346
Kullanım
2
Lemma
115
Türev
101
Anlam
2 lemma, 115 türev form
Örnek Ayetler (2)
Kehf 18:94
·
Kuran-ı Kerim
قَالُواْ يَٰذَا ٱلۡقَرۡنَيۡنِ إِنَّ يَأۡجُوجَ وَمَأۡجُوجَ مُفۡسِدُونَ فِي ٱلۡأَرۡضِ فَهَلۡ نَجۡعَلُ لَكَ خَرۡجًا عَلَىٰٓ أَن تَجۡعَلَ بَيۡنَنَا وَبَيۡنَهُمۡ سَدّٗا
Dediler: 'Ey Zülkarneyn, şüphesiz Yecüc ve Mecüc yeryüzünde bozguncudurlar; bizimle onların arasına bir set yapman şartıyla sana bir vergi yapalım mı?'
Sad 38:28
·
Kuran-ı Kerim
أَمۡ نَجۡعَلُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ كَٱلۡمُفۡسِدِينَ فِي ٱلۡأَرۡضِ أَمۡ نَجۡعَلُ ٱلۡمُتَّقِينَ كَٱلۡفُجَّارِ
Yoksa inanan ve düzelticilik yapan kimseleri yerin içindeki bozguncular gibi mi yaparız? Yoksa sakınanları yoldan çıkanlar gibi mi yaparız?
Örnek Ayetler (3)
A'raf 7:143
·
Kuran-ı Kerim
وَلَمَّا جَآءَ مُوسَىٰ لِمِيقَٰتِنَا وَكَلَّمَهُۥ رَبُّهُۥ قَالَ رَبِّ أَرِنِيٓ أَنظُرۡ إِلَيۡكَۚ قَالَ لَن تَرَىٰنِي وَلَٰكِنِ ٱنظُرۡ إِلَى ٱلۡجَبَلِ فَإِنِ ٱسۡتَقَرَّ مَكَانَهُۥ فَسَوۡفَ تَرَىٰنِيۚ فَلَمَّا تَجَلَّىٰ رَبُّهُۥ لِلۡجَبَلِ جَعَلَهُۥ دَكّٗا وَخَرَّ مُوسَىٰ صَعِقٗاۚ فَلَمَّآ أَفَاقَ قَالَ سُبۡحَٰنَكَ تُبۡتُ إِلَيۡكَ وَأَنَا۠ أَوَّلُ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ
Ve Musa süremize geldiğinde ve Rabbi onunla konuştuğunda dedi: 'Rabbim, bana göster, Sana bakayım.' Dedi: 'Beni kesinlikle göremezsin, fakat dağa bak; eğer yerinde durursa o zaman beni göreceksin.' Fakat Rabbi dağa açığa çıktığında onu paramparça yaptı ve Musa baygın düştü. Fakat ayıldığında dedi: 'Sen uzaksın, Sana döndüm ve ben inananların ilkiyim.'
Kehf 18:96
·
Kuran-ı Kerim
ءَاتُونِي زُبَرَ ٱلۡحَدِيدِۖ حَتَّىٰٓ إِذَا سَاوَىٰ بَيۡنَ ٱلصَّدَفَيۡنِ قَالَ ٱنفُخُواْۖ حَتَّىٰٓ إِذَا جَعَلَهُۥ نَارٗا قَالَ ءَاتُونِيٓ أُفۡرِغۡ عَلَيۡهِ قِطۡرٗا
'Bana demir parçaları getirin.' İki dağ yamacının arasını eşitlediğinde dedi: 'Üfleyin.' Onu bir ateş yaptığında dedi: 'Bana getirin, üzerine erimiş bakır dökeyim.'
Kehf 18:98
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ هَٰذَا رَحۡمَةٞ مِّن رَّبِّيۖ فَإِذَا جَآءَ وَعۡدُ رَبِّي جَعَلَهُۥ دَكَّآءَۖ وَكَانَ وَعۡدُ رَبِّي حَقّٗا
Dedi: 'Bu, Rabbimden bir merhamettir; Rabbimin sözü geldiğinde onu yerle bir eder ve Rabbimin sözü gerçektir.'
Örnek Ayetler (3)
Nahl 16:56
·
Kuran-ı Kerim
وَيَجۡعَلُونَ لِمَا لَا يَعۡلَمُونَ نَصِيبٗا مِّمَّا رَزَقۡنَٰهُمۡۗ تَٱللَّهِ لَتُسۡـَٔلُنَّ عَمَّا كُنتُمۡ تَفۡتَرُونَ
Ve bilmedikleri şeylere, onları rızıklandırdığımız şeylerden bir pay kılarlar. Allah'a yemin olsun ki, uydurmakta olduklarınızdan kesinlikle sorulacaksınız.
Nahl 16:57
·
Kuran-ı Kerim
وَيَجۡعَلُونَ لِلَّهِ ٱلۡبَنَٰتِ سُبۡحَٰنَهُۥ وَلَهُم مَّا يَشۡتَهُونَ
Ve kızları Allah'a kılarlar; O uzaktır. Ve arzuladıkları şeyler kendilerinedir.
Nahl 16:62
·
Kuran-ı Kerim
وَيَجۡعَلُونَ لِلَّهِ مَا يَكۡرَهُونَۚ وَتَصِفُ أَلۡسِنَتُهُمُ ٱلۡكَذِبَ أَنَّ لَهُمُ ٱلۡحُسۡنَىٰۚ لَا جَرَمَ أَنَّ لَهُمُ ٱلنَّارَ وَأَنَّهُم مُّفۡرَطُونَ
Ve hoşlanmadıkları şeyleri Allah'a kılarlar. Ve en güzelin kendilerinin olduğuna dilleri yalanı niteler. Hiç şüphesiz ateş onlarındır ve onlar öne sürülenlerdir.
Örnek Ayetler (3)
En'am 6:107
·
Kuran-ı Kerim
وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ مَآ أَشۡرَكُواْۗ وَمَا جَعَلۡنَٰكَ عَلَيۡهِمۡ حَفِيظٗاۖ وَمَآ أَنتَ عَلَيۡهِم بِوَكِيلٖ
Ve eğer Allah dileseydi ortak koşmazlardı. Seni onların üzerine bir koruyucu kılmadık. Ve sen onların üzerine bir vekil değilsin.
Sad 38:26
·
Kuran-ı Kerim
يَٰدَاوُۥدُ إِنَّا جَعَلۡنَٰكَ خَلِيفَةٗ فِي ٱلۡأَرۡضِ فَٱحۡكُم بَيۡنَ ٱلنَّاسِ بِٱلۡحَقِّ وَلَا تَتَّبِعِ ٱلۡهَوَىٰ فَيُضِلَّكَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِۚ إِنَّ ٱلَّذِينَ يَضِلُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ لَهُمۡ عَذَابٞ شَدِيدُۢ بِمَا نَسُواْ يَوۡمَ ٱلۡحِسَابِ
Ey Davut, şüphesiz biz seni yerin içinde bir ardıl yaptık. Böylece insanların arasında gerçek ile hükmet ve hevese uyma, böylece seni Allah'ın yolundan saptırır. Şüphesiz Allah'ın yolundan sapan kimseler, hesap gününü unutmaları sebebiyle onlar için şiddetli bir azap vardır.
Casiye 45:18
·
Kuran-ı Kerim
ثُمَّ جَعَلۡنَٰكَ عَلَىٰ شَرِيعَةٖ مِّنَ ٱلۡأَمۡرِ فَٱتَّبِعۡهَا وَلَا تَتَّبِعۡ أَهۡوَآءَ ٱلَّذِينَ لَا يَعۡلَمُونَ
Sonra seni işten bir yol üzerine kıldık; ona uy ve bilmeyenlerin arzularına uyma.
Örnek Ayetler (3)
A'raf 7:47
·
Kuran-ı Kerim
۞وَإِذَا صُرِفَتۡ أَبۡصَٰرُهُمۡ تِلۡقَآءَ أَصۡحَٰبِ ٱلنَّارِ قَالُواْ رَبَّنَا لَا تَجۡعَلۡنَا مَعَ ٱلۡقَوۡمِ ٱلظَّـٰلِمِينَ
Ve onların görüşleri ateşin arkadaşlarının tarafına çevrildiğinde dediler: 'Rabbimiz, bizi zalim topluluk ile beraber kılma.'
Yunus 10:85
·
Kuran-ı Kerim
فَقَالُواْ عَلَى ٱللَّهِ تَوَكَّلۡنَا رَبَّنَا لَا تَجۡعَلۡنَا فِتۡنَةٗ لِّلۡقَوۡمِ ٱلظَّـٰلِمِينَ
Bunun üzerine dediler: 'Allah'a güvendik. Rabbimiz, bizi zalim kavim için sınama kılma.'
Mümtehine 60:5
·
Kuran-ı Kerim
رَبَّنَا لَا تَجۡعَلۡنَا فِتۡنَةٗ لِّلَّذِينَ كَفَرُواْ وَٱغۡفِرۡ لَنَا رَبَّنَآۖ إِنَّكَ أَنتَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡحَكِيمُ
Rabbimiz, bizi örtenler için bir sınama kılma. Ve bizi ört Rabbimiz. Şüphesiz sen, sen Üstün'sün, Hikmetli'sin.
Örnek Ayetler (3)
Furkan 25:23
·
Kuran-ı Kerim
وَقَدِمۡنَآ إِلَىٰ مَا عَمِلُواْ مِنۡ عَمَلٖ فَجَعَلۡنَٰهُ هَبَآءٗ مَّنثُورًا
Ve işten yaptıklarına yöneldik, böylece onu saçılmış bir toz yaptık.
İnsan 76:2
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّا خَلَقۡنَا ٱلۡإِنسَٰنَ مِن نُّطۡفَةٍ أَمۡشَاجٖ نَّبۡتَلِيهِ فَجَعَلۡنَٰهُ سَمِيعَۢا بَصِيرًا
Şüphesiz biz insanı karışık bir damladan yarattık, onu sınarız; böylece onu işiten, gören kıldık.
Mürselat 77:21
·
Kuran-ı Kerim
فَجَعَلۡنَٰهُ فِي قَرَارٖ مَّكِينٍ
Böylece onu sağlam bir yerleşim yerinin içine koyduk.
Örnek Ayetler (3)
Kehf 18:90
·
Kuran-ı Kerim
حَتَّىٰٓ إِذَا بَلَغَ مَطۡلِعَ ٱلشَّمۡسِ وَجَدَهَا تَطۡلُعُ عَلَىٰ قَوۡمٖ لَّمۡ نَجۡعَل لَّهُم مِّن دُونِهَا سِتۡرٗا
Güneşin doğduğu yere ulaştığında, onu, onlara ondan başka bir örtü yapmadığımız bir topluluğun üzerine doğarken buldu.
Meryem 19:7
·
Kuran-ı Kerim
يَٰزَكَرِيَّآ إِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَٰمٍ ٱسۡمُهُۥ يَحۡيَىٰ لَمۡ نَجۡعَل لَّهُۥ مِن قَبۡلُ سَمِيّٗا
'Ey Zekeriya, şüphesiz biz seni ismi Yahya olan bir oğlan çocuğuyla müjdeleriz. Önceden ona bir adaş yapmadık.'
Beled 90:8
·
Kuran-ı Kerim
أَلَمۡ نَجۡعَل لَّهُۥ عَيۡنَيۡنِ
Ona iki göz yapmadık mı?
Örnek Ayetler (3)
Ali İmran 3:41
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ رَبِّ ٱجۡعَل لِّيٓ ءَايَةٗۖ قَالَ ءَايَتُكَ أَلَّا تُكَلِّمَ ٱلنَّاسَ ثَلَٰثَةَ أَيَّامٍ إِلَّا رَمۡزٗاۗ وَٱذۡكُر رَّبَّكَ كَثِيرٗا وَسَبِّحۡ بِٱلۡعَشِيِّ وَٱلۡإِبۡكَٰرِ
Dedi: 'Rabbim, benim için bir ayet kıl.' Dedi: 'Senin ayetin, işaret dışında insanlarla üç gün konuşmamandır. Ve Rabbini çok an, akşam ve sabah uzak tut.'
A'raf 7:138
·
Kuran-ı Kerim
وَجَٰوَزۡنَا بِبَنِيٓ إِسۡرَـٰٓءِيلَ ٱلۡبَحۡرَ فَأَتَوۡاْ عَلَىٰ قَوۡمٖ يَعۡكُفُونَ عَلَىٰٓ أَصۡنَامٖ لَّهُمۡۚ قَالُواْ يَٰمُوسَى ٱجۡعَل لَّنَآ إِلَٰهٗا كَمَا لَهُمۡ ءَالِهَةٞۚ قَالَ إِنَّكُمۡ قَوۡمٞ تَجۡهَلُونَ
Ve İsrail oğullarını denizden geçirdik, bunun üzerine kendilerine ait putların üzerine kapanan bir toplumun üzerine geldiler. Dediler: 'Ey Musa, onların ilahları olduğu gibi bize ilah yap.' Dedi: 'Şüphesiz siz cahillik eden bir toplumsunuz.'
Meryem 19:10
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ رَبِّ ٱجۡعَل لِّيٓ ءَايَةٗۖ قَالَ ءَايَتُكَ أَلَّا تُكَلِّمَ ٱلنَّاسَ ثَلَٰثَ لَيَالٖ سَوِيّٗا
Demişti: 'Rabbim, bana bir ayet yap.' Demişti: 'Senin ayetin, sapasağlamken insanlarla üç gece konuşmamandır.'
Örnek Ayetler (3)
Mü'minun 23:41
·
Kuran-ı Kerim
فَأَخَذَتۡهُمُ ٱلصَّيۡحَةُ بِٱلۡحَقِّ فَجَعَلۡنَٰهُمۡ غُثَآءٗۚ فَبُعۡدٗا لِّلۡقَوۡمِ ٱلظَّـٰلِمِينَ
Bunun üzerine çığlık onları gerçekle yakaladı, bunun üzerine onları bir çer çöp kıldık. Bunun üzerine zalim kavme uzaklık olsun!
Sebe 34:19
·
Kuran-ı Kerim
فَقَالُواْ رَبَّنَا بَٰعِدۡ بَيۡنَ أَسۡفَارِنَا وَظَلَمُوٓاْ أَنفُسَهُمۡ فَجَعَلۡنَٰهُمۡ أَحَادِيثَ وَمَزَّقۡنَٰهُمۡ كُلَّ مُمَزَّقٍۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَٰتٖ لِّكُلِّ صَبَّارٖ شَكُورٖ
Bunun üzerine dediler: 'Rabbimiz, seferlerimizin arasını uzaklaştır.' Ve nefslerine zulmettiler, bunun üzerine onları sözler kıldık ve onları her parçalanışla parçaladık. Şüphesiz bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için kesinlikle ayetler vardır.
Zuhruf 43:56
·
Kuran-ı Kerim
فَجَعَلۡنَٰهُمۡ سَلَفٗا وَمَثَلٗا لِّلۡأٓخِرِينَ
Böylece onları sonrakiler için bir geçmiş ve bir örnek kıldık.
Örnek Ayetler (2)
En'am 6:125
·
Kuran-ı Kerim
فَمَن يُرِدِ ٱللَّهُ أَن يَهۡدِيَهُۥ يَشۡرَحۡ صَدۡرَهُۥ لِلۡإِسۡلَٰمِۖ وَمَن يُرِدۡ أَن يُضِلَّهُۥ يَجۡعَلۡ صَدۡرَهُۥ ضَيِّقًا حَرَجٗا كَأَنَّمَا يَصَّعَّدُ فِي ٱلسَّمَآءِۚ كَذَٰلِكَ يَجۡعَلُ ٱللَّهُ ٱلرِّجۡسَ عَلَى ٱلَّذِينَ لَا يُؤۡمِنُونَ
Öyleyse Allah kimi doğru yola iletmeyi dilerse onun göğsünü İslam'a açar. Ve kimi saptırmayı dilerse, sanki gök içinde tırmanıyormuş gibi onun göğsünü dar, sıkıntılı kılar. İşte böyle Allah, inanmayan kimselerin üzerine pisliği kılar.
Fil 105:2
·
Kuran-ı Kerim
أَلَمۡ يَجۡعَلۡ كَيۡدَهُمۡ فِي تَضۡلِيلٖ
Onların tuzağını bir şaşırtma içinde kılmadı mı?
Örnek Ayetler (2)
Enbiya 21:8
·
Kuran-ı Kerim
وَمَا جَعَلۡنَٰهُمۡ جَسَدٗا لَّا يَأۡكُلُونَ ٱلطَّعَامَ وَمَا كَانُواْ خَٰلِدِينَ
Ve onları yemek yemeyen bedenler yapmadık. Ve onlar kalıcı değillerdi.
Enbiya 21:15
·
Kuran-ı Kerim
فَمَا زَالَت تِّلۡكَ دَعۡوَىٰهُمۡ حَتَّىٰ جَعَلۡنَٰهُمۡ حَصِيدًا خَٰمِدِينَ
Böylece onları biçilmiş, sönmüş yapıncaya kadar bu onların çağrısı olmaya devam etti.
Örnek Ayetler (2)
Bakara 2:128
·
Kuran-ı Kerim
رَبَّنَا وَٱجۡعَلۡنَا مُسۡلِمَيۡنِ لَكَ وَمِن ذُرِّيَّتِنَآ أُمَّةٗ مُّسۡلِمَةٗ لَّكَ وَأَرِنَا مَنَاسِكَنَا وَتُبۡ عَلَيۡنَآۖ إِنَّكَ أَنتَ ٱلتَّوَّابُ ٱلرَّحِيمُ
'Rabbimiz, ve bizi sana iki Müslüman yap ve soyumuzdan sana Müslüman bir ümmet yap. Ve bize ibadet usullerimizi göster ve dönüşümüzü kabul et. Şüphesiz sen Dönüşü Kabul Edensin, Merhameti Kesintisizsin.'
Furkan 25:74
·
Kuran-ı Kerim
وَٱلَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا هَبۡ لَنَا مِنۡ أَزۡوَٰجِنَا وَذُرِّيَّـٰتِنَا قُرَّةَ أَعۡيُنٖ وَٱجۡعَلۡنَا لِلۡمُتَّقِينَ إِمَامًا
Ve onlar derler: 'Rabbimiz, bize eşlerimizden ve soylarımızdan gözler aydınlığı hibe et ve bizi sakınanlar için önder yap.'
Örnek Ayetler (2)
Enbiya 21:58
·
Kuran-ı Kerim
فَجَعَلَهُمۡ جُذَٰذًا إِلَّا كَبِيرٗا لَّهُمۡ لَعَلَّهُمۡ إِلَيۡهِ يَرۡجِعُونَ
Bunun üzerine, umulur ki ona dönerler diye, onların bir büyüğü hariç onları paramparça yaptı.
Fil 105:5
·
Kuran-ı Kerim
فَجَعَلَهُمۡ كَعَصۡفٖ مَّأۡكُولِۭ
Böylece onları yenilmiş bir ekin yaprağı gibi kıldı.
Örnek Ayetler (2)
Nur 24:43
·
Kuran-ı Kerim
أَلَمۡ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ يُزۡجِي سَحَابٗا ثُمَّ يُؤَلِّفُ بَيۡنَهُۥ ثُمَّ يَجۡعَلُهُۥ رُكَامٗا فَتَرَى ٱلۡوَدۡقَ يَخۡرُجُ مِنۡ خِلَٰلِهِۦ وَيُنَزِّلُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مِن جِبَالٖ فِيهَا مِنۢ بَرَدٖ فَيُصِيبُ بِهِۦ مَن يَشَآءُ وَيَصۡرِفُهُۥ عَن مَّن يَشَآءُۖ يَكَادُ سَنَا بَرۡقِهِۦ يَذۡهَبُ بِٱلۡأَبۡصَٰرِ
Şüphesiz Allah'ın bir bulutu sürdüğünü, sonra onun arasını birleştirdiğini, sonra onu yığın yaptığını görmedin mi? Böylece yağmurun onun arasından çıkıyor olduğunu görürsün. Ve gökten, içinde dolu olan dağlardan indirir; böylece onunla dilediğine isabet ettirir ve onu dilediğinden çevirir. Onun şimşeğinin parıltısı neredeyse görüşleri götürür.
Zümer 39:21
·
Kuran-ı Kerim
أَلَمۡ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءٗ فَسَلَكَهُۥ يَنَٰبِيعَ فِي ٱلۡأَرۡضِ ثُمَّ يُخۡرِجُ بِهِۦ زَرۡعٗا مُّخۡتَلِفًا أَلۡوَٰنُهُۥ ثُمَّ يَهِيجُ فَتَرَىٰهُ مُصۡفَرّٗا ثُمَّ يَجۡعَلُهُۥ حُطَٰمًاۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَذِكۡرَىٰ لِأُوْلِي ٱلۡأَلۡبَٰبِ
'Şüphesiz Allah'ın gökten bir su indirdiğini, sonra onu yer içinde pınarlar olarak geçirdiğini görmedin mi? Sonra onunla renkleri farklı olan bir ekin çıkarır. Sonra kurur, böylece onu sararmış görürsün; sonra onu bir çöp kılar. Şüphesiz bunda temiz akıl sahipleri için kesinlikle bir hatırlatma vardır.'
Örnek Ayetler (2)
Bakara 2:66
·
Kuran-ı Kerim
فَجَعَلۡنَٰهَا نَكَٰلٗا لِّمَا بَيۡنَ يَدَيۡهَا وَمَا خَلۡفَهَا وَمَوۡعِظَةٗ لِّلۡمُتَّقِينَ
Böylece onu, onun iki elinin arasındaki şeye ve onun arkasındaki şeye bir ibret ve sakınanlar için bir öğüt kıldık.
Yunus 10:24
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّمَا مَثَلُ ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَا كَمَآءٍ أَنزَلۡنَٰهُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ فَٱخۡتَلَطَ بِهِۦ نَبَاتُ ٱلۡأَرۡضِ مِمَّا يَأۡكُلُ ٱلنَّاسُ وَٱلۡأَنۡعَٰمُ حَتَّىٰٓ إِذَآ أَخَذَتِ ٱلۡأَرۡضُ زُخۡرُفَهَا وَٱزَّيَّنَتۡ وَظَنَّ أَهۡلُهَآ أَنَّهُمۡ قَٰدِرُونَ عَلَيۡهَآ أَتَىٰهَآ أَمۡرُنَا لَيۡلًا أَوۡ نَهَارٗا فَجَعَلۡنَٰهَا حَصِيدٗا كَأَن لَّمۡ تَغۡنَ بِٱلۡأَمۡسِۚ كَذَٰلِكَ نُفَصِّلُ ٱلۡأٓيَٰتِ لِقَوۡمٖ يَتَفَكَّرُونَ
Dünya hayatının örneği ancak gökten indirdiğimiz bir su gibidir; bunun üzerine insanların ve hayvanların yediği şeyden yerin bitkisi onunla karıştı. Yer onun süsünü aldığı ve süslendiği ve onun halkı onun üzerine güç yetirenler oldukları zannında bulunduğu zaman, gece veya gündüz ona emrimiz geldi; bunun üzerine sanki dün bulunmamış gibi onu biçilmiş kıldık. Böylece düşünen bir topluluk için ayetleri ayrıntılı açıklarız.
Örnek Ayetler (2)
Meryem 19:96
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ سَيَجۡعَلُ لَهُمُ ٱلرَّحۡمَٰنُ وُدّٗا
Şüphesiz inanan ve iyi işler yapan kimseler için Merhameti Bol bir sevgi kılacaktır.
Talak 65:7
·
Kuran-ı Kerim
لِيُنفِقۡ ذُو سَعَةٖ مِّن سَعَتِهِۦۖ وَمَن قُدِرَ عَلَيۡهِ رِزۡقُهُۥ فَلۡيُنفِقۡ مِمَّآ ءَاتَىٰهُ ٱللَّهُۚ لَا يُكَلِّفُ ٱللَّهُ نَفۡسًا إِلَّا مَآ ءَاتَىٰهَاۚ سَيَجۡعَلُ ٱللَّهُ بَعۡدَ عُسۡرٖ يُسۡرٗا
Genişlik sahibi onun genişliğinden harcasın. Ve kimin üzerine rızkı daraltıldıysa, böylece Allah'ın ona verdiği şeyden harcasın. Allah bir nefse ona verdiği şeyi hariç yüklemez. Allah bir zorluktan sonra bir kolaylık yapacaktır.
Örnek Ayetler (2)
İsra 17:6
·
Kuran-ı Kerim
ثُمَّ رَدَدۡنَا لَكُمُ ٱلۡكَرَّةَ عَلَيۡهِمۡ وَأَمۡدَدۡنَٰكُم بِأَمۡوَٰلٖ وَبَنِينَ وَجَعَلۡنَٰكُمۡ أَكۡثَرَ نَفِيرًا
Sonra onlara karşı dönüşü size geri verdik ve mallarla ve oğullarla size yardım ettik ve sizi topluluk olarak daha çok kıldık.
Hucurat 49:13
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ إِنَّا خَلَقۡنَٰكُم مِّن ذَكَرٖ وَأُنثَىٰ وَجَعَلۡنَٰكُمۡ شُعُوبٗا وَقَبَآئِلَ لِتَعَارَفُوٓاْۚ إِنَّ أَكۡرَمَكُمۡ عِندَ ٱللَّهِ أَتۡقَىٰكُمۡۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمٌ خَبِيرٞ
Ey insanlar, şüphesiz Biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve tanışmanız için sizi halklar ve kabileler kıldık. Şüphesiz Allah'ın yanında sizin en değerliniz, sizin en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah Bilen'dir, Haberdar'dır.
Örnek Ayetler (2)
Ali İmran 3:126
·
Kuran-ı Kerim
وَمَا جَعَلَهُ ٱللَّهُ إِلَّا بُشۡرَىٰ لَكُمۡ وَلِتَطۡمَئِنَّ قُلُوبُكُم بِهِۦۗ وَمَا ٱلنَّصۡرُ إِلَّا مِنۡ عِندِ ٱللَّهِ ٱلۡعَزِيزِ ٱلۡحَكِيمِ
Ve Allah onu sizin için sadece bir müjde kıldı ve kalpleriniz onunla yatışsın diye. Ve yardım sadece Üstün, Hikmetli olan Allah'ın katındandır.
Enfal 8:10
·
Kuran-ı Kerim
وَمَا جَعَلَهُ ٱللَّهُ إِلَّا بُشۡرَىٰ وَلِتَطۡمَئِنَّ بِهِۦ قُلُوبُكُمۡۚ وَمَا ٱلنَّصۡرُ إِلَّا مِنۡ عِندِ ٱللَّهِۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ
Ve Allah onu sadece bir müjde ve onunla kalplerinizin yatışması için kıldı. Ve yardım sadece Allah'ın katındandır. Şüphesiz Allah Üstün'dür, Hikmetli'dir.
Örnek Ayetler (2)
Ali İmran 3:156
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لَا تَكُونُواْ كَٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَقَالُواْ لِإِخۡوَٰنِهِمۡ إِذَا ضَرَبُواْ فِي ٱلۡأَرۡضِ أَوۡ كَانُواْ غُزّٗى لَّوۡ كَانُواْ عِندَنَا مَا مَاتُواْ وَمَا قُتِلُواْ لِيَجۡعَلَ ٱللَّهُ ذَٰلِكَ حَسۡرَةٗ فِي قُلُوبِهِمۡۗ وَٱللَّهُ يُحۡيِۦ وَيُمِيتُۗ وَٱللَّهُ بِمَا تَعۡمَلُونَ بَصِيرٞ
Ey inananlar, örtenler ve yeryüzünde sefere çıktıklarında veya savaşçı olduklarında kardeşlerine: 'Eğer yanımızda olsaydılar ölmezlerdi ve katledilmezlerdi' diyenler gibi olmayın. Allah bunu onların kalplerinde bir hasret kılması içindir. Ve Allah diriltir ve öldürür. Ve Allah yaptıklarınızı Gören'dir.
Maide 5:6
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِذَا قُمۡتُمۡ إِلَى ٱلصَّلَوٰةِ فَٱغۡسِلُواْ وُجُوهَكُمۡ وَأَيۡدِيَكُمۡ إِلَى ٱلۡمَرَافِقِ وَٱمۡسَحُواْ بِرُءُوسِكُمۡ وَأَرۡجُلَكُمۡ إِلَى ٱلۡكَعۡبَيۡنِۚ وَإِن كُنتُمۡ جُنُبٗا فَٱطَّهَّرُواْۚ وَإِن كُنتُم مَّرۡضَىٰٓ أَوۡ عَلَىٰ سَفَرٍ أَوۡ جَآءَ أَحَدٞ مِّنكُم مِّنَ ٱلۡغَآئِطِ أَوۡ لَٰمَسۡتُمُ ٱلنِّسَآءَ فَلَمۡ تَجِدُواْ مَآءٗ فَتَيَمَّمُواْ صَعِيدٗا طَيِّبٗا فَٱمۡسَحُواْ بِوُجُوهِكُمۡ وَأَيۡدِيكُم مِّنۡهُۚ مَا يُرِيدُ ٱللَّهُ لِيَجۡعَلَ عَلَيۡكُم مِّنۡ حَرَجٖ وَلَٰكِن يُرِيدُ لِيُطَهِّرَكُمۡ وَلِيُتِمَّ نِعۡمَتَهُۥ عَلَيۡكُمۡ لَعَلَّكُمۡ تَشۡكُرُونَ
Ey inanan kimseler, salata kalktığınız zaman böylece yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın ve başlarınızı ve topuklara kadar ayaklarınızı meshedin. Ve eğer cünüp iseniz böylece temizlenin. Ve eğer hastalar iseniz veya bir yolculuk üzerinde iseniz veya sizden biri ayak yolundan gelmişse veya kadınlara dokunmuşsanız, böylece bir su bulamamışsanız, böylece temiz bir toprağa teyemmüm edin; böylece ondan yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin. Allah sizin üzerinize hiçbir zorluk kılmak istemez, fakat sizi temizlemek ve umulur ki siz şükredersiniz diye sizin üzerinize O'nun nimetini tamamlamak ister.
Örnek Ayetler (2)
Yusuf 12:55
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ ٱجۡعَلۡنِي عَلَىٰ خَزَآئِنِ ٱلۡأَرۡضِۖ إِنِّي حَفِيظٌ عَلِيمٞ
Dedi: 'Beni yerin hazinelerinin üzerine kıl. Şüphesiz ben koruyanım, bilenim.'
İbrahim 14:40
·
Kuran-ı Kerim
رَبِّ ٱجۡعَلۡنِي مُقِيمَ ٱلصَّلَوٰةِ وَمِن ذُرِّيَّتِيۚ رَبَّنَا وَتَقَبَّلۡ دُعَآءِ
'Rabbim, beni ve soyumdan salatı ayağa kaldıran kıl; rabbimiz, ve çağrımı kabul et.'