346
Kullanım
2
Lemma
115
Türev
101
Anlam
2 lemma, 115 türev form
Örnek Ayetler (5 / 44)
Bakara 2:22
·
Kuran-ı Kerim
ٱلَّذِي جَعَلَ لَكُمُ ٱلۡأَرۡضَ فِرَٰشٗا وَٱلسَّمَآءَ بِنَآءٗ وَأَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءٗ فَأَخۡرَجَ بِهِۦ مِنَ ٱلثَّمَرَٰتِ رِزۡقٗا لَّكُمۡۖ فَلَا تَجۡعَلُواْ لِلَّهِ أَندَادٗا وَأَنتُمۡ تَعۡلَمُونَ
O ki sizin için yeri bir döşek ve göğü bir bina kıldı ve gökten bir su indirdi, bunun üzerine onunla sizin için ürünlerden bir rızık çıkardı. Bunun üzerine siz biliyorken Allah'a denkler kılmayın.
Nisa 4:5
·
Kuran-ı Kerim
وَلَا تُؤۡتُواْ ٱلسُّفَهَآءَ أَمۡوَٰلَكُمُ ٱلَّتِي جَعَلَ ٱللَّهُ لَكُمۡ قِيَٰمٗا وَٱرۡزُقُوهُمۡ فِيهَا وَٱكۡسُوهُمۡ وَقُولُواْ لَهُمۡ قَوۡلٗا مَّعۡرُوفٗا
Ve Allah'ın sizin için bir geçim kaynağı kıldığı mallarınızı akılsızlara vermeyin. Ve onun içinde onları rızıklandırın, onları giydirin ve onlara bilinen bir söz söyleyin.
Nisa 4:90
·
Kuran-ı Kerim
إِلَّا ٱلَّذِينَ يَصِلُونَ إِلَىٰ قَوۡمِۭ بَيۡنَكُمۡ وَبَيۡنَهُم مِّيثَٰقٌ أَوۡ جَآءُوكُمۡ حَصِرَتۡ صُدُورُهُمۡ أَن يُقَٰتِلُوكُمۡ أَوۡ يُقَٰتِلُواْ قَوۡمَهُمۡۚ وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ لَسَلَّطَهُمۡ عَلَيۡكُمۡ فَلَقَٰتَلُوكُمۡۚ فَإِنِ ٱعۡتَزَلُوكُمۡ فَلَمۡ يُقَٰتِلُوكُمۡ وَأَلۡقَوۡاْ إِلَيۡكُمُ ٱلسَّلَمَ فَمَا جَعَلَ ٱللَّهُ لَكُمۡ عَلَيۡهِمۡ سَبِيلٗا
Sizinle aralarında bir sözleşme olan bir topluluğa sığınanlar veya sizinle savaşmaktan veya kendi topluluklarıyla savaşmaktan göğüsleri daralmış olarak size gelenler hariç. Eğer Allah dileseydi, kesinlikle onları sizin üzerinize musallat ederdi, böylece sizinle kesinlikle savaşırlardı. O halde eğer sizden uzak dururlar, sizinle savaşmazlar ve size barışı sunarlarsa, Allah sizin için onların aleyhine bir yol kılmamıştır.
Maide 5:20
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذۡ قَالَ مُوسَىٰ لِقَوۡمِهِۦ يَٰقَوۡمِ ٱذۡكُرُواْ نِعۡمَةَ ٱللَّهِ عَلَيۡكُمۡ إِذۡ جَعَلَ فِيكُمۡ أَنۢبِيَآءَ وَجَعَلَكُم مُّلُوكٗا وَءَاتَىٰكُم مَّا لَمۡ يُؤۡتِ أَحَدٗا مِّنَ ٱلۡعَٰلَمِينَ
Ve hani Musa kavmine demişti: 'Ey kavmim, Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani içinizde nebiler kılmıştı, sizi krallar kılmıştı ve alemlerden kimseye vermediğini size vermişti.'
Maide 5:97
·
Kuran-ı Kerim
۞جَعَلَ ٱللَّهُ ٱلۡكَعۡبَةَ ٱلۡبَيۡتَ ٱلۡحَرَامَ قِيَٰمٗا لِّلنَّاسِ وَٱلشَّهۡرَ ٱلۡحَرَامَ وَٱلۡهَدۡيَ وَٱلۡقَلَـٰٓئِدَۚ ذَٰلِكَ لِتَعۡلَمُوٓاْ أَنَّ ٱللَّهَ يَعۡلَمُ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِي ٱلۡأَرۡضِ وَأَنَّ ٱللَّهَ بِكُلِّ شَيۡءٍ عَلِيمٌ
Allah Kabe'yi, yasaklı evi, insanlar için bir ayakta durma kıldı; yasaklı ayı, sunuyu ve gerdanlıkları da. Bu, şüphesiz Allah'ın göklerdeki ve yerdeki şeyleri bildiğini ve şüphesiz Allah'ın her şeyi Bilen olduğunu bilmeniz içindir.
Örnek Ayetler (5 / 36)
Maide 5:13
·
Kuran-ı Kerim
فَبِمَا نَقۡضِهِم مِّيثَٰقَهُمۡ لَعَنَّـٰهُمۡ وَجَعَلۡنَا قُلُوبَهُمۡ قَٰسِيَةٗۖ يُحَرِّفُونَ ٱلۡكَلِمَ عَن مَّوَاضِعِهِۦ وَنَسُواْ حَظّٗا مِّمَّا ذُكِّرُواْ بِهِۦۚ وَلَا تَزَالُ تَطَّلِعُ عَلَىٰ خَآئِنَةٖ مِّنۡهُمۡ إِلَّا قَلِيلٗا مِّنۡهُمۡۖ فَٱعۡفُ عَنۡهُمۡ وَٱصۡفَحۡۚ إِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلۡمُحۡسِنِينَ
Sözleşmelerini bozmaları sebebiyle onları lanetledik ve onların kalplerini katı kıldık. Kelimeleri yerlerinden değiştirirler ve onunla hatırlatıldıkları şeyden bir payı unuttular. Ve onlardan azı hariç onlardan bir hainlik üzerine görmeye devam edersin. Böylece onlardan sil ve vazgeç. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.
En'am 6:6
·
Kuran-ı Kerim
أَلَمۡ يَرَوۡاْ كَمۡ أَهۡلَكۡنَا مِن قَبۡلِهِم مِّن قَرۡنٖ مَّكَّنَّـٰهُمۡ فِي ٱلۡأَرۡضِ مَا لَمۡ نُمَكِّن لَّكُمۡ وَأَرۡسَلۡنَا ٱلسَّمَآءَ عَلَيۡهِم مِّدۡرَارٗا وَجَعَلۡنَا ٱلۡأَنۡهَٰرَ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهِمۡ فَأَهۡلَكۡنَٰهُم بِذُنُوبِهِمۡ وَأَنشَأۡنَا مِنۢ بَعۡدِهِمۡ قَرۡنًا ءَاخَرِينَ
Onlardan önce nice nesli helak ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size yerleşim vermediğimiz şeyi onlara yerleşim verdik, onların üzerine göğü bolca gönderdik ve ırmakları onların altından akan kıldık. Bunun üzerine günahları sebebiyle onları helak ettik ve onlardan sonra başka bir nesil var ettik.
En'am 6:25
·
Kuran-ı Kerim
وَمِنۡهُم مَّن يَسۡتَمِعُ إِلَيۡكَۖ وَجَعَلۡنَا عَلَىٰ قُلُوبِهِمۡ أَكِنَّةً أَن يَفۡقَهُوهُ وَفِيٓ ءَاذَانِهِمۡ وَقۡرٗاۚ وَإِن يَرَوۡاْ كُلَّ ءَايَةٖ لَّا يُؤۡمِنُواْ بِهَاۖ حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءُوكَ يُجَٰدِلُونَكَ يَقُولُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ إِنۡ هَٰذَآ إِلَّآ أَسَٰطِيرُ ٱلۡأَوَّلِينَ
Ve onlardan seni dinleyenler vardır. Onu anlamamaları için kalplerinin üzerine örtüler, kulaklarının içine ağırlık kıldık. Ve her ayeti görseler ona inanmazlar. Hatta sana geldiklerinde seninle tartışırlar; örtenler derler: 'Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir.'
En'am 6:122
·
Kuran-ı Kerim
أَوَمَن كَانَ مَيۡتٗا فَأَحۡيَيۡنَٰهُ وَجَعَلۡنَا لَهُۥ نُورٗا يَمۡشِي بِهِۦ فِي ٱلنَّاسِ كَمَن مَّثَلُهُۥ فِي ٱلظُّلُمَٰتِ لَيۡسَ بِخَارِجٖ مِّنۡهَاۚ كَذَٰلِكَ زُيِّنَ لِلۡكَٰفِرِينَ مَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ
Ölü iken dirilttiğimiz ve onun için insanlar içinde onunla yürüdüğü bir ışık kıldığımız kimse, durumu karanlıklar içinde olup oradan çıkan biri olmayan kimse gibi midir? İşte böyle örtenlere yapmış oldukları şey süslü gösterildi.
A'raf 7:10
·
Kuran-ı Kerim
وَلَقَدۡ مَكَّنَّـٰكُمۡ فِي ٱلۡأَرۡضِ وَجَعَلۡنَا لَكُمۡ فِيهَا مَعَٰيِشَۗ قَلِيلٗا مَّا تَشۡكُرُونَ
Ve andolsun sizi yerin içinde yerleştirdik ve onun içinde sizin için geçimlikler kıldık; ne kadar az şükrediyorsunuz.
Örnek Ayetler (5 / 29)
Maide 5:60
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ هَلۡ أُنَبِّئُكُم بِشَرّٖ مِّن ذَٰلِكَ مَثُوبَةً عِندَ ٱللَّهِۚ مَن لَّعَنَهُ ٱللَّهُ وَغَضِبَ عَلَيۡهِ وَجَعَلَ مِنۡهُمُ ٱلۡقِرَدَةَ وَٱلۡخَنَازِيرَ وَعَبَدَ ٱلطَّـٰغُوتَۚ أُوْلَـٰٓئِكَ شَرّٞ مَّكَانٗا وَأَضَلُّ عَن سَوَآءِ ٱلسَّبِيلِ
De ki: 'Allah'ın katında karşılık olarak bundan daha kötüsünü size haber vereyim mi? Allah'ın lanetlediği, ona gazap ettiği, onlardan maymunlar ve domuzlar kıldığı ve taguta kulluk eden kimselerdir. İşte onlar yer bakımından daha kötüdür ve yolun doğrusundan daha sapkındır.'
En'am 6:1
·
Kuran-ı Kerim
ٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِ ٱلَّذِي خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ وَجَعَلَ ٱلظُّلُمَٰتِ وَٱلنُّورَۖ ثُمَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ بِرَبِّهِمۡ يَعۡدِلُونَ
Övgü, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve ışığı kılan Allah'adır. Sonra örten kimseler kendi Rablerine denk tutarlar.
En'am 6:96
·
Kuran-ı Kerim
فَالِقُ ٱلۡإِصۡبَاحِ وَجَعَلَ ٱلَّيۡلَ سَكَنٗا وَٱلشَّمۡسَ وَٱلۡقَمَرَ حُسۡبَانٗاۚ ذَٰلِكَ تَقۡدِيرُ ٱلۡعَزِيزِ ٱلۡعَلِيمِ
Sabahı yarandır. Ve geceyi sükunet, güneşi ve ayı bir hesap kıldı. İşte bu, Üstün Olanın, Bilenin ölçüsüdür.
A'raf 7:189
·
Kuran-ı Kerim
۞هُوَ ٱلَّذِي خَلَقَكُم مِّن نَّفۡسٖ وَٰحِدَةٖ وَجَعَلَ مِنۡهَا زَوۡجَهَا لِيَسۡكُنَ إِلَيۡهَاۖ فَلَمَّا تَغَشَّىٰهَا حَمَلَتۡ حَمۡلًا خَفِيفٗا فَمَرَّتۡ بِهِۦۖ فَلَمَّآ أَثۡقَلَت دَّعَوَا ٱللَّهَ رَبَّهُمَا لَئِنۡ ءَاتَيۡتَنَا صَٰلِحٗا لَّنَكُونَنَّ مِنَ ٱلشَّـٰكِرِينَ
Sizi tek bir nefsden yaratan ve ona sükunet bulması için ondan eşini yapan O'dur. Bunun üzerine onu örtünce hafif bir yük yüklendi, bunun üzerine onunla dolaştı. Bunun üzerine ağırlaşınca ikisi Rableri olan Allah'a seslendiler: 'Eğer bize iyi birini verirsen kesinlikle şükredenlerden olacağız.'
Tevbe 9:40
·
Kuran-ı Kerim
إِلَّا تَنصُرُوهُ فَقَدۡ نَصَرَهُ ٱللَّهُ إِذۡ أَخۡرَجَهُ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ ثَانِيَ ٱثۡنَيۡنِ إِذۡ هُمَا فِي ٱلۡغَارِ إِذۡ يَقُولُ لِصَٰحِبِهِۦ لَا تَحۡزَنۡ إِنَّ ٱللَّهَ مَعَنَاۖ فَأَنزَلَ ٱللَّهُ سَكِينَتَهُۥ عَلَيۡهِ وَأَيَّدَهُۥ بِجُنُودٖ لَّمۡ تَرَوۡهَا وَجَعَلَ كَلِمَةَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ ٱلسُّفۡلَىٰۗ وَكَلِمَةُ ٱللَّهِ هِيَ ٱلۡعُلۡيَاۗ وَٱللَّهُ عَزِيزٌ حَكِيمٌ
Eğer ona yardım etmezseniz, hani örten kimseler onu ikinin ikincisi olarak çıkarmıştı, kesinlikle Allah ona yardım etmişti; hani o ikisi mağaranın içindeydi, hani onun arkadaşına diyordu: 'Üzülme, şüphesiz Allah bizimle beraberdir.' Bunun üzerine Allah onun üzerine O'nun sükunetini indirdi, görmediğiniz ordularla onu destekledi ve örten kimselerin sözünü en aşağı kıldı. Ve Allah'ın sözü, en yüce odur. Ve Allah Üstün'dür, Hikmetli'dir.
Örnek Ayetler (5 / 28)
Bakara 2:125
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذۡ جَعَلۡنَا ٱلۡبَيۡتَ مَثَابَةٗ لِّلنَّاسِ وَأَمۡنٗا وَٱتَّخِذُواْ مِن مَّقَامِ إِبۡرَٰهِـۧمَ مُصَلّٗىۖ وَعَهِدۡنَآ إِلَىٰٓ إِبۡرَٰهِـۧمَ وَإِسۡمَٰعِيلَ أَن طَهِّرَا بَيۡتِيَ لِلطَّآئِفِينَ وَٱلۡعَٰكِفِينَ وَٱلرُّكَّعِ ٱلسُّجُودِ
Ve hani Evi insanlar için bir toplanma yeri ve bir güvenlik yapmıştık. Ve İbrahim'in makamından bir salat yeri edinin. Ve İbrahim'e ve İsmail'e: 'Tavaf edenler, itikafa girenler, ruku edenler ve secde edenler için benim Evimi temizleyin' diye emretmiştik.
Bakara 2:143
·
Kuran-ı Kerim
وَكَذَٰلِكَ جَعَلۡنَٰكُمۡ أُمَّةٗ وَسَطٗا لِّتَكُونُواْ شُهَدَآءَ عَلَى ٱلنَّاسِ وَيَكُونَ ٱلرَّسُولُ عَلَيۡكُمۡ شَهِيدٗاۗ وَمَا جَعَلۡنَا ٱلۡقِبۡلَةَ ٱلَّتِي كُنتَ عَلَيۡهَآ إِلَّا لِنَعۡلَمَ مَن يَتَّبِعُ ٱلرَّسُولَ مِمَّن يَنقَلِبُ عَلَىٰ عَقِبَيۡهِۚ وَإِن كَانَتۡ لَكَبِيرَةً إِلَّا عَلَى ٱلَّذِينَ هَدَى ٱللَّهُۗ وَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيُضِيعَ إِيمَٰنَكُمۡۚ إِنَّ ٱللَّهَ بِٱلنَّاسِ لَرَءُوفٞ رَّحِيمٞ
Ve insanların üzerine tanıklar olmanız için ve resulün sizin üzerinize bir tanık olması için bunun gibi sizi orta bir ümmet yaptık. Ve üzerinde olduğun kıbleyi, kendi iki topuğu üzerine dönen kimseden resule uyan kimseyi bilmemiz hariç yapmadık. Ve şüphesiz o, Allah'ın yol gösterdiği kimselerin üzerine hariç kesinlikle büyüktü. Ve Allah sizin inancınızı zayi edecek değildi. Şüphesiz Allah insanlara kesinlikle Şefkatlidir, Merhameti Kesintisizdir.
Nisa 4:33
·
Kuran-ı Kerim
وَلِكُلّٖ جَعَلۡنَا مَوَٰلِيَ مِمَّا تَرَكَ ٱلۡوَٰلِدَانِ وَٱلۡأَقۡرَبُونَۚ وَٱلَّذِينَ عَقَدَتۡ أَيۡمَٰنُكُمۡ فَـَٔاتُوهُمۡ نَصِيبَهُمۡۚ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ شَهِيدًا
Ve herkes için ana babanın ve yakınların bıraktığı şeyden mirasçılar kıldık. Ve yeminlerinizin bağladığı kimselere onların payını verin. Şüphesiz Allah her şeye Tanıktır.
Nisa 4:91
·
Kuran-ı Kerim
سَتَجِدُونَ ءَاخَرِينَ يُرِيدُونَ أَن يَأۡمَنُوكُمۡ وَيَأۡمَنُواْ قَوۡمَهُمۡ كُلَّ مَا رُدُّوٓاْ إِلَى ٱلۡفِتۡنَةِ أُرۡكِسُواْ فِيهَاۚ فَإِن لَّمۡ يَعۡتَزِلُوكُمۡ وَيُلۡقُوٓاْ إِلَيۡكُمُ ٱلسَّلَمَ وَيَكُفُّوٓاْ أَيۡدِيَهُمۡ فَخُذُوهُمۡ وَٱقۡتُلُوهُمۡ حَيۡثُ ثَقِفۡتُمُوهُمۡۚ وَأُوْلَـٰٓئِكُمۡ جَعَلۡنَا لَكُمۡ عَلَيۡهِمۡ سُلۡطَٰنٗا مُّبِينٗا
Sizden güvende olmayı ve kendi topluluklarından güvende olmayı isteyen başkalarını da bulacaksınız. Sınanmaya her döndürüldüklerinde onun içine baş aşağı çevrilirler. O halde eğer sizden uzak durmazlar, size barışı sunmazlar ve ellerini çekmezlerse, onları yakalayın ve onları bulduğunuz yerde katledin. Ve işte onlar var ya, sizin için onların aleyhine apaçık bir yetki kıldık.
Maide 5:48
·
Kuran-ı Kerim
وَأَنزَلۡنَآ إِلَيۡكَ ٱلۡكِتَٰبَ بِٱلۡحَقِّ مُصَدِّقٗا لِّمَا بَيۡنَ يَدَيۡهِ مِنَ ٱلۡكِتَٰبِ وَمُهَيۡمِنًا عَلَيۡهِۖ فَٱحۡكُم بَيۡنَهُم بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُۖ وَلَا تَتَّبِعۡ أَهۡوَآءَهُمۡ عَمَّا جَآءَكَ مِنَ ٱلۡحَقِّۚ لِكُلّٖ جَعَلۡنَا مِنكُمۡ شِرۡعَةٗ وَمِنۡهَاجٗاۚ وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ لَجَعَلَكُمۡ أُمَّةٗ وَٰحِدَةٗ وَلَٰكِن لِّيَبۡلُوَكُمۡ فِي مَآ ءَاتَىٰكُمۡۖ فَٱسۡتَبِقُواْ ٱلۡخَيۡرَٰتِۚ إِلَى ٱللَّهِ مَرۡجِعُكُمۡ جَمِيعٗا فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمۡ فِيهِ تَخۡتَلِفُونَ
Ve sana kitab'ı, iki ellerinin arasındaki kitab'tan olan şeyi doğrulayıcı olarak ve onun üzerine koruyup gözeten olarak gerçekle indirdik. O halde aralarında Allah'ın indirdiği şeyle hükmet ve sana gelen gerçekten onların arzularına uyma. Sizden her biri için bir yol ve bir yöntem kıldık. Ve eğer Allah dileseydi kesinlikle sizi tek bir ümmet kılardı ve lakin size verdiği şey içinde sizi sınamak içindir. O halde iyiliklerde yarışın. Dönüşünüz tamamen Allah'adır, böylece onda ayrılığa düştüğünüz şeyi size haber verir.
Örnek Ayetler (5 / 7)
En'am 6:100
·
Kuran-ı Kerim
وَجَعَلُواْ لِلَّهِ شُرَكَآءَ ٱلۡجِنَّ وَخَلَقَهُمۡۖ وَخَرَقُواْ لَهُۥ بَنِينَ وَبَنَٰتِۭ بِغَيۡرِ عِلۡمٖۚ سُبۡحَٰنَهُۥ وَتَعَٰلَىٰ عَمَّا يَصِفُونَ
Cinleri Allah'a ortaklar kıldılar; oysa onları O yarattı. Bilgi olmaksızın O'na oğullar ve kızlar uydurdular. O, nitelendirdikleri şeyden uzaktır ve yücedir.
En'am 6:136
·
Kuran-ı Kerim
وَجَعَلُواْ لِلَّهِ مِمَّا ذَرَأَ مِنَ ٱلۡحَرۡثِ وَٱلۡأَنۡعَٰمِ نَصِيبٗا فَقَالُواْ هَٰذَا لِلَّهِ بِزَعۡمِهِمۡ وَهَٰذَا لِشُرَكَآئِنَاۖ فَمَا كَانَ لِشُرَكَآئِهِمۡ فَلَا يَصِلُ إِلَى ٱللَّهِۖ وَمَا كَانَ لِلَّهِ فَهُوَ يَصِلُ إِلَىٰ شُرَكَآئِهِمۡۗ سَآءَ مَا يَحۡكُمُونَ
Ve Allah'a, türettiği ekinden ve hayvanlardan bir pay kıldılar, bunun üzerine iddialarına göre dediler: 'Bu Allah'ındır ve bu ortaklarımızındır.' Böylece ortakları için olan Allah'a ulaşmaz ve Allah için olan ortaklarına ulaşır. Hükmettikleri ne kötüdür.
Ra'd 13:33
·
Kuran-ı Kerim
أَفَمَنۡ هُوَ قَآئِمٌ عَلَىٰ كُلِّ نَفۡسِۭ بِمَا كَسَبَتۡۗ وَجَعَلُواْ لِلَّهِ شُرَكَآءَ قُلۡ سَمُّوهُمۡۚ أَمۡ تُنَبِّـُٔونَهُۥ بِمَا لَا يَعۡلَمُ فِي ٱلۡأَرۡضِ أَم بِظَٰهِرٖ مِّنَ ٱلۡقَوۡلِۗ بَلۡ زُيِّنَ لِلَّذِينَ كَفَرُواْ مَكۡرُهُمۡ وَصُدُّواْ عَنِ ٱلسَّبِيلِۗ وَمَن يُضۡلِلِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِنۡ هَادٖ
Her nefsin kazandığı şeyin üzerinde duran kimse mi? Ve Allah'a ortaklar kıldılar. De ki: 'Onları isimlendirin. Yoksa O'na yeryüzünde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz? Yoksa sözden açık olanla mı?' Aksine, örtenlere tuzakları süslü gösterildi ve yoldan alıkonuldular. Ve Allah kimi saptırırsa, artık onun için hiçbir yol gösteren yoktur.
İbrahim 14:30
·
Kuran-ı Kerim
وَجَعَلُواْ لِلَّهِ أَندَادٗا لِّيُضِلُّواْ عَن سَبِيلِهِۦۗ قُلۡ تَمَتَّعُواْ فَإِنَّ مَصِيرَكُمۡ إِلَى ٱلنَّارِ
Ve O'nun yolundan saptırmak için Allah'a denkler kıldılar. De ki: 'Faydalanın, çünkü şüphesiz sizin varışınız ateşedir.'
Saffat 37:158
·
Kuran-ı Kerim
وَجَعَلُواْ بَيۡنَهُۥ وَبَيۡنَ ٱلۡجِنَّةِ نَسَبٗاۚ وَلَقَدۡ عَلِمَتِ ٱلۡجِنَّةُ إِنَّهُمۡ لَمُحۡضَرُونَ
Ve onunla cinlerin arasında bir soy bağı kıldılar. Ve andolsun cinler, şüphesiz onların kesinlikle hazır bulundurulacaklarını bildi.
Örnek Ayetler (5 / 7)
En'am 6:9
·
Kuran-ı Kerim
وَلَوۡ جَعَلۡنَٰهُ مَلَكٗا لَّجَعَلۡنَٰهُ رَجُلٗا وَلَلَبَسۡنَا عَلَيۡهِم مَّا يَلۡبِسُونَ
Ve eğer onu bir melek kılsaydık, kesinlikle onu bir adam kılardık ve onların karıştırdığı şeyi kesinlikle onların üzerine karıştırırdık.
Hac 22:25
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَيَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱلۡمَسۡجِدِ ٱلۡحَرَامِ ٱلَّذِي جَعَلۡنَٰهُ لِلنَّاسِ سَوَآءً ٱلۡعَٰكِفُ فِيهِ وَٱلۡبَادِۚ وَمَن يُرِدۡ فِيهِ بِإِلۡحَادِۭ بِظُلۡمٖ نُّذِقۡهُ مِنۡ عَذَابٍ أَلِيمٖ
Şüphesiz örten ve Allah'ın yolundan ve onda kalan ile dışarıdan gelenin eşit olduğu, insanlar için kıldığımız kutsal mescitten alıkoyan kimseler; ve kim onda zulüm ile sapmak isterse, ona acı verici azaptan tattırırız.
Mü'minun 23:13
·
Kuran-ı Kerim
ثُمَّ جَعَلۡنَٰهُ نُطۡفَةٗ فِي قَرَارٖ مَّكِينٖ
Sonra onu sağlam bir yerleşim yerinde bir damla kıldık.
Fussilet 41:44
·
Kuran-ı Kerim
وَلَوۡ جَعَلۡنَٰهُ قُرۡءَانًا أَعۡجَمِيّٗا لَّقَالُواْ لَوۡلَا فُصِّلَتۡ ءَايَٰتُهُۥٓۖ ءَا۬عۡجَمِيّٞ وَعَرَبِيّٞۗ قُلۡ هُوَ لِلَّذِينَ ءَامَنُواْ هُدٗى وَشِفَآءٞۚ وَٱلَّذِينَ لَا يُؤۡمِنُونَ فِيٓ ءَاذَانِهِمۡ وَقۡرٞ وَهُوَ عَلَيۡهِمۡ عَمًىۚ أُوْلَـٰٓئِكَ يُنَادَوۡنَ مِن مَّكَانِۭ بَعِيدٖ
Ve eğer onu yabancı bir kuran yapsaydık, kesinlikle derlerdi: 'Onun ayetlerinin ayrıntılı açıklanması gerekmez miydi? Yabancı mı ve Arap mı?' De ki: 'O, inanan kimseler için bir yol gösterme ve bir şifadır.' İnanmayan kimselerin kulaklarında bir ağırlık vardır ve o, onların üzerine bir körlüktür. İşte onlar uzak bir yerden çağrılırlar.
Şura 42:52
·
Kuran-ı Kerim
وَكَذَٰلِكَ أَوۡحَيۡنَآ إِلَيۡكَ رُوحٗا مِّنۡ أَمۡرِنَاۚ مَا كُنتَ تَدۡرِي مَا ٱلۡكِتَٰبُ وَلَا ٱلۡإِيمَٰنُ وَلَٰكِن جَعَلۡنَٰهُ نُورٗا نَّهۡدِي بِهِۦ مَن نَّشَآءُ مِنۡ عِبَادِنَاۚ وَإِنَّكَ لَتَهۡدِيٓ إِلَىٰ صِرَٰطٖ مُّسۡتَقِيمٖ
Ve işte böyle sana işimizden bir ruh vahyettik. Kitap nedir ve inanç nedir biliyor değildin. Ve lakin onu bir ışık kıldık, onunla kullarımızdan dilediğimiz kimseye yol gösteririz. Ve şüphesiz sen kesinlikle dosdoğru bir yola yol gösterirsin.
Örnek Ayetler (5)
Yunus 10:73
·
Kuran-ı Kerim
فَكَذَّبُوهُ فَنَجَّيۡنَٰهُ وَمَن مَّعَهُۥ فِي ٱلۡفُلۡكِ وَجَعَلۡنَٰهُمۡ خَلَـٰٓئِفَ وَأَغۡرَقۡنَا ٱلَّذِينَ كَذَّبُواْ بِـَٔايَٰتِنَاۖ فَٱنظُرۡ كَيۡفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلۡمُنذَرِينَ
Bunun üzerine onu yalanladılar. Böylece onu ve gemide onunla beraber olan kimseleri kurtardık ve onları halefler kıldık. Ve ayetlerimizi yalanlayan kimseleri batırdık. Böylece uyarılanların sonu nasıl oldu bak.
Enbiya 21:73
·
Kuran-ı Kerim
وَجَعَلۡنَٰهُمۡ أَئِمَّةٗ يَهۡدُونَ بِأَمۡرِنَا وَأَوۡحَيۡنَآ إِلَيۡهِمۡ فِعۡلَ ٱلۡخَيۡرَٰتِ وَإِقَامَ ٱلصَّلَوٰةِ وَإِيتَآءَ ٱلزَّكَوٰةِۖ وَكَانُواْ لَنَا عَٰبِدِينَ
Ve onları emrimizle yol gösteren önderler yaptık. Ve onlara iyilikleri yapmayı, salatı ikame etmeyi ve zekatı vermeyi vahyettik. Ve onlar bize kulluk edenlerdi.
Mü'minun 23:44
·
Kuran-ı Kerim
ثُمَّ أَرۡسَلۡنَا رُسُلَنَا تَتۡرَاۖ كُلَّ مَا جَآءَ أُمَّةٗ رَّسُولُهَا كَذَّبُوهُۖ فَأَتۡبَعۡنَا بَعۡضَهُم بَعۡضٗا وَجَعَلۡنَٰهُمۡ أَحَادِيثَۚ فَبُعۡدٗا لِّقَوۡمٖ لَّا يُؤۡمِنُونَ
Sonra resullerimizi art arda gönderdik. Bir ümmete onun resulü her geldiği zaman onu yalanladılar, bunun üzerine onların bazısını bazısına tabi kıldık ve onları efsaneler kıldık. Bunun üzerine inanan olmayan bir kavme uzaklık olsun!
Furkan 25:37
·
Kuran-ı Kerim
وَقَوۡمَ نُوحٖ لَّمَّا كَذَّبُواْ ٱلرُّسُلَ أَغۡرَقۡنَٰهُمۡ وَجَعَلۡنَٰهُمۡ لِلنَّاسِ ءَايَةٗۖ وَأَعۡتَدۡنَا لِلظَّـٰلِمِينَ عَذَابًا أَلِيمٗا
Ve Nuh'un kavmini, resulleri yalanladıklarında onları batırdık ve onları insanlar için bir ayet kıldık. Ve zalimler için acı verici bir azap hazırladık.
Kasas 28:41
·
Kuran-ı Kerim
وَجَعَلۡنَٰهُمۡ أَئِمَّةٗ يَدۡعُونَ إِلَى ٱلنَّارِۖ وَيَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ لَا يُنصَرُونَ
Ve onları ateşe çağıran önderler kıldık. Ve kalkış gününde onlara yardım edilmez.
Örnek Ayetler (4)
Nisa 4:75
·
Kuran-ı Kerim
وَمَا لَكُمۡ لَا تُقَٰتِلُونَ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱلۡمُسۡتَضۡعَفِينَ مِنَ ٱلرِّجَالِ وَٱلنِّسَآءِ وَٱلۡوِلۡدَٰنِ ٱلَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَآ أَخۡرِجۡنَا مِنۡ هَٰذِهِ ٱلۡقَرۡيَةِ ٱلظَّالِمِ أَهۡلُهَا وَٱجۡعَل لَّنَا مِن لَّدُنكَ وَلِيّٗا وَٱجۡعَل لَّنَا مِن لَّدُنكَ نَصِيرًا
Size ne oluyor da Allah yolunda ve 'Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar, bize kendi katından bir koruyucu kıl ve bize kendi katından bir yardım edici kıl' diyen erkeklerden, kadınlardan ve çocuklardan zayıf bırakılanlar uğrunda savaşmıyorsunuz?
İsra 17:80
·
Kuran-ı Kerim
وَقُل رَّبِّ أَدۡخِلۡنِي مُدۡخَلَ صِدۡقٖ وَأَخۡرِجۡنِي مُخۡرَجَ صِدۡقٖ وَٱجۡعَل لِّي مِن لَّدُنكَ سُلۡطَٰنٗا نَّصِيرٗا
Ve de ki: 'Rabbim, beni doğruluğun girişine girdir ve beni doğruluğun çıkışına çıkar ve benim için senin katından yardımcı bir yetki kıl.'
Taha 20:29
·
Kuran-ı Kerim
وَٱجۡعَل لِّي وَزِيرٗا مِّنۡ أَهۡلِي
Ve ailemden benim için bir yardımcı kıl.
Şuara 26:84
·
Kuran-ı Kerim
وَٱجۡعَل لِّي لِسَانَ صِدۡقٖ فِي ٱلۡأٓخِرِينَ
Ve sonrakiler içinde benim için doğruluk dili kıl.
Örnek Ayetler (5)
En'am 6:165
·
Kuran-ı Kerim
وَهُوَ ٱلَّذِي جَعَلَكُمۡ خَلَـٰٓئِفَ ٱلۡأَرۡضِ وَرَفَعَ بَعۡضَكُمۡ فَوۡقَ بَعۡضٖ دَرَجَٰتٖ لِّيَبۡلُوَكُمۡ فِي مَآ ءَاتَىٰكُمۡۗ إِنَّ رَبَّكَ سَرِيعُ ٱلۡعِقَابِ وَإِنَّهُۥ لَغَفُورٞ رَّحِيمُۢ
Ve sizi yerin halifeleri kılan ve size verdiği şeyin içinde sizi sınamak için bazınızı bazınızın üzerine derecelerle yükselten O'dur. Şüphesiz senin Rabbin cezası hızlıdır ve şüphesiz O kesinlikle Örten'dir, Merhameti Kesintisiz'dir.
A'raf 7:69
·
Kuran-ı Kerim
أَوَعَجِبۡتُمۡ أَن جَآءَكُمۡ ذِكۡرٞ مِّن رَّبِّكُمۡ عَلَىٰ رَجُلٖ مِّنكُمۡ لِيُنذِرَكُمۡۚ وَٱذۡكُرُوٓاْ إِذۡ جَعَلَكُمۡ خُلَفَآءَ مِنۢ بَعۡدِ قَوۡمِ نُوحٖ وَزَادَكُمۡ فِي ٱلۡخَلۡقِ بَصۜۡطَةٗۖ فَٱذۡكُرُوٓاْ ءَالَآءَ ٱللَّهِ لَعَلَّكُمۡ تُفۡلِحُونَ
'Sizi uyarması için sizden bir adam üzerine Rabbinizden size bir hatırlatma gelmesine şaşırdınız mı? Ve Nuh kavminden sonra sizi halifeler kıldığı ve yaratılışta size bir genişlik artırdığı zamanı hatırlayın. Öyleyse Allah'ın nimetlerini hatırlayın, umulur ki kurtuluşa erersiniz.'
A'raf 7:74
·
Kuran-ı Kerim
وَٱذۡكُرُوٓاْ إِذۡ جَعَلَكُمۡ خُلَفَآءَ مِنۢ بَعۡدِ عَادٖ وَبَوَّأَكُمۡ فِي ٱلۡأَرۡضِ تَتَّخِذُونَ مِن سُهُولِهَا قُصُورٗا وَتَنۡحِتُونَ ٱلۡجِبَالَ بُيُوتٗاۖ فَٱذۡكُرُوٓاْ ءَالَآءَ ٱللَّهِ وَلَا تَعۡثَوۡاْ فِي ٱلۡأَرۡضِ مُفۡسِدِينَ
'Ve Ad'dan sonra sizi halifeler kıldığı ve yeryüzünde sizi yerleştirdiği zamanı hatırlayın. Onun düzlüklerinden köşkler ediniyorsunuz ve dağları evler olarak yontuyorsunuz. Öyleyse Allah'ın nimetlerini hatırlayın ve yeryüzünde bozguncular olarak taşkınlık yapmayın.'
Fatır 35:11
·
Kuran-ı Kerim
وَٱللَّهُ خَلَقَكُم مِّن تُرَابٖ ثُمَّ مِن نُّطۡفَةٖ ثُمَّ جَعَلَكُمۡ أَزۡوَٰجٗاۚ وَمَا تَحۡمِلُ مِنۡ أُنثَىٰ وَلَا تَضَعُ إِلَّا بِعِلۡمِهِۦۚ وَمَا يُعَمَّرُ مِن مُّعَمَّرٖ وَلَا يُنقَصُ مِنۡ عُمُرِهِۦٓ إِلَّا فِي كِتَٰبٍۚ إِنَّ ذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ يَسِيرٞ
Ve Allah sizi topraktan, sonra bir damla sudan yarattı, sonra sizi eşler kıldı. Ve hiçbir dişi O'nun bilgisi olmadan ne taşır ne de doğurur. Ve ömür verilenin ömrünün uzatılması ve onun ömründen eksiltilmesi bir kitapta olmadan olmaz. Şüphesiz bu, Allah'a kolaydır.
Fatır 35:39
·
Kuran-ı Kerim
هُوَ ٱلَّذِي جَعَلَكُمۡ خَلَـٰٓئِفَ فِي ٱلۡأَرۡضِۚ فَمَن كَفَرَ فَعَلَيۡهِ كُفۡرُهُۥۖ وَلَا يَزِيدُ ٱلۡكَٰفِرِينَ كُفۡرُهُمۡ عِندَ رَبِّهِمۡ إِلَّا مَقۡتٗاۖ وَلَا يَزِيدُ ٱلۡكَٰفِرِينَ كُفۡرُهُمۡ إِلَّا خَسَارٗا
Yerde sizi ardıllar kılan O'dur. Bunun üzerine kim örterse, onun örtmesi kendi aleyhinedir; onların örtmesi örtenlere Rablerinin katında öfkeden başka bir şey artırmaz ve onların örtmesi örtenlere hüsrandan başka bir şey artırmaz.
Örnek Ayetler (5)
Bakara 2:22
·
Kuran-ı Kerim
ٱلَّذِي جَعَلَ لَكُمُ ٱلۡأَرۡضَ فِرَٰشٗا وَٱلسَّمَآءَ بِنَآءٗ وَأَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءٗ فَأَخۡرَجَ بِهِۦ مِنَ ٱلثَّمَرَٰتِ رِزۡقٗا لَّكُمۡۖ فَلَا تَجۡعَلُواْ لِلَّهِ أَندَادٗا وَأَنتُمۡ تَعۡلَمُونَ
O ki sizin için yeri bir döşek ve göğü bir bina kıldı ve gökten bir su indirdi, bunun üzerine onunla sizin için ürünlerden bir rızık çıkardı. Bunun üzerine siz biliyorken Allah'a denkler kılmayın.
Bakara 2:224
·
Kuran-ı Kerim
وَلَا تَجۡعَلُواْ ٱللَّهَ عُرۡضَةٗ لِّأَيۡمَٰنِكُمۡ أَن تَبَرُّواْ وَتَتَّقُواْ وَتُصۡلِحُواْ بَيۡنَ ٱلنَّاسِۚ وَٱللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٞ
İyilik yapmanıza, sakınmanıza ve insanların arasını düzeltmenize yeminleriniz sebebiyle Allah'ı engel yapmayın. Allah İşiten'dir, Bilen'dir.
Nisa 4:144
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لَا تَتَّخِذُواْ ٱلۡكَٰفِرِينَ أَوۡلِيَآءَ مِن دُونِ ٱلۡمُؤۡمِنِينَۚ أَتُرِيدُونَ أَن تَجۡعَلُواْ لِلَّهِ عَلَيۡكُمۡ سُلۡطَٰنٗا مُّبِينًا
Ey inanan kimseler, inananların dışında örtenleri koruyucular edinmeyin. Sizin aleyhinize Allah için açık bir delil kılmayı mı istiyorsunuz?
Nur 24:63
·
Kuran-ı Kerim
لَّا تَجۡعَلُواْ دُعَآءَ ٱلرَّسُولِ بَيۡنَكُمۡ كَدُعَآءِ بَعۡضِكُم بَعۡضٗاۚ قَدۡ يَعۡلَمُ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ يَتَسَلَّلُونَ مِنكُمۡ لِوَاذٗاۚ فَلۡيَحۡذَرِ ٱلَّذِينَ يُخَالِفُونَ عَنۡ أَمۡرِهِۦٓ أَن تُصِيبَهُمۡ فِتۡنَةٌ أَوۡ يُصِيبَهُمۡ عَذَابٌ أَلِيمٌ
Resulün çağrısını aranızda birbirinizin çağrısı gibi yapmayın. Allah, sizden gizlice sıvışanları kesinlikle bilir. Onun emrine aykırı davrananlar, kendilerine bir sınamanın isabet etmesinden veya acı verici bir azabın isabet etmesinden sakınsınlar.
Zariyat 51:51
·
Kuran-ı Kerim
وَلَا تَجۡعَلُواْ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَۖ إِنِّي لَكُم مِّنۡهُ نَذِيرٞ مُّبِينٞ
Ve Allah ile beraber başka ilah kılmayın; şüphesiz ben sizin için O'ndan apaçık bir uyarıcıyım.
Örnek Ayetler (4)
Ali İmran 3:176
·
Kuran-ı Kerim
وَلَا يَحۡزُنكَ ٱلَّذِينَ يُسَٰرِعُونَ فِي ٱلۡكُفۡرِۚ إِنَّهُمۡ لَن يَضُرُّواْ ٱللَّهَ شَيۡـٔٗاۚ يُرِيدُ ٱللَّهُ أَلَّا يَجۡعَلَ لَهُمۡ حَظّٗا فِي ٱلۡأٓخِرَةِۖ وَلَهُمۡ عَذَابٌ عَظِيمٌ
Ve örtmede yarışanlar seni üzmesin. Şüphesiz onlar Allah'a hiçbir şeyle zarar veremezler. Allah ahirette onlara bir pay kılmamayı istiyor. Ve onlar için büyük bir azap vardır.
Nisa 4:15
·
Kuran-ı Kerim
وَٱلَّـٰتِي يَأۡتِينَ ٱلۡفَٰحِشَةَ مِن نِّسَآئِكُمۡ فَٱسۡتَشۡهِدُواْ عَلَيۡهِنَّ أَرۡبَعَةٗ مِّنكُمۡۖ فَإِن شَهِدُواْ فَأَمۡسِكُوهُنَّ فِي ٱلۡبُيُوتِ حَتَّىٰ يَتَوَفَّىٰهُنَّ ٱلۡمَوۡتُ أَوۡ يَجۡعَلَ ٱللَّهُ لَهُنَّ سَبِيلٗا
Ve kadınlarınızdan fuhşu yapan kadınlara karşı sizden dört kişiyi şahit tutun. Bunun üzerine eğer şahitlik ederlerse, ölüm onları vefat ettirene veya Allah onlar için bir yol kılana kadar onları evlerin içinde tutun.
Nisa 4:141
·
Kuran-ı Kerim
ٱلَّذِينَ يَتَرَبَّصُونَ بِكُمۡ فَإِن كَانَ لَكُمۡ فَتۡحٞ مِّنَ ٱللَّهِ قَالُوٓاْ أَلَمۡ نَكُن مَّعَكُمۡ وَإِن كَانَ لِلۡكَٰفِرِينَ نَصِيبٞ قَالُوٓاْ أَلَمۡ نَسۡتَحۡوِذۡ عَلَيۡكُمۡ وَنَمۡنَعۡكُم مِّنَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَۚ فَٱللَّهُ يَحۡكُمُ بَيۡنَكُمۡ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِۚ وَلَن يَجۡعَلَ ٱللَّهُ لِلۡكَٰفِرِينَ عَلَى ٱلۡمُؤۡمِنِينَ سَبِيلًا
Sizi gözetleyen o kimseler, bunun üzerine eğer sizin için Allah'tan bir fetih olursa derler: 'Biz sizinle beraber değil miydik?' Ve eğer örtenler için bir pay olursa derler: 'Biz size üstün gelmedik mi ve sizi inananlardan engellemedik mi?' Bunun üzerine Allah kalkış günü aranızda hüküm verir. Ve Allah örtenler için inananların üzerine asla bir yol kılmayacaktır.
Mümtehine 60:7
·
Kuran-ı Kerim
۞عَسَى ٱللَّهُ أَن يَجۡعَلَ بَيۡنَكُمۡ وَبَيۡنَ ٱلَّذِينَ عَادَيۡتُم مِّنۡهُم مَّوَدَّةٗۚ وَٱللَّهُ قَدِيرٞۚ وَٱللَّهُ غَفُورٞ رَّحِيمٞ
Umulur ki Allah, sizinle onlardan düşmanlık ettikleriniz arasında bir sevgi kılar. Ve Allah Güç Yetiren'dir. Ve Allah Örten'dir, Merhameti Kesintisiz'dir.
Örnek Ayetler (4)
İsra 17:22
·
Kuran-ı Kerim
لَّا تَجۡعَلۡ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ فَتَقۡعُدَ مَذۡمُومٗا مَّخۡذُولٗا
Allah ile beraber başka bir ilah kılma; böylece kınanmış, yalnız bırakılmış olarak oturursun.
İsra 17:29
·
Kuran-ı Kerim
وَلَا تَجۡعَلۡ يَدَكَ مَغۡلُولَةً إِلَىٰ عُنُقِكَ وَلَا تَبۡسُطۡهَا كُلَّ ٱلۡبَسۡطِ فَتَقۡعُدَ مَلُومٗا مَّحۡسُورًا
Ve senin elini senin boynuna bağlanmış kılma ve onu bütün açılışla açma; böylece kınanmış, pişman olarak oturursun.
İsra 17:39
·
Kuran-ı Kerim
ذَٰلِكَ مِمَّآ أَوۡحَىٰٓ إِلَيۡكَ رَبُّكَ مِنَ ٱلۡحِكۡمَةِۗ وَلَا تَجۡعَلۡ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ فَتُلۡقَىٰ فِي جَهَنَّمَ مَلُومٗا مَّدۡحُورًا
İşte bu, senin Rabbinin sana hikmetten vahyettiği şeydendir. Ve Allah ile beraber başka bir ilah kılma; böylece kınanmış, kovulmuş olarak cehennemin içine atılırsın.
Haşr 59:10
·
Kuran-ı Kerim
وَٱلَّذِينَ جَآءُو مِنۢ بَعۡدِهِمۡ يَقُولُونَ رَبَّنَا ٱغۡفِرۡ لَنَا وَلِإِخۡوَٰنِنَا ٱلَّذِينَ سَبَقُونَا بِٱلۡإِيمَٰنِ وَلَا تَجۡعَلۡ فِي قُلُوبِنَا غِلّٗا لِّلَّذِينَ ءَامَنُواْ رَبَّنَآ إِنَّكَ رَءُوفٞ رَّحِيمٌ
Ve onlardan sonra gelenler derler ki: 'Rabbimiz, bizi ve inançta bizi geçen kardeşlerimizi ört. Ve kalplerimizde inananlar için bir kin kılma. Rabbimiz, şüphesiz sen Şefkatli'sin, Merhameti Kesintisiz'sin.'
Örnek Ayetler (4)
Meryem 19:30
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ إِنِّي عَبۡدُ ٱللَّهِ ءَاتَىٰنِيَ ٱلۡكِتَٰبَ وَجَعَلَنِي نَبِيّٗا
Demişti: 'Şüphesiz ben Allah'ın kuluyum. Bana kitabı verdi ve beni bir nebi yaptı.'
Meryem 19:31
·
Kuran-ı Kerim
وَجَعَلَنِي مُبَارَكًا أَيۡنَ مَا كُنتُ وَأَوۡصَٰنِي بِٱلصَّلَوٰةِ وَٱلزَّكَوٰةِ مَا دُمۡتُ حَيّٗا
'Ve nerede olursam beni bereketli yaptı. Ve canlı olduğum sürece bana salatı ve zekatı emretti.'
Şuara 26:21
·
Kuran-ı Kerim
فَفَرَرۡتُ مِنكُمۡ لَمَّا خِفۡتُكُمۡ فَوَهَبَ لِي رَبِّي حُكۡمٗا وَجَعَلَنِي مِنَ ٱلۡمُرۡسَلِينَ
Bunun üzerine sizden korktuğum zaman sizden kaçtım, bunun üzerine Rabbim bana bir hüküm hibe etti ve beni gönderilenlerden yaptı.
Yasin 36:27
·
Kuran-ı Kerim
بِمَا غَفَرَ لِي رَبِّي وَجَعَلَنِي مِنَ ٱلۡمُكۡرَمِينَ
'Rabbimin beni örttüğünü ve beni ikram edilenlerden kıldığını.'
Örnek Ayetler (3)
Furkan 25:10
·
Kuran-ı Kerim
تَبَارَكَ ٱلَّذِيٓ إِن شَآءَ جَعَلَ لَكَ خَيۡرٗا مِّن ذَٰلِكَ جَنَّـٰتٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ وَيَجۡعَل لَّكَ قُصُورَۢا
Dilerse senin için bundan daha iyisini, altından ırmaklar akan bahçeler yapan ve senin için köşkler yapan ne bereketlidir!
Hadid 57:28
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَءَامِنُواْ بِرَسُولِهِۦ يُؤۡتِكُمۡ كِفۡلَيۡنِ مِن رَّحۡمَتِهِۦ وَيَجۡعَل لَّكُمۡ نُورٗا تَمۡشُونَ بِهِۦ وَيَغۡفِرۡ لَكُمۡۚ وَٱللَّهُ غَفُورٞ رَّحِيمٞ
Ey inananlar, Allah'tan sakının ve O'nun resulüne inanın; size O'nun merhametinden iki pay verir, sizin için onunla yürüyeceğiniz bir ışık kılar ve sizin için örter. Ve Allah Örtendir, Merhameti Kesintisizdir.
Nuh 71:12
·
Kuran-ı Kerim
وَيُمۡدِدۡكُم بِأَمۡوَٰلٖ وَبَنِينَ وَيَجۡعَل لَّكُمۡ جَنَّـٰتٖ وَيَجۡعَل لَّكُمۡ أَنۡهَٰرٗا
Ve size mallarla ve oğullarla destek verir, sizin için bahçeler kılar ve sizin için nehirler kılar.
Örnek Ayetler (4)
Enfal 8:29
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِن تَتَّقُواْ ٱللَّهَ يَجۡعَل لَّكُمۡ فُرۡقَانٗا وَيُكَفِّرۡ عَنكُمۡ سَيِّـَٔاتِكُمۡ وَيَغۡفِرۡ لَكُمۡۗ وَٱللَّهُ ذُو ٱلۡفَضۡلِ ٱلۡعَظِيمِ
Ey inananlar! Eğer Allah'tan sakınırsanız, size bir furkan kılar, kötülüklerinizi sizden örter ve sizi örter. Ve Allah büyük lütuf sahibidir.
Kehf 18:1
·
Kuran-ı Kerim
ٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِ ٱلَّذِيٓ أَنزَلَ عَلَىٰ عَبۡدِهِ ٱلۡكِتَٰبَ وَلَمۡ يَجۡعَل لَّهُۥ عِوَجَاۜ
Övgü, kulunun üzerine kitabı indiren ve onda bir eğrilik kılmayan Allah'adır.
Talak 65:2
·
Kuran-ı Kerim
فَإِذَا بَلَغۡنَ أَجَلَهُنَّ فَأَمۡسِكُوهُنَّ بِمَعۡرُوفٍ أَوۡ فَارِقُوهُنَّ بِمَعۡرُوفٖ وَأَشۡهِدُواْ ذَوَيۡ عَدۡلٖ مِّنكُمۡ وَأَقِيمُواْ ٱلشَّهَٰدَةَ لِلَّهِۚ ذَٰلِكُمۡ يُوعَظُ بِهِۦ مَن كَانَ يُؤۡمِنُ بِٱللَّهِ وَٱلۡيَوۡمِ ٱلۡأٓخِرِۚ وَمَن يَتَّقِ ٱللَّهَ يَجۡعَل لَّهُۥ مَخۡرَجٗا
Böylece sürelerine ulaştıkları zaman, onları iyilikle tutun veya onlardan iyilikle ayrılın. Ve sizden adalet sahibi iki kişiyi şahit tutun ve şahitliği Allah için ayakta tutun. İşte bu, Allah'a ve son güne inanan kimseye onunla öğütlenendir. Ve kim Allah'tan sakınırsa, onun için bir çıkış yapar.
Talak 65:4
·
Kuran-ı Kerim
وَٱلَّـٰٓـِٔي يَئِسۡنَ مِنَ ٱلۡمَحِيضِ مِن نِّسَآئِكُمۡ إِنِ ٱرۡتَبۡتُمۡ فَعِدَّتُهُنَّ ثَلَٰثَةُ أَشۡهُرٖ وَٱلَّـٰٓـِٔي لَمۡ يَحِضۡنَۚ وَأُوْلَٰتُ ٱلۡأَحۡمَالِ أَجَلُهُنَّ أَن يَضَعۡنَ حَمۡلَهُنَّۚ وَمَن يَتَّقِ ٱللَّهَ يَجۡعَل لَّهُۥ مِنۡ أَمۡرِهِۦ يُسۡرٗا
Ve kadınlarınızdan ay halinden ümit kesenler, eğer şüphe ederseniz, böylece onların bekleme süresi üç aydır ve ay hali olmayanların da. Ve yük sahiplerinin süresi, onların yüklerini bırakmalarıdır. Ve kim Allah'tan sakınırsa, onun için işinden bir kolaylık yapar.
Örnek Ayetler (4)
En'am 6:124
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذَا جَآءَتۡهُمۡ ءَايَةٞ قَالُواْ لَن نُّؤۡمِنَ حَتَّىٰ نُؤۡتَىٰ مِثۡلَ مَآ أُوتِيَ رُسُلُ ٱللَّهِۘ ٱللَّهُ أَعۡلَمُ حَيۡثُ يَجۡعَلُ رِسَالَتَهُۥۗ سَيُصِيبُ ٱلَّذِينَ أَجۡرَمُواْ صَغَارٌ عِندَ ٱللَّهِ وَعَذَابٞ شَدِيدُۢ بِمَا كَانُواْ يَمۡكُرُونَ
Ve onlara bir ayet geldiği zaman dediler: 'Allah'ın resullerine verilen şeyin benzeri bize verilene kadar asla inanmayacağız.' Allah kendi elçiliğini nereye kılacağını en iyi bilendir. Suç işleyen kimselere, tuzak kurmuş oldukları şey sebebiyle Allah'ın katında bir aşağılanma ve şiddetli bir azap isabet edecektir.
En'am 6:125
·
Kuran-ı Kerim
فَمَن يُرِدِ ٱللَّهُ أَن يَهۡدِيَهُۥ يَشۡرَحۡ صَدۡرَهُۥ لِلۡإِسۡلَٰمِۖ وَمَن يُرِدۡ أَن يُضِلَّهُۥ يَجۡعَلۡ صَدۡرَهُۥ ضَيِّقًا حَرَجٗا كَأَنَّمَا يَصَّعَّدُ فِي ٱلسَّمَآءِۚ كَذَٰلِكَ يَجۡعَلُ ٱللَّهُ ٱلرِّجۡسَ عَلَى ٱلَّذِينَ لَا يُؤۡمِنُونَ
Öyleyse Allah kimi doğru yola iletmeyi dilerse onun göğsünü İslam'a açar. Ve kimi saptırmayı dilerse, sanki gök içinde tırmanıyormuş gibi onun göğsünü dar, sıkıntılı kılar. İşte böyle Allah, inanmayan kimselerin üzerine pisliği kılar.
Cin 72:25
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ إِنۡ أَدۡرِيٓ أَقَرِيبٞ مَّا تُوعَدُونَ أَمۡ يَجۡعَلُ لَهُۥ رَبِّيٓ أَمَدًا
De ki: 'Vaat edildiğiniz şey yakın mı yoksa Rabbim onun için bir süre mi yapacak bilmiyorum.'
Müzzemmil 73:17
·
Kuran-ı Kerim
فَكَيۡفَ تَتَّقُونَ إِن كَفَرۡتُمۡ يَوۡمٗا يَجۡعَلُ ٱلۡوِلۡدَٰنَ شِيبًا
Eğer örterseniz, çocukları ak saçlı yapan günden nasıl korunursunuz?
Örnek Ayetler (3)
Bakara 2:126
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذۡ قَالَ إِبۡرَٰهِـۧمُ رَبِّ ٱجۡعَلۡ هَٰذَا بَلَدًا ءَامِنٗا وَٱرۡزُقۡ أَهۡلَهُۥ مِنَ ٱلثَّمَرَٰتِ مَنۡ ءَامَنَ مِنۡهُم بِٱللَّهِ وَٱلۡيَوۡمِ ٱلۡأٓخِرِۚ قَالَ وَمَن كَفَرَ فَأُمَتِّعُهُۥ قَلِيلٗا ثُمَّ أَضۡطَرُّهُۥٓ إِلَىٰ عَذَابِ ٱلنَّارِۖ وَبِئۡسَ ٱلۡمَصِيرُ
Ve hani İbrahim demişti: 'Rabbim, bunu güvenli bir şehir yap ve onun halkından Allah'a ve son güne inanan kimseyi ürünlerden rızıklandır.' Dedi: 'Ve kim örterse, onu biraz faydalandırırım, sonra onu ateşin azabına zorlarım. Ve o varış yeri ne kötüdür.'
Bakara 2:260
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذۡ قَالَ إِبۡرَٰهِـۧمُ رَبِّ أَرِنِي كَيۡفَ تُحۡيِ ٱلۡمَوۡتَىٰۖ قَالَ أَوَلَمۡ تُؤۡمِنۖ قَالَ بَلَىٰ وَلَٰكِن لِّيَطۡمَئِنَّ قَلۡبِيۖ قَالَ فَخُذۡ أَرۡبَعَةٗ مِّنَ ٱلطَّيۡرِ فَصُرۡهُنَّ إِلَيۡكَ ثُمَّ ٱجۡعَلۡ عَلَىٰ كُلِّ جَبَلٖ مِّنۡهُنَّ جُزۡءٗا ثُمَّ ٱدۡعُهُنَّ يَأۡتِينَكَ سَعۡيٗاۚ وَٱعۡلَمۡ أَنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٞ
Ve hani İbrahim 'Rabbim, ölüleri nasıl diriltiyorsun bana göster' demişti. 'Yoksa inanmıyor musun?' demişti. 'Evet, fakat kalbimin tatmin olması için' demişti. 'Böylece kuşlardan dört tane al, sonra onları kendine alıştır, sonra her dağın üzerine onlardan bir parça koy, sonra onları çağır, koşarak sana gelirler. Ve bil ki Allah Üstün'dür, Hikmetli'dir' demişti.
İbrahim 14:35
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذۡ قَالَ إِبۡرَٰهِيمُ رَبِّ ٱجۡعَلۡ هَٰذَا ٱلۡبَلَدَ ءَامِنٗا وَٱجۡنُبۡنِي وَبَنِيَّ أَن نَّعۡبُدَ ٱلۡأَصۡنَامَ
Ve İbrahim demişti: 'Rabbim, bu beldeyi güvenli kıl ve beni ve oğullarımı putlara kulluk etmemizden uzak tut.'
Örnek Ayetler (3)
Furkan 25:54
·
Kuran-ı Kerim
وَهُوَ ٱلَّذِي خَلَقَ مِنَ ٱلۡمَآءِ بَشَرٗا فَجَعَلَهُۥ نَسَبٗا وَصِهۡرٗاۗ وَكَانَ رَبُّكَ قَدِيرٗا
Ve O, sudan bir insan yaratandır. Bunun üzerine onu soy ve hısımlık kıldı. Ve senin Rabbin Güç Yetiren'dir.
Kalem 68:50
·
Kuran-ı Kerim
فَٱجۡتَبَٰهُ رَبُّهُۥ فَجَعَلَهُۥ مِنَ ٱلصَّـٰلِحِينَ
Bunun üzerine Rabbi onu seçti ve onu doğrulardan kıldı.
A'la 87:5
·
Kuran-ı Kerim
فَجَعَلَهُۥ غُثَآءً أَحۡوَىٰ
Sonra onu kararmış bir çer çöp kıldı.
Örnek Ayetler (3)
Hac 22:36
·
Kuran-ı Kerim
وَٱلۡبُدۡنَ جَعَلۡنَٰهَا لَكُم مِّن شَعَـٰٓئِرِ ٱللَّهِ لَكُمۡ فِيهَا خَيۡرٞۖ فَٱذۡكُرُواْ ٱسۡمَ ٱللَّهِ عَلَيۡهَا صَوَآفَّۖ فَإِذَا وَجَبَتۡ جُنُوبُهَا فَكُلُواْ مِنۡهَا وَأَطۡعِمُواْ ٱلۡقَانِعَ وَٱلۡمُعۡتَرَّۚ كَذَٰلِكَ سَخَّرۡنَٰهَا لَكُمۡ لَعَلَّكُمۡ تَشۡكُرُونَ
Ve büyükbaş hayvanları sizin için Allah'ın nişanelerinden kıldık; onlarda sizin için hayır vardır. Böylece sıra sıra dururken onların üzerine Allah'ın adını anın. Böylece yanları düştüğü zaman onlardan yiyin, kanaat edene ve isteyene yedirin. Umulur ki şükredersiniz diye onları size böylece boyun eğdirdik.
Saffat 37:63
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّا جَعَلۡنَٰهَا فِتۡنَةٗ لِّلظَّـٰلِمِينَ
Şüphesiz biz onu zalimler için bir sınama kıldık.
Vakıa 56:73
·
Kuran-ı Kerim
نَحۡنُ جَعَلۡنَٰهَا تَذۡكِرَةٗ وَمَتَٰعٗا لِّلۡمُقۡوِينَ
Biz onu bir hatırlatma ve ıssız yerlerde olanlar için bir fayda yaptık.
Örnek Ayetler (3)
İsra 17:2
·
Kuran-ı Kerim
وَءَاتَيۡنَا مُوسَى ٱلۡكِتَٰبَ وَجَعَلۡنَٰهُ هُدٗى لِّبَنِيٓ إِسۡرَـٰٓءِيلَ أَلَّا تَتَّخِذُواْ مِن دُونِي وَكِيلٗا
Ve Musa'ya kitabı verdik ve 'Benden başkasını bir vekil edinmeyin' diye onu İsrail oğulları için bir yol gösterme kıldık.
Secde 32:23
·
Kuran-ı Kerim
وَلَقَدۡ ءَاتَيۡنَا مُوسَى ٱلۡكِتَٰبَ فَلَا تَكُن فِي مِرۡيَةٖ مِّن لِّقَآئِهِۦۖ وَجَعَلۡنَٰهُ هُدٗى لِّبَنِيٓ إِسۡرَـٰٓءِيلَ
Ve kesinlikle Musa'ya kitabı verdik; artık ona kavuşmaktan şüphe içinde olma. Ve onu İsrail oğulları için yol gösterici kıldık.
Zuhruf 43:59
·
Kuran-ı Kerim
إِنۡ هُوَ إِلَّا عَبۡدٌ أَنۡعَمۡنَا عَلَيۡهِ وَجَعَلۡنَٰهُ مَثَلٗا لِّبَنِيٓ إِسۡرَـٰٓءِيلَ
O, kendisine nimet verdiğimiz ve İsrail oğulları için bir örnek kıldığımız bir kuldan başkası değildir.