15
Kullanım
1
Lemma
3
Türev
6
Anlam
1 lemma, 3 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
حَرَجٞ Lemma | haracun | darlık, darlık, sıkıntı, zorluk | İsim | 9 | ||
Örnek Ayetler (3 / 9) A'raf 7:2 · Kuran-ı Kerim كِتَٰبٌ أُنزِلَ إِلَيۡكَ فَلَا يَكُن فِي صَدۡرِكَ حَرَجٞ مِّنۡهُ لِتُنذِرَ بِهِۦ وَذِكۡرَىٰ لِلۡمُؤۡمِنِينَ Sana indirilen bir kitaptır; böylece onunla uyarman için ve inananlar için bir hatırlatma olarak ondan senin göğsünün içinde bir sıkıntı olmasın. Nur 24:61 · Kuran-ı Kerim لَّيۡسَ عَلَى ٱلۡأَعۡمَىٰ حَرَجٞ وَلَا عَلَى ٱلۡأَعۡرَجِ حَرَجٞ وَلَا عَلَى ٱلۡمَرِيضِ حَرَجٞ وَلَا عَلَىٰٓ أَنفُسِكُمۡ أَن تَأۡكُلُواْ مِنۢ بُيُوتِكُمۡ أَوۡ بُيُوتِ ءَابَآئِكُمۡ أَوۡ بُيُوتِ أُمَّهَٰتِكُمۡ أَوۡ بُيُوتِ إِخۡوَٰنِكُمۡ أَوۡ بُيُوتِ أَخَوَٰتِكُمۡ أَوۡ بُيُوتِ أَعۡمَٰمِكُمۡ أَوۡ بُيُوتِ عَمَّـٰتِكُمۡ أَوۡ بُيُوتِ أَخۡوَٰلِكُمۡ أَوۡ بُيُوتِ خَٰلَٰتِكُمۡ أَوۡ مَا مَلَكۡتُم مَّفَاتِحَهُۥٓ أَوۡ صَدِيقِكُمۡۚ لَيۡسَ عَلَيۡكُمۡ جُنَاحٌ أَن تَأۡكُلُواْ جَمِيعًا أَوۡ أَشۡتَاتٗاۚ فَإِذَا دَخَلۡتُم بُيُوتٗا فَسَلِّمُواْ عَلَىٰٓ أَنفُسِكُمۡ تَحِيَّةٗ مِّنۡ عِندِ ٱللَّهِ مُبَٰرَكَةٗ طَيِّبَةٗۚ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمُ ٱلۡأٓيَٰتِ لَعَلَّكُمۡ تَعۡقِلُونَ Körün üzerinde bir zorluk yoktur, topalın üzerinde bir zorluk yoktur, hastanın üzerinde bir zorluk yoktur. Ve evlerinizden veya babalarınızın evlerinden veya annelerinizin evlerinden veya erkek kardeşlerinizin evlerinden veya kız kardeşlerinizin evlerinden veya amcalarınızın evlerinden veya halalarınızın evlerinden veya dayılarınızın evlerinden veya teyzelerinizin evlerinden veya anahtarlarına sahip olduklarınızdan veya arkadaşınızdan yemenizde nefslerinizin üzerinde de yoktur. Topluca veya ayrı ayrı yemenizde sizin üzerinize bir günah yoktur. Evlere girdiğinizde, Allah katından bereketli, temiz bir selamlama ile nefslerinize selam verin. Umulur ki akledersiniz diye Allah ayetleri size böyle açıklar. Ahzab 33:37 · Kuran-ı Kerim وَإِذۡ تَقُولُ لِلَّذِيٓ أَنۡعَمَ ٱللَّهُ عَلَيۡهِ وَأَنۡعَمۡتَ عَلَيۡهِ أَمۡسِكۡ عَلَيۡكَ زَوۡجَكَ وَٱتَّقِ ٱللَّهَ وَتُخۡفِي فِي نَفۡسِكَ مَا ٱللَّهُ مُبۡدِيهِ وَتَخۡشَى ٱلنَّاسَ وَٱللَّهُ أَحَقُّ أَن تَخۡشَىٰهُۖ فَلَمَّا قَضَىٰ زَيۡدٞ مِّنۡهَا وَطَرٗا زَوَّجۡنَٰكَهَا لِكَيۡ لَا يَكُونَ عَلَى ٱلۡمُؤۡمِنِينَ حَرَجٞ فِيٓ أَزۡوَٰجِ أَدۡعِيَآئِهِمۡ إِذَا قَضَوۡاْ مِنۡهُنَّ وَطَرٗاۚ وَكَانَ أَمۡرُ ٱللَّهِ مَفۡعُولٗا Ve hani Allah'ın kendisine nimet verdiği ve senin kendisine nimet verdiğin kimseye 'Eşini yanında tut ve Allah'tan sakın' demiştin. Ve Allah'ın açığa çıkaracağı şeyi nefsinde gizliyordun. Ve insanlardan korkuyordun, oysa Allah kendisinden korkmana daha layıktır. Bunun üzerine Zeyd ondan ihtiyacını bitirince onu seninle evlendirdik ki, onlardan ihtiyaçlarını bitirdiklerinde inananların üzerine evlatlıklarının eşleri konusunda bir zorluk olmasın. Ve Allah'ın işi yapılmıştır. | ||||||
حَرَجٖ | haracin | dar yerin, dar yer, sıkıntı, zorluk | İsim | 3 | ||
حَرَجٗا | haracen | darlık, darlık, sıkıntı, günah | İsim | 2 | ||
حَرَجٌ | haracun | darlık, darlık, sıkıntı, günah | İsim | 1 | ||
Örnek Ayetler (3 / 9)
A'raf 7:2
·
Kuran-ı Kerim
كِتَٰبٌ أُنزِلَ إِلَيۡكَ فَلَا يَكُن فِي صَدۡرِكَ حَرَجٞ مِّنۡهُ لِتُنذِرَ بِهِۦ وَذِكۡرَىٰ لِلۡمُؤۡمِنِينَ
Sana indirilen bir kitaptır; böylece onunla uyarman için ve inananlar için bir hatırlatma olarak ondan senin göğsünün içinde bir sıkıntı olmasın.
Nur 24:61
·
Kuran-ı Kerim
لَّيۡسَ عَلَى ٱلۡأَعۡمَىٰ حَرَجٞ وَلَا عَلَى ٱلۡأَعۡرَجِ حَرَجٞ وَلَا عَلَى ٱلۡمَرِيضِ حَرَجٞ وَلَا عَلَىٰٓ أَنفُسِكُمۡ أَن تَأۡكُلُواْ مِنۢ بُيُوتِكُمۡ أَوۡ بُيُوتِ ءَابَآئِكُمۡ أَوۡ بُيُوتِ أُمَّهَٰتِكُمۡ أَوۡ بُيُوتِ إِخۡوَٰنِكُمۡ أَوۡ بُيُوتِ أَخَوَٰتِكُمۡ أَوۡ بُيُوتِ أَعۡمَٰمِكُمۡ أَوۡ بُيُوتِ عَمَّـٰتِكُمۡ أَوۡ بُيُوتِ أَخۡوَٰلِكُمۡ أَوۡ بُيُوتِ خَٰلَٰتِكُمۡ أَوۡ مَا مَلَكۡتُم مَّفَاتِحَهُۥٓ أَوۡ صَدِيقِكُمۡۚ لَيۡسَ عَلَيۡكُمۡ جُنَاحٌ أَن تَأۡكُلُواْ جَمِيعًا أَوۡ أَشۡتَاتٗاۚ فَإِذَا دَخَلۡتُم بُيُوتٗا فَسَلِّمُواْ عَلَىٰٓ أَنفُسِكُمۡ تَحِيَّةٗ مِّنۡ عِندِ ٱللَّهِ مُبَٰرَكَةٗ طَيِّبَةٗۚ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمُ ٱلۡأٓيَٰتِ لَعَلَّكُمۡ تَعۡقِلُونَ
Körün üzerinde bir zorluk yoktur, topalın üzerinde bir zorluk yoktur, hastanın üzerinde bir zorluk yoktur. Ve evlerinizden veya babalarınızın evlerinden veya annelerinizin evlerinden veya erkek kardeşlerinizin evlerinden veya kız kardeşlerinizin evlerinden veya amcalarınızın evlerinden veya halalarınızın evlerinden veya dayılarınızın evlerinden veya teyzelerinizin evlerinden veya anahtarlarına sahip olduklarınızdan veya arkadaşınızdan yemenizde nefslerinizin üzerinde de yoktur. Topluca veya ayrı ayrı yemenizde sizin üzerinize bir günah yoktur. Evlere girdiğinizde, Allah katından bereketli, temiz bir selamlama ile nefslerinize selam verin. Umulur ki akledersiniz diye Allah ayetleri size böyle açıklar.
Ahzab 33:37
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذۡ تَقُولُ لِلَّذِيٓ أَنۡعَمَ ٱللَّهُ عَلَيۡهِ وَأَنۡعَمۡتَ عَلَيۡهِ أَمۡسِكۡ عَلَيۡكَ زَوۡجَكَ وَٱتَّقِ ٱللَّهَ وَتُخۡفِي فِي نَفۡسِكَ مَا ٱللَّهُ مُبۡدِيهِ وَتَخۡشَى ٱلنَّاسَ وَٱللَّهُ أَحَقُّ أَن تَخۡشَىٰهُۖ فَلَمَّا قَضَىٰ زَيۡدٞ مِّنۡهَا وَطَرٗا زَوَّجۡنَٰكَهَا لِكَيۡ لَا يَكُونَ عَلَى ٱلۡمُؤۡمِنِينَ حَرَجٞ فِيٓ أَزۡوَٰجِ أَدۡعِيَآئِهِمۡ إِذَا قَضَوۡاْ مِنۡهُنَّ وَطَرٗاۚ وَكَانَ أَمۡرُ ٱللَّهِ مَفۡعُولٗا
Ve hani Allah'ın kendisine nimet verdiği ve senin kendisine nimet verdiğin kimseye 'Eşini yanında tut ve Allah'tan sakın' demiştin. Ve Allah'ın açığa çıkaracağı şeyi nefsinde gizliyordun. Ve insanlardan korkuyordun, oysa Allah kendisinden korkmana daha layıktır. Bunun üzerine Zeyd ondan ihtiyacını bitirince onu seninle evlendirdik ki, onlardan ihtiyaçlarını bitirdiklerinde inananların üzerine evlatlıklarının eşleri konusunda bir zorluk olmasın. Ve Allah'ın işi yapılmıştır.
Örnek Ayetler (3)
Maide 5:6
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِذَا قُمۡتُمۡ إِلَى ٱلصَّلَوٰةِ فَٱغۡسِلُواْ وُجُوهَكُمۡ وَأَيۡدِيَكُمۡ إِلَى ٱلۡمَرَافِقِ وَٱمۡسَحُواْ بِرُءُوسِكُمۡ وَأَرۡجُلَكُمۡ إِلَى ٱلۡكَعۡبَيۡنِۚ وَإِن كُنتُمۡ جُنُبٗا فَٱطَّهَّرُواْۚ وَإِن كُنتُم مَّرۡضَىٰٓ أَوۡ عَلَىٰ سَفَرٍ أَوۡ جَآءَ أَحَدٞ مِّنكُم مِّنَ ٱلۡغَآئِطِ أَوۡ لَٰمَسۡتُمُ ٱلنِّسَآءَ فَلَمۡ تَجِدُواْ مَآءٗ فَتَيَمَّمُواْ صَعِيدٗا طَيِّبٗا فَٱمۡسَحُواْ بِوُجُوهِكُمۡ وَأَيۡدِيكُم مِّنۡهُۚ مَا يُرِيدُ ٱللَّهُ لِيَجۡعَلَ عَلَيۡكُم مِّنۡ حَرَجٖ وَلَٰكِن يُرِيدُ لِيُطَهِّرَكُمۡ وَلِيُتِمَّ نِعۡمَتَهُۥ عَلَيۡكُمۡ لَعَلَّكُمۡ تَشۡكُرُونَ
Ey inanan kimseler, salata kalktığınız zaman böylece yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın ve başlarınızı ve topuklara kadar ayaklarınızı meshedin. Ve eğer cünüp iseniz böylece temizlenin. Ve eğer hastalar iseniz veya bir yolculuk üzerinde iseniz veya sizden biri ayak yolundan gelmişse veya kadınlara dokunmuşsanız, böylece bir su bulamamışsanız, böylece temiz bir toprağa teyemmüm edin; böylece ondan yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin. Allah sizin üzerinize hiçbir zorluk kılmak istemez, fakat sizi temizlemek ve umulur ki siz şükredersiniz diye sizin üzerinize O'nun nimetini tamamlamak ister.
Hac 22:78
·
Kuran-ı Kerim
وَجَٰهِدُواْ فِي ٱللَّهِ حَقَّ جِهَادِهِۦۚ هُوَ ٱجۡتَبَىٰكُمۡ وَمَا جَعَلَ عَلَيۡكُمۡ فِي ٱلدِّينِ مِنۡ حَرَجٖۚ مِّلَّةَ أَبِيكُمۡ إِبۡرَٰهِيمَۚ هُوَ سَمَّىٰكُمُ ٱلۡمُسۡلِمِينَ مِن قَبۡلُ وَفِي هَٰذَا لِيَكُونَ ٱلرَّسُولُ شَهِيدًا عَلَيۡكُمۡ وَتَكُونُواْ شُهَدَآءَ عَلَى ٱلنَّاسِۚ فَأَقِيمُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُواْ ٱلزَّكَوٰةَ وَٱعۡتَصِمُواْ بِٱللَّهِ هُوَ مَوۡلَىٰكُمۡۖ فَنِعۡمَ ٱلۡمَوۡلَىٰ وَنِعۡمَ ٱلنَّصِيرُ
Ve Allah uğrunda O'nun çabasının hakkıyla çaba gösterin. O sizi seçti ve dinin içinde sizin üzerinize hiçbir zorluk kılmadı; babanız İbrahim'in dininde. Resulün sizin üzerinize bir tanık olması ve sizin insanların üzerine tanıklar olmanız için, önceden ve bunun içinde sizi Müslümanlar olarak isimlendiren O'dur. Böylece salatı ayağa kaldırın ve zekatı verin ve Allah'a sımsıkı tutunun. O sizin Koruyucunuzdur. Böylece o Koruyucu ne güzeldir ve o Yardımcı ne güzeldir.
Ahzab 33:38
·
Kuran-ı Kerim
مَّا كَانَ عَلَى ٱلنَّبِيِّ مِنۡ حَرَجٖ فِيمَا فَرَضَ ٱللَّهُ لَهُۥۖ سُنَّةَ ٱللَّهِ فِي ٱلَّذِينَ خَلَوۡاْ مِن قَبۡلُۚ وَكَانَ أَمۡرُ ٱللَّهِ قَدَرٗا مَّقۡدُورًا
Allah'ın ona farz kıldığı şeyde nebinin üzerine hiçbir zorluk yoktur. Daha önce geçenlerdeki Allah'ın yasasıdır. Ve Allah'ın işi belirlenmiş bir ölçüdür.
Örnek Ayetler (2)
Nisa 4:65
·
Kuran-ı Kerim
فَلَا وَرَبِّكَ لَا يُؤۡمِنُونَ حَتَّىٰ يُحَكِّمُوكَ فِيمَا شَجَرَ بَيۡنَهُمۡ ثُمَّ لَا يَجِدُواْ فِيٓ أَنفُسِهِمۡ حَرَجٗا مِّمَّا قَضَيۡتَ وَيُسَلِّمُواْ تَسۡلِيمٗا
Hayır ve Rabbine, onların arasında karışan şeyde seni hakem yapıncaya, sonra senin hükmettiğin şeyden onların nefslerinin içinde bir sıkıntı bulmayıncaya ve tam bir teslimiyetle teslim oluncaya kadar inanmazlar.
En'am 6:125
·
Kuran-ı Kerim
فَمَن يُرِدِ ٱللَّهُ أَن يَهۡدِيَهُۥ يَشۡرَحۡ صَدۡرَهُۥ لِلۡإِسۡلَٰمِۖ وَمَن يُرِدۡ أَن يُضِلَّهُۥ يَجۡعَلۡ صَدۡرَهُۥ ضَيِّقًا حَرَجٗا كَأَنَّمَا يَصَّعَّدُ فِي ٱلسَّمَآءِۚ كَذَٰلِكَ يَجۡعَلُ ٱللَّهُ ٱلرِّجۡسَ عَلَى ٱلَّذِينَ لَا يُؤۡمِنُونَ
Öyleyse Allah kimi doğru yola iletmeyi dilerse onun göğsünü İslam'a açar. Ve kimi saptırmayı dilerse, sanki gök içinde tırmanıyormuş gibi onun göğsünü dar, sıkıntılı kılar. İşte böyle Allah, inanmayan kimselerin üzerine pisliği kılar.
Örnek Ayetler (1)
Tevbe 9:91
·
Kuran-ı Kerim
لَّيۡسَ عَلَى ٱلضُّعَفَآءِ وَلَا عَلَى ٱلۡمَرۡضَىٰ وَلَا عَلَى ٱلَّذِينَ لَا يَجِدُونَ مَا يُنفِقُونَ حَرَجٌ إِذَا نَصَحُواْ لِلَّهِ وَرَسُولِهِۦۚ مَا عَلَى ٱلۡمُحۡسِنِينَ مِن سَبِيلٖۚ وَٱللَّهُ غَفُورٞ رَّحِيمٞ
Allah'a ve O'nun resulüne samimi oldukları zaman zayıfların üzerine, hastaların üzerine ve harcayacaklarını bulamayan kimselerin üzerine bir zorluk yoktur. İyilik edenlerin üzerine hiçbir yol yoktur. Ve Allah Örten'dir, Merhameti Kesintisiz'dir.