180
Kullanım
11
Lemma
108
Türev
141
Anlam
11 lemma, 108 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
فَيَخۡرُجُ | fe-yahrucu | böylece çıkar, çıkmak, ayrılmak, dışarı gitmek | Fiil | 1 | ||
تَخۡرُجَ | tahruce | çıkarsın, çıkmak, ayrılmak, dışarı gitmek | Fiil | 1 | ||
أَخۡرَجَ Lemma | ahrece | çıkardı, çıkarmak, dışarı atmak, meydana getirmek | Fiil | 7 | ||
Örnek Ayetler (5 / 7) A'raf 7:27 · Kuran-ı Kerim يَٰبَنِيٓ ءَادَمَ لَا يَفۡتِنَنَّكُمُ ٱلشَّيۡطَٰنُ كَمَآ أَخۡرَجَ أَبَوَيۡكُم مِّنَ ٱلۡجَنَّةِ يَنزِعُ عَنۡهُمَا لِبَاسَهُمَا لِيُرِيَهُمَا سَوۡءَٰتِهِمَآۚ إِنَّهُۥ يَرَىٰكُمۡ هُوَ وَقَبِيلُهُۥ مِنۡ حَيۡثُ لَا تَرَوۡنَهُمۡۗ إِنَّا جَعَلۡنَا ٱلشَّيَٰطِينَ أَوۡلِيَآءَ لِلَّذِينَ لَا يُؤۡمِنُونَ Ey Adem oğulları, şeytan anne babanızı ikisinin çirkinliklerini ikisine göstermek için ikisinin giysisini ikisinden çıkararak bahçeden çıkardığı gibi sizi sınamasın. Şüphesiz o ve onun topluluğu, sizin onları görmediğiniz yerden sizi görür. Şüphesiz biz şeytanları inanmayanlar için koruyucular kıldık. A'raf 7:32 · Kuran-ı Kerim قُلۡ مَنۡ حَرَّمَ زِينَةَ ٱللَّهِ ٱلَّتِيٓ أَخۡرَجَ لِعِبَادِهِۦ وَٱلطَّيِّبَٰتِ مِنَ ٱلرِّزۡقِۚ قُلۡ هِيَ لِلَّذِينَ ءَامَنُواْ فِي ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَا خَالِصَةٗ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِۗ كَذَٰلِكَ نُفَصِّلُ ٱلۡأٓيَٰتِ لِقَوۡمٖ يَعۡلَمُونَ De ki: 'Allah'ın kulları için çıkardığı süsünü ve rızıktan temizleri kim haram kıldı?' De ki: 'Onlar dünya hayatında inanan kimseler içindir, kalkış günü arındırılmış olarak.' İşte böyle ayetleri bilen bir topluluk için ayrıntılı açıklarız. Nur 24:40 · Kuran-ı Kerim أَوۡ كَظُلُمَٰتٖ فِي بَحۡرٖ لُّجِّيّٖ يَغۡشَىٰهُ مَوۡجٞ مِّن فَوۡقِهِۦ مَوۡجٞ مِّن فَوۡقِهِۦ سَحَابٞۚ ظُلُمَٰتُۢ بَعۡضُهَا فَوۡقَ بَعۡضٍ إِذَآ أَخۡرَجَ يَدَهُۥ لَمۡ يَكَدۡ يَرَىٰهَاۗ وَمَن لَّمۡ يَجۡعَلِ ٱللَّهُ لَهُۥ نُورٗا فَمَا لَهُۥ مِن نُّورٍ Veya derin bir deniz içindeki karanlıklar gibidir; onu bir dalga kaplar, onun üstünden bir dalga, onun üstünden bir bulut. Onların bir kısmı bir kısmının üstünde karanlıklardır. Elini çıkardığı zaman neredeyse onu görmez. Ve Allah kime bir ışık yapmazsa, o halde onun için bir ışık yoktur. Fetih 48:29 · Kuran-ı Kerim مُّحَمَّدٞ رَّسُولُ ٱللَّهِۚ وَٱلَّذِينَ مَعَهُۥٓ أَشِدَّآءُ عَلَى ٱلۡكُفَّارِ رُحَمَآءُ بَيۡنَهُمۡۖ تَرَىٰهُمۡ رُكَّعٗا سُجَّدٗا يَبۡتَغُونَ فَضۡلٗا مِّنَ ٱللَّهِ وَرِضۡوَٰنٗاۖ سِيمَاهُمۡ فِي وُجُوهِهِم مِّنۡ أَثَرِ ٱلسُّجُودِۚ ذَٰلِكَ مَثَلُهُمۡ فِي ٱلتَّوۡرَىٰةِۚ وَمَثَلُهُمۡ فِي ٱلۡإِنجِيلِ كَزَرۡعٍ أَخۡرَجَ شَطۡـَٔهُۥ فَـَٔازَرَهُۥ فَٱسۡتَغۡلَظَ فَٱسۡتَوَىٰ عَلَىٰ سُوقِهِۦ يُعۡجِبُ ٱلزُّرَّاعَ لِيَغِيظَ بِهِمُ ٱلۡكُفَّارَۗ وَعَدَ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ مِنۡهُم مَّغۡفِرَةٗ وَأَجۡرًا عَظِيمَۢا Muhammed Allah'ın elçisidir. Ve onunla beraber olan kimseler örtenlere karşı serttirler, kendi aralarında merhametlidirler. Onları eğilenler, secde edenler olarak görürsün; Allah'tan bir lütuf ve bir hoşnutluk ararlar. Onların nişanı secdenin izinden yüzlerinin içindedir. İşte bu onların Tevrat içindeki örneğidir. Ve onların İncil içindeki örneği, filizini çıkarmış, sonra onu güçlendirmiş, sonra kalınlaşmış, sonra gövdelerinin üzerine doğrulmuş, ekicilerin hoşuna giden bir ekin gibidir; onlarla örtenleri öfkelendirmesi için. Allah onlardan inanan ve düzeltici işler yapan kimselere bir örtülme ve büyük bir ödül söz verdi. Haşr 59:2 · Kuran-ı Kerim هُوَ ٱلَّذِيٓ أَخۡرَجَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ مِنۡ أَهۡلِ ٱلۡكِتَٰبِ مِن دِيَٰرِهِمۡ لِأَوَّلِ ٱلۡحَشۡرِۚ مَا ظَنَنتُمۡ أَن يَخۡرُجُواْۖ وَظَنُّوٓاْ أَنَّهُم مَّانِعَتُهُمۡ حُصُونُهُم مِّنَ ٱللَّهِ فَأَتَىٰهُمُ ٱللَّهُ مِنۡ حَيۡثُ لَمۡ يَحۡتَسِبُواْۖ وَقَذَفَ فِي قُلُوبِهِمُ ٱلرُّعۡبَۚ يُخۡرِبُونَ بُيُوتَهُم بِأَيۡدِيهِمۡ وَأَيۡدِي ٱلۡمُؤۡمِنِينَ فَٱعۡتَبِرُواْ يَـٰٓأُوْلِي ٱلۡأَبۡصَٰرِ O, kitap ehlinden örtenleri ilk toplanma için yurtlarından çıkarandır. Onların çıkacakları zannında bulunmadınız. Ve onlar da kalelerinin kendilerini Allah'tan koruyacağı zannında bulundular. Bunun üzerine Allah onlara hesap etmedikleri yerden geldi. Ve kalplerine korku attı. Evlerini kendi elleriyle ve inananların elleriyle yıkıyorlar. O halde ibret alın ey görüş sahipleri. | ||||||
فَأَخۡرَجۡنَا | fe-ahrecna | böylece çıkardık, çıkarmak, dışarı atmak, üretmek | Fiil | 6 | ||
يُخۡرِجُ | yuhricu | çıkarır, çıkarmak, dışarı atmak, meydana getirmek | Fiil | 5 | ||
أَخۡرِجۡنَا | ahricna | bizi çıkar, çıkarmak, dışarı atmak, üretmek | Fiil | 3 | ||
فَأَخۡرَجَ | fe-ahrece | ve çıkardı, çıkarmak, dışarı atmak, üretmek | Fiil | 3 | ||
أُخۡرِجُواْ | uhricu | çıkarıldılar, çıkmak, ayrılmak, dışarı gitmek | Fiil | 3 | ||
تُخۡرَجُونَ | tuhrecune | çıkarılıyorsunuz, çıkarmak, dışarı atmak, sürmek | Fiil | 3 | ||
وَتُخۡرِجُ | ve-tuhricu | ve çıkarırsın, çıkarmak, dışarı atmak | Fiil | 2 | ||
نُخۡرِجُكُمۡ | nuhricukum | sizi çıkarırız, çıkarmak, dışarı atmak, meydana getirmek | Fiil | 2 | ||
يُخۡرِجَكُم | yuhricekum | sizi çıkarır, çıkarmak, dışarı atmak, uzaklaştırmak | Fiil | 2 | ||
وَيُخۡرِجُ | ve-yuhricu | ve çıkarır, çıkarmak, dışarı atmak, üretmek | Fiil | 2 | ||
أَخۡرِجُوٓاْ | ahricu | çıkarın, çıkarmak, dışarı atmak, sürmek | Fiil | 2 | ||
أَخۡرَجۡنَا | ahrecna | çıkardık, çıkarmak, dışarı atmak, meydana getirmek | Fiil | 2 | ||
أَخۡرَجَكَ | ahreceke | seni çıkardı, çıkarmak, dışarı atmak, sürmek | Fiil | 1 | ||
أَخۡرَجَهُ | ahrecehu | onu çıkardı, çıkarmak, dışarı atmak, sürmek | Fiil | 1 | ||
لِتُخۡرِجَ | li-tuhrice | çıkarman için, çıkarmak, dışarı atmak, üretmek | Fiil | 1 | ||
وَأَخۡرَجَ | ve-ahrece | ve çıkardı, çıkarmak, dışarı atmak, meydana getirmek | Fiil | 1 | ||
لِّيُخۡرِجَ | li-yuhrice | çıkarması için, çıkarmak, dışarı atmak, meydana getirmek | Fiil | 1 | ||
Örnek Ayetler (1)
Bakara 2:74
·
Kuran-ı Kerim
ثُمَّ قَسَتۡ قُلُوبُكُم مِّنۢ بَعۡدِ ذَٰلِكَ فَهِيَ كَٱلۡحِجَارَةِ أَوۡ أَشَدُّ قَسۡوَةٗۚ وَإِنَّ مِنَ ٱلۡحِجَارَةِ لَمَا يَتَفَجَّرُ مِنۡهُ ٱلۡأَنۡهَٰرُۚ وَإِنَّ مِنۡهَا لَمَا يَشَّقَّقُ فَيَخۡرُجُ مِنۡهُ ٱلۡمَآءُۚ وَإِنَّ مِنۡهَا لَمَا يَهۡبِطُ مِنۡ خَشۡيَةِ ٱللَّهِۗ وَمَا ٱللَّهُ بِغَٰفِلٍ عَمَّا تَعۡمَلُونَ
Sonra bunun ardından kalpleriniz katılaştı; böylece o taşlar gibidir veya katılık bakımından daha şiddetlidir. Ve şüphesiz taşlardan kesinlikle ondan nehirler fışkıranlar vardır. Ve şüphesiz onlardan kesinlikle yarılıp da ondan su çıkanlar vardır. Ve şüphesiz onlardan kesinlikle Allah'ın korkusundan düşenler vardır. Ve Allah yaptığınız şeyden habersiz değildir.
Örnek Ayetler (1)
Hucurat 49:5
·
Kuran-ı Kerim
وَلَوۡ أَنَّهُمۡ صَبَرُواْ حَتَّىٰ تَخۡرُجَ إِلَيۡهِمۡ لَكَانَ خَيۡرٗا لَّهُمۡۚ وَٱللَّهُ غَفُورٞ رَّحِيمٞ
Ve eğer onlar, sen onlara çıkana kadar sabretselerdi, onlar için kesinlikle daha iyi olurdu. Ve Allah Örten'dir, Merhameti Kesintisiz'dir.
Örnek Ayetler (5 / 7)
A'raf 7:27
·
Kuran-ı Kerim
يَٰبَنِيٓ ءَادَمَ لَا يَفۡتِنَنَّكُمُ ٱلشَّيۡطَٰنُ كَمَآ أَخۡرَجَ أَبَوَيۡكُم مِّنَ ٱلۡجَنَّةِ يَنزِعُ عَنۡهُمَا لِبَاسَهُمَا لِيُرِيَهُمَا سَوۡءَٰتِهِمَآۚ إِنَّهُۥ يَرَىٰكُمۡ هُوَ وَقَبِيلُهُۥ مِنۡ حَيۡثُ لَا تَرَوۡنَهُمۡۗ إِنَّا جَعَلۡنَا ٱلشَّيَٰطِينَ أَوۡلِيَآءَ لِلَّذِينَ لَا يُؤۡمِنُونَ
Ey Adem oğulları, şeytan anne babanızı ikisinin çirkinliklerini ikisine göstermek için ikisinin giysisini ikisinden çıkararak bahçeden çıkardığı gibi sizi sınamasın. Şüphesiz o ve onun topluluğu, sizin onları görmediğiniz yerden sizi görür. Şüphesiz biz şeytanları inanmayanlar için koruyucular kıldık.
A'raf 7:32
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ مَنۡ حَرَّمَ زِينَةَ ٱللَّهِ ٱلَّتِيٓ أَخۡرَجَ لِعِبَادِهِۦ وَٱلطَّيِّبَٰتِ مِنَ ٱلرِّزۡقِۚ قُلۡ هِيَ لِلَّذِينَ ءَامَنُواْ فِي ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَا خَالِصَةٗ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِۗ كَذَٰلِكَ نُفَصِّلُ ٱلۡأٓيَٰتِ لِقَوۡمٖ يَعۡلَمُونَ
De ki: 'Allah'ın kulları için çıkardığı süsünü ve rızıktan temizleri kim haram kıldı?' De ki: 'Onlar dünya hayatında inanan kimseler içindir, kalkış günü arındırılmış olarak.' İşte böyle ayetleri bilen bir topluluk için ayrıntılı açıklarız.
Nur 24:40
·
Kuran-ı Kerim
أَوۡ كَظُلُمَٰتٖ فِي بَحۡرٖ لُّجِّيّٖ يَغۡشَىٰهُ مَوۡجٞ مِّن فَوۡقِهِۦ مَوۡجٞ مِّن فَوۡقِهِۦ سَحَابٞۚ ظُلُمَٰتُۢ بَعۡضُهَا فَوۡقَ بَعۡضٍ إِذَآ أَخۡرَجَ يَدَهُۥ لَمۡ يَكَدۡ يَرَىٰهَاۗ وَمَن لَّمۡ يَجۡعَلِ ٱللَّهُ لَهُۥ نُورٗا فَمَا لَهُۥ مِن نُّورٍ
Veya derin bir deniz içindeki karanlıklar gibidir; onu bir dalga kaplar, onun üstünden bir dalga, onun üstünden bir bulut. Onların bir kısmı bir kısmının üstünde karanlıklardır. Elini çıkardığı zaman neredeyse onu görmez. Ve Allah kime bir ışık yapmazsa, o halde onun için bir ışık yoktur.
Fetih 48:29
·
Kuran-ı Kerim
مُّحَمَّدٞ رَّسُولُ ٱللَّهِۚ وَٱلَّذِينَ مَعَهُۥٓ أَشِدَّآءُ عَلَى ٱلۡكُفَّارِ رُحَمَآءُ بَيۡنَهُمۡۖ تَرَىٰهُمۡ رُكَّعٗا سُجَّدٗا يَبۡتَغُونَ فَضۡلٗا مِّنَ ٱللَّهِ وَرِضۡوَٰنٗاۖ سِيمَاهُمۡ فِي وُجُوهِهِم مِّنۡ أَثَرِ ٱلسُّجُودِۚ ذَٰلِكَ مَثَلُهُمۡ فِي ٱلتَّوۡرَىٰةِۚ وَمَثَلُهُمۡ فِي ٱلۡإِنجِيلِ كَزَرۡعٍ أَخۡرَجَ شَطۡـَٔهُۥ فَـَٔازَرَهُۥ فَٱسۡتَغۡلَظَ فَٱسۡتَوَىٰ عَلَىٰ سُوقِهِۦ يُعۡجِبُ ٱلزُّرَّاعَ لِيَغِيظَ بِهِمُ ٱلۡكُفَّارَۗ وَعَدَ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ مِنۡهُم مَّغۡفِرَةٗ وَأَجۡرًا عَظِيمَۢا
Muhammed Allah'ın elçisidir. Ve onunla beraber olan kimseler örtenlere karşı serttirler, kendi aralarında merhametlidirler. Onları eğilenler, secde edenler olarak görürsün; Allah'tan bir lütuf ve bir hoşnutluk ararlar. Onların nişanı secdenin izinden yüzlerinin içindedir. İşte bu onların Tevrat içindeki örneğidir. Ve onların İncil içindeki örneği, filizini çıkarmış, sonra onu güçlendirmiş, sonra kalınlaşmış, sonra gövdelerinin üzerine doğrulmuş, ekicilerin hoşuna giden bir ekin gibidir; onlarla örtenleri öfkelendirmesi için. Allah onlardan inanan ve düzeltici işler yapan kimselere bir örtülme ve büyük bir ödül söz verdi.
Haşr 59:2
·
Kuran-ı Kerim
هُوَ ٱلَّذِيٓ أَخۡرَجَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ مِنۡ أَهۡلِ ٱلۡكِتَٰبِ مِن دِيَٰرِهِمۡ لِأَوَّلِ ٱلۡحَشۡرِۚ مَا ظَنَنتُمۡ أَن يَخۡرُجُواْۖ وَظَنُّوٓاْ أَنَّهُم مَّانِعَتُهُمۡ حُصُونُهُم مِّنَ ٱللَّهِ فَأَتَىٰهُمُ ٱللَّهُ مِنۡ حَيۡثُ لَمۡ يَحۡتَسِبُواْۖ وَقَذَفَ فِي قُلُوبِهِمُ ٱلرُّعۡبَۚ يُخۡرِبُونَ بُيُوتَهُم بِأَيۡدِيهِمۡ وَأَيۡدِي ٱلۡمُؤۡمِنِينَ فَٱعۡتَبِرُواْ يَـٰٓأُوْلِي ٱلۡأَبۡصَٰرِ
O, kitap ehlinden örtenleri ilk toplanma için yurtlarından çıkarandır. Onların çıkacakları zannında bulunmadınız. Ve onlar da kalelerinin kendilerini Allah'tan koruyacağı zannında bulundular. Bunun üzerine Allah onlara hesap etmedikleri yerden geldi. Ve kalplerine korku attı. Evlerini kendi elleriyle ve inananların elleriyle yıkıyorlar. O halde ibret alın ey görüş sahipleri.
Örnek Ayetler (4 / 6)
En'am 6:99
·
Kuran-ı Kerim
وَهُوَ ٱلَّذِيٓ أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءٗ فَأَخۡرَجۡنَا بِهِۦ نَبَاتَ كُلِّ شَيۡءٖ فَأَخۡرَجۡنَا مِنۡهُ خَضِرٗا نُّخۡرِجُ مِنۡهُ حَبّٗا مُّتَرَاكِبٗا وَمِنَ ٱلنَّخۡلِ مِن طَلۡعِهَا قِنۡوَانٞ دَانِيَةٞ وَجَنَّـٰتٖ مِّنۡ أَعۡنَابٖ وَٱلزَّيۡتُونَ وَٱلرُّمَّانَ مُشۡتَبِهٗا وَغَيۡرَ مُتَشَٰبِهٍۗ ٱنظُرُوٓاْ إِلَىٰ ثَمَرِهِۦٓ إِذَآ أَثۡمَرَ وَيَنۡعِهِۦٓۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكُمۡ لَأٓيَٰتٖ لِّقَوۡمٖ يُؤۡمِنُونَ
Gökten su indiren O'dur. Onunla her şeyin bitkisini çıkardık. Ondan yeşillik çıkardık. Ondan üst üste binmiş taneler çıkarırız. Hurma ağacının tomurcuğundan sarkan salkımlar, üzümlerden bahçeler, birbirine benzeyen ve benzemeyen zeytin ve nar vardır. Meyve verdiğinde onun meyvesine ve olgunlaşmasına bakın. Şüphesiz bunlarda inanan bir topluluk için ayetler vardır.
A'raf 7:57
·
Kuran-ı Kerim
وَهُوَ ٱلَّذِي يُرۡسِلُ ٱلرِّيَٰحَ بُشۡرَۢا بَيۡنَ يَدَيۡ رَحۡمَتِهِۦۖ حَتَّىٰٓ إِذَآ أَقَلَّتۡ سَحَابٗا ثِقَالٗا سُقۡنَٰهُ لِبَلَدٖ مَّيِّتٖ فَأَنزَلۡنَا بِهِ ٱلۡمَآءَ فَأَخۡرَجۡنَا بِهِۦ مِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِۚ كَذَٰلِكَ نُخۡرِجُ ٱلۡمَوۡتَىٰ لَعَلَّكُمۡ تَذَكَّرُونَ
Ve O, merhametinin iki elinin arasında rüzgarları bir müjde olarak gönderendir. Nihayet ağır bulutları yüklendiği zaman, onu ölü bir beldeye süreriz, böylece onunla suyu indiririz, böylece onunla bütün ürünlerden çıkarırız. İşte böyle ölüleri çıkarırız, umulur ki hatırlarsınız.
Taha 20:53
·
Kuran-ı Kerim
ٱلَّذِي جَعَلَ لَكُمُ ٱلۡأَرۡضَ مَهۡدٗا وَسَلَكَ لَكُمۡ فِيهَا سُبُلٗا وَأَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءٗ فَأَخۡرَجۡنَا بِهِۦٓ أَزۡوَٰجٗا مِّن نَّبَاتٖ شَتَّىٰ
O ki sizin için yeri bir beşik kıldı ve sizin için onda yollar açtı ve gökten bir su indirdi. Bunun üzerine onunla çeşitli bitkilerden çiftler çıkardık.
Fatır 35:27
·
Kuran-ı Kerim
أَلَمۡ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءٗ فَأَخۡرَجۡنَا بِهِۦ ثَمَرَٰتٖ مُّخۡتَلِفًا أَلۡوَٰنُهَاۚ وَمِنَ ٱلۡجِبَالِ جُدَدُۢ بِيضٞ وَحُمۡرٞ مُّخۡتَلِفٌ أَلۡوَٰنُهَا وَغَرَابِيبُ سُودٞ
Allah'ın gökten su indirdiğini görmedin mi? Bunun üzerine onunla renkleri farklı ürünler çıkardık. Ve dağlardan beyaz, kırmızı, renkleri farklı ve kuzgun siyah yollar vardır.
Örnek Ayetler (5)
En'am 6:95
·
Kuran-ı Kerim
۞إِنَّ ٱللَّهَ فَالِقُ ٱلۡحَبِّ وَٱلنَّوَىٰۖ يُخۡرِجُ ٱلۡحَيَّ مِنَ ٱلۡمَيِّتِ وَمُخۡرِجُ ٱلۡمَيِّتِ مِنَ ٱلۡحَيِّۚ ذَٰلِكُمُ ٱللَّهُۖ فَأَنَّىٰ تُؤۡفَكُونَ
Şüphesiz Allah taneyi ve çekirdeği yaranıdır; diriyi ölüden çıkarır ve ölüyü diriden çıkaranıdır. İşte Allah budur; o halde nasıl çevriliyorsunuz?
Yunus 10:31
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ مَن يَرۡزُقُكُم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ وَٱلۡأَرۡضِ أَمَّن يَمۡلِكُ ٱلسَّمۡعَ وَٱلۡأَبۡصَٰرَ وَمَن يُخۡرِجُ ٱلۡحَيَّ مِنَ ٱلۡمَيِّتِ وَيُخۡرِجُ ٱلۡمَيِّتَ مِنَ ٱلۡحَيِّ وَمَن يُدَبِّرُ ٱلۡأَمۡرَۚ فَسَيَقُولُونَ ٱللَّهُۚ فَقُلۡ أَفَلَا تَتَّقُونَ
De ki: 'Gökten ve yerden sizi kim rızıklandırır? Yoksa işitmeye ve görüşlere kim sahiptir? Ve ölüden diriyi kim çıkarır ve diriden ölüyü kim çıkarır? Ve işi kim düzenler?' Bunun üzerine diyecekler: 'Allah.' Bunun üzerine de ki: 'Sakınmıyor musunuz?'
Neml 27:25
·
Kuran-ı Kerim
أَلَّاۤ يَسۡجُدُواْۤ لِلَّهِ ٱلَّذِي يُخۡرِجُ ٱلۡخَبۡءَ فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَيَعۡلَمُ مَا تُخۡفُونَ وَمَا تُعۡلِنُونَ
Göklerde ve yerde gizli olanı çıkaran, gizlediğinizi ve açığa vurduğunuzu bilen Allah'a secde etmesinler diye.
Rum 30:19
·
Kuran-ı Kerim
يُخۡرِجُ ٱلۡحَيَّ مِنَ ٱلۡمَيِّتِ وَيُخۡرِجُ ٱلۡمَيِّتَ مِنَ ٱلۡحَيِّ وَيُحۡيِ ٱلۡأَرۡضَ بَعۡدَ مَوۡتِهَاۚ وَكَذَٰلِكَ تُخۡرَجُونَ
Diriyi ölüden çıkarır ve ölüyü diriden çıkarır. Ve ölümünden sonra yeri diriltir. Ve işte böyle çıkarılacaksınız.
Zümer 39:21
·
Kuran-ı Kerim
أَلَمۡ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءٗ فَسَلَكَهُۥ يَنَٰبِيعَ فِي ٱلۡأَرۡضِ ثُمَّ يُخۡرِجُ بِهِۦ زَرۡعٗا مُّخۡتَلِفًا أَلۡوَٰنُهُۥ ثُمَّ يَهِيجُ فَتَرَىٰهُ مُصۡفَرّٗا ثُمَّ يَجۡعَلُهُۥ حُطَٰمًاۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَذِكۡرَىٰ لِأُوْلِي ٱلۡأَلۡبَٰبِ
'Şüphesiz Allah'ın gökten bir su indirdiğini, sonra onu yer içinde pınarlar olarak geçirdiğini görmedin mi? Sonra onunla renkleri farklı olan bir ekin çıkarır. Sonra kurur, böylece onu sararmış görürsün; sonra onu bir çöp kılar. Şüphesiz bunda temiz akıl sahipleri için kesinlikle bir hatırlatma vardır.'
Örnek Ayetler (3)
Nisa 4:75
·
Kuran-ı Kerim
وَمَا لَكُمۡ لَا تُقَٰتِلُونَ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱلۡمُسۡتَضۡعَفِينَ مِنَ ٱلرِّجَالِ وَٱلنِّسَآءِ وَٱلۡوِلۡدَٰنِ ٱلَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَآ أَخۡرِجۡنَا مِنۡ هَٰذِهِ ٱلۡقَرۡيَةِ ٱلظَّالِمِ أَهۡلُهَا وَٱجۡعَل لَّنَا مِن لَّدُنكَ وَلِيّٗا وَٱجۡعَل لَّنَا مِن لَّدُنكَ نَصِيرًا
Size ne oluyor da Allah yolunda ve 'Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar, bize kendi katından bir koruyucu kıl ve bize kendi katından bir yardım edici kıl' diyen erkeklerden, kadınlardan ve çocuklardan zayıf bırakılanlar uğrunda savaşmıyorsunuz?
Mü'minun 23:107
·
Kuran-ı Kerim
رَبَّنَآ أَخۡرِجۡنَا مِنۡهَا فَإِنۡ عُدۡنَا فَإِنَّا ظَٰلِمُونَ
'Rabbimiz, bizi ondan çıkar; eğer dönersek şüphesiz biz zalimleriz.'
Fatır 35:37
·
Kuran-ı Kerim
وَهُمۡ يَصۡطَرِخُونَ فِيهَا رَبَّنَآ أَخۡرِجۡنَا نَعۡمَلۡ صَٰلِحًا غَيۡرَ ٱلَّذِي كُنَّا نَعۡمَلُۚ أَوَلَمۡ نُعَمِّرۡكُم مَّا يَتَذَكَّرُ فِيهِ مَن تَذَكَّرَ وَجَآءَكُمُ ٱلنَّذِيرُۖ فَذُوقُواْ فَمَا لِلظَّـٰلِمِينَ مِن نَّصِيرٍ
Ve onlar orada feryat ederler: 'Rabbimiz, bizi çıkar, yapıyor olduğumuzdan başka iyi şeyler yapalım.' Hatırlayan kimsenin içinde hatırlayacağı kadar size ömür vermedik mi ve size uyarıcı gelmişti. Bunun üzerine tadın; zalimler için hiçbir yardımcı yoktur.
Örnek Ayetler (3)
Bakara 2:22
·
Kuran-ı Kerim
ٱلَّذِي جَعَلَ لَكُمُ ٱلۡأَرۡضَ فِرَٰشٗا وَٱلسَّمَآءَ بِنَآءٗ وَأَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءٗ فَأَخۡرَجَ بِهِۦ مِنَ ٱلثَّمَرَٰتِ رِزۡقٗا لَّكُمۡۖ فَلَا تَجۡعَلُواْ لِلَّهِ أَندَادٗا وَأَنتُمۡ تَعۡلَمُونَ
O ki sizin için yeri bir döşek ve göğü bir bina kıldı ve gökten bir su indirdi, bunun üzerine onunla sizin için ürünlerden bir rızık çıkardı. Bunun üzerine siz biliyorken Allah'a denkler kılmayın.
İbrahim 14:32
·
Kuran-ı Kerim
ٱللَّهُ ٱلَّذِي خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ وَأَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءٗ فَأَخۡرَجَ بِهِۦ مِنَ ٱلثَّمَرَٰتِ رِزۡقٗا لَّكُمۡۖ وَسَخَّرَ لَكُمُ ٱلۡفُلۡكَ لِتَجۡرِيَ فِي ٱلۡبَحۡرِ بِأَمۡرِهِۦۖ وَسَخَّرَ لَكُمُ ٱلۡأَنۡهَٰرَ
Allah gökleri ve yeri yaratan ve gökten su indiren, de onunla sizin için ürünlerden rızık çıkarandır; ve O'nun emriyle denizde akması için gemileri size boyun eğdirdi ve ırmakları size boyun eğdirdi.
Taha 20:88
·
Kuran-ı Kerim
فَأَخۡرَجَ لَهُمۡ عِجۡلٗا جَسَدٗا لَّهُۥ خُوَارٞ فَقَالُواْ هَٰذَآ إِلَٰهُكُمۡ وَإِلَٰهُ مُوسَىٰ فَنَسِيَ
Böylece onlar için böğürmesi olan bir buzağı heykeli çıkardı. Bunun üzerine dediler ki: 'Bu sizin ilahınızdır ve Musa'nın ilahıdır, fakat o unuttu.'
Örnek Ayetler (3)
Hac 22:40
·
Kuran-ı Kerim
ٱلَّذِينَ أُخۡرِجُواْ مِن دِيَٰرِهِم بِغَيۡرِ حَقٍّ إِلَّآ أَن يَقُولُواْ رَبُّنَا ٱللَّهُۗ وَلَوۡلَا دَفۡعُ ٱللَّهِ ٱلنَّاسَ بَعۡضَهُم بِبَعۡضٖ لَّهُدِّمَتۡ صَوَٰمِعُ وَبِيَعٞ وَصَلَوَٰتٞ وَمَسَٰجِدُ يُذۡكَرُ فِيهَا ٱسۡمُ ٱللَّهِ كَثِيرٗاۗ وَلَيَنصُرَنَّ ٱللَّهُ مَن يَنصُرُهُۥٓۚ إِنَّ ٱللَّهَ لَقَوِيٌّ عَزِيزٌ
'Rabbimiz Allah'tır' demeleri hariç hak olmadan yurtlarından çıkarılan kimseler; ve eğer Allah'ın insanların bir kısmını bir kısmıyla savunması olmasaydı, içlerinde Allah'ın adı çokça anılan manastırlar, kiliseler, salatlar ve mescitler kesinlikle yıkılırdı. Ve Allah O'na yardım eden kimseye kesinlikle yardım edecektir. Şüphesiz Allah kesinlikle güçlüdür, üstündür.
Haşr 59:8
·
Kuran-ı Kerim
لِلۡفُقَرَآءِ ٱلۡمُهَٰجِرِينَ ٱلَّذِينَ أُخۡرِجُواْ مِن دِيَٰرِهِمۡ وَأَمۡوَٰلِهِمۡ يَبۡتَغُونَ فَضۡلٗا مِّنَ ٱللَّهِ وَرِضۡوَٰنٗا وَيَنصُرُونَ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥٓۚ أُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلصَّـٰدِقُونَ
Yurtlarından ve mallarından çıkarılan, Allah'tan bir lütuf ve rıza arayan, Allah'a ve resulüne yardım eden göçmen fakirler içindir. İşte onlar, onlar doğru olanlardır.
Haşr 59:12
·
Kuran-ı Kerim
لَئِنۡ أُخۡرِجُواْ لَا يَخۡرُجُونَ مَعَهُمۡ وَلَئِن قُوتِلُواْ لَا يَنصُرُونَهُمۡ وَلَئِن نَّصَرُوهُمۡ لَيُوَلُّنَّ ٱلۡأَدۡبَٰرَ ثُمَّ لَا يُنصَرُونَ
Eğer çıkarılırlarsa, onlarla beraber çıkmazlar. Ve eğer onlarla savaşılırsa, onlara yardım etmezler. Ve eğer onlara yardım etseler bile, kesinlikle arkalarını dönerler. Sonra onlara yardım edilmez.
Örnek Ayetler (3)
A'raf 7:25
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ فِيهَا تَحۡيَوۡنَ وَفِيهَا تَمُوتُونَ وَمِنۡهَا تُخۡرَجُونَ
Dedi: 'Orada yaşarsınız, orada ölürsünüz ve oradan çıkarılırsınız.'
Rum 30:19
·
Kuran-ı Kerim
يُخۡرِجُ ٱلۡحَيَّ مِنَ ٱلۡمَيِّتِ وَيُخۡرِجُ ٱلۡمَيِّتَ مِنَ ٱلۡحَيِّ وَيُحۡيِ ٱلۡأَرۡضَ بَعۡدَ مَوۡتِهَاۚ وَكَذَٰلِكَ تُخۡرَجُونَ
Diriyi ölüden çıkarır ve ölüyü diriden çıkarır. Ve ölümünden sonra yeri diriltir. Ve işte böyle çıkarılacaksınız.
Zuhruf 43:11
·
Kuran-ı Kerim
وَٱلَّذِي نَزَّلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءَۢ بِقَدَرٖ فَأَنشَرۡنَا بِهِۦ بَلۡدَةٗ مَّيۡتٗاۚ كَذَٰلِكَ تُخۡرَجُونَ
Ve O ki gökten bir ölçüyle bir su indirdi. Bunun üzerine onunla ölü bir beldeyi dirilttik. İşte böyle çıkarılacaksınız.
Örnek Ayetler (1)
Ali İmran 3:27
·
Kuran-ı Kerim
تُولِجُ ٱلَّيۡلَ فِي ٱلنَّهَارِ وَتُولِجُ ٱلنَّهَارَ فِي ٱلَّيۡلِۖ وَتُخۡرِجُ ٱلۡحَيَّ مِنَ ٱلۡمَيِّتِ وَتُخۡرِجُ ٱلۡمَيِّتَ مِنَ ٱلۡحَيِّۖ وَتَرۡزُقُ مَن تَشَآءُ بِغَيۡرِ حِسَابٖ
Geceyi gündüzün içine sokarsın ve gündüzü gecenin içine sokarsın. Ve diriyi ölüden çıkarırsın ve ölüyü diriden çıkarırsın. Ve dilediğini hesapsız rızıklandırırsın.
Örnek Ayetler (2)
Taha 20:55
·
Kuran-ı Kerim
۞مِنۡهَا خَلَقۡنَٰكُمۡ وَفِيهَا نُعِيدُكُمۡ وَمِنۡهَا نُخۡرِجُكُمۡ تَارَةً أُخۡرَىٰ
Ondan sizi yarattık ve onun içine sizi döndüreceğiz ve ondan sizi başka bir defa çıkaracağız.
Hac 22:5
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ إِن كُنتُمۡ فِي رَيۡبٖ مِّنَ ٱلۡبَعۡثِ فَإِنَّا خَلَقۡنَٰكُم مِّن تُرَابٖ ثُمَّ مِن نُّطۡفَةٖ ثُمَّ مِنۡ عَلَقَةٖ ثُمَّ مِن مُّضۡغَةٖ مُّخَلَّقَةٖ وَغَيۡرِ مُخَلَّقَةٖ لِّنُبَيِّنَ لَكُمۡۚ وَنُقِرُّ فِي ٱلۡأَرۡحَامِ مَا نَشَآءُ إِلَىٰٓ أَجَلٖ مُّسَمّٗى ثُمَّ نُخۡرِجُكُمۡ طِفۡلٗا ثُمَّ لِتَبۡلُغُوٓاْ أَشُدَّكُمۡۖ وَمِنكُم مَّن يُتَوَفَّىٰ وَمِنكُم مَّن يُرَدُّ إِلَىٰٓ أَرۡذَلِ ٱلۡعُمُرِ لِكَيۡلَا يَعۡلَمَ مِنۢ بَعۡدِ عِلۡمٖ شَيۡـٔٗاۚ وَتَرَى ٱلۡأَرۡضَ هَامِدَةٗ فَإِذَآ أَنزَلۡنَا عَلَيۡهَا ٱلۡمَآءَ ٱهۡتَزَّتۡ وَرَبَتۡ وَأَنۢبَتَتۡ مِن كُلِّ زَوۡجِۭ بَهِيجٖ
Ey insanlar, eğer dirilişten bir şüphe içinde iseniz; şüphesiz Biz size açıklamak için sizi topraktan, sonra bir damladan, sonra bir asılıp tutunandan, sonra yaratılışı belli olan ve yaratılışı belli olmayan bir çiğnemlik etten yarattık. Ve dilediğimiz şeyi belirlenmiş bir süreye kadar rahimlerde yerleştiririz. Sonra sizi bir çocuk olarak çıkarırız, sonra gücünüze ulaşmanız için. Ve sizden vefat ettirilen kimse vardır ve sizden bir bilgiden sonra bir şey bilmesin diye ömrün en düşüğüne döndürülen kimse vardır. Ve yeri kurumuş görürsün; onun üzerine suyu indirdiğimizde titreşir, kabarır ve her güzel çiftten bitirir.
Örnek Ayetler (2)
A'raf 7:110
·
Kuran-ı Kerim
يُرِيدُ أَن يُخۡرِجَكُم مِّنۡ أَرۡضِكُمۡۖ فَمَاذَا تَأۡمُرُونَ
Sizi yerinizden çıkarmak istiyor; o halde ne emredersiniz?
Şuara 26:35
·
Kuran-ı Kerim
يُرِيدُ أَن يُخۡرِجَكُم مِّنۡ أَرۡضِكُم بِسِحۡرِهِۦ فَمَاذَا تَأۡمُرُونَ
Sihriyle sizi toprağınızdan çıkarmak istiyor, o halde ne emredersiniz?
Örnek Ayetler (2)
Yunus 10:31
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ مَن يَرۡزُقُكُم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ وَٱلۡأَرۡضِ أَمَّن يَمۡلِكُ ٱلسَّمۡعَ وَٱلۡأَبۡصَٰرَ وَمَن يُخۡرِجُ ٱلۡحَيَّ مِنَ ٱلۡمَيِّتِ وَيُخۡرِجُ ٱلۡمَيِّتَ مِنَ ٱلۡحَيِّ وَمَن يُدَبِّرُ ٱلۡأَمۡرَۚ فَسَيَقُولُونَ ٱللَّهُۚ فَقُلۡ أَفَلَا تَتَّقُونَ
De ki: 'Gökten ve yerden sizi kim rızıklandırır? Yoksa işitmeye ve görüşlere kim sahiptir? Ve ölüden diriyi kim çıkarır ve diriden ölüyü kim çıkarır? Ve işi kim düzenler?' Bunun üzerine diyecekler: 'Allah.' Bunun üzerine de ki: 'Sakınmıyor musunuz?'
Rum 30:19
·
Kuran-ı Kerim
يُخۡرِجُ ٱلۡحَيَّ مِنَ ٱلۡمَيِّتِ وَيُخۡرِجُ ٱلۡمَيِّتَ مِنَ ٱلۡحَيِّ وَيُحۡيِ ٱلۡأَرۡضَ بَعۡدَ مَوۡتِهَاۚ وَكَذَٰلِكَ تُخۡرَجُونَ
Diriyi ölüden çıkarır ve ölüyü diriden çıkarır. Ve ölümünden sonra yeri diriltir. Ve işte böyle çıkarılacaksınız.
Örnek Ayetler (2)
En'am 6:93
·
Kuran-ı Kerim
وَمَنۡ أَظۡلَمُ مِمَّنِ ٱفۡتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوۡ قَالَ أُوحِيَ إِلَيَّ وَلَمۡ يُوحَ إِلَيۡهِ شَيۡءٞ وَمَن قَالَ سَأُنزِلُ مِثۡلَ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُۗ وَلَوۡ تَرَىٰٓ إِذِ ٱلظَّـٰلِمُونَ فِي غَمَرَٰتِ ٱلۡمَوۡتِ وَٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ بَاسِطُوٓاْ أَيۡدِيهِمۡ أَخۡرِجُوٓاْ أَنفُسَكُمُۖ ٱلۡيَوۡمَ تُجۡزَوۡنَ عَذَابَ ٱلۡهُونِ بِمَا كُنتُمۡ تَقُولُونَ عَلَى ٱللَّهِ غَيۡرَ ٱلۡحَقِّ وَكُنتُمۡ عَنۡ ءَايَٰتِهِۦ تَسۡتَكۡبِرُونَ
Ve Allah'ın üzerine bir yalan uyduran veya ona hiçbir şey vahiy olunmadığı halde 'Bana vahiy olundu' diyen ve 'Allah'ın indirdiği şeyin benzerini indireceğim' diyen kimseden kim daha zalimdir? Ve zalimler ölümün şiddetleri içindeyken ve melekler ellerini uzatmışken: 'Nefslerinizi çıkarın; Allah'ın üzerine gerçekten başka şey söylüyor olduğunuz ve O'nun ayetlerinden büyüklük taslıyor olduğunuz için bugün aşağılanmanın azabıyla karşılık göreceksiniz' derken eğer görseydin.
Neml 27:56
·
Kuran-ı Kerim
۞فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوۡمِهِۦٓ إِلَّآ أَن قَالُوٓاْ أَخۡرِجُوٓاْ ءَالَ لُوطٖ مِّن قَرۡيَتِكُمۡۖ إِنَّهُمۡ أُنَاسٞ يَتَطَهَّرُونَ
Bunun üzerine kavminin cevabı sadece şöyle demeleri oldu: 'Lut'un ailesini şehrinizden çıkarın; şüphesiz onlar temizlenen insanlardır.'
Örnek Ayetler (2)
Bakara 2:267
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ أَنفِقُواْ مِن طَيِّبَٰتِ مَا كَسَبۡتُمۡ وَمِمَّآ أَخۡرَجۡنَا لَكُم مِّنَ ٱلۡأَرۡضِۖ وَلَا تَيَمَّمُواْ ٱلۡخَبِيثَ مِنۡهُ تُنفِقُونَ وَلَسۡتُم بِـَٔاخِذِيهِ إِلَّآ أَن تُغۡمِضُواْ فِيهِۚ وَٱعۡلَمُوٓاْ أَنَّ ٱللَّهَ غَنِيٌّ حَمِيدٌ
Ey inanan kimseler, kazandığınız şeyin temizlerinden ve yerin içinden sizin için çıkardığımız şeyden infak edin. Ve ondan infak edeceğiniz kötüye yönelmeyin; onda göz yumanlar olmanız hariç onu alıcılar değilsiniz. Ve bilin ki Allah Zengin'dir, Övülen'dir.
Neml 27:82
·
Kuran-ı Kerim
۞وَإِذَا وَقَعَ ٱلۡقَوۡلُ عَلَيۡهِمۡ أَخۡرَجۡنَا لَهُمۡ دَآبَّةٗ مِّنَ ٱلۡأَرۡضِ تُكَلِّمُهُمۡ أَنَّ ٱلنَّاسَ كَانُواْ بِـَٔايَٰتِنَا لَا يُوقِنُونَ
Ve söz onların üzerine gerçekleştiğinde, onlara yerden bir canlı çıkarırız ki onlarla konuşur: Şüphesiz insanlar ayetlerimize kesin olarak inanmıyorlardı.
Örnek Ayetler (1)
Enfal 8:5
·
Kuran-ı Kerim
كَمَآ أَخۡرَجَكَ رَبُّكَ مِنۢ بَيۡتِكَ بِٱلۡحَقِّ وَإِنَّ فَرِيقٗا مِّنَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ لَكَٰرِهُونَ
Tıpkı Rabbinin seni evinden hak ile çıkardığı gibi; ve şüphesiz inananlardan bir grup kesinlikle hoşlanmayanlardır.
Örnek Ayetler (1)
Tevbe 9:40
·
Kuran-ı Kerim
إِلَّا تَنصُرُوهُ فَقَدۡ نَصَرَهُ ٱللَّهُ إِذۡ أَخۡرَجَهُ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ ثَانِيَ ٱثۡنَيۡنِ إِذۡ هُمَا فِي ٱلۡغَارِ إِذۡ يَقُولُ لِصَٰحِبِهِۦ لَا تَحۡزَنۡ إِنَّ ٱللَّهَ مَعَنَاۖ فَأَنزَلَ ٱللَّهُ سَكِينَتَهُۥ عَلَيۡهِ وَأَيَّدَهُۥ بِجُنُودٖ لَّمۡ تَرَوۡهَا وَجَعَلَ كَلِمَةَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ ٱلسُّفۡلَىٰۗ وَكَلِمَةُ ٱللَّهِ هِيَ ٱلۡعُلۡيَاۗ وَٱللَّهُ عَزِيزٌ حَكِيمٌ
Eğer ona yardım etmezseniz, hani örten kimseler onu ikinin ikincisi olarak çıkarmıştı, kesinlikle Allah ona yardım etmişti; hani o ikisi mağaranın içindeydi, hani onun arkadaşına diyordu: 'Üzülme, şüphesiz Allah bizimle beraberdir.' Bunun üzerine Allah onun üzerine O'nun sükunetini indirdi, görmediğiniz ordularla onu destekledi ve örten kimselerin sözünü en aşağı kıldı. Ve Allah'ın sözü, en yüce odur. Ve Allah Üstün'dür, Hikmetli'dir.
Örnek Ayetler (1)
İbrahim 14:1
·
Kuran-ı Kerim
الٓرۚ كِتَٰبٌ أَنزَلۡنَٰهُ إِلَيۡكَ لِتُخۡرِجَ ٱلنَّاسَ مِنَ ٱلظُّلُمَٰتِ إِلَى ٱلنُّورِ بِإِذۡنِ رَبِّهِمۡ إِلَىٰ صِرَٰطِ ٱلۡعَزِيزِ ٱلۡحَمِيدِ
Elif, Lam, Ra. Bir kitap, Rablerinin izniyle insanları karanlıklardan ışığa, Üstün, Övülen'in yoluna çıkarman için onu sana indirdik.
Örnek Ayetler (1)
Naziat 79:29
·
Kuran-ı Kerim
وَأَغۡطَشَ لَيۡلَهَا وَأَخۡرَجَ ضُحَىٰهَا
Gecesini kararttı ve kuşluğunu çıkardı.
Örnek Ayetler (1)
Talak 65:11
·
Kuran-ı Kerim
رَّسُولٗا يَتۡلُواْ عَلَيۡكُمۡ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ مُبَيِّنَٰتٖ لِّيُخۡرِجَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ مِنَ ٱلظُّلُمَٰتِ إِلَى ٱلنُّورِۚ وَمَن يُؤۡمِنۢ بِٱللَّهِ وَيَعۡمَلۡ صَٰلِحٗا يُدۡخِلۡهُ جَنَّـٰتٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدٗاۖ قَدۡ أَحۡسَنَ ٱللَّهُ لَهُۥ رِزۡقًا
İnanan ve iyilikler yapan kimseleri karanlıklardan nura çıkarması için size Allah'ın açıklayıcı ayetlerini okuyan bir resul. Ve kim Allah'a inanır ve iyi iş yaparsa, onu altından ırmaklar akan bahçelere, içlerinde sonsuza dek kalıcılar olarak girdirir. Kesinlikle Allah onun için bir rızık güzel yapmıştır.