Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ج ي أ

g-y-' — Kök Analizi

ج ي أ

278

Kullanım

1

Lemma

65

Türev

43

Anlam

1 lemma, 65 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

جَآءَ

Lemma

cae

geldi, gelmek, ulaşmak, getirmek

Fiil
57

جَآءَهُمۡ

caehum

geldi, gelmek, varmak, getirmek

Fiil
15

جَآءَهُم

caehum

geldi, gelmek, varmak, getirmek

Fiil
15

جَآءَكَ

ca'eke

geldi sana, gelmek, ulaşmak, getirmek

Fiil
11

جَآءَتۡهُمۡ

caethum

onlara geldi, gelmek, ulaşmak, getirmek

Fiil
11

جَآءَكُمۡ

ca'ekum

size geldi, gelmek, ulaşmak, getirmek

Fiil
11

جَآءَهُمُ

ca'ehumu

onlara geldi, gelmek, ulaşmak, getirmek

Fiil
11

جَآءَكُم

ca'ekum

size geldi, gelmek, ulaşmak, getirmek

Fiil
10

وَجَآءَ

ve-cae

ve geldi, gelmek, ortaya çıkmak, getirmek

Fiil
10

جَآءَتۡ

caet

geldi, gelmek, varmak, getirmek

Fiil
8

جَآءَتۡهُمُ

caethumu

onlara geldi, gelmek, varmak, ulaşmak

Fiil
7

Örnek Ayetler (5 / 7)

Bakara 2:213

·

Kuran-ı Kerim

كَانَ ٱلنَّاسُ أُمَّةٗ وَٰحِدَةٗ فَبَعَثَ ٱللَّهُ ٱلنَّبِيِّـۧنَ مُبَشِّرِينَ وَمُنذِرِينَ وَأَنزَلَ مَعَهُمُ ٱلۡكِتَٰبَ بِٱلۡحَقِّ لِيَحۡكُمَ بَيۡنَ ٱلنَّاسِ فِيمَا ٱخۡتَلَفُواْ فِيهِۚ وَمَا ٱخۡتَلَفَ فِيهِ إِلَّا ٱلَّذِينَ أُوتُوهُ مِنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَتۡهُمُ ٱلۡبَيِّنَٰتُ بَغۡيَۢا بَيۡنَهُمۡۖ فَهَدَى ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لِمَا ٱخۡتَلَفُواْ فِيهِ مِنَ ٱلۡحَقِّ بِإِذۡنِهِۦۗ وَٱللَّهُ يَهۡدِي مَن يَشَآءُ إِلَىٰ صِرَٰطٖ مُّسۡتَقِيمٍ

İnsanlar tek bir topluluktu. Allah nebileri müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak gönderdi; insanların ayrılığa düştükleri konularda aralarında hükmetmek için onlarla birlikte gerçeği içeren kitabı indirdi. Kendilerine apaçık kanıtlar geldikten sonra, aralarındaki azgınlıktan dolayı onda ayrılığa düşenler, ancak o verilenlerdir. Bunun üzerine Allah, inananları kendi izniyle ayrılığa düştükleri gerçeğe iletti. Allah dilediğini doğru yola iletir.

Bakara 2:253

·

Kuran-ı Kerim

۞تِلۡكَ ٱلرُّسُلُ فَضَّلۡنَا بَعۡضَهُمۡ عَلَىٰ بَعۡضٖۘ مِّنۡهُم مَّن كَلَّمَ ٱللَّهُۖ وَرَفَعَ بَعۡضَهُمۡ دَرَجَٰتٖۚ وَءَاتَيۡنَا عِيسَى ٱبۡنَ مَرۡيَمَ ٱلۡبَيِّنَٰتِ وَأَيَّدۡنَٰهُ بِرُوحِ ٱلۡقُدُسِۗ وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ مَا ٱقۡتَتَلَ ٱلَّذِينَ مِنۢ بَعۡدِهِم مِّنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَتۡهُمُ ٱلۡبَيِّنَٰتُ وَلَٰكِنِ ٱخۡتَلَفُواْ فَمِنۡهُم مَّنۡ ءَامَنَ وَمِنۡهُم مَّن كَفَرَۚ وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ مَا ٱقۡتَتَلُواْ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ يَفۡعَلُ مَا يُرِيدُ

İşte bu resuller, onların bir kısmını bir kısmının üzerine üstün kıldık. Allah'ın konuştuğu kimse onlardandır ve onların bir kısmını derecelerle yükseltti. Ve Meryem oğlu İsa'ya açık delilleri verdik ve onu kutsal ruhla destekledik. Ve eğer Allah dileseydi, açık deliller onlara geldikten sonra onlardan sonraki kimseler savaşmazdı; fakat ayrılığa düştüler. Böylece inanan kimse onlardandır ve örten kimse onlardandır. Ve eğer Allah dileseydi savaşmazlardı, fakat Allah istediği şeyi yapar.

Nisa 4:153

·

Kuran-ı Kerim

يَسۡـَٔلُكَ أَهۡلُ ٱلۡكِتَٰبِ أَن تُنَزِّلَ عَلَيۡهِمۡ كِتَٰبٗا مِّنَ ٱلسَّمَآءِۚ فَقَدۡ سَأَلُواْ مُوسَىٰٓ أَكۡبَرَ مِن ذَٰلِكَ فَقَالُوٓاْ أَرِنَا ٱللَّهَ جَهۡرَةٗ فَأَخَذَتۡهُمُ ٱلصَّـٰعِقَةُ بِظُلۡمِهِمۡۚ ثُمَّ ٱتَّخَذُواْ ٱلۡعِجۡلَ مِنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَتۡهُمُ ٱلۡبَيِّنَٰتُ فَعَفَوۡنَا عَن ذَٰلِكَۚ وَءَاتَيۡنَا مُوسَىٰ سُلۡطَٰنٗا مُّبِينٗا

Kitap ehli, gökten onlara bir kitap indirmeni senden istiyor. Kesinlikle Musa'dan bundan daha büyüğünü istemişlerdi ve 'Allah'ı bize açıkça göster' demişlerdi. Bunun üzerine zulümleri sebebiyle onları yıldırım yakaladı. Sonra açık deliller onlara geldikten sonra buzağıyı edindiler. Bunun üzerine bunu sildik ve Musa'ya apaçık bir yetki verdik.

En'am 6:31

·

Kuran-ı Kerim

قَدۡ خَسِرَ ٱلَّذِينَ كَذَّبُواْ بِلِقَآءِ ٱللَّهِۖ حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَتۡهُمُ ٱلسَّاعَةُ بَغۡتَةٗ قَالُواْ يَٰحَسۡرَتَنَا عَلَىٰ مَا فَرَّطۡنَا فِيهَا وَهُمۡ يَحۡمِلُونَ أَوۡزَارَهُمۡ عَلَىٰ ظُهُورِهِمۡۚ أَلَا سَآءَ مَا يَزِرُونَ

Allah'la karşılaşmayı yalanlayanlar kesinlikle kaybetti. Hatta saat onlara ansızın geldiği zaman dediler: 'Onda ihmal ettiğimiz şeyler üzerine yazıklar olsun bize.' Ve onlar yüklerini sırtlarının üzerinde taşıyorlar. Dikkat edin, yüklendikleri şey ne kötüdür.

A'raf 7:131

·

Kuran-ı Kerim

فَإِذَا جَآءَتۡهُمُ ٱلۡحَسَنَةُ قَالُواْ لَنَا هَٰذِهِۦۖ وَإِن تُصِبۡهُمۡ سَيِّئَةٞ يَطَّيَّرُواْ بِمُوسَىٰ وَمَن مَّعَهُۥٓۗ أَلَآ إِنَّمَا طَـٰٓئِرُهُمۡ عِندَ ٱللَّهِ وَلَٰكِنَّ أَكۡثَرَهُمۡ لَا يَعۡلَمُونَ

Onlara iyilik geldiğinde: 'Bu bizimdir' dediler. Ve onlara kötülük isabet ederse, Musa ve onunla beraber olanlarla uğursuzluk sayarlar. Dikkat edin, onların uğursuzluğu ancak Allah'ın katındadır, fakat onların çoğu bilmezler.

Tüm 7 kullanımı gör

جَآءَنَا

ca'ena

geldi, gelmek, ulaşmak, getirmek

Fiil
6

جَآءُو

ca'u

geldiler, gelmek, varmak, getirmek

Fiil
6

أَجِئۡتَنَا

e-ci'tena

bize geldin mi, gelmek, varmak, getirmek

Fiil
5

جِئۡتَ

ci'te

geldin, gelmek, varmak, getirmek

Fiil
5

جَآءُوكَ

cauke

sana geldiler, gelmek, varmak, ulaşmak

Fiil
5

جَآءَكُمُ

ca'ekumu

size geldi, gelmek, varmak, ulaşmak

Fiil
4

جِئۡنَا

ci'na

geldik, gelmek, varmak, getirmek

Fiil
4

جِئۡتُكُم

ci'tukum

size geldim, gelmek, getirmek

Fiil
4

جِئۡنَٰكَ

ci'nake

geldik, gelmek, varmak, getirmek

Fiil
3

جَآءَ

Lemma

caegeldi

57

جَآءَهُمۡ

caehumgeldi

15

جَآءَهُم

caehumgeldi

15

جَآءَكَ

ca'ekegeldi sana

11

جَآءَتۡهُمۡ

caethumonlara geldi

11

جَآءَكُمۡ

ca'ekumsize geldi

11

جَآءَهُمُ

ca'ehumuonlara geldi

11

جَآءَكُم

ca'ekumsize geldi

10

وَجَآءَ

ve-caeve geldi

10

جَآءَتۡ

caetgeldi

8

جَآءَتۡهُمُ

caethumuonlara geldi

7

Örnek Ayetler (5 / 7)

Bakara 2:213

·

Kuran-ı Kerim

كَانَ ٱلنَّاسُ أُمَّةٗ وَٰحِدَةٗ فَبَعَثَ ٱللَّهُ ٱلنَّبِيِّـۧنَ مُبَشِّرِينَ وَمُنذِرِينَ وَأَنزَلَ مَعَهُمُ ٱلۡكِتَٰبَ بِٱلۡحَقِّ لِيَحۡكُمَ بَيۡنَ ٱلنَّاسِ فِيمَا ٱخۡتَلَفُواْ فِيهِۚ وَمَا ٱخۡتَلَفَ فِيهِ إِلَّا ٱلَّذِينَ أُوتُوهُ مِنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَتۡهُمُ ٱلۡبَيِّنَٰتُ بَغۡيَۢا بَيۡنَهُمۡۖ فَهَدَى ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لِمَا ٱخۡتَلَفُواْ فِيهِ مِنَ ٱلۡحَقِّ بِإِذۡنِهِۦۗ وَٱللَّهُ يَهۡدِي مَن يَشَآءُ إِلَىٰ صِرَٰطٖ مُّسۡتَقِيمٍ

İnsanlar tek bir topluluktu. Allah nebileri müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak gönderdi; insanların ayrılığa düştükleri konularda aralarında hükmetmek için onlarla birlikte gerçeği içeren kitabı indirdi. Kendilerine apaçık kanıtlar geldikten sonra, aralarındaki azgınlıktan dolayı onda ayrılığa düşenler, ancak o verilenlerdir. Bunun üzerine Allah, inananları kendi izniyle ayrılığa düştükleri gerçeğe iletti. Allah dilediğini doğru yola iletir.

Bakara 2:253

·

Kuran-ı Kerim

۞تِلۡكَ ٱلرُّسُلُ فَضَّلۡنَا بَعۡضَهُمۡ عَلَىٰ بَعۡضٖۘ مِّنۡهُم مَّن كَلَّمَ ٱللَّهُۖ وَرَفَعَ بَعۡضَهُمۡ دَرَجَٰتٖۚ وَءَاتَيۡنَا عِيسَى ٱبۡنَ مَرۡيَمَ ٱلۡبَيِّنَٰتِ وَأَيَّدۡنَٰهُ بِرُوحِ ٱلۡقُدُسِۗ وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ مَا ٱقۡتَتَلَ ٱلَّذِينَ مِنۢ بَعۡدِهِم مِّنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَتۡهُمُ ٱلۡبَيِّنَٰتُ وَلَٰكِنِ ٱخۡتَلَفُواْ فَمِنۡهُم مَّنۡ ءَامَنَ وَمِنۡهُم مَّن كَفَرَۚ وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ مَا ٱقۡتَتَلُواْ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ يَفۡعَلُ مَا يُرِيدُ

İşte bu resuller, onların bir kısmını bir kısmının üzerine üstün kıldık. Allah'ın konuştuğu kimse onlardandır ve onların bir kısmını derecelerle yükseltti. Ve Meryem oğlu İsa'ya açık delilleri verdik ve onu kutsal ruhla destekledik. Ve eğer Allah dileseydi, açık deliller onlara geldikten sonra onlardan sonraki kimseler savaşmazdı; fakat ayrılığa düştüler. Böylece inanan kimse onlardandır ve örten kimse onlardandır. Ve eğer Allah dileseydi savaşmazlardı, fakat Allah istediği şeyi yapar.

Nisa 4:153

·

Kuran-ı Kerim

يَسۡـَٔلُكَ أَهۡلُ ٱلۡكِتَٰبِ أَن تُنَزِّلَ عَلَيۡهِمۡ كِتَٰبٗا مِّنَ ٱلسَّمَآءِۚ فَقَدۡ سَأَلُواْ مُوسَىٰٓ أَكۡبَرَ مِن ذَٰلِكَ فَقَالُوٓاْ أَرِنَا ٱللَّهَ جَهۡرَةٗ فَأَخَذَتۡهُمُ ٱلصَّـٰعِقَةُ بِظُلۡمِهِمۡۚ ثُمَّ ٱتَّخَذُواْ ٱلۡعِجۡلَ مِنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَتۡهُمُ ٱلۡبَيِّنَٰتُ فَعَفَوۡنَا عَن ذَٰلِكَۚ وَءَاتَيۡنَا مُوسَىٰ سُلۡطَٰنٗا مُّبِينٗا

Kitap ehli, gökten onlara bir kitap indirmeni senden istiyor. Kesinlikle Musa'dan bundan daha büyüğünü istemişlerdi ve 'Allah'ı bize açıkça göster' demişlerdi. Bunun üzerine zulümleri sebebiyle onları yıldırım yakaladı. Sonra açık deliller onlara geldikten sonra buzağıyı edindiler. Bunun üzerine bunu sildik ve Musa'ya apaçık bir yetki verdik.

En'am 6:31

·

Kuran-ı Kerim

قَدۡ خَسِرَ ٱلَّذِينَ كَذَّبُواْ بِلِقَآءِ ٱللَّهِۖ حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَتۡهُمُ ٱلسَّاعَةُ بَغۡتَةٗ قَالُواْ يَٰحَسۡرَتَنَا عَلَىٰ مَا فَرَّطۡنَا فِيهَا وَهُمۡ يَحۡمِلُونَ أَوۡزَارَهُمۡ عَلَىٰ ظُهُورِهِمۡۚ أَلَا سَآءَ مَا يَزِرُونَ

Allah'la karşılaşmayı yalanlayanlar kesinlikle kaybetti. Hatta saat onlara ansızın geldiği zaman dediler: 'Onda ihmal ettiğimiz şeyler üzerine yazıklar olsun bize.' Ve onlar yüklerini sırtlarının üzerinde taşıyorlar. Dikkat edin, yüklendikleri şey ne kötüdür.

A'raf 7:131

·

Kuran-ı Kerim

فَإِذَا جَآءَتۡهُمُ ٱلۡحَسَنَةُ قَالُواْ لَنَا هَٰذِهِۦۖ وَإِن تُصِبۡهُمۡ سَيِّئَةٞ يَطَّيَّرُواْ بِمُوسَىٰ وَمَن مَّعَهُۥٓۗ أَلَآ إِنَّمَا طَـٰٓئِرُهُمۡ عِندَ ٱللَّهِ وَلَٰكِنَّ أَكۡثَرَهُمۡ لَا يَعۡلَمُونَ

Onlara iyilik geldiğinde: 'Bu bizimdir' dediler. Ve onlara kötülük isabet ederse, Musa ve onunla beraber olanlarla uğursuzluk sayarlar. Dikkat edin, onların uğursuzluğu ancak Allah'ın katındadır, fakat onların çoğu bilmezler.

Tüm 7 kullanımı gör

جَآءَنَا

ca'enageldi

6

جَآءُو

ca'ugeldiler

6

أَجِئۡتَنَا

e-ci'tenabize geldin mi

5

جِئۡتَ

ci'tegeldin

5

جَآءُوكَ

caukesana geldiler

5

جَآءَكُمُ

ca'ekumusize geldi

4

جِئۡنَا

ci'nageldik

4

جِئۡتُكُم

ci'tukumsize geldim

4

جِئۡنَٰكَ

ci'nakegeldik

3