Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ب ي ن

b-y-n — Kök Analizi

ب ي ن

523

Kullanım

12

Lemma

77

Türev

92

Anlam

12 lemma, 77 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

مُبِينٞ

mubinun

ayıran, ayıran, açık, apaçık

Sıfat
1

مُبِينٖ

mubinin

ayıran, ayıran, açıklayan, apaçık

İsim
1

بِٱلۡبَيِّنَٰتِ

Lemma

bi-el-beyyinati

açık delillerle, açık delil, kanıt, açıklama

İsim
24

Örnek Ayetler (5 / 24)

Bakara 2:92

·

Kuran-ı Kerim

۞وَلَقَدۡ جَآءَكُم مُّوسَىٰ بِٱلۡبَيِّنَٰتِ ثُمَّ ٱتَّخَذۡتُمُ ٱلۡعِجۡلَ مِنۢ بَعۡدِهِۦ وَأَنتُمۡ ظَٰلِمُونَ

Ve kesinlikle Musa size açık kanıtlarla geldi, sonra ondan sonra buzağıyı edindiniz ve siz zalimlersiniz.

Ali İmran 3:183

·

Kuran-ı Kerim

ٱلَّذِينَ قَالُوٓاْ إِنَّ ٱللَّهَ عَهِدَ إِلَيۡنَآ أَلَّا نُؤۡمِنَ لِرَسُولٍ حَتَّىٰ يَأۡتِيَنَا بِقُرۡبَانٖ تَأۡكُلُهُ ٱلنَّارُۗ قُلۡ قَدۡ جَآءَكُمۡ رُسُلٞ مِّن قَبۡلِي بِٱلۡبَيِّنَٰتِ وَبِٱلَّذِي قُلۡتُمۡ فَلِمَ قَتَلۡتُمُوهُمۡ إِن كُنتُمۡ صَٰدِقِينَ

'Şüphesiz Allah bize ateşin yiyeceği bir kurbanla bize gelinceye kadar bir resule inanmamamızı söz verdi' diyenler. De ki: 'Kesinlikle benden önce resuller apaçık delillerle ve dediğiniz şeyle size gelmişti. Bunun üzerine eğer doğru söyleyenlerseniz onları niçin katlettiniz?'

Ali İmran 3:184

·

Kuran-ı Kerim

فَإِن كَذَّبُوكَ فَقَدۡ كُذِّبَ رُسُلٞ مِّن قَبۡلِكَ جَآءُو بِٱلۡبَيِّنَٰتِ وَٱلزُّبُرِ وَٱلۡكِتَٰبِ ٱلۡمُنِيرِ

Bunun üzerine eğer seni yalanladılarsa, kesinlikle senden önce apaçık delillerle, sayfalarla ve aydınlatıcı kitapla gelmiş olan resuller de yalanlanmıştı.

Maide 5:32

·

Kuran-ı Kerim

مِنۡ أَجۡلِ ذَٰلِكَ كَتَبۡنَا عَلَىٰ بَنِيٓ إِسۡرَـٰٓءِيلَ أَنَّهُۥ مَن قَتَلَ نَفۡسَۢا بِغَيۡرِ نَفۡسٍ أَوۡ فَسَادٖ فِي ٱلۡأَرۡضِ فَكَأَنَّمَا قَتَلَ ٱلنَّاسَ جَمِيعٗا وَمَنۡ أَحۡيَاهَا فَكَأَنَّمَآ أَحۡيَا ٱلنَّاسَ جَمِيعٗاۚ وَلَقَدۡ جَآءَتۡهُمۡ رُسُلُنَا بِٱلۡبَيِّنَٰتِ ثُمَّ إِنَّ كَثِيرٗا مِّنۡهُم بَعۡدَ ذَٰلِكَ فِي ٱلۡأَرۡضِ لَمُسۡرِفُونَ

Bu sebepten İsrail oğulları üzerine yazdık: Şüphesiz o, kim bir nefsi bir nefs veya yeryüzünde bir bozgunculuk olmaksızın katlederse, o halde sanki insanları tamamen katletmiştir. Ve kim onu diriltirse, o halde sanki insanları tamamen diriltmiştir. Ve kesinlikle resullerimiz onlara açık delillerle geldi. Sonra şüphesiz onlardan çoğu bundan sonra yeryüzünde kesinlikle sınırı aşanlardır.

Maide 5:110

·

Kuran-ı Kerim

إِذۡ قَالَ ٱللَّهُ يَٰعِيسَى ٱبۡنَ مَرۡيَمَ ٱذۡكُرۡ نِعۡمَتِي عَلَيۡكَ وَعَلَىٰ وَٰلِدَتِكَ إِذۡ أَيَّدتُّكَ بِرُوحِ ٱلۡقُدُسِ تُكَلِّمُ ٱلنَّاسَ فِي ٱلۡمَهۡدِ وَكَهۡلٗاۖ وَإِذۡ عَلَّمۡتُكَ ٱلۡكِتَٰبَ وَٱلۡحِكۡمَةَ وَٱلتَّوۡرَىٰةَ وَٱلۡإِنجِيلَۖ وَإِذۡ تَخۡلُقُ مِنَ ٱلطِّينِ كَهَيۡـَٔةِ ٱلطَّيۡرِ بِإِذۡنِي فَتَنفُخُ فِيهَا فَتَكُونُ طَيۡرَۢا بِإِذۡنِيۖ وَتُبۡرِئُ ٱلۡأَكۡمَهَ وَٱلۡأَبۡرَصَ بِإِذۡنِيۖ وَإِذۡ تُخۡرِجُ ٱلۡمَوۡتَىٰ بِإِذۡنِيۖ وَإِذۡ كَفَفۡتُ بَنِيٓ إِسۡرَـٰٓءِيلَ عَنكَ إِذۡ جِئۡتَهُم بِٱلۡبَيِّنَٰتِ فَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ مِنۡهُمۡ إِنۡ هَٰذَآ إِلَّا سِحۡرٞ مُّبِينٞ

Hani Allah demişti: 'Ey Meryem oğlu İsa! Senin üzerindeki ve annenin üzerindeki nimetimi hatırla; hani seni Kutsal Ruh ile desteklemiştim, beşikte ve yetişkin olarak insanlarla konuşuyordun. Ve hani sana kitabı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğretmiştim. Ve hani benim iznimle çamurdan kuş şekli gibi yaratıyordun, bunun üzerine onun içine üflüyordun, bunun üzerine benim iznimle bir kuş oluyordu. Ve benim iznimle körü ve alacalıyı iyileştiriyordun. Ve hani benim iznimle ölüleri çıkarıyordun. Ve hani onlara açık delillerle geldiğinde İsrail oğullarını senden engellemiştim, bunun üzerine onlardan örten kimseler demişti: Bu, apaçık bir büyüden başkası değildir.'

Tüm 24 kullanımı gör

بَيِّنَٰتٖ

beyyinatin

ayıranların, ayıran, açık delil, kanıt

Sıfat
14

بَيِّنَةٖ

beyyinetin

açık delil, açık delil, ayrım, kanıt

Sıfat
9

ٱلۡبَيِّنَٰتُ

el-beyyinatu

ayıranlar, ayıran, açık delil, kanıt

İsim
7

ٱلۡبَيِّنَٰتِ

el-beyyinati

açık deliller, açık delil, kanıt, açıklama

İsim
4

بَيِّنَةٞ

beyyinetun

ayıran, ayıran, açık, delil

İsim
3

ٱلۡبَيِّنَةُ

el-beyyinetu

ayıran, ayıran, açık delil, kanıt

İsim
2

بِبَيِّنَةٖ

bi-beyyinetin

ayıran, ayıran, açık delil, kanıt

İsim
2

بَيِّنَٰتٞ

beyyinatun

açık deliller, açık delil, apaçık işaret, kanıt

Sıfat
2

بَيِّنَتٖ

beyyinetin

açık delilin, açık delil, kanıt, açıklama

İsim
1

بَيِّنَةُ

beyyinetu

açık delil, ayrım, açık delil, açıklama

İsim
1

وَبَيِّنَٰتٖ

ve-beyyinatin

ve ayıranların, ayıran, açık delil, kanıt

İsim
1

بَيِّنَةٗ

beyyineten

ayıranı, ayırmak, açık delil, kanıt

Sıfat
1

يُبَيِّنُ

Lemma

yubeyyinu

ayırır, ayırmak, açıklamak, beyan etmek

Fiil
12

يُبَيِّن

yubeyyin

ayırır, ayırmak, açıklamak, ortaya çıkarmak

Fiil
3

بَيَّنَّا

beyyenna

ayırdık, ayırmak, açıklamak, ortaya çıkarmak

Fiil
3

لِيُبَيِّنَ

li-yubeyyine

açıklaması için, ayırmak, açıklamak, ortaya çıkarmak

Fiil
3

وَيُبَيِّنُ

ve-yubeyyinu

ve ayırır, ayırmak, açıklamak, ortaya çıkarmak

Fiil
2

مُبِينٞ

mubinunayıran

1

مُبِينٖ

mubininayıran

1

بِٱلۡبَيِّنَٰتِ

Lemma

bi-el-beyyinatiaçık delillerle

24

Örnek Ayetler (5 / 24)

Bakara 2:92

·

Kuran-ı Kerim

۞وَلَقَدۡ جَآءَكُم مُّوسَىٰ بِٱلۡبَيِّنَٰتِ ثُمَّ ٱتَّخَذۡتُمُ ٱلۡعِجۡلَ مِنۢ بَعۡدِهِۦ وَأَنتُمۡ ظَٰلِمُونَ

Ve kesinlikle Musa size açık kanıtlarla geldi, sonra ondan sonra buzağıyı edindiniz ve siz zalimlersiniz.

Ali İmran 3:183

·

Kuran-ı Kerim

ٱلَّذِينَ قَالُوٓاْ إِنَّ ٱللَّهَ عَهِدَ إِلَيۡنَآ أَلَّا نُؤۡمِنَ لِرَسُولٍ حَتَّىٰ يَأۡتِيَنَا بِقُرۡبَانٖ تَأۡكُلُهُ ٱلنَّارُۗ قُلۡ قَدۡ جَآءَكُمۡ رُسُلٞ مِّن قَبۡلِي بِٱلۡبَيِّنَٰتِ وَبِٱلَّذِي قُلۡتُمۡ فَلِمَ قَتَلۡتُمُوهُمۡ إِن كُنتُمۡ صَٰدِقِينَ

'Şüphesiz Allah bize ateşin yiyeceği bir kurbanla bize gelinceye kadar bir resule inanmamamızı söz verdi' diyenler. De ki: 'Kesinlikle benden önce resuller apaçık delillerle ve dediğiniz şeyle size gelmişti. Bunun üzerine eğer doğru söyleyenlerseniz onları niçin katlettiniz?'

Ali İmran 3:184

·

Kuran-ı Kerim

فَإِن كَذَّبُوكَ فَقَدۡ كُذِّبَ رُسُلٞ مِّن قَبۡلِكَ جَآءُو بِٱلۡبَيِّنَٰتِ وَٱلزُّبُرِ وَٱلۡكِتَٰبِ ٱلۡمُنِيرِ

Bunun üzerine eğer seni yalanladılarsa, kesinlikle senden önce apaçık delillerle, sayfalarla ve aydınlatıcı kitapla gelmiş olan resuller de yalanlanmıştı.

Maide 5:32

·

Kuran-ı Kerim

مِنۡ أَجۡلِ ذَٰلِكَ كَتَبۡنَا عَلَىٰ بَنِيٓ إِسۡرَـٰٓءِيلَ أَنَّهُۥ مَن قَتَلَ نَفۡسَۢا بِغَيۡرِ نَفۡسٍ أَوۡ فَسَادٖ فِي ٱلۡأَرۡضِ فَكَأَنَّمَا قَتَلَ ٱلنَّاسَ جَمِيعٗا وَمَنۡ أَحۡيَاهَا فَكَأَنَّمَآ أَحۡيَا ٱلنَّاسَ جَمِيعٗاۚ وَلَقَدۡ جَآءَتۡهُمۡ رُسُلُنَا بِٱلۡبَيِّنَٰتِ ثُمَّ إِنَّ كَثِيرٗا مِّنۡهُم بَعۡدَ ذَٰلِكَ فِي ٱلۡأَرۡضِ لَمُسۡرِفُونَ

Bu sebepten İsrail oğulları üzerine yazdık: Şüphesiz o, kim bir nefsi bir nefs veya yeryüzünde bir bozgunculuk olmaksızın katlederse, o halde sanki insanları tamamen katletmiştir. Ve kim onu diriltirse, o halde sanki insanları tamamen diriltmiştir. Ve kesinlikle resullerimiz onlara açık delillerle geldi. Sonra şüphesiz onlardan çoğu bundan sonra yeryüzünde kesinlikle sınırı aşanlardır.

Maide 5:110

·

Kuran-ı Kerim

إِذۡ قَالَ ٱللَّهُ يَٰعِيسَى ٱبۡنَ مَرۡيَمَ ٱذۡكُرۡ نِعۡمَتِي عَلَيۡكَ وَعَلَىٰ وَٰلِدَتِكَ إِذۡ أَيَّدتُّكَ بِرُوحِ ٱلۡقُدُسِ تُكَلِّمُ ٱلنَّاسَ فِي ٱلۡمَهۡدِ وَكَهۡلٗاۖ وَإِذۡ عَلَّمۡتُكَ ٱلۡكِتَٰبَ وَٱلۡحِكۡمَةَ وَٱلتَّوۡرَىٰةَ وَٱلۡإِنجِيلَۖ وَإِذۡ تَخۡلُقُ مِنَ ٱلطِّينِ كَهَيۡـَٔةِ ٱلطَّيۡرِ بِإِذۡنِي فَتَنفُخُ فِيهَا فَتَكُونُ طَيۡرَۢا بِإِذۡنِيۖ وَتُبۡرِئُ ٱلۡأَكۡمَهَ وَٱلۡأَبۡرَصَ بِإِذۡنِيۖ وَإِذۡ تُخۡرِجُ ٱلۡمَوۡتَىٰ بِإِذۡنِيۖ وَإِذۡ كَفَفۡتُ بَنِيٓ إِسۡرَـٰٓءِيلَ عَنكَ إِذۡ جِئۡتَهُم بِٱلۡبَيِّنَٰتِ فَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ مِنۡهُمۡ إِنۡ هَٰذَآ إِلَّا سِحۡرٞ مُّبِينٞ

Hani Allah demişti: 'Ey Meryem oğlu İsa! Senin üzerindeki ve annenin üzerindeki nimetimi hatırla; hani seni Kutsal Ruh ile desteklemiştim, beşikte ve yetişkin olarak insanlarla konuşuyordun. Ve hani sana kitabı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğretmiştim. Ve hani benim iznimle çamurdan kuş şekli gibi yaratıyordun, bunun üzerine onun içine üflüyordun, bunun üzerine benim iznimle bir kuş oluyordu. Ve benim iznimle körü ve alacalıyı iyileştiriyordun. Ve hani benim iznimle ölüleri çıkarıyordun. Ve hani onlara açık delillerle geldiğinde İsrail oğullarını senden engellemiştim, bunun üzerine onlardan örten kimseler demişti: Bu, apaçık bir büyüden başkası değildir.'

Tüm 24 kullanımı gör

بَيِّنَٰتٖ

beyyinatinayıranların

14

بَيِّنَةٖ

beyyinetinaçık delil

9

ٱلۡبَيِّنَٰتُ

el-beyyinatuayıranlar

7

ٱلۡبَيِّنَٰتِ

el-beyyinatiaçık deliller

4

بَيِّنَةٞ

beyyinetunayıran

3

ٱلۡبَيِّنَةُ

el-beyyinetuayıran

2

بِبَيِّنَةٖ

bi-beyyinetinayıran

2

بَيِّنَٰتٞ

beyyinatunaçık deliller

2

بَيِّنَتٖ

beyyinetinaçık delilin

1

بَيِّنَةُ

beyyinetuaçık delil

1

وَبَيِّنَٰتٖ

ve-beyyinatinve ayıranların

1

بَيِّنَةٗ

beyyinetenayıranı

1

يُبَيِّنُ

Lemma

yubeyyinuayırır

12

يُبَيِّن

yubeyyinayırır

3

بَيَّنَّا

beyyennaayırdık

3

لِيُبَيِّنَ

li-yubeyyineaçıklaması için

3

وَيُبَيِّنُ

ve-yubeyyinuve ayırır

2