Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ر أ ي

r-'-y — Kök Analizi

ر أ ي

328

Kullanım

8

Lemma

132

Türev

142

Anlam

8 lemma, 132 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

تَرَ

Lemma

tera

görürsün, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
31

يَرَوۡاْ

yerav

görsünler, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
24

أَرَءَيۡتُمۡ

e-ra'eytum

gördünüz mü, görmek, fark etmek, düşünmek

Fiil
12

وَتَرَى

ve-tera

ve görürsün, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
10

رَءَا

raa

gördü, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
8

تَرَىٰٓ

tera

görürsün, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
8

Örnek Ayetler (5 / 8)

Maide 5:83

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذَا سَمِعُواْ مَآ أُنزِلَ إِلَى ٱلرَّسُولِ تَرَىٰٓ أَعۡيُنَهُمۡ تَفِيضُ مِنَ ٱلدَّمۡعِ مِمَّا عَرَفُواْ مِنَ ٱلۡحَقِّۖ يَقُولُونَ رَبَّنَآ ءَامَنَّا فَٱكۡتُبۡنَا مَعَ ٱلشَّـٰهِدِينَ

Ve resule indirileni işittikleri zaman, gerçekten tanıdıkları şeyden gözlerinin gözyaşı taşıyor görürsün. Derler: 'Rabbimiz, inandık, bunun üzerine bizi tanıklar ile beraber yaz.'

En'am 6:27

·

Kuran-ı Kerim

وَلَوۡ تَرَىٰٓ إِذۡ وُقِفُواْ عَلَى ٱلنَّارِ فَقَالُواْ يَٰلَيۡتَنَا نُرَدُّ وَلَا نُكَذِّبَ بِـَٔايَٰتِ رَبِّنَا وَنَكُونَ مِنَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ

Ve ateşin üzerinde durduruldukları zaman görseydin; dediler: 'Keşke biz geri döndürülsek, Rabbimizin ayetlerini yalanlamasak ve inananlardan olsak.'

En'am 6:30

·

Kuran-ı Kerim

وَلَوۡ تَرَىٰٓ إِذۡ وُقِفُواْ عَلَىٰ رَبِّهِمۡۚ قَالَ أَلَيۡسَ هَٰذَا بِٱلۡحَقِّۚ قَالُواْ بَلَىٰ وَرَبِّنَاۚ قَالَ فَذُوقُواْ ٱلۡعَذَابَ بِمَا كُنتُمۡ تَكۡفُرُونَ

Ve Rablerinin huzurunda durduruldukları zaman görseydin; dedi: 'Bu gerçek değil mi?' Dediler: 'Evet, Rabbimize andolsun.' Dedi: 'Öyleyse örtmeniz sebebiyle azabı tadın.'

En'am 6:93

·

Kuran-ı Kerim

وَمَنۡ أَظۡلَمُ مِمَّنِ ٱفۡتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوۡ قَالَ أُوحِيَ إِلَيَّ وَلَمۡ يُوحَ إِلَيۡهِ شَيۡءٞ وَمَن قَالَ سَأُنزِلُ مِثۡلَ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُۗ وَلَوۡ تَرَىٰٓ إِذِ ٱلظَّـٰلِمُونَ فِي غَمَرَٰتِ ٱلۡمَوۡتِ وَٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ بَاسِطُوٓاْ أَيۡدِيهِمۡ أَخۡرِجُوٓاْ أَنفُسَكُمُۖ ٱلۡيَوۡمَ تُجۡزَوۡنَ عَذَابَ ٱلۡهُونِ بِمَا كُنتُمۡ تَقُولُونَ عَلَى ٱللَّهِ غَيۡرَ ٱلۡحَقِّ وَكُنتُمۡ عَنۡ ءَايَٰتِهِۦ تَسۡتَكۡبِرُونَ

Ve Allah'ın üzerine bir yalan uyduran veya ona hiçbir şey vahiy olunmadığı halde 'Bana vahiy olundu' diyen ve 'Allah'ın indirdiği şeyin benzerini indireceğim' diyen kimseden kim daha zalimdir? Ve zalimler ölümün şiddetleri içindeyken ve melekler ellerini uzatmışken: 'Nefslerinizi çıkarın; Allah'ın üzerine gerçekten başka şey söylüyor olduğunuz ve O'nun ayetlerinden büyüklük taslıyor olduğunuz için bugün aşağılanmanın azabıyla karşılık göreceksiniz' derken eğer görseydin.

Enfal 8:50

·

Kuran-ı Kerim

وَلَوۡ تَرَىٰٓ إِذۡ يَتَوَفَّى ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ يَضۡرِبُونَ وُجُوهَهُمۡ وَأَدۡبَٰرَهُمۡ وَذُوقُواْ عَذَابَ ٱلۡحَرِيقِ

Ve melekler örtenleri vefat ettirirken yüzlerine ve arkalarına vurarak "Yakıcı azabı tadın" dediklerinde bir görseydin.

Tüm 8 kullanımı gör

يَرَوۡنَ

yeravne

görürler, görmek, bakmak, anlamak

Fiil
8

تَرَىٰ

tera

görürsün, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
6

رَأَوۡاْ

ra'ev

gördüler, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
6

أَرَءَيۡتَ

e-ra'eyte

gördün mü, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
6

فَتَرَى

fe-tera

ve görürsün, görmek, bakmak, anlamak

Fiil
5

نَرَىٰ

nera

görürüz, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
5

رَأَيۡتَ

ra'eyte

gördün, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
5

تَرَى

tera

görürsün, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
5

نَرَىٰكَ

nerake

görürüz seni, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
4

رَأَوُاْ

ra'evu

gördüler, görmek, algılamak, düşünmek

Fiil
4

أَفَرَءَيۡتُم

e-fe-ra'eytum

peki gördünüz mü, görmek, fark etmek, düşünmek

Fiil
4

رَأَيۡتَهُمۡ

ra'eytehum

gördün, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
4

أَرَىٰ

era

görürüm, görmek, fark etmek, düşünmek

Fiil
4

أَفَرَءَيۡتَ

e-fe-ra'eyte

peki gördün mü, görmek, fark etmek, anlamak

Fiil
4

تَرَ

Lemma

teragörürsün

31

يَرَوۡاْ

yeravgörsünler

24

أَرَءَيۡتُمۡ

e-ra'eytumgördünüz mü

12

وَتَرَى

ve-terave görürsün

10

رَءَا

raagördü

8

تَرَىٰٓ

teragörürsün

8

Örnek Ayetler (5 / 8)

Maide 5:83

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذَا سَمِعُواْ مَآ أُنزِلَ إِلَى ٱلرَّسُولِ تَرَىٰٓ أَعۡيُنَهُمۡ تَفِيضُ مِنَ ٱلدَّمۡعِ مِمَّا عَرَفُواْ مِنَ ٱلۡحَقِّۖ يَقُولُونَ رَبَّنَآ ءَامَنَّا فَٱكۡتُبۡنَا مَعَ ٱلشَّـٰهِدِينَ

Ve resule indirileni işittikleri zaman, gerçekten tanıdıkları şeyden gözlerinin gözyaşı taşıyor görürsün. Derler: 'Rabbimiz, inandık, bunun üzerine bizi tanıklar ile beraber yaz.'

En'am 6:27

·

Kuran-ı Kerim

وَلَوۡ تَرَىٰٓ إِذۡ وُقِفُواْ عَلَى ٱلنَّارِ فَقَالُواْ يَٰلَيۡتَنَا نُرَدُّ وَلَا نُكَذِّبَ بِـَٔايَٰتِ رَبِّنَا وَنَكُونَ مِنَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ

Ve ateşin üzerinde durduruldukları zaman görseydin; dediler: 'Keşke biz geri döndürülsek, Rabbimizin ayetlerini yalanlamasak ve inananlardan olsak.'

En'am 6:30

·

Kuran-ı Kerim

وَلَوۡ تَرَىٰٓ إِذۡ وُقِفُواْ عَلَىٰ رَبِّهِمۡۚ قَالَ أَلَيۡسَ هَٰذَا بِٱلۡحَقِّۚ قَالُواْ بَلَىٰ وَرَبِّنَاۚ قَالَ فَذُوقُواْ ٱلۡعَذَابَ بِمَا كُنتُمۡ تَكۡفُرُونَ

Ve Rablerinin huzurunda durduruldukları zaman görseydin; dedi: 'Bu gerçek değil mi?' Dediler: 'Evet, Rabbimize andolsun.' Dedi: 'Öyleyse örtmeniz sebebiyle azabı tadın.'

En'am 6:93

·

Kuran-ı Kerim

وَمَنۡ أَظۡلَمُ مِمَّنِ ٱفۡتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوۡ قَالَ أُوحِيَ إِلَيَّ وَلَمۡ يُوحَ إِلَيۡهِ شَيۡءٞ وَمَن قَالَ سَأُنزِلُ مِثۡلَ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُۗ وَلَوۡ تَرَىٰٓ إِذِ ٱلظَّـٰلِمُونَ فِي غَمَرَٰتِ ٱلۡمَوۡتِ وَٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ بَاسِطُوٓاْ أَيۡدِيهِمۡ أَخۡرِجُوٓاْ أَنفُسَكُمُۖ ٱلۡيَوۡمَ تُجۡزَوۡنَ عَذَابَ ٱلۡهُونِ بِمَا كُنتُمۡ تَقُولُونَ عَلَى ٱللَّهِ غَيۡرَ ٱلۡحَقِّ وَكُنتُمۡ عَنۡ ءَايَٰتِهِۦ تَسۡتَكۡبِرُونَ

Ve Allah'ın üzerine bir yalan uyduran veya ona hiçbir şey vahiy olunmadığı halde 'Bana vahiy olundu' diyen ve 'Allah'ın indirdiği şeyin benzerini indireceğim' diyen kimseden kim daha zalimdir? Ve zalimler ölümün şiddetleri içindeyken ve melekler ellerini uzatmışken: 'Nefslerinizi çıkarın; Allah'ın üzerine gerçekten başka şey söylüyor olduğunuz ve O'nun ayetlerinden büyüklük taslıyor olduğunuz için bugün aşağılanmanın azabıyla karşılık göreceksiniz' derken eğer görseydin.

Enfal 8:50

·

Kuran-ı Kerim

وَلَوۡ تَرَىٰٓ إِذۡ يَتَوَفَّى ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ يَضۡرِبُونَ وُجُوهَهُمۡ وَأَدۡبَٰرَهُمۡ وَذُوقُواْ عَذَابَ ٱلۡحَرِيقِ

Ve melekler örtenleri vefat ettirirken yüzlerine ve arkalarına vurarak "Yakıcı azabı tadın" dediklerinde bir görseydin.

Tüm 8 kullanımı gör

يَرَوۡنَ

yeravnegörürler

8

تَرَىٰ

teragörürsün

6

رَأَوۡاْ

ra'evgördüler

6

أَرَءَيۡتَ

e-ra'eytegördün mü

6

فَتَرَى

fe-terave görürsün

5

نَرَىٰ

neragörürüz

5

رَأَيۡتَ

ra'eytegördün

5

تَرَى

teragörürsün

5

نَرَىٰكَ

nerakegörürüz seni

4

رَأَوُاْ

ra'evugördüler

4

أَفَرَءَيۡتُم

e-fe-ra'eytumpeki gördünüz mü

4

رَأَيۡتَهُمۡ

ra'eytehumgördün

4

أَرَىٰ

eragörürüm

4

أَفَرَءَيۡتَ

e-fe-ra'eytepeki gördün mü

4