328
Kullanım
8
Lemma
132
Türev
142
Anlam
8 lemma, 132 türev form
Örnek Ayetler (5 / 31)
Bakara 2:243
·
Kuran-ı Kerim
۞أَلَمۡ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ خَرَجُواْ مِن دِيَٰرِهِمۡ وَهُمۡ أُلُوفٌ حَذَرَ ٱلۡمَوۡتِ فَقَالَ لَهُمُ ٱللَّهُ مُوتُواْ ثُمَّ أَحۡيَٰهُمۡۚ إِنَّ ٱللَّهَ لَذُو فَضۡلٍ عَلَى ٱلنَّاسِ وَلَٰكِنَّ أَكۡثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَشۡكُرُونَ
Ölüm korkusuyla binlerce kişi olarak diyarlarından çıkanları görmedin mi? Bunun üzerine Allah onlara 'Ölün' dedi, sonra onları diriltti. Şüphesiz Allah insanların üzerine lütuf sahibidir fakat insanların çoğu şükretmezler.
Bakara 2:246
·
Kuran-ı Kerim
أَلَمۡ تَرَ إِلَى ٱلۡمَلَإِ مِنۢ بَنِيٓ إِسۡرَـٰٓءِيلَ مِنۢ بَعۡدِ مُوسَىٰٓ إِذۡ قَالُواْ لِنَبِيّٖ لَّهُمُ ٱبۡعَثۡ لَنَا مَلِكٗا نُّقَٰتِلۡ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِۖ قَالَ هَلۡ عَسَيۡتُمۡ إِن كُتِبَ عَلَيۡكُمُ ٱلۡقِتَالُ أَلَّا تُقَٰتِلُواْۖ قَالُواْ وَمَا لَنَآ أَلَّا نُقَٰتِلَ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ وَقَدۡ أُخۡرِجۡنَا مِن دِيَٰرِنَا وَأَبۡنَآئِنَاۖ فَلَمَّا كُتِبَ عَلَيۡهِمُ ٱلۡقِتَالُ تَوَلَّوۡاْ إِلَّا قَلِيلٗا مِّنۡهُمۡۚ وَٱللَّهُ عَلِيمُۢ بِٱلظَّـٰلِمِينَ
Musa'dan sonra İsrailoğullarından ileri gelenleri görmedin mi? Hani onların bir nebisine 'Bize bir kral gönder, Allah'ın yolunda savaşalım' demişlerdi. 'Üzerinize savaş yazılırsa savaşmamanız sizden beklenir mi?' demişti. 'Diyarlarımızdan ve oğullarımızdan çıkarılmışken Allah'ın yolunda savaşmamamız bize ne oluyor?' demişlerdi. Fakat üzerlerine savaş yazıldığında, onlardan azı hariç yüz çevirdiler. Ve Allah zalimleri Bilen'dir.
Bakara 2:258
·
Kuran-ı Kerim
أَلَمۡ تَرَ إِلَى ٱلَّذِي حَآجَّ إِبۡرَٰهِـۧمَ فِي رَبِّهِۦٓ أَنۡ ءَاتَىٰهُ ٱللَّهُ ٱلۡمُلۡكَ إِذۡ قَالَ إِبۡرَٰهِـۧمُ رَبِّيَ ٱلَّذِي يُحۡيِۦ وَيُمِيتُ قَالَ أَنَا۠ أُحۡيِۦ وَأُمِيتُۖ قَالَ إِبۡرَٰهِـۧمُ فَإِنَّ ٱللَّهَ يَأۡتِي بِٱلشَّمۡسِ مِنَ ٱلۡمَشۡرِقِ فَأۡتِ بِهَا مِنَ ٱلۡمَغۡرِبِ فَبُهِتَ ٱلَّذِي كَفَرَۗ وَٱللَّهُ لَا يَهۡدِي ٱلۡقَوۡمَ ٱلظَّـٰلِمِينَ
Allah ona egemenliği verdi diye Rabbi hakkında İbrahim'le tartışan kimseyi görmedin mi? Hani İbrahim 'Benim Rabbim dirilten ve öldüren kimsedir' demişti. 'Ben diriltirim ve öldürürüm' demişti. İbrahim 'Şüphesiz Allah güneşi doğudan getirir, böylece onu batıdan getir' demişti. Bunun üzerine örten kimse şaşırıp kaldı. Ve Allah zalim topluluğa yol göstermez.
Ali İmran 3:23
·
Kuran-ı Kerim
أَلَمۡ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ أُوتُواْ نَصِيبٗا مِّنَ ٱلۡكِتَٰبِ يُدۡعَوۡنَ إِلَىٰ كِتَٰبِ ٱللَّهِ لِيَحۡكُمَ بَيۡنَهُمۡ ثُمَّ يَتَوَلَّىٰ فَرِيقٞ مِّنۡهُمۡ وَهُم مُّعۡرِضُونَ
Kitaptan bir pay verilenleri görmedin mi? Aralarında hüküm vermesi için Allah'ın kitabına çağrılıyorlar, sonra onlardan bir grup yüz çevirerek dönüyor.
Nisa 4:44
·
Kuran-ı Kerim
أَلَمۡ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ أُوتُواْ نَصِيبٗا مِّنَ ٱلۡكِتَٰبِ يَشۡتَرُونَ ٱلضَّلَٰلَةَ وَيُرِيدُونَ أَن تَضِلُّواْ ٱلسَّبِيلَ
Kitaptan bir pay verilen kimseleri görmedin mi? Sapkınlığı satın alırlar ve yoldan sapmanızı isterler.
Örnek Ayetler (3 / 24)
En'am 6:6
·
Kuran-ı Kerim
أَلَمۡ يَرَوۡاْ كَمۡ أَهۡلَكۡنَا مِن قَبۡلِهِم مِّن قَرۡنٖ مَّكَّنَّـٰهُمۡ فِي ٱلۡأَرۡضِ مَا لَمۡ نُمَكِّن لَّكُمۡ وَأَرۡسَلۡنَا ٱلسَّمَآءَ عَلَيۡهِم مِّدۡرَارٗا وَجَعَلۡنَا ٱلۡأَنۡهَٰرَ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهِمۡ فَأَهۡلَكۡنَٰهُم بِذُنُوبِهِمۡ وَأَنشَأۡنَا مِنۢ بَعۡدِهِمۡ قَرۡنًا ءَاخَرِينَ
Onlardan önce nice nesli helak ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size yerleşim vermediğimiz şeyi onlara yerleşim verdik, onların üzerine göğü bolca gönderdik ve ırmakları onların altından akan kıldık. Bunun üzerine günahları sebebiyle onları helak ettik ve onlardan sonra başka bir nesil var ettik.
En'am 6:25
·
Kuran-ı Kerim
وَمِنۡهُم مَّن يَسۡتَمِعُ إِلَيۡكَۖ وَجَعَلۡنَا عَلَىٰ قُلُوبِهِمۡ أَكِنَّةً أَن يَفۡقَهُوهُ وَفِيٓ ءَاذَانِهِمۡ وَقۡرٗاۚ وَإِن يَرَوۡاْ كُلَّ ءَايَةٖ لَّا يُؤۡمِنُواْ بِهَاۖ حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءُوكَ يُجَٰدِلُونَكَ يَقُولُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ إِنۡ هَٰذَآ إِلَّآ أَسَٰطِيرُ ٱلۡأَوَّلِينَ
Ve onlardan seni dinleyenler vardır. Onu anlamamaları için kalplerinin üzerine örtüler, kulaklarının içine ağırlık kıldık. Ve her ayeti görseler ona inanmazlar. Hatta sana geldiklerinde seninle tartışırlar; örtenler derler: 'Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir.'
A'raf 7:146
·
Kuran-ı Kerim
سَأَصۡرِفُ عَنۡ ءَايَٰتِيَ ٱلَّذِينَ يَتَكَبَّرُونَ فِي ٱلۡأَرۡضِ بِغَيۡرِ ٱلۡحَقِّ وَإِن يَرَوۡاْ كُلَّ ءَايَةٖ لَّا يُؤۡمِنُواْ بِهَا وَإِن يَرَوۡاْ سَبِيلَ ٱلرُّشۡدِ لَا يَتَّخِذُوهُ سَبِيلٗا وَإِن يَرَوۡاْ سَبِيلَ ٱلۡغَيِّ يَتَّخِذُوهُ سَبِيلٗاۚ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ كَذَّبُواْ بِـَٔايَٰتِنَا وَكَانُواْ عَنۡهَا غَٰفِلِينَ
Yerin içinde gerçek olmadan büyüklük taslayan kimseleri ayetlerimden çevireceğim. Ve her ayeti görseler ona inanmazlar ve doğrunun yolunu görseler onu yol edinmezler ve sapkınlığın yolunu görseler onu yol edinirler. Bu, onların ayetlerimizi yalanlamaları ve onlardan habersiz olmalarıdır.
Örnek Ayetler (5 / 12)
En'am 6:46
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ أَرَءَيۡتُمۡ إِنۡ أَخَذَ ٱللَّهُ سَمۡعَكُمۡ وَأَبۡصَٰرَكُمۡ وَخَتَمَ عَلَىٰ قُلُوبِكُم مَّنۡ إِلَٰهٌ غَيۡرُ ٱللَّهِ يَأۡتِيكُم بِهِۗ ٱنظُرۡ كَيۡفَ نُصَرِّفُ ٱلۡأٓيَٰتِ ثُمَّ هُمۡ يَصۡدِفُونَ
De ki: 'Gördünüz mü, eğer Allah işitmenizi ve görüşlerinizi alırsa ve kalplerinizin üzerini mühürlerse, Allah'tan başka onu size getirecek ilah kimdir?' Ayetleri nasıl açıkladığımıza bak, sonra onlar yüz çeviriyorlar.
Yunus 10:50
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ أَرَءَيۡتُمۡ إِنۡ أَتَىٰكُمۡ عَذَابُهُۥ بَيَٰتًا أَوۡ نَهَارٗا مَّاذَا يَسۡتَعۡجِلُ مِنۡهُ ٱلۡمُجۡرِمُونَ
De ki: 'Gördünüz mü, eğer O'nun azabı size geceleyin veya gündüzün gelirse suçlular ondan neyi acele ister?'
Hud 11:28
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ يَٰقَوۡمِ أَرَءَيۡتُمۡ إِن كُنتُ عَلَىٰ بَيِّنَةٖ مِّن رَّبِّي وَءَاتَىٰنِي رَحۡمَةٗ مِّنۡ عِندِهِۦ فَعُمِّيَتۡ عَلَيۡكُمۡ أَنُلۡزِمُكُمُوهَا وَأَنتُمۡ لَهَا كَٰرِهُونَ
Dedi: 'Ey kavmim, gördünüz mü? Eğer ben Rabbimden bir açık delil üzerindeysem ve bana Kendi katından bir merhamet verdiyse ve o size gizlendiyse, siz onu istemeyenlerken biz sizi ona zorlar mıyız?'
Hud 11:63
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ يَٰقَوۡمِ أَرَءَيۡتُمۡ إِن كُنتُ عَلَىٰ بَيِّنَةٖ مِّن رَّبِّي وَءَاتَىٰنِي مِنۡهُ رَحۡمَةٗ فَمَن يَنصُرُنِي مِنَ ٱللَّهِ إِنۡ عَصَيۡتُهُۥۖ فَمَا تَزِيدُونَنِي غَيۡرَ تَخۡسِيرٖ
Dedi ki: 'Ey kavmim, gördünüz mü, eğer ben Rabbimden açık bir delil üzerindeysem ve bana kendinden bir merhamet verdiyse, eğer O'na isyan edersem Allah'tan bana kim yardım eder? O halde bana hüsrana uğratmaktan başka bir şey artırmazsınız.'
Hud 11:88
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ يَٰقَوۡمِ أَرَءَيۡتُمۡ إِن كُنتُ عَلَىٰ بَيِّنَةٖ مِّن رَّبِّي وَرَزَقَنِي مِنۡهُ رِزۡقًا حَسَنٗاۚ وَمَآ أُرِيدُ أَنۡ أُخَالِفَكُمۡ إِلَىٰ مَآ أَنۡهَىٰكُمۡ عَنۡهُۚ إِنۡ أُرِيدُ إِلَّا ٱلۡإِصۡلَٰحَ مَا ٱسۡتَطَعۡتُۚ وَمَا تَوۡفِيقِيٓ إِلَّا بِٱللَّهِۚ عَلَيۡهِ تَوَكَّلۡتُ وَإِلَيۡهِ أُنِيبُ
Dedi ki: 'Ey kavmim, gördünüz mü, eğer ben Rabbimden açık bir delil üzerindeysem ve beni kendinden güzel bir rızık ile rızıklandırdıysa? Ve ben size ondan yasakladığım şeye size muhalefet etmeyi istemiyorum. Ben gücümün yettiği kadar düzeltmekten başka bir şey istemiyorum. Ve benim başarım Allah ile olandan başkası değildir. O'na güvendim ve O'na yöneliyorum.'
Örnek Ayetler (5 / 10)
İbrahim 14:49
·
Kuran-ı Kerim
وَتَرَى ٱلۡمُجۡرِمِينَ يَوۡمَئِذٖ مُّقَرَّنِينَ فِي ٱلۡأَصۡفَادِ
Ve o gün suçluları zincirlerde bağlanmış görürsün.
Nahl 16:14
·
Kuran-ı Kerim
وَهُوَ ٱلَّذِي سَخَّرَ ٱلۡبَحۡرَ لِتَأۡكُلُواْ مِنۡهُ لَحۡمٗا طَرِيّٗا وَتَسۡتَخۡرِجُواْ مِنۡهُ حِلۡيَةٗ تَلۡبَسُونَهَاۖ وَتَرَى ٱلۡفُلۡكَ مَوَاخِرَ فِيهِ وَلِتَبۡتَغُواْ مِن فَضۡلِهِۦ وَلَعَلَّكُمۡ تَشۡكُرُونَ
Ve O, ondan taze et yiyesiniz ve ondan giydiğiniz süsü çıkarasınız diye denizi boyun eğdirendir. Ve onda yaran gemileri görürsün ve O'nun lütfundan arayasınız diye ve umulur ki şükredersiniz.
Kehf 18:17
·
Kuran-ı Kerim
۞وَتَرَى ٱلشَّمۡسَ إِذَا طَلَعَت تَّزَٰوَرُ عَن كَهۡفِهِمۡ ذَاتَ ٱلۡيَمِينِ وَإِذَا غَرَبَت تَّقۡرِضُهُمۡ ذَاتَ ٱلشِّمَالِ وَهُمۡ فِي فَجۡوَةٖ مِّنۡهُۚ ذَٰلِكَ مِنۡ ءَايَٰتِ ٱللَّهِۗ مَن يَهۡدِ ٱللَّهُ فَهُوَ ٱلۡمُهۡتَدِۖ وَمَن يُضۡلِلۡ فَلَن تَجِدَ لَهُۥ وَلِيّٗا مُّرۡشِدٗا
Güneşi görürsün; doğduğu zaman onların mağarasından sağ tarafına eğilirken ve battığı zaman onları sol tarafından kesip geçerken. Onlar ondan bir boşluk içindedirler. İşte bu Allah'ın ayetlerindendir. Allah kime yol gösterirse, işte o yol bulandır. Kimi saptırırsa, onun için doğruya yönelten bir koruyucu bulamazsın.
Kehf 18:47
·
Kuran-ı Kerim
وَيَوۡمَ نُسَيِّرُ ٱلۡجِبَالَ وَتَرَى ٱلۡأَرۡضَ بَارِزَةٗ وَحَشَرۡنَٰهُمۡ فَلَمۡ نُغَادِرۡ مِنۡهُمۡ أَحَدٗا
Ve dağları yürüttüğümüz ve yeri açıkça gördüğün gün; ve onları topladık, böylece onlardan hiç kimseyi bırakmadık.
Hac 22:2
·
Kuran-ı Kerim
يَوۡمَ تَرَوۡنَهَا تَذۡهَلُ كُلُّ مُرۡضِعَةٍ عَمَّآ أَرۡضَعَتۡ وَتَضَعُ كُلُّ ذَاتِ حَمۡلٍ حَمۡلَهَا وَتَرَى ٱلنَّاسَ سُكَٰرَىٰ وَمَا هُم بِسُكَٰرَىٰ وَلَٰكِنَّ عَذَابَ ٱللَّهِ شَدِيدٞ
Onu gördüğünüz gün, her emziren emzirdiği şeyden unutur ve her yük sahibi yükünü bırakır. Ve insanları sarhoşlar görürsün; ve onlar sarhoşlar değildir, fakat Allah'ın azabı şiddetlidir.
Örnek Ayetler (5 / 8)
En'am 6:76
·
Kuran-ı Kerim
فَلَمَّا جَنَّ عَلَيۡهِ ٱلَّيۡلُ رَءَا كَوۡكَبٗاۖ قَالَ هَٰذَا رَبِّيۖ فَلَمَّآ أَفَلَ قَالَ لَآ أُحِبُّ ٱلۡأٓفِلِينَ
Bunun üzerine gece onun üzerini örttüğü zaman bir yıldız gördü, 'Bu benim Rabbimdir' dedi; bunun üzerine battığı zaman 'Ben batanları sevmem' dedi.
En'am 6:77
·
Kuran-ı Kerim
فَلَمَّا رَءَا ٱلۡقَمَرَ بَازِغٗا قَالَ هَٰذَا رَبِّيۖ فَلَمَّآ أَفَلَ قَالَ لَئِن لَّمۡ يَهۡدِنِي رَبِّي لَأَكُونَنَّ مِنَ ٱلۡقَوۡمِ ٱلضَّآلِّينَ
Bunun üzerine Ay'ı doğarken gördüğü zaman 'Bu benim Rabbimdir' dedi; bunun üzerine battığı zaman 'Eğer Rabbim bana yol göstermezse kesinlikle sapan kavimden olurum' dedi.
En'am 6:78
·
Kuran-ı Kerim
فَلَمَّا رَءَا ٱلشَّمۡسَ بَازِغَةٗ قَالَ هَٰذَا رَبِّي هَٰذَآ أَكۡبَرُۖ فَلَمَّآ أَفَلَتۡ قَالَ يَٰقَوۡمِ إِنِّي بَرِيٓءٞ مِّمَّا تُشۡرِكُونَ
Bunun üzerine Güneş'i doğarken gördüğü zaman 'Bu benim Rabbimdir, bu daha büyüktür' dedi; bunun üzerine battığı zaman 'Ey kavmim, şüphesiz ben sizin ortak koştuğunuz şeyden uzağım' dedi.
Yusuf 12:28
·
Kuran-ı Kerim
فَلَمَّا رَءَا قَمِيصَهُۥ قُدَّ مِن دُبُرٖ قَالَ إِنَّهُۥ مِن كَيۡدِكُنَّۖ إِنَّ كَيۡدَكُنَّ عَظِيمٞ
Bunun üzerine onun gömleğinin arkadan yırtıldığını gördüğünde dedi: 'Şüphesiz o sizin tuzağınızdandır. Şüphesiz sizin tuzağınız büyüktür.'
Nahl 16:85
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذَا رَءَا ٱلَّذِينَ ظَلَمُواْ ٱلۡعَذَابَ فَلَا يُخَفَّفُ عَنۡهُمۡ وَلَا هُمۡ يُنظَرُونَ
Ve zalim kimseler azabı gördüklerinde, artık onlardan hafifletilmez ve onlara mühlet verilmez.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Maide 5:83
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذَا سَمِعُواْ مَآ أُنزِلَ إِلَى ٱلرَّسُولِ تَرَىٰٓ أَعۡيُنَهُمۡ تَفِيضُ مِنَ ٱلدَّمۡعِ مِمَّا عَرَفُواْ مِنَ ٱلۡحَقِّۖ يَقُولُونَ رَبَّنَآ ءَامَنَّا فَٱكۡتُبۡنَا مَعَ ٱلشَّـٰهِدِينَ
Ve resule indirileni işittikleri zaman, gerçekten tanıdıkları şeyden gözlerinin gözyaşı taşıyor görürsün. Derler: 'Rabbimiz, inandık, bunun üzerine bizi tanıklar ile beraber yaz.'
En'am 6:27
·
Kuran-ı Kerim
وَلَوۡ تَرَىٰٓ إِذۡ وُقِفُواْ عَلَى ٱلنَّارِ فَقَالُواْ يَٰلَيۡتَنَا نُرَدُّ وَلَا نُكَذِّبَ بِـَٔايَٰتِ رَبِّنَا وَنَكُونَ مِنَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ
Ve ateşin üzerinde durduruldukları zaman görseydin; dediler: 'Keşke biz geri döndürülsek, Rabbimizin ayetlerini yalanlamasak ve inananlardan olsak.'
En'am 6:30
·
Kuran-ı Kerim
وَلَوۡ تَرَىٰٓ إِذۡ وُقِفُواْ عَلَىٰ رَبِّهِمۡۚ قَالَ أَلَيۡسَ هَٰذَا بِٱلۡحَقِّۚ قَالُواْ بَلَىٰ وَرَبِّنَاۚ قَالَ فَذُوقُواْ ٱلۡعَذَابَ بِمَا كُنتُمۡ تَكۡفُرُونَ
Ve Rablerinin huzurunda durduruldukları zaman görseydin; dedi: 'Bu gerçek değil mi?' Dediler: 'Evet, Rabbimize andolsun.' Dedi: 'Öyleyse örtmeniz sebebiyle azabı tadın.'
En'am 6:93
·
Kuran-ı Kerim
وَمَنۡ أَظۡلَمُ مِمَّنِ ٱفۡتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوۡ قَالَ أُوحِيَ إِلَيَّ وَلَمۡ يُوحَ إِلَيۡهِ شَيۡءٞ وَمَن قَالَ سَأُنزِلُ مِثۡلَ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُۗ وَلَوۡ تَرَىٰٓ إِذِ ٱلظَّـٰلِمُونَ فِي غَمَرَٰتِ ٱلۡمَوۡتِ وَٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ بَاسِطُوٓاْ أَيۡدِيهِمۡ أَخۡرِجُوٓاْ أَنفُسَكُمُۖ ٱلۡيَوۡمَ تُجۡزَوۡنَ عَذَابَ ٱلۡهُونِ بِمَا كُنتُمۡ تَقُولُونَ عَلَى ٱللَّهِ غَيۡرَ ٱلۡحَقِّ وَكُنتُمۡ عَنۡ ءَايَٰتِهِۦ تَسۡتَكۡبِرُونَ
Ve Allah'ın üzerine bir yalan uyduran veya ona hiçbir şey vahiy olunmadığı halde 'Bana vahiy olundu' diyen ve 'Allah'ın indirdiği şeyin benzerini indireceğim' diyen kimseden kim daha zalimdir? Ve zalimler ölümün şiddetleri içindeyken ve melekler ellerini uzatmışken: 'Nefslerinizi çıkarın; Allah'ın üzerine gerçekten başka şey söylüyor olduğunuz ve O'nun ayetlerinden büyüklük taslıyor olduğunuz için bugün aşağılanmanın azabıyla karşılık göreceksiniz' derken eğer görseydin.
Enfal 8:50
·
Kuran-ı Kerim
وَلَوۡ تَرَىٰٓ إِذۡ يَتَوَفَّى ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ يَضۡرِبُونَ وُجُوهَهُمۡ وَأَدۡبَٰرَهُمۡ وَذُوقُواْ عَذَابَ ٱلۡحَرِيقِ
Ve melekler örtenleri vefat ettirirken yüzlerine ve arkalarına vurarak "Yakıcı azabı tadın" dediklerinde bir görseydin.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Bakara 2:165
·
Kuran-ı Kerim
وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَتَّخِذُ مِن دُونِ ٱللَّهِ أَندَادٗا يُحِبُّونَهُمۡ كَحُبِّ ٱللَّهِۖ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ أَشَدُّ حُبّٗا لِّلَّهِۗ وَلَوۡ يَرَى ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓاْ إِذۡ يَرَوۡنَ ٱلۡعَذَابَ أَنَّ ٱلۡقُوَّةَ لِلَّهِ جَمِيعٗا وَأَنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلۡعَذَابِ
Ve insanlardan kimisi vardır ki Allah'ın astından denkler edinir, onları Allah'ın sevgisi gibi severler. İnananlar ise Allah'a sevgice daha şiddetlidir. Ve zalimler azabı gördüklerinde, şüphesiz bütün kuvvetin Allah'a ait olduğunu ve şüphesiz Allah'ın azabının şiddetli olduğunu görseydi!
Tevbe 9:126
·
Kuran-ı Kerim
أَوَلَا يَرَوۡنَ أَنَّهُمۡ يُفۡتَنُونَ فِي كُلِّ عَامٖ مَّرَّةً أَوۡ مَرَّتَيۡنِ ثُمَّ لَا يَتُوبُونَ وَلَا هُمۡ يَذَّكَّرُونَ
Şüphesiz onların her yılın içinde bir kez veya iki kez sınandıklarını görmezler mi? Sonra dönmezler ve ne de onlar hatırlarlar.
Taha 20:89
·
Kuran-ı Kerim
أَفَلَا يَرَوۡنَ أَلَّا يَرۡجِعُ إِلَيۡهِمۡ قَوۡلٗا وَلَا يَمۡلِكُ لَهُمۡ ضَرّٗا وَلَا نَفۡعٗا
Onun onlara bir söz döndürmediğini, onlar için bir zarara ve ne de bir faydaya sahip olmadığını görmüyorlar mı?
Enbiya 21:44
·
Kuran-ı Kerim
بَلۡ مَتَّعۡنَا هَـٰٓؤُلَآءِ وَءَابَآءَهُمۡ حَتَّىٰ طَالَ عَلَيۡهِمُ ٱلۡعُمُرُۗ أَفَلَا يَرَوۡنَ أَنَّا نَأۡتِي ٱلۡأَرۡضَ نَنقُصُهَا مِنۡ أَطۡرَافِهَآۚ أَفَهُمُ ٱلۡغَٰلِبُونَ
Aksine bunları ve babalarını faydalandırdık, ta ki ömür onların üzerine uzadı. Peki yere gelip onu uçlarından eksilttiğimizi görmüyorlar mı? Peki galip gelenler onlar mıdır?
Furkan 25:22
·
Kuran-ı Kerim
يَوۡمَ يَرَوۡنَ ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةَ لَا بُشۡرَىٰ يَوۡمَئِذٖ لِّلۡمُجۡرِمِينَ وَيَقُولُونَ حِجۡرٗا مَّحۡجُورٗا
Melekleri görecekleri gün, o gün suçlular için bir müjde yoktur. Ve derler: 'Yasaklanmış bir yasak.'
Örnek Ayetler (4 / 6)
Maide 5:80
·
Kuran-ı Kerim
تَرَىٰ كَثِيرٗا مِّنۡهُمۡ يَتَوَلَّوۡنَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْۚ لَبِئۡسَ مَا قَدَّمَتۡ لَهُمۡ أَنفُسُهُمۡ أَن سَخِطَ ٱللَّهُ عَلَيۡهِمۡ وَفِي ٱلۡعَذَابِ هُمۡ خَٰلِدُونَ
Onlardan çoğunu örten kimseleri koruyucu ediniyor görürsün. Nefslerinin onlar için öne sürdüğü şey ne kötüdür ki Allah onlara öfkelendi ve onlar azabın içinde kalıcıdırlar.
Taha 20:107
·
Kuran-ı Kerim
لَّا تَرَىٰ فِيهَا عِوَجٗا وَلَآ أَمۡتٗا
Onun içinde ne bir eğrilik ne de bir tümsek görmezsin.
Saffat 37:102
·
Kuran-ı Kerim
فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ ٱلسَّعۡيَ قَالَ يَٰبُنَيَّ إِنِّيٓ أَرَىٰ فِي ٱلۡمَنَامِ أَنِّيٓ أَذۡبَحُكَ فَٱنظُرۡ مَاذَا تَرَىٰۚ قَالَ يَـٰٓأَبَتِ ٱفۡعَلۡ مَا تُؤۡمَرُۖ سَتَجِدُنِيٓ إِن شَآءَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلصَّـٰبِرِينَ
Onunla beraber çalışma çağına ulaştığında dedi: 'Ey oğulcuğum, şüphesiz ben uykuda seni boğazladığımı görüyorum, böylece bak ne görüyorsun.' Dedi: 'Ey babacığım, emrolunduğun şeyi yap; eğer Allah dilerse beni sabredenlerden bulacaksın.'
Mülk 67:3
·
Kuran-ı Kerim
ٱلَّذِي خَلَقَ سَبۡعَ سَمَٰوَٰتٖ طِبَاقٗاۖ مَّا تَرَىٰ فِي خَلۡقِ ٱلرَّحۡمَٰنِ مِن تَفَٰوُتٖۖ فَٱرۡجِعِ ٱلۡبَصَرَ هَلۡ تَرَىٰ مِن فُطُورٖ
Yedi gökleri tabakalar halinde yaratan O'dur. Merhameti Bol Olan'ın yaratılışının içinde hiçbir uyumsuzluk görmezsin. Böylece görüşü çevir, hiçbir çatlak görür müsün?
Örnek Ayetler (5 / 6)
Meryem 19:75
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ مَن كَانَ فِي ٱلضَّلَٰلَةِ فَلۡيَمۡدُدۡ لَهُ ٱلرَّحۡمَٰنُ مَدًّاۚ حَتَّىٰٓ إِذَا رَأَوۡاْ مَا يُوعَدُونَ إِمَّا ٱلۡعَذَابَ وَإِمَّا ٱلسَّاعَةَ فَسَيَعۡلَمُونَ مَنۡ هُوَ شَرّٞ مَّكَانٗا وَأَضۡعَفُ جُندٗا
De ki: 'Kim sapkınlık içinde ise, Merhameti Bol ona tamamen uzatsın. Ta ki söz verildikleri şeyi, ya azabı veya saati gördükleri zaman, bunun üzerine kimin yer bakımından daha kötü ve ordu bakımından daha zayıf olduğunu bilecekler.'
Saffat 37:14
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذَا رَأَوۡاْ ءَايَةٗ يَسۡتَسۡخِرُونَ
Ve bir ayet gördükleri zaman alay ediyorlar.
Mü'min 40:84
·
Kuran-ı Kerim
فَلَمَّا رَأَوۡاْ بَأۡسَنَا قَالُوٓاْ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ وَحۡدَهُۥ وَكَفَرۡنَا بِمَا كُنَّا بِهِۦ مُشۡرِكِينَ
Şiddetimizi gördüklerinde dediler: 'Yalnız Allah'a inandık ve O'na ortak koştuğumuz şeyleri örttük.'
Mü'min 40:85
·
Kuran-ı Kerim
فَلَمۡ يَكُ يَنفَعُهُمۡ إِيمَٰنُهُمۡ لَمَّا رَأَوۡاْ بَأۡسَنَاۖ سُنَّتَ ٱللَّهِ ٱلَّتِي قَدۡ خَلَتۡ فِي عِبَادِهِۦۖ وَخَسِرَ هُنَالِكَ ٱلۡكَٰفِرُونَ
Şiddetimizi gördüklerinde inançları onlara fayda veriyor olmadı. Allah'ın kulları içinde kesinlikle geçmiş olan uygulamasıdır. Ve örtenler orada hüsrana uğradı.
Cuma 62:11
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذَا رَأَوۡاْ تِجَٰرَةً أَوۡ لَهۡوًا ٱنفَضُّوٓاْ إِلَيۡهَا وَتَرَكُوكَ قَآئِمٗاۚ قُلۡ مَا عِندَ ٱللَّهِ خَيۡرٞ مِّنَ ٱللَّهۡوِ وَمِنَ ٱلتِّجَٰرَةِۚ وَٱللَّهُ خَيۡرُ ٱلرَّـٰزِقِينَ
Ve bir ticaret veya bir eğlence gördüklerinde ona dağıldılar ve seni ayakta bıraktılar. De ki: 'Allah'ın katındaki şey eğlenceden ve ticaretten daha iyidir. Ve Allah rızıklandıranların en iyisidir.'
Örnek Ayetler (5 / 6)
Kehf 18:63
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ أَرَءَيۡتَ إِذۡ أَوَيۡنَآ إِلَى ٱلصَّخۡرَةِ فَإِنِّي نَسِيتُ ٱلۡحُوتَ وَمَآ أَنسَىٰنِيهُ إِلَّا ٱلشَّيۡطَٰنُ أَنۡ أَذۡكُرَهُۥۚ وَٱتَّخَذَ سَبِيلَهُۥ فِي ٱلۡبَحۡرِ عَجَبٗا
Dedi: 'Kayaya sığındığımız zaman gördün mü? Bunun üzerine şüphesiz ben balığı unuttum. Ve onu hatırlamamı Şeytan'dan hariç bana unutturmadı. Ve denizin içinde kendi yolunu şaşılacak şekilde edindi.'
Furkan 25:43
·
Kuran-ı Kerim
أَرَءَيۡتَ مَنِ ٱتَّخَذَ إِلَٰهَهُۥ هَوَىٰهُ أَفَأَنتَ تَكُونُ عَلَيۡهِ وَكِيلًا
İlahını kendi arzusu edinen kimseyi gördün mü? Onun üzerine sen mi vekil olacaksın?
Alak 96:9
·
Kuran-ı Kerim
أَرَءَيۡتَ ٱلَّذِي يَنۡهَىٰ
Engelleyeni gördün mü?
Alak 96:11
·
Kuran-ı Kerim
أَرَءَيۡتَ إِن كَانَ عَلَى ٱلۡهُدَىٰٓ
Gördün mü, eğer yol gösterme üzerinde ise?
Alak 96:13
·
Kuran-ı Kerim
أَرَءَيۡتَ إِن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰٓ
Gördün mü, eğer yalanladıysa ve yüz çevirdiyse?
Örnek Ayetler (5)
Maide 5:52
·
Kuran-ı Kerim
فَتَرَى ٱلَّذِينَ فِي قُلُوبِهِم مَّرَضٞ يُسَٰرِعُونَ فِيهِمۡ يَقُولُونَ نَخۡشَىٰٓ أَن تُصِيبَنَا دَآئِرَةٞۚ فَعَسَى ٱللَّهُ أَن يَأۡتِيَ بِٱلۡفَتۡحِ أَوۡ أَمۡرٖ مِّنۡ عِندِهِۦ فَيُصۡبِحُواْ عَلَىٰ مَآ أَسَرُّواْ فِيٓ أَنفُسِهِمۡ نَٰدِمِينَ
Böylece kalplerinde bir hastalık olan kimseleri görürsün, onların içinde acele ederler. Derler: 'Bize bir felaket isabet etmesinden korkarız.' O halde umulur ki Allah fethi veya kendi katından bir işi getirir, böylece nefslerinde gizledikleri şeye pişman olanlar olurlar.
Kehf 18:49
·
Kuran-ı Kerim
وَوُضِعَ ٱلۡكِتَٰبُ فَتَرَى ٱلۡمُجۡرِمِينَ مُشۡفِقِينَ مِمَّا فِيهِ وَيَقُولُونَ يَٰوَيۡلَتَنَا مَالِ هَٰذَا ٱلۡكِتَٰبِ لَا يُغَادِرُ صَغِيرَةٗ وَلَا كَبِيرَةً إِلَّآ أَحۡصَىٰهَاۚ وَوَجَدُواْ مَا عَمِلُواْ حَاضِرٗاۗ وَلَا يَظۡلِمُ رَبُّكَ أَحَدٗا
Ve kitap konuldu. Bunun üzerine suçluları onun içindeki şeyden korkanlar olarak görürsün ve derler: 'Ey vah bize! Bu kitaba ne var, onu saymış olması hariç ne küçük ne büyük bırakıyor.' Ve yaptıkları şeyi hazır buldular. Ve Rabbin hiç kimseye zulmetmez.
Nur 24:43
·
Kuran-ı Kerim
أَلَمۡ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ يُزۡجِي سَحَابٗا ثُمَّ يُؤَلِّفُ بَيۡنَهُۥ ثُمَّ يَجۡعَلُهُۥ رُكَامٗا فَتَرَى ٱلۡوَدۡقَ يَخۡرُجُ مِنۡ خِلَٰلِهِۦ وَيُنَزِّلُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مِن جِبَالٖ فِيهَا مِنۢ بَرَدٖ فَيُصِيبُ بِهِۦ مَن يَشَآءُ وَيَصۡرِفُهُۥ عَن مَّن يَشَآءُۖ يَكَادُ سَنَا بَرۡقِهِۦ يَذۡهَبُ بِٱلۡأَبۡصَٰرِ
Şüphesiz Allah'ın bir bulutu sürdüğünü, sonra onun arasını birleştirdiğini, sonra onu yığın yaptığını görmedin mi? Böylece yağmurun onun arasından çıkıyor olduğunu görürsün. Ve gökten, içinde dolu olan dağlardan indirir; böylece onunla dilediğine isabet ettirir ve onu dilediğinden çevirir. Onun şimşeğinin parıltısı neredeyse görüşleri götürür.
Rum 30:48
·
Kuran-ı Kerim
ٱللَّهُ ٱلَّذِي يُرۡسِلُ ٱلرِّيَٰحَ فَتُثِيرُ سَحَابٗا فَيَبۡسُطُهُۥ فِي ٱلسَّمَآءِ كَيۡفَ يَشَآءُ وَيَجۡعَلُهُۥ كِسَفٗا فَتَرَى ٱلۡوَدۡقَ يَخۡرُجُ مِنۡ خِلَٰلِهِۦۖ فَإِذَآ أَصَابَ بِهِۦ مَن يَشَآءُ مِنۡ عِبَادِهِۦٓ إِذَا هُمۡ يَسۡتَبۡشِرُونَ
Allah O'dur ki rüzgarları gönderir, böylece bir bulutu kaldırır, böylece onu gökte dilediği gibi yayar ve onu parçalar halinde yapar; böylece yağmurun onun arasından çıktığını görürsün. Kendi kullarından dilediği kimseye onunla isabet ettirdiğinde, bir de bakarsın ki onlar müjdelenirler.
Hakka 69:7
·
Kuran-ı Kerim
سَخَّرَهَا عَلَيۡهِمۡ سَبۡعَ لَيَالٖ وَثَمَٰنِيَةَ أَيَّامٍ حُسُومٗاۖ فَتَرَى ٱلۡقَوۡمَ فِيهَا صَرۡعَىٰ كَأَنَّهُمۡ أَعۡجَازُ نَخۡلٍ خَاوِيَةٖ
Onu yedi gece ve sekiz gün kesintisiz onların üzerine musallat etti; böylece orada topluluğu, sanki içi boş hurma ağacı gövdeleriymiş gibi yere serilmiş görürsün.
Örnek Ayetler (5)
Bakara 2:144
·
Kuran-ı Kerim
قَدۡ نَرَىٰ تَقَلُّبَ وَجۡهِكَ فِي ٱلسَّمَآءِۖ فَلَنُوَلِّيَنَّكَ قِبۡلَةٗ تَرۡضَىٰهَاۚ فَوَلِّ وَجۡهَكَ شَطۡرَ ٱلۡمَسۡجِدِ ٱلۡحَرَامِۚ وَحَيۡثُ مَا كُنتُمۡ فَوَلُّواْ وُجُوهَكُمۡ شَطۡرَهُۥۗ وَإِنَّ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ لَيَعۡلَمُونَ أَنَّهُ ٱلۡحَقُّ مِن رَّبِّهِمۡۗ وَمَا ٱللَّهُ بِغَٰفِلٍ عَمَّا يَعۡمَلُونَ
Kesinlikle senin yüzünün göğün içinde dönmesini görüyoruz. Bunun üzerine kesinlikle seni ondan razı olacağın bir kıbleye çevireceğiz. Bunun üzerine yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Ve her nerede olursanız, bunun üzerine yüzlerinizi onun tarafına çevirin. Ve şüphesiz kitap verilen kimseler, şüphesiz onun Rablerinden gerçek olduğunu kesinlikle bilirler. Ve Allah yapıyor oldukları şeyden habersiz değildir.
En'am 6:94
·
Kuran-ı Kerim
وَلَقَدۡ جِئۡتُمُونَا فُرَٰدَىٰ كَمَا خَلَقۡنَٰكُمۡ أَوَّلَ مَرَّةٖ وَتَرَكۡتُم مَّا خَوَّلۡنَٰكُمۡ وَرَآءَ ظُهُورِكُمۡۖ وَمَا نَرَىٰ مَعَكُمۡ شُفَعَآءَكُمُ ٱلَّذِينَ زَعَمۡتُمۡ أَنَّهُمۡ فِيكُمۡ شُرَكَـٰٓؤُاْۚ لَقَد تَّقَطَّعَ بَيۡنَكُمۡ وَضَلَّ عَنكُم مَّا كُنتُمۡ تَزۡعُمُونَ
Ve kesinlikle ilk defa sizi yarattığımız gibi bize tek tek geldiniz ve size verdiğimiz şeyi sırtlarınızın arkasında bıraktınız; ve sizin içinizde şüphesiz onların ortaklar olduğunu iddia ettiğiniz aracılarınızı sizinle beraber görmüyoruz. Kesinlikle aranızdaki koptu ve iddia ediyor olduğunuz şey sizden kayboldu.
Hud 11:27
·
Kuran-ı Kerim
فَقَالَ ٱلۡمَلَأُ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ مِن قَوۡمِهِۦ مَا نَرَىٰكَ إِلَّا بَشَرٗا مِّثۡلَنَا وَمَا نَرَىٰكَ ٱتَّبَعَكَ إِلَّا ٱلَّذِينَ هُمۡ أَرَاذِلُنَا بَادِيَ ٱلرَّأۡيِ وَمَا نَرَىٰ لَكُمۡ عَلَيۡنَا مِن فَضۡلِۭ بَلۡ نَظُنُّكُمۡ كَٰذِبِينَ
Bunun üzerine onun kavminden örten ileri gelenler dedi: 'Seni bizim mislimiz bir beşerden başka görmüyoruz. Ve ilk görüşte bizim en aşağılıklarımız olan kimselerden başkasının sana uyduğunu görmüyoruz. Ve sizin için bizim üzerimizde hiçbir üstünlük görmüyoruz. Aksine sizin yalan söyleyenler olduğunuz zannında bulunuyoruz.'
Furkan 25:21
·
Kuran-ı Kerim
۞وَقَالَ ٱلَّذِينَ لَا يَرۡجُونَ لِقَآءَنَا لَوۡلَآ أُنزِلَ عَلَيۡنَا ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ أَوۡ نَرَىٰ رَبَّنَاۗ لَقَدِ ٱسۡتَكۡبَرُواْ فِيٓ أَنفُسِهِمۡ وَعَتَوۡ عُتُوّٗا كَبِيرٗا
Ve bizimle karşılaşmayı ummayanlar dediler: 'Bize melekler indirilseydi veya Rabbimizi görseydik ya!' Kesinlikle nefslerinde büyüklendiler ve büyük bir azgınlıkla azdılar.
Sad 38:62
·
Kuran-ı Kerim
وَقَالُواْ مَا لَنَا لَا نَرَىٰ رِجَالٗا كُنَّا نَعُدُّهُم مِّنَ ٱلۡأَشۡرَارِ
Ve dediler ki: 'Bize ne oldu, kötülerden saydığımız adamları görmüyoruz?'
Örnek Ayetler (4)
Nisa 4:61
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذَا قِيلَ لَهُمۡ تَعَالَوۡاْ إِلَىٰ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ وَإِلَى ٱلرَّسُولِ رَأَيۡتَ ٱلۡمُنَٰفِقِينَ يَصُدُّونَ عَنكَ صُدُودٗا
Ve onlara 'Allah'ın indirdiği şeye ve resule gelin' denildiği zaman ikiyüzlüleri senden bir yüz çevirmeyle yüz çevirirler görürsün.
En'am 6:68
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذَا رَأَيۡتَ ٱلَّذِينَ يَخُوضُونَ فِيٓ ءَايَٰتِنَا فَأَعۡرِضۡ عَنۡهُمۡ حَتَّىٰ يَخُوضُواْ فِي حَدِيثٍ غَيۡرِهِۦۚ وَإِمَّا يُنسِيَنَّكَ ٱلشَّيۡطَٰنُ فَلَا تَقۡعُدۡ بَعۡدَ ٱلذِّكۡرَىٰ مَعَ ٱلۡقَوۡمِ ٱلظَّـٰلِمِينَ
Ve ayetlerimize dalan kimseleri gördüğün zaman, ondan başka bir söze dalıncaya kadar onlardan yüz çevir. Ve eğer Şeytan sana unutturursa, hatırladıktan sonra zalim kavim ile beraber oturma.
Muhammed 47:20
·
Kuran-ı Kerim
وَيَقُولُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لَوۡلَا نُزِّلَتۡ سُورَةٞۖ فَإِذَآ أُنزِلَتۡ سُورَةٞ مُّحۡكَمَةٞ وَذُكِرَ فِيهَا ٱلۡقِتَالُ رَأَيۡتَ ٱلَّذِينَ فِي قُلُوبِهِم مَّرَضٞ يَنظُرُونَ إِلَيۡكَ نَظَرَ ٱلۡمَغۡشِيِّ عَلَيۡهِ مِنَ ٱلۡمَوۡتِۖ فَأَوۡلَىٰ لَهُمۡ
Ve inananlar der: 'Neden bir sure indirilmedi?' Fakat sağlam bir sure indirildiğinde ve içinde çarpışma zikredildiğinde, kalplerinde hastalık olan kimselerin sana ölümden üzerine baygınlık çökenin bakışı gibi baktıklarını görürsün. Artık onlara daha layıktır.
İnsan 76:20
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذَا رَأَيۡتَ ثَمَّ رَأَيۡتَ نَعِيمٗا وَمُلۡكٗا كَبِيرًا
Ve orayı gördüğün zaman, bir nimet ve büyük bir egemenlik görürsün.
Örnek Ayetler (5)
Zümer 39:58
·
Kuran-ı Kerim
أَوۡ تَقُولَ حِينَ تَرَى ٱلۡعَذَابَ لَوۡ أَنَّ لِي كَرَّةٗ فَأَكُونَ مِنَ ٱلۡمُحۡسِنِينَ
Veya azabı gördüğü zaman, 'Keşke benim için bir dönüş olsaydı da iyilik edenlerden olsaydım' dememesi için.
Zümer 39:60
·
Kuran-ı Kerim
وَيَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ تَرَى ٱلَّذِينَ كَذَبُواْ عَلَى ٱللَّهِ وُجُوهُهُم مُّسۡوَدَّةٌۚ أَلَيۡسَ فِي جَهَنَّمَ مَثۡوٗى لِّلۡمُتَكَبِّرِينَ
Ve kalkış günü Allah'a karşı yalan söyleyenleri, yüzleri kararmış olarak görürsün. Cehennemde büyüklük taslayanlar için bir barınak yok mudur?
Fussilet 41:39
·
Kuran-ı Kerim
وَمِنۡ ءَايَٰتِهِۦٓ أَنَّكَ تَرَى ٱلۡأَرۡضَ خَٰشِعَةٗ فَإِذَآ أَنزَلۡنَا عَلَيۡهَا ٱلۡمَآءَ ٱهۡتَزَّتۡ وَرَبَتۡۚ إِنَّ ٱلَّذِيٓ أَحۡيَاهَا لَمُحۡيِ ٱلۡمَوۡتَىٰٓۚ إِنَّهُۥ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٌ
Yeri boyun eğmiş görmen O'nun ayetlerindendir. Bunun üzerine onun üzerine suyu indirdiğimizde titreşir ve kabarır. Şüphesiz onu dirilten, ölüleri kesinlikle diriltendir. Şüphesiz O, her şeye Güç Yetiren'dir.
Şura 42:22
·
Kuran-ı Kerim
تَرَى ٱلظَّـٰلِمِينَ مُشۡفِقِينَ مِمَّا كَسَبُواْ وَهُوَ وَاقِعُۢ بِهِمۡۗ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ فِي رَوۡضَاتِ ٱلۡجَنَّاتِۖ لَهُم مَّا يَشَآءُونَ عِندَ رَبِّهِمۡۚ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلۡفَضۡلُ ٱلۡكَبِيرُ
Zalimleri kazandıkları şeyden korku içinde görürsün ve o onlara gerçekleşecektir. İnanan ve doğruları yapan kimseler cennetlerin bahçeleri içindedirler. Rablerinin katında diledikleri şey onlaradır. İşte bu, büyük lütuftur.
Hadid 57:12
·
Kuran-ı Kerim
يَوۡمَ تَرَى ٱلۡمُؤۡمِنِينَ وَٱلۡمُؤۡمِنَٰتِ يَسۡعَىٰ نُورُهُم بَيۡنَ أَيۡدِيهِمۡ وَبِأَيۡمَٰنِهِمۖ بُشۡرَىٰكُمُ ٱلۡيَوۡمَ جَنَّـٰتٞ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَاۚ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلۡفَوۡزُ ٱلۡعَظِيمُ
O gün inanan erkekleri ve inanan kadınları, ışıkları iki ellerinin arasında ve sağlarında koşarken görürsün. 'Bugün müjdeniz, altından ırmaklar akan, içinde kalıcılar olduğunuz bahçelerdir.' İşte bu, büyük kurtuluştur.
Örnek Ayetler (3)
Hud 11:27
·
Kuran-ı Kerim
فَقَالَ ٱلۡمَلَأُ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ مِن قَوۡمِهِۦ مَا نَرَىٰكَ إِلَّا بَشَرٗا مِّثۡلَنَا وَمَا نَرَىٰكَ ٱتَّبَعَكَ إِلَّا ٱلَّذِينَ هُمۡ أَرَاذِلُنَا بَادِيَ ٱلرَّأۡيِ وَمَا نَرَىٰ لَكُمۡ عَلَيۡنَا مِن فَضۡلِۭ بَلۡ نَظُنُّكُمۡ كَٰذِبِينَ
Bunun üzerine onun kavminden örten ileri gelenler dedi: 'Seni bizim mislimiz bir beşerden başka görmüyoruz. Ve ilk görüşte bizim en aşağılıklarımız olan kimselerden başkasının sana uyduğunu görmüyoruz. Ve sizin için bizim üzerimizde hiçbir üstünlük görmüyoruz. Aksine sizin yalan söyleyenler olduğunuz zannında bulunuyoruz.'
Yusuf 12:36
·
Kuran-ı Kerim
وَدَخَلَ مَعَهُ ٱلسِّجۡنَ فَتَيَانِۖ قَالَ أَحَدُهُمَآ إِنِّيٓ أَرَىٰنِيٓ أَعۡصِرُ خَمۡرٗاۖ وَقَالَ ٱلۡأٓخَرُ إِنِّيٓ أَرَىٰنِيٓ أَحۡمِلُ فَوۡقَ رَأۡسِي خُبۡزٗا تَأۡكُلُ ٱلطَّيۡرُ مِنۡهُۖ نَبِّئۡنَا بِتَأۡوِيلِهِۦٓۖ إِنَّا نَرَىٰكَ مِنَ ٱلۡمُحۡسِنِينَ
Ve onunla birlikte zindana iki genç girdi. Onlardan biri dedi: 'Şüphesiz ben kendimi aklı örten bir şey sıkarken görüyorum.' Ve diğeri dedi: 'Şüphesiz ben kendimi başımın üzerinde kuşların ondan yediği bir ekmek taşırken görüyorum. Bize onun yorumunu haber ver. Şüphesiz biz seni iyilik edenlerden görüyoruz.'
Yusuf 12:78
·
Kuran-ı Kerim
قَالُواْ يَـٰٓأَيُّهَا ٱلۡعَزِيزُ إِنَّ لَهُۥٓ أَبٗا شَيۡخٗا كَبِيرٗا فَخُذۡ أَحَدَنَا مَكَانَهُۥٓۖ إِنَّا نَرَىٰكَ مِنَ ٱلۡمُحۡسِنِينَ
Dediler: 'Ey Üstün olan, şüphesiz onun büyük yaşlı bir babası vardır. Bunun üzerine onun yerine birimizi al. Şüphesiz biz seni iyilik edenlerden görüyoruz.'
Örnek Ayetler (4)
Yunus 10:54
·
Kuran-ı Kerim
وَلَوۡ أَنَّ لِكُلِّ نَفۡسٖ ظَلَمَتۡ مَا فِي ٱلۡأَرۡضِ لَٱفۡتَدَتۡ بِهِۦۗ وَأَسَرُّواْ ٱلنَّدَامَةَ لَمَّا رَأَوُاْ ٱلۡعَذَابَۖ وَقُضِيَ بَيۡنَهُم بِٱلۡقِسۡطِ وَهُمۡ لَا يُظۡلَمُونَ
Ve eğer zulmeden her nefs için yerdekiler olsaydı kesinlikle onu fidye verirdi. Ve azabı gördükleri zaman pişmanlığı gizlediler. Aralarında adaletle hükmedildi ve onlar zulme uğratılmazlar.
Yusuf 12:35
·
Kuran-ı Kerim
ثُمَّ بَدَا لَهُم مِّنۢ بَعۡدِ مَا رَأَوُاْ ٱلۡأٓيَٰتِ لَيَسۡجُنُنَّهُۥ حَتَّىٰ حِينٖ
Sonra işaretleri gördükten sonra, onu bir zamana kadar kesinlikle hapsetmeleri onlara göründü.
Sebe 34:33
·
Kuran-ı Kerim
وَقَالَ ٱلَّذِينَ ٱسۡتُضۡعِفُواْ لِلَّذِينَ ٱسۡتَكۡبَرُواْ بَلۡ مَكۡرُ ٱلَّيۡلِ وَٱلنَّهَارِ إِذۡ تَأۡمُرُونَنَآ أَن نَّكۡفُرَ بِٱللَّهِ وَنَجۡعَلَ لَهُۥٓ أَندَادٗاۚ وَأَسَرُّواْ ٱلنَّدَامَةَ لَمَّا رَأَوُاْ ٱلۡعَذَابَۚ وَجَعَلۡنَا ٱلۡأَغۡلَٰلَ فِيٓ أَعۡنَاقِ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْۖ هَلۡ يُجۡزَوۡنَ إِلَّا مَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ
Ve zayıf bırakılan kimseler büyüklük taslayan kimselere dedi: 'Aksine, Allah'ı örtmemizi ve O'na denkler kılmamızı bize emrettiğiniz zaman gecenin ve gündüzün tuzağıdır.' Ve azabı gördükleri zaman pişmanlığı gizlediler. Ve örten kimselerin boyunlarının içinde boyundurukları kıldık. Yapıyor oldukları şey hariç karşılık verilirler mi?
Şura 42:44
·
Kuran-ı Kerim
وَمَن يُضۡلِلِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِن وَلِيّٖ مِّنۢ بَعۡدِهِۦۗ وَتَرَى ٱلظَّـٰلِمِينَ لَمَّا رَأَوُاْ ٱلۡعَذَابَ يَقُولُونَ هَلۡ إِلَىٰ مَرَدّٖ مِّن سَبِيلٖ
Ve Allah kimi saptırırsa, böylece O'nun sonrasından ona bir koruyucu yoktur. Ve zalimleri azabı gördükleri zaman görürsün, derler: 'Bir dönüşe bir yol var mıdır?'
Örnek Ayetler (4)
Şuara 26:75
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ أَفَرَءَيۡتُم مَّا كُنتُمۡ تَعۡبُدُونَ
Dedi: 'Kulluk etmekte olduklarınızı gördünüz mü?'
Zümer 39:38
·
Kuran-ı Kerim
وَلَئِن سَأَلۡتَهُم مَّنۡ خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ لَيَقُولُنَّ ٱللَّهُۚ قُلۡ أَفَرَءَيۡتُم مَّا تَدۡعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ إِنۡ أَرَادَنِيَ ٱللَّهُ بِضُرٍّ هَلۡ هُنَّ كَٰشِفَٰتُ ضُرِّهِۦٓ أَوۡ أَرَادَنِي بِرَحۡمَةٍ هَلۡ هُنَّ مُمۡسِكَٰتُ رَحۡمَتِهِۦۚ قُلۡ حَسۡبِيَ ٱللَّهُۖ عَلَيۡهِ يَتَوَكَّلُ ٱلۡمُتَوَكِّلُونَ
Ve eğer onlara gökleri ve yeri kimin yarattığını sorarsan, kesinlikle 'Allah' diyecekler. De ki: 'Allah'ın dışında çağırdıklarınızı gördünüz mü? Eğer Allah bana bir zarar dilerse, onlar O'nun zararını kaldırıcılar mıdır? Veya bana bir merhamet dilerse, onlar O'nun merhametini tutucular mıdır?' De ki: 'Allah bana yeter. Güvenenler O'na güvenirler.'
Vakıa 56:58
·
Kuran-ı Kerim
أَفَرَءَيۡتُم مَّا تُمۡنُونَ
Peki akıttığınızı gördünüz mü?
Vakıa 56:63
·
Kuran-ı Kerim
أَفَرَءَيۡتُم مَّا تَحۡرُثُونَ
Peki ektiğinizi gördünüz mü?
Örnek Ayetler (4)
Taha 20:92
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ يَٰهَٰرُونُ مَا مَنَعَكَ إِذۡ رَأَيۡتَهُمۡ ضَلُّوٓاْ
Dedi ki: 'Ey Harun, onların saptıklarını gördüğün zaman seni ne engelledi?'
Ahzab 33:19
·
Kuran-ı Kerim
أَشِحَّةً عَلَيۡكُمۡۖ فَإِذَا جَآءَ ٱلۡخَوۡفُ رَأَيۡتَهُمۡ يَنظُرُونَ إِلَيۡكَ تَدُورُ أَعۡيُنُهُمۡ كَٱلَّذِي يُغۡشَىٰ عَلَيۡهِ مِنَ ٱلۡمَوۡتِۖ فَإِذَا ذَهَبَ ٱلۡخَوۡفُ سَلَقُوكُم بِأَلۡسِنَةٍ حِدَادٍ أَشِحَّةً عَلَى ٱلۡخَيۡرِۚ أُوْلَـٰٓئِكَ لَمۡ يُؤۡمِنُواْ فَأَحۡبَطَ ٱللَّهُ أَعۡمَٰلَهُمۡۚ وَكَانَ ذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ يَسِيرٗا
Size karşı cimridirler. Korku geldiğinde, ölümden üzerine baygınlık geçiren kimse gibi gözleri dönerek sana baktıklarını görürsün. Korku gittiğinde ise, hayra karşı cimri olarak keskin dillerle sizi incitirler. İşte onlar inanmadılar; bunun üzerine Allah onların işlerini boşa çıkardı. Ve bu Allah'a kolaydır.
Münafikun 63:4
·
Kuran-ı Kerim
۞وَإِذَا رَأَيۡتَهُمۡ تُعۡجِبُكَ أَجۡسَامُهُمۡۖ وَإِن يَقُولُواْ تَسۡمَعۡ لِقَوۡلِهِمۡۖ كَأَنَّهُمۡ خُشُبٞ مُّسَنَّدَةٞۖ يَحۡسَبُونَ كُلَّ صَيۡحَةٍ عَلَيۡهِمۡۚ هُمُ ٱلۡعَدُوُّ فَٱحۡذَرۡهُمۡۚ قَٰتَلَهُمُ ٱللَّهُۖ أَنَّىٰ يُؤۡفَكُونَ
Ve onları gördüğünde onların gövdeleri senin hoşuna gider. Ve eğer söylerlerse onların sözünü işitirsin. Sanki onlar dayandırılmış kütüklerdir. Her çığlığı kendi aleyhlerine zannederler. Onlar düşmandır, bunun üzerine onlardan sakın. Allah onları katletsin. Nasıl döndürülüyorlar!
İnsan 76:19
·
Kuran-ı Kerim
۞وَيَطُوفُ عَلَيۡهِمۡ وِلۡدَٰنٞ مُّخَلَّدُونَ إِذَا رَأَيۡتَهُمۡ حَسِبۡتَهُمۡ لُؤۡلُؤٗا مَّنثُورٗا
Ve onların etrafında ebedi kılınmış gençler dolaşır; onları gördüğün zaman onları saçılmış inci zannedersin.
Örnek Ayetler (4)
Enfal 8:48
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذۡ زَيَّنَ لَهُمُ ٱلشَّيۡطَٰنُ أَعۡمَٰلَهُمۡ وَقَالَ لَا غَالِبَ لَكُمُ ٱلۡيَوۡمَ مِنَ ٱلنَّاسِ وَإِنِّي جَارٞ لَّكُمۡۖ فَلَمَّا تَرَآءَتِ ٱلۡفِئَتَانِ نَكَصَ عَلَىٰ عَقِبَيۡهِ وَقَالَ إِنِّي بَرِيٓءٞ مِّنكُمۡ إِنِّيٓ أَرَىٰ مَا لَا تَرَوۡنَ إِنِّيٓ أَخَافُ ٱللَّهَۚ وَٱللَّهُ شَدِيدُ ٱلۡعِقَابِ
Şeytan onlara işlerini süslü göstermişti ve "Bugün insanlardan size galip gelecek yoktur ve şüphesiz ben sizin koruyucunuzum" demişti. İki topluluk birbirini görünce iki topuğu üzerinde geri döndü ve dedi: "Şüphesiz ben sizden uzağım, ben sizin görmediğinizi görüyorum, ben Allah'tan korkuyorum." Ve Allah cezası çetin olandır.
Yusuf 12:43
·
Kuran-ı Kerim
وَقَالَ ٱلۡمَلِكُ إِنِّيٓ أَرَىٰ سَبۡعَ بَقَرَٰتٖ سِمَانٖ يَأۡكُلُهُنَّ سَبۡعٌ عِجَافٞ وَسَبۡعَ سُنۢبُلَٰتٍ خُضۡرٖ وَأُخَرَ يَابِسَٰتٖۖ يَـٰٓأَيُّهَا ٱلۡمَلَأُ أَفۡتُونِي فِي رُءۡيَٰيَ إِن كُنتُمۡ لِلرُّءۡيَا تَعۡبُرُونَ
Ve kral dedi: 'Şüphesiz ben yedi zayıfın onları yediği yedi semiz inek ve yedi yeşil başak ve diğer kurumuşları görüyorum. Ey ileri gelenler! Eğer rüyayı yorumlayanlar iseniz, rüyam hakkında bana fetva verin.'
Saffat 37:102
·
Kuran-ı Kerim
فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ ٱلسَّعۡيَ قَالَ يَٰبُنَيَّ إِنِّيٓ أَرَىٰ فِي ٱلۡمَنَامِ أَنِّيٓ أَذۡبَحُكَ فَٱنظُرۡ مَاذَا تَرَىٰۚ قَالَ يَـٰٓأَبَتِ ٱفۡعَلۡ مَا تُؤۡمَرُۖ سَتَجِدُنِيٓ إِن شَآءَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلصَّـٰبِرِينَ
Onunla beraber çalışma çağına ulaştığında dedi: 'Ey oğulcuğum, şüphesiz ben uykuda seni boğazladığımı görüyorum, böylece bak ne görüyorsun.' Dedi: 'Ey babacığım, emrolunduğun şeyi yap; eğer Allah dilerse beni sabredenlerden bulacaksın.'
Mü'min 40:29
·
Kuran-ı Kerim
يَٰقَوۡمِ لَكُمُ ٱلۡمُلۡكُ ٱلۡيَوۡمَ ظَٰهِرِينَ فِي ٱلۡأَرۡضِ فَمَن يَنصُرُنَا مِنۢ بَأۡسِ ٱللَّهِ إِن جَآءَنَاۚ قَالَ فِرۡعَوۡنُ مَآ أُرِيكُمۡ إِلَّا مَآ أَرَىٰ وَمَآ أَهۡدِيكُمۡ إِلَّا سَبِيلَ ٱلرَّشَادِ
'Ey kavmim, bugün yeryüzünde üstün gelenler olarak egemenlik sizindir. Fakat bize gelirse Allah'ın şiddetinden bize kim yardım eder?' Firavun dedi: 'Ben size kendi gördüğümden başkasını göstermiyorum. Ve ben size doğru yoldan başkasını göstermiyorum.'
Örnek Ayetler (4)
Meryem 19:77
·
Kuran-ı Kerim
أَفَرَءَيۡتَ ٱلَّذِي كَفَرَ بِـَٔايَٰتِنَا وَقَالَ لَأُوتَيَنَّ مَالٗا وَوَلَدًا
Ayetlerimizi örten ve 'Kesinlikle bana mal ve çocuk verilecek' diyen kimseyi gördün mü?
Şuara 26:205
·
Kuran-ı Kerim
أَفَرَءَيۡتَ إِن مَّتَّعۡنَٰهُمۡ سِنِينَ
Gördün mü, eğer onları yıllarca yararlandırsak,
Casiye 45:23
·
Kuran-ı Kerim
أَفَرَءَيۡتَ مَنِ ٱتَّخَذَ إِلَٰهَهُۥ هَوَىٰهُ وَأَضَلَّهُ ٱللَّهُ عَلَىٰ عِلۡمٖ وَخَتَمَ عَلَىٰ سَمۡعِهِۦ وَقَلۡبِهِۦ وَجَعَلَ عَلَىٰ بَصَرِهِۦ غِشَٰوَةٗ فَمَن يَهۡدِيهِ مِنۢ بَعۡدِ ٱللَّهِۚ أَفَلَا تَذَكَّرُونَ
Kendi arzusunu ilahı edineni, Allah'ın bir bilgi üzerine saptırdığını, işitmesinin ve kalbinin üzerini mühürlediğini ve görüşünün üzerine bir perde kıldığını gördün mü? O halde Allah'tan sonra ona kim yol gösterecek? Hala hatırlamayacak mısınız?
Necm 53:33
·
Kuran-ı Kerim
أَفَرَءَيۡتَ ٱلَّذِي تَوَلَّىٰ
Yüz çeviren kimseyi gördün mü?