Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ر أ ي

r-'-y — Kök Analizi

ر أ ي

328

Kullanım

8

Lemma

132

Türev

142

Anlam

8 lemma, 132 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

فَرَءَاهُ

fe-ra'ahu

ve onu gördü, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
2

يَرَهُۥ

yerehu

onu görür, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
2

أَرَىٰكُمۡ

erakum

sizi görürüm, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
2

رَأَوۡهُ

ra'evhu

onu gördüler, görmek, fark etmek, anlamak, görüş bildirmek

Fiil
2

يَرَ

yera

görür, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
2

تَرَوۡنَ

teravne

görürsünüz, görmek, bakmak, fark etmek

Fiil
2

رَأَىٰٓ

ra'a

gördü, görmek, fark etmek, düşünmek

Fiil
1

رَأَوۡهَا

ra'evha

gördüler onu, görmek, bakmak, anlamak

Fiil
1

رَأَيۡتُمُوهُ

ra'eytumuhu

gördünüz, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
1

تَرَوۡنَهُمۡ

teravnehum

onları görüyorsunuz, görmek, bakmak, fark etmek

Fiil
1

رَّءَا

ra'a

gördü, görmek, anlamak, görüş

Fiil
1

رَأَيۡتُ

ra'eytu

gördüm, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
1

رَأَيۡتُهُمۡ

ra'eytuhum

onları gördüm, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
1

فَأَرَىٰهُ

fe-erahu

böylece gösterdi ona, göstermek, görmek, fark etmek

Fiil
1

رَأَيۡنَهُۥٓ

ra'eynahu

gördük onu, görmek, fark etmek, düşünmek

Fiil
1

تَرَيِنَّ

terayinne

elbette göreceksin, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
1

رَأَتۡهُ

ra'ethu

gördü, görmek, fark etmek, düşünmek

Fiil
1

Örnek Ayetler (1)

Neml 27:44

·

Kuran-ı Kerim

قِيلَ لَهَا ٱدۡخُلِي ٱلصَّرۡحَۖ فَلَمَّا رَأَتۡهُ حَسِبَتۡهُ لُجَّةٗ وَكَشَفَتۡ عَن سَاقَيۡهَاۚ قَالَ إِنَّهُۥ صَرۡحٞ مُّمَرَّدٞ مِّن قَوَارِيرَۗ قَالَتۡ رَبِّ إِنِّي ظَلَمۡتُ نَفۡسِي وَأَسۡلَمۡتُ مَعَ سُلَيۡمَٰنَ لِلَّهِ رَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ

Ona denildi: 'Köşke gir.' Bunun üzerine onu gördüğünde onu derin bir su sandı ve bacaklarını açtı. Dedi: 'Şüphesiz o, camlardan düzeltilmiş bir köşktür.' Dedi: 'Rabbim, şüphesiz ben nefsime zulmettim ve Süleyman ile birlikte alemlerin Rabbi Allah'a teslim oldum.'

لَتَرَوُنَّهَا

le-teravunneha

elbette onu göreceksiniz, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
1

وَيَرَى

ve-yera

ve görür, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
1

يَرَىٰهَا

yeraha

onu görür, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
1

فَرَءَاهُ

fe-ra'ahuve onu gördü

2

يَرَهُۥ

yerehuonu görür

2

أَرَىٰكُمۡ

erakumsizi görürüm

2

رَأَوۡهُ

ra'evhuonu gördüler

2

يَرَ

yeragörür

2

تَرَوۡنَ

teravnegörürsünüz

2

رَأَىٰٓ

ra'agördü

1

رَأَوۡهَا

ra'evhagördüler onu

1

رَأَيۡتُمُوهُ

ra'eytumuhugördünüz

1

تَرَوۡنَهُمۡ

teravnehumonları görüyorsunuz

1

رَّءَا

ra'agördü

1

رَأَيۡتُ

ra'eytugördüm

1

رَأَيۡتُهُمۡ

ra'eytuhumonları gördüm

1

فَأَرَىٰهُ

fe-erahuböylece gösterdi ona

1

رَأَيۡنَهُۥٓ

ra'eynahugördük onu

1

تَرَيِنَّ

terayinneelbette göreceksin

1

رَأَتۡهُ

ra'ethugördü

1

Örnek Ayetler (1)

Neml 27:44

·

Kuran-ı Kerim

قِيلَ لَهَا ٱدۡخُلِي ٱلصَّرۡحَۖ فَلَمَّا رَأَتۡهُ حَسِبَتۡهُ لُجَّةٗ وَكَشَفَتۡ عَن سَاقَيۡهَاۚ قَالَ إِنَّهُۥ صَرۡحٞ مُّمَرَّدٞ مِّن قَوَارِيرَۗ قَالَتۡ رَبِّ إِنِّي ظَلَمۡتُ نَفۡسِي وَأَسۡلَمۡتُ مَعَ سُلَيۡمَٰنَ لِلَّهِ رَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ

Ona denildi: 'Köşke gir.' Bunun üzerine onu gördüğünde onu derin bir su sandı ve bacaklarını açtı. Dedi: 'Şüphesiz o, camlardan düzeltilmiş bir köşktür.' Dedi: 'Rabbim, şüphesiz ben nefsime zulmettim ve Süleyman ile birlikte alemlerin Rabbi Allah'a teslim oldum.'

لَتَرَوُنَّهَا

le-teravunnehaelbette onu göreceksiniz

1

وَيَرَى

ve-yerave görür

1

يَرَىٰهَا

yerahaonu görür

1