Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ج ع ل

g-c-l — Kök Analizi

ج ع ل

346

Kullanım

2

Lemma

115

Türev

101

Anlam

2 lemma, 115 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

نَجۡعَلُ

nec'alu

yaparız, yapmak, kılmak, yerleştirmek

Fiil
3

جَعَلَهُۥ

ce'alehu

yaptı, yapmak, kılmak, koymak

Fiil
3

Örnek Ayetler (3)

A'raf 7:143

·

Kuran-ı Kerim

وَلَمَّا جَآءَ مُوسَىٰ لِمِيقَٰتِنَا وَكَلَّمَهُۥ رَبُّهُۥ قَالَ رَبِّ أَرِنِيٓ أَنظُرۡ إِلَيۡكَۚ قَالَ لَن تَرَىٰنِي وَلَٰكِنِ ٱنظُرۡ إِلَى ٱلۡجَبَلِ فَإِنِ ٱسۡتَقَرَّ مَكَانَهُۥ فَسَوۡفَ تَرَىٰنِيۚ فَلَمَّا تَجَلَّىٰ رَبُّهُۥ لِلۡجَبَلِ جَعَلَهُۥ دَكّٗا وَخَرَّ مُوسَىٰ صَعِقٗاۚ فَلَمَّآ أَفَاقَ قَالَ سُبۡحَٰنَكَ تُبۡتُ إِلَيۡكَ وَأَنَا۠ أَوَّلُ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ

Ve Musa süremize geldiğinde ve Rabbi onunla konuştuğunda dedi: 'Rabbim, bana göster, Sana bakayım.' Dedi: 'Beni kesinlikle göremezsin, fakat dağa bak; eğer yerinde durursa o zaman beni göreceksin.' Fakat Rabbi dağa açığa çıktığında onu paramparça yaptı ve Musa baygın düştü. Fakat ayıldığında dedi: 'Sen uzaksın, Sana döndüm ve ben inananların ilkiyim.'

Kehf 18:96

·

Kuran-ı Kerim

ءَاتُونِي زُبَرَ ٱلۡحَدِيدِۖ حَتَّىٰٓ إِذَا سَاوَىٰ بَيۡنَ ٱلصَّدَفَيۡنِ قَالَ ٱنفُخُواْۖ حَتَّىٰٓ إِذَا جَعَلَهُۥ نَارٗا قَالَ ءَاتُونِيٓ أُفۡرِغۡ عَلَيۡهِ قِطۡرٗا

'Bana demir parçaları getirin.' İki dağ yamacının arasını eşitlediğinde dedi: 'Üfleyin.' Onu bir ateş yaptığında dedi: 'Bana getirin, üzerine erimiş bakır dökeyim.'

Kehf 18:98

·

Kuran-ı Kerim

قَالَ هَٰذَا رَحۡمَةٞ مِّن رَّبِّيۖ فَإِذَا جَآءَ وَعۡدُ رَبِّي جَعَلَهُۥ دَكَّآءَۖ وَكَانَ وَعۡدُ رَبِّي حَقّٗا

Dedi: 'Bu, Rabbimden bir merhamettir; Rabbimin sözü geldiğinde onu yerle bir eder ve Rabbimin sözü gerçektir.'

وَيَجۡعَلُونَ

ve-yec'alune

ve yaparlar, yapmak, kılmak, yerleştirmek

Fiil
3

جَعَلۡنَٰكَ

ce'alnake

seni yaptık, yapmak, kılmak, yerleştirmek

Fiil
3

تَجۡعَلۡنَا

tec'alna

bizi koyarsın, koymak, yapmak, kılmak

Fiil
3

فَجَعَلۡنَٰهُ

fe-ce'alnahu

böylece onu yaptık, yapmak, kılmak, yerleştirmek

Fiil
3

نَجۡعَل

nec'al

yaparız, yapmak, kılmak, koymak

Fiil
3

ٱجۡعَل

ic'al

yap, yapmak, kılmak, koymak, yaratmak

Fiil
3

فَجَعَلۡنَٰهُمۡ

fe-ce'alnahum

ve onları yaptık, yapmak, kılmak, yerleştirmek

Fiil
3

يَجۡعَلۡ

yec'al

yapar, yapmak, kılmak, koymak

Fiil
2

جَعَلۡنَٰهُمۡ

ce'alnahum

yaptık, yapmak, kılmak, yerleştirmek

Fiil
2

وَٱجۡعَلۡنَا

ve-c'alna

ve yap, yapmak, kılmak, yerleştirmek

Fiil
2

فَجَعَلَهُمۡ

fe-ce'alehum

ve yaptı, koymak, kılmak, yapmak, yerleştirmek

Fiil
2

يَجۡعَلُهُۥ

yec'aluhu

yapar, koymak, kılmak, yapmak, yerleştirmek

Fiil
2

فَجَعَلۡنَٰهَا

fe-ce'alnaha

ve yaptık, koymak, kılmak, yapmak, yerleştirmek

Fiil
2

سَيَجۡعَلُ

se-yec'alu

yapacak, yapmak, kılmak, koymak

Fiil
2

وَجَعَلۡنَٰكُمۡ

ve-ce'alnakum

ve yaptık, koymak, kılmak, yapmak

Fiil
2

جَعَلَهُ

ce'alehu

onu koydu, koymak, yerleştirmek, yapmak, kılmak

Fiil
2

لِيَجۡعَلَ

li-yec'ale

yapması için, koymak, kılmak, yapmak

Fiil
2

ٱجۡعَلۡنِي

ic'alni

yap beni, koymak, kılmak, yapmak

Fiil
2

نَجۡعَلُ

nec'aluyaparız

3

جَعَلَهُۥ

ce'alehuyaptı

3

Örnek Ayetler (3)

A'raf 7:143

·

Kuran-ı Kerim

وَلَمَّا جَآءَ مُوسَىٰ لِمِيقَٰتِنَا وَكَلَّمَهُۥ رَبُّهُۥ قَالَ رَبِّ أَرِنِيٓ أَنظُرۡ إِلَيۡكَۚ قَالَ لَن تَرَىٰنِي وَلَٰكِنِ ٱنظُرۡ إِلَى ٱلۡجَبَلِ فَإِنِ ٱسۡتَقَرَّ مَكَانَهُۥ فَسَوۡفَ تَرَىٰنِيۚ فَلَمَّا تَجَلَّىٰ رَبُّهُۥ لِلۡجَبَلِ جَعَلَهُۥ دَكّٗا وَخَرَّ مُوسَىٰ صَعِقٗاۚ فَلَمَّآ أَفَاقَ قَالَ سُبۡحَٰنَكَ تُبۡتُ إِلَيۡكَ وَأَنَا۠ أَوَّلُ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ

Ve Musa süremize geldiğinde ve Rabbi onunla konuştuğunda dedi: 'Rabbim, bana göster, Sana bakayım.' Dedi: 'Beni kesinlikle göremezsin, fakat dağa bak; eğer yerinde durursa o zaman beni göreceksin.' Fakat Rabbi dağa açığa çıktığında onu paramparça yaptı ve Musa baygın düştü. Fakat ayıldığında dedi: 'Sen uzaksın, Sana döndüm ve ben inananların ilkiyim.'

Kehf 18:96

·

Kuran-ı Kerim

ءَاتُونِي زُبَرَ ٱلۡحَدِيدِۖ حَتَّىٰٓ إِذَا سَاوَىٰ بَيۡنَ ٱلصَّدَفَيۡنِ قَالَ ٱنفُخُواْۖ حَتَّىٰٓ إِذَا جَعَلَهُۥ نَارٗا قَالَ ءَاتُونِيٓ أُفۡرِغۡ عَلَيۡهِ قِطۡرٗا

'Bana demir parçaları getirin.' İki dağ yamacının arasını eşitlediğinde dedi: 'Üfleyin.' Onu bir ateş yaptığında dedi: 'Bana getirin, üzerine erimiş bakır dökeyim.'

Kehf 18:98

·

Kuran-ı Kerim

قَالَ هَٰذَا رَحۡمَةٞ مِّن رَّبِّيۖ فَإِذَا جَآءَ وَعۡدُ رَبِّي جَعَلَهُۥ دَكَّآءَۖ وَكَانَ وَعۡدُ رَبِّي حَقّٗا

Dedi: 'Bu, Rabbimden bir merhamettir; Rabbimin sözü geldiğinde onu yerle bir eder ve Rabbimin sözü gerçektir.'

وَيَجۡعَلُونَ

ve-yec'aluneve yaparlar

3

جَعَلۡنَٰكَ

ce'alnakeseni yaptık

3

تَجۡعَلۡنَا

tec'alnabizi koyarsın

3

فَجَعَلۡنَٰهُ

fe-ce'alnahuböylece onu yaptık

3

نَجۡعَل

nec'alyaparız

3

ٱجۡعَل

ic'alyap

3

فَجَعَلۡنَٰهُمۡ

fe-ce'alnahumve onları yaptık

3

يَجۡعَلۡ

yec'alyapar

2

جَعَلۡنَٰهُمۡ

ce'alnahumyaptık

2

وَٱجۡعَلۡنَا

ve-c'alnave yap

2

فَجَعَلَهُمۡ

fe-ce'alehumve yaptı

2

يَجۡعَلُهُۥ

yec'aluhuyapar

2

فَجَعَلۡنَٰهَا

fe-ce'alnahave yaptık

2

سَيَجۡعَلُ

se-yec'aluyapacak

2

وَجَعَلۡنَٰكُمۡ

ve-ce'alnakumve yaptık

2

جَعَلَهُ

ce'alehuonu koydu

2

لِيَجۡعَلَ

li-yec'aleyapması için

2

ٱجۡعَلۡنِي

ic'alniyap beni

2
ج ع ل Kökü — Kelime Analizi | Vahiy.org