Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ج ع ل

g-c-l — Kök Analizi

ج ع ل

346

Kullanım

2

Lemma

115

Türev

101

Anlam

2 lemma, 115 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

جَعَلَ

Lemma

ce'ale

yaptı, yapmak, kılmak, yerleştirmek

Fiil
44

وَجَعَلۡنَا

ve-ce'alna

ve koyduk, koymak, yapmak, kılmak

Fiil
36

وَجَعَلَ

ve-ce'ale

ve yaptı, yapmak, kılmak, yerleştirmek

Fiil
29

Örnek Ayetler (5 / 29)

Maide 5:60

·

Kuran-ı Kerim

قُلۡ هَلۡ أُنَبِّئُكُم بِشَرّٖ مِّن ذَٰلِكَ مَثُوبَةً عِندَ ٱللَّهِۚ مَن لَّعَنَهُ ٱللَّهُ وَغَضِبَ عَلَيۡهِ وَجَعَلَ مِنۡهُمُ ٱلۡقِرَدَةَ وَٱلۡخَنَازِيرَ وَعَبَدَ ٱلطَّـٰغُوتَۚ أُوْلَـٰٓئِكَ شَرّٞ مَّكَانٗا وَأَضَلُّ عَن سَوَآءِ ٱلسَّبِيلِ

De ki: 'Allah'ın katında karşılık olarak bundan daha kötüsünü size haber vereyim mi? Allah'ın lanetlediği, ona gazap ettiği, onlardan maymunlar ve domuzlar kıldığı ve taguta kulluk eden kimselerdir. İşte onlar yer bakımından daha kötüdür ve yolun doğrusundan daha sapkındır.'

En'am 6:1

·

Kuran-ı Kerim

ٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِ ٱلَّذِي خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ وَجَعَلَ ٱلظُّلُمَٰتِ وَٱلنُّورَۖ ثُمَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ بِرَبِّهِمۡ يَعۡدِلُونَ

Övgü, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve ışığı kılan Allah'adır. Sonra örten kimseler kendi Rablerine denk tutarlar.

En'am 6:96

·

Kuran-ı Kerim

فَالِقُ ٱلۡإِصۡبَاحِ وَجَعَلَ ٱلَّيۡلَ سَكَنٗا وَٱلشَّمۡسَ وَٱلۡقَمَرَ حُسۡبَانٗاۚ ذَٰلِكَ تَقۡدِيرُ ٱلۡعَزِيزِ ٱلۡعَلِيمِ

Sabahı yarandır. Ve geceyi sükunet, güneşi ve ayı bir hesap kıldı. İşte bu, Üstün Olanın, Bilenin ölçüsüdür.

A'raf 7:189

·

Kuran-ı Kerim

۞هُوَ ٱلَّذِي خَلَقَكُم مِّن نَّفۡسٖ وَٰحِدَةٖ وَجَعَلَ مِنۡهَا زَوۡجَهَا لِيَسۡكُنَ إِلَيۡهَاۖ فَلَمَّا تَغَشَّىٰهَا حَمَلَتۡ حَمۡلًا خَفِيفٗا فَمَرَّتۡ بِهِۦۖ فَلَمَّآ أَثۡقَلَت دَّعَوَا ٱللَّهَ رَبَّهُمَا لَئِنۡ ءَاتَيۡتَنَا صَٰلِحٗا لَّنَكُونَنَّ مِنَ ٱلشَّـٰكِرِينَ

Sizi tek bir nefsden yaratan ve ona sükunet bulması için ondan eşini yapan O'dur. Bunun üzerine onu örtünce hafif bir yük yüklendi, bunun üzerine onunla dolaştı. Bunun üzerine ağırlaşınca ikisi Rableri olan Allah'a seslendiler: 'Eğer bize iyi birini verirsen kesinlikle şükredenlerden olacağız.'

Tevbe 9:40

·

Kuran-ı Kerim

إِلَّا تَنصُرُوهُ فَقَدۡ نَصَرَهُ ٱللَّهُ إِذۡ أَخۡرَجَهُ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ ثَانِيَ ٱثۡنَيۡنِ إِذۡ هُمَا فِي ٱلۡغَارِ إِذۡ يَقُولُ لِصَٰحِبِهِۦ لَا تَحۡزَنۡ إِنَّ ٱللَّهَ مَعَنَاۖ فَأَنزَلَ ٱللَّهُ سَكِينَتَهُۥ عَلَيۡهِ وَأَيَّدَهُۥ بِجُنُودٖ لَّمۡ تَرَوۡهَا وَجَعَلَ كَلِمَةَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ ٱلسُّفۡلَىٰۗ وَكَلِمَةُ ٱللَّهِ هِيَ ٱلۡعُلۡيَاۗ وَٱللَّهُ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

Eğer ona yardım etmezseniz, hani örten kimseler onu ikinin ikincisi olarak çıkarmıştı, kesinlikle Allah ona yardım etmişti; hani o ikisi mağaranın içindeydi, hani onun arkadaşına diyordu: 'Üzülme, şüphesiz Allah bizimle beraberdir.' Bunun üzerine Allah onun üzerine O'nun sükunetini indirdi, görmediğiniz ordularla onu destekledi ve örten kimselerin sözünü en aşağı kıldı. Ve Allah'ın sözü, en yüce odur. Ve Allah Üstün'dür, Hikmetli'dir.

Tüm 29 kullanımı gör

جَعَلۡنَا

ce'alna

yaptık, yapmak, kılmak, yerleştirmek

Fiil
28

وَجَعَلُواْ

ve-ce'alu

ve yaptılar, yapmak, kılmak, koymak

Fiil
7

جَعَلۡنَٰهُ

ce'alnahu

yaptık onu, yapmak, kılmak, yerleştirmek

Fiil
7

وَجَعَلۡنَٰهُمۡ

ve-ce'alnahum

ve koyduk, koymak, yapmak, kılmak

Fiil
5

وَٱجۡعَل

ve-c'el

ve yap, yapmak, kılmak, yerleştirmek, dönüştürmek

Fiil
5

جَعَلَكُمۡ

ce'alekum

sizi koydu, koymak, yapmak, kılmak

Fiil
5

تَجۡعَلُواْ

tec'alu

koyasınız, koymak, yapmak, kılmak

Fiil
5

يَجۡعَلَ

yec'ale

koyar, koymak, yapmak, kılmak, atamak

Fiil
4

تَجۡعَلۡ

tec'al

yaparsın, yapmak, kılmak, koymak

Fiil
4

وَجَعَلَنِي

ve-ce'aleni

ve beni koydu, koymak, yapmak, kılmak

Fiil
4

وَيَجۡعَل

ve-yec'al

ve yapar, yapmak, kılmak, koymak

Fiil
4

يَجۡعَل

yec'al

koyar, koymak, yapmak, kılmak

Fiil
4

يَجۡعَلُ

yec'alu

koyar, koymak, yapmak, kılmak

Fiil
4

ٱجۡعَلۡ

ic'al

yap, yapmak, kılmak, koymak

Fiil
3

فَجَعَلَهُۥ

fe-ce'alehu

böylece onu yaptı, yapmak, kılmak, yerleştirmek

Fiil
3

جَعَلۡنَٰهَا

ce'alnaha

yaptık, yapmak, kılmak, koymak

Fiil
3

وَجَعَلۡنَٰهُ

ve-ce'alnahu

ve yaptık, yapmak, kılmak, yerleştirmek

Fiil
3

جَعَلَ

Lemma

ce'aleyaptı

44

وَجَعَلۡنَا

ve-ce'alnave koyduk

36

وَجَعَلَ

ve-ce'aleve yaptı

29

Örnek Ayetler (5 / 29)

Maide 5:60

·

Kuran-ı Kerim

قُلۡ هَلۡ أُنَبِّئُكُم بِشَرّٖ مِّن ذَٰلِكَ مَثُوبَةً عِندَ ٱللَّهِۚ مَن لَّعَنَهُ ٱللَّهُ وَغَضِبَ عَلَيۡهِ وَجَعَلَ مِنۡهُمُ ٱلۡقِرَدَةَ وَٱلۡخَنَازِيرَ وَعَبَدَ ٱلطَّـٰغُوتَۚ أُوْلَـٰٓئِكَ شَرّٞ مَّكَانٗا وَأَضَلُّ عَن سَوَآءِ ٱلسَّبِيلِ

De ki: 'Allah'ın katında karşılık olarak bundan daha kötüsünü size haber vereyim mi? Allah'ın lanetlediği, ona gazap ettiği, onlardan maymunlar ve domuzlar kıldığı ve taguta kulluk eden kimselerdir. İşte onlar yer bakımından daha kötüdür ve yolun doğrusundan daha sapkındır.'

En'am 6:1

·

Kuran-ı Kerim

ٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِ ٱلَّذِي خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ وَجَعَلَ ٱلظُّلُمَٰتِ وَٱلنُّورَۖ ثُمَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ بِرَبِّهِمۡ يَعۡدِلُونَ

Övgü, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve ışığı kılan Allah'adır. Sonra örten kimseler kendi Rablerine denk tutarlar.

En'am 6:96

·

Kuran-ı Kerim

فَالِقُ ٱلۡإِصۡبَاحِ وَجَعَلَ ٱلَّيۡلَ سَكَنٗا وَٱلشَّمۡسَ وَٱلۡقَمَرَ حُسۡبَانٗاۚ ذَٰلِكَ تَقۡدِيرُ ٱلۡعَزِيزِ ٱلۡعَلِيمِ

Sabahı yarandır. Ve geceyi sükunet, güneşi ve ayı bir hesap kıldı. İşte bu, Üstün Olanın, Bilenin ölçüsüdür.

A'raf 7:189

·

Kuran-ı Kerim

۞هُوَ ٱلَّذِي خَلَقَكُم مِّن نَّفۡسٖ وَٰحِدَةٖ وَجَعَلَ مِنۡهَا زَوۡجَهَا لِيَسۡكُنَ إِلَيۡهَاۖ فَلَمَّا تَغَشَّىٰهَا حَمَلَتۡ حَمۡلًا خَفِيفٗا فَمَرَّتۡ بِهِۦۖ فَلَمَّآ أَثۡقَلَت دَّعَوَا ٱللَّهَ رَبَّهُمَا لَئِنۡ ءَاتَيۡتَنَا صَٰلِحٗا لَّنَكُونَنَّ مِنَ ٱلشَّـٰكِرِينَ

Sizi tek bir nefsden yaratan ve ona sükunet bulması için ondan eşini yapan O'dur. Bunun üzerine onu örtünce hafif bir yük yüklendi, bunun üzerine onunla dolaştı. Bunun üzerine ağırlaşınca ikisi Rableri olan Allah'a seslendiler: 'Eğer bize iyi birini verirsen kesinlikle şükredenlerden olacağız.'

Tevbe 9:40

·

Kuran-ı Kerim

إِلَّا تَنصُرُوهُ فَقَدۡ نَصَرَهُ ٱللَّهُ إِذۡ أَخۡرَجَهُ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ ثَانِيَ ٱثۡنَيۡنِ إِذۡ هُمَا فِي ٱلۡغَارِ إِذۡ يَقُولُ لِصَٰحِبِهِۦ لَا تَحۡزَنۡ إِنَّ ٱللَّهَ مَعَنَاۖ فَأَنزَلَ ٱللَّهُ سَكِينَتَهُۥ عَلَيۡهِ وَأَيَّدَهُۥ بِجُنُودٖ لَّمۡ تَرَوۡهَا وَجَعَلَ كَلِمَةَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ ٱلسُّفۡلَىٰۗ وَكَلِمَةُ ٱللَّهِ هِيَ ٱلۡعُلۡيَاۗ وَٱللَّهُ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

Eğer ona yardım etmezseniz, hani örten kimseler onu ikinin ikincisi olarak çıkarmıştı, kesinlikle Allah ona yardım etmişti; hani o ikisi mağaranın içindeydi, hani onun arkadaşına diyordu: 'Üzülme, şüphesiz Allah bizimle beraberdir.' Bunun üzerine Allah onun üzerine O'nun sükunetini indirdi, görmediğiniz ordularla onu destekledi ve örten kimselerin sözünü en aşağı kıldı. Ve Allah'ın sözü, en yüce odur. Ve Allah Üstün'dür, Hikmetli'dir.

Tüm 29 kullanımı gör

جَعَلۡنَا

ce'alnayaptık

28

وَجَعَلُواْ

ve-ce'aluve yaptılar

7

جَعَلۡنَٰهُ

ce'alnahuyaptık onu

7

وَجَعَلۡنَٰهُمۡ

ve-ce'alnahumve koyduk

5

وَٱجۡعَل

ve-c'elve yap

5

جَعَلَكُمۡ

ce'alekumsizi koydu

5

تَجۡعَلُواْ

tec'alukoyasınız

5

يَجۡعَلَ

yec'alekoyar

4

تَجۡعَلۡ

tec'alyaparsın

4

وَجَعَلَنِي

ve-ce'alenive beni koydu

4

وَيَجۡعَل

ve-yec'alve yapar

4

يَجۡعَل

yec'alkoyar

4

يَجۡعَلُ

yec'alukoyar

4

ٱجۡعَلۡ

ic'alyap

3

فَجَعَلَهُۥ

fe-ce'alehuböylece onu yaptı

3

جَعَلۡنَٰهَا

ce'alnahayaptık

3

وَجَعَلۡنَٰهُ

ve-ce'alnahuve yaptık

3