Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ب ع ض

b-c-d — Kök Analizi

ب ع ض

158

Kullanım

2

Lemma

28

Türev

28

Anlam

2 lemma, 28 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

بَعۡضٖ

Lemma

ba'din

parçasının, parça, kısım, bazı

İsim
31

بَعۡضُهُمۡ

ba'duhum

parçaları, parça, kısım, bazı

İsim
19

بَعۡضَ

ba'da

parçasını, parça, kısım, bazı

İsim
14

بِبَعۡضٖ

bi-ba'din

parçasıyla, parça, kısım, bazı

İsim
11

بَعۡضُكُمۡ

ba'dukum

parçanız, parça, kısım, bazı

İsim
6

بَعۡضُ

ba'du

parçası, parça, kısım, bazı

İsim
6

بَعۡضَهُمۡ

ba'dahum

parçası, parça, kısım, biraz

İsim
6

بَعۡضٍ

ba'din

parçanın, parça, kısım, bazı

İsim
6

Örnek Ayetler (5 / 6)

En'am 6:65

·

Kuran-ı Kerim

قُلۡ هُوَ ٱلۡقَادِرُ عَلَىٰٓ أَن يَبۡعَثَ عَلَيۡكُمۡ عَذَابٗا مِّن فَوۡقِكُمۡ أَوۡ مِن تَحۡتِ أَرۡجُلِكُمۡ أَوۡ يَلۡبِسَكُمۡ شِيَعٗا وَيُذِيقَ بَعۡضَكُم بَأۡسَ بَعۡضٍۗ ٱنظُرۡ كَيۡفَ نُصَرِّفُ ٱلۡأٓيَٰتِ لَعَلَّهُمۡ يَفۡقَهُونَ

De ki: 'O, üstünüzden veya ayaklarınızın altından üzerinize bir azap göndermeye veya sizi gruplar halinde karıştırmaya ve bazınıza bazınızın şiddetini tattırmaya Güç Yetirendir.' Bak, umulur ki anlarlar diye ayetleri nasıl çeviriyoruz.

Enfal 8:73

·

Kuran-ı Kerim

وَٱلَّذِينَ كَفَرُواْ بَعۡضُهُمۡ أَوۡلِيَآءُ بَعۡضٍۚ إِلَّا تَفۡعَلُوهُ تَكُن فِتۡنَةٞ فِي ٱلۡأَرۡضِ وَفَسَادٞ كَبِيرٞ

Ve örtenler birbirlerinin koruyucularıdır. Eğer onu yapmazsanız yeryüzünde bir sınama ve büyük bir bozgunculuk olur.

Tevbe 9:127

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذَا مَآ أُنزِلَتۡ سُورَةٞ نَّظَرَ بَعۡضُهُمۡ إِلَىٰ بَعۡضٍ هَلۡ يَرَىٰكُم مِّنۡ أَحَدٖ ثُمَّ ٱنصَرَفُواْۚ صَرَفَ ٱللَّهُ قُلُوبَهُم بِأَنَّهُمۡ قَوۡمٞ لَّا يَفۡقَهُونَ

Ve bir sure indirildiği zaman, onların bazısı bazısına baktı: 'Biri sizi görüyor mu?' Sonra döndüler. Şüphesiz onların kavramayan bir toplum olmaları sebebiyle Allah onların kalplerini döndürdü.

Nur 24:40

·

Kuran-ı Kerim

أَوۡ كَظُلُمَٰتٖ فِي بَحۡرٖ لُّجِّيّٖ يَغۡشَىٰهُ مَوۡجٞ مِّن فَوۡقِهِۦ مَوۡجٞ مِّن فَوۡقِهِۦ سَحَابٞۚ ظُلُمَٰتُۢ بَعۡضُهَا فَوۡقَ بَعۡضٍ إِذَآ أَخۡرَجَ يَدَهُۥ لَمۡ يَكَدۡ يَرَىٰهَاۗ وَمَن لَّمۡ يَجۡعَلِ ٱللَّهُ لَهُۥ نُورٗا فَمَا لَهُۥ مِن نُّورٍ

Veya derin bir deniz içindeki karanlıklar gibidir; onu bir dalga kaplar, onun üstünden bir dalga, onun üstünden bir bulut. Onların bir kısmı bir kısmının üstünde karanlıklardır. Elini çıkardığı zaman neredeyse onu görmez. Ve Allah kime bir ışık yapmazsa, o halde onun için bir ışık yoktur.

Sebe 34:31

·

Kuran-ı Kerim

وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ لَن نُّؤۡمِنَ بِهَٰذَا ٱلۡقُرۡءَانِ وَلَا بِٱلَّذِي بَيۡنَ يَدَيۡهِۗ وَلَوۡ تَرَىٰٓ إِذِ ٱلظَّـٰلِمُونَ مَوۡقُوفُونَ عِندَ رَبِّهِمۡ يَرۡجِعُ بَعۡضُهُمۡ إِلَىٰ بَعۡضٍ ٱلۡقَوۡلَ يَقُولُ ٱلَّذِينَ ٱسۡتُضۡعِفُواْ لِلَّذِينَ ٱسۡتَكۡبَرُواْ لَوۡلَآ أَنتُمۡ لَكُنَّا مُؤۡمِنِينَ

Ve örten kimseler dedi: 'Bu Kuran'a ve onun iki elleri arasındaki şeye asla inanmayacağız.' Ve zalimler Rablerinin katında durdurulmuş oldukları zaman görseydin; onların bazısı bazısına sözü döndürür. Zayıf bırakılan kimseler büyüklük taslayan kimselere der: 'Siz olmasaydınız kesinlikle inananlar olurduk.'

Tüm 6 kullanımı gör

بَعۡضٗا

ba'dan

parçayı, parça, kısım, bazı

İsim
5

بَعۡضُكُم

ba'dukum

bir kısmınız, parça, kısım, bazı

İsim
5

لِبَعۡضٍ

li-ba'din

bir kısmı için, parça, bir kısım, bazı

İsim
5

بَعۡضِ

ba'di

parça, parça, kısım, bazı

İsim
4

بِبَعۡضِ

bi-ba'di

parçasıyla, parça, kısım, bazı

İsim
4

بَعۡضُهُم

ba'duhum

bir parçası, parça, kısım, bazı

İsim
4

بَعۡضَهُم

ba'dahum

bir kısmını, parça, kısım, bazı

İsim
4

بَعۡضَكُمۡ

ba'dakum

bazınız, parça, kısım, bazı

İsim
4

بَعۡضُنَا

ba'duna

parçamız, parça, kısım, bazı, bir miktar

İsim
3

لِبَعۡضٖ

li-ba'din

bir kısmı için, parça, bir kısım, bazı

İsim
3

بَعۡضًا

ba'dan

parçayı, parça, kısım, bölüm

İsim
3

بَعۡضَهُۥ

ba'dahu

onun parçasını, parça, kısım, bazı

İsim
3

بَعۡضٖ

Lemma

ba'dinparçasının

31

بَعۡضُهُمۡ

ba'duhumparçaları

19

بَعۡضَ

ba'daparçasını

14

بِبَعۡضٖ

bi-ba'dinparçasıyla

11

بَعۡضُكُمۡ

ba'dukumparçanız

6

بَعۡضُ

ba'duparçası

6

بَعۡضَهُمۡ

ba'dahumparçası

6

بَعۡضٍ

ba'dinparçanın

6

Örnek Ayetler (5 / 6)

En'am 6:65

·

Kuran-ı Kerim

قُلۡ هُوَ ٱلۡقَادِرُ عَلَىٰٓ أَن يَبۡعَثَ عَلَيۡكُمۡ عَذَابٗا مِّن فَوۡقِكُمۡ أَوۡ مِن تَحۡتِ أَرۡجُلِكُمۡ أَوۡ يَلۡبِسَكُمۡ شِيَعٗا وَيُذِيقَ بَعۡضَكُم بَأۡسَ بَعۡضٍۗ ٱنظُرۡ كَيۡفَ نُصَرِّفُ ٱلۡأٓيَٰتِ لَعَلَّهُمۡ يَفۡقَهُونَ

De ki: 'O, üstünüzden veya ayaklarınızın altından üzerinize bir azap göndermeye veya sizi gruplar halinde karıştırmaya ve bazınıza bazınızın şiddetini tattırmaya Güç Yetirendir.' Bak, umulur ki anlarlar diye ayetleri nasıl çeviriyoruz.

Enfal 8:73

·

Kuran-ı Kerim

وَٱلَّذِينَ كَفَرُواْ بَعۡضُهُمۡ أَوۡلِيَآءُ بَعۡضٍۚ إِلَّا تَفۡعَلُوهُ تَكُن فِتۡنَةٞ فِي ٱلۡأَرۡضِ وَفَسَادٞ كَبِيرٞ

Ve örtenler birbirlerinin koruyucularıdır. Eğer onu yapmazsanız yeryüzünde bir sınama ve büyük bir bozgunculuk olur.

Tevbe 9:127

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذَا مَآ أُنزِلَتۡ سُورَةٞ نَّظَرَ بَعۡضُهُمۡ إِلَىٰ بَعۡضٍ هَلۡ يَرَىٰكُم مِّنۡ أَحَدٖ ثُمَّ ٱنصَرَفُواْۚ صَرَفَ ٱللَّهُ قُلُوبَهُم بِأَنَّهُمۡ قَوۡمٞ لَّا يَفۡقَهُونَ

Ve bir sure indirildiği zaman, onların bazısı bazısına baktı: 'Biri sizi görüyor mu?' Sonra döndüler. Şüphesiz onların kavramayan bir toplum olmaları sebebiyle Allah onların kalplerini döndürdü.

Nur 24:40

·

Kuran-ı Kerim

أَوۡ كَظُلُمَٰتٖ فِي بَحۡرٖ لُّجِّيّٖ يَغۡشَىٰهُ مَوۡجٞ مِّن فَوۡقِهِۦ مَوۡجٞ مِّن فَوۡقِهِۦ سَحَابٞۚ ظُلُمَٰتُۢ بَعۡضُهَا فَوۡقَ بَعۡضٍ إِذَآ أَخۡرَجَ يَدَهُۥ لَمۡ يَكَدۡ يَرَىٰهَاۗ وَمَن لَّمۡ يَجۡعَلِ ٱللَّهُ لَهُۥ نُورٗا فَمَا لَهُۥ مِن نُّورٍ

Veya derin bir deniz içindeki karanlıklar gibidir; onu bir dalga kaplar, onun üstünden bir dalga, onun üstünden bir bulut. Onların bir kısmı bir kısmının üstünde karanlıklardır. Elini çıkardığı zaman neredeyse onu görmez. Ve Allah kime bir ışık yapmazsa, o halde onun için bir ışık yoktur.

Sebe 34:31

·

Kuran-ı Kerim

وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ لَن نُّؤۡمِنَ بِهَٰذَا ٱلۡقُرۡءَانِ وَلَا بِٱلَّذِي بَيۡنَ يَدَيۡهِۗ وَلَوۡ تَرَىٰٓ إِذِ ٱلظَّـٰلِمُونَ مَوۡقُوفُونَ عِندَ رَبِّهِمۡ يَرۡجِعُ بَعۡضُهُمۡ إِلَىٰ بَعۡضٍ ٱلۡقَوۡلَ يَقُولُ ٱلَّذِينَ ٱسۡتُضۡعِفُواْ لِلَّذِينَ ٱسۡتَكۡبَرُواْ لَوۡلَآ أَنتُمۡ لَكُنَّا مُؤۡمِنِينَ

Ve örten kimseler dedi: 'Bu Kuran'a ve onun iki elleri arasındaki şeye asla inanmayacağız.' Ve zalimler Rablerinin katında durdurulmuş oldukları zaman görseydin; onların bazısı bazısına sözü döndürür. Zayıf bırakılan kimseler büyüklük taslayan kimselere der: 'Siz olmasaydınız kesinlikle inananlar olurduk.'

Tüm 6 kullanımı gör

بَعۡضٗا

ba'danparçayı

5

بَعۡضُكُم

ba'dukumbir kısmınız

5

لِبَعۡضٍ

li-ba'dinbir kısmı için

5

بَعۡضِ

ba'diparça

4

بِبَعۡضِ

bi-ba'diparçasıyla

4

بَعۡضُهُم

ba'duhumbir parçası

4

بَعۡضَهُم

ba'dahumbir kısmını

4

بَعۡضَكُمۡ

ba'dakumbazınız

4

بَعۡضُنَا

ba'dunaparçamız

3

لِبَعۡضٖ

li-ba'dinbir kısmı için

3

بَعۡضًا

ba'danparçayı

3

بَعۡضَهُۥ

ba'dahuonun parçasını

3
ب ع ض Kökü — Kelime Analizi | Vahiy.org