Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ب ي ن

b-y-n — Kök Analizi

ب ي ن

523

Kullanım

12

Lemma

77

Türev

92

Anlam

12 lemma, 77 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

مُبِينٞ

mubinun

ayıran, ayıran, açık, apaçık

Sıfat
1

مُبِينٖ

mubinin

ayıran, ayıran, açıklayan, apaçık

İsim
1

بِٱلۡبَيِّنَٰتِ

Lemma

bi-el-beyyinati

açık delillerle, açık delil, kanıt, açıklama

İsim
24

بَيِّنَٰتٖ

beyyinatin

ayıranların, ayıran, açık delil, kanıt

Sıfat
14

بَيِّنَةٖ

beyyinetin

açık delil, açık delil, ayrım, kanıt

Sıfat
9

ٱلۡبَيِّنَٰتُ

el-beyyinatu

ayıranlar, ayıran, açık delil, kanıt

İsim
7

ٱلۡبَيِّنَٰتِ

el-beyyinati

açık deliller, açık delil, kanıt, açıklama

İsim
4

بَيِّنَةٞ

beyyinetun

ayıran, ayıran, açık, delil

İsim
3

Örnek Ayetler (3)

En'am 6:157

·

Kuran-ı Kerim

أَوۡ تَقُولُواْ لَوۡ أَنَّآ أُنزِلَ عَلَيۡنَا ٱلۡكِتَٰبُ لَكُنَّآ أَهۡدَىٰ مِنۡهُمۡۚ فَقَدۡ جَآءَكُم بَيِّنَةٞ مِّن رَّبِّكُمۡ وَهُدٗى وَرَحۡمَةٞۚ فَمَنۡ أَظۡلَمُ مِمَّن كَذَّبَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَصَدَفَ عَنۡهَاۗ سَنَجۡزِي ٱلَّذِينَ يَصۡدِفُونَ عَنۡ ءَايَٰتِنَا سُوٓءَ ٱلۡعَذَابِ بِمَا كَانُواْ يَصۡدِفُونَ

Veya 'Eğer şüphesiz üzerimize kitap indirilseydi kesinlikle onlardan daha doğru yolda olurduk' dememeniz için. Böylece kesinlikle Rabbinizden size açık bir delil, bir yol gösterme ve bir merhamet geldi. Böylece Allah'ın ayetlerini yalanlayan ve ondan yüz çeviren kimseden daha zalim kimdir? Ayetlerimizden yüz çeviren kimselere yüz çevirdikleri şeyle azabın kötüsüyle karşılık vereceğiz.

A'raf 7:73

·

Kuran-ı Kerim

وَإِلَىٰ ثَمُودَ أَخَاهُمۡ صَٰلِحٗاۚ قَالَ يَٰقَوۡمِ ٱعۡبُدُواْ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنۡ إِلَٰهٍ غَيۡرُهُۥۖ قَدۡ جَآءَتۡكُم بَيِّنَةٞ مِّن رَّبِّكُمۡۖ هَٰذِهِۦ نَاقَةُ ٱللَّهِ لَكُمۡ ءَايَةٗۖ فَذَرُوهَا تَأۡكُلۡ فِيٓ أَرۡضِ ٱللَّهِۖ وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُوٓءٖ فَيَأۡخُذَكُمۡ عَذَابٌ أَلِيمٞ

Ve Semud'a kardeşleri Salih'i. Dedi: 'Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Kesinlikle size Rabbinizden apaçık bir delil geldi. Bu, sizin için bir ayet olarak Allah'ın devesidir. Öyleyse onu bırakın, Allah'ın yeryüzünde yesin ve ona bir kötülükle dokunmayın, yoksa sizi acı verici bir azap yakalar.'

A'raf 7:85

·

Kuran-ı Kerim

وَإِلَىٰ مَدۡيَنَ أَخَاهُمۡ شُعَيۡبٗاۚ قَالَ يَٰقَوۡمِ ٱعۡبُدُواْ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنۡ إِلَٰهٍ غَيۡرُهُۥۖ قَدۡ جَآءَتۡكُم بَيِّنَةٞ مِّن رَّبِّكُمۡۖ فَأَوۡفُواْ ٱلۡكَيۡلَ وَٱلۡمِيزَانَ وَلَا تَبۡخَسُواْ ٱلنَّاسَ أَشۡيَآءَهُمۡ وَلَا تُفۡسِدُواْ فِي ٱلۡأَرۡضِ بَعۡدَ إِصۡلَٰحِهَاۚ ذَٰلِكُمۡ خَيۡرٞ لَّكُمۡ إِن كُنتُم مُّؤۡمِنِينَ

Ve Medyen'e kardeşleri Şuayb'ı. Dedi: 'Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Kesinlikle size Rabbinizden apaçık bir delil geldi. Öyleyse ölçüyü ve tartıyı tam ölçün ve insanlara eşyalarını eksiltmeyin ve düzeltilmesinden sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Eğer inananlar iseniz işte bu sizin için daha iyidir.'

ٱلۡبَيِّنَةُ

el-beyyinetu

ayıran, ayıran, açık delil, kanıt

İsim
2

بِبَيِّنَةٖ

bi-beyyinetin

ayıran, ayıran, açık delil, kanıt

İsim
2

بَيِّنَٰتٞ

beyyinatun

açık deliller, açık delil, apaçık işaret, kanıt

Sıfat
2

بَيِّنَتٖ

beyyinetin

açık delilin, açık delil, kanıt, açıklama

İsim
1

بَيِّنَةُ

beyyinetu

açık delil, ayrım, açık delil, açıklama

İsim
1

وَبَيِّنَٰتٖ

ve-beyyinatin

ve ayıranların, ayıran, açık delil, kanıt

İsim
1

بَيِّنَةٗ

beyyineten

ayıranı, ayırmak, açık delil, kanıt

Sıfat
1

يُبَيِّنُ

Lemma

yubeyyinu

ayırır, ayırmak, açıklamak, beyan etmek

Fiil
12

يُبَيِّن

yubeyyin

ayırır, ayırmak, açıklamak, ortaya çıkarmak

Fiil
3

بَيَّنَّا

beyyenna

ayırdık, ayırmak, açıklamak, ortaya çıkarmak

Fiil
3

لِيُبَيِّنَ

li-yubeyyine

açıklaması için, ayırmak, açıklamak, ortaya çıkarmak

Fiil
3

وَيُبَيِّنُ

ve-yubeyyinu

ve ayırır, ayırmak, açıklamak, ortaya çıkarmak

Fiil
2

مُبِينٞ

mubinunayıran

1

مُبِينٖ

mubininayıran

1

بِٱلۡبَيِّنَٰتِ

Lemma

bi-el-beyyinatiaçık delillerle

24

بَيِّنَٰتٖ

beyyinatinayıranların

14

بَيِّنَةٖ

beyyinetinaçık delil

9

ٱلۡبَيِّنَٰتُ

el-beyyinatuayıranlar

7

ٱلۡبَيِّنَٰتِ

el-beyyinatiaçık deliller

4

بَيِّنَةٞ

beyyinetunayıran

3

Örnek Ayetler (3)

En'am 6:157

·

Kuran-ı Kerim

أَوۡ تَقُولُواْ لَوۡ أَنَّآ أُنزِلَ عَلَيۡنَا ٱلۡكِتَٰبُ لَكُنَّآ أَهۡدَىٰ مِنۡهُمۡۚ فَقَدۡ جَآءَكُم بَيِّنَةٞ مِّن رَّبِّكُمۡ وَهُدٗى وَرَحۡمَةٞۚ فَمَنۡ أَظۡلَمُ مِمَّن كَذَّبَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَصَدَفَ عَنۡهَاۗ سَنَجۡزِي ٱلَّذِينَ يَصۡدِفُونَ عَنۡ ءَايَٰتِنَا سُوٓءَ ٱلۡعَذَابِ بِمَا كَانُواْ يَصۡدِفُونَ

Veya 'Eğer şüphesiz üzerimize kitap indirilseydi kesinlikle onlardan daha doğru yolda olurduk' dememeniz için. Böylece kesinlikle Rabbinizden size açık bir delil, bir yol gösterme ve bir merhamet geldi. Böylece Allah'ın ayetlerini yalanlayan ve ondan yüz çeviren kimseden daha zalim kimdir? Ayetlerimizden yüz çeviren kimselere yüz çevirdikleri şeyle azabın kötüsüyle karşılık vereceğiz.

A'raf 7:73

·

Kuran-ı Kerim

وَإِلَىٰ ثَمُودَ أَخَاهُمۡ صَٰلِحٗاۚ قَالَ يَٰقَوۡمِ ٱعۡبُدُواْ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنۡ إِلَٰهٍ غَيۡرُهُۥۖ قَدۡ جَآءَتۡكُم بَيِّنَةٞ مِّن رَّبِّكُمۡۖ هَٰذِهِۦ نَاقَةُ ٱللَّهِ لَكُمۡ ءَايَةٗۖ فَذَرُوهَا تَأۡكُلۡ فِيٓ أَرۡضِ ٱللَّهِۖ وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُوٓءٖ فَيَأۡخُذَكُمۡ عَذَابٌ أَلِيمٞ

Ve Semud'a kardeşleri Salih'i. Dedi: 'Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Kesinlikle size Rabbinizden apaçık bir delil geldi. Bu, sizin için bir ayet olarak Allah'ın devesidir. Öyleyse onu bırakın, Allah'ın yeryüzünde yesin ve ona bir kötülükle dokunmayın, yoksa sizi acı verici bir azap yakalar.'

A'raf 7:85

·

Kuran-ı Kerim

وَإِلَىٰ مَدۡيَنَ أَخَاهُمۡ شُعَيۡبٗاۚ قَالَ يَٰقَوۡمِ ٱعۡبُدُواْ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنۡ إِلَٰهٍ غَيۡرُهُۥۖ قَدۡ جَآءَتۡكُم بَيِّنَةٞ مِّن رَّبِّكُمۡۖ فَأَوۡفُواْ ٱلۡكَيۡلَ وَٱلۡمِيزَانَ وَلَا تَبۡخَسُواْ ٱلنَّاسَ أَشۡيَآءَهُمۡ وَلَا تُفۡسِدُواْ فِي ٱلۡأَرۡضِ بَعۡدَ إِصۡلَٰحِهَاۚ ذَٰلِكُمۡ خَيۡرٞ لَّكُمۡ إِن كُنتُم مُّؤۡمِنِينَ

Ve Medyen'e kardeşleri Şuayb'ı. Dedi: 'Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Kesinlikle size Rabbinizden apaçık bir delil geldi. Öyleyse ölçüyü ve tartıyı tam ölçün ve insanlara eşyalarını eksiltmeyin ve düzeltilmesinden sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Eğer inananlar iseniz işte bu sizin için daha iyidir.'

ٱلۡبَيِّنَةُ

el-beyyinetuayıran

2

بِبَيِّنَةٖ

bi-beyyinetinayıran

2

بَيِّنَٰتٞ

beyyinatunaçık deliller

2

بَيِّنَتٖ

beyyinetinaçık delilin

1

بَيِّنَةُ

beyyinetuaçık delil

1

وَبَيِّنَٰتٖ

ve-beyyinatinve ayıranların

1

بَيِّنَةٗ

beyyinetenayıranı

1

يُبَيِّنُ

Lemma

yubeyyinuayırır

12

يُبَيِّن

yubeyyinayırır

3

بَيَّنَّا

beyyennaayırdık

3

لِيُبَيِّنَ

li-yubeyyineaçıklaması için

3

وَيُبَيِّنُ

ve-yubeyyinuve ayırır

2