Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

أ م ن

'-m-n — Kök Analizi

أ م ن

879

Kullanım

15

Lemma

140

Türev

132

Anlam

15 lemma, 140 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

ءَامَنُواْ

Lemma

amenu

güvendiler, güvenmek, inanmak, emniyette olmak

Fiil
212

يُؤۡمِنُونَ

yu'minune

güvenirler, güvenmek, inanmak, tasdik etmek

Fiil
86

ءَامَنُوٓاْ

amenu

güvendiler, güvenmek, inanmak, emniyette olmak

Fiil
41

ءَامَنَّا

amenna

güvendik, güvenmek, emniyette olmak, inanmak

Fiil
31

ءَامَنَ

amene

güvendi, güvenmek, emniyette olmak, inanmak

Fiil
26

يُؤۡمِنُ

yu'minu

güvenir, güvenmek, emniyette olmak, inanmak

Fiil
18

ءَامِنُواْ

aminu

güvenin, güvenmek, emniyette olmak, iman etmek

Fiil
10

يُؤۡمِنُواْ

yu'minu

güvenirler, emniyette olmak, güvenmek, inanmak

Fiil
10

Örnek Ayetler (5 / 10)

Bakara 2:75

·

Kuran-ı Kerim

۞أَفَتَطۡمَعُونَ أَن يُؤۡمِنُواْ لَكُمۡ وَقَدۡ كَانَ فَرِيقٞ مِّنۡهُمۡ يَسۡمَعُونَ كَلَٰمَ ٱللَّهِ ثُمَّ يُحَرِّفُونَهُۥ مِنۢ بَعۡدِ مَا عَقَلُوهُ وَهُمۡ يَعۡلَمُونَ

Onlardan bir grup Allah'ın sözünü işitiyor, sonra aklettikten sonra, bile bile onu değiştiriyorlarken, size inanmalarını mı umuyorsunuz?

Bakara 2:221

·

Kuran-ı Kerim

وَلَا تَنكِحُواْ ٱلۡمُشۡرِكَٰتِ حَتَّىٰ يُؤۡمِنَّۚ وَلَأَمَةٞ مُّؤۡمِنَةٌ خَيۡرٞ مِّن مُّشۡرِكَةٖ وَلَوۡ أَعۡجَبَتۡكُمۡۗ وَلَا تُنكِحُواْ ٱلۡمُشۡرِكِينَ حَتَّىٰ يُؤۡمِنُواْۚ وَلَعَبۡدٞ مُّؤۡمِنٌ خَيۡرٞ مِّن مُّشۡرِكٖ وَلَوۡ أَعۡجَبَكُمۡۗ أُوْلَـٰٓئِكَ يَدۡعُونَ إِلَى ٱلنَّارِۖ وَٱللَّهُ يَدۡعُوٓاْ إِلَى ٱلۡجَنَّةِ وَٱلۡمَغۡفِرَةِ بِإِذۡنِهِۦۖ وَيُبَيِّنُ ءَايَٰتِهِۦ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمۡ يَتَذَكَّرُونَ

Ortak koşan kadınlarla, onlar inanıncaya kadar evlenmeyin. İnanan bir cariye, hoşunuza gitse bile ortak koşan bir kadından daha iyidir. Ortak koşan erkeklerle, onlar inanıncaya kadar evlendirmeyin. İnanan bir köle, hoşunuza gitse bile ortak koşan bir erkekten daha iyidir. Onlar ateşe çağırırlar; Allah ise kendi izniyle bahçeye ve örtülmeye çağırır. Hatırlasınlar diye ayetlerini insanlara açıklar.

En'am 6:25

·

Kuran-ı Kerim

وَمِنۡهُم مَّن يَسۡتَمِعُ إِلَيۡكَۖ وَجَعَلۡنَا عَلَىٰ قُلُوبِهِمۡ أَكِنَّةً أَن يَفۡقَهُوهُ وَفِيٓ ءَاذَانِهِمۡ وَقۡرٗاۚ وَإِن يَرَوۡاْ كُلَّ ءَايَةٖ لَّا يُؤۡمِنُواْ بِهَاۖ حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءُوكَ يُجَٰدِلُونَكَ يَقُولُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ إِنۡ هَٰذَآ إِلَّآ أَسَٰطِيرُ ٱلۡأَوَّلِينَ

Ve onlardan seni dinleyenler vardır. Onu anlamamaları için kalplerinin üzerine örtüler, kulaklarının içine ağırlık kıldık. Ve her ayeti görseler ona inanmazlar. Hatta sana geldiklerinde seninle tartışırlar; örtenler derler: 'Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir.'

En'am 6:110

·

Kuran-ı Kerim

وَنُقَلِّبُ أَفۡـِٔدَتَهُمۡ وَأَبۡصَٰرَهُمۡ كَمَا لَمۡ يُؤۡمِنُواْ بِهِۦٓ أَوَّلَ مَرَّةٖ وَنَذَرُهُمۡ فِي طُغۡيَٰنِهِمۡ يَعۡمَهُونَ

İlk defa ona inanmadıkları gibi onların kalplerini ve görüşlerini çeviririz. Ve onları taşkınlıkları içinde bocalayarak bırakırız.

A'raf 7:87

·

Kuran-ı Kerim

وَإِن كَانَ طَآئِفَةٞ مِّنكُمۡ ءَامَنُواْ بِٱلَّذِيٓ أُرۡسِلۡتُ بِهِۦ وَطَآئِفَةٞ لَّمۡ يُؤۡمِنُواْ فَٱصۡبِرُواْ حَتَّىٰ يَحۡكُمَ ٱللَّهُ بَيۡنَنَاۚ وَهُوَ خَيۡرُ ٱلۡحَٰكِمِينَ

'Ve eğer sizden bir grup onunla gönderildiğim şeye inanan ve bir grup inanmayan olduysa, öyleyse Allah aramızda hükmedinceye kadar sabredin. Ve O, hükmedenlerin en iyisidir.'

Tüm 10 kullanımı gör

تُؤۡمِنُواْ

tu'minu

güvenirsiniz, güvenmek, inanmak, emniyete almak

Fiil
7

يُؤۡمِنۢ

yu'min

güvenir, güvenmek, inanmak, emniyette olmak

Fiil
6

ءَامَنتُم

amentum

güvendiniz, güvenmek, inanmak, emniyette olmak

Fiil
6

نُّؤۡمِنَ

nu'mine

güveniriz, güvenmek, inanmak, emniyette olmak

Fiil
6

فَـَٔامِنُواْ

fe-aminu

ve güvenin, güvenmek, emniyette olmak, inanmak

Fiil
5

تُؤۡمِنُونَ

tu'minune

güvenirsiniz, güvenmek, inanmak, emniyette olmak

Fiil
5

ءَامَنَتۡ

amenet

güvendi, güvenmek, emniyette olmak, inanmak

Fiil
4

وَءَامَنَ

ve-amene

ve güvendi, güvenmek, inanmak, emniyette olmak

Fiil
4

لِيُؤۡمِنُواْ

li-yu'minu

güvensinler diye, güvenmek, inanmak, emniyette olmak

Fiil
3

ءَامَنتُ

amentu

güvendim, güvenmek, inanmak, emniyette olmak

Fiil
3

نُؤۡمِنُ

nu'minu

güveniriz, güvenmek, inanmak, tasdik etmek

Fiil
3

وَءَامِنُواْ

ve-aminu

ve güvenin, güvenmek, emniyette olmak, tasdik etmek

Fiil
3

ءَامَنُواْ

Lemma

amenugüvendiler

212

يُؤۡمِنُونَ

yu'minunegüvenirler

86

ءَامَنُوٓاْ

amenugüvendiler

41

ءَامَنَّا

amennagüvendik

31

ءَامَنَ

amenegüvendi

26

يُؤۡمِنُ

yu'minugüvenir

18

ءَامِنُواْ

aminugüvenin

10

يُؤۡمِنُواْ

yu'minugüvenirler

10

Örnek Ayetler (5 / 10)

Bakara 2:75

·

Kuran-ı Kerim

۞أَفَتَطۡمَعُونَ أَن يُؤۡمِنُواْ لَكُمۡ وَقَدۡ كَانَ فَرِيقٞ مِّنۡهُمۡ يَسۡمَعُونَ كَلَٰمَ ٱللَّهِ ثُمَّ يُحَرِّفُونَهُۥ مِنۢ بَعۡدِ مَا عَقَلُوهُ وَهُمۡ يَعۡلَمُونَ

Onlardan bir grup Allah'ın sözünü işitiyor, sonra aklettikten sonra, bile bile onu değiştiriyorlarken, size inanmalarını mı umuyorsunuz?

Bakara 2:221

·

Kuran-ı Kerim

وَلَا تَنكِحُواْ ٱلۡمُشۡرِكَٰتِ حَتَّىٰ يُؤۡمِنَّۚ وَلَأَمَةٞ مُّؤۡمِنَةٌ خَيۡرٞ مِّن مُّشۡرِكَةٖ وَلَوۡ أَعۡجَبَتۡكُمۡۗ وَلَا تُنكِحُواْ ٱلۡمُشۡرِكِينَ حَتَّىٰ يُؤۡمِنُواْۚ وَلَعَبۡدٞ مُّؤۡمِنٌ خَيۡرٞ مِّن مُّشۡرِكٖ وَلَوۡ أَعۡجَبَكُمۡۗ أُوْلَـٰٓئِكَ يَدۡعُونَ إِلَى ٱلنَّارِۖ وَٱللَّهُ يَدۡعُوٓاْ إِلَى ٱلۡجَنَّةِ وَٱلۡمَغۡفِرَةِ بِإِذۡنِهِۦۖ وَيُبَيِّنُ ءَايَٰتِهِۦ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمۡ يَتَذَكَّرُونَ

Ortak koşan kadınlarla, onlar inanıncaya kadar evlenmeyin. İnanan bir cariye, hoşunuza gitse bile ortak koşan bir kadından daha iyidir. Ortak koşan erkeklerle, onlar inanıncaya kadar evlendirmeyin. İnanan bir köle, hoşunuza gitse bile ortak koşan bir erkekten daha iyidir. Onlar ateşe çağırırlar; Allah ise kendi izniyle bahçeye ve örtülmeye çağırır. Hatırlasınlar diye ayetlerini insanlara açıklar.

En'am 6:25

·

Kuran-ı Kerim

وَمِنۡهُم مَّن يَسۡتَمِعُ إِلَيۡكَۖ وَجَعَلۡنَا عَلَىٰ قُلُوبِهِمۡ أَكِنَّةً أَن يَفۡقَهُوهُ وَفِيٓ ءَاذَانِهِمۡ وَقۡرٗاۚ وَإِن يَرَوۡاْ كُلَّ ءَايَةٖ لَّا يُؤۡمِنُواْ بِهَاۖ حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءُوكَ يُجَٰدِلُونَكَ يَقُولُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ إِنۡ هَٰذَآ إِلَّآ أَسَٰطِيرُ ٱلۡأَوَّلِينَ

Ve onlardan seni dinleyenler vardır. Onu anlamamaları için kalplerinin üzerine örtüler, kulaklarının içine ağırlık kıldık. Ve her ayeti görseler ona inanmazlar. Hatta sana geldiklerinde seninle tartışırlar; örtenler derler: 'Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir.'

En'am 6:110

·

Kuran-ı Kerim

وَنُقَلِّبُ أَفۡـِٔدَتَهُمۡ وَأَبۡصَٰرَهُمۡ كَمَا لَمۡ يُؤۡمِنُواْ بِهِۦٓ أَوَّلَ مَرَّةٖ وَنَذَرُهُمۡ فِي طُغۡيَٰنِهِمۡ يَعۡمَهُونَ

İlk defa ona inanmadıkları gibi onların kalplerini ve görüşlerini çeviririz. Ve onları taşkınlıkları içinde bocalayarak bırakırız.

A'raf 7:87

·

Kuran-ı Kerim

وَإِن كَانَ طَآئِفَةٞ مِّنكُمۡ ءَامَنُواْ بِٱلَّذِيٓ أُرۡسِلۡتُ بِهِۦ وَطَآئِفَةٞ لَّمۡ يُؤۡمِنُواْ فَٱصۡبِرُواْ حَتَّىٰ يَحۡكُمَ ٱللَّهُ بَيۡنَنَاۚ وَهُوَ خَيۡرُ ٱلۡحَٰكِمِينَ

'Ve eğer sizden bir grup onunla gönderildiğim şeye inanan ve bir grup inanmayan olduysa, öyleyse Allah aramızda hükmedinceye kadar sabredin. Ve O, hükmedenlerin en iyisidir.'

Tüm 10 kullanımı gör

تُؤۡمِنُواْ

tu'minugüvenirsiniz

7

يُؤۡمِنۢ

yu'mingüvenir

6

ءَامَنتُم

amentumgüvendiniz

6

نُّؤۡمِنَ

nu'minegüveniriz

6

فَـَٔامِنُواْ

fe-aminuve güvenin

5

تُؤۡمِنُونَ

tu'minunegüvenirsiniz

5

ءَامَنَتۡ

amenetgüvendi

4

وَءَامَنَ

ve-ameneve güvendi

4

لِيُؤۡمِنُواْ

li-yu'minugüvensinler diye

3

ءَامَنتُ

amentugüvendim

3

نُؤۡمِنُ

nu'minugüveniriz

3

وَءَامِنُواْ

ve-aminuve güvenin

3