Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ب ي ن

b-y-n — Kök Analizi

ب ي ن

523

Kullanım

12

Lemma

77

Türev

92

Anlam

12 lemma, 77 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

مُبِينٞ

mubinun

ayıran, ayıran, açık, apaçık

Sıfat
1

مُبِينٖ

mubinin

ayıran, ayıran, açıklayan, apaçık

İsim
1

بِٱلۡبَيِّنَٰتِ

Lemma

bi-el-beyyinati

açık delillerle, açık delil, kanıt, açıklama

İsim
24

بَيِّنَٰتٖ

beyyinatin

ayıranların, ayıran, açık delil, kanıt

Sıfat
14

بَيِّنَةٖ

beyyinetin

açık delil, açık delil, ayrım, kanıt

Sıfat
9

ٱلۡبَيِّنَٰتُ

el-beyyinatu

ayıranlar, ayıran, açık delil, kanıt

İsim
7

ٱلۡبَيِّنَٰتِ

el-beyyinati

açık deliller, açık delil, kanıt, açıklama

İsim
4

بَيِّنَةٞ

beyyinetun

ayıran, ayıran, açık, delil

İsim
3

ٱلۡبَيِّنَةُ

el-beyyinetu

ayıran, ayıran, açık delil, kanıt

İsim
2

بِبَيِّنَةٖ

bi-beyyinetin

ayıran, ayıran, açık delil, kanıt

İsim
2

بَيِّنَٰتٞ

beyyinatun

açık deliller, açık delil, apaçık işaret, kanıt

Sıfat
2

بَيِّنَتٖ

beyyinetin

açık delilin, açık delil, kanıt, açıklama

İsim
1

بَيِّنَةُ

beyyinetu

açık delil, ayrım, açık delil, açıklama

İsim
1

وَبَيِّنَٰتٖ

ve-beyyinatin

ve ayıranların, ayıran, açık delil, kanıt

İsim
1

بَيِّنَةٗ

beyyineten

ayıranı, ayırmak, açık delil, kanıt

Sıfat
1

يُبَيِّنُ

Lemma

yubeyyinu

ayırır, ayırmak, açıklamak, beyan etmek

Fiil
12

Örnek Ayetler (5 / 12)

Bakara 2:187

·

Kuran-ı Kerim

أُحِلَّ لَكُمۡ لَيۡلَةَ ٱلصِّيَامِ ٱلرَّفَثُ إِلَىٰ نِسَآئِكُمۡۚ هُنَّ لِبَاسٞ لَّكُمۡ وَأَنتُمۡ لِبَاسٞ لَّهُنَّۗ عَلِمَ ٱللَّهُ أَنَّكُمۡ كُنتُمۡ تَخۡتَانُونَ أَنفُسَكُمۡ فَتَابَ عَلَيۡكُمۡ وَعَفَا عَنكُمۡۖ فَٱلۡـَٰٔنَ بَٰشِرُوهُنَّ وَٱبۡتَغُواْ مَا كَتَبَ ٱللَّهُ لَكُمۡۚ وَكُلُواْ وَٱشۡرَبُواْ حَتَّىٰ يَتَبَيَّنَ لَكُمُ ٱلۡخَيۡطُ ٱلۡأَبۡيَضُ مِنَ ٱلۡخَيۡطِ ٱلۡأَسۡوَدِ مِنَ ٱلۡفَجۡرِۖ ثُمَّ أَتِمُّواْ ٱلصِّيَامَ إِلَى ٱلَّيۡلِۚ وَلَا تُبَٰشِرُوهُنَّ وَأَنتُمۡ عَٰكِفُونَ فِي ٱلۡمَسَٰجِدِۗ تِلۡكَ حُدُودُ ٱللَّهِ فَلَا تَقۡرَبُوهَاۗ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ ءَايَٰتِهِۦ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمۡ يَتَّقُونَ

Oruç gecesi kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar sizin için bir elbisedir ve siz onlar için bir elbisesiniz. Allah nefislerinize ihanet ettiğinizi bildi, böylece dönüşünüzü kabul etti ve sizi bağışladı. Artık şimdi onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için yazdığını arayın. Ve fecirden beyaz iplik siyah iplikten size belli oluncaya kadar yiyin ve için. Sonra geceye kadar orucu tamamlayın. Ve siz mescitlerde itikaftayken onlara yaklaşmayın. Bunlar Allah'ın sınırlarıdır, artık onlara yaklaşmayın. Böylece Allah işaretlerini insanlara açıklar, umulur ki sakınırlar.

Bakara 2:219

·

Kuran-ı Kerim

۞يَسۡـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلۡخَمۡرِ وَٱلۡمَيۡسِرِۖ قُلۡ فِيهِمَآ إِثۡمٞ كَبِيرٞ وَمَنَٰفِعُ لِلنَّاسِ وَإِثۡمُهُمَآ أَكۡبَرُ مِن نَّفۡعِهِمَاۗ وَيَسۡـَٔلُونَكَ مَاذَا يُنفِقُونَۖ قُلِ ٱلۡعَفۡوَۗ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمُ ٱلۡأٓيَٰتِ لَعَلَّكُمۡ تَتَفَكَّرُونَ

Sana aklı örten şeyden ve kumardan soruyorlar. De ki: 'İkisinde büyük günah ve insanlar için faydalar vardır; ikisinin günahı faydasından daha büyüktür.' Sana ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: 'İhtiyaçtan arta kalanı.' Düşünesiniz diye Allah ayetleri size böylece açıklar.

Bakara 2:242

·

Kuran-ı Kerim

كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمۡ ءَايَٰتِهِۦ لَعَلَّكُمۡ تَعۡقِلُونَ

Akledersiniz diye Allah ayetlerini size böylece açıklar.

Bakara 2:266

·

Kuran-ı Kerim

أَيَوَدُّ أَحَدُكُمۡ أَن تَكُونَ لَهُۥ جَنَّةٞ مِّن نَّخِيلٖ وَأَعۡنَابٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ لَهُۥ فِيهَا مِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ وَأَصَابَهُ ٱلۡكِبَرُ وَلَهُۥ ذُرِّيَّةٞ ضُعَفَآءُ فَأَصَابَهَآ إِعۡصَارٞ فِيهِ نَارٞ فَٱحۡتَرَقَتۡۗ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمُ ٱلۡأٓيَٰتِ لَعَلَّكُمۡ تَتَفَكَّرُونَ

Sizden biri ister mi ki onun hurmalıklardan ve üzümlerden bir bahçesi olsun, altından nehirler akan; onun içinde onun için her ürünlerden vardır ve ona yaşlılık isabet etmiştir ve onun zayıf bir soyu vardır. Böylece ona içinde ateş olan bir kasırga isabet eder, böylece yanar. Düşünürsünüz diye Allah ayetleri size böylece açıklar.

Ali İmran 3:103

·

Kuran-ı Kerim

وَٱعۡتَصِمُواْ بِحَبۡلِ ٱللَّهِ جَمِيعٗا وَلَا تَفَرَّقُواْۚ وَٱذۡكُرُواْ نِعۡمَتَ ٱللَّهِ عَلَيۡكُمۡ إِذۡ كُنتُمۡ أَعۡدَآءٗ فَأَلَّفَ بَيۡنَ قُلُوبِكُمۡ فَأَصۡبَحۡتُم بِنِعۡمَتِهِۦٓ إِخۡوَٰنٗا وَكُنتُمۡ عَلَىٰ شَفَا حُفۡرَةٖ مِّنَ ٱلنَّارِ فَأَنقَذَكُم مِّنۡهَاۗ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمۡ ءَايَٰتِهِۦ لَعَلَّكُمۡ تَهۡتَدُونَ

Ve hepiniz Allah'ın ipine sıkıca tutunun ve ayrılığa düşmeyin. Ve Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani düşmanlar idiniz; bunun üzerine kalplerinizin arasını uzlaştırdı. Böylece O'nun nimetiyle kardeşler oldunuz. Ve ateşten bir çukurun kenarının üzerinde idiniz; bunun üzerine sizi ondan kurtardı. Böylece Allah size ayetlerini açıklar; umulur ki yol bulursunuz.

Tüm 12 kullanımı gör

يُبَيِّن

yubeyyin

ayırır, ayırmak, açıklamak, ortaya çıkarmak

Fiil
3

بَيَّنَّا

beyyenna

ayırdık, ayırmak, açıklamak, ortaya çıkarmak

Fiil
3

لِيُبَيِّنَ

li-yubeyyine

açıklaması için, ayırmak, açıklamak, ortaya çıkarmak

Fiil
3

وَيُبَيِّنُ

ve-yubeyyinu

ve ayırır, ayırmak, açıklamak, ortaya çıkarmak

Fiil
2

مُبِينٞ

mubinunayıran

1

مُبِينٖ

mubininayıran

1

بِٱلۡبَيِّنَٰتِ

Lemma

bi-el-beyyinatiaçık delillerle

24

بَيِّنَٰتٖ

beyyinatinayıranların

14

بَيِّنَةٖ

beyyinetinaçık delil

9

ٱلۡبَيِّنَٰتُ

el-beyyinatuayıranlar

7

ٱلۡبَيِّنَٰتِ

el-beyyinatiaçık deliller

4

بَيِّنَةٞ

beyyinetunayıran

3

ٱلۡبَيِّنَةُ

el-beyyinetuayıran

2

بِبَيِّنَةٖ

bi-beyyinetinayıran

2

بَيِّنَٰتٞ

beyyinatunaçık deliller

2

بَيِّنَتٖ

beyyinetinaçık delilin

1

بَيِّنَةُ

beyyinetuaçık delil

1

وَبَيِّنَٰتٖ

ve-beyyinatinve ayıranların

1

بَيِّنَةٗ

beyyinetenayıranı

1

يُبَيِّنُ

Lemma

yubeyyinuayırır

12

Örnek Ayetler (5 / 12)

Bakara 2:187

·

Kuran-ı Kerim

أُحِلَّ لَكُمۡ لَيۡلَةَ ٱلصِّيَامِ ٱلرَّفَثُ إِلَىٰ نِسَآئِكُمۡۚ هُنَّ لِبَاسٞ لَّكُمۡ وَأَنتُمۡ لِبَاسٞ لَّهُنَّۗ عَلِمَ ٱللَّهُ أَنَّكُمۡ كُنتُمۡ تَخۡتَانُونَ أَنفُسَكُمۡ فَتَابَ عَلَيۡكُمۡ وَعَفَا عَنكُمۡۖ فَٱلۡـَٰٔنَ بَٰشِرُوهُنَّ وَٱبۡتَغُواْ مَا كَتَبَ ٱللَّهُ لَكُمۡۚ وَكُلُواْ وَٱشۡرَبُواْ حَتَّىٰ يَتَبَيَّنَ لَكُمُ ٱلۡخَيۡطُ ٱلۡأَبۡيَضُ مِنَ ٱلۡخَيۡطِ ٱلۡأَسۡوَدِ مِنَ ٱلۡفَجۡرِۖ ثُمَّ أَتِمُّواْ ٱلصِّيَامَ إِلَى ٱلَّيۡلِۚ وَلَا تُبَٰشِرُوهُنَّ وَأَنتُمۡ عَٰكِفُونَ فِي ٱلۡمَسَٰجِدِۗ تِلۡكَ حُدُودُ ٱللَّهِ فَلَا تَقۡرَبُوهَاۗ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ ءَايَٰتِهِۦ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمۡ يَتَّقُونَ

Oruç gecesi kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar sizin için bir elbisedir ve siz onlar için bir elbisesiniz. Allah nefislerinize ihanet ettiğinizi bildi, böylece dönüşünüzü kabul etti ve sizi bağışladı. Artık şimdi onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için yazdığını arayın. Ve fecirden beyaz iplik siyah iplikten size belli oluncaya kadar yiyin ve için. Sonra geceye kadar orucu tamamlayın. Ve siz mescitlerde itikaftayken onlara yaklaşmayın. Bunlar Allah'ın sınırlarıdır, artık onlara yaklaşmayın. Böylece Allah işaretlerini insanlara açıklar, umulur ki sakınırlar.

Bakara 2:219

·

Kuran-ı Kerim

۞يَسۡـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلۡخَمۡرِ وَٱلۡمَيۡسِرِۖ قُلۡ فِيهِمَآ إِثۡمٞ كَبِيرٞ وَمَنَٰفِعُ لِلنَّاسِ وَإِثۡمُهُمَآ أَكۡبَرُ مِن نَّفۡعِهِمَاۗ وَيَسۡـَٔلُونَكَ مَاذَا يُنفِقُونَۖ قُلِ ٱلۡعَفۡوَۗ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمُ ٱلۡأٓيَٰتِ لَعَلَّكُمۡ تَتَفَكَّرُونَ

Sana aklı örten şeyden ve kumardan soruyorlar. De ki: 'İkisinde büyük günah ve insanlar için faydalar vardır; ikisinin günahı faydasından daha büyüktür.' Sana ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: 'İhtiyaçtan arta kalanı.' Düşünesiniz diye Allah ayetleri size böylece açıklar.

Bakara 2:242

·

Kuran-ı Kerim

كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمۡ ءَايَٰتِهِۦ لَعَلَّكُمۡ تَعۡقِلُونَ

Akledersiniz diye Allah ayetlerini size böylece açıklar.

Bakara 2:266

·

Kuran-ı Kerim

أَيَوَدُّ أَحَدُكُمۡ أَن تَكُونَ لَهُۥ جَنَّةٞ مِّن نَّخِيلٖ وَأَعۡنَابٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ لَهُۥ فِيهَا مِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ وَأَصَابَهُ ٱلۡكِبَرُ وَلَهُۥ ذُرِّيَّةٞ ضُعَفَآءُ فَأَصَابَهَآ إِعۡصَارٞ فِيهِ نَارٞ فَٱحۡتَرَقَتۡۗ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمُ ٱلۡأٓيَٰتِ لَعَلَّكُمۡ تَتَفَكَّرُونَ

Sizden biri ister mi ki onun hurmalıklardan ve üzümlerden bir bahçesi olsun, altından nehirler akan; onun içinde onun için her ürünlerden vardır ve ona yaşlılık isabet etmiştir ve onun zayıf bir soyu vardır. Böylece ona içinde ateş olan bir kasırga isabet eder, böylece yanar. Düşünürsünüz diye Allah ayetleri size böylece açıklar.

Ali İmran 3:103

·

Kuran-ı Kerim

وَٱعۡتَصِمُواْ بِحَبۡلِ ٱللَّهِ جَمِيعٗا وَلَا تَفَرَّقُواْۚ وَٱذۡكُرُواْ نِعۡمَتَ ٱللَّهِ عَلَيۡكُمۡ إِذۡ كُنتُمۡ أَعۡدَآءٗ فَأَلَّفَ بَيۡنَ قُلُوبِكُمۡ فَأَصۡبَحۡتُم بِنِعۡمَتِهِۦٓ إِخۡوَٰنٗا وَكُنتُمۡ عَلَىٰ شَفَا حُفۡرَةٖ مِّنَ ٱلنَّارِ فَأَنقَذَكُم مِّنۡهَاۗ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمۡ ءَايَٰتِهِۦ لَعَلَّكُمۡ تَهۡتَدُونَ

Ve hepiniz Allah'ın ipine sıkıca tutunun ve ayrılığa düşmeyin. Ve Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani düşmanlar idiniz; bunun üzerine kalplerinizin arasını uzlaştırdı. Böylece O'nun nimetiyle kardeşler oldunuz. Ve ateşten bir çukurun kenarının üzerinde idiniz; bunun üzerine sizi ondan kurtardı. Böylece Allah size ayetlerini açıklar; umulur ki yol bulursunuz.

Tüm 12 kullanımı gör

يُبَيِّن

yubeyyinayırır

3

بَيَّنَّا

beyyennaayırdık

3

لِيُبَيِّنَ

li-yubeyyineaçıklaması için

3

وَيُبَيِّنُ

ve-yubeyyinuve ayırır

2