Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

أ م ن

'-m-n — Kök Analizi

أ م ن

879

Kullanım

15

Lemma

140

Türev

132

Anlam

15 lemma, 140 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

أَنُؤۡمِنُ

e-nu'minu

güvenelim mi, güvenmek, emniyette olmak, iman etmek

Fiil
3

لِتُؤۡمِنُواْ

li-tu'minu

güvenesiniz, güvenmek, inanmak, emniyette olmak

Fiil
2

تُؤۡمِن

tu'min

güvenirsin, güvenmek, emniyette olmak, inanmak

Fiil
2

يُؤۡمِنُوٓاْ

yu'minu

güvenirler, güvenmek, inanmak, emniyette olmak

Fiil
2

وَّءَامَنُواْ

ve-amenu

ve güvendiler, güvenmek, emniyette olmak, tasdik etmek

Fiil
2

تُؤۡمِنُوٓاْ

tu'minu

güvenirsiniz, güvenmek, emniyette olmak, inanmak

Fiil
2

وَتُؤۡمِنُونَ

ve-tu'minune

ve güveniyorsunuz, güvenmek, emniyette olmak, inanmak

Fiil
2

فَـَٔامَنَ

fe-amene

ve güvendi, güvenmek, emniyette hissetmek, inanmak, tasdik etmek

Fiil
2

فَـَٔامَنَّا

fe-amenna

böylece güvendik, güvenmek, emniyette olmak, inanmak

Fiil
2

يُؤۡمِنَّ

yu'minne

güvenirler, güvenmek, inanmak, emniyette olmak

Fiil
2

Örnek Ayetler (2)

Bakara 2:221

·

Kuran-ı Kerim

وَلَا تَنكِحُواْ ٱلۡمُشۡرِكَٰتِ حَتَّىٰ يُؤۡمِنَّۚ وَلَأَمَةٞ مُّؤۡمِنَةٌ خَيۡرٞ مِّن مُّشۡرِكَةٖ وَلَوۡ أَعۡجَبَتۡكُمۡۗ وَلَا تُنكِحُواْ ٱلۡمُشۡرِكِينَ حَتَّىٰ يُؤۡمِنُواْۚ وَلَعَبۡدٞ مُّؤۡمِنٌ خَيۡرٞ مِّن مُّشۡرِكٖ وَلَوۡ أَعۡجَبَكُمۡۗ أُوْلَـٰٓئِكَ يَدۡعُونَ إِلَى ٱلنَّارِۖ وَٱللَّهُ يَدۡعُوٓاْ إِلَى ٱلۡجَنَّةِ وَٱلۡمَغۡفِرَةِ بِإِذۡنِهِۦۖ وَيُبَيِّنُ ءَايَٰتِهِۦ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمۡ يَتَذَكَّرُونَ

Ortak koşan kadınlarla, onlar inanıncaya kadar evlenmeyin. İnanan bir cariye, hoşunuza gitse bile ortak koşan bir kadından daha iyidir. Ortak koşan erkeklerle, onlar inanıncaya kadar evlendirmeyin. İnanan bir köle, hoşunuza gitse bile ortak koşan bir erkekten daha iyidir. Onlar ateşe çağırırlar; Allah ise kendi izniyle bahçeye ve örtülmeye çağırır. Hatırlasınlar diye ayetlerini insanlara açıklar.

Bakara 2:228

·

Kuran-ı Kerim

وَٱلۡمُطَلَّقَٰتُ يَتَرَبَّصۡنَ بِأَنفُسِهِنَّ ثَلَٰثَةَ قُرُوٓءٖۚ وَلَا يَحِلُّ لَهُنَّ أَن يَكۡتُمۡنَ مَا خَلَقَ ٱللَّهُ فِيٓ أَرۡحَامِهِنَّ إِن كُنَّ يُؤۡمِنَّ بِٱللَّهِ وَٱلۡيَوۡمِ ٱلۡأٓخِرِۚ وَبُعُولَتُهُنَّ أَحَقُّ بِرَدِّهِنَّ فِي ذَٰلِكَ إِنۡ أَرَادُوٓاْ إِصۡلَٰحٗاۚ وَلَهُنَّ مِثۡلُ ٱلَّذِي عَلَيۡهِنَّ بِٱلۡمَعۡرُوفِۚ وَلِلرِّجَالِ عَلَيۡهِنَّ دَرَجَةٞۗ وَٱللَّهُ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

Boşanmış kadınlar kendi başlarına üç aybaşı süresi beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın rahimlerinde yarattığını gizlemeleri onlara helal olmaz. Eğer düzeltmek isterlerse, kocaları bu süre içinde onları geri almaya daha hak sahibidir. Uygun olan ölçüde, onların aleyhine olduğu gibi lehlerine de hakları vardır; erkeklerin onların üzerinde bir derecesi vardır. Allah Üstün'dür, Hikmetli'dir.

ءَامَنتُمۡ

amentum

güvendiniz, güvenmek, emniyette olmak, inanmak

Fiil
2

فَـَٔامَنَت

fe-amenet

böylece güvendi, güvenmek, emniyette olmak, iman etmek

Fiil
1

فَلۡيُؤۡمِن

fel-yu'min

öyleyse güvensin, emniyette olmak, güvenmek, tasdik etmek

Fiil
1

لَتُؤۡمِنُنَّ

le-tu'minunne

elbette güveneceksiniz, güvenmek, emniyette olmak, iman etmek

Fiil
1

لَّيُؤۡمِنُنَّ

le-yu'minunne

elbette güvenecekler, emniyette olmak, güvenmek, inanmak

Fiil
1

وَءَامَنُوٓاْ

ve-amenu

ve güvendiler, güvenmek, emniyette olmak, inanmak

Fiil
1

وَيُؤۡمِنۢ

ve-yu'min

ve güvenir, güvenmek, emniyette olmak, inanmak

Fiil
1

فَيُؤۡمِنُواْ

fe-yu'minu

ve güvenirler, güvenmek, emniyette olmak, inanmak

Fiil
1

وَءَامَنتُمۡ

ve-amentum

ve güvendiniz, güvenmek, emniyette olmak, inanmak

Fiil
1

لَنُؤۡمِنَنَّ

le-nu'minenne

elbette güveneceğiz, güvenmek, emniyette olmak, inanmak

Fiil
1

أَنُؤۡمِنُ

e-nu'minugüvenelim mi

3

لِتُؤۡمِنُواْ

li-tu'minugüvenesiniz

2

تُؤۡمِن

tu'mingüvenirsin

2

يُؤۡمِنُوٓاْ

yu'minugüvenirler

2

وَّءَامَنُواْ

ve-amenuve güvendiler

2

تُؤۡمِنُوٓاْ

tu'minugüvenirsiniz

2

وَتُؤۡمِنُونَ

ve-tu'minuneve güveniyorsunuz

2

فَـَٔامَنَ

fe-ameneve güvendi

2

فَـَٔامَنَّا

fe-amennaböylece güvendik

2

يُؤۡمِنَّ

yu'minnegüvenirler

2

Örnek Ayetler (2)

Bakara 2:221

·

Kuran-ı Kerim

وَلَا تَنكِحُواْ ٱلۡمُشۡرِكَٰتِ حَتَّىٰ يُؤۡمِنَّۚ وَلَأَمَةٞ مُّؤۡمِنَةٌ خَيۡرٞ مِّن مُّشۡرِكَةٖ وَلَوۡ أَعۡجَبَتۡكُمۡۗ وَلَا تُنكِحُواْ ٱلۡمُشۡرِكِينَ حَتَّىٰ يُؤۡمِنُواْۚ وَلَعَبۡدٞ مُّؤۡمِنٌ خَيۡرٞ مِّن مُّشۡرِكٖ وَلَوۡ أَعۡجَبَكُمۡۗ أُوْلَـٰٓئِكَ يَدۡعُونَ إِلَى ٱلنَّارِۖ وَٱللَّهُ يَدۡعُوٓاْ إِلَى ٱلۡجَنَّةِ وَٱلۡمَغۡفِرَةِ بِإِذۡنِهِۦۖ وَيُبَيِّنُ ءَايَٰتِهِۦ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمۡ يَتَذَكَّرُونَ

Ortak koşan kadınlarla, onlar inanıncaya kadar evlenmeyin. İnanan bir cariye, hoşunuza gitse bile ortak koşan bir kadından daha iyidir. Ortak koşan erkeklerle, onlar inanıncaya kadar evlendirmeyin. İnanan bir köle, hoşunuza gitse bile ortak koşan bir erkekten daha iyidir. Onlar ateşe çağırırlar; Allah ise kendi izniyle bahçeye ve örtülmeye çağırır. Hatırlasınlar diye ayetlerini insanlara açıklar.

Bakara 2:228

·

Kuran-ı Kerim

وَٱلۡمُطَلَّقَٰتُ يَتَرَبَّصۡنَ بِأَنفُسِهِنَّ ثَلَٰثَةَ قُرُوٓءٖۚ وَلَا يَحِلُّ لَهُنَّ أَن يَكۡتُمۡنَ مَا خَلَقَ ٱللَّهُ فِيٓ أَرۡحَامِهِنَّ إِن كُنَّ يُؤۡمِنَّ بِٱللَّهِ وَٱلۡيَوۡمِ ٱلۡأٓخِرِۚ وَبُعُولَتُهُنَّ أَحَقُّ بِرَدِّهِنَّ فِي ذَٰلِكَ إِنۡ أَرَادُوٓاْ إِصۡلَٰحٗاۚ وَلَهُنَّ مِثۡلُ ٱلَّذِي عَلَيۡهِنَّ بِٱلۡمَعۡرُوفِۚ وَلِلرِّجَالِ عَلَيۡهِنَّ دَرَجَةٞۗ وَٱللَّهُ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

Boşanmış kadınlar kendi başlarına üç aybaşı süresi beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın rahimlerinde yarattığını gizlemeleri onlara helal olmaz. Eğer düzeltmek isterlerse, kocaları bu süre içinde onları geri almaya daha hak sahibidir. Uygun olan ölçüde, onların aleyhine olduğu gibi lehlerine de hakları vardır; erkeklerin onların üzerinde bir derecesi vardır. Allah Üstün'dür, Hikmetli'dir.

ءَامَنتُمۡ

amentumgüvendiniz

2

فَـَٔامَنَت

fe-amenetböylece güvendi

1

فَلۡيُؤۡمِن

fel-yu'minöyleyse güvensin

1

لَتُؤۡمِنُنَّ

le-tu'minunneelbette güveneceksiniz

1

لَّيُؤۡمِنُنَّ

le-yu'minunneelbette güvenecekler

1

وَءَامَنُوٓاْ

ve-amenuve güvendiler

1

وَيُؤۡمِنۢ

ve-yu'minve güvenir

1

فَيُؤۡمِنُواْ

fe-yu'minuve güvenirler

1

وَءَامَنتُمۡ

ve-amentumve güvendiniz

1

لَنُؤۡمِنَنَّ

le-nu'minenneelbette güveneceğiz

1