡنَ أَحَدٖ مِّن رُّسُلِهِۦۚ وَقَالُواْ سَمِعۡنَا وَأَطَعۡنَاۖ غُفۡرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيۡكَ ٱلۡمَصِيرُ
Resul, Rabbinden kendisine indirilene inandı ve inananlar da. Hepsi Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve resullerine inandı. O'nun resullerinden hiçbirinin arasını ayırmayız. Ve dediler: 'İşittik ve itaat ettik. Örtmeni dileriz Rabbimiz ve dönüş Sanadır.'
En'am 6:37
·
Kuran-ı Kerim
وَقَالُواْ لَوۡلَا نُزِّلَ عَلَيۡهِ ءَايَةٞ مِّن رَّبِّهِۦۚ قُلۡ إِنَّ ٱللَّهَ قَادِرٌ عَلَىٰٓ أَن يُنَزِّلَ ءَايَةٗ وَلَٰكِنَّ أَكۡثَرَهُمۡ لَا يَعۡلَمُونَ
Ve dediler: 'Ona Rabbinden bir ayet indirilmeli değil miydi?' De ki: 'Şüphesiz Allah bir ayet indirmeye güç yetirendir, fakat onların çoğu bilmiyorlar.'
A'raf 7:75
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ ٱلۡمَلَأُ ٱلَّذِينَ ٱسۡتَكۡبَرُواْ مِن قَوۡمِهِۦ لِلَّذِينَ ٱسۡتُضۡعِفُواْ لِمَنۡ ءَامَنَ مِنۡهُمۡ أَتَعۡلَمُونَ أَنَّ صَٰلِحٗا مُّرۡسَلٞ مِّن رَّبِّهِۦۚ قَالُوٓاْ إِنَّا بِمَآ أُرۡسِلَ بِهِۦ مُؤۡمِنُونَ
Kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler, onlardan inanan zayıf bırakılanlara dedi: 'Şüphesiz Salih'in Rabbi tarafından gönderilmiş olduğunu biliyor musunuz?' Dediler: 'Şüphesiz biz onunla gönderildiği şeye inananlarız.'
Örnek Ayetler (5 / 9)
Ali İmran 3:198
·
Kuran-ı Kerim
لَٰكِنِ ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوۡاْ رَبَّهُمۡ لَهُمۡ جَنَّـٰتٞ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا نُزُلٗا مِّنۡ عِندِ ٱللَّهِۗ وَمَا عِندَ ٱللَّهِ خَيۡرٞ لِّلۡأَبۡرَارِ
Fakat Rablerinden sakınan kimseler için, Allah katından bir ağırlama olarak, içinde kalıcılar oldukları, altlarından ırmaklar akan bahçeler vardır. Ve Allah katındaki şeyler iyiler için daha hayırlıdır.
Hud 11:60
·
Kuran-ı Kerim
وَأُتۡبِعُواْ فِي هَٰذِهِ ٱلدُّنۡيَا لَعۡنَةٗ وَيَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِۗ أَلَآ إِنَّ عَادٗا كَفَرُواْ رَبَّهُمۡۗ أَلَا بُعۡدٗا لِّعَادٖ قَوۡمِ هُودٖ
Bu dünyada ve kalkış gününde peşlerine bir lanet takıldı. Dikkat edin, şüphesiz Ad Rablerini örttüler. Dikkat edin, Hud'un kavmi olan Ad'a uzaklık olsun.
Hud 11:68
·
Kuran-ı Kerim
كَأَن لَّمۡ يَغۡنَوۡاْ فِيهَآۗ أَلَآ إِنَّ ثَمُودَاْ كَفَرُواْ رَبَّهُمۡۗ أَلَا بُعۡدٗا لِّثَمُودَ
Sanki onun içinde yaşamadılar. Dikkat edin, şüphesiz Semud Rablerini örttüler. Dikkat edin, Semud'a uzaklık olsun.
Ra'd 13:21
·
Kuran-ı Kerim
وَٱلَّذِينَ يَصِلُونَ مَآ أَمَرَ ٱللَّهُ بِهِۦٓ أَن يُوصَلَ وَيَخۡشَوۡنَ رَبَّهُمۡ وَيَخَافُونَ سُوٓءَ ٱلۡحِسَابِ
Ve onlar Allah'ın birleştirilmesini emrettiği şeyi birleştirirler, Rablerinden ürperirler ve hesabın kötüsünden korkarlar.
Kehf 18:55
·
Kuran-ı Kerim
وَمَا مَنَعَ ٱلنَّاسَ أَن يُؤۡمِنُوٓاْ إِذۡ جَآءَهُمُ ٱلۡهُدَىٰ وَيَسۡتَغۡفِرُواْ رَبَّهُمۡ إِلَّآ أَن تَأۡتِيَهُمۡ سُنَّةُ ٱلۡأَوَّلِينَ أَوۡ يَأۡتِيَهُمُ ٱلۡعَذَابُ قُبُلٗا
Ve onlara yol gösterme geldiği zaman inanmalarını ve Rablerinden örtülme istemelerini, öncekilerin uygulamasının onlara gelmesi veya azabın karşıdan onlara gelmesi hariç engellemedi.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Maide 5:24
·
Kuran-ı Kerim
قَالُواْ يَٰمُوسَىٰٓ إِنَّا لَن نَّدۡخُلَهَآ أَبَدٗا مَّا دَامُواْ فِيهَا فَٱذۡهَبۡ أَنتَ وَرَبُّكَ فَقَٰتِلَآ إِنَّا هَٰهُنَا قَٰعِدُونَ
Dediler: 'Ey Musa, şüphesiz biz, onlar orada devam ettikleri sürece oraya ebediyen asla girmeyiz. O halde sen ve Rabbin git, o halde ikiniz savaşın. Şüphesiz biz işte burada oturanlarız.'
En'am 6:133
·
Kuran-ı Kerim
وَرَبُّكَ ٱلۡغَنِيُّ ذُو ٱلرَّحۡمَةِۚ إِن يَشَأۡ يُذۡهِبۡكُمۡ وَيَسۡتَخۡلِفۡ مِنۢ بَعۡدِكُم مَّا يَشَآءُ كَمَآ أَنشَأَكُم مِّن ذُرِّيَّةِ قَوۡمٍ ءَاخَرِينَ
Ve Rabbin Zengindir, merhamet sahibidir. Eğer dilerse sizi giderir ve sizi başka bir topluluğun soyundan inşa ettiği gibi, sizden sonra dilediği şeyi yerinize getirir.
Yunus 10:40
·
Kuran-ı Kerim
وَمِنۡهُم مَّن يُؤۡمِنُ بِهِۦ وَمِنۡهُم مَّن لَّا يُؤۡمِنُ بِهِۦۚ وَرَبُّكَ أَعۡلَمُ بِٱلۡمُفۡسِدِينَ
Ve onlardan ona inanan kimse vardır ve onlardan ona inanmayan kimse vardır. Ve rabbin bozguncuları daha iyi bilendir.
İsra 17:55
·
Kuran-ı Kerim
وَرَبُّكَ أَعۡلَمُ بِمَن فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۗ وَلَقَدۡ فَضَّلۡنَا بَعۡضَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ عَلَىٰ بَعۡضٖۖ وَءَاتَيۡنَا دَاوُۥدَ زَبُورٗا
Ve senin Rabbin göklerin ve yeryüzünün içindeki kimseleri daha iyi bilendir. Ve andolsun nebilerin bazısını bazısının üzerine üstün kıldık ve Davut'a zeburu verdik.
Kehf 18:58
·
Kuran-ı Kerim
وَرَبُّكَ ٱلۡغَفُورُ ذُو ٱلرَّحۡمَةِۖ لَوۡ يُؤَاخِذُهُم بِمَا كَسَبُواْ لَعَجَّلَ لَهُمُ ٱلۡعَذَابَۚ بَل لَّهُم مَّوۡعِدٞ لَّن يَجِدُواْ مِن دُونِهِۦ مَوۡئِلٗا
Ve Rabbin Örten'dir, merhamet sahibidir. Eğer kazandıkları şey ile onları yakalasaydı, onlar için azabı kesinlikle acele ederdi. Aksine onlar için ondan başka bir sığınak asla bulamayacakları bir buluşma zamanı vardır.
Örnek Ayetler (5 / 9)
En'am 6:1
·
Kuran-ı Kerim
ٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِ ٱلَّذِي خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ وَجَعَلَ ٱلظُّلُمَٰتِ وَٱلنُّورَۖ ثُمَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ بِرَبِّهِمۡ يَعۡدِلُونَ
Övgü, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve ışığı kılan Allah'adır. Sonra örten kimseler kendi Rablerine denk tutarlar.
En'am 6:150
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ هَلُمَّ شُهَدَآءَكُمُ ٱلَّذِينَ يَشۡهَدُونَ أَنَّ ٱللَّهَ حَرَّمَ هَٰذَاۖ فَإِن شَهِدُواْ فَلَا تَشۡهَدۡ مَعَهُمۡۚ وَلَا تَتَّبِعۡ أَهۡوَآءَ ٱلَّذِينَ كَذَّبُواْ بِـَٔايَٰتِنَا وَٱلَّذِينَ لَا يُؤۡمِنُونَ بِٱلۡأٓخِرَةِ وَهُم بِرَبِّهِمۡ يَعۡدِلُونَ
De ki: 'Allah'ın bunu yasakladığına tanıklık eden tanıklarınızı getirin.' Böylece eğer tanıklık ederlerse bunun üzerine onlarla beraber tanıklık etme; ve ayetlerimizi yalanlayan kimselerin ve ahirete inanmayan kimselerin arzularına uyma, ve onlar Rablerine denk tutarlar.
Ra'd 13:5
·
Kuran-ı Kerim
۞وَإِن تَعۡجَبۡ فَعَجَبٞ قَوۡلُهُمۡ أَءِذَا كُنَّا تُرَٰبًا أَءِنَّا لَفِي خَلۡقٖ جَدِيدٍۗ أُوْلَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ بِرَبِّهِمۡۖ وَأُوْلَـٰٓئِكَ ٱلۡأَغۡلَٰلُ فِيٓ أَعۡنَاقِهِمۡۖ وَأُوْلَـٰٓئِكَ أَصۡحَٰبُ ٱلنَّارِۖ هُمۡ فِيهَا خَٰلِدُونَ
Ve eğer şaşırıyorsan, onların 'Biz toprak olduğumuzda mı, şüphesiz biz gerçekten yeni bir yaratılış içinde mi olacağız?' sözü şaşırtıcıdır. İşte onlar Rablerini örtenlerdir. Ve işte onlar, boyunlarında demir halkalar olanlardır. Ve işte onlar ateşin arkadaşlarıdır; onlar orada kalıcıdırlar.
İbrahim 14:18
·
Kuran-ı Kerim
مَّثَلُ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ بِرَبِّهِمۡۖ أَعۡمَٰلُهُمۡ كَرَمَادٍ ٱشۡتَدَّتۡ بِهِ ٱلرِّيحُ فِي يَوۡمٍ عَاصِفٖۖ لَّا يَقۡدِرُونَ مِمَّا كَسَبُواْ عَلَىٰ شَيۡءٖۚ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلضَّلَٰلُ ٱلۡبَعِيدُ
Rablerini örtenlerin durumu: onların işleri, fırtınalı günde rüzgarın ona şiddetle estiği kül gibidir; kazandıklarından hiçbir şeye güç yetiremezler. İşte bu, uzak sapkınlıktır.
Nahl 16:54
·
Kuran-ı Kerim
ثُمَّ إِذَا كَشَفَ ٱلضُّرَّ عَنكُمۡ إِذَا فَرِيقٞ مِّنكُم بِرَبِّهِمۡ يُشۡرِكُونَ
Sonra sizden zararı kaldırdığında, sizden bir grup Rablerine ortak koşarlar.
Örnek Ayetler (5 / 8)
En'am 6:52
·
Kuran-ı Kerim
وَلَا تَطۡرُدِ ٱلَّذِينَ يَدۡعُونَ رَبَّهُم بِٱلۡغَدَوٰةِ وَٱلۡعَشِيِّ يُرِيدُونَ وَجۡهَهُۥۖ مَا عَلَيۡكَ مِنۡ حِسَابِهِم مِّن شَيۡءٖ وَمَا مِنۡ حِسَابِكَ عَلَيۡهِم مِّن شَيۡءٖ فَتَطۡرُدَهُمۡ فَتَكُونَ مِنَ ٱلظَّـٰلِمِينَ
Ve O'nun yüzünü isteyerek sabah ve akşam Rablerini çağıranları kovma. Onların hesabından senin üzerine hiçbir şey yoktur ve senin hesabından onların üzerine hiçbir şey yoktur; böylece onları kovarsın ve zalimlerden olursun.
Nahl 16:50
·
Kuran-ı Kerim
يَخَافُونَ رَبَّهُم مِّن فَوۡقِهِمۡ وَيَفۡعَلُونَ مَا يُؤۡمَرُونَ۩
Üstlerinden Rablerinden korkarlar ve emredildikleri şeyi yaparlar.
Kehf 18:28
·
Kuran-ı Kerim
وَٱصۡبِرۡ نَفۡسَكَ مَعَ ٱلَّذِينَ يَدۡعُونَ رَبَّهُم بِٱلۡغَدَوٰةِ وَٱلۡعَشِيِّ يُرِيدُونَ وَجۡهَهُۥۖ وَلَا تَعۡدُ عَيۡنَاكَ عَنۡهُمۡ تُرِيدُ زِينَةَ ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَاۖ وَلَا تُطِعۡ مَنۡ أَغۡفَلۡنَا قَلۡبَهُۥ عَن ذِكۡرِنَا وَٱتَّبَعَ هَوَىٰهُ وَكَانَ أَمۡرُهُۥ فُرُطٗا
Ve sabah ve akşam Rablerini, O'nun yüzünü isteyerek çağıran kimselerle beraber nefsini sabret. Dünya hayatının süsünü isteyerek iki gözün onlardan geçmesin. Ve kalbini zikrimizden gafil kıldığımız, kendi hevasına tabi olan ve işi aşırılık olan kimseye itaat etme.
Enbiya 21:49
·
Kuran-ı Kerim
ٱلَّذِينَ يَخۡشَوۡنَ رَبَّهُم بِٱلۡغَيۡبِ وَهُم مِّنَ ٱلسَّاعَةِ مُشۡفِقُونَ
Onlar ki görünmeyende Rablerinden korkarlar ve onlar saatten ürperenlerdir.
Rum 30:33
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذَا مَسَّ ٱلنَّاسَ ضُرّٞ دَعَوۡاْ رَبَّهُم مُّنِيبِينَ إِلَيۡهِ ثُمَّ إِذَآ أَذَاقَهُم مِّنۡهُ رَحۡمَةً إِذَا فَرِيقٞ مِّنۡهُم بِرَبِّهِمۡ يُشۡرِكُونَ
Ve insanlara bir zarar dokunduğu zaman O'na yönelenler olarak Rablerine dua ederler. Sonra onlara O'ndan bir merhamet tattırdığı zaman, bir de bakarsın ki onlardan bir grup Rablerine ortak koşarlar.
Örnek Ayetler (4 / 8)
Bakara 2:124
·
Kuran-ı Kerim
۞وَإِذِ ٱبۡتَلَىٰٓ إِبۡرَٰهِـۧمَ رَبُّهُۥ بِكَلِمَٰتٖ فَأَتَمَّهُنَّۖ قَالَ إِنِّي جَاعِلُكَ لِلنَّاسِ إِمَامٗاۖ قَالَ وَمِن ذُرِّيَّتِيۖ قَالَ لَا يَنَالُ عَهۡدِي ٱلظَّـٰلِمِينَ
Ve hani Rabbi İbrahim'i kelimelerle sınamıştı, bunun üzerine o onları tamamlamıştı. Dedi: 'Şüphesiz ben seni insanlar için bir önder yapacağım.' Dedi: 'Ve benim soyumdan da.' Dedi: 'Benim sözüm zalimlere ulaşmaz.'
A'raf 7:143
·
Kuran-ı Kerim
وَلَمَّا جَآءَ مُوسَىٰ لِمِيقَٰتِنَا وَكَلَّمَهُۥ رَبُّهُۥ قَالَ رَبِّ أَرِنِيٓ أَنظُرۡ إِلَيۡكَۚ قَالَ لَن تَرَىٰنِي وَلَٰكِنِ ٱنظُرۡ إِلَى ٱلۡجَبَلِ فَإِنِ ٱسۡتَقَرَّ مَكَانَهُۥ فَسَوۡفَ تَرَىٰنِيۚ فَلَمَّا تَجَلَّىٰ رَبُّهُۥ لِلۡجَبَلِ جَعَلَهُۥ دَكّٗا وَخَرَّ مُوسَىٰ صَعِقٗاۚ فَلَمَّآ أَفَاقَ قَالَ سُبۡحَٰنَكَ تُبۡتُ إِلَيۡكَ وَأَنَا۠ أَوَّلُ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ
Ve Musa süremize geldiğinde ve Rabbi onunla konuştuğunda dedi: 'Rabbim, bana göster, Sana bakayım.' Dedi: 'Beni kesinlikle göremezsin, fakat dağa bak; eğer yerinde durursa o zaman beni göreceksin.' Fakat Rabbi dağa açığa çıktığında onu paramparça yaptı ve Musa baygın düştü. Fakat ayıldığında dedi: 'Sen uzaksın, Sana döndüm ve ben inananların ilkiyim.'
Yusuf 12:34
·
Kuran-ı Kerim
فَٱسۡتَجَابَ لَهُۥ رَبُّهُۥ فَصَرَفَ عَنۡهُ كَيۡدَهُنَّۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلۡعَلِيمُ
Bunun üzerine Rabbi ona karşılık verdi, böylece onların tuzağını ondan uzaklaştırdı. Şüphesiz O, İşitendir, Bilendir.
Taha 20:122
·
Kuran-ı Kerim
ثُمَّ ٱجۡتَبَٰهُ رَبُّهُۥ فَتَابَ عَلَيۡهِ وَهَدَىٰ
Sonra Rabbi onu seçti, böylece onun dönüşünü kabul etti ve yol gösterdi.
Örnek Ayetler (5 / 8)
A'raf 7:121
·
Kuran-ı Kerim
قَالُوٓاْ ءَامَنَّا بِرَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ
Dediler: 'Alemlerin Rabbine inandık.'
Taha 20:70
·
Kuran-ı Kerim
فَأُلۡقِيَ ٱلسَّحَرَةُ سُجَّدٗا قَالُوٓاْ ءَامَنَّا بِرَبِّ هَٰرُونَ وَمُوسَىٰ
Bunun üzerine sihirbazlar secde edenler olarak atıldılar, dediler ki: 'Harun'un ve Musa'nın Rabbine inandık.'
Şuara 26:47
·
Kuran-ı Kerim
قَالُوٓاْ ءَامَنَّا بِرَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ
Dediler: 'Alemlerin Rabbine inandık.'
Şuara 26:98
·
Kuran-ı Kerim
إِذۡ نُسَوِّيكُم بِرَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ
Sizi alemlerin sahibiyle eşit tuttuğumuzda.
Saffat 37:87
·
Kuran-ı Kerim
فَمَا ظَنُّكُم بِرَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ
Öyleyse alemlerin Rabbi hakkında zannınız nedir?
Örnek Ayetler (5 / 8)
Ali İmran 3:195
·
Kuran-ı Kerim
فَٱسۡتَجَابَ لَهُمۡ رَبُّهُمۡ أَنِّي لَآ أُضِيعُ عَمَلَ عَٰمِلٖ مِّنكُم مِّن ذَكَرٍ أَوۡ أُنثَىٰۖ بَعۡضُكُم مِّنۢ بَعۡضٖۖ فَٱلَّذِينَ هَاجَرُواْ وَأُخۡرِجُواْ مِن دِيَٰرِهِمۡ وَأُوذُواْ فِي سَبِيلِي وَقَٰتَلُواْ وَقُتِلُواْ لَأُكَفِّرَنَّ عَنۡهُمۡ سَيِّـَٔاتِهِمۡ وَلَأُدۡخِلَنَّهُمۡ جَنَّـٰتٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ ثَوَابٗا مِّنۡ عِندِ ٱللَّهِۚ وَٱللَّهُ عِندَهُۥ حُسۡنُ ٱلثَّوَابِ
Bunun üzerine Rableri onlara karşılık verdi: 'Şüphesiz ben, sizden erkek veya dişi, iş yapanın işini boşa çıkarmam. Bazınız bazınızdandır. Göç edenlerin, yurtlarından çıkarılanların, yolumda eziyet edilenlerin, savaşanların ve katledilenlerin kötülüklerini onlardan kesinlikle örteceğim ve Allah katından bir karşılık olarak onları altlarından ırmaklar akan bahçelere kesinlikle sokacağım. Ve Allah, karşılığın güzeli O'nun katındadır.'
İbrahim 14:13
·
Kuran-ı Kerim
وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ لِرُسُلِهِمۡ لَنُخۡرِجَنَّكُم مِّنۡ أَرۡضِنَآ أَوۡ لَتَعُودُنَّ فِي مِلَّتِنَاۖ فَأَوۡحَىٰٓ إِلَيۡهِمۡ رَبُّهُمۡ لَنُهۡلِكَنَّ ٱلظَّـٰلِمِينَ
Ve örtenler resullerine dedi: 'Sizi kesinlikle yurdumuzdan çıkaracağız veya kesinlikle dinimize döneceksiniz.' Bunun üzerine Rableri onlara vahyetti: 'Zalimleri kesinlikle helak edeceğiz.
Casiye 45:30
·
Kuran-ı Kerim
فَأَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ فَيُدۡخِلُهُمۡ رَبُّهُمۡ فِي رَحۡمَتِهِۦۚ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلۡفَوۡزُ ٱلۡمُبِينُ
İnananlara ve iyi işler yapanlara gelince; Rableri onları kendi merhametine girdirecektir. İşte bu, apaçık kurtuluştur.
Zariyat 51:16
·
Kuran-ı Kerim
ءَاخِذِينَ مَآ ءَاتَىٰهُمۡ رَبُّهُمۡۚ إِنَّهُمۡ كَانُواْ قَبۡلَ ذَٰلِكَ مُحۡسِنِينَ
Rablerinin onlara verdiğini alanlar olarak; şüphesiz onlar bundan önce iyilik edenlerdi.
Tur 52:18
·
Kuran-ı Kerim
فَٰكِهِينَ بِمَآ ءَاتَىٰهُمۡ رَبُّهُمۡ وَوَقَىٰهُمۡ رَبُّهُمۡ عَذَابَ ٱلۡجَحِيمِ
Rablerinin onlara verdiğiyle zevk alarak; ve Rableri onları alevli ateşin azabından korudu.
Örnek Ayetler (5 / 7)
En'am 6:57
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ إِنِّي عَلَىٰ بَيِّنَةٖ مِّن رَّبِّي وَكَذَّبۡتُم بِهِۦۚ مَا عِندِي مَا تَسۡتَعۡجِلُونَ بِهِۦٓۚ إِنِ ٱلۡحُكۡمُ إِلَّا لِلَّهِۖ يَقُصُّ ٱلۡحَقَّۖ وَهُوَ خَيۡرُ ٱلۡفَٰصِلِينَ
De ki: 'Şüphesiz ben Rabbimden açık bir delil üzerindeyim ve siz onu yalanladınız. Acele ettiğiniz şey benim yanımda yoktur. Hüküm ancak Allah'ındır; gerçeği anlatır ve O, ayıranların en hayırlısıdır.'
A'raf 7:203
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذَا لَمۡ تَأۡتِهِم بِـَٔايَةٖ قَالُواْ لَوۡلَا ٱجۡتَبَيۡتَهَاۚ قُلۡ إِنَّمَآ أَتَّبِعُ مَا يُوحَىٰٓ إِلَيَّ مِن رَّبِّيۚ هَٰذَا بَصَآئِرُ مِن رَّبِّكُمۡ وَهُدٗى وَرَحۡمَةٞ لِّقَوۡمٖ يُؤۡمِنُونَ
Ve onlara bir ayet getirmediğinde dediler ki: 'Onu derleseydin ya!' De ki: 'Ben ancak Rabbimden bana vahyedilene uyarım. Bu, Rabbinizden olan kavrayışlardır ve inanan bir topluluk için bir yol gösterme ve bir merhamettir.'
Hud 11:28
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ يَٰقَوۡمِ أَرَءَيۡتُمۡ إِن كُنتُ عَلَىٰ بَيِّنَةٖ مِّن رَّبِّي وَءَاتَىٰنِي رَحۡمَةٗ مِّنۡ عِندِهِۦ فَعُمِّيَتۡ عَلَيۡكُمۡ أَنُلۡزِمُكُمُوهَا وَأَنتُمۡ لَهَا كَٰرِهُونَ
Dedi: 'Ey kavmim, gördünüz mü? Eğer ben Rabbimden bir açık delil üzerindeysem ve bana Kendi katından bir merhamet verdiyse ve o size gizlendiyse, siz onu istemeyenlerken biz sizi ona zorlar mıyız?'
Hud 11:63
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ يَٰقَوۡمِ أَرَءَيۡتُمۡ إِن كُنتُ عَلَىٰ بَيِّنَةٖ مِّن رَّبِّي وَءَاتَىٰنِي مِنۡهُ رَحۡمَةٗ فَمَن يَنصُرُنِي مِنَ ٱللَّهِ إِنۡ عَصَيۡتُهُۥۖ فَمَا تَزِيدُونَنِي غَيۡرَ تَخۡسِيرٖ
Dedi ki: 'Ey kavmim, gördünüz mü, eğer ben Rabbimden açık bir delil üzerindeysem ve bana kendinden bir merhamet verdiyse, eğer O'na isyan edersem Allah'tan bana kim yardım eder? O halde bana hüsrana uğratmaktan başka bir şey artırmazsınız.'
Hud 11:88
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ يَٰقَوۡمِ أَرَءَيۡتُمۡ إِن كُنتُ عَلَىٰ بَيِّنَةٖ مِّن رَّبِّي وَرَزَقَنِي مِنۡهُ رِزۡقًا حَسَنٗاۚ وَمَآ أُرِيدُ أَنۡ أُخَالِفَكُمۡ إِلَىٰ مَآ أَنۡهَىٰكُمۡ عَنۡهُۚ إِنۡ أُرِيدُ إِلَّا ٱلۡإِصۡلَٰحَ مَا ٱسۡتَطَعۡتُۚ وَمَا تَوۡفِيقِيٓ إِلَّا بِٱللَّهِۚ عَلَيۡهِ تَوَكَّلۡتُ وَإِلَيۡهِ أُنِيبُ
Dedi ki: 'Ey kavmim, gördünüz mü, eğer ben Rabbimden açık bir delil üzerindeysem ve beni kendinden güzel bir rızık ile rızıklandırdıysa? Ve ben size ondan yasakladığım şeye size muhalefet etmeyi istemiyorum. Ben gücümün yettiği kadar düzeltmekten başka bir şey istemiyorum. Ve benim başarım Allah ile olandan başkası değildir. O'na güvendim ve O'na yöneliyorum.'
Örnek Ayetler (5 / 6)
Bakara 2:258
·
Kuran-ı Kerim
أَلَمۡ تَرَ إِلَى ٱلَّذِي حَآجَّ إِبۡرَٰهِـۧمَ فِي رَبِّهِۦٓ أَنۡ ءَاتَىٰهُ ٱللَّهُ ٱلۡمُلۡكَ إِذۡ قَالَ إِبۡرَٰهِـۧمُ رَبِّيَ ٱلَّذِي يُحۡيِۦ وَيُمِيتُ قَالَ أَنَا۠ أُحۡيِۦ وَأُمِيتُۖ قَالَ إِبۡرَٰهِـۧمُ فَإِنَّ ٱللَّهَ يَأۡتِي بِٱلشَّمۡسِ مِنَ ٱلۡمَشۡرِقِ فَأۡتِ بِهَا مِنَ ٱلۡمَغۡرِبِ فَبُهِتَ ٱلَّذِي كَفَرَۗ وَٱللَّهُ لَا يَهۡدِي ٱلۡقَوۡمَ ٱلظَّـٰلِمِينَ
Allah ona egemenliği verdi diye Rabbi hakkında İbrahim'le tartışan kimseyi görmedin mi? Hani İbrahim 'Benim Rabbim dirilten ve öldüren kimsedir' demişti. 'Ben diriltirim ve öldürürüm' demişti. İbrahim 'Şüphesiz Allah güneşi doğudan getirir, böylece onu batıdan getir' demişti. Bunun üzerine örten kimse şaşırıp kaldı. Ve Allah zalim topluluğa yol göstermez.
A'raf 7:142
·
Kuran-ı Kerim
۞وَوَٰعَدۡنَا مُوسَىٰ ثَلَٰثِينَ لَيۡلَةٗ وَأَتۡمَمۡنَٰهَا بِعَشۡرٖ فَتَمَّ مِيقَٰتُ رَبِّهِۦٓ أَرۡبَعِينَ لَيۡلَةٗۚ وَقَالَ مُوسَىٰ لِأَخِيهِ هَٰرُونَ ٱخۡلُفۡنِي فِي قَوۡمِي وَأَصۡلِحۡ وَلَا تَتَّبِعۡ سَبِيلَ ٱلۡمُفۡسِدِينَ
Ve Musa ile otuz gece sözleştik ve onu on ile tamamladık, böylece Rabbinin süresi kırk geceye tamamlandı. Ve Musa kardeşine, Harun'a dedi: 'Toplumumun içinde benim yerime geç ve düzelt ve bozguncuların yoluna uyma.'
Hicr 15:56
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ وَمَن يَقۡنَطُ مِن رَّحۡمَةِ رَبِّهِۦٓ إِلَّا ٱلضَّآلُّونَ
Dedi ki: 'Ve sapanlar dışında Rabbinin merhametinden kim umut keser?'
Kehf 18:50
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذۡ قُلۡنَا لِلۡمَلَـٰٓئِكَةِ ٱسۡجُدُواْ لِأٓدَمَ فَسَجَدُوٓاْ إِلَّآ إِبۡلِيسَ كَانَ مِنَ ٱلۡجِنِّ فَفَسَقَ عَنۡ أَمۡرِ رَبِّهِۦٓۗ أَفَتَتَّخِذُونَهُۥ وَذُرِّيَّتَهُۥٓ أَوۡلِيَآءَ مِن دُونِي وَهُمۡ لَكُمۡ عَدُوُّۢۚ بِئۡسَ لِلظَّـٰلِمِينَ بَدَلٗا
Ve meleklere 'Adem'e secde edin' demiştik. Bunun üzerine İblis hariç secde ettiler. O cindendi, böylece Rabbinin emrinden yoldan çıktı. Onlar sizin için düşman iken, benden başka onu ve onun soyunu koruyucular mı ediniyorsunuz? Zalimler için değişim ne kötüdür!
Kehf 18:110
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ إِنَّمَآ أَنَا۠ بَشَرٞ مِّثۡلُكُمۡ يُوحَىٰٓ إِلَيَّ أَنَّمَآ إِلَٰهُكُمۡ إِلَٰهٞ وَٰحِدٞۖ فَمَن كَانَ يَرۡجُواْ لِقَآءَ رَبِّهِۦ فَلۡيَعۡمَلۡ عَمَلٗا صَٰلِحٗا وَلَا يُشۡرِكۡ بِعِبَادَةِ رَبِّهِۦٓ أَحَدَۢا
De ki: 'Ben ancak sizin gibi bir insanım. Bana, ilahınızın ancak bir tek ilah olduğu vahiy olunuyor. Böylece kim Rabbiyle karşılaşmayı umuyorsa düzeltici bir iş yapsın ve Rabbinin kulluğunda hiç kimseyi ortak koşmasın.'
Örnek Ayetler (5 / 6)
İbrahim 14:25
·
Kuran-ı Kerim
تُؤۡتِيٓ أُكُلَهَا كُلَّ حِينِۭ بِإِذۡنِ رَبِّهَاۗ وَيَضۡرِبُ ٱللَّهُ ٱلۡأَمۡثَالَ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمۡ يَتَذَكَّرُونَ
Rabbinin izniyle her zaman ürününü verir. Ve umulur ki hatırlarlar diye Allah insanlara örnekleri verir.
Zümer 39:69
·
Kuran-ı Kerim
وَأَشۡرَقَتِ ٱلۡأَرۡضُ بِنُورِ رَبِّهَا وَوُضِعَ ٱلۡكِتَٰبُ وَجِاْيٓءَ بِٱلنَّبِيِّـۧنَ وَٱلشُّهَدَآءِ وَقُضِيَ بَيۡنَهُم بِٱلۡحَقِّ وَهُمۡ لَا يُظۡلَمُونَ
Ve yeryüzü Rabbinin ışığıyla aydınlandı. Ve kitap konuldu. Ve nebiler ve tanıklar getirildi. Ve aralarında gerçekle hükmedildi ve onlara zulmedilmez.
Ahkaf 46:25
·
Kuran-ı Kerim
تُدَمِّرُ كُلَّ شَيۡءِۭ بِأَمۡرِ رَبِّهَا فَأَصۡبَحُواْ لَا يُرَىٰٓ إِلَّا مَسَٰكِنُهُمۡۚ كَذَٰلِكَ نَجۡزِي ٱلۡقَوۡمَ ٱلۡمُجۡرِمِينَ
Onun Rabbinin emriyle her şeyi yok eder. Böylece meskenlerinden başkası görülmez oldular. İşte suçlu kavme böyle karşılık veririz.
Talak 65:8
·
Kuran-ı Kerim
وَكَأَيِّن مِّن قَرۡيَةٍ عَتَتۡ عَنۡ أَمۡرِ رَبِّهَا وَرُسُلِهِۦ فَحَاسَبۡنَٰهَا حِسَابٗا شَدِيدٗا وَعَذَّبۡنَٰهَا عَذَابٗا نُّكۡرٗا
Ve nicesi şehirden onun Rabbinin ve O'nun resullerinin işinden azdı, böylece onu şiddetli bir hesapla hesaba çektik ve ona görülmemiş bir azapla azap ettik.
Tahrim 66:12
·
Kuran-ı Kerim
وَمَرۡيَمَ ٱبۡنَتَ عِمۡرَٰنَ ٱلَّتِيٓ أَحۡصَنَتۡ فَرۡجَهَا فَنَفَخۡنَا فِيهِ مِن رُّوحِنَا وَصَدَّقَتۡ بِكَلِمَٰتِ رَبِّهَا وَكُتُبِهِۦ وَكَانَتۡ مِنَ ٱلۡقَٰنِتِينَ
Ve İmran'ın kızı Meryem'i; ki o onun iffetini korudu, böylece onun içine ruhumuzdan üfledik. Ve onun Rabbinin kelimelerini ve O'nun kitaplarını doğruladı ve boyun eğenlerden oldu.
Örnek Ayetler (5)
Ali İmran 3:124
·
Kuran-ı Kerim
إِذۡ تَقُولُ لِلۡمُؤۡمِنِينَ أَلَن يَكۡفِيَكُمۡ أَن يُمِدَّكُمۡ رَبُّكُم بِثَلَٰثَةِ ءَالَٰفٖ مِّنَ ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةِ مُنزَلِينَ
İnananlara diyordun: 'Rabbinizin indirilmiş meleklerden üç bin ile size destek olması size yetmeyecek mi?'
Ali İmran 3:125
·
Kuran-ı Kerim
بَلَىٰٓۚ إِن تَصۡبِرُواْ وَتَتَّقُواْ وَيَأۡتُوكُم مِّن فَوۡرِهِمۡ هَٰذَا يُمۡدِدۡكُمۡ رَبُّكُم بِخَمۡسَةِ ءَالَٰفٖ مِّنَ ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةِ مُسَوِّمِينَ
Evet, eğer sabrederseniz ve sakınırsanız ve onlar bu anlarında size gelirlerse, Rabbiniz işaretlenmiş meleklerden beş bin ile size destek olur.
İsra 17:40
·
Kuran-ı Kerim
أَفَأَصۡفَىٰكُمۡ رَبُّكُم بِٱلۡبَنِينَ وَٱتَّخَذَ مِنَ ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةِ إِنَٰثًاۚ إِنَّكُمۡ لَتَقُولُونَ قَوۡلًا عَظِيمٗا
O halde sizin Rabbiniz sizi oğullarla seçkin mi kıldı ve meleklerden dişiler edindi? Şüphesiz siz elbette büyük bir söz söylüyorsunuz.
Kehf 18:16
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذِ ٱعۡتَزَلۡتُمُوهُمۡ وَمَا يَعۡبُدُونَ إِلَّا ٱللَّهَ فَأۡوُۥٓاْ إِلَى ٱلۡكَهۡفِ يَنشُرۡ لَكُمۡ رَبُّكُم مِّن رَّحۡمَتِهِۦ وَيُهَيِّئۡ لَكُم مِّنۡ أَمۡرِكُم مِّرۡفَقٗا
Onlardan ve Allah'tan başka kulluk ettikleri şeylerden ayrıldığınız zaman, o halde mağaraya sığının; Rabbiniz size merhametinden yaysın ve sizin için işinizden bir kolaylık hazırlasın.
Şuara 26:166
·
Kuran-ı Kerim
وَتَذَرُونَ مَا خَلَقَ لَكُمۡ رَبُّكُم مِّنۡ أَزۡوَٰجِكُمۚ بَلۡ أَنتُمۡ قَوۡمٌ عَادُونَ
Ve Rabbinizin sizin için eşlerinizden yarattığını bırakıyorsunuz. Aksine siz haddi aşan bir kavimsiniz.
Örnek Ayetler (5)
Ra'd 13:16
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ مَن رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ قُلِ ٱللَّهُۚ قُلۡ أَفَٱتَّخَذۡتُم مِّن دُونِهِۦٓ أَوۡلِيَآءَ لَا يَمۡلِكُونَ لِأَنفُسِهِمۡ نَفۡعٗا وَلَا ضَرّٗاۚ قُلۡ هَلۡ يَسۡتَوِي ٱلۡأَعۡمَىٰ وَٱلۡبَصِيرُ أَمۡ هَلۡ تَسۡتَوِي ٱلظُّلُمَٰتُ وَٱلنُّورُۗ أَمۡ جَعَلُواْ لِلَّهِ شُرَكَآءَ خَلَقُواْ كَخَلۡقِهِۦ فَتَشَٰبَهَ ٱلۡخَلۡقُ عَلَيۡهِمۡۚ قُلِ ٱللَّهُ خَٰلِقُ كُلِّ شَيۡءٖ وَهُوَ ٱلۡوَٰحِدُ ٱلۡقَهَّـٰرُ
De ki: 'Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?' De ki: 'Allah'tır.' De ki: 'O'ndan başka nefsleri için bir faydaya ve bir zarara sahip olmayan koruyucular mı edindiniz?' De ki: 'Kör ve gören eşit olur mu? Veya karanlıklar ve ışık eşit olur mu? Yoksa Allah'a, O'nun yaratması gibi yaratan ortaklar kıldılar da yaratılış onlara benzer mi göründü?' De ki: 'Allah her şeyin Yaratanıdır. Ve O, Bir'dir, Ezen'dir.'
Meryem 19:65
·
Kuran-ı Kerim
رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَيۡنَهُمَا فَٱعۡبُدۡهُ وَٱصۡطَبِرۡ لِعِبَٰدَتِهِۦۚ هَلۡ تَعۡلَمُ لَهُۥ سَمِيّٗا
Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir. Öyleyse O'na kulluk et ve O'na kullukta sabret. O'nun için bir adaş bilir misin?
Mü'minun 23:86
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ مَن رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ ٱلسَّبۡعِ وَرَبُّ ٱلۡعَرۡشِ ٱلۡعَظِيمِ
De ki: 'Yedi göklerin Rabbi ve büyük arşın Rabbi kimdir?'
Saffat 37:5
·
Kuran-ı Kerim
رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَيۡنَهُمَا وَرَبُّ ٱلۡمَشَٰرِقِ
Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir ve doğuların Rabbidir.
Müzzemmil 73:9
·
Kuran-ı Kerim
رَّبُّ ٱلۡمَشۡرِقِ وَٱلۡمَغۡرِبِ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ فَٱتَّخِذۡهُ وَكِيلٗا
Doğunun ve batının Rabbidir, O'ndan başka ilah yoktur; öyleyse O'nu bir vekil edin.
Örnek Ayetler (5)
Mü'minun 23:86
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ مَن رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ ٱلسَّبۡعِ وَرَبُّ ٱلۡعَرۡشِ ٱلۡعَظِيمِ
De ki: 'Yedi göklerin Rabbi ve büyük arşın Rabbi kimdir?'
Şuara 26:26
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ رَبُّكُمۡ وَرَبُّ ءَابَآئِكُمُ ٱلۡأَوَّلِينَ
Demişti: 'Sizin Rabbiniz ve önceki babalarınızın Rabbidir.'
Saffat 37:5
·
Kuran-ı Kerim
رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَيۡنَهُمَا وَرَبُّ ٱلۡمَشَٰرِقِ
Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir ve doğuların Rabbidir.
Duhan 44:8
·
Kuran-ı Kerim
لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ يُحۡيِۦ وَيُمِيتُۖ رَبُّكُمۡ وَرَبُّ ءَابَآئِكُمُ ٱلۡأَوَّلِينَ
O'ndan başka ilah yoktur; diriltir ve öldürür. Sizin Rabbiniz ve önceki babalarınızın Rabbi.
Rahman 55:17
·
Kuran-ı Kerim
رَبُّ ٱلۡمَشۡرِقَيۡنِ وَرَبُّ ٱلۡمَغۡرِبَيۡنِ
İki doğunun Rabbidir ve iki batının Rabbidir.
Örnek Ayetler (5)
Enbiya 21:83
·
Kuran-ı Kerim
۞وَأَيُّوبَ إِذۡ نَادَىٰ رَبَّهُۥٓ أَنِّي مَسَّنِيَ ٱلضُّرُّ وَأَنتَ أَرۡحَمُ ٱلرَّـٰحِمِينَ
Ve Eyyup, hani Rabbine seslenmişti: 'Şüphesiz bana zarar dokundu ve Sen merhamet edenlerin en merhametlisisin.'
Sad 38:41
·
Kuran-ı Kerim
وَٱذۡكُرۡ عَبۡدَنَآ أَيُّوبَ إِذۡ نَادَىٰ رَبَّهُۥٓ أَنِّي مَسَّنِيَ ٱلشَّيۡطَٰنُ بِنُصۡبٖ وَعَذَابٍ
Ve kulumuz Eyyup'u hatırla. Hani Rabbine seslenmişti: 'Şüphesiz şeytan bana bir yorgunlukla ve bir azapla dokundu.'
Mü'min 40:26
·
Kuran-ı Kerim
وَقَالَ فِرۡعَوۡنُ ذَرُونِيٓ أَقۡتُلۡ مُوسَىٰ وَلۡيَدۡعُ رَبَّهُۥٓۖ إِنِّيٓ أَخَافُ أَن يُبَدِّلَ دِينَكُمۡ أَوۡ أَن يُظۡهِرَ فِي ٱلۡأَرۡضِ ٱلۡفَسَادَ
Ve Firavun dedi: 'Bırakın beni, Musa'yı katledeyim ve o Rabbini çağırsın. Şüphesiz ben, sizin dininizi değiştirmesinden veya yeryüzünde bozulmayı ortaya çıkarmasından korkuyorum.'
Duhan 44:22
·
Kuran-ı Kerim
فَدَعَا رَبَّهُۥٓ أَنَّ هَـٰٓؤُلَآءِ قَوۡمٞ مُّجۡرِمُونَ
Bunun üzerine Rabbini çağırdı: 'Şüphesiz bunlar suçlu bir topluluktur.'
Kamer 54:10
·
Kuran-ı Kerim
فَدَعَا رَبَّهُۥٓ أَنِّي مَغۡلُوبٞ فَٱنتَصِرۡ
Bunun üzerine Rabbine seslendi: 'Şüphesiz ben yenilmişim, öyleyse yardım et.'
Örnek Ayetler (5)
Maide 5:28
·
Kuran-ı Kerim
لَئِنۢ بَسَطتَ إِلَيَّ يَدَكَ لِتَقۡتُلَنِي مَآ أَنَا۠ بِبَاسِطٖ يَدِيَ إِلَيۡكَ لِأَقۡتُلَكَۖ إِنِّيٓ أَخَافُ ٱللَّهَ رَبَّ ٱلۡعَٰلَمِينَ
Eğer beni katletmek için elini bana uzatırsan, ben seni katletmek için elimi sana uzatan değilim. Şüphesiz ben alemlerin Rabbi Allah'tan korkarım.
Şuara 26:77
·
Kuran-ı Kerim
فَإِنَّهُمۡ عَدُوّٞ لِّيٓ إِلَّا رَبَّ ٱلۡعَٰلَمِينَ
Şüphesiz onlar bana düşmandır, alemlerin sahibi hariç.
Neml 27:91
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّمَآ أُمِرۡتُ أَنۡ أَعۡبُدَ رَبَّ هَٰذِهِ ٱلۡبَلۡدَةِ ٱلَّذِي حَرَّمَهَا وَلَهُۥ كُلُّ شَيۡءٖۖ وَأُمِرۡتُ أَنۡ أَكُونَ مِنَ ٱلۡمُسۡلِمِينَ
Ben ancak, onu saygın kılan bu beldenin Rabbine kulluk etmemle emrolundum; ve her şey O'nundur. Ve Müslümanlardan olmamla emrolundum.
Haşr 59:16
·
Kuran-ı Kerim
كَمَثَلِ ٱلشَّيۡطَٰنِ إِذۡ قَالَ لِلۡإِنسَٰنِ ٱكۡفُرۡ فَلَمَّا كَفَرَ قَالَ إِنِّي بَرِيٓءٞ مِّنكَ إِنِّيٓ أَخَافُ ٱللَّهَ رَبَّ ٱلۡعَٰلَمِينَ
Şeytanın durumu gibidir; insana 'Ört' demişti. O örtünce de dedi ki: 'Şüphesiz ben senden uzağım. Şüphesiz ben alemlerin Rabbi Allah'tan korkarım.'
Kureyş 106:3
·
Kuran-ı Kerim
فَلۡيَعۡبُدُواْ رَبَّ هَٰذَا ٱلۡبَيۡتِ
Bunun üzerine bu evin Rabbine kulluk etsinler.
Örnek Ayetler (5)
Bakara 2:139
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ أَتُحَآجُّونَنَا فِي ٱللَّهِ وَهُوَ رَبُّنَا وَرَبُّكُمۡ وَلَنَآ أَعۡمَٰلُنَا وَلَكُمۡ أَعۡمَٰلُكُمۡ وَنَحۡنُ لَهُۥ مُخۡلِصُونَ
De ki: 'O bizim Rabbimiz ve sizin Rabbiniz iken Allah hakkında bizimle tartışıyor musunuz? Ve bizim işlerimiz bizimdir ve sizin işleriniz sizindir. Ve biz ona samimi olanlarız.'
Ali İmran 3:51
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱللَّهَ رَبِّي وَرَبُّكُمۡ فَٱعۡبُدُوهُۚ هَٰذَا صِرَٰطٞ مُّسۡتَقِيمٞ
'Şüphesiz Allah benim Rabbim ve sizin Rabbinizdir, bunun üzerine O'na kulluk edin. Bu, dosdoğru bir yoldur.'
Meryem 19:36
·
Kuran-ı Kerim
وَإِنَّ ٱللَّهَ رَبِّي وَرَبُّكُمۡ فَٱعۡبُدُوهُۚ هَٰذَا صِرَٰطٞ مُّسۡتَقِيمٞ
Ve şüphesiz Allah benim Rabbimdir ve sizin Rabbinizdir, öyleyse O'na kulluk edin. Bu dosdoğru bir yoldur.
Şura 42:15
·
Kuran-ı Kerim
فَلِذَٰلِكَ فَٱدۡعُۖ وَٱسۡتَقِمۡ كَمَآ أُمِرۡتَۖ وَلَا تَتَّبِعۡ أَهۡوَآءَهُمۡۖ وَقُلۡ ءَامَنتُ بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ مِن كِتَٰبٖۖ وَأُمِرۡتُ لِأَعۡدِلَ بَيۡنَكُمُۖ ٱللَّهُ رَبُّنَا وَرَبُّكُمۡۖ لَنَآ أَعۡمَٰلُنَا وَلَكُمۡ أَعۡمَٰلُكُمۡۖ لَا حُجَّةَ بَيۡنَنَا وَبَيۡنَكُمُۖ ٱللَّهُ يَجۡمَعُ بَيۡنَنَاۖ وَإِلَيۡهِ ٱلۡمَصِيرُ
Bunun üzerine işte buna çağır ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların heveslerine uyma ve de: 'Allah'ın kitaptan indirdiğine inandım ve aranızda adaletli davranmakla emrolundum. Allah Rabbimizdir ve Rabbinizdir. İşlerimiz bizedir, işleriniz sizedir. Aramızda ve aranızda tartışma yoktur. Allah aramızı toplayacaktır ve varış O'nadır.'
Zuhruf 43:64
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱللَّهَ هُوَ رَبِّي وَرَبُّكُمۡ فَٱعۡبُدُوهُۚ هَٰذَا صِرَٰطٞ مُّسۡتَقِيمٞ
Şüphesiz Allah, O benim Rabbimdir ve sizin Rabbinizdir; bunun üzerine O'na kulluk edin; bu dosdoğru bir yoldur.
Örnek Ayetler (5)
Bakara 2:21
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ ٱعۡبُدُواْ رَبَّكُمُ ٱلَّذِي خَلَقَكُمۡ وَٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِكُمۡ لَعَلَّكُمۡ تَتَّقُونَ
Ey insanlar, sizi ve sizden önceki kimseleri yaratan Rabbinize kulluk edin, umulur ki sakınırsınız.
Nisa 4:1
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ ٱتَّقُواْ رَبَّكُمُ ٱلَّذِي خَلَقَكُم مِّن نَّفۡسٖ وَٰحِدَةٖ وَخَلَقَ مِنۡهَا زَوۡجَهَا وَبَثَّ مِنۡهُمَا رِجَالٗا كَثِيرٗا وَنِسَآءٗۚ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ ٱلَّذِي تَسَآءَلُونَ بِهِۦ وَٱلۡأَرۡحَامَۚ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلَيۡكُمۡ رَقِيبٗا
Ey insanlar, sizi tek bir nefsten yaratan, ondan eşini yaratan ve ikisinden birçok erkekler ve kadınlar yayan Rabbinizden sakının. Ve kendisiyle birbirinizden istekte bulunduğunuz Allah'tan ve rahimlerden sakının. Şüphesiz Allah, sizin üzerinizde gözetleyendir.
A'raf 7:54
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ رَبَّكُمُ ٱللَّهُ ٱلَّذِي خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ فِي سِتَّةِ أَيَّامٖ ثُمَّ ٱسۡتَوَىٰ عَلَى ٱلۡعَرۡشِۖ يُغۡشِي ٱلَّيۡلَ ٱلنَّهَارَ يَطۡلُبُهُۥ حَثِيثٗا وَٱلشَّمۡسَ وَٱلۡقَمَرَ وَٱلنُّجُومَ مُسَخَّرَٰتِۭ بِأَمۡرِهِۦٓۗ أَلَا لَهُ ٱلۡخَلۡقُ وَٱلۡأَمۡرُۗ تَبَارَكَ ٱللَّهُ رَبُّ ٱلۡعَٰلَمِينَ
Şüphesiz Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra arşın üzerine kurulan, geceyi onu hızlıca arayan gündüze örten, güneşi, ayı ve yıldızları emriyle boyun eğdirilmiş olarak yaratan Allah'tır. Dikkat edin, yaratmak ve emretmek O'nundur. Alemlerin Rabbi olan Allah ne bereketlidir!
Yunus 10:3
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ رَبَّكُمُ ٱللَّهُ ٱلَّذِي خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ فِي سِتَّةِ أَيَّامٖ ثُمَّ ٱسۡتَوَىٰ عَلَى ٱلۡعَرۡشِۖ يُدَبِّرُ ٱلۡأَمۡرَۖ مَا مِن شَفِيعٍ إِلَّا مِنۢ بَعۡدِ إِذۡنِهِۦۚ ذَٰلِكُمُ ٱللَّهُ رَبُّكُمۡ فَٱعۡبُدُوهُۚ أَفَلَا تَذَكَّرُونَ
Şüphesiz rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde yaratan, sonra arşın üzerine kurulan, işi düzenleyen Allah'tır. O'nun izninden sonrası hariç hiçbir aracı yoktur. İşte bu rabbiniz Allah'tır, bunun üzerine O'na kulluk edin. Hatırlamıyor musunuz?
Taha 20:90
·
Kuran-ı Kerim
وَلَقَدۡ قَالَ لَهُمۡ هَٰرُونُ مِن قَبۡلُ يَٰقَوۡمِ إِنَّمَا فُتِنتُم بِهِۦۖ وَإِنَّ رَبَّكُمُ ٱلرَّحۡمَٰنُ فَٱتَّبِعُونِي وَأَطِيعُوٓاْ أَمۡرِي
Ve kesinlikle Harun daha önce onlara demişti: 'Ey kavmim, siz ancak onunla sınandınız. Ve şüphesiz sizin Rabbiniz Merhameti Bol olandır, böylece bana uyun ve benim emrime itaat edin.'