Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ر أ ي

r-'-y — Kök Analizi

ر أ ي

328

Kullanım

8

Lemma

132

Türev

142

Anlam

8 lemma, 132 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

يَرَىٰٓ

yerâ

görür, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
1

يَرَىٰكُم

yerakum

sizi görür, görmek, bakmak, anlamak

Fiil
1

رَءَاكَ

ra'ake

gördü, görmek, bakmak, anlamak

Fiil
1

رَأَوۡكَ

ra'evke

seni gördüler, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
1

يَرَى

yera

görür, görmek, bakmak, anlamak

Fiil
1

ٱلۡهُدۡهُدَ

el-hudhude

ibibiği, ibibik kuşu, çavuş kuşu

Fiil
1

يُرَىٰٓ

yura

görülür, görülmek, fark edilmek, gösterilmek

Fiil
1

تَرَىٰهُمۡ

terahum

onları görürsün, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
1

Örnek Ayetler (1)

Fetih 48:29

·

Kuran-ı Kerim

مُّحَمَّدٞ رَّسُولُ ٱللَّهِۚ وَٱلَّذِينَ مَعَهُۥٓ أَشِدَّآءُ عَلَى ٱلۡكُفَّارِ رُحَمَآءُ بَيۡنَهُمۡۖ تَرَىٰهُمۡ رُكَّعٗا سُجَّدٗا يَبۡتَغُونَ فَضۡلٗا مِّنَ ٱللَّهِ وَرِضۡوَٰنٗاۖ سِيمَاهُمۡ فِي وُجُوهِهِم مِّنۡ أَثَرِ ٱلسُّجُودِۚ ذَٰلِكَ مَثَلُهُمۡ فِي ٱلتَّوۡرَىٰةِۚ وَمَثَلُهُمۡ فِي ٱلۡإِنجِيلِ كَزَرۡعٍ أَخۡرَجَ شَطۡـَٔهُۥ فَـَٔازَرَهُۥ فَٱسۡتَغۡلَظَ فَٱسۡتَوَىٰ عَلَىٰ سُوقِهِۦ يُعۡجِبُ ٱلزُّرَّاعَ لِيَغِيظَ بِهِمُ ٱلۡكُفَّارَۗ وَعَدَ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ مِنۡهُم مَّغۡفِرَةٗ وَأَجۡرًا عَظِيمَۢا

Muhammed Allah'ın elçisidir. Ve onunla beraber olan kimseler örtenlere karşı serttirler, kendi aralarında merhametlidirler. Onları eğilenler, secde edenler olarak görürsün; Allah'tan bir lütuf ve bir hoşnutluk ararlar. Onların nişanı secdenin izinden yüzlerinin içindedir. İşte bu onların Tevrat içindeki örneğidir. Ve onların İncil içindeki örneği, filizini çıkarmış, sonra onu güçlendirmiş, sonra kalınlaşmış, sonra gövdelerinin üzerine doğrulmuş, ekicilerin hoşuna giden bir ekin gibidir; onlarla örtenleri öfkelendirmesi için. Allah onlardan inanan ve düzeltici işler yapan kimselere bir örtülme ve büyük bir ödül söz verdi.

وَأَرَىٰ

ve-era

ve görürüm, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
1

وَرَأَيۡتَهُمۡ

ve-ra'eytehum

ve onları gördün, görmek, bakmak, fark etmek

Fiil
1

وَسَيَرَى

ve-se-yera

ve görecek, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
1

رَأَىٰ

ra'a

gördü, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
1

يَرَىٰكَ

yerake

görür seni, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
1

فَرَأَوۡهُ

fe-ra'evhu

ve gördüler onu, görmek, algılamak, anlamak

Fiil
1

رَّءَاهُ

ra'ahu

gördü, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
1

يَرَوۡنَهُم

yeravnehum

görürler, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
1

يَرَهُۥٓ

yerahu

onu görür, görmek, bakmak, algılamak

Fiil
1

يَرَىٰكُمۡ

yerakum

görür sizi, görmek, bakmak, anlamak

Fiil
1

نَرَى

nera

görürüz, görmek, fark etmek, düşünmek

Fiil
1

تَرَنِ

terani

görürsün, görmek, bakmak, anlamak

Fiil
1

يَرَىٰٓ

yerâgörür

1

يَرَىٰكُم

yerakumsizi görür

1

رَءَاكَ

ra'akegördü

1

رَأَوۡكَ

ra'evkeseni gördüler

1

يَرَى

yeragörür

1

ٱلۡهُدۡهُدَ

el-hudhudeibibiği

1

يُرَىٰٓ

yuragörülür

1

تَرَىٰهُمۡ

terahumonları görürsün

1

Örnek Ayetler (1)

Fetih 48:29

·

Kuran-ı Kerim

مُّحَمَّدٞ رَّسُولُ ٱللَّهِۚ وَٱلَّذِينَ مَعَهُۥٓ أَشِدَّآءُ عَلَى ٱلۡكُفَّارِ رُحَمَآءُ بَيۡنَهُمۡۖ تَرَىٰهُمۡ رُكَّعٗا سُجَّدٗا يَبۡتَغُونَ فَضۡلٗا مِّنَ ٱللَّهِ وَرِضۡوَٰنٗاۖ سِيمَاهُمۡ فِي وُجُوهِهِم مِّنۡ أَثَرِ ٱلسُّجُودِۚ ذَٰلِكَ مَثَلُهُمۡ فِي ٱلتَّوۡرَىٰةِۚ وَمَثَلُهُمۡ فِي ٱلۡإِنجِيلِ كَزَرۡعٍ أَخۡرَجَ شَطۡـَٔهُۥ فَـَٔازَرَهُۥ فَٱسۡتَغۡلَظَ فَٱسۡتَوَىٰ عَلَىٰ سُوقِهِۦ يُعۡجِبُ ٱلزُّرَّاعَ لِيَغِيظَ بِهِمُ ٱلۡكُفَّارَۗ وَعَدَ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ مِنۡهُم مَّغۡفِرَةٗ وَأَجۡرًا عَظِيمَۢا

Muhammed Allah'ın elçisidir. Ve onunla beraber olan kimseler örtenlere karşı serttirler, kendi aralarında merhametlidirler. Onları eğilenler, secde edenler olarak görürsün; Allah'tan bir lütuf ve bir hoşnutluk ararlar. Onların nişanı secdenin izinden yüzlerinin içindedir. İşte bu onların Tevrat içindeki örneğidir. Ve onların İncil içindeki örneği, filizini çıkarmış, sonra onu güçlendirmiş, sonra kalınlaşmış, sonra gövdelerinin üzerine doğrulmuş, ekicilerin hoşuna giden bir ekin gibidir; onlarla örtenleri öfkelendirmesi için. Allah onlardan inanan ve düzeltici işler yapan kimselere bir örtülme ve büyük bir ödül söz verdi.

وَأَرَىٰ

ve-erave görürüm

1

وَرَأَيۡتَهُمۡ

ve-ra'eytehumve onları gördün

1

وَسَيَرَى

ve-se-yerave görecek

1

رَأَىٰ

ra'agördü

1

يَرَىٰكَ

yerakegörür seni

1

فَرَأَوۡهُ

fe-ra'evhuve gördüler onu

1

رَّءَاهُ

ra'ahugördü

1

يَرَوۡنَهُم

yeravnehumgörürler

1

يَرَهُۥٓ

yerahuonu görür

1

يَرَىٰكُمۡ

yerakumgörür sizi

1

نَرَى

neragörürüz

1

تَرَنِ

teranigörürsün

1