328
Kullanım
8
Lemma
132
Türev
142
Anlam
8 lemma, 132 türev form
Örnek Ayetler (2)
Fatır 35:8
·
Kuran-ı Kerim
أَفَمَن زُيِّنَ لَهُۥ سُوٓءُ عَمَلِهِۦ فَرَءَاهُ حَسَنٗاۖ فَإِنَّ ٱللَّهَ يُضِلُّ مَن يَشَآءُ وَيَهۡدِي مَن يَشَآءُۖ فَلَا تَذۡهَبۡ نَفۡسُكَ عَلَيۡهِمۡ حَسَرَٰتٍۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمُۢ بِمَا يَصۡنَعُونَ
Kötü işi kendisine süslü gösterilip de onu güzel gören kimse mi? Şüphesiz Allah dilediğini saptırır ve dilediğine doğru yolu gösterir. Böylece nefsin onlara karşı hasretlerle gitmesin. Şüphesiz Allah, onların yaptıklarını bilendir.
Saffat 37:55
·
Kuran-ı Kerim
فَٱطَّلَعَ فَرَءَاهُ فِي سَوَآءِ ٱلۡجَحِيمِ
Bunun üzerine bakıp gördü, böylece onu cehennemin ortasının içinde gördü.
Örnek Ayetler (2)
Zilzal 99:7
·
Kuran-ı Kerim
فَمَن يَعۡمَلۡ مِثۡقَالَ ذَرَّةٍ خَيۡرٗا يَرَهُۥ
Artık kim zerre ağırlığınca hayır yaparsa onu görür.
Zilzal 99:8
·
Kuran-ı Kerim
وَمَن يَعۡمَلۡ مِثۡقَالَ ذَرَّةٖ شَرّٗا يَرَهُۥ
Ve kim zerre ağırlığınca şer yaparsa onu görür.
Örnek Ayetler (2)
Hud 11:29
·
Kuran-ı Kerim
وَيَٰقَوۡمِ لَآ أَسۡـَٔلُكُمۡ عَلَيۡهِ مَالًاۖ إِنۡ أَجۡرِيَ إِلَّا عَلَى ٱللَّهِۚ وَمَآ أَنَا۠ بِطَارِدِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْۚ إِنَّهُم مُّلَٰقُواْ رَبِّهِمۡ وَلَٰكِنِّيٓ أَرَىٰكُمۡ قَوۡمٗا تَجۡهَلُونَ
'Ve ey kavmim, ona karşılık sizden bir mal istemiyorum. Benim ücretim Allah'ın üzerinde olmaktan başkası değildir. Ve ben inanan kimseleri kovucu değilim. Şüphesiz onlar Rablerine kavuşacaklardır. Ve fakat ben sizi cahillik eden bir kavim görüyorum.'
Ahkaf 46:23
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ إِنَّمَا ٱلۡعِلۡمُ عِندَ ٱللَّهِ وَأُبَلِّغُكُم مَّآ أُرۡسِلۡتُ بِهِۦ وَلَٰكِنِّيٓ أَرَىٰكُمۡ قَوۡمٗا تَجۡهَلُونَ
Dedi: 'Bilgi ancak Allah'ın katındadır. Ve onunla gönderildiğim şeyi size ulaştırırım. Fakat ben sizi cahillik eden bir kavim görüyorum.'
Örnek Ayetler (2)
Ahkaf 46:24
·
Kuran-ı Kerim
فَلَمَّا رَأَوۡهُ عَارِضٗا مُّسۡتَقۡبِلَ أَوۡدِيَتِهِمۡ قَالُواْ هَٰذَا عَارِضٞ مُّمۡطِرُنَاۚ بَلۡ هُوَ مَا ٱسۡتَعۡجَلۡتُم بِهِۦۖ رِيحٞ فِيهَا عَذَابٌ أَلِيمٞ
Bunun üzerine onu vadilerine yönelen bir bulut gördüklerinde dediler: 'Bu bize yağmur yağdıracak bir buluttur.' Hayır, o onu acele istediğiniz şeydir; içinde acı verici azap bulunan bir rüzgardır.
Mülk 67:27
·
Kuran-ı Kerim
فَلَمَّا رَأَوۡهُ زُلۡفَةٗ سِيٓـَٔتۡ وُجُوهُ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَقِيلَ هَٰذَا ٱلَّذِي كُنتُم بِهِۦ تَدَّعُونَ
Böylece onu yakın olarak gördükleri zaman, örten kimselerin yüzleri kötüleşti ve denildi: 'Bu, onu isteyip durduğunuz şeydir.'
Örnek Ayetler (2)
Enbiya 21:30
·
Kuran-ı Kerim
أَوَلَمۡ يَرَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ أَنَّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ كَانَتَا رَتۡقٗا فَفَتَقۡنَٰهُمَاۖ وَجَعَلۡنَا مِنَ ٱلۡمَآءِ كُلَّ شَيۡءٍ حَيٍّۚ أَفَلَا يُؤۡمِنُونَ
Örtenler, göklerin ve yerin bitişik olduğunu, sonra onları ayırdığımızı görmediler mi? Ve sudan her canlı şeyi yaptık. Öyleyse inanmazlar mı?
Yasin 36:77
·
Kuran-ı Kerim
أَوَلَمۡ يَرَ ٱلۡإِنسَٰنُ أَنَّا خَلَقۡنَٰهُ مِن نُّطۡفَةٖ فَإِذَا هُوَ خَصِيمٞ مُّبِينٞ
İnsan, onu bir damladan yarattığımızı görmedi mi? Böylece bir de bakarsın o açık bir düşmandır.
Örnek Ayetler (2)
Enfal 8:48
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذۡ زَيَّنَ لَهُمُ ٱلشَّيۡطَٰنُ أَعۡمَٰلَهُمۡ وَقَالَ لَا غَالِبَ لَكُمُ ٱلۡيَوۡمَ مِنَ ٱلنَّاسِ وَإِنِّي جَارٞ لَّكُمۡۖ فَلَمَّا تَرَآءَتِ ٱلۡفِئَتَانِ نَكَصَ عَلَىٰ عَقِبَيۡهِ وَقَالَ إِنِّي بَرِيٓءٞ مِّنكُمۡ إِنِّيٓ أَرَىٰ مَا لَا تَرَوۡنَ إِنِّيٓ أَخَافُ ٱللَّهَۚ وَٱللَّهُ شَدِيدُ ٱلۡعِقَابِ
Şeytan onlara işlerini süslü göstermişti ve "Bugün insanlardan size galip gelecek yoktur ve şüphesiz ben sizin koruyucunuzum" demişti. İki topluluk birbirini görünce iki topuğu üzerinde geri döndü ve dedi: "Şüphesiz ben sizden uzağım, ben sizin görmediğinizi görüyorum, ben Allah'tan korkuyorum." Ve Allah cezası çetin olandır.
Yusuf 12:59
·
Kuran-ı Kerim
وَلَمَّا جَهَّزَهُم بِجَهَازِهِمۡ قَالَ ٱئۡتُونِي بِأَخٖ لَّكُم مِّنۡ أَبِيكُمۡۚ أَلَا تَرَوۡنَ أَنِّيٓ أُوفِي ٱلۡكَيۡلَ وَأَنَا۠ خَيۡرُ ٱلۡمُنزِلِينَ
Ve onları yükleriyle hazırladığında dedi: 'Babanızdan olan kardeşinizi bana getirin. Şüphesiz benim ölçüyü tam ölçtüğümü ve benim konuk edenlerin en hayırlısı olduğumu görmüyor musunuz?'
Örnek Ayetler (1)
Necm 53:11
·
Kuran-ı Kerim
مَا كَذَبَ ٱلۡفُؤَادُ مَا رَأَىٰٓ
Kalp gördüğünü yalanlamadı.
Örnek Ayetler (1)
Kalem 68:26
·
Kuran-ı Kerim
فَلَمَّا رَأَوۡهَا قَالُوٓاْ إِنَّا لَضَآلُّونَ
Bunun üzerine onu gördüklerinde dediler: 'Şüphesiz biz kesinlikle sapanlarız.'
Örnek Ayetler (1)
Ali İmran 3:143
·
Kuran-ı Kerim
وَلَقَدۡ كُنتُمۡ تَمَنَّوۡنَ ٱلۡمَوۡتَ مِن قَبۡلِ أَن تَلۡقَوۡهُ فَقَدۡ رَأَيۡتُمُوهُ وَأَنتُمۡ تَنظُرُونَ
Ve kesinlikle onunla karşılaşmadan önce ölümü temenni ediyordunuz. Bunun üzerine siz bakıyorken kesinlikle onu gördünüz.
Örnek Ayetler (1)
A'raf 7:27
·
Kuran-ı Kerim
يَٰبَنِيٓ ءَادَمَ لَا يَفۡتِنَنَّكُمُ ٱلشَّيۡطَٰنُ كَمَآ أَخۡرَجَ أَبَوَيۡكُم مِّنَ ٱلۡجَنَّةِ يَنزِعُ عَنۡهُمَا لِبَاسَهُمَا لِيُرِيَهُمَا سَوۡءَٰتِهِمَآۚ إِنَّهُۥ يَرَىٰكُمۡ هُوَ وَقَبِيلُهُۥ مِنۡ حَيۡثُ لَا تَرَوۡنَهُمۡۗ إِنَّا جَعَلۡنَا ٱلشَّيَٰطِينَ أَوۡلِيَآءَ لِلَّذِينَ لَا يُؤۡمِنُونَ
Ey Adem oğulları, şeytan anne babanızı ikisinin çirkinliklerini ikisine göstermek için ikisinin giysisini ikisinden çıkararak bahçeden çıkardığı gibi sizi sınamasın. Şüphesiz o ve onun topluluğu, sizin onları görmediğiniz yerden sizi görür. Şüphesiz biz şeytanları inanmayanlar için koruyucular kıldık.
Örnek Ayetler (1)
Yusuf 12:24
·
Kuran-ı Kerim
وَلَقَدۡ هَمَّتۡ بِهِۦۖ وَهَمَّ بِهَا لَوۡلَآ أَن رَّءَا بُرۡهَٰنَ رَبِّهِۦۚ كَذَٰلِكَ لِنَصۡرِفَ عَنۡهُ ٱلسُّوٓءَ وَٱلۡفَحۡشَآءَۚ إِنَّهُۥ مِنۡ عِبَادِنَا ٱلۡمُخۡلَصِينَ
Ve andolsun ki o ona niyetlendi. Eğer Rabbinin delilini görmeseydi, o da ona niyetlenmişti. Ondan kötülüğü ve çirkinliği uzaklaştıralım diye böylece. Şüphesiz o, arındırılmış kullarımızdandır.
Örnek Ayetler (1)
Yusuf 12:4
·
Kuran-ı Kerim
إِذۡ قَالَ يُوسُفُ لِأَبِيهِ يَـٰٓأَبَتِ إِنِّي رَأَيۡتُ أَحَدَ عَشَرَ كَوۡكَبٗا وَٱلشَّمۡسَ وَٱلۡقَمَرَ رَأَيۡتُهُمۡ لِي سَٰجِدِينَ
Yusuf babasına demişti: 'Ey babacığım, şüphesiz ben on bir yıldız, güneşi ve ayı gördüm; onları bana secde edenler olarak gördüm.'
Örnek Ayetler (1)
Yusuf 12:4
·
Kuran-ı Kerim
إِذۡ قَالَ يُوسُفُ لِأَبِيهِ يَـٰٓأَبَتِ إِنِّي رَأَيۡتُ أَحَدَ عَشَرَ كَوۡكَبٗا وَٱلشَّمۡسَ وَٱلۡقَمَرَ رَأَيۡتُهُمۡ لِي سَٰجِدِينَ
Yusuf babasına demişti: 'Ey babacığım, şüphesiz ben on bir yıldız, güneşi ve ayı gördüm; onları bana secde edenler olarak gördüm.'
Örnek Ayetler (1)
Naziat 79:20
·
Kuran-ı Kerim
فَأَرَىٰهُ ٱلۡأٓيَةَ ٱلۡكُبۡرَىٰ
Bunun üzerine ona en büyük ayeti gösterdi.
Örnek Ayetler (1)
Yusuf 12:31
·
Kuran-ı Kerim
فَلَمَّا سَمِعَتۡ بِمَكۡرِهِنَّ أَرۡسَلَتۡ إِلَيۡهِنَّ وَأَعۡتَدَتۡ لَهُنَّ مُتَّكَـٔٗا وَءَاتَتۡ كُلَّ وَٰحِدَةٖ مِّنۡهُنَّ سِكِّينٗا وَقَالَتِ ٱخۡرُجۡ عَلَيۡهِنَّۖ فَلَمَّا رَأَيۡنَهُۥٓ أَكۡبَرۡنَهُۥ وَقَطَّعۡنَ أَيۡدِيَهُنَّ وَقُلۡنَ حَٰشَ لِلَّهِ مَا هَٰذَا بَشَرًا إِنۡ هَٰذَآ إِلَّا مَلَكٞ كَرِيمٞ
Bunun üzerine onların düzenini işittiğinde onlara gönderdi ve onlar için yaslanacak bir yer hazırladı ve onlardan her birine bir bıçak verdi ve dedi: 'Onların karşısına çık.' Bunun üzerine onu gördüklerinde onu büyüttüler ve ellerini kestiler ve dediler: 'Allah uzaktır! Bu bir insan değildir. Bu, cömert bir melekten başkası değildir.'
Örnek Ayetler (1)
Meryem 19:26
·
Kuran-ı Kerim
فَكُلِي وَٱشۡرَبِي وَقَرِّي عَيۡنٗاۖ فَإِمَّا تَرَيِنَّ مِنَ ٱلۡبَشَرِ أَحَدٗا فَقُولِيٓ إِنِّي نَذَرۡتُ لِلرَّحۡمَٰنِ صَوۡمٗا فَلَنۡ أُكَلِّمَ ٱلۡيَوۡمَ إِنسِيّٗا
'Böylece ye ve iç ve gözünü aydınlat. Böylece eğer insanlardan birini görürsen de ki: Şüphesiz ben Merhameti Bol Olana bir oruç adadım, böylece bugün bir insanla kesinlikle konuşmayacağım.'
Örnek Ayetler (1)
Neml 27:44
·
Kuran-ı Kerim
قِيلَ لَهَا ٱدۡخُلِي ٱلصَّرۡحَۖ فَلَمَّا رَأَتۡهُ حَسِبَتۡهُ لُجَّةٗ وَكَشَفَتۡ عَن سَاقَيۡهَاۚ قَالَ إِنَّهُۥ صَرۡحٞ مُّمَرَّدٞ مِّن قَوَارِيرَۗ قَالَتۡ رَبِّ إِنِّي ظَلَمۡتُ نَفۡسِي وَأَسۡلَمۡتُ مَعَ سُلَيۡمَٰنَ لِلَّهِ رَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ
Ona denildi: 'Köşke gir.' Bunun üzerine onu gördüğünde onu derin bir su sandı ve bacaklarını açtı. Dedi: 'Şüphesiz o, camlardan düzeltilmiş bir köşktür.' Dedi: 'Rabbim, şüphesiz ben nefsime zulmettim ve Süleyman ile birlikte alemlerin Rabbi Allah'a teslim oldum.'
Örnek Ayetler (1)
Tekasür 102:7
·
Kuran-ı Kerim
ثُمَّ لَتَرَوُنَّهَا عَيۡنَ ٱلۡيَقِينِ
Sonra onu kesinliğin gözüyle kesinlikle göreceksiniz.
Örnek Ayetler (1)
Sebe 34:6
·
Kuran-ı Kerim
وَيَرَى ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡعِلۡمَ ٱلَّذِيٓ أُنزِلَ إِلَيۡكَ مِن رَّبِّكَ هُوَ ٱلۡحَقَّ وَيَهۡدِيٓ إِلَىٰ صِرَٰطِ ٱلۡعَزِيزِ ٱلۡحَمِيدِ
Ve bilgi verilen kimseler, Rabbinden sana indirilenin gerçek olduğunu ve Üstün, Övülen'in yoluna yol gösterdiğini görür.
Örnek Ayetler (1)
Nur 24:40
·
Kuran-ı Kerim
أَوۡ كَظُلُمَٰتٖ فِي بَحۡرٖ لُّجِّيّٖ يَغۡشَىٰهُ مَوۡجٞ مِّن فَوۡقِهِۦ مَوۡجٞ مِّن فَوۡقِهِۦ سَحَابٞۚ ظُلُمَٰتُۢ بَعۡضُهَا فَوۡقَ بَعۡضٍ إِذَآ أَخۡرَجَ يَدَهُۥ لَمۡ يَكَدۡ يَرَىٰهَاۗ وَمَن لَّمۡ يَجۡعَلِ ٱللَّهُ لَهُۥ نُورٗا فَمَا لَهُۥ مِن نُّورٍ
Veya derin bir deniz içindeki karanlıklar gibidir; onu bir dalga kaplar, onun üstünden bir dalga, onun üstünden bir bulut. Onların bir kısmı bir kısmının üstünde karanlıklardır. Elini çıkardığı zaman neredeyse onu görmez. Ve Allah kime bir ışık yapmazsa, o halde onun için bir ışık yoktur.