Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ب ي ن

b-y-n — Kök Analizi

ب ي ن

523

Kullanım

12

Lemma

77

Türev

92

Anlam

12 lemma, 77 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

مُبِينٞ

mubinun

ayıran, ayıran, açık, apaçık

Sıfat
1

مُبِينٖ

mubinin

ayıran, ayıran, açıklayan, apaçık

İsim
1

بِٱلۡبَيِّنَٰتِ

Lemma

bi-el-beyyinati

açık delillerle, açık delil, kanıt, açıklama

İsim
24

بَيِّنَٰتٖ

beyyinatin

ayıranların, ayıran, açık delil, kanıt

Sıfat
14

بَيِّنَةٖ

beyyinetin

açık delil, açık delil, ayrım, kanıt

Sıfat
9

ٱلۡبَيِّنَٰتُ

el-beyyinatu

ayıranlar, ayıran, açık delil, kanıt

İsim
7

Örnek Ayetler (5 / 7)

Bakara 2:209

·

Kuran-ı Kerim

فَإِن زَلَلۡتُم مِّنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَتۡكُمُ ٱلۡبَيِّنَٰتُ فَٱعۡلَمُوٓاْ أَنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

Size apaçık kanıtlar geldikten sonra kayarsanız, bilin ki şüphesiz Allah Üstün'dür, Hikmetli'dir.

Bakara 2:213

·

Kuran-ı Kerim

كَانَ ٱلنَّاسُ أُمَّةٗ وَٰحِدَةٗ فَبَعَثَ ٱللَّهُ ٱلنَّبِيِّـۧنَ مُبَشِّرِينَ وَمُنذِرِينَ وَأَنزَلَ مَعَهُمُ ٱلۡكِتَٰبَ بِٱلۡحَقِّ لِيَحۡكُمَ بَيۡنَ ٱلنَّاسِ فِيمَا ٱخۡتَلَفُواْ فِيهِۚ وَمَا ٱخۡتَلَفَ فِيهِ إِلَّا ٱلَّذِينَ أُوتُوهُ مِنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَتۡهُمُ ٱلۡبَيِّنَٰتُ بَغۡيَۢا بَيۡنَهُمۡۖ فَهَدَى ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لِمَا ٱخۡتَلَفُواْ فِيهِ مِنَ ٱلۡحَقِّ بِإِذۡنِهِۦۗ وَٱللَّهُ يَهۡدِي مَن يَشَآءُ إِلَىٰ صِرَٰطٖ مُّسۡتَقِيمٍ

İnsanlar tek bir topluluktu. Allah nebileri müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak gönderdi; insanların ayrılığa düştükleri konularda aralarında hükmetmek için onlarla birlikte gerçeği içeren kitabı indirdi. Kendilerine apaçık kanıtlar geldikten sonra, aralarındaki azgınlıktan dolayı onda ayrılığa düşenler, ancak o verilenlerdir. Bunun üzerine Allah, inananları kendi izniyle ayrılığa düştükleri gerçeğe iletti. Allah dilediğini doğru yola iletir.

Bakara 2:253

·

Kuran-ı Kerim

۞تِلۡكَ ٱلرُّسُلُ فَضَّلۡنَا بَعۡضَهُمۡ عَلَىٰ بَعۡضٖۘ مِّنۡهُم مَّن كَلَّمَ ٱللَّهُۖ وَرَفَعَ بَعۡضَهُمۡ دَرَجَٰتٖۚ وَءَاتَيۡنَا عِيسَى ٱبۡنَ مَرۡيَمَ ٱلۡبَيِّنَٰتِ وَأَيَّدۡنَٰهُ بِرُوحِ ٱلۡقُدُسِۗ وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ مَا ٱقۡتَتَلَ ٱلَّذِينَ مِنۢ بَعۡدِهِم مِّنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَتۡهُمُ ٱلۡبَيِّنَٰتُ وَلَٰكِنِ ٱخۡتَلَفُواْ فَمِنۡهُم مَّنۡ ءَامَنَ وَمِنۡهُم مَّن كَفَرَۚ وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ مَا ٱقۡتَتَلُواْ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ يَفۡعَلُ مَا يُرِيدُ

İşte bu resuller, onların bir kısmını bir kısmının üzerine üstün kıldık. Allah'ın konuştuğu kimse onlardandır ve onların bir kısmını derecelerle yükseltti. Ve Meryem oğlu İsa'ya açık delilleri verdik ve onu kutsal ruhla destekledik. Ve eğer Allah dileseydi, açık deliller onlara geldikten sonra onlardan sonraki kimseler savaşmazdı; fakat ayrılığa düştüler. Böylece inanan kimse onlardandır ve örten kimse onlardandır. Ve eğer Allah dileseydi savaşmazlardı, fakat Allah istediği şeyi yapar.

Ali İmran 3:86

·

Kuran-ı Kerim

كَيۡفَ يَهۡدِي ٱللَّهُ قَوۡمٗا كَفَرُواْ بَعۡدَ إِيمَٰنِهِمۡ وَشَهِدُوٓاْ أَنَّ ٱلرَّسُولَ حَقّٞ وَجَآءَهُمُ ٱلۡبَيِّنَٰتُۚ وَٱللَّهُ لَا يَهۡدِي ٱلۡقَوۡمَ ٱلظَّـٰلِمِينَ

İnançlarından, resulün gerçek olduğuna tanık olduklarından ve onlara açık deliller geldikten sonra örten bir topluluğa Allah nasıl yol gösterir? Ve Allah zalim topluluğa yol göstermez.

Ali İmran 3:105

·

Kuran-ı Kerim

وَلَا تَكُونُواْ كَٱلَّذِينَ تَفَرَّقُواْ وَٱخۡتَلَفُواْ مِنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَهُمُ ٱلۡبَيِّنَٰتُۚ وَأُوْلَـٰٓئِكَ لَهُمۡ عَذَابٌ عَظِيمٞ

Ve onlara açık deliller geldikten sonra ayrılığa düşen ve ihtilaf eden kimseler gibi olmayın. Ve işte onlar, onlar için büyük bir azap vardır.

Tüm 7 kullanımı gör

ٱلۡبَيِّنَٰتِ

el-beyyinati

açık deliller, açık delil, kanıt, açıklama

İsim
4

بَيِّنَةٞ

beyyinetun

ayıran, ayıran, açık, delil

İsim
3

ٱلۡبَيِّنَةُ

el-beyyinetu

ayıran, ayıran, açık delil, kanıt

İsim
2

بِبَيِّنَةٖ

bi-beyyinetin

ayıran, ayıran, açık delil, kanıt

İsim
2

بَيِّنَٰتٞ

beyyinatun

açık deliller, açık delil, apaçık işaret, kanıt

Sıfat
2

بَيِّنَتٖ

beyyinetin

açık delilin, açık delil, kanıt, açıklama

İsim
1

بَيِّنَةُ

beyyinetu

açık delil, ayrım, açık delil, açıklama

İsim
1

وَبَيِّنَٰتٖ

ve-beyyinatin

ve ayıranların, ayıran, açık delil, kanıt

İsim
1

بَيِّنَةٗ

beyyineten

ayıranı, ayırmak, açık delil, kanıt

Sıfat
1

يُبَيِّنُ

Lemma

yubeyyinu

ayırır, ayırmak, açıklamak, beyan etmek

Fiil
12

يُبَيِّن

yubeyyin

ayırır, ayırmak, açıklamak, ortaya çıkarmak

Fiil
3

بَيَّنَّا

beyyenna

ayırdık, ayırmak, açıklamak, ortaya çıkarmak

Fiil
3

لِيُبَيِّنَ

li-yubeyyine

açıklaması için, ayırmak, açıklamak, ortaya çıkarmak

Fiil
3

وَيُبَيِّنُ

ve-yubeyyinu

ve ayırır, ayırmak, açıklamak, ortaya çıkarmak

Fiil
2

مُبِينٞ

mubinunayıran

1

مُبِينٖ

mubininayıran

1

بِٱلۡبَيِّنَٰتِ

Lemma

bi-el-beyyinatiaçık delillerle

24

بَيِّنَٰتٖ

beyyinatinayıranların

14

بَيِّنَةٖ

beyyinetinaçık delil

9

ٱلۡبَيِّنَٰتُ

el-beyyinatuayıranlar

7

Örnek Ayetler (5 / 7)

Bakara 2:209

·

Kuran-ı Kerim

فَإِن زَلَلۡتُم مِّنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَتۡكُمُ ٱلۡبَيِّنَٰتُ فَٱعۡلَمُوٓاْ أَنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

Size apaçık kanıtlar geldikten sonra kayarsanız, bilin ki şüphesiz Allah Üstün'dür, Hikmetli'dir.

Bakara 2:213

·

Kuran-ı Kerim

كَانَ ٱلنَّاسُ أُمَّةٗ وَٰحِدَةٗ فَبَعَثَ ٱللَّهُ ٱلنَّبِيِّـۧنَ مُبَشِّرِينَ وَمُنذِرِينَ وَأَنزَلَ مَعَهُمُ ٱلۡكِتَٰبَ بِٱلۡحَقِّ لِيَحۡكُمَ بَيۡنَ ٱلنَّاسِ فِيمَا ٱخۡتَلَفُواْ فِيهِۚ وَمَا ٱخۡتَلَفَ فِيهِ إِلَّا ٱلَّذِينَ أُوتُوهُ مِنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَتۡهُمُ ٱلۡبَيِّنَٰتُ بَغۡيَۢا بَيۡنَهُمۡۖ فَهَدَى ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لِمَا ٱخۡتَلَفُواْ فِيهِ مِنَ ٱلۡحَقِّ بِإِذۡنِهِۦۗ وَٱللَّهُ يَهۡدِي مَن يَشَآءُ إِلَىٰ صِرَٰطٖ مُّسۡتَقِيمٍ

İnsanlar tek bir topluluktu. Allah nebileri müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak gönderdi; insanların ayrılığa düştükleri konularda aralarında hükmetmek için onlarla birlikte gerçeği içeren kitabı indirdi. Kendilerine apaçık kanıtlar geldikten sonra, aralarındaki azgınlıktan dolayı onda ayrılığa düşenler, ancak o verilenlerdir. Bunun üzerine Allah, inananları kendi izniyle ayrılığa düştükleri gerçeğe iletti. Allah dilediğini doğru yola iletir.

Bakara 2:253

·

Kuran-ı Kerim

۞تِلۡكَ ٱلرُّسُلُ فَضَّلۡنَا بَعۡضَهُمۡ عَلَىٰ بَعۡضٖۘ مِّنۡهُم مَّن كَلَّمَ ٱللَّهُۖ وَرَفَعَ بَعۡضَهُمۡ دَرَجَٰتٖۚ وَءَاتَيۡنَا عِيسَى ٱبۡنَ مَرۡيَمَ ٱلۡبَيِّنَٰتِ وَأَيَّدۡنَٰهُ بِرُوحِ ٱلۡقُدُسِۗ وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ مَا ٱقۡتَتَلَ ٱلَّذِينَ مِنۢ بَعۡدِهِم مِّنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَتۡهُمُ ٱلۡبَيِّنَٰتُ وَلَٰكِنِ ٱخۡتَلَفُواْ فَمِنۡهُم مَّنۡ ءَامَنَ وَمِنۡهُم مَّن كَفَرَۚ وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ مَا ٱقۡتَتَلُواْ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ يَفۡعَلُ مَا يُرِيدُ

İşte bu resuller, onların bir kısmını bir kısmının üzerine üstün kıldık. Allah'ın konuştuğu kimse onlardandır ve onların bir kısmını derecelerle yükseltti. Ve Meryem oğlu İsa'ya açık delilleri verdik ve onu kutsal ruhla destekledik. Ve eğer Allah dileseydi, açık deliller onlara geldikten sonra onlardan sonraki kimseler savaşmazdı; fakat ayrılığa düştüler. Böylece inanan kimse onlardandır ve örten kimse onlardandır. Ve eğer Allah dileseydi savaşmazlardı, fakat Allah istediği şeyi yapar.

Ali İmran 3:86

·

Kuran-ı Kerim

كَيۡفَ يَهۡدِي ٱللَّهُ قَوۡمٗا كَفَرُواْ بَعۡدَ إِيمَٰنِهِمۡ وَشَهِدُوٓاْ أَنَّ ٱلرَّسُولَ حَقّٞ وَجَآءَهُمُ ٱلۡبَيِّنَٰتُۚ وَٱللَّهُ لَا يَهۡدِي ٱلۡقَوۡمَ ٱلظَّـٰلِمِينَ

İnançlarından, resulün gerçek olduğuna tanık olduklarından ve onlara açık deliller geldikten sonra örten bir topluluğa Allah nasıl yol gösterir? Ve Allah zalim topluluğa yol göstermez.

Ali İmran 3:105

·

Kuran-ı Kerim

وَلَا تَكُونُواْ كَٱلَّذِينَ تَفَرَّقُواْ وَٱخۡتَلَفُواْ مِنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَهُمُ ٱلۡبَيِّنَٰتُۚ وَأُوْلَـٰٓئِكَ لَهُمۡ عَذَابٌ عَظِيمٞ

Ve onlara açık deliller geldikten sonra ayrılığa düşen ve ihtilaf eden kimseler gibi olmayın. Ve işte onlar, onlar için büyük bir azap vardır.

Tüm 7 kullanımı gör

ٱلۡبَيِّنَٰتِ

el-beyyinatiaçık deliller

4

بَيِّنَةٞ

beyyinetunayıran

3

ٱلۡبَيِّنَةُ

el-beyyinetuayıran

2

بِبَيِّنَةٖ

bi-beyyinetinayıran

2

بَيِّنَٰتٞ

beyyinatunaçık deliller

2

بَيِّنَتٖ

beyyinetinaçık delilin

1

بَيِّنَةُ

beyyinetuaçık delil

1

وَبَيِّنَٰتٖ

ve-beyyinatinve ayıranların

1

بَيِّنَةٗ

beyyinetenayıranı

1

يُبَيِّنُ

Lemma

yubeyyinuayırır

12

يُبَيِّن

yubeyyinayırır

3

بَيَّنَّا

beyyennaayırdık

3

لِيُبَيِّنَ

li-yubeyyineaçıklaması için

3

وَيُبَيِّنُ

ve-yubeyyinuve ayırır

2