Kök Analizi
ج ع ل
14
Kullanım
12
Ayet
10
Anlam
14
Kuran
Kelime Formları (8)
14 sonuçtan 1-14 gösteriliyor
تَجۡعَلُواْ
tecalu
Anlam:
kılmayın
O ki, yeryüzünü sizin için bir döşek, göğü de bir bina kıldı; gökten bir su indirdi ve onunla size rızık olarak ürünlerden çıkardı. Öyleyse siz bilirken Allah'a ortaklar koşmayın.
تَجۡعَلُواْ
tecalu
Anlam:
yapmak
Allah'ı iyilik etmenize, sakınmanıza ve insanların arasını düzeltmenize engel olacak şekilde yeminlerinize siper yapmayın. Allah işitendir, bilendir.
جَعَلۡنَا
cealna
Anlam:
kıldık
Hani biz Evi insanlar için bir dönüş yeri ve bir güven yeri kılmıştık. İbrahim'in makamından bir namazgah edinin. İbrahim ve İsmail'e, Evimi tavaf edenler, ibadete kapananlar, rüku ve secde edenler için temizleyin diye ahit verdik.
جَعَلۡنَا
cealna
Anlam:
kıldık
İşte böylece sizi orta bir ümmet kıldık ki insanlara şahitler olasınız ve Elçi de size şahit olsun. Senin üzerinde olduğun kıbleyi ancak Elçi'ye uyanı, iki topuğu üzerinde gerisin geri dönenden ayırt edelim diye kıldık. Bu, Allah'ın hidayet verdikleri dışındakilere elbette ağır gelir. Allah sizin imanınızı zayi edecek değildir. Şüphesiz Allah insanlara karşı çok şefkatlidir, çok merhametlidir.
ٱجۡعَلۡ
ic'al
Anlam:
kıl
Hani İbrahim, Rabbim, burayı güvenli bir belde kıl ve halkından Allah'a ve ahiret gününe inananları ürünlerle rızıklandır demişti. Allah buyurdu ki: İnkar edeni de az bir süre faydalandırır, sonra onu ateşin azabına sürüklerim. O ne kötü bir varış yeridir.
ٱجْعَلْ
ic'al
Anlam:
koy
Hani İbrahim, 'Rabbim, ölüleri nasıl dirilttiğini bana göster' demişti. 'İnanmadın mı?' dedi. 'Hayır, inandım fakat kalbim mutmain olsun diye' dedi. 'Öyleyse kuşlardan dört tane al, onları kendine alıştır, sonra her dağın üzerine onlardan bir parça koy, sonra onları çağır, sana koşarak gelirler. Bil ki Allah Azizdir, Hakimdir.'
جَاعِلُكَ
cailuke
Anlam:
kılan
Hani İbrahim'i Rabbi birtakım kelimelerle imtihan etmişti de o da onları tamamlamıştı. Ben seni insanlara imam kılacağım dedi. O da soyumdan da dedi. Benim ahdim zalimlere erişmez dedi.
جَعَلَ
ceale
Anlam:
kıldı
O ki, yeryüzünü sizin için bir döşek, göğü de bir bina kıldı; gökten bir su indirdi ve onunla size rızık olarak ürünlerden çıkardı. Öyleyse siz bilirken Allah'a ortaklar koşmayın.
جَعَلۡنَٰكُمۡ
cealnakum
Anlam:
kıldık
İşte böylece sizi orta bir ümmet kıldık ki insanlara şahitler olasınız ve Elçi de size şahit olsun. Senin üzerinde olduğun kıbleyi ancak Elçi'ye uyanı, iki topuğu üzerinde gerisin geri dönenden ayırt edelim diye kıldık. Bu, Allah'ın hidayet verdikleri dışındakilere elbette ağır gelir. Allah sizin imanınızı zayi edecek değildir. Şüphesiz Allah insanlara karşı çok şefkatlidir, çok merhametlidir.
فَجَعَلۡنَٰهَا
fecaalnaha
Anlam:
kılmak
Böylece onu hem çağdaşları hem de sonradan gelecekler için ibret verici bir ceza ve sakınanlar için bir öğüt kıldık.
وَٱجۡعَلۡنَا
vecalna
Anlam:
kıl
Rabbimiz bizi sana teslim olan iki kişi kıl ve soyumuzdan sana teslim olan bir ümmet çıkar ve bize ibadet usullerimizi göster ve tövbemizi kabul et şüphesiz sen tövbeleri çokça kabul edensin merhametlisin.
يَجۡعَلِ
yec'alil
Anlam:
kılmaz
Veya derin bir denizdeki karanlıklar gibidir ki onu bir dalga örter, onun üstünden bir dalga daha, onun üstünden de bir bulut. Kat kat karanlıklar; elini çıkardığında neredeyse onu göremez. Kime Allah bir nur vermezse, onun için hiçbir nur yoktur.
يَجۡعَلُهُۥ
yec'aluhu
Anlam:
yapmak
Görmedin mi ki Allah, bulutları sevk eder, sonra onları birleştirir, sonra da onları bir yığın haline getirir. Böylece sen, onun arasından yağmurun çıktığını görürsün. Gökten, içinde dolu bulunan dağlar gibi bulutlardan dolu indirir de onunla dilediği kimseye isabet ettirir ve dilediği kimseden onu çevirir. Şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alır.
يَجْعَلُونَ
yec'alune
Anlam:
koyarlar
Yahut gökten boşanan, içinde karanlıklar, gök gürültüsü ve şimşek bulunan bir yağmur gibidirler. Ölüm korkusuyla, yıldırımlardan dolayı parmaklarını kulaklarına tıkarlar. Allah, kafirleri kuşatandır.